Nekrofili
FST 12 Kasım 2007
Bugün Prof. Fikret Başkaya’nın yazısında bir yer ilgimi çekti. Malum 8 asker “ölmedikleri” için devlet büyükleri ve ilgililer tarafından kınanmış, durum kamuoyu tarafından da epey ayıplanmıştı. Bu arada bilen bilir Prof. Başkaya “Paradigmanın İflası” kitabıyla ilgili olarak “gerçekleri yazarsan başına bu gelir işte” denerek hapse atılmıştı. Daha sonra da defalarca içeri girdi çıktı, hikayesi acı ama komik bir film olur hocanın. Kendisine o zamanlar kimse sahip çıkmadı, şöyle Atilla Yayla gibi dört başı mamur destekçi grubu bulunamadı. O zamanlar benim elimde blogum yoktu, şimdi kendisinden özür diliyorum. Tabii asıl ayıp vara yoğa eylem koyan, Mc Donalds basan hocanın fikirdaşı solcularda ya, neyse. Uzatmazsak, Fikret Başkaya yazısında şöyle demiş:
Politik kültüre sinmiş nekrofili ve “mehmetçik” retoriği
Türkiye’de rejim, muhalifi düşman, farklı düşüneni hâin sayar. İhtiyacı olan muhalefeti de kendisi yaratır. İşte “modern Türkiye” böyle birşeydir. Bu kadarı bile “yurttaş” kavramının nasıl içi boş bir kavram olduğunu göstermeye yeter. O halde yurttaş olmak istiyorsan iki şey yapmayacaksın: itiraz etmeyeceksin, “devletliler” gibi, “memleketin sahipleri” gibi düşüneceksin… Kritik anlarda, asıl niyetler ve zihniyet daha kolay deşifre olur. Sekiz askerin PKK tarafından kaçırılması üzerine siyaset erbabının ve medyanın ortaya koyduğu tutum, Mehmetçik söyleminin ne demeye geldiğini gösterdi. Neden Mehmet değil de ‘mehmetçik’ dendiği üzerinde durulması gereken birşey. Belli ki, orada bir tür acıma, küçümseme, önemsizleştirme, dışlama imâsı var. Ayşe değil de “ayşecik” denmesi gibi. Mehmetçik de mütevazı ve yoksul kesimden gelen askerlere yakıştırılmış bir isim. Savaşa giden bir asker için her zaman beş olasılık vardır: ölmek, yaralanmak, esir düşmek, kaybolmak ve sağ sâlim eve dönmek. Belli ki, Türkiye’nin egemenleri için bunlardan muteber olanı ölmek… Diğerlerini muteber saymıyor. Zira şehit söylemi politik-ideolojik ranta imkân veriyor. Şehitler üzerinden rant sağlamak mümkün, oysa esir düşen asker böyle bir ranta imkân vermediği gibi, bir de sorun yaratıyor. Nekrofili, ölü sever anlamında bir kavram ve Türkiye’deki yönetici-politik sınıfın nekrofiliye yatkın olduğunu söylemekte bir sakınca yok. Nitekim Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in kaçırılan askerlerle ilgili demeci söylendiği gibi bireysel bir görüşü yansıtmıyor. Şahin şöyle diyor: Türk silahlı Kuvvetleri’nin hiçbir mensubu böyle bir duruma düşmemeliydi. Dolayısıyla kendilerinin kurtulmuş olmasından fazla bir sevinç duymadığımı ifade etmek isterim. Bunun başka türlü ifadesi keşke ölselerdi olabilir ki, bunu söyleyen herhangi biri değil, adalet bakanı. Bir başka siyasetçi Doğu Perinçek de “keşke tabutlarıyla gelselerdi. Askerler şehit olsalardı, tabutları gelseydi bu manevi zarara uğramazdık. Çünkü bu durum ülkemize zarar vermiştir” diyor… İşte rejimin insana verdiği değer bu kadar. Velhasıl ölümü kutsayan bir zihniyet, nekrofil bir yönetici –politik elit…
Biliyorsunuz ortalıkta ölseler daha iyi idi filan diyenler var bolca. Geçenlerde Kürşat Bumin de bu konuda şunu naklediyordu:
Nazım Hikmet, 14 yıla yakın bir süreyi hapishanede geçirip nihayet genel af ile serbest kalınca arkası kesilmeyen takiplerden de bunalarak bir gemiye atlayıp Bulgaristan üzerinden Sovyetler Birliği’ne ayak basınca, bu işi “milli gurur” meselesi yapan birisi Sabahattin Eyüboğlu’na durumu şöyle değerlendirir: Ama yine de, her şeye rağmen, öldürülme ihtimaline bile rağmen vatanını terketmemeliydi…
Eyüboğlu’nun bu sözlere cevabı pek hoştur: Arkadaş, iyi güzel konuşuyorsun ama söyle bakalım: Sen bugüne kadar hiç öldün mü?
PKK’nın bir baskın sonunda rehin aldığı “Sekiz asker”in serbest bırakılmasına ilişkin haber, yorum ve açıklamaları okurken Eyüboğlu’nun sözlerini bir kere daha hatırladım.
Evet, hayatlarında hiç ölmemiş olanlar başkaları için “ölüvereydiniz canım, ne var” diyebiliyorlar. Bunların içinde devlet yöneticileri de var gazete yorumcusu sıradan vatandaş da. Ne diyelim, benim de aklıma Nasreddin Hoca geldi, olur olmaz yerlerde çıkar karşıma, hani sofradaki tek kaşığı kapan adam iştahla yemeği götürürken “oh öldüm” diyormuş da dayanamayan hoca “kardeşim ver şu kaşığı da biraz da biz ölelim” demiş.
Keşke iş bu kadar kolay labilseydi.
(Bu arada 8 askerin mahkemede verdikleri ifadeye baktım da, keşke ölüp gitselerdi diye bağrışanların yarın çok mahcup olacakları intibaı edindim. Yazık)
Popularity: 90% [?]
- Güncel
- Yorum(403)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
10 puan verdim fethi beycim helal olsun.. gordugun gibi bizde ayrimcilik yok yazisina gore muamele var. yani bu senin kafagoz gircem dedigin ogretmenler gibi “bu sifirci hoca bana takti” yada “bu sifirci yorumcu bana takti , puani cok kit” tarzi durumkar katiyyen sozkonusu degil.
zaten yaziyi okuyunca insanin tepesinin atmamasi mumkundegil yahu! yani yok benim asabi oldugumdan falanda degil kesinlikle ama insanin sinirleri falan alinmadiysa boyle seyleri okuyunca aninda dellenir yahu! bunu soyleyen (yani zavalli vatandasin cocuguna keske olseydi falan diyen) heriflerin kendi cocuklarida var ustelik!! yani biyigi yeni terlemis ulkucu bi genc yolda boyle bi slogan atsa diyecemki bu daha baba olmamis o yuzden bilmiyor kafasina gore salliyor cahil cocuk. ama bu adamlar yasinibasini almis coluk cocuk sahipleri yahu!! hic milletin gozunun icine bakabaka keske cocuklariniz olseydi denirmi!!
bak birsey daha diyeyim: hani arada bunlarinda cocuklarindan olen olsa neyse. hele senin cocugun izmirde surda burda yatayata askerlik yaparken boyle konusursan vatandasta seni ekran basinda oyle bi sinkaflarki koca gun durupdurup niye cinliyor bu kulagim bukadar yahu dersin.
Bu arada 8 askerimizin tutuklandığını öğreniyoruz.
“Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı’nca yapılan soruşturmadan sonra Van’a gönderilen 8 asker, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı’na çıkarıldı. İfadelerine yeniden başvurulan 8 asker, “Suçun vasıf ve mahiyeti askeri disiplini aşırı derecede sarsmış olması, büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek” suç ve gerekçeleriyle tutuklanma talebiyle Askeri Mahkeme’ye sevk edildi.
haber şuradan
Hele şu gerekçe var ki köpek öldüren cinsinden:
emre itaatsizlikte ısrar suçunun işlendiğini gösteren kuvvetli delilerin bulunması ve izinsiz olarak başka ülkenin topraklarına geçmek
Sanki çocuklar kafalarına göre başka ülke topraklarına pikniğe gitti?
Bir de bu tabutlarla dönsünler diyen geri zekalılardan çok var facebook ta.
Ben bunlara , siz gidin ölün, ben sizi tabutlar içinde görmek istiyorum deyince beni gruptan şutrladılar.Bunların çoğu da bayandı. Yani hiç bir zaman bizzat savaşmayacak olanlar.
Bu facebook grubundan daha önce bahsetmiştim sanırım.
bU zİLLETİ gÖRECEĞİME “sekizinide” bAYRAĞA sARILI tABUTTA gÖRMEK iSTERDİM:(
http://www.facebook.com/group.php?gid=14194110083&ref=share
Ben şu “Paradigmanın İflası” kitabını bi bulayım.
Ben bu grubu görünce “zillet, 8 ve tabut”, herhalde Beşiktaş Liverpool’dan 8 yedi, futbolcular utancından ölürler, tabutla Türkiye’ye gelirler mealli birşey zannetmiştim. (Şaka yapmıyorum) Meğer geri zekalı bir grupmuş.
Bu arada paradigma filan derken yoldan çıkmayasın, karışmam bak.
Fethi Bey
“Ben bu grubu görünce “zillet, 8 ve tabut”, herhalde Beşiktaş Liverpool’dan 8 yedi, futbolcular utancından ölürler, tabutla Türkiye’ye gelirler mealli birşey zannetmiştim. (Şaka yapmıyorum) Meğer geri zekalı bir grupmuş.”
Sabah sabah güldürdünüz beni
Mete Tunçay’ı , Fikret Başkaya’yı not ettim.
Hasan Cemal ve Mustafa Akyol ise ileriki bölümlerde inşallah.
Siz beni yoldan çıkaramadıysanız, Paradigma filan zor çıkarır.
Mister No,
Sevgili kardeşim, öyle bir amacım yok benim. Herkes kendi yolunu kendi çizsin. Böylesi daha değerlidir.
