Deneme Sınavı-I

FST 7 Aralık 2007

4577964.jpgÖğretmenler günü geçti, Fatih Terim’le uğraşacağız derken Milli Eğitim konusunda bir iki geçiştirme yapabildim. “Zorunlu, devlet eğitimine hayır”, “Sopalı Devlet Eğitimine Temelli Hayır”, “Yağmurda, Soğukta Valiye şuna buna yalakalık için çocukları Donduran Mantık Karşısında Aristo Dahi Pes Etti”, “Tübanlı öğrenciyi telefonla arayan Başbakan Alevi Öğrenciye de Telefon Açacak mı, Yoksa Satanist öğrenciye Mesaj atmakla mı Kifayet edecek” türü konu başlıkları arasında gezinirken okuduğum iki haberin Milli Eğitim sınav mantığıyla değerlendirilebileceğini düşündüm. Günü anlam ve önemine uygun olması açısından tercih ettiğim bu soruları bakalım doğru cevaplayabilecek misiniz. Birinci haber ve sorular şunlar:

Aşağıdaki soruları verilen metne göre cevaplayınız:

Köprübaşı İlköğretim Okulu 5′inci sınıf öğrencisi Yasin Onurhan Avcı, yaklaşık 20 gün önce annesi Fatma Avcı’ya, Müdür Ali Aydın tarafından okul bahçesinde bayrak sopasıyla dövüldüğünü ve sol kolunun ağrıdığını söyledi. Annesi tarafından hastaneye götürülen Yasin, kolunun filmini inceleyen doktor tarafından önemli bir durumu olmadığı belirtilerek eve gönderildi. Ancak birkaç gün önce ders sırasında kolunda dayanılmaz ağrı oluşunca öğretmenleri küçük çocuğu tekrar doktora götürdü. Çekilen filmde kolunda çatlak olduğu belirlenen Yasin’e ‘20 gün iş göremez’ raporu verildi ve kolu alçıya alındı. Bunun üzerine ailesi, Sürmene Cumhuriyet Savcılığı’na giderek okul Müdürü Ali Aydın hakkında suç duyurusunda bulundu. Baba Mehmet Avcı, soruşturmanın seyrine göre oğlunu ilk muayenesinde eve gönderen doktor hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Savcılığa çağırılan okul Müdürü Ali Aydın’ın da ifadesi alındı.

‘KARDEŞİMİN OĞLUNU DÖVMÜŞTÜ’
Zonguldak’ta işçi olarak çalışan baba Mehmet Avcı, oğlunun daha önce de müdür tarafından dövüldüğünü öne sürerek, “Müdür Ali Aydın’ın dayak konusundaki vukuatları çok. Kendisiyle 10 yıl önce kardeşimin oğlunu dövdüğü gerekçesiyle tartışmıştım. Daha sonra komşumuz olduğu için barıştık. Ali hocayı kaç defa uyardım. En sonunda bayrak sopasıyla oğlumu dövmüş, sol kolunu çatlatmış. Hakkında suç duyurusunda bulundum. Sadece müdürü değil, Köprübaşı Devlet Hastanesi’nde, oğlumun kolunda birşey olmadığını söyleyen doktoru da şikayet edeceğim. Ben ilçe dışında çalıştığım için oğlumun kolunun ağrıdığını bilmiyordum. Eşim de anlamamış. Okulda ağrıları artınca öğretmeni doktora götürdü. Sol kolunda çatlak olduğu, müdahale edilmediği için iltihaplanmaya başladığı söylendi. 20 günlük rapor verildi. Ben de şikayetçi oldum” dedi. Mehmet Avcı, olayın ardından Ali Aydın’ın kendisini aradığını söyleyerek, “Bana, ‘Evet ben suçluyum. Hata ettim ama komşuyuz. Bunu büyütmeyelim’ dedi” iddiasında bulundu.

‘AİLE YALAN KONUŞUYOR’
Öğrencisi Yasin Avcı’yı dövdüğü iddia edilen Köprübaşı Merkez İlköğretim Okulu Müdürü Ali Aydın ise iddiaların tümünü yalanlayarak aileyi suçladı. Müdür Aydın, “Ben Yasin Avcı’yı dövmedim. Sopa elimdeydi, bayrağı üzerine sararken döndüm ve Yasin’in koluna çarptı. Neden böyle bir şey ortaya atıldığını anlamadım. Daha önce de Yasin’i dövdüğüm yalandır. Hiç dövmedim. Arasıra kulak çektiğimiz oluyor. Siz olsanız siz de çekersiniz. Suçlamaları kabul etmiyorum, hepsi yalan” dedi.

‘BENİ DÖVDÜNÜZ’
Okul Müdürü Ali Aydın, öğrencisini dövdüğü hakkındaki iddiaları araştıran DHA muhabiriyle görüştüğü sırada Yasin Avcı’yı odasına çağırdı. 11 yaşındaki Yasin Avcı, ”Hocam beni dövdünüz. Geçen sene de sopayla dövmüştünüz. Ben yalan konuşmuyorum” dedi. Daha sonra olayı anlatan Yasin, “Ben sırada duruyordum. Herkes öğretmene ‘Günaydın’ demişti. Ben de dedim. Bu sırada biraz gürültü oldu. Ali öğretmen de elindeki bayrak sopasıyla bana vurdu” diye konuştu.

Bu arada iddialar üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de inceleme başlattığı öğrenildi.

Soru 1: Metne göre aşağıdaki şıklardan hangisi yanlıştır?

a) Öğretmen hiç dövmemekte, arada kulak çekmektedir
b) Ali Aydın aslında bir hakemdir (çeldirici)
c) Müdür aynı ailenin fertlerini 10 yıldır dövmektedir
d) Bayrak sopası da nedir?
e) Yasin 11 yaşındadır

Soru 2: Verilen metne uygun en anlamlı Atasözü hangisidir?

a) Kızını dövmeyen dizini döver
b) Türk ilkokul müdürü en asil duygunun insanıdır
c) Bayrakları bayrak yapan takıldığı sopadır
d) Dayak cennetten Berat gecesi Türk ilköğretim camiası için indirilmiştir
e) İt iti ısırmaz (Müdür-Alt Makam-Üst Makam ilişkileri açısından çeldirici)

Soru 3: Aşağıdaki şıklardan hangisinde anlam farklılaşması vardır?

a) Müdür olayın büyütüldüğünü düşünmektedir
b) Müdür müdür müdür
c) Müdür ortaya neden böyle bir iddia atıldığını anlamamıştır
d) Müdür olaya bir anlam verememiştir
e) Müdür durumu anlamlandırmakta güçlük çekmiştir

Soru 4: Bu paragraftan aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz

a) FB-GS maçını Ali Aydın yönetmelidir (Yıldırıcı)
b) Siz olsanız siz de kulak çekersiniz (Çeldirici)
c) Ali Aydın (müdür olan) bayrağa saygısızlık yapmıştır (Kafa karıştırıcı)
d) “Bu sırada” ve “iddialar üzerine” soruşturma başlatan Milli Eğitim müdürü muhtemelen akşam müdürle öğretmen evinde okeye dönmektedir (Radikal gerçekçi)
e) Dog dont bite other Dogs Okazyon (Post-Fatih Terimci)
f) Dövdüm ama niye, sor bakalım (Pre-Şener Şenci)

Aşağıdaki soruları da şimdi verilen paragrafa göre cevaplayınız:

Olay, Isparta merkeze bağlı Büyükhacılar Köyü İlköğretim okulunda bu sabah meydana geldi ve iddiaya göre şöyle gelişti: Branş öğretmeni olmadığı için Beden Eğitimi Dersi’ne de giren Müdür Yardımcısı Serdar Sarım, havanın yağmurlu olması nedeniyle 18 mevcutlu 6/A sınıfına girerek öğrencilere dersin sınıfta yapılacağını söyledi. Serdar Sırım, idari işleri için ardından odasına gitti. Öğrenciler sınıfta gürültü yapınca yeniden sınıfa gelen Serdar Sarım, onları uyardı. Ancak gürültü devam edince yeniden sınıfa gelen Müdür Yardımcısı Serdar Sarım, Beden Eğitimi Dersi’ni dışarda yapacağını söyleyerek öğrencileri dışarı çıkardı.

YAĞMUR ALTINDA BEKLETME CEZASI MI?
Beden Eğitimi Dersi’ne gören Müdür Yardımcısı Serdar Sarım’ın kendilerine bahçede yağmur altında ayakta bekletme cezası verdiğini ileri süren öğrencilerden Bilal Çelik, Emre Çelik, Samet Böncü, Burhan Ay ve Mustafa Çiçek, bu duruma tepki gösterdi. Okuldan ayrılıp yarım saat yürüdükten sonra anayola çıkan öğrenciler, yoldan geçen çakıl yüklü bir kamyonu durdurup binerek 10 kilometre uzaklıktaki Isparta’ya geldi.

ISPARTA’DA ÇAY İKRAMI
Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sırılsıklam ve üşümüş halde giren 5 öğrenci, meraklı bakışlar arasında İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Rahmi Ulu’ya, öğretmenlerinin kendilerine yağmur altında bahçede ayakta bekleme cezası verdiğini ilire sürerek şikayette bulundu. Sürekli titreyen öğrenciler burada ikram edilen çayı içtikten sonra, Beden Eğitimi Dersi’ne giren Müdür Sardımcısı Serdar Sarım’ın kendilerini “Yağmurda bekleyin de aklınız başınıza gelsin” diyerek cezalandırdığını öne sürdü. Öğrenciler, “Biz öğretmenimize ‘Karnımız ağrıyor bari yağmurda değil de kenarda bekleyelim’ dedik ama o bize yağmur altında bekleme cezası verdi” dedi.

Isparta Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Rahmi Ulu ise Büyükhacılar İlköğretim Okulu Müdürü Şükrü Özsongür ile telefonla görüşüp olay hakkında bilgi aldı. Okul Müdürü Özsongür’ün konu hakkında bilgisinin olmadığını belirten Ruhi Ulu, “Araştırıp bize bilgi verecek” dedi.

Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Rahmi Ulu, daha sonra yaptığı açıklamada şunları öyledi:
“Okul Müdürü Şükrü Özsongür’den aldığım bilgiye göre olay şöyle gelişmiş. Beden Eğitimi Dersi’ne giren Müdür Yardımcısı Serdar Sarım, yağmur yağdığı için öğrencileri sınıfa almış. İdare odasındaki işlerini gerekçe göstererek öğrencilere sınıfta sessizce oturmalarını tembihleyerek idare odasına gitmiş. Gürültü yapan öğrencileri bir kez uyaran Müdür Yardımcısı Sarım, gürültü devam edince sınıfa ikinci kez gelmiş. Öğrencileri dışarı çıkartarak yağmurda ders yaptırmış.”

Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğü, olayı soruşturmak için müfettiş görevlendirdi.

“ÖĞRENCİLER OLAYI SAPTIRIYOR”
Büyükhacılar İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Serdar Sarım ise olayın öğrencilerin anlattığı gibi olmadığını söyledi.
Fen Bilgisi öğretmeni olan ancak okulda branş öğretmeni olmadığı için Beden Eğitimi Dersi’ne de giren Müdür Yardımcısı Serdar Sarım, “Bu ders dışarda yapılır. Ben de dışarda Beden Eğitimi Dersi’ni yaptırdım. Konuyu saptırmasınlar” dedi.

