<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Comments on: Ceza</title>
	<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/</link>
	<description>Memleket Manzaraları</description>
	<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 18:26:31 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
		<item>
		<title>By: Bulent Murtezaoglu</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8884</link>
		<dc:creator>Bulent Murtezaoglu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2007 18:31:12 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8884</guid>
		<description>OECD'nin 2006 icin yaptigi egitim duzeyi arastirmasinin sonuclari 4 Aralik'ta aciklaniyor.  Haber sizdirilmasi oldugu icin on aciklama yapmislar.  Turkiye'nin yeri filana bakmak isteyenler asagidaki linkten linkli dokumanlara bakabilirler:

http://www.oecd.org/document/60/0,3343,en_2649_201185_39700732_1_1_1_1,00.html</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>OECD&#8217;nin 2006 icin yaptigi egitim duzeyi arastirmasinin sonuclari 4 Aralik&#8217;ta aciklaniyor.  Haber sizdirilmasi oldugu icin on aciklama yapmislar.  Turkiye&#8217;nin yeri filana bakmak isteyenler asagidaki linkten linkli dokumanlara bakabilirler:</p>
<p><a href="http://www.oecd.org/document/60/0,3343,en_2649_201185_39700732_1_1_1_1,00.html" rel="nofollow">http://www.oecd.org/document/60/0,3343,en_2649_201185_39700732_1_1_1_1,00.html</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: delidumrul</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8879</link>
		<dc:creator>delidumrul</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2007 16:10:01 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8879</guid>
		<description>knz hanım ne iş yaparsınız bilmem ama bizim çokbilmiş bir komşumuz var milli eğitimden emekli biraz yaşlıca bi öğretmendir kendisi ama herşeyi o bilir siz bana hep onu hatırlatıyorsunuz böyle cakcakcakcak konuşunca.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>knz hanım ne iş yaparsınız bilmem ama bizim çokbilmiş bir komşumuz var milli eğitimden emekli biraz yaşlıca bi öğretmendir kendisi ama herşeyi o bilir siz bana hep onu hatırlatıyorsunuz böyle cakcakcakcak konuşunca.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: knz</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8877</link>
		<dc:creator>knz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Nov 2007 15:45:58 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8877</guid>
		<description>hep böyle olmuştur fethi bey. Boşlukları vıdıvıdı doldurur. 
Sınırlarınızdaki tel örgü budur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>hep böyle olmuştur fethi bey. Boşlukları vıdıvıdı doldurur.<br />
Sınırlarınızdaki tel örgü budur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: akim</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8842</link>
		<dc:creator>akim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 17:04:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8842</guid>
		<description>vıdı vıdı vıdı vıdı yani,hep aynı laf hep aynı muhabbet ,hiç bir gelişme yok ,duvara konuşuluyo sanki,fikren bir esneklik arasan o da yok,nato mermer nato kafa yaniii,bence cevap vermek için tüketilen zamana bile yazık,herhangibir cevher göremiyorum çünkü,saygılar...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>vıdı vıdı vıdı vıdı yani,hep aynı laf hep aynı muhabbet ,hiç bir gelişme yok ,duvara konuşuluyo sanki,fikren bir esneklik arasan o da yok,nato mermer nato kafa yaniii,bence cevap vermek için tüketilen zamana bile yazık,herhangibir cevher göremiyorum çünkü,saygılar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: knz</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8834</link>
		<dc:creator>knz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 13:06:06 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8834</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgili konuların ele alınması mümkün değil. Problemler yasağın var olmasından kaynaklanıyor. Dikkat ederseniz ben başörtüsü konusunda olmalı, olmamalı diye birşey söylemiyorum&lt;/blockquote&gt;. 

Başörtüsü konusunda  artık şu olmalı veya bu olmamalı gibi birşey söylemiz gerekiyor. Çünkü bulanık havadan yaralanacak olan kişiler ne sizsiniz, ne de benim. 
Bu konuyu apaçık hale getirmek lazım. (  apaçık derken   ne anladığımı yukarda yazdım )

başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgli konuların ele alınması mümkün değil demişsiniz ya, size katılmıyorum ( aslında biraz da dehşet şaşkınlığı)

Bu ülkede bunu özel güvenlik görevlisinin çocuğun yüzünü coplamasından, danışatay üyesinin öldürülmesinden  daha klit bir duruma soktunuz. 

Hayır, bence insanlar makul (sakin)olunca bir sorun hakkında muhatap bulmaya başlarlar. Biraz sabredin devam edeceğim.
 
&lt;blockquote&gt;Bugün bu yasak var, insanlar devlet kurumlarında ve birçok özel kurumda çalışamıyorlar. 
Bu yasak kalkarsa hemşire, öğretmen vs. konusunda yeniden konuşulabilir. O zaman en azından insanlar ortada baskıcı bir yasak olmadığı için daha sakin konuşabilirler.Bahsettiğiniz duygu tuzaklarının sebebi resmi yasaktır.&lt;/blockquote&gt;

yine ortamı saydamlaştırmaya çalışalım. Fethi bey Harbiye ordu evinde düğüne gitmiş çarşaflı (renk siyah değil ama bağlantı çene üstünden ) bir bayan fotoğrafı (düğün resmi)göstersem bana inanırsınız değil mi ?  Kapıdaki görevli bir komut alır ve onu uygular. Komut yoksa benim fotoğraftaki şahıslar misafir edilirler. yani demek istediğim şu;

Fethi bey , bu ülkede yasak yoktu. Üniversitede de yoktu. devlet dairesinde de yoktu.
Daha doğrusu yasağın ne olduğunu bilen olmadığı gibi  uygulayan da yoktu.

AYŞE AZMİ davası size fantastik bir öykü geleblir ama  istanbul'da bir stajyer peçe ile derse girdi. Kimse birşey söylemedi. Öyle bişey ki , peçeli ders anlatamazsın diye ağzını açan kişi anında din düşmanı ilan edecek ortam hazırdı.İstismarın ve sınırsızlığın sonu yoktu.  