(İsteseydim durum değişik olurdu tabii, lise yıllarında yapılan bir testte ikna yeteneğimi gören rehberlik uzmanı istersen ilahiyata git, sende ikna yeteneği kuvvetli demişti. Şimdilerde bir süre görüştüğüm insanların kafası karışıyor ama ben de insanların üstüne gitmiyorum.)
“
.”
Ben yorum yapamayacağım.
Ceza ve Tutukevleri müessesesinin böyle müşterileri kaldı mı ki?
Eskiden Said Nursi ve Hikmet Kıvılcımlı iyi müşterilerileriymiş. Yalçın Küçük ve Başkaya da yenilerden galiba.
Yalçın Küçük artık popüler, başına iş gelmez ama Fikret Başkaya gariban olunca hırpalıyorlar anlaşılan. Eskilerden Necip Fazıl, Osman Yüksel vardı. Bir de Kemal Tahir ile Nazım da Himet Kıvılcımlı’nın mahpus arkadaşlarıydı (1938′de girip 1951′de afla çıkmışlardı).
Hatta Kemal Tahir’i 6-7 Eylül olaylarında el alışkanlığıyla bir 6 ay daha içeri atmışlardı. Şimdi gedikli müşteri pek kalmadı herhalde, 2-3 yıl yatıp çıkıyor “fikir” Suçluları. Ha, Kürt milliyetçisi iseniz durum biraz değişebilir.
Bunların bir çetelesi yok mudur acaba, yazı yazıp içeri atılmış, dava açılmış, ceza almış vs. olanlar?
Baskaya demis ki:
Savaşa giden bir asker için her zaman beş olasılık vardır: ölmek, yaralanmak, esir düşmek, kaybolmak ve sağ sâlim eve dönmek. Belli ki, Türkiye’nin egemenleri için bunlardan muteber olanı ölmek… Diğerlerini muteber saymıyor.
Gorulen manzaradan cikan o degil. Sadece bu durumda esir dusmenin itibar siralamasi icinde olumun altinda oldugu manasini verecek seyler goruyoruz. Bunda sasirtici ne var anlamiyorum. Ortada bir silahli catisma varsa gayet tabii teslim olmanin muteber kabul edilmesi beklenmez. Keske diger 12 kisi de teslim olsalardi demeye yol acacak bir degerlendirme siralamasi olmasi ‘ordu’ denen olusumun vazifesi goz onune alindiginda ne derece mumkundur? Bunun ‘egemenler’ ile alakasi yok, isin karakteri bu.
Dogrudan ordular, savas, silahli catisma icin yetistirilen gucler filanin nasil bir degerler butunuyle geldigini tahlil edeceksek edelim. Bu durumda yapilan o degil gibime geliyor.
Bülent Bey,
Şaşırtıcı olan “keşke esir düşmeyip ölseydi” denmesi herhalde. Ben buna şaşırıyorum. Bunun “muteber” kabul edilmemesi ayrı, ölselerdi diye hayıflanmak başka olsa gerek. Ben “iyi olmuş, öleceklerine esir olmuşlar” diye sevindim mesela.
İşin karakterine itiraz edilmiyor burada. Sonuçta asker demek ölme ihtimali olan adam demektir. Ama asker için ölmek mutlaka istenen birşey değildir. Esir düşeceklerine ölselerdi, bunların tabutu gelse daha iyiydi denmesine itiraz ediyorum ben. Bilmem hatalı yer neresi.
Bu askerler teslim olun dendiğinde, ortada destek verecek kimse de kalmadığına göre süngü takıp hücuma mı geçseydiler? Yahut intihar mı etseydiler? “Evet öyle yapsaydılar” diyen Facebook milliyetçileri için ancak bekara karı boşamak lafını hatırlatabilirim.
Öte yandan bu askerler gizli PKK ajanı mıdır, köstebek mi var vs. ayrı meseledir.
Guneydoguda sinira yigilmis 100,000 binin uzerindeki askerin oradaki amaclarinin izci kampinda birkac hos gun gecirmek oldugunu dikkate alirsak, o cocuklara da –kafalari estigi zaman– birakip geri donmelerini ne zaman nasihat etmek sirasi gelecek diye merak ediyorum.
Müzmin Bey,
En uyduruk sınıftan bir yedeksubay olarak ben bile pusu denen şeye karşı iyi kötü eğitim aldım. Koca bir komando taburu civarında bir bölük asker güle oynaya gelen teröristlerin karşısında gerçekten izci kampı çocukları durumuna düşmüşse, ortada yaralı bir asteğmen ve durumu meçhul 8 asker varsa, devlet yöneticisi denen asker ve sivillerin en son söyleyeceği “keşke tabutları geleydi” olmalıdır. Kaldı ki bu askerler hakikaten PKK mensubu ise en kritik bölgede kritik silahlarla filan ne işleri var? Bunların komutanı, istihbaratı filan da mı yok? Palavra.
Edebiyatı boşverelim, “keşke ölseydiler” lafının facebookta profil resmi olarak bazuka tutan komando resmi koymuş çıtır kızlar ve budala zengin oğlanlarca seslendirilmesi anlaşılır ama devlet erkanına gelince iş değişir. Adam gibi planlı hareket edip zayiatı en azda tutacaksın, komando taburu mu izci oymağı mı belli değil.
Bülent bey “tepki de gösterilmesin mi” diyor ama ben o kadar emin değilim. Bu örnekte olduğu gibi pisi pisine milletin çocuğu telef oluyor arkadan bir acaib taife şehit cenazesi olsa da azgınlaşsak diye pusuya yatıyor. Nekrofili mi bilmem ama resmen vampire dönmüş tipler var ortalıkta.
Burada tartışılan askerin ölmeyi göze alması meselesi değil.
Fethi bey,
İşin karakterine itiraz edilmiyor burada. Sonuçta asker demek ölme ihtimali olan adam demektir. Ama asker için ölmek mutlaka istenen birşey değildir. Esir düşeceklerine ölselerdi, bunların tabutu gelse daha iyiydi denmesine itiraz ediyorum ben. Bilmem hatalı yer neresi.
Hatali yer, bence, Baskaya’nin soyledigi sekliyle bir degerlendirme siralamasi olmasini bizim belirli egemenlere baglamasi. Sizin dediginizden da keske o tabutu gelenler de teslim olsalardi dirileri gelseydi cikabiliyor. Bunu genelleyeceksek o zaman oldurmeye hazir bir silahli guc karsisinda teslim olunmasi dogrudur seklinde bir seye vardirmak kabil. Bunlarin soylendigi sekilde — eger savasin kendisini sorgulayamiyorsak — yol actiklari genellemeler makul gozukmuyor bana. Bu ozeldeki detaylari bilmiyoruz (bildigimiz de saglikli degil herhalde) bilmedigimiz icin genel uzerinden konusulmus oluyor. Ozel icin dediginize elleyeyim:
Bu askerler teslim olun dendiğinde, ortada destek verecek kimse de kalmadığına göre süngü takıp hücuma mı geçseydiler? Yahut intihar mı etseydiler? “Evet öyle yapsaydılar” diyen Facebook milliyetçileri için ancak bekara karı boşamak lafını hatırlatabilirim.
Ben bilmiyorum bu islerin usulu nedir diye. Oradaki uzman cavusun emir verip herkesi teslim etmesi gibi birsey olabilir miydi? Bilen varsa anlatsin. En sonunda teslim olan Gazi Osman Pasa ‘kahraman’ diye gectigine gore, herhalde teslim olmanin kendisi her zaman berbat birsey diye kabul edilmiyor, bazi sartlara bagli olarak kotu gorulmuyor.
Bülent Bey,
Bu olay özelinde, gerçekleşmiş duruma bakmak lazım. Şu veya bu şekilde bu “çocuklar” şehit değil esir olmuşlar. İşin olması gerekeni vs. ayrı şey. Bir durum var ve birileri “ölseler daha iyi” diyor birileri de “iyi ki ölmemişler” diyor.
Anladığım kadarıyla bu örnekte askerler PKK militanları ile tokalaşarak görüntülendikleri için millet isyan ediyor. Oradaki hal ve şartları bilemiyoruz. Sonuçta ne olursa olsun “ölseydiler” denmeyi gerektirecek bir durum yok ortada.
Fethi bey,
Koca bir komando taburu civarında bir bölük asker güle oynaya gelen teröristlerin karşısında gerçekten izci kampı çocukları durumuna düşmüşse, ortada yaralı bir asteğmen ve durumu meçhul 8 asker varsa, devlet yöneticisi denen asker ve sivillerin en son söyleyeceği “keşke tabutları geleydi” olmalıdır.
Bu detaylari bilmiyoruz, bilecek miyiz o da ortada degil. Yalniz eger bakan ise aklinizdaki, sahsi gorusum demesini bir kenara birakin, ayni olayda ailelere on iki tane de cenaze teslim etmis bir devletin bakani olarak konusuyor Sahin aslinda. Banim de aklimda net birsey yok ve deneni duz okudugum zaman elbette ‘ne dedi simdi?’ diyorum ama dedigim aci da var isin icinde bence.
Bülent Bey,
Detayları belki bilmiyoruz ama en olmayacak yerde bir dediği iki edilmeyen silahlı kuvvetlerin düştüğü durum bana göre genel bir manzara gösteriyor. Bunun açıklaması yapılacağına başka konularda tabut edebiyatı yapıyoruz.
Bir açıdan öyle düşünülebilir ama 12 tanesi öldü, kalan sekiz de ölseydi diye düşünmemeli bir bakan. Genelkurmay başkanının oradaki tabur, alay, tugay ne ise hepsinin başındakileri yerle bir etmesi gerekirdi. Sessiz ve derinden belki yaptı, bilmiyorum, ama burada en son suçlanacaklar 8 asker olmalıdır.
Fethi bey,
Bunu okudugumda, aksini bilmesem, taburun pusuya karsi tedbir icin oncu birlik cikarmamis oldugunu dusunebilirdim.
Oyle mi olmus?
Yok. Tabur, oncu birlik cikarmis. Pusuya karsi. Pusu ile karsilastiginda alarm versinler, taburu kurtarsinlar diye..