Soru 1: Sapma fiili aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamından sapmıştır?

a) Bu ders dışarıda yapılır, öğrenciler sapıtmasın.
b) Öğrencilerin bindiği çakıl yüklü kamyon stabilize yola sapmıştı
c) Müdür Yardımcısı saptırmalar karşısında çok incinmişti
d) İdare odasındaki işlerini gerekçe gösteren öğretmen tuvalete doğru sapmıştı
e) Milli Eğitim müdür yardımcısının çay ikram ettiği öğrencilerin aklı sapayazdı

Soru 2: Aşağıdakilerden hangisi en şaşılası şeydir?

a) Türkiye gibi bir memlekette 6. sınıf öğrencileri hakkını aramak için kamyonla şehre gitmektedir
b) Fen öğretmeni müdür yardımcılığı yanında beden eğitimi dersi vermektedir (rutin çeldirici)
c) İl Milli Eğitimde çocuklara köpek muamelesi yapılmamış çay ikram edilmiştir
d) Beden eğitimi dersi yağmur yağsa dahi dışarıda yapılmalıdır, Türk çocuğu asla üşümez
e) Tek beden hocası tanırım, Badi Ekrem

Aşağıdaki soruları da şu yorumculara göre cevaplayınız:

Metin BAŞPINAR (’baspinar4′ tüm yorumları) 06/12/2007 - 14:07
Öğrencilerin,son zamanlarda ne kadar şımarık olduğundan haberiniz vardır umarım!.Şikayet için yaptıklarına ,aldıkları yola bakar mısınız?..Öğretmenlerimiz,onların iyilikleri için çalışmakta,onların adam gibi yetişmelerine de ön ayak olmaya çalışmaktadırlar..

TAKSİCİ KUBBETTİN (’taksicikubbettin’ tüm yorumları) 06.12.2007 11:06:32
BAZI ÖĞRETMENLERDE BÖYLE GARİPSENECEK HUYLAR VAR.
ÖĞRETMENSE KRALI DEĞİL YA KİMDİR Kİ O ONUN GÖREVİ SADECE EĞİTİM VERMEKTİR. ÇOCUKLARA EZİYET ÇEKTİRMEK DEĞİL. DEVLETTEN MAAŞ ALAN BİR ADAMDIR MEMURDUR SONUÇTA..
ÖĞRETMENİ KINIYORUM VE GEREKEN CEZANIN ÖĞRETMENE VERİLMESİNİ İSTİYORUM.

ABDULLAH USLU (’dogrudusunceler’ tüm yorumları) 06.12.2007 01:54:23
BİZ ÇOK TEK AYAK ÜZERİNDE DURDUK,BİR DERS BOYUNCA.ÇOK PARMAKLARIMIZI BİRLEŞTİRİP,CETVELLE PARMAKLARIMIZIN UCUNA VURULDU.ÇOK EVİMİZDEN,HER GÜN BİR KÜTÜK GÖTÜREREK,SOBAYA ATIP,ONUN BAŞINDA SIRTIMIZI KURUTTUK.ÇOK SÜTTOZU İÇTİK,SÜTTOZU YOĞURDU YEDİK.AMA ADAM GİBİ OKUDUK. MÜNFERİT OLAYLAR BUNLAR.OLUR.

ercü gecer (’ercugecer’ tüm yorumları) 05.12.2007 17:33:36
YÜZLERECE BEDEN ÖĞRETMENİ AÇIKTA,ÇOCUKLAR YAĞMUR ALTINDA…!

SELMA ATAMIZINDEYIM (’cumhuriyetkiziselmab’ tüm yorumları) 05.12.2007 17:23:53
..VE YAGMUR CEZASI DA KAR ETMEZSE ONLARI FALAKAYA YATIRSIN DAHA IYI OLUR!! COCUKLARINIZI ADAM ETSINLER DIYE OKULA GONDERIYORSUNUZ,EGITMENLER ISE SACMA VE CIRKIN CEZALAR UYGULAYARAK KOYUNLASTIRMAYA UGRASIYOR. VELILER IZIN VERMEYIN. OGRETMENLER OGRETMEN OLSUN,1800′LERIN MAHALLE MEKTEBI HOCASI DEGIL!

Soru 1: Metin Başpınar adlı yorumcu için aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

a) Başpınar 11 yaşındaki 6. sınıf öğrencilerin ne kadar şımarık olduğunun farkındadır
b) Başpınar, Müdür yardımcısının çocukların iyiliğini düşündüğünden emindir
c) Başpınar müdür yardımcısına ön ayak demiştir
d) Cezalandırılan çocuklar içinde muhtemelen Metin Başpınar’ın oğlu yoktur
e) Metin Başpınar tipik bir öğretmen ya da rutin merhametsizlikte Türk vatandaşıdır

Soru 2: Aşağıdakilerden hangisi anlamsızdır?

a) Taksici Kubbettin Metin Başpınar’a göre daha bilinçsizdir
b) Taksici Kubbettin öğretmenlerin rejim bekçisi değil sıradan memur olduğunu düşünmektedir
c) Kubbettin öğretmenlerin aslında kutsal bir iş yapmadığını, para karşılığı çalıştıklarını faş eden biridir
d) Kral çıplak diyen Kubbettin’e göre öğretmen işini kıvıramayıp çocuklara zulüm yapacaksa bu işi bırakmalıdır
e) Ancak para ve öğretmenlik işinin rahatlığı sebebiyle öğretmen işi bırakmamaktadır

Soru 3: Aşağıdakilerden hangisi kesin yanlıştır?

a) Abdullah Uslu çok süttozu içmiştir
b) Öğretmenleri Abdullah Uslu’ya çok ceza vermiştir
c) Abdullah Uslu dayak arsızı olmuştur
d) Abdullah Uslu adam olmuştur
e) Abdullah Uslu adı gibi uslu ve iyi bir vatandaştır

Soru 4: Beden Eğitimi dersi ile ilgili verilen cümlelerden hangisi absürttür?

a) Yüzlerce beden eğitimi öğretmeni devletçe aylığa bağlansa yağmur yağmayacaktır
b) Beden eğitimi okulu öğrencileri memur yapılsa onlar yağmurlu havada ders yapmaz
c) Beden eğitimi dersinde süper top oynanır
d) Beden eğitimi öğretmenlerinin bir kısmı manyaktır
e) Beden Eğitimi öğretmenlerinin bir kısmı saf ve iyi niyetlidir

Soru 5: Aşağıdakilerden ilgisiz olan cümleyi keşfedin

a) Selma Atanın izindedir, cumhuriyet kızıdır
b) Öte yandan Selma Türk eğitim sisteminden memnun değildir
c) Selma Türk eğitim sisteminin ve Tevhidi Tedrisatın insan değil koyun yetiştirdiğini düşünmektedir
d) Selma velileri Türk Eğitim Sistemine karşı ayaklanmaya davet etmektedir
e) Selma öğretmenleri çağdaşlığa davet etmektedir
f) Selma iyi bir Atatürkçüdür, bu konuda samimiyim

Soru 98: Bu yazıdan aşağıdaki sonuçlardan hangileri çıkarılabilir?

a) Türk Eğitim Sistemi denen şey aslında devletçe zorunlu ve sopalı bir beyin yıkama sürecidir
b) Ancak dünyanın gittiği yeni mecra Türk Eğitim sisteminin devletçi ve gerici yapısını zorlamaktadır
c) Öğrenciler haksız uygulamalar karşısında direnmeye teşvik edilmeli, zorba öğretmenlere
d) Kendilerinin aslında kutsal bir rejim bekçisi değil maaşlı memur olduğu
e) İstense yerlerini dolduracak binlerce insanın arkada beklediği
f) Engin Ardıç’ın dediği gibi “tayyör etekli” din görevlisi ilkokul öğretmeni tipinin
g) artık yeni nesil öğrenciye uymadığı anlaşılmalıdır.
h) Öğretmenlerin içinde bugün zor şartlarda Doğu Anadolu’da, Anadolunun mahrumiyet bölgelerinde görev yapan
ı) gencecik eli öpülesi örnekler vardır. Ancak çoğunluk öğretmenevi denen iğrenç kahvehane bozuntusu yerlerde
i) maaş, kademe, derece, ek ders hesabı yapmakta, öğrenciyi köpek hesabına bile almamaktadır
j) Öğretmenlerin çoğu haftada 2 gün (2/7) çalışıp 1.5 Milyar para kazanmakta, işsizliğin had safhada olduğu
k) özel sektör öğretmeninin binbir güçlükle bu haksız rekabete katlandığı ortamda keyif sürmektedir
l) Bir çok devlet memuru öğretmen birbiriyle evlidir, çifte maaş keyfi sürmektedir
m) Ancak yine de ülke şartlarına göre hak etmedikleri bu parayı az bulmakta, sendika vs. üyeliğiyle
n) milliyetçi, solcu, dinci vs. sıfatıyla öğrenci ve velinin ensesinde boza pişirmektedirler.
o) Milli eğitim bakanı da ahbap-çavuş ilişkisi, oy kaygısı gibi sebeplerle devlet okul sisteminin
ö) sürüp gitmesini onaylamaktadır. Kendisine ve milli eğitimdeki aymaz öğretmenlere
p) yazıklar olsun. Veliler!! Çocuklarınıza mukayyet olun, okullarda öğretmen terörüne son verilmesi için
r) Uyanık davranın. Tabii çocuklarınızı öğretmenlerden korurken onlara da adap öğretin, çocuğu okula
s) yolladım, oh ne güzel gezmeye gideyim, çocuğu başımdan attım demeyin. Eğer bunu diyorsanız
ş) ne demeye evleniyorsunuz, çoluk çocuk sahibi oluyorsunuz behey cahil sürüsü
t) Yukarıdakilerin hepsi
u) ç ve ğ şıkları nerede diyen de haklıdır

Soru son- Lüzumsuz yorumcular aşağıdakilerin hepsini dikkate almalı mıdır?

a) “Ama bu uygulama sadece Türkiye’de değil” lafına başlatmayın, ben burada yaşıyorum
b) “Canım, öğrenciler de çok saygısız” ise bu tür öğrencilerle uğraşamayacak adam bile bile niye öğretmen olsun
c) “Öğretmen kaç para maaş alıyor ki onlara bu kadar yükleniyorsun” diyene, ben de az para alıyorum ama bunun için kimseyi dövmüyorum
ç) “Öğretmenlik kutsaldır” ise o zaman bu işi Allah yahut memleket rızasına bedava yapsınlar, maaş, ek ders vs. için zırlamasınlar
d) Bu işler hep “bana bir harf öğretenin” diyen Hz. Ali’nin başının altından çıkıyor
e) Gerçi adamcağız Türk Milli Eğitim sisteminin ortaya çıkacağını nereden bilsin
f) Kimse kimseye kul köle olmasın, edeplice herkes işini yapsın
g) Pardus ofis yazılımı dışında da Türkçe denetimi yapıyor, e-posta, firefox vs. hay Allah razı olsun.

77 Yorum

  1. Mister No - 07 Ara 2007 - 5:35 pm

    Süpersin FST hocam ya,
    4 yanlış 1 doğruyu götürüyor mu , bir de istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?

  2. metin - 07 Ara 2007 - 6:36 pm

    Vallahi gene aşmışsınız Fethi Bey! Kıskançlıktan geberecem.