Siyasi o zaman sahip çıkacaktı ve sınırlarını kendi koyacaktı. ASIL ONLAR SAHİPLENMEDİLER.
Sınırlar o günde lazımdı, bugün daha fazla lazım.

Başörtüsü namusumuzdur diye pankart açınca, kamu da  namus ayrımcılığı yapılmıyor muydu ?
Hangi siyasi başörtülere selam durunacak sözüne karşı çıktı ?
BAKIN O ZAMANLAR HER ÖNÜNE GELEN TV YE ÇIKIYOR ve İSLAM KONUŞUYORDU.

Bir dergi yönetmeni çok iyi hatırlıyorum şöyle diyordu;bir erkek diyor, bir kadının kulağından boynundan tahrik olur. yine şimdiki meşhur vakit yazarı diyor ki, islam sözleşmedir. sen islam derken sözleşme yapmışsın şurası uygularım burası uygulamıyorum diyemezsin diyor.

var mıydı müslümanlığın bir iç sesi ?
fakültesi ? diyaneti ? siyasetçisi ?

islamiyete karşı bir önyargının oluşturulmasını aval aval seyrettiler.

yasak oluncada bir omuz vurup, iki avukatla staja girdiler.
yine akit yazarı (dilipaktan bahsediyorum) yanında başörtülü avukatla duruşlmaya girdi.
orda kamu görevi yapacak( yapmak zorunda kalan insan) akit gazetesi hedefi.

hak böyle mi aranır ?

o zaman sussunlar, şimdi konuşsunlar. olmuyor ki ? siyasilere kinaye yapıyorum.
aynı şey sizin içinde geçerli fethi bey.

Sınırları siz konuşmazsanız, ben konuşmazsam başkası postallıyor bizi.

biz vatandaş olduk mu ? yok.

bir özgürlük alanı sadece türkiyede değil, tüm avrupada tepe tepe harcandı.
bakın olan ne ?

almanlar müslüman çocuklarına biz karışmayalım, programı siz yapın. Camiler sizİn olsun dedi.
Senesine kalmadan camilerin  paylaşımında cinayetler işlenmeye başlandı.

Hollanda yetkilileri, madem müslüman çocukarın başörtüsü takması zorunluymuş ( adamlar müslüman dini bilmiyor), kendi okullarını kursunlar bari dedi, kurallarına esnek olalım dediler ama bu sefer de veli okul otobüsünde kız erkek çocuğumuzu bindirmeyiz dediler.
Adam trakyalı rakı içiyor falan, ama kızm otobüse binmesin diye okul basar hale geliyor.
insanların gözlerinden bu denli haklılık fışkırmaya başka hiç birşey görmemeye başladı.

ben kayıtsız olaylardan bahsetmiyorum.

madem siyasi olablir AIHM diyorsunuz  ama o insanlar gündelik olayların problemlerini çözüyor.
AIHM ABDULLAH ÖCALANIN hapisanede baskı altında olmadığına karar verdi.
siyasal diyorsunuz da, AHİM de soykırım dava konusu olamadı.

Belki AIHM %90 kararında hata olablir, bunun arasında başörtüsü ile ilgili olan da olablir.
pkk ile ilgili savunma yetersizliğimiz de olablir, siyasal bir karar ise üstesinden gelememişliğim de olablir., iki tane karar örneği incelesem bir sonuç çıkarabilirdim ama incelemedim.

Bildiğim başörtüsnün inaç zorunluluğu olarak savunulmasındaki çıkmazı göremediler. Çünkü başklarının innacı ve duyguları ile ilgili konuları ilgilenmiyorlar.  DAHA ÖNCE SİZİN SİTEDE YAZDIM. kişi hak ve özgürlüğü açısından 1 kişilik din ile 1 milyar kişilik din arasında fark yoktur.

Hizmet beklentisi açısından fark vardır.( bu farkı da görüyorum)

bir sorun çıkmadıkça hukuk bir konu ile ilgilenmez. Bir sorun çıkınca en makul çözümü aramak zorunda. o çöüzümü AIHM bulamadıysa sizler bulun. Ben diyorum ki, bulmazsınız.
çünkü bu din ve vicdan özgürlüğü alanına giriyor. o kadar nötr olman lazım yani.
Bu işi kurcaladıkça olmayan başka sorunları da hukuk alanına sokacaklar.

Kurandan bir örnek vereceğim. İneğin rengi,cinsi, yaşı bilmem nesi ile detaylandıkça ineğin kendisini kaybetmek tehlikesi oluyor. 

Sözün kısası;
Ben sizin sınırlarınızı görmüyorum. şu anda görmüyorum. Hatta bu başlıkta görmüyorum. 
Belki eski yazarlarınız sizi tanıyordur ama benim sınırların tarifine ne net bir görüşe ihtiyacım var.