Pusuya karsi cikardiginiz oncu birlik, gorevini yapmak yerine tipis tipis teslim olmus ise, sizin aldiginiz egitimin neye faydasi var?
Muhafizlari kim koruyacak?..
Eger icinizi rahatlatacaksa, hicbir sekilde resmi (asker ya da sivil) makam sahibi olmadigim halde, o lafi ben de diyebiliyorum.
Diyebiliyorum, cunku gorevleri oncu birligi olmakti. Yani, ‘dusman’ ile ilk temasa gecmek, OLMEDEN ONCE gerideki birligi haberdar etmek.
Bu kadar basittir.
Oncu birligin gorevi budur.
Sinir karakollarinin da gorevi odur. Olmeden once alarm vermek…
Goruldugu gibi, olmek gorev tarifinde vardir.
Alarm verEMEmis ise, olMEmis olmasi suctur.
Suctur, cunku, gerideki birligin TAMAMINI imha olmak tehlikesine atmistir.
Askerlik boyle bir seydir.
Kum havuzunda oynanmaz.
Tatlisu kurmayligi.. sivil pasalik….
Araba devrildikten sonra da yol gosteren cok olur…
Walla.. kimsenin kalbini yarip bakmak mumkun degil, malum..
Bunu bir de Bakanlar Kuruluna baska ulkelere sadakat yemini olan(lar)i almakta bir beis gormemekle mukayese edersem, orada yapilmis bir hata varsa bile cok daha az vahim sayilabilir…
Simdi.. ‘he walla, iyi olur’ desem Izlenimler’i kapatmanizi onermis mi olurum?
Ne demek devlet erkani.. Kimse sadakat yemini var?
Hem, devlet erkani bunu diyemeyecek de kim diyecek?
Bravo. Demek ki, oncu birlikleriniz olacak; onlar da gorevlerini yerine getirecek. Tekrar ediyorum, oncunun gorevi olmeden once alarm vermektir.
Sehit cenazesi olMAyacak diye, kendi ordusunu satmagi mi oneriyorsunuz?
Mamissimo ile de bir yere varabilecegimize emin degilim.
Tabii ki burada neyin tartisilacagina siz karar verebilirsiniz. Fakat, bu kisitlamayi kaldirirsaniz, ben size tekrar sunu derim: Oncu birliginin gorevini okumadan/anlamadan sirf ‘insancillik’ olsun diye soz soylemek cok da basiretli olmayabilir…
Orada, bir taburun tamamen imha edilmemis olmasi bir sans eseridir [gelenlerin yaninda ya yeterince ates gucu yoktu, ya da niyetleri o degildi], bu tur sans eserlerine askerlikte sicak bakilmaz pek…
Butun bir tabur imha edilmis olsaydi, yine de –hala daha– bu mamissimoculukta israr eder miydiniz acaba?
Müzmin Bey,
Tıpış tıpış olup olmadığı belli değil. Epey çatışma olmuş, saatler sürdüğü söyleniyor. Bu esnada nasıl olur da asıl birlik bu işten haberdar olmaz? Bana tuhaf geliyor.
Görev tarifinde olmasa da asker için bunun geçerli olduğu malum. Ancak bu örnekte iş biraz muğlak olmakla birlikte, diyelim alarm veremediler, ölmeleri niye gerekli olsun?
O bölgede pek kum havuzu olduğunu zannetmiyorum. Yalnız Ankara ve İstanbul’da ölme ihtimali nedense düşük askerler için epey 5 yıldızlı havuz olduğunu tahmin ediyorum. Bir de 10 Kasım ağlama çavuşları var, en zoru da onların işi.
Niye, namaz kılanların ayağını, yüzük parmağını yerine göre kontrol ediyorlar. Yedi ceddinde başörtülü olup olmadığı, buzdolabında viski şişesi kontrolü yapılır da kritik bir sınır bölgesindeki askerlerde bölücü örgüt sempatisi için ille de kalp yarmaya gerek mi var.
Birinin neticesinde boşa adam ölüyor, millet galeyana gelip memleketi anormal işlere sürmeye çalışıyor. Bakanlar kuruluna fiilen bir yabancı dahi gelse bana göre problem yoktur, mesela spor bakanı keşke Maradona olsa. Sanki Türk vatandaşı olunca sadakat tavana vuracak.
Nerde o günler. İki yıllık domain parası ve hosting için 30 YTL bayıldım, daha katlanacaksınız.
Devlet erkanı önce bu askerlerin ölmemesi için tedbirleri alacak, sorumluları bulmak yerine “niye esir düştün” denecekse 10 küsur milyar maaş, bedava yurtdışı gezi, makam saltanatı sürülmesin efendim.
3-4 saat boyunca çatışan, bir kısmı şehit olmuş bir öncü birliğin alarm verememiş olması sizce mümkün mü? Bana garip görünüyor.
Şehit cenazesi olması başka “olmasını istemek” başkadır.
Neticede konu bir yerlere uzanıyor ve kimse kimseyi engellemiyor.
İnsancıllığı küçümsemeyin. Fiili bir durum var, askerler sağ. Şimdi bir askeri kabahatleri varsa yargılanıp durumlarına bakılacak ama cezası ölüm mü olmalı? Olayın tuhaf gidişatına bakarsak temkinli olmayı gerektirebilir.
Zannetmem, eğer bir komando taburu 100-200 terörist tarafından imha edilecekse Türkiye derhal askerini, tası tarağı toplayıp Kayseri sınırına kadar çekilsin.
Sorumlusuna bakardım. Bu askerlerin, başarısızlığın bedelini maaşlı komutanlar ödemeli derdim herhalde. Bir tabur imhası böyle kolay bir iş mi? Bu olay hiç de açık görünmüyor bana.
Fethi bey,
Soyleniyor.. OK. Bazi soylentiler makbul, digerleri degil, anlasilan..
Lokal cografyayi bilmiyorum. Bir bogazda pusuya dusmuslerse, hicbirsey duyulmayabilir de. Ustelik, haberlesme karartmasindan bahsedildi zaten.
Bu dedigimin neresinin Turkce olmadigini ben de merak eder oldum…
Oncu birligin gorevi –oncelikle– gerideki birligi haberdar etmektir. Onu yapmak icin, geriye dogru kacmalari beklenir. Uzerlerine geleni –olmek bahasina– durdurmak, durdurmaga tesebbus etmek –bunun sonucunda da olmek– gorevin tarifidir.
Olmemisler. Gerideki birligi haberdar edememisler.
Tesaduf eseri, gerideki birlik hucum yememis. Ama, her zaman papaz pilav yemez…
Oncu birlikteki askerlerin bu denli liberal davranmasina goz yumulursa, ilerde nelerin olabilecegini kestirmek zor olur. Spor Bakanligina zenci gozde tayin etmege benzemeyebilir.
Varmis iste. Burunlari bile kanamadan dagdan daga gitmisler, protokolle de iade alinmislar.. Daha ne olsun.
Agir olmakta fayda var, molla demeyenler cikabilir mazallah..
Denizciler ve (metalurji muhendisligi vb gibi) mahdut yerlerde gorevlendirebilecek kisitli sayidaki uzmanlik alanlarinin disinda, bahsettiginiz yildizlilarin herbiri o bolgenin rahle-i cilesinden az ya da cok gecmis oldugunu biliyoruz. Bunu, bogaz manzarasini cile belleyen ekran/kose/blog kahramanlari sivil sorumsuzlarla karistirmamak lazim.
Nicin en zoru?.. Eline mikrofon tutturuldugunda biteviye aglayan, bunu da bir omurdur yapagelen sarimtrak aksakallilarla rekabet edebileceklerini dusundugunuzu mu soyluyorsunuz yoksa.
Bravo. Maddi ‘delil’ler arayanlari guzel tenkid ediyorsunuz. Bu guzel. Yani, isabetli.
Iyi de, sempatizanligi nasil arastiracaksiniz?
Butun vatandaslarin her adimlarinin fislenmesini mi oneriyorsunuz yoksa?
Ah bu liberallik.. Bilirim, insanlari cok medeni oldurur.. Acliktan, sefaletten.. Bkz. Irlanda. Potato Famine. India. etc…
Ama, onlar sayilmaz tabii. Cunku, ellerine kan bulasmamistir hic. ‘Piyasa mekanizmasi’ ile oldurmek varken, mermi filan gibi ilkel seylere tenezzul etmek olur mu hic..
Bunun farkindayim. Yani, artik supheye mahal birakmayacak kadar tekrarladiniz.. Peki de, gaflet & dalalet filan sizce gercekten modasi gecmis kelimeler midir?
Camilere, cemaatlere, tarikatlere birer papaz atamak nasil olur? Hatta, papaz degil, ateist?..
Fakat.. fakat.. dogru ya: cogunun ibranilesmis oldugu iddiasi yok muydu?
Kara bahtim kem talihim
Asker olmek zorundaysa olecektir. Ordulari pispirik oynasinlar diye beslemiyoruz diye bilirim ben.
Bu cumlede bir seyler bir seylerle alakalidir muhakkak ama ben pek yakalayamadim… Saltanati surenler secilmisler degil mi?
Sehit olanlara Allahtan rahmet dilerim. Ama, bana asil yaralanmamis dahi olanlar garip geliyor…
Asker uniformasi ile piknige cikmamis iseniz, ucunda olum oldugunu kabul etmissiniz demektir. Olum var diye, kendi canini kurtaracak diye, gerideki bin kisinin canini tehlikeye atmak bahasina kendini kurtarcaksa, bu ’satmak’tir. Bunu onermenin ne oldugunu okuyucuya burakiyorum.
Kucumsemiyorum. Ama, herseyin yeri var.
Eldeki yuzkarasina bakarak, ‘keske olseydiler’ demek cok da agir bir ifade degil bence.
Evet. temkinli olmakta fayda var tabii ki. Ama, temkin demek onlari –suclu iseler– cezasiz birakmak anlamina gelmiyor.