  3. metin - 07 Ara 2007 - 6:38 pm

    Ayrıca bu test çok zor be Fethi Beyciğim. Soru 98 hariç -o kolay.

  4. knz - 07 Ara 2007 - 10:21 pm

    Selam FTS, yine geldim .

    Malezyadaki fotoğrafa tepkisizliğinizle bu olayı yan yana
    koyalım.

    Orada eksik olan yasa iken, burda eksik olan vatandaştır.
    Onun için oradaki tepkisizliğinizi hala yadırgıyorum.

    Bir öğretmen şiddet uyguladığında, bu sadece şiddete boyun eğmiş vatandaşlar için bir sorun olmaz.

    Mesla adam evde karısını dövüyordur. karısı da zaten o çocuğu dövüyordur ve, eti seninse zaten kemiği onundur. Hepsi birden malezyadaki fotoğrafa tepki duymuyordur. Hatta bu manzaraya humanist ve liberallerimiz de buna dahildir.

    halbuki türkiyede bir öğretmen bir şiddet uyguladığında,
    sizin onu şikayet etme hakkınız vardır.
    benim arkadaşım bunu yaptı. üstelik çocuğu hiperaktiftti.
    Gitti şikayet etti. ilçe millieğitimden öğretmene ihtar yazısı geldi. Çünkü o kendine güvenen,ve malazyadaki fotoğrafı gördüğünde tepki duyacak bir veliydi.

    :) şıkları okuymadım. özür.

  5. nef'i - 07 Ara 2007 - 10:55 pm

    katılmamak elde değil yani yazı ve yorumunuza…
    eee burası türkiye okul hayatını şiddete maruz kalmadan geçiştirebilmiş birisi ya öğretmen ya da kodaman çocuğudur…
    hele askerlik ya da iş hayatı …
    ya farkettim de bu şiddetin olmadığı yer yok gibi…
    hani senet ve çekini tahsil edemeyen en saygın işadamlarımız dahi kolaya kaçıp fahri tahsilatçı memurları % pay ile devreye sokabilmektedir…
    neyse olayı biraz fazla mı büyüttüm ne?

  6. FST - 07 Ara 2007 - 10:59 pm

    Knz, sevgili kardeşim,

    Malezya’daki resme tepki göstermediğimi nereden çıkardınız? Oradaki konu sizin yanlış olarak müslümanlıkla ilişkilendirmeye kalktığınız şey değil dedim. O resim her ne ise yanlış birşey ama ben elin Malezyasında ne olup bittiğini nereden bileyim? Kaldı ki resim Milliyette boşlukta duruyordu, ne idiği belli olmayan bir resim, Milliyet gazetesi de yalancının önde gideni, nesine güveneyim. Ben Bülent beyin verdiği linkleri inceledim, olay alenen Malezya’da eğitim bakanlığıyla ilgili birtartışma.

    Sonra, bundan bana ne, dünyada nerede Milli Eğitim, Resmi İdeoloji Haline gelmiş Dini Eğitim türü birşey varsa bu saçmalıklar olur. Türk Milli Eğitimi alenen yanlış bir sistemdir, Malezya’da öyle olsa ne olur, böyle olsane olur. Biz kendi pisliğimize bakalım.

    Kaldı ki, Türkiye’de cari şiddet ile onun şikayet edilme oranı arasındaki ilişki deve ile kulağı arasındaki ilişki kadardır. Bir de, öğretmene ihtar yazısı gelmiş diyorsunuz, öğretmen herhalde bir tarafıyla gülmüştür bu yazıya. Devlet memurluğu mentalitesini çözmeden bu konu anlaşılamaz.

    Lütfen benim ne demek istediğimi anlamaya çalışın, ben adı ne olursa olsun, kadına, adama, çocuğa vs. söz veya fiille şiddet uygulanmasına karşı bir adamım, bu Kuranda yazsa da fark etmez, Nutukta belgesi olsa da, Darwin’in türlerin bilmemnesinde yer alsa da.

    Malezya, Endonezya, Grönland, ABD filan da umurumda değil, her ülkede bir zorbalık resmi bulmak mümkün. Bir resim görüp mal bulmuş mağribi gibi sevinmeye gerek yok, bana sorun size resim aramanıza gerek olmadan Türkiye’de ve diğer müslüman ülkelerde din adına kadına, çocuğa zorbalık yapan var diye söylerim. Bu sanki bilinmeyen birşey mi?

    Yanlış adamla yanlış konuda muhatapsınız ve ben sanki zaman kaybettiğimi düşünüyorum bu yazışmalardan.

  7. Emexci - 08 Ara 2007 - 12:45 am

    Sonuna kadar zevkle okudum. Çok anlamlı ve mükemmel bir yazı.

  8. Behçet Antinacar - 08 Ara 2007 - 12:54 am

    HERGELE OKUL MÜDÜRÜNE MERSİYEMDİR

    Alın şanlı bayrağı, hergelenin elinden,
    Dövün hemen adiyi, sert sopayla demirden,
    Acımayın gösterin dayak nasıl olurmuş,
    Sopa nasıl acıtır, hissetsin ta dibinden

    Senin gibi hocanın
    Gelmişin geçmişinin
    Sana selam vermişinin
    Yanağından öperim.

    Gitme hep yanımda kal
    Sıkıyorsa bana dal
    Pembe gülden daha al
    Yanağından öperim.

    Behçet Antinacar

  9. knz - 08 Ara 2007 - 3:04 pm

    Fethi bey size yazarken boşa vakit kaybediyorum, diye yazdığınız anda zaten bana sansürü uyguluyorsunuz.

    bu yaptığınız da, hani okulda aykıırı bir görüş söyleyen çocuğa otur aşa diyen öğretmen tavrı. öğrenci mesaji alır, uzatırsa tekmeyi yer.

    Ben size demiştim ki, bu ülkede okullarda öğretmenin tokat atması, sebebi sorulmaksızın, hatta çocuk hiperaktif dahi olsa dahi kanunen suçtur.
    derhal öğretmene uyarı cezası gider. ben örnek verdim. arkadaşım bunu yaptı dedim.

    ama yasalar işlemiyor ? kültürden kaynaklanan bir sebebi olmalı. Elbette dinin de bu kültürde önemli yer tutar.
    darwinde şiddeti onalylamaya dair birtek şey yok. bu konuyu tartışalım isterseniz. muhtemel biyoloji hakkında yanlış yorumlar okudunuz.

    nutuğun neresinde şiddetin onalyanması var bilmiyorum. yazarsanız öğrenirim.

    malezya da bir örnek fotoğraf görünce sevindiğimi nerden çıkardınız. Mutlaka bir duygu içermesi mi lazım. Nötr baktım ben. o okuldaki bütün kızlar başörtülü ise orya din okulu dememi neden yadırgadınız ? Ben müslümanlığın malzeyadaki o yorumlanmasını “sih dindarlığı “olarak görüyorum. Kendi bildiğim dinle bağdaştırmadım.

    o zaman görünen o sahne ile çok net çizgimizi çekmek zorundayız. illetini bileceksin diyorum ya.

    evet hayal kırıklığına uğradım. o fotoğrafa bakıp, haylazların gözünü korkutuyorlar demenize çok şaşırdım.

    Aykırı zamanınızı aldım.

  10. knz - 08 Ara 2007 - 3:18 pm

    durun onu da anlatayım.

    öğretmene ihtar yazısı geldi. öğretmen çileden çıkmış.
    arkadaşımın oğlu hiper aktifti. bir keresinde ben bile ona vurmuştum. hayatta çocuğa vurmam. istanbulun göbeğinde elimden kaçtı, onu kovaladım ve yakaladığımda vurdum. Hayat bu.

    Öğretmende tenefüste çocuğa vurmuş. Hem de öfke ile vurmuş. bakın bunu ben yaparım. çünkü eğitimim yok.
    ama öğretmen asla. doktor asla. ünkü onlar kamu görevi yapıyor. öğretmen ben sınıfımımda bu çocuğu istemiyorum diyemiyor. Özel okulların hiçbiri o çocuğu kabul etmmeişti.

    ne oldu biliyor musunuz ? olağan üstü bir annelikle o çocuğu o sınıfta itilip kakılmadan okutmayı başardı.

    anne kapıdan ayrılmadı. işinden yarıldı. yurtdışına yazdı. bu tür çocukların eğitimi için döküman topladı.
    ve öğretmenle o ihtardan sonra ilişkleri düzeldi.

    inat eden yapar. Ama o anne bir saniye bile benim çocuğum da tamammül edileblir gibi değil deseydi,
    bir saniye bunu deseydi o savaşı kazanamazdı.

    çocuk şu anda belki ünlü biri olmak üzere. otistik özellik gösteren çocuklarda bazı gizli yetenekler de oluyor.
    o çocuk bir sokak serserisi olablirdi.

    insan için savaşıyoruz.

    o çocuk malezyadaki o okulda bir kez falakaya yatsa idi, annesi mücdale edemezdi.

    inat ederseniz o müdürü de yenersiniz. o sistemi de yenersiniz. yeterki yasalar sizden yana olsun. 1000 kişi kullanamaz ama bişr kişi inat eder kullanır.

    yasaları da millet çoğunlu falan diye bozmasınlar.
    asıl faşizm budur.

    ha o çocuğa vurdum ya, hala üzülürüm. Eğitim çok önemlidir.

    son söz: benim için sansürünüz hala devam ediyor.

  11. Behçet Antinacar - 08 Ara 2007 - 4:04 pm

    İHTAR ALAN HERGELE OKUL MÜDÜRÜNE MERSİYEMİN İKİNCİ BÖLÜMÜDÜR

    Oy farfara farfara
    Bak şu küstah barbara
    İhtar almış şaşırmış,
    Ağzı gözü kapkara.

    Ufacık tefecik çocuklar
    Hocalar hepsin tokatlar
    Cezası şöyle dursun,
    Yaz kış maaş alırlar.

    Hem tembel hem cühela
    Milletin başına bela
    Bak işte yine yaptın
    Batırdın taştı hela.

    Behçet Antinacar

  12. BetuL - 08 Ara 2007 - 6:48 pm

    Bi soru da benden

    Fethi bey “luzumsuz yorumcular” derken;

    a) hurriyet yorumcularini kastetti
    b) izlenimler yorumcularini kast etti
    c) butun yorumculari kastetti
    d) butun hurriyet yorumculari, bazi izlenimler yorumcularini kastetti
    e) ismi lazim degil belli basli bir izlenimler yorumcusunu kastetti

  13. BetuL - 08 Ara 2007 - 6:57 pm

    Ben ‘e’ diyorum. Bildiysem fotografladiginiz pastirmalardan isterim. Bildigim halde pastirma gondermemek icin bilemedin diyen Fatih Terim ingilizcesi, Emin Colasanin sevgili okuyuculari gibi bisey olsun.

  14. Baris - 08 Ara 2007 - 7:15 pm

    Bunlar munferit orneklerdir Fethi Bey! (Anladiniz siz onu.) Bu tarz munferit olaylar Turk ogretmenlerine mal edilemez. (Lutfen Turk marangozlarina mal etmeyi deneyiniz)

  15. FST - 08 Ara 2007 - 8:43 pm

    Knz hanım,

    Fethi bey size yazarken boşa vakit kaybediyorum, diye yazdığınız anda zaten bana sansürü uyguluyorsunuz.