Başörtülü çocuk istismarı hariç ( bu konuda çok sert yazarım)
bütün resepsiyonlarda, törenlerde  insanların  insanların rencide edilmesine şiddetle karşı çıktım. hep otoritenin dini temsiline odaklandım. bir de temel eğitim savundum. ayırt edici farklı durumları netlşetirmek için çabam oldu. çok zaman harcamamaya bakıyorum, karşılığına güveneceğim bir çaba değil. insanlar hep aynı söylemle hipnotize olurlarsa yapacak bişey yok.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgili konuların ele alınması mümkün değil. Problemler yasağın var olmasından kaynaklanıyor. Dikkat ederseniz ben başörtüsü konusunda olmalı, olmamalı diye birşey söylemiyorum</p></blockquote>
<p>. </p>
<p>Başörtüsü konusunda  artık şu olmalı veya bu olmamalı gibi birşey söylemiz gerekiyor. Çünkü bulanık havadan yaralanacak olan kişiler ne sizsiniz, ne de benim.<br />
Bu konuyu apaçık hale getirmek lazım. (  apaçık derken   ne anladığımı yukarda yazdım )</p>
<p>başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgli konuların ele alınması mümkün değil demişsiniz ya, size katılmıyorum ( aslında biraz da dehşet şaşkınlığı)</p>
<p>Bu ülkede bunu özel güvenlik görevlisinin çocuğun yüzünü coplamasından, danışatay üyesinin öldürülmesinden  daha klit bir duruma soktunuz. </p>
<p>Hayır, bence insanlar makul (sakin)olunca bir sorun hakkında muhatap bulmaya başlarlar. Biraz sabredin devam edeceğim.</p>
<blockquote><p>Bugün bu yasak var, insanlar devlet kurumlarında ve birçok özel kurumda çalışamıyorlar.<br />
Bu yasak kalkarsa hemşire, öğretmen vs. konusunda yeniden konuşulabilir. O zaman en azından insanlar ortada baskıcı bir yasak olmadığı için daha sakin konuşabilirler.Bahsettiğiniz duygu tuzaklarının sebebi resmi yasaktır.</p></blockquote>
<p>yine ortamı saydamlaştırmaya çalışalım. Fethi bey Harbiye ordu evinde düğüne gitmiş çarşaflı (renk siyah değil ama bağlantı çene üstünden ) bir bayan fotoğrafı (düğün resmi)göstersem bana inanırsınız değil mi ?  Kapıdaki görevli bir komut alır ve onu uygular. Komut yoksa benim fotoğraftaki şahıslar misafir edilirler. yani demek istediğim şu;</p>
<p>Fethi bey , bu ülkede yasak yoktu. Üniversitede de yoktu. devlet dairesinde de yoktu.<br />
Daha doğrusu yasağın ne olduğunu bilen olmadığı gibi  uygulayan da yoktu.</p>
<p>AYŞE AZMİ davası size fantastik bir öykü geleblir ama  istanbul&#8217;da bir stajyer peçe ile derse girdi. Kimse birşey söylemedi. Öyle bişey ki , peçeli ders anlatamazsın diye ağzını açan kişi anında din düşmanı ilan edecek ortam hazırdı.İstismarın ve sınırsızlığın sonu yoktu.  </p>
<p>Siyasi o zaman sahip çıkacaktı ve sınırlarını kendi koyacaktı. ASIL ONLAR SAHİPLENMEDİLER.<br />
Sınırlar o günde lazımdı, bugün daha fazla lazım.</p>
<p>Başörtüsü namusumuzdur diye pankart açınca, kamu da  namus ayrımcılığı yapılmıyor muydu ?<br />
Hangi siyasi başörtülere selam durunacak sözüne karşı çıktı ?<br />
BAKIN O ZAMANLAR HER ÖNÜNE GELEN TV YE ÇIKIYOR ve İSLAM KONUŞUYORDU.</p>
<p>Bir dergi yönetmeni çok iyi hatırlıyorum şöyle diyordu;bir erkek diyor, bir kadının kulağından boynundan tahrik olur. yine şimdiki meşhur vakit yazarı diyor ki, islam sözleşmedir. sen islam derken sözleşme yapmışsın şurası uygularım burası uygulamıyorum diyemezsin diyor.</p>
<p>var mıydı müslümanlığın bir iç sesi ?<br />
fakültesi ? diyaneti ? siyasetçisi ?</p>
<p>islamiyete karşı bir önyargının oluşturulmasını aval aval seyrettiler.</p>
<p>yasak oluncada bir omuz vurup, iki avukatla staja girdiler.<br />
yine akit yazarı (dilipaktan bahsediyorum) yanında başörtülü avukatla duruşlmaya girdi.<br />
orda kamu görevi yapacak( yapmak zorunda kalan insan) akit gazetesi hedefi.</p>
<p>hak böyle mi aranır ?</p>
<p>o zaman sussunlar, şimdi konuşsunlar. olmuyor ki ? siyasilere kinaye yapıyorum.<br />
aynı şey sizin içinde geçerli fethi bey.</p>
<p>Sınırları siz konuşmazsanız, ben konuşmazsam başkası postallıyor bizi.</p>
<p>biz vatandaş olduk mu ? yok.</p>
<p>bir özgürlük alanı sadece türkiyede değil, tüm avrupada tepe tepe harcandı.<br />
bakın olan ne ?</p>
<p>almanlar müslüman çocuklarına biz karışmayalım, programı siz yapın. Camiler sizİn olsun dedi.<br />
Senesine kalmadan camilerin  paylaşımında cinayetler işlenmeye başlandı.</p>
<p>Hollanda yetkilileri, madem müslüman çocukarın başörtüsü takması zorunluymuş ( adamlar müslüman dini bilmiyor), kendi okullarını kursunlar bari dedi, kurallarına esnek olalım dediler ama bu sefer de veli okul otobüsünde kız erkek çocuğumuzu bindirmeyiz dediler.<br />
Adam trakyalı rakı içiyor falan, ama kızm otobüse binmesin diye okul basar hale geliyor.<br />
insanların gözlerinden bu denli haklılık fışkırmaya başka hiç birşey görmemeye başladı.</p>
<p>ben kayıtsız olaylardan bahsetmiyorum.</p>
<p>madem siyasi olablir AIHM diyorsunuz  ama o insanlar gündelik olayların problemlerini çözüyor.<br />
AIHM ABDULLAH ÖCALANIN hapisanede baskı altında olmadığına karar verdi.<br />
siyasal diyorsunuz da, AHİM de soykırım dava konusu olamadı.</p>
<p>Belki AIHM %90 kararında hata olablir, bunun arasında başörtüsü ile ilgili olan da olablir.<br />
pkk ile ilgili savunma yetersizliğimiz de olablir, siyasal bir karar ise üstesinden gelememişliğim de olablir., iki tane karar örneği incelesem bir sonuç çıkarabilirdim ama incelemedim.</p>
<p>Bildiğim başörtüsnün inaç zorunluluğu olarak savunulmasındaki çıkmazı göremediler. Çünkü başklarının innacı ve duyguları ile ilgili konuları ilgilenmiyorlar.  DAHA ÖNCE SİZİN SİTEDE YAZDIM. kişi hak ve özgürlüğü açısından 1 kişilik din ile 1 milyar kişilik din arasında fark yoktur.</p>
<p>Hizmet beklentisi açısından fark vardır.( bu farkı da görüyorum)</p>
<p>bir sorun çıkmadıkça hukuk bir konu ile ilgilenmez. Bir sorun çıkınca en makul çözümü aramak zorunda. o çöüzümü AIHM bulamadıysa sizler bulun. Ben diyorum ki, bulmazsınız.<br />
çünkü bu din ve vicdan özgürlüğü alanına giriyor. o kadar nötr olman lazım yani.<br />
Bu işi kurcaladıkça olmayan başka sorunları da hukuk alanına sokacaklar.</p>
<p>Kurandan bir örnek vereceğim. İneğin rengi,cinsi, yaşı bilmem nesi ile detaylandıkça ineğin kendisini kaybetmek tehlikesi oluyor. </p>
<p>Sözün kısası;<br />
Ben sizin sınırlarınızı görmüyorum. şu anda görmüyorum. Hatta bu başlıkta görmüyorum.<br />
Belki eski yazarlarınız sizi tanıyordur ama benim sınırların tarifine ne net bir görüşe ihtiyacım var.</p>
<p>Başörtülü çocuk istismarı hariç ( bu konuda çok sert yazarım)<br />
bütün resepsiyonlarda, törenlerde  insanların  insanların rencide edilmesine şiddetle karşı çıktım. hep otoritenin dini temsiline odaklandım. bir de temel eğitim savundum. ayırt edici farklı durumları netlşetirmek için çabam oldu. çok zaman harcamamaya bakıyorum, karşılığına güveneceğim bir çaba değil. insanlar hep aynı söylemle hipnotize olurlarsa yapacak bişey yok.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: knz</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8833</link>
		<dc:creator>knz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 13:05:48 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8833</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgili konuların ele alınması mümkün değil. Problemler yasağın var olmasından kaynaklanıyor. Dikkat ederseniz ben başörtüsü konusunda olmalı, olmamalı diye birşey söylemiyorum&lt;/blockquote&gt;. 