100 kisiye gerek yok ki.. iyi egitilmis, iyi de techiz edilmis 20 kisi kolaylikla onu basarabilir –pusuya dusurebilirlerse. Pusuya da dusurmus olduklari asikar.
Oncu birlik muteselsilen sorunlu degil midir?
Hatta, orada durmaz, o maasli komutanlarin en tepedekini, Basbakani ve Cumhurbaskanini da birinci derece sorumlu beller ve ibret-i alem icin sallandirmak isterdiniz muhakkak… Oyle ya, en sorumlu olan en tepedekdir de..
Kuzum, siz hic yoneticilik yapmadiniz, degil mi? Okulda filan da ogretmediler herhal
Gece bekcisi uyuyakaldigi icin genel muduru mu isten atarsiniz siz?
Kimyasal kullanmadiklarina sukrediyorum.
Bana da. Ama, benim aklima gelen garabetler –galiba– sizin aklinizdakilerden farkli.
Müzmin Bey
Aksine, ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Yorumlar uzadığı için geride ne denildiğini kaçırabiliyorum, makbul olmayan söylenti gibi bir düşüncem yok.
Belki, ama yine de mantıklı gelmiyor bana.
Bir öncekine bağlı olarak bundan da emin değilim. Diyelim haberdar edemediler, dediğiniz gibi karartma oldu, o zaman bu askerler zaten iyice masum hale gelir.
Tesadüf olduğunu zannetmem, bu birliğe saldırı gibi bir amaç olsa, dediğiniz gibi de kolaysa bu iş herhalde saldırırlardı.
Herkesin Osman Pamukoğlu olduğu gibi bir düşünce bana çok akıllıca görünmüyor. Akıllı bir memurun orada çile görüntüsünde sefa sürmesi pek mümkündür. Blogcular içinde de (ben hariç) askerlik çilesini oralarda çeken vardır mutlaka.
Periyodik olarak ve belli sürelerle ağlayabilmek bana göre zor iş, helal olsun becerebilene.
Fişlenmesini önermiyorum, yapıldığını biliyorum. Madem yapılıyor, adam gibi kullansınlar. Yeri geldiğinde maddi delile bakılmayacağını da biliriz.
Milliyetçilik kadar doğrudan olmadığını kabul edebilirim.
Bunlar duruma göre değişebilir ama bu örnekte gaflet ve dalalet gerekli sonuç değil. Yerli yeminli vatandaşlarımızdan nice gafiller, hainler de çıkabilir.
Cemaatlere atama yapamazsınız, şehin halifesi filan vardır, camilere ise mümkün tabii, maaşını devlet verdikten sonra cemaat buna karışmaz. Ateist imam ise zaten bol miktarda vardır.
Çekilecek çileniz var.
Öncelikle sağ kalmak esastır. Ölü askerden devlete fayda gelmez. Orduları niye beslediğimiz ise başka bir tartışmanın konusu olabilir.
Ben zaten bakanı kastetmiştim. Tabii üst subaylar da düşünülebilir, neden olmasın, iyi hatırlattınız.
Bu olayda garip olmayan ne var ki? Mesela bu birlikte bir asteğmen dışında subay astsubay yok muymuş?
Askerin artık geridekini haberdar etme imkanı kalmamış, ölse ne olacak? Kendi canını feda etmesinin karşılığı gerideki birliği kurtarmak olsa anlarım.
Mahkeme ediliyorlar, ben de suç cezasız kalsın demiyorum. Yalnız “nola kendiniz değil tabutunuz geleydi” laflarına şaşıyorum.
İmha demiştiniz ama. Bir komando taburu 20 kişi tarafından imha edilebiliyor mu? Neyse bunlar benim anladığım konular değil. Rambo filmi gibi birşey olmalı.
Bu senaryoda öncü birlik zaten öldürülmüş olur. Daha ağır bir ceza da olmasa gerek.
Bir dakika. Siz öncü birlikten değil gerideki asıl birliğin tümüyle imhasından söz ettiğiniz için ben bu işin daha vahim olduğunu söyledim. Ne olacaktı, rahmetli tabur komutanının ardından “beceriksiz herif” denip geçilecek mi yani.
Yöneticiler benim bildiğim sorumluluğu devredemezler. Siz patron olsanız genel müdürünüz beceriksiz bir mühendisten yahutbekçiden şikayetlenip suçu ona atsa ne yapacaktınız?
İşin sonucuna bakarım. Bu tür bir bekçiyi işte tutan, ihtimalleri göz önüne almayan genel müdürü başka yere bekçi dahi olarak almamak gerekir. Sakın siz işleri böyle yürütüyor olmayasınız, aman
Hayal gücünüz epey genişmiş. Adamların amacı Türk ordusunu küplere bindirip Bağdat’a kadar yürütmek olsa belki ama maksat farklı görünüyor, bkz. Üstat Mahir Kaynak
En azından farklı da olsa ortak garabet görmemiz de bir kazanç sayılır.
Fethi bey,
Herkesin Osman Pamukoğlu olduğu gibi bir düşünce bana çok akıllıca görünmüyor.
O da konusmus bu konuda. Gittim buldum. Bayagi besliyorlar neti bizim gencler galiba. Neyse, link su:
http://www.youtube.com/watch?v=y7T-HKnBJrg
Muzmin bey
Askerlikte nelere sicak bakilmaigini iyi biliyormussunuz gibi anlasiliyor. Insanliktada yok yere insan olmesine sicak bakilmaz. Hele annelikte evlatlarinin hic icin solmasina hic iyi bakilmaz!
Askeri gorevi gerektiginde olmektir diyorsunuz, birden pro askerlerimizden bahsediorsunuz sandim. Hani kendi secimiyle asker olmus gorevinin tanimi da inceliklerini de iyi bilenlerden. Ne ilginctir ki bu dagbasindaki sinir karakolunda bunlardan bir tane bile yok!
Bu 8 liseyi veya uni. yeni bitirmis genc istedigi icin, gorev bilincinde vatan askinda oldugu icin degil MECBURIYETTEN uzerlerine yuk, ayaklarina bag olan kutsal!!! vatan gorevini yapmaya gittiler.
Kendilerine sorulmadi sizi sinir karakoluna veriyoruz ama olmeye de razi misiniz gerektiginde diye!
2 -3 ay silah tutmayi ve oncu birligin gorevini ogrettikten sonra en tehlikeli bolgelerde terorisletin onune yem diye atilirsa bu cocuklar, birden kendilerini 200-300 teroristin icinde yalniz bulurlarsa elbette, oncelikli gorevlerinin ne olduguyla canlarinin ne kadar tatli oldugunu karistiriverirler birden!
Anlayamadim, cocuklar haber veremeden olmemekle / teslim olmakla suclular fakat 4 saat boyunca surmus olan catismayi duyAmayan icerdekiler pek suclu degil, cunku ‘haber karartmasi oldugu soyleniyor’. Sizin niyetiniz uzum yemek mi bagciyi dovmek mi?
Once colugu cocugu vatan savunmasina hazirlik diye bir hikayeyle beyin yikamak askerden korkutmak ve sindirmek eleginden gecirmek icin topayin, hizmetci nyetine kullanin, en tehlikeli yerlere doldurun, dag basarina guvenliklerini temin etmeden, baslarina GOREV BILINCININ farkinda olanlardan bile vermeden gonderin, sinirdan gecen 200 - 300 teroristi farketmekten aciz olun, 4 saat boyunca birbaslarina 300 terorisle savassinlar, hic bir yardim gondermeyin, sonra da cak cak cak konusun, ne guzel.
Bu cocuklarin asker olmamak gibi bir sanslari var mi? Dag basina gitmemeyi secmek gibi bir sanslari var mi da zorla uzerlerine birakilmis gorevi gorev bilinciyle savunmalarini istiyorsunuz?
Hani asil gorevleri bu isler olanlar nerde?
Yarali kurtulan delikanlinin anlattigina gore zaten 2 gun oncesinden biliniyormus civarda kalabalik terorist gruplarinin bulundugu, telsiz konusmalari duyuluyormus, bizim gorev bilincli adamlarimiz bunlari piknik yapmaya gelmis mi sanmis da, askerinin guvenligi icin gerekli onlemleri almamis?!?
30 senelik teroru bitiremeyip, 2 aydir silah tutmayi ogrenmis coluk cocukla terorle mucade edip, sinirlarini korumayi beceremeyip, askerlerinin can guvenligini saglayamayip, 4 saatlik catisma boyunca yardim gonderemeyip, bu kadar beceriksizligin sorumlulugunu ‘o’l emrine uymamamis 8 delikanlinin uzerine atip tutuklamak ne kadar kolay degil mi?
Nerdeydi gorev binincleri bir de utanmadan olmeyip teslim oldular. Hadi hep beraber vurun kahpeye.
Cok bilincli cok rutbeli askerlerimiz madem islerini adam gibi yapamiyorlar zibidiligi biraksin, daha ilgili olduklari siyasete atilsinlar. Yerlerine de isini bilen gorevinin bincinde adam gibi adamlar gecsin!
Cocuklarimiz da olmekten kurtulsun artik.
Kurtulan delikanlinin soyledigine gore 50 kislermis. birazi sehit oldu, birazi teslim oldu, peki gerisine noldu?
Kacmis mi bu 50 kisi?
Kactilarsa, gorev bilincinde olmayip haber vermemekten, arkadaslarini olume terketmekten ve emre itaatsizlikten tutuklanacaklar mi?
Cocukalrdan birinin ailesi devletimiz bilir demis http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=279655
Dun gordugumden beri aklimdan cikmiyor vicdanim kaldirmiyor. Boyle garibanlarin cocuklarini koruyamadiginiz gibi bir de igendirici bir yuzsuzlukle emre itaatsizlikten izinsiz baska ulkelerin topraklarina gecmekten suclayin. Sevinemiyorum, oluleri gelseydi deyin. Hepinize yaziklar olsun. Boyle bir ulkenin evladi olmaktan utaniyorum!
Allaha ne kadar sukretsem az ki, gecmiste bir zaman kendime verdigim sozu nansib etti de benim oglum bu zibidilerin eline dusmeyecek.