    Ben size boşa vakit kaybediyorum diye yazmadım. Küçümseyici ifade kullanmadım sadece “ben sanki zaman kaybettiğimi düşünüyorum bu yazışmalardan.” dedim. Yani anlaşmakta güçlük çekiyoruz sanki demek istedim. Öbür türlü gerekse öyle de söylerim ama yazdıklarınızı ciddiye alıyorum ve cevap veriyorum. Dediğim gibi iletişimde bazı problemler yaşıyor gibiyiz, o kadar.

    Ben müslümanlığın malzeyadaki o yorumlanmasını “sih dindarlığı “olarak görüyorum. Kendi bildiğim dinle bağdaştırmadım.

    Bu resmin dinle bağdaştırılır bir yanı yok zaten, aynen öyle düşünüyorum.

    o fotoğrafa bakıp, haylazların gözünü korkutuyorlar demenize çok şaşırdım.

    Ben nerede böyle yahut bu mealde birşey söylemişim, rica ederim gösteriniz. Herhalde biriyle karıştırdınız.

  16. FST - 08 Ara 2007 - 8:46 pm

    Knz,

    son söz: benim için sansürünüz hala devam ediyor.

    Niçin bu kanaate vardınız? Neyi sansür etmişim?

  17. FST - 08 Ara 2007 - 8:55 pm

    Barış merhaba,

    Ben de zaten olaylar münferittir, lütfen bu sebeple koca bir Milli Eğitim camiasını ayıplamayalım diye bu yazıyı yazdım. Gazeteleri okuyanlar da sanki Türkiye’de böyle bir problem var sanabilir.

    Bu arada marangoz dediniz de, ben de 23 Aralık Sıhhi Su Tesisatçıları Günü, 21 Ocak Boyacı ve Badanacılar Günü, 3 Mart Elektrik ve Elektronikçiler Günü, 4 Nisan Taban Tahtası ve Lambiriciler Günü, 22 Mayıs Metal ve Dökümcüler Günü gibi meslek günü önerilerimi en kısa zamanda meclise yollamayı düşünüyordum.

    Çevremdekilere “yahu Allahtan taban tahtası döşeyen, sandalye, masa yapan marangozlar var yoksa betona otururduk, hatta inşaat ustaları olmasa oturacak yer de bulamazdık, bunlar ne kutsal meslek, Cenabı Hak hepsinden razı olsun, öğretmenler gibi 2/7 gün 16 saat değil değil 7/7 gün 70 saat çalışıyorlar, asıl eli öpülecek olanlar bu meslek erbabı” dediğimde nedense suratıma garip garip bakıyorlar. Öğretmen kutsal denmiş ya, diğerleri adam sırasına alınmıyor. Bunları küçümseyen de mesleksiz, devlete kapılanmış basit memur, ona yanarım.

    Neyse, uyarınız bana bunu çağrıştırdı.

  18. secedo - 10 Ara 2007 - 1:34 am

    KNZ hanima, cikardigi yaygaranin ne kadar sacma oldugunu anlayabilmesi icin su yaziyi okumasini oneriyorum;

    http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=7806850&yazarid=10

    Hemen akabinde de;

    http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=09.12.2007&y=NazmiyeYilmazPazar

    Not: Ilk verdigim link +18 icerige sahiptir.

  19. knz - 10 Ara 2007 - 9:07 pm

    secoda sersemlik yapma. verdiğin linklerin ne bu konu ile ne bu konu başlığı ile alakası yok. var diyorsan iki defa sersem derim.
    Fethi bey, secedo böyle yazarsa sersem kelimesi ile yetinmeyeceğim bundan sonra.

    fethi bey, malezya fotoğrafını verdiğim link vardı ya. orada yazdıklarına dayanarak, söyledim.

    Aramızda kelime arayıp bulcak bir güvensizlik olmasın. benim genel kanatim şu olmuştu, bu olayın sizin tarafınızdan küçümsendiği şeklinde bir hayal kırıklığı olmuştu. İnanın fethi bey malzeya gröndland kadar uzağımızda değil.

    Bence de dayanıklı olmalıyız. Karşılıklı anlaşma için kolay havlu atmayalım. Zaman kaybı olsa da, bence değer :)

    Alev alatlı Türkiyede yazar sınıfından sayılıyor ve kitapları satılıyor. Onun bir yazısında “keşke malzeyalaşabilsek “şeklinde bir ifade kulandığını okumştum.
    Muzmin Anonimin sitesinde bu yazı duruyor sanırım. Böyle yazarların varlık sahibi olduğu bir ülke vatandaşı olduğum için kendimi acınacak halde hissediyorum.

    Biz böyle bir ülke vatandaşı olduğumuz için de, ne öğretmen veliyi, ne veli öğretmeni eğitebiliyor. İsviçreden kanun tercüme etmek kötü birşey değildir, çünkü kendimizin yapabileceği en iyi kanunu bile biz layık olduğumuz şekle dönüştüreceğiz.

    eşek hoşaftan ne anlar ? atasözü gibi olacak ama, değil işte.

    Ben yine de diyorum ki, kanun yine olabilcek en iyisi olsun. Dediğim gibi, belki bir tek vatandaş belki hakkını arayacaktı. Bizim kanunumuzda şu anda bildiğim kadarıyla
    sakat birşey yok. İçini dolduracak insan çok az.

    Alev Alatlar mı hukuk koruyacak ? İYİLEŞTİRME Böyle mi olacak ? İyimserliği bozmak için hürriyet okumaya gerek yok. Mumla insan arıyorum. Birşeyi başarırsak bu zirvede olmayacak. Tabanda olacak.

  20. FST - 10 Ara 2007 - 10:53 pm

    Knz Hanim,

    secedo böyle yazarsa sersem kelimesi ile yetinmeyeceğim bundan sonra

    Burasi serbest bölge, istediğinizi yazabilirsiniz, sersem vs. problem değil. Daha ilerisi de herhalde çok problem yaratmaz.

    Aramızda kelime arayıp bulcak bir güvensizlik olmasın.

    Ama sizin söylediğiniz şeyin benim yazdıklarımdan çıkarılması imkansız. Detaylara bakıp iğneyle kuyu kazmam fakat buradaki durum farklı olmuş.

    bu olayın sizin tarafınızdan küçümsendiği şeklinde bir hayal kırıklığı olmuştu. İnanın fethi bey malzeya gröndland kadar uzağımızda değil.

    Olayı küçümsemiyorum. Yalnız dikkat edilirse orada verilmesi düşünülen ceza konusu dinle ilişkili değil, eğitim bakanlığının dinden bağımsız bir önerisi. Ben olayı küçümsemedim ve bunu tasvip etmediğimi defalarca belirttim ama size de uyarıda bulundum, konu sizin dediğiniz gibi kızlara din baskısı uygulanması değil diye.

    Malezya ile ilgili de fazla bir fikrim yok, ideal, hedef alınacak bir ülke olduğunu zannetmiyorum. Yalnız şu anki Türkiye ile kıyaslanırsa pek de kötü olmayabilir. Belki Malezya ve Türkiye başka ülkeleri kendilerine birlikte örnek alabilirler, misal Grönland’ın bağlı olduğu Danimarka veya ona yakın olan İzlanda, İrlanda vs. (Bunu da bildiğimden demiyorum, dikkat)

    Karşılıklı anlaşma için kolay havlu atmayalım. Zaman kaybı olsa da, bence değer :)

    Yok niye havlu atalım, bir yorumcu birşey yazdıkça ben de cevaplamayı gerekli görürsem mutlaka karşılık veririm.

    Malezya ile ilgili bahsi geçen yazıyı hatırlıyorum. Alev Alatlı’yı da bu konuda pek ciddiye almak gerekir mi emin değilim.

    Ben de herkesin korkusuzca hakkını aramasını istiyorum. Ama devlet görevlileri nedense bireyi değil maaş aldıkları devleti korumaya meyilli oldukça hak arama süreci kolay değil. Başbakan telefon açsın diye beklersek işimiz var.

  21. secedo - 10 Ara 2007 - 11:01 pm

    secoda sersemlik yapma. verdiğin linklerin ne bu konu ile ne bu konu başlığı ile alakası yok. var diyorsan iki defa sersem derim.
    Fethi bey, secedo böyle yazarsa sersem kelimesi ile yetinmeyeceğim bundan sonra.

    Kadin, kadin…internetin arkasina siginip imzasiz yazilarla cesaret gosterisi yapma. Burasi youtube degil. Ama illa ki icinde varsa kusulacak bir kin, mail adresimi veririm, yakinlasir, hatta birbirimizin adreslerinide aliriz. Boylelikle yuzume karsi “sersem” diyebilme sansina erisirsin. Biraz maco oldu ama ilk sacmalayan sensin.

    Vermis oldugum linkler, senin bir fotograf uzerine cikardigin onca yaygaradan dolayiydi. Alakayi baslikta araman cok sacma zira konu zaten senin bir fotograf uzerine sacma izlenimlerinden dolayi dagildi.

    Hay Allah, sersem dedin sen bana ya!!!Annen baban yok mu senin evladim?

  22. secedo - 10 Ara 2007 - 11:02 pm

    secedo böyle yazarsa sersem kelimesi ile yetinmeyeceğim bundan sonra

    Burasi serbest bölge, istediğinizi yazabilirsiniz, sersem vs. problem değil. Daha ilerisi de herhalde çok problem yaratmaz.

    Fethi bey; bu konuda ciddi misiniz???

  23. FST - 10 Ara 2007 - 11:32 pm

    Secedo,

    Fethi bey; bu konuda ciddi misiniz???

    Elbette yalnız konunun sizle alakası yok. Burada herhangi bir yorumcu diğerine “kendince bir sebebe binaen” muhatabına sersem yahut bir ileri derece söz söyleyebilir, ki fazlasıyla ve daha ağırları söylenmektedir. Bence bunda problem yok. Neticede herkes birbirine cevap verebiliyor.

    Ben iki durumda müdahil oluyorum, 1) yorumcunun biri rahatsızlık beyan ederse 2) Kendim işin çığrından çıktığına karar verirsem.

    Buradaki örneğe dönersek, Knz size sersemlik yapma derken bence haksız, çünkü siz ona iki link önermişsiniz, o da fazlaca ve yersiz şekilde alınmış. Aslında kızması gerekiyorsa başka yorumculara kızsa daha iyi olur. Ama genel olarak söylediği problemli değil, zaten siz de cevabı vermişsiniz.

    Öte yandan, bu ifadelerin size hitaben bulunmasını arzu etmiyorsanız o yorumu hemen kaldırır ya da ilgili kısmını silerim, bu da sizin en tabii hakkınız.

  24. secedo - 11 Ara 2007 - 12:03 am

    Rahatsizlik mevcut ancak kaldirilmasini istedigim bir yorum yok. Ben sadece ortamda bir “kontrolsuzluk” olmasina karsiyim. Bu son mesajiniz beni yeterince ikna etti. Tesekkurler.

  25. FST - 11 Ara 2007 - 9:04 am

    O zaman mesele yok.

    Ortamda da pek hissedilmeyen ama RTÜK ve Telekom düzeyindeki kadar hassas olmasa da bir kontrol var, endişe edilmesin.

    Kısaca, bırakınız yazsınlar, bırakınız konuşsunlar.