Başörtüsü konusunda  artık şu olmalı veya bu olmamalı gibi birşey söylemiz gerekiyor. Çünkü bulanık havadan yaralanacak olan kişiler ne sizsiniz, ne de benim. 
Bu konuyu apaçık hale getirmek lazım. (  apaçık derken   ne anladığımı yukarda yazdım )

başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgli konuların ele alınması mümkün değil demişsiniz ya, size katılmıyorum ( aslında biraz da dehşet şaşkınlığı)

Bu ülkede bunu özel güvenlik görevlisinin çocuğun yüzünü coplamasından, danışatay üyesinin öldürülmesinden  daha klit bir duruma soktunuz. 

Hayır, bence insanlar makul (sakin)olunca bir sorun hakkında muhatap bulmaya başlarlar. Biraz sabredin devam edeceğim.
 
&lt;blockquote&gt;Bugün bu yasak var, insanlar devlet kurumlarında ve birçok özel kurumda çalışamıyorlar. 
Bu yasak kalkarsa hemşire, öğretmen vs. konusunda yeniden konuşulabilir. O zaman en azından insanlar ortada baskıcı bir yasak olmadığı için daha sakin konuşabilirler.Bahsettiğiniz duygu tuzaklarının sebebi resmi yasaktır.&lt;/blockquote&gt;

yine ortamı saydamlaştırmaya çalışalım. Fethi bey Harbiye ordu evinde düğüne gitmiş çarşaflı (renk siyah değil ama bağlantı çene üstünden ) bir bayan fotoğrafı (düğün resmi)göstersem bana inanırsınız değil mi ?  Kapıdaki görevli bir komut alır ve onu uygular. Komut yoksa benim fotoğraftaki şahıslar misafir edilirler. yani demek istediğim şu;

Fethi bey , bu ülkede yasak yoktu. Üniversitede de yoktu. devlet dairesinde de yoktu.
Daha doğrusu yasağın ne olduğunu bilen olmadığı gibi  uygulayan da yoktu.

AYŞE AZMİ davası size fantastik bir öykü geleblir ama  istanbul'da bir stajyer peçe ile derse girdi. Kimse birşey söylemedi. Öyle bişey ki , peçeli ders anlatamazsın diye ağzını açan kişi anında din düşmanı ilan edecek ortam hazırdı.İstismarın ve sınırsızlığın sonu yoktu.  

Siyasi o zaman sahip çıkacaktı ve sınırlarını kendi koyacaktı. ASIL ONLAR SAHİPLENMEDİLER.
Sınırlar o günde lazımdı, bugün daha fazla lazım.

Başörtüsü namusumuzdur diye pankart açınca, kamu da  namus ayrımcılığı yapılmıyor muydu ?
Hangi siyasi başörtülere selam durunacak sözüne karşı çıktı ?
BAKIN O ZAMANLAR HER ÖNÜNE GELEN TV YE ÇIKIYOR ve İSLAM KONUŞUYORDU.

Bir dergi yönetmeni çok iyi hatırlıyorum şöyle diyordu;bir erkek diyor, bir kadının kulağından boynundan tahrik olur. yine şimdiki meşhur vakit yazarı diyor ki, islam sözleşmedir. sen islam derken sözleşme yapmışsın şurası uygularım burası uygulamıyorum diyemezsin diyor.

var mıydı müslümanlığın bir iç sesi ?
fakültesi ? diyaneti ? siyasetçisi ?

islamiyete karşı bir önyargının oluşturulmasını aval aval seyrettiler.

yasak oluncada bir omuz vurup, iki avukatla staja girdiler.
yine akit yazarı (dilipaktan bahsediyorum) yanında başörtülü avukatla duruşlmaya girdi.
orda kamu görevi yapacak( yapmak zorunda kalan insan) akit gazetesi hedefi.

hak böyle mi aranır ?

o zaman sussunlar, şimdi konuşsunlar. olmuyor ki ? siyasilere kinaye yapıyorum.
aynı şey sizin içinde geçerli fethi bey.