Bülent Bey
Demirel gibi bir sürü laf yuvarlamış, ne dediği belli değil. Asker takkesini önüne koyup düşünsün artık. Şu olay tamamen silahlı kuvvetlerin hatası. Tutacak yeri yok. İşi 8 garibanın üzerine yıkmaya kalkarak devlet erkanı pisliği temizleyemez. Ne ala memleket.
Fethi bey,
Demirel gibi bir sürü laf yuvarlamış, ne dediği belli değil.
Kisa zamanda soylenecek seyleri uzun zamanda soylemis, ama ne dedigi belli gibi geldi bana.
Asker takkesini önüne koyup düşünsün artık. Şu olay tamamen silahlı kuvvetlerin hatası.
O sekiz kisi icin dedikleri haric, kaba hatlariyla ayni seyi diyor olabilirsiniz. Hem sansur icin konusurken, hem kiyamet kadar para veriyor bu millet derken o sekiz askeri kastediyor gibi gelmedi bana. Ben bilemem kimin hatasi olanlar diye, tam ne oldu diye bilgim olsa da cikartamam. Yine orada bulunmus askerler bize birsey diyecekler de anlayacagiz en iyi ihtimalle. Boyle seylerin olmasi makul mudur onu da bilemem. Yakin zamanda gorunen o ki, boyle ‘kacirilma’ isleri, Israil’in de Ingiltere’nin de belki baska memleketlerin ordularinin basina da geliyor. O filmde bahsedilen cuval isi de oyle mesela.
Bülent Bey,
Öyle de çok sıkıcı, keçiboynuzu çiğnemek gibi. O da bir şey diyecek de bizim gibi ıkınıyor sanki. Memleket böyle ne yapalım.
Doğru, geçenlerde İran İngiliz askerlerini kaçırmış, epey şov yaparak salıvermişti. İngiliz bakanlar bizim gibi kahraman bir halk olmadığından “keşke tabutta gelseydiler” gibi vecizeler üretmişler miydi bilmiyorum.
Fethi bey,
İngiliz bakanlar bizim gibi kahraman bir halk olmadığından “keşke tabutta gelseydiler” gibi vecizeler üretmişler miydi bilmiyorum.
Bakanlar ne yapti bilmiyorum ama bu ne kepazelik, biz nasil bir milletiz ki askerimizden bu davranisi kabul ettik mealinde yazilar gordum ben galiba. Bulursam gecerim.
Bülent Bey,
Siz bilirsiniz. Zahmete değer görüyorsanız olur elbette. Dünyada tuhaflık sadece bize has bir özellik değil. Kaldı ki İngilizlerin böyle şeylere önem vereceğini de tahmin ederim. Falkland adası için adamlar gidip Arjantin ile savaş yapmışlardı galiba, geçmiş zaman tam hatırlamıyorum.
Okudugum bu degildi ama soyle birsey buldum. Bu Ingiliz esirler bir de para kazanmislar bu islerden, bu yazar ona da kizmis. Bir alinti yapayim:
The two sailors, about as much use in a combat situation as chocolate teapots, have got their dosh. They have cheerfully detailed their craven wimpiness. And the Iranians have released more video footage for the world to laugh at. What a fiasco.
http://blogs.telegraph.co.uk/foreign/tobyharnden/april07/disgracefiasco.htm
(Ne bileyim, “iran prisoners disgrace british” diye google yaptim bu cikti. Bize olmadigi icin bana komik glen laflar da var orda ‘kocaman bir Iranli bana kotu kotu bakti’ filan gibi.)
ne demiş Fatih babası 2.Murad’a
”
eğer padişah sensen ordunun başına geç , yok eğer padişah bensem emrediyorum ordunun başına geç
”
hükümet artık devekuşu politikasından vazgeçmeli , orduna sahip çık , hesap sor ,denetle…..
baskın rezalet, kaçırılmaları rezalet,geri verilmeleri rezalet,hükümetin tavrı rezalet,genelkurmayın tavrı rezalet ……. rezalet üzerine rezalet…….
kurda sormuşlar ensen niye kalın diye………………………..
Baska komiklikler de buldum. Bana komik geliyor en azindan. Bu Amerikali yazar da kopegin poposuna sokmus o Ingilizleri, kendi tarafina da firsat bu firsat pay cikartmis:
http://www.msnbc.msn.com/id/17972136/
Diyor ki:
“Many of us know brave American troops, prisoners of former wars, who endured years of captive isolation without disclosing any information, even under torture.”
Simdi ben de aynisini yapayim, ve Turk hayrani bir Amerikali’dan Turk, Amerikan ve Ingiliz esirlerinin davranisi hakkinda alinti yapayim:
“The Turkish POWs were one of the most amazing stories of the Korean War. As some of you already know, US and British POWs, the two biggest contingents, didn’t do very well. Almost 40% of our POWs died, mostly of sheer neglect and depression. Morale broke down in the enlisted POW camps; there were no escapes, and dozens of captured GIs turned traitor.
The Turkish POWs had a totally different record. None of them died of natural causes — their comrades wouldn’t let them. Turks shared their rations, watched over their sick, and kept their pride.
Eventually the Chinese psy-war officers stopped bothering to try to subvert the Turks.”
(Link vermiyorum, spam olacak bu, google bulur bunu.)
Fethi bey,
Etmek mecburiyetleri vardi. Etmemisler ve hayatta kalmislar. Bu suctur.
Tesaduf, gelenlerin boyle bir amacinin olmayisidir. Aksi takdirde, 200 kisi ile o taburu rahatca imha edebilirlerdi. Niyetleri bu degilmis –bence.
Ama, tesaduf (sans) eseri bu olmadi diye sukredip gecmek olmaz.
Buna izin verirsek, bundan boyle her oncu birlik laylaylom ekibi olur. O zaman gorursunuz topyekun imha olmus taburlari, alaylari, tumenleri..
Gormek istedigimiz bu mudur?
Bu tur seyleri mazeret ittihaz edip, oncu birligin yaptigini normal saymak mumkun ise, bundan boyle alinan her rusvet, eksik yapilan her is, vatan hainligini hos gormek icin kullanilabilir.
Giydigi cuppe ile bir omurdur salya sumuk aglayanlar olduguna gore, ya bu da (zor da olsa hayli iyi para kazandiran) bir kariyerdir, ya da o kadar zor olmasa gerek..
Polonyalilar da vaktiyle benzer bir sey diyorlardi sanki: “Lanet olasi Naziler geri gelse de su otobanlari bir elden gecirse”..
Simdi de yeri degil mi?
Sayilar itibariyle milliyetcilik ile degil de Fasizm ile ya da Nazizm ile cekistigini de kabul ederseniz sorun yok bence
Tabii ki duruma gore degisebilir: Benim teroristim otekinin ozgurluk savascisi oldugu sekilde..
Ama, asil noktayi atlamak dogru degil: Nerede, hangi tarafta, durdugunuza bagli olarak, gaflet & dalalet aslinda barizdir.
Gaflet & dalalet o cocuklarin yaptiklaridir demedim –eldeki durumu bu denli ‘liberal’ degerlendirmek ise baska.
So?..
Cikacak/cikabilir diye tamamen vaz mi gecelim?
OK. Klasik usulde atama olmaz tabii. Seyhin cebine belli bir miktari tokalarsiniz ve o sizin istediginizi tayin eder. 1940′lardan itibaren bunun boyle oldugu hayli ornek vardir.
Benim sorum ise su idi: Vardir demek baska; ahlaken kabul edip etmediginiz benim icin onemli.
Lee Iococca’ya bir muhaber, “Bu kadar stres altinda ulser olmuyor musunuz?” diye sormus. Onun cevabi ilginctir: “Ben ulser olmam, ederim!”..
Kissadan hisse: Belki o sozkonusu cile benim cekecegim degildir
Sag kalmak? Evet. Ama, Sag kalmak icin cok sayida baskalarini tehlikeye atarak degil.
Hepsi ayni mahiyette ise, tercihi aritmetik belirler. On tane erin sag kalmasi icin bin tane eri tehlikeye atmak rasyonel olmaz.
OK.
Nasil yani? Siz unutmus muydunuz?
Ben de olsam, kimin feda edilebilir olduguna bakar ona gore gorevlendirirdim.
Bu tur seyleri anlamak nicin o kadar zor oluyor; ben de onu anlamiyorum.
Madem iletisim kopmus, oncu birligin bir kismi saldirgani durdurmaga calisirken, birkac kisi de arkadaki taburu haberdar etmek icin geriye dogru hizla cekilmeliydi. Yani, kacip haber vermeli idi. Bu yapilmis mi? Yok. Tesebbus dahi edilmis mi? Pek oyle gorunmuyor.
Sasirdiginiz laflar indi soylenmis laflar.. Ama, cok da yanlis degil bence.
Kimyasal silah kullanildiginda bilhassa, kolayca imha edebilirlerdi.