    (Hele kızdırılmışsa, bırakınız sövsünler, hiç mahzuru yok.)

  26. knz - 11 Ara 2007 - 10:00 am

    fethi bey hakkımda herhelde notu farketmediniz.

    Not: Ilk verdigim link +18 icerige sahiptir.

    Bu notu ben yanlış anladıysam, hiç çekinmem özür dilerim.
    benim bu nottan anladığım, bana gizli kapaklı salak diyor.
    fethi bey madem taraf oldunuz bu dip notu da açıklayın.
    dediğim gibi ben yanlış anlamış olablirim. eğer o dip not olmasaydı, ben o yazıya cevap bile vermeyecektim. Çünkü link tamamen alakasız bir konu. Fakat kişi kendi bilmelidir. Hem alakasız link verceksiniz , hem de dip notla
    alay edeceksiniz.

    Benim bu ortamlarda sadce kendisine hassaslığa tahamülüm yoktur.

    Ayrıca son verdiği cevapta verdiği beni açıkça tehdit etti. Siz burada bana defalarca k”adın sus” derken ben sizi tehdit mi ettim. Şunu bilin ki insan tahamül ediyorsa bu sınırsız değildir.

    BakIN KURAL şudur : eğer bir yerde kuralsızlık varsa, siz ne yaparsanız başkasının da onu yapma hakkı vardır.

    bizim kural dediğimiz şey, aslında hayatın devamı için karşılklı uzlaşmadır.

    sen yapma ki, ben de yapmayayım.

    içinde faşizm barındıranlar faşizmle mücadele edemezler.

  27. FST - 11 Ara 2007 - 11:55 am

    Knz hanım,

    fethi bey madem taraf oldunuz bu dip notu da açıklayın.

    Ben olsam o notu bir nükte olarak kabul ederdim. Siz farklı yorumlamışsınız ve bence de bunda mahzur yok, sizi eleştirmiyorum.

    Dikkat ederseniz Secedoya bundan alınıyorsanız cevabını verin diyorum.

    Dediğiniz gibi burada kural dişe dişten ibaret.

  28. knz - 11 Ara 2007 - 3:46 pm

    Hayır alınmıyorum. Böyle bir ilişkim olmaz . Benimkisi Sistemli bir saldırganlığa karşı nefs-i müdafaadır.
    hakkımda imaj oluşturmaya çalışıyorlar. ben hayatımda takım oynamadım.

    Dişe diş hakkımda tavrımı gördünüz fakat yine dişe diş görüşünüze katılmıyorum.
    Siz bir boksörle ringe çıkarmıydınız ?

  29. FST - 11 Ara 2007 - 3:48 pm

    Burası herkesin eşit güçte klavye kullanabildiği bir ring, problem yok.

  30. secedo - 11 Ara 2007 - 9:08 pm

    Cok gereksiz bir aciklama olacak, tartisma artik rahatsiz veriyor ama yine de su +18 icerik olayina bir aciklama getireyim;

    Hurriyet gazetesinin internet sitesinde devamli acik secik kadin fotograflari oluyor. Daha once de bu konuda bayag bir muhabbet yapildigindan dolayi +18 espirisine bende degindim. Yoksa herhangi bir gonderme yapmadim.

    Bu notu ben yanlış anladıysam, hiç çekinmem özür dilerim.

    Ozrunuzu bekliyorum.

    Sanirim biraz sakinlesmeye ihtiyaciniz var.

  31. secedo - 12 Ara 2007 - 7:58 am

    KNZ hanim;

    Gece gece su yaziyi okuyunca aklima kim geldi, tahmin ediniz.

    http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=101297,10,2

  32. knz - 12 Ara 2007 - 1:00 pm

    secedo senin bir geçmişin var. senle ilk defa burda karşılşamış değiliz.

    kadın diye kelimeyi seçişinde ve hitabında bir aksaklık var. kadın sen susu, kadın sen konuşma diyen bir kişinin benim espiri alanıma girerken dikkatli olması gerekir. Biz senle espiri yapar düzeye gelmedik ki ? umarım bu tokuşmadan sonra o noktaya geliriz.

    fakat şunu bilesin ki, bana kadın, kadın diye azar çeken biriyle ben espiri paylaşımı yapmam.,

    interneti linkini verdiğin sayfa hürriyet ana sayfası değil., verdiğin link bir yazarın doğrudan sayfası.
    Doğal olarak resim de yok.
    diğer ise, yeni şafakta bir yazarın doğrudan sayfasına açılıyor. Bu espiri ile konun alakasını hala kuramadım. Yine de çocuksu dalışını farketmediğim için özür dilerim.

    Fakat yine de seni Malzezyadaki fotoğraf hesaplaşmasının engelleyicisi yapmayacağım.

    orası din okuludur. Din okulu olduğunun delili bütün kızların başörtülü olmasıdır. Biz de de 10 yıl önce,
    imam hatip liseleri böyle bir görüntü veriyordu.
    herkes başörtülüydü. ve ülkede hiç bir masabaşı sosyologu gözükmüyordu.

    peki acaba bir maketi sınıfın ortasına ne zaman getirip orda kırbaç şaklatacaklardı ? yoksa bu iş hiç olmayacak mıydı ? ama bütün kızları ordaki gibi örtüyorlarsa, o davranış benziyorsa, o davranoş benzerken bu bu davranış neden benzemesin.

    derin düşüncelerde kadına şiddet sayfasına son noktayı koyacağım. şimden haber vereyim ki ağır yazacağım.

  33. secedo - 12 Ara 2007 - 6:29 pm

    Evladim, guzel kizim, tatli sozlu hanim efendi, ben ne zaman size “kadin” diye hitab ettim, yada ne zaman “kadin sus” dedim. Kisileri karistiriyorsun.

    Tamam, ikna oldum artik, fotograf kotu, Malezyada ki insanlari kurtarmamiz boynumuzun borcu. Nereden bu konuya girdim ben boyle, lanet olsun!

    Kaldi ki ben hic bir zaman o fotografi da savunmadim, elestirmeni elestirmedim. Sadece bir fotograftan dolayi globalizme deginmeni, bu gorusumu sununca da sistematik bir karsi saldiriya maruz kalmis oldugunu iddia etmeni yadirgadim.

    Yazimi, gondermeden once son kez okuyorum. Benim bilmedigim, cumle aralarina gizlenmis hakeret dolu cumlelerimi tekrar gozden geciriyorum. Birsey bulamadim. Herhangi bir yas, cinsiyet ve zeka gondermesi yapmadim diye dusunuyorum.

    derin düşüncelerde kadına şiddet sayfasına son noktayı koyacağım. şimden haber vereyim ki ağır yazacağım.

    Ama su cumlen beni yine sasirtti iste. Ne diyeyim, gorunen o ki heveslisin. Yolun acik olsun.

  34. delidumrul - 12 Ara 2007 - 6:54 pm

    boşuna uğraşıyorsun be kardeş. onun derdi anlamak değil sen ne dersende kafasındakini öttürecek yine. ama bence boşuna şikayet etme. bununla aynı evi paylaşanların halini düşünde otur şükret. çıldırtır adamı böyle karılar. tek çare sümsük bir herif bulmalarıdır. eğer öyle bir kocası yoksa zaten çoktan kafayı yemiştir sinirden zavallı adam. düşünsene evin içinde böyle laftan anlamaz biri, sen ne söylersen söyle duymuyor, hep kendi kafasındakini vikvikvikvik öttürüp duruyor. kabus gibi birşey!

  35. baudrillardvari ironi kurucu ve kod kirici - 12 Ara 2007 - 7:02 pm

    evet bir kadın var onu da kaçırıyorsunuz burdan yazıklar olsun. ama o da çok konuşuyor tabii. siz en iyisi şu mistor no ya dalın.

  36. delidumrul - 12 Ara 2007 - 7:07 pm

    birader sende haklısın ama bu tek başına 10 kadına bedel.

  37. baudrillardvari ironi kurucu ve kod kirici - 12 Ara 2007 - 7:23 pm

    10 kadına bedelse buna devlet kurduralım. biz severiz öyle şeyleri. çıpçılgınız canım. bildiğin gibi değil. bir karıya devlet kurdururuz, bir oğlan bir aptal çapulcu dervişle motorsiklete biner dünyayı gezer toprak reformu yapar, birisi çıkar cübbe kubbe mevlana yunus o topraklar bu topraklar işte vatan kurtuldu der. yeter bunların hepsi kırılmalık adam, yaşatılacak adam değil bunlar. sıkacaksın abi.

  38. FST - 12 Ara 2007 - 7:24 pm

    Bodriyar,

    siz en iyisi şu mistor no ya dalın.

    Kolay mı Mister No’ya dalmak. Adamı thud, spack şeklinde yere seriverir. Kafa da atar. Üstelik onun Çiko türü dalabileceğiniz yamağı da yok, adam yalnız çalışıyor.

  39. baudrillardvari ironi kurucu ve kod kirici - 12 Ara 2007 - 7:28 pm

    bizim de elimiz armut toplamıyorki fethi bey o mistor noysa biz de conanınız ve de çıplak elle zevk için adam öldürürüz. hatta conan ı bahis mevzuu yapmaya bile gerenk yok benim soyum cavlaklara gidiyor. belki onlar bizden öğrendi. bu bir kerede adamın kafasını tutup koparmayı. sonra derisini yüzüp içine deniz kumu depip ibret için gezdirmeyi. ben sıkarım alırım kafayı abi ayırt etmem bana mistor no su felan farketmez.

  40. secedo - 12 Ara 2007 - 8:11 pm

    Delimdumrul;

    Kader dostum, cok buyuk bir belaya bulastin. Seni artik Fethi bey bile kurtaramaz. Artik yiyecegin laflarin uzerine ne icersin bilmiyorum ama umitsiz bir vakasin. KNZ’nin eline dusen bir daha gun yuzu gormez. Insanin tum “yorum yazma, konuya ortak olma” zevkinin agzina siciyor. Bir de “kadin, madin” demissin yine…Allaahhh! Bence buyuk kutleli bir kayaya bagla, sabitle kendini. Uzuluyorum senin icin, anla!

    En iyisi mi ozur dile, uzun bir sure de buralarda pek gozukme. Seni gidi fasist, kadin dusmani, global terorist, dayakci, pornocu seniiii…

  41. delidumrul - 12 Ara 2007 - 8:26 pm

    yahu ateş olsa cürmü kadar yer yakmaz nesinden korkacağım …..

    hem şu kadın madın deme davasıda ayrı bir dangalaklık. yani adamın birine desenki mesela ” doğru konuş be adam ” desen kimse sana bişey demez. ama ” be kadın ” deyince vay istismarcı kadın düşmanı oluyorsun. anlayanabilene aşkolsun. ama yapacak bişey yok………………….

  42. secedo - 12 Ara 2007 - 8:49 pm

    Valla benim vicdanim rahat. Bundan sonra basina ne gelirse hakediyorsun.

    Buarada saka maka KNZ’de efsane zannetmeye baslayacak kendini. Bosu bosuna gaza geldi kadincagiz. Aha “kadin” dedim. Ne guzel bir duyguymus boyle.

    KADIN KADIN KADIN. KARI KARI KARI. Hemde koca kari! Kisa etek, kisa etek. Akli kisa Akli kisa. Oooff, of.