Sınırları siz konuşmazsanız, ben konuşmazsam başkası postallıyor bizi.

biz vatandaş olduk mu ? yok.

bir özgürlük alanı sadece türkiyede değil, tüm avrupada tepe tepe harcandı.
bakın olan ne ?

almanlar müslüman çocuklarına biz karışmayalım, programı siz yapın. Camiler sizİn olsun dedi.
Senesine kalmadan camilerin  paylaşımında cinayetler işlenmeye başlandı.

Hollanda yetkilileri, madem müslüman çocukarın başörtüsü takması zorunluymuş ( adamlar müslüman dini bilmiyor), kendi okullarını kursunlar bari dedi, kurallarına esnek olalım dediler ama bu sefer de veli okul otobüsünde kız erkek çocuğumuzu bindirmeyiz dediler.
Adam trakyalı rakı içiyor falan, ama kızm otobüse binmesin diye okul basar hale geliyor.
insanların gözlerinden bu denli haklılık fışkırmaya başka hiç birşey görmemeye başladı.

ben kayıtsız olaylardan bahsetmiyorum.

madem siyasi olablir AIHM diyorsunuz  ama o insanlar gündelik olayların problemlerini çözüyor.
AIHM ABDULLAH ÖCALANIN hapisanede baskı altında olmadığına karar verdi.
siyasal diyorsunuz da, AHİM de soykırım dava konusu olamadı.

Belki AIHM %90 kararında hata olablir, bunun arasında başörtüsü ile ilgili olan da olablir.
pkk ile ilgili savunma yetersizliğimiz de olablir, siyasal bir karar ise üstesinden gelememişliğim de olablir., iki tane karar örneği incelesem bir sonuç çıkarabilirdim ama incelemedim.

Bildiğim başörtüsnün inaç zorunluluğu olarak savunulmasındaki çıkmazı göremediler. Çünkü başklarının innacı ve duyguları ile ilgili konuları ilgilenmiyorlar.  DAHA ÖNCE SİZİN SİTEDE YAZDIM. kişi hak ve özgürlüğü açısından 1 kişilik din ile 1 milyar kişilik din arasında fark yoktur.

Hizmet beklentisi açısından fark vardır.( bu farkı da görüyorum)

bir sorun çıkmadıkça hukuk bir konu ile ilgilenmez. Bir sorun çıkınca en makul çözümü aramak zorunda. o çöüzümü AIHM bulamadıysa sizler bulun. Ben diyorum ki, bulmazsınız.
çünkü bu din ve vicdan özgürlüğü alanına giriyor. o kadar nötr olman lazım yani.
Bu işi kurcaladıkça olmayan başka sorunları da hukuk alanına sokacaklar.

Kurandan bir örnek vereceğim. İneğin rengi,cinsi, yaşı bilmem nesi ile detaylandıkça ineğin kendisini kaybetmek tehlikesi oluyor. 

Sözün kısası;
Ben sizin sınırlarınızı görmüyorum. şu anda görmüyorum. Hatta bu başlıkta görmüyorum. 
Belki eski yazarlarınız sizi tanıyordur ama benim sınırların tarifine ne net bir görüşe ihtiyacım var.