Her olum bir ceza degil, malum; aksi halde ’sehadet’ lakirdisi edilmezdi…
Oncelikle uzun bir aradan sonra tekrar burada olmak guzel onu belirteyim…
Kisa sureli islemeyi surduren hafizamizin bizi bu konuda yanilttigini dusunuyorum… Askerlerin olmesini isteyenleri de olmeden geldiklerine sevinenleri de yanilttigini…
Once PKK saldirilarinin artmaya basladigi bir zamanda bolgede hareketlilik artti. Bir suru boluk oraya kaydirildi. Sehit haberleri gelmeye devam etti. Tam bu sirada yani askerimizin en uyanik olmasi gereken anda sayilarinin 200 kadar oldugu soylenen teroristler sinirimizi elleri kollarini sallaya sallaya gecip Muzmin beyin yukarda belirttigi “oncu birligimizi” pusuya dusurduler…. 12 sehit 30 yarali ve ne oldugunu bilemedigimiz 8 asker haberi ile sarsildik. olayin yasandigi gun PKK televizyon ve haber kuruluslari aninda 8 askeri kacirip ulkeden cikartmaya calistiklarini duyururken bizimkiler “irtibat kesildi ” dediler bir gun sonra… PKK askerlerin goruntulerini yayinlayincaya kadar da kacirildigini kabul etmediler. Bu arada yollar nasil tutulmadi, operasyonlar nasil yapilmadi, askerler boluklerini sattilar mi, elin kici kirik teroristi sinyal engelleyici aletlerle saldirirken bizim askerin bir uydu telefonu dahi olsun yok muydu? gibi sorulari geciyorum burada…
Sonra daha kotusu oldu… ROJ tv askerlerimizin goruntulerine ek olarak roportaj yayinlamaya basladi… iiste o roportajlar kabul edilebilir seyler degildi bence.. ben kendi adima o roportajlari kabul edemiyorum… eger bolgede devletimizin yillardir surdurdugu politikalari dogru bulmuyorlarsa - kaldi ki ben de bulmuyorum, dogru bulan birisine de bugune kadar rastlamadim ama politikalar devam ediyor ne hikmetse- bunu aciklamak icin secilen yer terorist bir grubun televizyonu olmamaliydi…. baslarina silah da dayasalar ailelerini de tehdit etseler dusman silahi altinda konusma yapmamaliydilar…
silahlarin tutukluk yapmasi, sarjorlerin bitmesi, gece gorus gozluklerinin biten pilleri , saatlerce suren catismanin, oncu bilikten 4 saat haber alamayinca harekete gecmeyen komutanlarin ise bence dun de olmadigi gibi bugun de tartisilmasinin bir manasi olmayacak… para toplayip askere gozluk alalim desek onurlarina dokunacak gozlugumuz var diyecekler… sinyal onleyici alalim desek yok o da var diyecekler…. amerikan askeri kafasina cuval gecirince terfi eden komutanlar ve askerlerine birsey olmaz iken, pkk tarafindan yakalanip olmeyen askerler hain ilan edilecekler… ohhh tabiiii birini ayiralim… internet sitelerinde cokca adi gecen adasim denizlili Fatih Atakul hain degilmis… Kurt degil ondan herhalde… Turk olup Kurde esir olmak serbest, Kurtsen Kurde esir olursan hainsin….
Bu nokta bizi icten yikan nokta iste…. bu nokta 5 Kurt cocugunun “zaten DTP genclik kollari uyesiymisller” diyerek hor gorulup hain ilan edilmelerinin onunu acan nokta…. bu nokta kardesi kardese yan gozle bakmaya iten nokta…
bu noktadan sonra bolugundeki her Kurt cocuguna acaba bizi satar mi diye yan gozle bakacak diger askerler… olaylar bu asamaya geldikten sonra basina sansur uygulasalar ne olur, uygulamasalar ne olur? Once insanlarin icine fitne tohumunu ekip sonra tam mesele nedir biraz daha kurcalayip fitneden kurtulacakken sansurur yiyorsunuz… ya bu tur yasaklari ilk gun koyun yada hic koymayin!!! bu kadar da cabuk oyuna gelinmez ki kardesim!!!
Ben artik ne diyecegimi bilemiyorum… Yuzlerce yillik devlet tecrubesine sahip koskoca bir ulkenin askerinin, politikacisinin, medyasinin yaptiklarini gorunce egitilmemis 8 gencecik cocugun yaptiklari seyler yanlis da olsa “keske olselerdi” lafini haketmediklerine inaniyorum…. Osman pasanin “ben de o daglarda 3500 askerle 5 gun mahsur kaldim” gibi komik bir ornekle o askerlerle arasinda empati kurmaya calismasi da beni son derece etkiledi!!! Vay be…demek 3500 askerinle sen teslim olmadigina gore 8 asker de teslim olmamaliydi oyle mi?
Yine aklima geldi… bu Fatih Altayli muneccimlik olayina girismisti… surada :
http://www.fatihaltayli.com.tr/content.cfm?content_id=829
sonra da iddiasinin arkasinda durmaya devam etti… 1 hafta barzaninin elinde kaldilar falan dedi… 1 hafta uzun bir sure degil mi???
neyse… hemen yuzumu eksitmeyeyim ….gidip su besiktas yazisina bir kac birsey yazayim!!!
Betul hanim,
Tuh. Yakalandik.
Way canina.. neden benim aklima boylesine guzel, kulaga hos gelen beylik cumleler gelmez.
Ama, olsun; ogrenmenin yasi yoktur.
Cok tesekkur ederim. Bu dersi hic unutmayacagim.
Neymis? “Insanliktada yok yere insan olmesine sicak bakilmaz.”mis…
Bravo!..
Bundan yola cikarsak, ordular gul derme amaciyla bir araya toplanan insan gruplari sayilmak zorunda olur herhalde. Ve, ‘yok yere’nin tarifini de –her defasinda– ilgili kisinin annesine sormaliyiz..
Aklimda bulunsun.
‘Hic’in ne oldugunu anlamayan annneleri ordularin basina getirmeliyiz ki, solmaz gullerimiz olsun mu demek istiyorsunuz?..
Yanlis sanmissiniz. Pro’lar, parasi kadar can verirler. Olmege degecek kadar para verirseniz tabii ki.
Peki de, olmege degecek para sizce ne kadar paradir?
“Baskalarinin evlatlari olurse sorun yok” mu demek istiyorsunuz?
Onun icin midir bu ‘pro’ askerlik hayalleri..
Pro askerlerin ne gibi belalara yol acabilecegini bilmiyor olabilirsiniz –oyle ya, siz ‘duygu yuklu’ anneligi temsil eder gibi duruyorsunuz– ama, o bela geldiginde (ki, gelir), annelerin karinlarindan/rahimlerinden sungu marifetiyle alinir olur o cok sevdigi yavrulari..
Vurulan subay olmadigi icin midir bunca gurultu?
Eger oysa, bunca gurultu de ilginc degil midir?
Cok sevdim bu paragrafi..
Yepyeni bir dindarlik temsili var burada.. Aslinda cok yeni degil de, reenkarne bir dindarlik: ‘Gelme dusman su serperiz’ dindarligi..
‘Mecburyetten’mis.. eeee.. sizin kurtulusmus gibi onerdiginiz ‘pro askerler’ gun gelip, “biz bu para icin savasmayiz” derlerse, savunmanizi kimlere ihale edeceginizi umuyorsunuz?
Kimse ihaleye talip olmazsa, dusmana boyun mu egeceksiniz?
Egmeyecek ve evlatlarinizi o zaman cephelere gonderdiginizde, cok daha egitimli olacak evlatlariniz?
O gun geldiginde dusunuruz diyenlerden misiniz?
Basiretli baktiginiza emin misiniz?
Asker olmanin ne anlama geldigini siz bu yasinizda bilmiyorsaniz, ogrenmek de akliniza gelmemis ise, tabii ki ne derseniz haklisinizdir.. Cehaletin verdigi haklilik gibisi de yoktur.
Size bir haberim var: Bu yeni birsey degil. Son otuz senedir bu boyle.
Ondan 80-90 sene once de oyleydi.
Bu topraklar boyle, yani.
Bu topraklarin boyle oldugunu bilmek gerekiyor.
Bu topraklarin boyle oldugunu bildikten sonra, tabii ki tedbir alabilirsiniz. Bunlardan birisi de, ne bileyim, kapagi Wash. DC’ye atmak mi olur, Kanada’ya mi, Avusturalya’ya mi.. ama, buralarda siviller savas ciktiginda olmek zorunda kalacaklarini bilirler.
Ordular da o yuzden sirf profosyonellerden olusmaz. Cunku, savas ciktiginda sayilari yetmez ve dahasi guvenilir degildirler.
Kimi konusuyor oldugumuza dikkat etmek lazim. Bu baslik altinda o ‘teslim olan/alinan’ cocuklari konusuyoruz.
Askere alinmislara gorev bilinci filan siringa ile zerkedilmez. Zeka yasi belli seviyelerden asagi olanlarin askere alinmadiklarini da biliyoruz.
Askerligin neyi gerektirdiginin geri kalanini anlamak da o kadar zor degil (sizi saymayabilirim tabii ki).
Cak cak konusmak da, askerlik ile OSS sinavini birbirine karistirmak olsa gerek –askerlik dersaneleri de olsa ne guzel olurdu degil mi?..
Yok.
Cunku, mecburuz. Buralarda baska turlusu olamiyor cunku.
Yok.
Evet.
Bunu konusabiliriz.
Evet, orduda cok sayida luzumsuz rutbeli var. Ankara’da mesela, sozum meclisten disari, bir seylerinizi salladiginizda, albaya deger. Cok sayida ust subay var.
Kabul.
Fakat, bu ust subay sayisinin coklugu sadece mali bir meseledir; cunku, bu albaylari cephede zaten kullanamazsiniz. O yasta insanin aktif gorevde olmasi mumkun degil.
Ha.. bu kadar yarbayimiz/albayimiz olmasa, onlara verecegimiz maaslar (diger masraflar, burolar, araclar vb gibi) yerine daha etkin savunma icin gerekli yatirimlari yapamaz miyiz diye soruyorsaniz, ona verecegim cevap tabii ki ‘EVET‘tir (buyuk ve kalin harflerle).
Ama, ehem ile muhimi karistirmamak lazim bence. O ust rutbelileri isten el cektirmek demek aniden cocuklarimizin olmesine engel olmak anlamina gelmiyor.
O ust rutbelileri isten el cektirip, onlara verecegimiz para ile de pro ordular kurmak da cozum degil. Cozum gibi gorunse de palyatiftir. Hem ilerde basimiza bela olurlar, hem de savasin insani boyutunu gizlemek anlamina gelir.
‘Savasin insani boyutu’.. ne kadar sacma bir laf degil mi?
Degil.
Sivillerin evlatlarinin olmedigi, sivillerin aci yasamadigi savaslar cok acimasiz olurlar. Karsi tarafi kiyim kiyan pro’larin ne yapacagini saniyorsunuz?
Karsi taraf da pro olmaga yonelir bunun uzerine.
Sonuc ne olur sizce?
Savas, boyle bir savas, siz saniyor musunuz ki sadece pro’lar arasinda cereyan edecektir?
Hayir. Siviller, o zaman, cok daha acimasizca katledileceklerdir.