  43. FST - 12 Ara 2007 - 9:08 pm

    Yahu kardeşim ne uğraşıyorsunuz Knz hanım ile? Haylaz çocuk gibisiniz, kulağınızı çekmek lazım.

  44. delidumrul - 12 Ara 2007 - 9:37 pm

    fethi emmi çekmişin ya zaten. nerde benim yorumun yarısı?

  45. knz - 13 Ara 2007 - 6:59 pm

    secedo globolizmle ilişkisi şu;

    insan hakları ve demokrasi dediğimizde,

    malezyadaki bu fotoğraf mı daha ağır bir insanlık suçu ? yoksa güneydoğuda bir köy okulunda hala seçmeli kürtçe dersinin konmamış olması mı ?

    Bir çocuk okulunda kürtçe dersi almıyor diye mi daha fazla hasara uğrar ?
    yoksa bir salonda kırbaç şaklatan öğrtmenler mi daha fazla onda hasara neden olur ?

    neden insan hakları, demokrasi savunucuları orda kör oluyor ?

    dünya hani globaldi ?

    secedo ben önüme konan pilavı o kadar kolay yemem.

    siz benim yazıma ikna edici ne dediniz ?

    fotoğraf kötüymüş, kimse savunmuyormuş ?
    yok bir de savunun yani.

    nerde demokrasi ve insan hakları savunucular diyorum ? onlardan sizin aranızda da bol bol var.

    herkes kendi sınırlarını insan hakına sahipse bilmene elçisinin sömürge valisi toplantıları için globolazim bu demesinler.

    not : ben çok yazmıyorum. sadece bir konuyu bir olayı yüzeysel değil derinlemesine incelemek taraftarıyım. diğer aynı anda iki forumda olmuyorum genellikle. hayatı ıskalamamak lazım.

  46. secedo - 13 Ara 2007 - 10:49 pm

    Yani isi inada bindirdin ya, sirf oyuzden cevap yaziyorum;

    secedo globolizmle ilişkisi şu;

    insan hakları ve demokrasi dediğimizde,

    malezyadaki bu fotoğraf mı daha ağır bir insanlık suçu ? yoksa güneydoğuda bir köy okulunda hala seçmeli kürtçe dersinin konmamış olması mı ?

    Aslinda “globalizm” ile olan ilgisini hala merak etmekteyim ama yinede soruna cevap vereyim; kisiye, zamana ve mekana gore degisir.

    neden insan hakları, demokrasi savunucuları orda kör oluyor ?

    Turkiye’de ki ve tum dunyada ki demokrasi savunucularinin bu aralar cok yogun olmalarindan olabilir mi?

    dünya hani globaldi ?

    Ben dunya global demedim. Globallestiysek soyle de bileyim. Tabi herseyden once “globalizm” ‘e bir tanim da getirirsen cok yerinde olur.

    fotoğraf kötüymüş, kimse savunmuyormuş ?
    yok bir de savunun yani.

    Ben fotograf kotu demedim ki! Yani tamam, genel kulturum yeterli duzeyde degildir, siyaseti de cok yakindan takip etmem, hatta aramizda kalsin dune kadar kafeste yasatiyorlardi beni…ama bir fotograf gorupte “bu fotograf kotu bir fotograf” gibi gayet yuzeysel, hic bir veriye dayanmayan, ne gecmis ile ne de gelecek ile ilgili olmayan bir cumle kurmam.

    not : ben çok yazmıyorum. sadece bir konuyu bir olayı yüzeysel değil derinlemesine incelemek taraftarıyım. diğer aynı anda iki forumda olmuyorum genellikle. hayatı ıskalamamak lazım.

    Bence trenleri kacirmak uzeresin. Hayati iskalamissin ama hala sansin var. Nasil bir hayal dunyasinda yasiyorsun, kafanda neler kuruyorsun bilmiyorum ama yazmis oldugun senaryolar, arti karsindakinin ne dedigini anlamadan yaptigin yorumlar okuyucularda hos bir tebessum birakiyor diye tahmin ediyorum.

  47. knz - 14 Ara 2007 - 11:37 am

    Ben fotograf kotu demedim ki! Yani tamam, genel kulturum yeterli duzeyde degildir, siyaseti de cok yakindan takip etmem, hatta aramizda kalsin dune kadar kafeste yasatiyorlardi beni…ama bir fotograf gorupte “bu fotograf kotu bir fotograf” gibi gayet yuzeysel, hic bir veriye dayanmayan, ne gecmis ile ne de gelecek ile ilgili olmayan bir cumle kurmam.

    Nasıl yani ? Fotoğraf “bak ve gör” şekinden apaçık bir delildir. Yorumsuz bir gerçektir. Yoruma ihtiyacı olmayan bir gerçektir. O bir tek olay bütün genel yargıyı bozacak
    bir delildir.

    Burada yapacağınız tek şey o fotoğrafın sahte olduğunu ispatlamaktı. Bunu yapsaydıyınız ben susardım.

    ispatlamadığınıza göre o fotoğarafı sen, ben yorumsuz kabul etmek zorundayız.

    bakın türkiyede halkın şiddete eğimli olduğu bir ülke. türkiye’ de ne görüşten olursa olsun yöneticilerin en ufak bir yetki kırıntısında şiddeti bir güç gösterisi olarak benimsediği bir ülke. Neden hrant dink, trabzonda bir papaz öldüürldükten bir yıl sonra, aynı katiller tararfından göz göre öldürüldü? 1 yıl boyunca nasıl bu soruyu sormak için istaistik yapılmaz. Bakarsın ve görürüsün.

    bir yabancı iki fotoğrafı yanyana koyduğu zaman, o fotoğraf parçası ben öyle bir fotoğrafa bakarak yüzeysel bir veriye dayanmayan görüş sunmam diyemezsin.

    Giderim bir dolu silahlı adam olsun, gerçekleri ne olursa olsun onlara katilsiniz derim. ben öyle knzeyim. apaçık görünene iman edeceksiniz.

    malazeyadaki fotoğraf ta apaçıktır. ( sahte değilse, ermeniniler sultan ahmet caminin önünde bir dolu karanlık yüzü postallı türk asker resimleri dağıtıyorlardı, fotoğraf sahte çıktı; bişey yalansa ortaya çıkar)

    O BİR GERÇEK fotoğraf olduğuna göre,

    orası apaçık bir din okuludur.
    apaçık bütün küçük kızlar bir biçimde tesettürlüdür.
    apaçık bu fotoğraf dini bir ileletin sonucudur.
    çünkü türkiyede halkın büütn şiddet severliğine rağman,
    henüz bu kadar ayan beyan halde dğiliz. ÇÜNKÜ bizi ömer seyfettinin falakasından koruyan dış kanunlarımız var. Dış kanunlardan şikayet etmek değil, iç kanunlara dönüştürmek zorundayız.

    o fotoğraf apaçık görünüyor. ikna olmak için bir dolu ıvız zıvıra ihtiyaç yoktur. YöK başkanımız sosylog ve o ülkede bulunmuş. yaptığı çalışmalarda o fotoğrafa dahil bir tek öngörüsü yoksa hepsi boşadır. Bilimsel araştırma budur. yerinde tahminler yapar. öngörüler doğru çıkar ve sorunları yerinde tespit eder. evet bir tek fotoğraf büütn o çalışmaları çürütür. fotoğraf sahte değilse bir veridir. o veri üzerinde araştırma yaparsın. Başka kaç okul böyledir ? O toplumda bu uygulamaya karşı çıakn bir veli neden yoktur ? eğer varsa başına ne geliyor ? evet bunları araştırısın ama önce önünü görmek lazım. bakmak ve görmek lazım

  48. FST - 14 Ara 2007 - 11:53 am

    Knz,

    Afedersin ama bize ne Malezya’dan? yahut Endonezya’dan, İrlanda’dan, Arabistan’dan? Bir resim var, nerede çekildiği belli değil, siz “orası apaçık bir din okuludur” filan diyorsunuz, kim biliyor orasının din okulu olduğunu? Malezya’da din okulu (!) olmayan yerlerde çocukların başı örtülü olamaz mı? Diyelim bu din okulu, devlet okulunda da böyle şeyler oluyor. Malezya’daki o tartışma din ile ilgili değil, Bülent Beyin verdiği linklerde kabak gibi görünüyor.

    Türkiye’de de devlet okulunda dayağın alası var. Bunlardan size ne ve bize ne. Sonuçta ne demek istiyorsunuz anlamadım, din okulu olmasın mı diyorsunuz? Türkiye’de böyle birşey yok, herşey devlete ait zaten, Kuran kursu da devlet okulu. Özel kuran kursu yasak, yakalanan içeri atılıyor.

    Küçük çocuklar tesettüre girmesin mi diyorsunuz? Çocuğun başının açık olması da onun için ailesi tarafından dayatılan bir tercihtir ve çocuğu etkiler. Çocukları aile baskısından alalım diyorsanız Türkiye’de çocuklar 5-6 yaşından itibaren zaten aileden alınıp devletin baskısına temsil edilir.

    Anlamadığım için soruyorum, bunları yazıp zaman harcamıyorsanız ne demek istediğinizi özlü olarak ve somut isteklerinizi belirtirseniz daha rahat ederiz.

  49. FST - 14 Ara 2007 - 11:54 am

    Bir de Türkiye’de Papaz öldürülmesinin ardında din faktörü var zannediyorsanız boşa yazışıyoruz burada.

  50. knz - 14 Ara 2007 - 12:19 pm

    cevaplar. net ve yorumsuz olacak.

    1-Papaz ve hrant dink cinayetlerinin benim yazdığım yazı ile ilgisi şu: Din değil tabi. SECEDO dediki bir tek fotoğraf yüzeysel birşeydir. Hayır diyorum bir tek fotoğaraf apaçık deilidir. bir tek bu fotoğraf bile türkiyede neler döndüğünün delilidir. Ben bu fotoğrafı görmedim diyemeyiz.

    fethi bey bu fotoğraftan türkiyede temize çıkacak bir tek kişi yoktur. Ne bir başbakan, ne bir knz dir. Ben herzaman vatandaş sorumluğunu savunurum. evet ben suçluyum. Bu ülkede bir vatandaş, bana ne diyiyorsa canavarı ben üretiyorum burada. kim yaptı ? trafik canavarı gibi bişey var, o yaptı .

    apaçık olan birşeye bana ne derseniz? Mahalenizde bir papaz öldürülür, bir sene sonra şehriniz de güvercin tedirginliğinde bir insan öldürülür.

    ben burada apaçaık olan olaylarla karşı takındığımız vurdum duymazlığı elelştiriyorum.

    Türkiye’de çocuklar 5-6 yaşından itibaren zaten aileden alınıp devletin baskısına temsil edilir.

    NEYE TESLİM EDİLİYOR ? dış kanunlara.
    Yıllarca isviçre medeni kanunu diye alay ettik.
    isviçreden almayıp ne yapacaktık ? ömer seyfettinin falakasına mı yatıracaktık ?

    bu soruyu da ben size soruyorum.

    dış kanunları içselleştiremediğimiz için, müdürün teki çocuğa tekme tokat giriyor. Allahtan dış kanunlar var da, bunu yaptığı için müdürünm burnundan getirmek isteyen bu yolu kullanır.

  51. FST - 14 Ara 2007 - 12:33 pm

    Knz hanım,

    Benim dış kanunlardan şikayetim yok, bana göre kanun iyiyse isterse Mars’tan gelsin.