Başörtülü çocuk istismarı hariç ( bu konuda çok sert yazarım)
bütün resepsiyonlarda, törenlerde  insanların  insanların rencide edilmesine şiddetle karşı çıktım. hep otoritenin dini temsiline odaklandım. bir de temel eğitim savundum. ayırt edici farklı durumları netlşetirmek için çabam oldu. çok zaman harcamaya bakıyorum, karşılığına güveneceğim bir çaba değil. insanlar hep aynı söylemle hipnotize olurlarsa yapacak bişey yok.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgili konuların ele alınması mümkün değil. Problemler yasağın var olmasından kaynaklanıyor. Dikkat ederseniz ben başörtüsü konusunda olmalı, olmamalı diye birşey söylemiyorum</p></blockquote>
<p>. </p>
<p>Başörtüsü konusunda  artık şu olmalı veya bu olmamalı gibi birşey söylemiz gerekiyor. Çünkü bulanık havadan yaralanacak olan kişiler ne sizsiniz, ne de benim.<br />
Bu konuyu apaçık hale getirmek lazım. (  apaçık derken   ne anladığımı yukarda yazdım )</p>
<p>başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgli konuların ele alınması mümkün değil demişsiniz ya, size katılmıyorum ( aslında biraz da dehşet şaşkınlığı)</p>
<p>Bu ülkede bunu özel güvenlik görevlisinin çocuğun yüzünü coplamasından, danışatay üyesinin öldürülmesinden  daha klit bir duruma soktunuz. </p>
<p>Hayır, bence insanlar makul (sakin)olunca bir sorun hakkında muhatap bulmaya başlarlar. Biraz sabredin devam edeceğim.</p>
<blockquote><p>Bugün bu yasak var, insanlar devlet kurumlarında ve birçok özel kurumda çalışamıyorlar.<br />
Bu yasak kalkarsa hemşire, öğretmen vs. konusunda yeniden konuşulabilir. O zaman en azından insanlar ortada baskıcı bir yasak olmadığı için daha sakin konuşabilirler.Bahsettiğiniz duygu tuzaklarının sebebi resmi yasaktır.</p></blockquote>
<p>yine ortamı saydamlaştırmaya çalışalım. Fethi bey Harbiye ordu evinde düğüne gitmiş çarşaflı (renk siyah değil ama bağlantı çene üstünden ) bir bayan fotoğrafı (düğün resmi)göstersem bana inanırsınız değil mi ?  Kapıdaki görevli bir komut alır ve onu uygular. Komut yoksa benim fotoğraftaki şahıslar misafir edilirler. yani demek istediğim şu;</p>
<p>Fethi bey , bu ülkede yasak yoktu. Üniversitede de yoktu. devlet dairesinde de yoktu.<br />
Daha doğrusu yasağın ne olduğunu bilen olmadığı gibi  uygulayan da yoktu.</p>
<p>AYŞE AZMİ davası size fantastik bir öykü geleblir ama  istanbul&#8217;da bir stajyer peçe ile derse girdi. Kimse birşey söylemedi. Öyle bişey ki , peçeli ders anlatamazsın diye ağzını açan kişi anında din düşmanı ilan edecek ortam hazırdı.İstismarın ve sınırsızlığın sonu yoktu.  </p>
<p>Siyasi o zaman sahip çıkacaktı ve sınırlarını kendi koyacaktı. ASIL ONLAR SAHİPLENMEDİLER.<br />
Sınırlar o günde lazımdı, bugün daha fazla lazım.</p>
<p>Başörtüsü namusumuzdur diye pankart açınca, kamu da  namus ayrımcılığı yapılmıyor muydu ?<br />
Hangi siyasi başörtülere selam durunacak sözüne karşı çıktı ?<br />
BAKIN O ZAMANLAR HER ÖNÜNE GELEN TV YE ÇIKIYOR ve İSLAM KONUŞUYORDU.</p>
<p>Bir dergi yönetmeni çok iyi hatırlıyorum şöyle diyordu;bir erkek diyor, bir kadının kulağından boynundan tahrik olur. yine şimdiki meşhur vakit yazarı diyor ki, islam sözleşmedir. sen islam derken sözleşme yapmışsın şurası uygularım burası uygulamıyorum diyemezsin diyor.</p>
<p>var mıydı müslümanlığın bir iç sesi ?<br />
fakültesi ? diyaneti ? siyasetçisi ?</p>
<p>islamiyete karşı bir önyargının oluşturulmasını aval aval seyrettiler.</p>
<p>yasak oluncada bir omuz vurup, iki avukatla staja girdiler.<br />
yine akit yazarı (dilipaktan bahsediyorum) yanında başörtülü avukatla duruşlmaya girdi.<br />
orda kamu görevi yapacak( yapmak zorunda kalan insan) akit gazetesi hedefi.</p>
<p>hak böyle mi aranır ?</p>
<p>o zaman sussunlar, şimdi konuşsunlar. olmuyor ki ? siyasilere kinaye yapıyorum.<br />
aynı şey sizin içinde geçerli fethi bey.</p>
<p>Sınırları siz konuşmazsanız, ben konuşmazsam başkası postallıyor bizi.</p>
<p>biz vatandaş olduk mu ? yok.</p>
<p>bir özgürlük alanı sadece türkiyede değil, tüm avrupada tepe tepe harcandı.<br />
bakın olan ne ?</p>
<p>almanlar müslüman çocuklarına biz karışmayalım, programı siz yapın. Camiler sizİn olsun dedi.<br />
Senesine kalmadan camilerin  paylaşımında cinayetler işlenmeye başlandı.</p>
<p>Hollanda yetkilileri, madem müslüman çocukarın başörtüsü takması zorunluymuş ( adamlar müslüman dini bilmiyor), kendi okullarını kursunlar bari dedi, kurallarına esnek olalım dediler ama bu sefer de veli okul otobüsünde kız erkek çocuğumuzu bindirmeyiz dediler.<br />
Adam trakyalı rakı içiyor falan, ama kızm otobüse binmesin diye okul basar hale geliyor.<br />
insanların gözlerinden bu denli haklılık fışkırmaya başka hiç birşey görmemeye başladı.</p>
<p>ben kayıtsız olaylardan bahsetmiyorum.</p>
<p>madem siyasi olablir AIHM diyorsunuz  ama o insanlar gündelik olayların problemlerini çözüyor.<br />
AIHM ABDULLAH ÖCALANIN hapisanede baskı altında olmadığına karar verdi.<br />
siyasal diyorsunuz da, AHİM de soykırım dava konusu olamadı.</p>
<p>Belki AIHM %90 kararında hata olablir, bunun arasında başörtüsü ile ilgili olan da olablir.<br />
pkk ile ilgili savunma yetersizliğimiz de olablir, siyasal bir karar ise üstesinden gelememişliğim de olablir., iki tane karar örneği incelesem bir sonuç çıkarabilirdim ama incelemedim.</p>
<p>Bildiğim başörtüsnün inaç zorunluluğu olarak savunulmasındaki çıkmazı göremediler. Çünkü başklarının innacı ve duyguları ile ilgili konuları ilgilenmiyorlar.  DAHA ÖNCE SİZİN SİTEDE YAZDIM. kişi hak ve özgürlüğü açısından 1 kişilik din ile 1 milyar kişilik din arasında fark yoktur.</p>
<p>Hizmet beklentisi açısından fark vardır.( bu farkı da görüyorum)</p>
<p>bir sorun çıkmadıkça hukuk bir konu ile ilgilenmez. Bir sorun çıkınca en makul çözümü aramak zorunda. o çöüzümü AIHM bulamadıysa sizler bulun. Ben diyorum ki, bulmazsınız.<br />
çünkü bu din ve vicdan özgürlüğü alanına giriyor. o kadar nötr olman lazım yani.<br />
Bu işi kurcaladıkça olmayan başka sorunları da hukuk alanına sokacaklar.</p>
<p>Kurandan bir örnek vereceğim. İneğin rengi,cinsi, yaşı bilmem nesi ile detaylandıkça ineğin kendisini kaybetmek tehlikesi oluyor. </p>
<p>Sözün kısası;<br />
Ben sizin sınırlarınızı görmüyorum. şu anda görmüyorum. Hatta bu başlıkta görmüyorum.<br />
Belki eski yazarlarınız sizi tanıyordur ama benim sınırların tarifine ne net bir görüşe ihtiyacım var.</p>
<p>Başörtülü çocuk istismarı hariç ( bu konuda çok sert yazarım)<br />
bütün resepsiyonlarda, törenlerde  insanların  insanların rencide edilmesine şiddetle karşı çıktım. hep otoritenin dini temsiline odaklandım. bir de temel eğitim savundum. ayırt edici farklı durumları netlşetirmek için çabam oldu. çok zaman harcamaya bakıyorum, karşılığına güveneceğim bir çaba değil. insanlar hep aynı söylemle hipnotize olurlarsa yapacak bişey yok.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8813</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 08:04:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8813</guid>
		<description>Knz,

Başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgili konuların ele alınması mümkün değil. Problemler yasağın var olmasından kaynaklanıyor. Dikkat ederseniz ben başörtüsü konusunda olmalı, olmamalı diye birşey söylemiyorum. 