Bu cizgiyi gormeksizin, sirf benim evladim azicik daha rahat tasasin diyerek (mamissimoculuk da budur), ahfadinizi nelerle karsi karsiya getirmege yoneldiginizi bilmiyorsaniz, bu basiretsizliktie, cahilliktir; dahasi, cok da acimasizliktir. Kisacasi, insancil degildir. Bence.
Askerin guvenligini almak demek, ayni zamanda, oncu birlikler cikarmaktir. Oncu birlikteki er dahi soylentilerden haberdar ise, onlarin da daha dikkatli olmalari, pusuya dusmemeleri gerekiyordu.
Kim bitirecek bu teroru?
TSK mi?
Mamissimoculuk cok daha kolay aslinda.
Yani, ustunuze alinmayin, ama iddia edebilirim ki, kalemi elime alip, sizlerden cok daha siirlsel agitlar yazabilirim.
Yazabilirim, ama, neye faydasi var?
Ver kurtul ile olacak ise, ‘aman evlatlarimiz kurtulsun’ anlamina gelecek her turlu siirsel bosbogazligi ben de yapmaga hazirim demek istiyorum.
Ama, ver kurtul ile olacak gibi degil bence.
Direksiyon basinda, cok sevdigi yavuklusu ile gecirdigi saatleri hayal ettigi icin dalmis gitmis bir soforun, karsidan gelen araci gormemesi, carpip yolculari olum tehlikesine atmasini ‘ask herseye ustundur’ filan gibi gakguklarla hakli bulmayacaksak, gorev beklentimiz olacaksa, askerler de buna dahildir.
Bildiginiz birileri varsa, lutfen, ister buraya isterse de ilgili makamlara yazin da, bu sihirli cozumden hepimiz faydalanalim.
Kabul eyle ya Rab!
Evet, Azrail’in –sonsuza dek– isten el cektirilmesi zamanidir [Betul hanim oyle istiyor cunku]
———-
Boyle annelerimiz oldugu icin gurur duyabilecegimi iddia edemeyecegim icin, bu utancinizi yasamaniz benim acimdan empati yapmak gerektirmeyeceklerdendir.
Fakat, tekke ve zaviyelerin neden kapatildigini tam olarak bilmiyorsunuzdur korkarim siz…
Islami savunmak adina Halife-i Ruy-i Zemin tarafindan fetva/ferman cikarilmis ve seferberlik ilan edilerek silah altina cagrilmis olmasina ragmen, medrese/tekke/zaviye kosesinde (’din adamlari’(!)nin kavuk ve cuppesinin ardina) gizlenen binlerce genci de eminim hakli bulursunuz..
Yarabbim. Cok sukur ki, okumus anneler var artik. Okumus fakat anlamamis ve somduygusal olmalari onlarin kabahati degil tabii ki.. O Senin hikmetin… Onlari affet.
Gavurun ekmegini yiyen kilicini kusanir…
fethi beycim sana bazi cok kiziyorum. niyemi? sundan: iki paragrafta bazi lafi cuk diye oturtuyorsun, en inatci adaminbile itirazz edemyecegi sekilde diycegini diyorsun ama sonra elli tane laf salatasina daliyorsun manzara bulaniyor.
iyiye orneki hemen veriyorum: mesela cok guzel birhikaye anlatiyorsun kursat buminden. adam demiski “kardes yahu sen kac sefer oldun bugune kadar hele bir sunu deyiver!” ne kadar muthis bir soz, yani cok acik ve net. ama birde kotuye ornek var: simdi dingilin biri diyorki bu askerler olmediler suc islediler, yok oncukuvvet yok bilmemne vikvikvikvikvik. bir agiz var tanker kadar konusacak yer ariyor sende bunu ciddiye alip laf yetistiriyorsun!
yahu bu adama sormak lazim senin evladin varmi? sen hic evladini catismaya gonderdinmi? senin evladin hic oldumu? ne guzel demis akif: merhametin yokdiyelim nefsine merhamet etmezmisin evladina? ama anlar mi? nerdeee…nato mermer nato kafa. ille kan gorecek cani ruhlu insan. betul kizim neguzel giydirmis ama:
“Once colugu cocugu vatan savunmasina hazirlik diye bir hikayeyle beyin yikamak askerden korkutmak ve sindirmek eleginden gecirmek icin topayin, hizmetci nyetine kullanin, en tehlikeli yerlere doldurun, dag basarina guvenliklerini temin etmeden, baslarina GOREV BILINCININ farkinda olanlardan bile vermeden gonderin, sinirdan gecen 200 - 300 teroristi farketmekten aciz olun, 4 saat boyunca birbaslarina 300 terorisle savassinlar, hic bir yardim gondermeyin, sonra da cak cak cak konusun, ne guzel.
Bu cocuklarin asker olmamak gibi bir sanslari var mi? Dag basina gitmemeyi secmek gibi bir sanslari var mi da zorla uzerlerine birakilmis gorevi gorev bilinciyle savunmalarini istiyorsunuz?”
iste budur! daha ne? ama laftan anlarmi dingil? diyorki is tarifleri oyleymis olmeleri gerekirmis OLMEMELERI SUCMUS!!! yahu cocugami sordular zorla askere alip takoz techizatla kurtlarin onune kuzu gibi atarken? benim oglani oyle oldurtselerde sonrada bunun gibi bir tahta kalpli birini gonderip deselerki efendim is tarifi boyledir olmese suc islerdi falan diye, o is tarifinin tam ortasina tukurur o herifide oracikta bogar olusunu bile parcaparca ederim.
o ukela herife soyle cok istiyorsa kendi gitsin atsin kendini anarsitlerin onune olsun gebersin bizde kurtuluruz bu vesileyle. ne bu be kocakari gibi hercumleye laf yetismeler.., olum kusmalar.?? insaninda bir sabri var yahu!!
Fatih bey,
Hos geldiniz. Merak etmege baslamistim.
Buradaki bu iki cumle, aslinda cok daha buyuk resmin parcasi. Onu kanusmak lazim belki. Fakat, konusulabilir olduguna emin degilim.
Artik askerligi de liberalizmin kalelerinden ogrenecegiz ya, buyrun size bir tarif:
Askerligini cay yapmak, ya da yumurta tasimakla gecirenler bilemeyebilir belki; ama, ‘oncu birlik’ hayati onemdedir; zorla ya da emirle degil, gonullulerden olusturulur –hatta, gonulluler arasindan secilir.
Bu kadarini dahil bilmeyenlerin, zeka yasi ayakkabilarima dahi denk olmayanlarin, ‘zorla gonderildiler’ filan turunden somduygusal fakat bosbogazliktan oteye gecemeyen nefes tuketislerini ister istemez okuyorum ama ciddiye almak zul geliyor.
Müzmin Bey,
Daha fazla uzatmayı gereksiz görüyorum, meramlar anlaşılmış olsa gerek. Yalnız bir iki noktaya işaret edeyim, kaynamasın:
Maradona ile ilgili olarak:
Siz Maradona yahut bir spor adamının başka ülkede Spor bakanı olması olması ile Vatikan’ın başına bizim Diyanet İşleri Başkanının geçmesini kıyaslamayı mantıklı buluyorsanız ben dünden ahlaki bulurum. Hatta, buna bile gerek yok, hiç mahzuru olduğunu düşünmüyorum. Milli Takımı Piontek’e emanet ediyoruz da Spor Bakanlığını niye emanet etmeyelim? En azından Fatih Terim’in spor bakanı olmasından iyidir. Ahlaken de bir problem görmüyorum. Devletin camiye papaz atamasında mahzur bulmam ama epey gülerim.
Kişiye yetki devredip bununla “orantılı olarak” hesap vermesi için sorumluluk vermek ayrı, sorumluluğu tümüyle devretmek ayrıdır. Yani müdür bekçiye yetki verebilir ama üstlerine mazeret beyan ederken sorumluluğu bekçinin üstüne atamaz. Belki farklı terminolojilerle konuşuyoruz, bilemiyorum. Bu örnekte siz öncü kuvvetlerin üstlerine pek toz kondurmuyor, hesap vermelerine gerek yok, cumhurbaşkanına kadar çıkar der gibisiniz de ondan bu kıyaslamayı yaptım.
Kaldı ki Cumhurbaşkanı, başbakan vs. seçilmiş adamlardır, bunlar hesabı seçim zamanı vatandaşa verir, askerler ise maaşlı memur olarak hesabı başbakana verecektir. Patron, müdür, bekçi yani.
Şaşırmadım. Genelde zaten müdürler değil bekçiler işten atılır. Malum organizasyon hikayesi. Burada örneğin çıkış noktası “uyurken yakalanan” bekçi değil, uyuduğu için fabrikanın deposu yanan bekçidir.
Ben yine de size bir işletme hocasına akıl danışmayı tavsiye ederim. Mesela Atatürk Şirket Yönetseydi kitabını yazan arkadaşla temas edebilirsiniz.
Selamlar.
Ikisinin benzerliklerinin oldugunu soyluyorum. Kiyas dediginiz de orasidir yalniza. Yani, orta ya da uzun vadeli perspektifte ne aidiyeti ne de cikarlari paralel olan birisinin benim gelecegimde karar verici bir makamda olmasini ben kabul edilebilir bulmuyorum. Hem ahlaken hem de meselenin mantigi acisindan, kabul edilebilir bulmuyorum.
Futbol ile zerre kadar alakam yoktur. Dolayisi ile, Milli Takimin basina kim gelmis beni ilgilendirmiyor. Spor Bakanligi oyle degil. O bakanlik, gorevini dogru yapacak olursa, simdiki ve gelecek nesillerin saglikliligina onemli etkisi olabilecek bir bakanliktir [spor deyince sadece futbol filan gibi seyir sporlarini anlamiyorum ben]. Basina gececek birisi bizden birisi olmalidir –bizden, yani bizi dusunen, aidiyeti ve sadakati bize ait olan.
Bu bakimdan, konuya ahlaki ve mantiksal anlamda, iki ayri uctan yaklastigimizi anliyorum. Meram anlasilmistir diyebilirsiniz gene.