    Yalnız İslam Hukukunda çocuklara, erkeklere, kadınlara dayak var diye düşünüyorsanız onun da sebebini Malezya’dan fotoğraf, Türkiye’den tarikat haberi vererek değil usulünce anlatmanız gerekir.

    Bir de bu dayak konusunda genel fikrimi söyleyeyim, Kuranda zina suçunu işleyene 100 sopa vurulması gerektiği söylenir. Ceza hukuku açısından müslüman olduğunu iddia edip sonra bu cürmü işleyen kişi cezasını da kabullenmiş demektir, o günün şartlarında Çin, Bizans vs yerlerde de sopa cezası varmıştır ki bu ceza böyle beyan edilmiş. Tutup da Kuran’da ” 2 yıl 3 ay hapis” diyecek hali yok ya. Bugün dünyada genel kabul görmüş ceza kanunlarına göre bunlar revize edilir.

    O dönemde (ve yakın zamana kadar) tek islam dünyası değil tüm ülkelerde sopa, kırbaç vs. normal bir ceza türü olarak görülüyormuş, bunu bugün kınamak yanlış olur. Kadınların dövülmesi ile ilgili konuda böyledir. Kuran’da canı isteyen erkek kadın dövebilir diye bir şey yazmıyor, kocasını aldatıyorsa şartı var. Yine bu da o dönemin algılamasıyla ilgili birşey. Bugün ille de dayak olacak diye tutturmanın alemi yok. Böyle tutturan ve kendini dine bağlı zanneden kişiye ancak otobüse değil deveye bin, tuvalet kağıdı ile değil taşla kıçını sil denebilir.

    Bakın ben -eski tabirle hem de elhamdülillah- Müslümanım, kimse de kimseyi dövemez diyorum. Kanunlara da böyle şeyler giremez, kendimiz yapacaksak kanunu böyle yapalım. Bana göre hapis cezası filan da olmamalı, bunlar berbat şeyler, başka ceza türleri olmalı. Ve bu konuda ehil olmadığım için birşey diyemiyorum.

  52. FST - 14 Ara 2007 - 12:38 pm

    Bu arada Murat Karun beyin ceza kanunu önerisi fena değil gibi görünüyor, fikri olan söyleyebilir:
    http://muratkarun.blogspot.com/2007/11/anayasa-teklifi.html

    —————
    Ceza Kanunu
    —————

    i) Hapishaneler kaldirilmistir.

    ii) Cumhuriyetin para cezasi haricinde en agir caydirma cezasi 2 senelik “utandirma, agir is, ogrenim” cezasidir. Bu ceza kapsaminda suclu, sadece portakal renkli tek parca bir kiyafeti giyerek insan icine cikabilir, evinde yasamaya devam eder. Suclu, her iki haftanin birini agir is, digerini egitim ile gecirmekle yukumludur. Agir is, en az miktarda alet kullanarak bir insaatin en agir isinde calismaktir. Egitim ise suclunun kendi sectigi ve daha once bilmedigi bir konuyu ogrenmesidir. Ceza kapsaminda olan surenin yarisi bittikten sonra ogrenimde ne kadar ilerlendigi yakindaki bir egitim/yasam merkezindeki uzmana ispatlanir. Eger yeteri kadar ilerleme kaydedilmediyse, cezanin geri kalani tamamen agir is cezasina cevirilir. Kaytarma durumunda agir is cezasi bir aylik dilimlerle uzatilabilir. Ceza sirasinda sucluya asgari ucret baglanir.

    iii) Sucun ispati, karsi savunma icin gereken Adliye sistemi Turkiye Cumhuriyeti’nden devralinmistir. Ek olarak juri sistemi getirilmistir. Suclu/sucsuz nihai kararini juri verir. Juri, kendi hic suc islememis, resit olan kisiler arasindan raslantisal secim yapan bir bilgisayar programi ile secilir. Her bilgisayar seciminden sonra bu programin ciktisi, ve isleyis zinciri rahatca erisilebilecek bir yerde toplumla paylasilir.

    iv) Cinayet, tecavuz gibi cok agir suclarda kurban, ya da kurbanin birinci derece akrabalari islenen suca ayni oranda cezayi talep etme hakkina sahiptir. Cinayete dogru orandaki olum cezasi buna dahildir.

    v) Bu “kisasa kisas” cezalarinin listesi kanunlarla duzenlenir.

    v) Cumhurbaskani her turlu sucu, sucluyu af etme yetkisine sahiptir.

    vi) Siviller ve askerler birbirlerinin mahkemesinde yargilanamaz. Askeri ceza kanunu anayasaya aykiri olamaz.

    vii) 2 senelik en agir cezasi kaytarmalar ile 10 seneye kadar cikan kisiler, olum cezasina carptirilir. Bu nihai ceza, sucun muhatabi ya da Cumhurbaskani tarafindan affedilebilir.

    viii) Hicbir milli sembolun korumasi (bayrak, tarihi buyuklerimizin bustleri) ceza kapsamina alinamaz. Bu semboller, eger dogru semboller ise ve refah, ozgurluk ve anlayis icinde ya da istegiyle yasayan bir ulkede “korunmaya” mecbur degildir. Kamu malina zarar, o malin “ticari” degeri uzerinden ceza gorur: Kamuya ait 1 liralik bayrak yakan kisi, 1 liralik ceza oder. Kendi bayragini isteyen ozgurce yakabilir.

  53. knz - 14 Ara 2007 - 1:00 pm

    fethi bey derin düşüncelerde,
    kadınına uygulanan şiddet ile ilgili yazıyordum.

    isterseniz önce o sayfaya bir bakın. Konular ararsında benzerlik var.
    Az önce yazmak için derin düşüncelere baktım ama, malesef şuanda sayfalar açılmıyor.umarım düzelir

    yukarda yazdıklarınızla ilgili görüş ayrılığımız var. Bunu vakit bulduğumda detaylı size yazacağım.

    derin düşüncelerde farkılı burada olarak; zina, köle hukuku, kadına uygulanan şiddetin onaylanmaısını ayrı ayrı ele alacağım.

    Müslümanlığı kötülemek değil, reformize etmek değil, hele hele yeni bir din oluşturmak hiç değil, sadece daha iyİ anlamak için çabalamak çabasındayım. gelecekte hapisaneler olmayacak. Güzel bir başlangıç.

  54. FST - 14 Ara 2007 - 2:06 pm

    Müslümanlığı kötülemek değil, reformize etmek değil, hele hele yeni bir din oluşturmak hiç değil, sadece daha iyİ anlamak için çabalamak çabasındayım.

    Hayırlısı olsun. İnşallah çabanızın karşılığını alırsınız.

    Fiziki ve fiziki olmayan şiddet insanlık ayıbıdır, bunun temizlenmesi lazım.

  55. knz - 14 Ara 2007 - 4:13 pm

    fethi bey acele yazdım. Siizn sitede bu konun daha özenlisi gelecek. aceleden anlaşılmıyor olablir. panik yapmayalım :) yeni bişey çünkü.

    BURADA BENİ ÇIKINTILIK YAPIYOR DİYE DEĞERLENDİRENLER OLABLİR, LÜTFEN. NEFSİ MÜDAFADIR. ÜSTELİK DARB FİİLİN DİĞER ANLAMI TAM da yerine uyuyor. yazacam.

    Bir suçlunun cezalandırılması tarih boyunca vardır. Çünkü suçun engellenmesi zorunludur.
    Suç sadece iradi değil, bazen piskopatlık, şizofreni gibi hastalıklardan da kaynaklanır.
    Suçluyu cezalandıran otorite de hiyarşik bir düzende toplum tarafından bu yetkiyi almış kişi veya kişiler vaye bir kurumdur. Toplum geliştikçe ceza makamı kişi olmaktan çıkar ve
    kuruma dönüşür. İŞTE BURDA, sadce bu başlık altında şeriat kanunlarını ve toplumun iyileştirme dinamiğini konuşabiliriz.

    Kadın ve erkek ilişkisinde ise,
    sadce insan DNA sına atıfta bulunurak birşey söylemek mümkündür.

    kadın kendiliğinden bir suçlu değil, erkek de kendiliğinden bir ceza koyucu değildir. Mağra devrinde neyse, cahiliye toplumda neyse, islam
    sonrasında neyse veye modern toplumda neyse insan DNA sı aynıdır. Değişen ve hükmeden kültürdür.

    bu kültürde bir saniye dahi, tarihin hiç bir döneminde erkekğin evde cezalandırıcı olarak kabulü ne hukuki, ne geleneksel , ne de insani olarak mümkün değildir. Bu patalojik bir duurmdur.

    yani tarihin bir devrinde, bir toplumda zina şuçtur veya ama eskimolarda zina suç değildir. zinanın çeşitli cezalandırma yönetmleri vardır. Bunlar zamana bağlılık göstereblir.
    Bu sayfanın konusu bu başlıklardan farklıdır. çünkü değişmeyen cezalandırıcılar( kadınlar), değişmeyen ceza uygulayıcılar ( erkekler), değişen bir yaşamda nasıl var olablir ?

    tarihinin hiçbir devrinde, erkeğin ( doğuştan gelen özelliğine dayanarak)eşine ceza koyucu olarak onaylanması mümkün değildir.

    Bir din kitabı erkeklere bu yönde tartışmalı bir tavsiyede bulunumaz. üstelik seksin cezalandırma yöntemi gibi yorumlanması var ki, bu snowqueen in dediği gibi, abartılmış erkek mitinden başka birşey olamaz. Pavlovun köpeğine uygulayacağı bir terbiye şeklinin onayı kutsal kitabımızda yer alamaz.

    bir dine inanıyorsak, özen göstermeliyiz.
    Tek kusur din yorumumu kaldı sorusuna, önce bahçeden başlayacağız. Çünkü dünya çapında çok büyük bir sorunu halletmek için,motivayonumuzu bahçede bozarsak birşey yapamayız.

  56. FST - 14 Ara 2007 - 4:45 pm

    Knz hanım,

    Dediklerinize katılıyorum, bunlara ne diyebilirim. Ne kadın ne de erkek DNA sebebiyle cezalandırılmasın. Aslında erkeğin de sırtına yük vuruluyor, ev geçindirme geleneksel olarak ona yüklenmiş. Bu da haksızlık. Kadim geçmişten gelen alışkanlıklar, töreler var. Bu iki yaratık türü, kadın ve erkek genelde böyle işbölümü yapmışlar, günümüz teknik imkanları iki yaratığın daha bağımsız olmasına imkan veriyor. Herhalde alaşıp bir orta yol bulacaklardır.

    Benim tahminim 40-50 sonra biz bu dünyadan göçtüğümüzde çocuklarımız, torunlarımız farklı bir dünyada yaşıyor olacaklar.

  57. secedo - 14 Ara 2007 - 7:24 pm

    Yine KNZ hanim;

    1-Papaz ve hrant dink cinayetlerinin benim yazdığım yazı ile ilgisi şu: Din değil tabi. SECEDO dediki bir tek fotoğraf yüzeysel birşeydir. Hayır diyorum bir tek fotoğaraf apaçık deilidir. bir tek bu fotoğraf bile türkiyede neler döndüğünün delilidir. Ben bu fotoğrafı görmedim diyemeyiz.