Bugün bu yasak var, insanlar devlet kurumlarında ve birçok özel kurumda çalışamıyorlar. 

Bu yasak kalkarsa hemşire, öğretmen vs. konusunda yeniden konuşulabilir. O zaman en azından insanlar ortada baskıcı bir yasak olmadığı için daha sakin konuşabilirler.

Bahsettiğiniz duygu tuzaklarının sebebi resmi yasaktır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Knz,</p>
<p>Başörtüsü konusundaki yasaklar kalkmadan diğer ilgili konuların ele alınması mümkün değil. Problemler yasağın var olmasından kaynaklanıyor. Dikkat ederseniz ben başörtüsü konusunda olmalı, olmamalı diye birşey söylemiyorum. </p>
<p>Bugün bu yasak var, insanlar devlet kurumlarında ve birçok özel kurumda çalışamıyorlar. </p>
<p>Bu yasak kalkarsa hemşire, öğretmen vs. konusunda yeniden konuşulabilir. O zaman en azından insanlar ortada baskıcı bir yasak olmadığı için daha sakin konuşabilirler.</p>
<p>Bahsettiğiniz duygu tuzaklarının sebebi resmi yasaktır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: knz</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8812</link>
		<dc:creator>knz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 07:36:24 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8812</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Hukuki yollara başvurma konusunda genel olarak haklı olsanız da askere karşı açılan davalarda, özellikle başörtüsü ile ilgili olanlarda herhangi bir kazanım mümkün değildir&lt;/blockquote&gt;

Siyasilerin sorumluğu olduğu yer burasıdır. Çünkü onlar başörtüsünü bulanık bir istismar meselesi halinde tutmayı tercih ediyorlar gibi görünüyor.

yani sahip olcağı yerde sahip olmuyor, sahip olmaması gereken yerde sahip çıkıyor.
BULANIK olan herşey apaçık hale getirilmedir ( saydam, tanımlanabilir, anlaşılablir, savunabilir)

Şimdi ilk başlayan olaylara bakalım.

Hemşirelik mesleğinin genel etik anlayışı ile başörtüsünün uyumlu olup olmadığıa dair en ufak bir merak vaya araştırma yapıldı mı ?

Hasta hastadır. hasta hiçbir etik kurala uymak zorunda değildir. Hasta size aşık olablir. sizi taciz etmeye çalışablir. Size dini propaganda yapabilir. sizi istismar etmeye çalışablir.
size garip bir minet duygusu ile bağlanablir. SİZE BİRDEN BİRE EVİNİ BAĞIŞLAYABLŞİR, SİZİ EVLAT edinmeye çalışablir. Sizle ilgili bir kuruntusu olablir.

eğer hasta, geçici bir zamanda hasta kategorisinde bir konumdaysa o size yaptıklarından sorumlu değildir. 

Fakat siz herdavranışınızdan sorumlusunuz. size davranış pedogojisi gibi özel eğitimin verilmesi gerekeir. SİZ Sorumlusunuz. Siz asla ilişkideki mesefeyi istismara yol açacak hiç bir davranışa meydan vermemlisiniz. Hastadan özel hediye almanız ahlaki ve etik olarak dışlanmalıdır.
Bu  herkes 
Siz hastaya dini telkin veremezsiniz. Eğer hasta kendi iradesiyle talep ederse dini ihtiyacını siz vermezsiniz, o ihyiyacı kaşılayacak çözümü sağlarsınız. Bunun için iyi din veya kötü din ayrımı yapamazsınız. Yani siz hizmet eder konumdasınız. 

şimdi daha fazla ayrıntı yazmıyorum. ama devam edebilirim.

şimdi fethi bey, bir yönetici mutlaka sizin önyargı ile baktığınız kemalist ideoloji, başörtüüs düşmanı, islam düşmanı vs olmak zorunda değiildi.

mesela stajda bir yönetici mesleki etiğin kaygıları ile ağzını açmaya çalıştığında faşistçe susturuldu. ilaki müslüman düşmanı olmak mı zorundaydı.
bağrış çağrış arasında kimse kimse kimseyi dinlemedi.
tamam burası türkiye ve insanlar hoyrat. Ama herkes hoyrat.
Meydan gerçekten başörtü karşıtlarına kaldı ( kalem alemdaroğlu gibiler)

halbuki mesleki etik kaygıları bakan insanlar bir soruna cevap arıyordu.
çözüm bulsaydınız belki yandaş edinirdiniz.

Bir danışatay üyesinin de öldürüldüğünü unutmayın.
başörtüsü savunucuları hızla bu yenilmiş, mağdurluk, eziliyor olmak şeklinde önlerine çıkarılan 
duygu tuzaklarından kurtulmaları gerekiyor.
 

&lt;strong&gt;AİHM konusunda ise temkinli olmak lazım, burada kararlar genelde siyasi mülahazalarla alınıyor&lt;/strong&gt;