Dogrudur. Bir bekciyi yarim saatte yetistirsiniz; iyi bir genel mudurun yetistirilmesi ise uzun yillar alir. Sudan sebeplerle genel muduru isten atan patron, sonunda bekcilik yaparak bitirir omrunu.
Evet. Ama, hikaye degil.
Ne farkeder. Uyurken yakalamissaniz, fabrikanin deposu yanmamis ise sadece sukur mu edeceksiniz. Bir dahaki sefere, deponun yanmasina kadar bekleyecek misiniz bu uyuyayn bekciyi atmak icin?
Danismadigimi mi saniyorsunuz?
O cok ucuz. Ucuz alacak kadar zengin degilim ben.
Manyakadam,
Bu konuda bu şekilde düşünen sadece Müzmin bey değil, bir sürü insan, devletin tepesinden sokaktaki vatandaşa kadar böyle düşünüyor. Ne güzel, biri çıkmış aksi görüşü kendi gerekçeleriyle açıklamaya çalışıyor, buna kızmak yerine istifade etmeye çalışmak gerekir. Evet, işin içinde ölüm meselesi var ve ben kendisinin bu görüşlerinin doğru olmadığına inanıyorum ama kızmamı gerektirmez.
Size de itidal tavsiye ederim.
fethi beycim iyi diyorsun ama o dingilde betul hanimkizimizi oyle inceden tiiye almayi ukela ukela sen ne anlarsin imalarinda bulunmayi biliyor ama. utanmazadam ne olucak. sanki kendi ne halt biliyormus? kendi erkekse once ciksin ismini cismini versin, o da olmadi bugune kadar ne is basarmis onu soylesin. oyle perde arkasindan onabuna laf sallamak kolay tabi. kesin ise yaramazin biridir.
ayrica sen kizma diyorsun ama birisi cikipta “olmezlerse suc islerler” “olmeleri lazimdi” falan gibi oturdugu yerden sallarsa ben kizarim arkadas! hemde cok kizarim!!! eger boyle soytariliklara dahacok insan kizsaydi zaten bu adamlar ve bunun gibiler gozumuzun icine bakabaka essek yerine koyamazlardi bu halki. milletin evladi gidiyor yahu hayret bisey..
Müzmin Bey,
Genel müdür, özellikle de “iyi” olanı konusu bu sitenin ilgi alanına girmediği için daha fazla uzatmayacağım. Bunlar başka yerlerde veya işletme okulu vakalarında tartışılacak şeyler. İyi bir bekçi, iyi bir sekreter, iyi bir satış elemanı kadar hödük müdürler de mevcuttur. Dediğim gibi bunlar benim ilgi alanım dışında. Yalnız danışmanlara da fazla para kaptırmamaya bakın, bunları doyurmak zordur.
Fethi bey,
Blogullahimiz oldugunuzdan hareketle, bir fetva istirham edecegim:
Birisine dingil diyenin teker oldugunu farzetmek caiz midir?
Manyakadam,
Keşke insanlara topluca bağırılıp kızıldığında işler düzelseydi. Şunu da unutmayalım, Müzmin Anonim üslubunun karşılığını alacağını biliyor, aslında bir açıdan onu da tahmmüllü bulduğumu söyleyeyim. Zaman zaman iğneli konuşuyor ama karşılığında hakarete uğruyor. Bu da bir tarz. Bazen hepimiz bunu yapabiliyoruz.
Fethi bey,
Ben danismanlari sadece onlardan birseyler ogrenmek icin degil, bir de icerdeki ‘bordro mahkumlari’ni terbiye amaciyla kullanirim. [insancil bakmagi bilmeyenlerin bazilari buna iti ite kirdirmak da diyebilir] Bu bakimdan, merak etmeyin, verdigim paranin son kurusuna kadar karsiligini aldigimi eklemek isterim.
Müzmin bey,
Herhalde. Aks körüğü yahut rot kolu da olabilir.
Fethi bey,
Aaaa.. siz onlara ‘hakaret’ mi diyorsunuz?
Alakasi yok.
Muhatabimin seviyesini belli etmesine firsat tanimak; yani, kendi yerini tespit etmesine yardimci oluyorum.
Müzmin bey,
Artık zamanla “Sektörde 40 yılım” diye bir kitapta anılarınız yazarsınız, istifade ederiz. Gerçi “Atatürk’ten Öğrendiğim Liderlik Sırları” ismini koysanız danışmanlara ödediğinizi de çıkarırdınız ama orası size kalmış.
Hayırlı işler.
Bu arada şu danışmanlığı bedelsiz yaptığıma dikkat ediyorsunuzdur. Kitabın yüzde 20 komisyonunu talep edebilirdim.
Rot kolu?
Salincak kolu demek istediniz galiba.
“”"bir sürü insan, devletin tepesinden sokaktaki vatandaşa kadar böyle düşünüyor”"”
boyleleri cogunlukta oldugu icin zaten memleket buhale geldiya fethi beycim. hos birsey demiyorum insan boyle olmus hatta boyle dogmusta olabilir. ama baskasini begenmiyorsan, akil veriyorsan , ozaman bugune kadar ne is becerdin ne basardin once onu soyliyceksin. sahte isim arkasindan ukela ukela caka satmiycaksin. (erkekse aciklasin, ama acik soyluyorum azcik zor aciklar cunku herhalinden belli ise yaramazligi.)
Müzmin Bey,
Şu gibi birşey
Bir de tekerlekle bağlı haber vereyim
http://www.otohaberci.com/otodestek_show.asp?subject=23
Bu arada yalnız da değilsiniz:
http://www.idcanadolu.k12.tr/cms/index.php?option=com_content&task=section&id=16&Itemid=178
Baska birseyi merak ettim,
Betul hanim,
Hani kendi secimiyle asker olmus gorevinin tanimi da inceliklerini de iyi bilenlerden. Ne ilginctir ki bu dagbasindaki sinir karakolunda bunlardan bir tane bile yok!
Teslim olanlar arasinda uzman cavus var bir tane galiba. Sehit oniki kisinin icinde de iki veya uc tane uzman veya astsubay olmasi lazim, subay yok galiba.
Bu profesyonel yok sehitler icinde laflari ortada cok dolasiyordu bir ara, gecen Mayis’ta biraz bakinmistim. Hurriyet gazetesinde bir liste bulmustum. Surada:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6678430.asp
Rutbeyle verilen istatistik 01/01-29/05 arasi. Dokumu soyle:
er/onbasi/cavus 17
uzman onbasi/cavus 9
astsubay 2
astegmen 2
tegmen/ustegmen 3
Yanlis saymadiysam 33 kisiden, 14′u uzman, astsubay veya Harb Okulu mezunu subay (profesyonel yani), kalani askerlik yapan insanlar. Benim o zaman bulabildigim buydu, yanlissa duzeltin lutfen. Zamaninda yazmadim cunku okudugum baglamda buna bulassam bu laflari edenlerle iyice sertlesmem gerekecekti. (Malum, bin turlu propagandayi ve yalani can-i gonulden benimsemis ve ayayma gonullusu olmus insan var memlekette, bir zaman veya simdi ‘resmi’ sayilacaklar dahil. Dediklerinde ciddi maddi yanlislik oldugunu duyunca da kolayca edepsizlige vurabiliyorlar isi.) Onun icin o zaman ugrasmamistim, saklamisim bir kenara simdi daha mutedil bir ortamda satayim dedim.
Benim merak ettigim bu hic profesyonel yok lafini siz uydurup diyecek bir insan olmadiginiza gore bunu hangi basin organlarinin yaydigi. Ordunun isleyisinden memnun olmamak, hatta ordunun yapisinin profesyonel olmamasi hususunda sikayet/arzu sahibi olmakta bir kusur yok. Saf veya degil, baris taraftari olmak, hatta pasifist olmak da tartisilabilecek seyler. Onlar oyle de, birileri bilgi olarak devamli gercekle alakasiz, tersinin teyidi mumkun olan yanlis seyler pompaliyorsa millete, ne dusunmeli bilmem. Bunlari Turk basinindan mi ogreniyorsunuz, yoksa Kanada’da boyle bilgiler veren olusumlar mi var? Ha belki (Hurryet benim kolay buldugum kaynak da) benim baktigim yanlistir, oyleyse onu da duzeltmekte fayda var.
Bülent Bey,
Profesyonel meselesinin kaynağını bilemiyorum, daha ziyade şehir efsanesi olabilir. Verdiğiniz rakamlar zaten fiili oranlara da uygun. Asker, uzman sayısı çok olduğu için bunlardan ölen de sayıca çok.
er/onbasi/cavus 17
uzman onbasi/cavus 9
astsubay 2
astegmen 2
tegmen/ustegmen 3
toplam: 33
uzmanlar uzman okulunu bitirirler . ara ara imtihanla alınanları da var sanırım . ama ne onları , ne de astsubayları subayların hiçbiri ciddiye almaz . onlar da hınçlarını askerlik yapanlardan çıkarırlar . erlerin mesela en sevmediği tipler bunlardır . uzmanlar ve astsubayların orduda adam yerine konmamasıyla ilgili olarak umur talu ‘ nun yazılarına bakmak lazım . çok ciddi bir hınçlaşma var ordu içerisinde bu konuda .
asteğmenler de 4 ay eğitimle askerlik yapan tipler sonuçta. onları da tecrübeli saymak zor .
geriye kalıyor 3 kişi . ama o üç kişi içnde teğmenler de var. halbuki teğmen görevi bitmek üzere olan asteğmendir. okul bitirenler direkmann üstteğmen oluyorlar .
bu durumda 0 ila 3 arasında muvazzaf subay şehit olmuş . eğerki rakkam sıfır ise facia. ama 3 bile olsa durum kritik demektir .
hadi onuda geçtim: kaç tane general milletvekili bakan çocuğu şehit oldu bugüne kadar ? Bunlar önemli konulardır .
saygılar ..
eskitertip mavibereli kertenkele
Kertenkele,
Sen de haklısın ne diyeyim. Bülent bey bir araştırsın bakalım muzavvafların ve