devam edecem.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Hukuki yollara başvurma konusunda genel olarak haklı olsanız da askere karşı açılan davalarda, özellikle başörtüsü ile ilgili olanlarda herhangi bir kazanım mümkün değildir</p></blockquote>
<p>Siyasilerin sorumluğu olduğu yer burasıdır. Çünkü onlar başörtüsünü bulanık bir istismar meselesi halinde tutmayı tercih ediyorlar gibi görünüyor.</p>
<p>yani sahip olcağı yerde sahip olmuyor, sahip olmaması gereken yerde sahip çıkıyor.<br />
BULANIK olan herşey apaçık hale getirilmedir ( saydam, tanımlanabilir, anlaşılablir, savunabilir)</p>
<p>Şimdi ilk başlayan olaylara bakalım.</p>
<p>Hemşirelik mesleğinin genel etik anlayışı ile başörtüsünün uyumlu olup olmadığıa dair en ufak bir merak vaya araştırma yapıldı mı ?</p>
<p>Hasta hastadır. hasta hiçbir etik kurala uymak zorunda değildir. Hasta size aşık olablir. sizi taciz etmeye çalışablir. Size dini propaganda yapabilir. sizi istismar etmeye çalışablir.<br />
size garip bir minet duygusu ile bağlanablir. SİZE BİRDEN BİRE EVİNİ BAĞIŞLAYABLŞİR, SİZİ EVLAT edinmeye çalışablir. Sizle ilgili bir kuruntusu olablir.</p>
<p>eğer hasta, geçici bir zamanda hasta kategorisinde bir konumdaysa o size yaptıklarından sorumlu değildir. </p>
<p>Fakat siz herdavranışınızdan sorumlusunuz. size davranış pedogojisi gibi özel eğitimin verilmesi gerekeir. SİZ Sorumlusunuz. Siz asla ilişkideki mesefeyi istismara yol açacak hiç bir davranışa meydan vermemlisiniz. Hastadan özel hediye almanız ahlaki ve etik olarak dışlanmalıdır.<br />
Bu  herkes<br />
Siz hastaya dini telkin veremezsiniz. Eğer hasta kendi iradesiyle talep ederse dini ihtiyacını siz vermezsiniz, o ihyiyacı kaşılayacak çözümü sağlarsınız. Bunun için iyi din veya kötü din ayrımı yapamazsınız. Yani siz hizmet eder konumdasınız. </p>
<p>şimdi daha fazla ayrıntı yazmıyorum. ama devam edebilirim.</p>
<p>şimdi fethi bey, bir yönetici mutlaka sizin önyargı ile baktığınız kemalist ideoloji, başörtüüs düşmanı, islam düşmanı vs olmak zorunda değiildi.</p>
<p>mesela stajda bir yönetici mesleki etiğin kaygıları ile ağzını açmaya çalıştığında faşistçe susturuldu. ilaki müslüman düşmanı olmak mı zorundaydı.<br />
bağrış çağrış arasında kimse kimse kimseyi dinlemedi.<br />
tamam burası türkiye ve insanlar hoyrat. Ama herkes hoyrat.<br />
Meydan gerçekten başörtü karşıtlarına kaldı ( kalem alemdaroğlu gibiler)</p>
<p>halbuki mesleki etik kaygıları bakan insanlar bir soruna cevap arıyordu.<br />
çözüm bulsaydınız belki yandaş edinirdiniz.</p>
<p>Bir danışatay üyesinin de öldürüldüğünü unutmayın.<br />
başörtüsü savunucuları hızla bu yenilmiş, mağdurluk, eziliyor olmak şeklinde önlerine çıkarılan<br />
duygu tuzaklarından kurtulmaları gerekiyor.</p>
<p><strong>AİHM konusunda ise temkinli olmak lazım, burada kararlar genelde siyasi mülahazalarla alınıyor</strong></p>
<p>devam edecem.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8810</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 07:01:07 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8810</guid>
		<description>Knz,

Başörtüsüne atlama sebebim bir ilçedeki asker ve sivil yöneticilerin estirdiği terördür. Yazılanları okurken "biz bir yerde hata mı yapıyoruz" dedim. O açıdan diğer işler biraz beklesin, önce şuna bir yoğunlaşalım, bu çözülmeden ötekilere geçiş yapmak imkansız diye düşündüm.

Hukuki yollara başvurma konusunda genel olarak haklı olsanız da askere karşı açılan davalarda, özellikle başörtüsü ile ilgili olanlarda herhangi bir kazanım mümkün değildir. Bunu siz de bilirsiniz ama genel yazı içinde dikkate almamışsınız. Şemdinli davasındaki savcının başına gelenleri unutmayın.

AİHM konusunda ise temkinli olmak lazım, burada kararlar genelde siyasi mülahazalarla alınıyor. PKK ile ilişkili davalarda genelde devlet aleyhine, başörtüsü ile ilgili olanlarda devlet lehine kararlar çıkıyor. Buraya başvuru yapılmalı ama bu konu da dikkate alınmalı. Nitekim son önerilen hakimlerin seçilmemesinde de siyaset rol oynamıştır.

Yazma imkanı her zaman açık, mutlaka istifade eden de oluyordur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Knz,</p>
<p>Başörtüsüne atlama sebebim bir ilçedeki asker ve sivil yöneticilerin estirdiği terördür. Yazılanları okurken &#8220;biz bir yerde hata mı yapıyoruz&#8221; dedim. O açıdan diğer işler biraz beklesin, önce şuna bir yoğunlaşalım, bu çözülmeden ötekilere geçiş yapmak imkansız diye düşündüm.</p>
<p>Hukuki yollara başvurma konusunda genel olarak haklı olsanız da askere karşı açılan davalarda, özellikle başörtüsü ile ilgili olanlarda herhangi bir kazanım mümkün değildir. Bunu siz de bilirsiniz ama genel yazı içinde dikkate almamışsınız. Şemdinli davasındaki savcının başına gelenleri unutmayın.</p>
<p>AİHM konusunda ise temkinli olmak lazım, burada kararlar genelde siyasi mülahazalarla alınıyor. PKK ile ilişkili davalarda genelde devlet aleyhine, başörtüsü ile ilgili olanlarda devlet lehine kararlar çıkıyor. Buraya başvuru yapılmalı ama bu konu da dikkate alınmalı. Nitekim son önerilen hakimlerin seçilmemesinde de siyaset rol oynamıştır.</p>
<p>Yazma imkanı her zaman açık, mutlaka istifade eden de oluyordur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: knz</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8809</link>
		<dc:creator>knz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2007 06:59:34 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2007/11/22/ceza/#comment-8809</guid>
		<description>NOT: Az önce yazımı özellikle düşünce aktarımı olarak yazdım. dil için özen göstermedim, Anlamak isteyen anlar. Şimdilik yazı içindeki fikir yoğunluğu ile yetinilsin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>NOT: Az önce yazımı özellikle düşünce aktarımı olarak yazdım. dil için özen göstermedim, Anlamak isteyen anlar. Şimdilik yazı içindeki fikir yoğunluğu ile yetinilsin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