    Iki ihtimal var; ya kucuk, basit bir yalancisin, yada okudugun yazilar gozlerine degil, kicina hucum ediyor. Ben nerede demisim “bir tek fotograf yuzeysel birseydir” diye. Okadar yorumda bulunmusum, cikara cikara boyle bir sonuc mu ortaya cikardin? Ne kadar capsiz bir insansin yahu. Yorum yapmadan once okusana karsinda ki neler yazmis.

    Bir tek fotograf uzerine yapilan siyasi yorumlar yuzeysellikten oteye gecemez dedim ben. Soyle bir fotograf dusunelim; biri gelmis senin, arkadaslarinla takildigin bir ortamda, elinde birayla olan fotografini cekmis. Dini butun biri de gelmis, fotografinla ilgili “gencligin dustugu hale bakin, gelecegimiz curumus” dese…Baska bir ornek; yine bir fotograf dusun; Milli egitime bagli bir devlet okulunda cekilmis olsun, ogrenciler bilgisayar labaratuarinda, hatta age of empires oynuyorlar olsunlar ama fotografta net cikmamis olsun, sanki arastirma yapiliyor gibi algilansin. Moldova’da ki kepaze bir yorumcu da bu fotografa bakip, “yahu Turkler cok modern bir sekilde egitiliyorlar, bizimde onlari yakalamamiz lazim” dese…ne kadar yuzeysel kacardi degil mi?

    Fotograflar hic bir zaman “bak ve gordur” degildir, ki “bak ve gordur” aslinda ne demek bilmiyorum. Mesela Fenerbahce-CSKA macini izleyen bir insan Fenerbahce’nin o macta cok iyi futbol oynadigini soyleyebilir. Ama Fenerbahce cok iyi futbol oynayan bir takim diyemez (daha da komigi, o maci izledikten sonra, dunyada futbol cok guzel oynaniyor deyipte globalizme gonderme yapamaz). Oyle olsa bile bir mactan bu sonuca cikamaz. CSKA’nin iddiasiz, 18-19 yasinda genclerle oynadigini, liglerinin yeni bitmis oldugunu, vs…bu tur gercekleri goz ardi ederek Fenerbahce’nin genel yapisindan soz edemez. Ha, Ruslarin analarini aglattik o ayri bir konu, fanatikligimi daha fazla bastiramayacagim ama bu gercegi degistirmez.

    Knz hanim; ne yapacagiz seni bilmiyorum. Hatta ciddi olmana bile supheyle bakiyorum. Hani biri ciksa, deseki “hepinizle tasak gectim, ben aslinda suyum”…ozaman onunde saygiyla egilecegim, hepimizi yedin diyecegim.

    Ah ah, egitim sart, egitim! Ama egitimden once Allah insanlara uzuvlarini dogru yerde kullanma ve yeri geldiginde utanma kabiliyeti versin.

  58. delidumrul - 14 Ara 2007 - 8:19 pm

    yav secedo hiç laftan anlamıyorsun. sana diyorum muhatap olma bu cahil kadınla diye dinlemiyorsun sonra uğraş dur. kendin kaşındın. kafa eski bunda. 1930 model falan. Tam atatürk kadını yani.

  59. secedo - 14 Ara 2007 - 10:53 pm

    Bende ara ara senin gibi bosvereyim diyorum ama…yahu kiz cirpiniyor, yorum yapacagim, polemigin kahramani olacagim diye paraliyor kendini. Yardimci olalim diyorum. Sende bir el atsan, su kizi kurtarsak bir diyorum.

  60. delidumrul - 14 Ara 2007 - 11:24 pm

    o kafayı takmış bu işlere daha kimse kurtaramaz onu.

  61. secedo - 15 Ara 2007 - 3:59 am

    Kafa kalmamis ki taksin bir yerlere.

  62. knz - 15 Ara 2007 - 3:59 pm

    Bir tek fotograf uzerine yapilan siyasi yorumlar yuzeysellikten oteye gecemez dedim ben

    .

    şimdi münferit olay türkiyede yaşanıyor. türkiyede neden münferit olay oluyor ? Çünkü yasalar okullarda yönetici şiddetini bir eğitim aracı olarak kabul etmiyor. Bunu cezalandırıyor. Ama yönetici yasaya uymadığı için şiddet uyguladığı zaman bunu yasaya karşın uygulmaış oluyor.

    Yani yasalarımız sıfır km ama, İnsanlarımız senin gibi olduğu için secedo, bu münferit denilen olayalar yaşanıyor ve yaşanacak. yani okullda bir müdür kulak kopartmaya devam edecek.

    Özel okullar çözüm olsaydı, bu fethi bey size söylüyorum.
    Hiç istanbul’un en göbeğinde, şişli de, türkiyenin en lüks alışveriş merkezinde bir çocuğun yüzüne yüzüne copla özel güvenlik görevlisi vurabilir miydi ? hepiniz bu alışveriş merkezine buna rağmen gitmeye devam ettiniz.
    Amerikan özel güvenlik şirketlerinin ırakta yaptıklarını hiç görmeyin. Lüften sihirli formüller yazıp durmayın.

    insan sorunludur. secedo sorunludur. delidumrul sorunludur. yasalar bunlar için fazla geliyor.

    Fethi bey siz de toplumsal bu cahilliği istemeden de olsa besyenlerden oldunuz. Bu sayfadaki cüretkar cahillikten metin bey”in de, sizin de sorumluluğunuz var.

    Soyle bir fotograf dusunelim; biri gelmis senin, arkadaslarinla takildigin bir ortamda, elinde birayla olan fotografini cekmis. Dini butun biri de gelmis, fotografinla ilgili “gencligin dustugu hale bakin, gelecegimiz curumus” dese…

    verdiğin örnek alaksız. Çünkü ben sana kurumsal bir fotoğraf çektim gösterdim. Bir münferit olay resmetmedim.
    Türkiyede bir müdürün kulak kopardığı fotoğraf münferittir. yakalndığı anda o fotoğrafı desetkeleyecek kurum yoktur. Münferit olayların sorumlusu cahilliktir. Yasalar değil.

    İki gözüm kardeşim, Malezyadaki o fotoğraf ,bütün malzeyayı, malzeya islam üniversitesini ve orada yapılan büütn çalışmaları bir anda yıkmıştır. apaçaık görüleni kabul etmemeyene inkarcı derler. Görüleni inkar eden. Malzeyadaki fotoğraf türkiyedekinden farklı olarak münferit değil. Fark şu öyle bir okul gösterisi mazleya yasalarını uygulamayan bir okulun marifeti olmadığı ayan bayan ortada. ORDA YASLARALA İLGİLİ BİR SORUN VAR.

    Malzeya islam üniversitesi bunu görmedi.
    tahmin etmedi. ÖNGÖRMEDİ. VEYA onlarda okullarda dayağın yasal olarak kabul edileceği mühend,slik bir islamı kurma peşindeydiler. Nasıl pakistan medreselerinin islamı rezil etme işlevi vardı, belki bunlar da böyledir.

    iyi değiller. kötüler. iNSANLIĞIN GELDİĞİ BİLGİ BİRİKİ, DAYAK OLMADAN eğitimin olabileceğini çaktan kabul etti.
    Asri olan budur.

    Biz de yöneticilerimizi ysasalara uygun hale getirmek için mücadele etmek varken, yasları yöneticelere uydurmak için tersine savaş veriyoruz.

    Fotograflar hic bir zaman “bak ve gordur” degildir

    Hayatında psigor ispatlamamış belli. cahil ya., panik yapmayalım. ( o halde siz de üslübunuza dikat edin )

    her fotoğraf değildir. sevgili secedo amam benim seçtiğim özeldir.

  63. secedo - 15 Ara 2007 - 9:48 pm

    Ozaman bundan sonra cektirdigin fotograflara dikkat et. Hatta ey ahali, sizlerde cektirdiginiz fotograflara dikkat ediniz. Degil sadece kendinizin, Turk milletinin bile canini yakabilirsiniz.

    Neyse knz hanim, size beyninizdeki orumceklerle mutluluklar diler, ananiza, babaniza acil sifalar dilerim. Allah senin gibileri blog sitelerinden uzak tutsun insallah.

  64. knz - 16 Ara 2007 - 11:24 am

    anlayan anladı da yukardaki yazıyı da, içselleştirilmesi için uğraşmak gerekiyor.
    suskunluk anlamamaktan dolayı değil artık.

    sen yolumda değilsin secedo.

    “bak ve gör” baktığı zaman üzerinde kimsenin farklı görüş ileri süremeceği özel bir durumdur.
    ben hergün gazetlerde birçok fotoğraf görüyorum ama hiçbirini konu etmedim.
    bu seçilmiş özel bir fotoğraf.

    Malezya hakkında tahminim vardı. Artık bir tahminin çürütülme olasılığı kalamdan doğrulanması
    ile karşı karşıyayız.

    neden ?

    fotoğraf istisnai bir duurm olmaz. yani malzeyada herhani bir otoritenin, bu münferit olaydır sorumlular hakkında soruşturma açacağız diyebileceği durum değil.

    neden mi ? 50 den fazla öğrenci okul üniformları ile ancak ve ancak kurumsal bir yetki ile bir salonda toplnabilirler. Fotoğraf okulun bir islam okulu olduğunu kız öğrencilerin fotoğraftaki konumu ile açıkça belli ediyor.

    şimdi diğer bir nokta, günümüz itibariyle, insanlığın geldiği bilgi birikimi ” yetişkin olmayan bireylerde dayağın bir eğitim aracı olarak kullanabileceği görüşünü açık seçik ve net bir şeklide ret etmiştir.
    asri olan bilgi mirasımız budur.

    herhani bir sosylog, eğer belli sürede malzeyada yaşadı ise, o topluma bakıp kör mü kaldığı kafamda ciddi bir soru işaretidir. burnun ucunu görmeyen sosyoloji olur mu ?

    bir kendi ülkemize bakalım diyorsanız ? iki falaka(Ömer seyfettinden, malezyaya) arasında yasalarla ilgili yazdıklarımla bağlantı kurabilirsiniz.

  65. knz - 17 Ara 2007 - 11:12 am

    O fotoğraftan sonra, malezya hakkında ki yaptıkları yorumlarda bu gerçeği
    gözardı edenleri dinleyen herkes onlarla birlikte inkarcı olacaktır.
    iyi soru sorun ve sorgulayıcı olun.
    “bak ve gör” den sonra ikinci adım “bak ve anla ” dır.

    Bizde kulak kopartmaya meraklı yönetici, öğrencileri böyle toptan spor salonuna toplayıp
    böyle bir gösteri düzenleyemez. Çünkü çıkacak yaygaradan korkarlar.
    unutmayın ki içlerinde bu potansiyel vardır. Ama yasalar uygulanmak için değildir,
    keyfiyeti hakim gelirse, cahillik cürret eder. cahilliğin neye cüret edeceğini kestiremezsiniz.

    iyi bayramlar :)

  66. secedo - 17 Ara 2007 - 11:56 pm

    Hic utanma yok degil mi?

  67. knz - 18 Ara 2007 - 8:46 pm

    haklı olmak böyle birşeydir.

    secedo senin beni susturman için

    1- Din okullareında Kurumsal olarak onaylanmış falaka iyi bir şeydir.
    ( ayan beyan ortada, bir okulun spor salonuna okul forması ile öğrenci getirmek, oraya maket getirmek, vurmak için hoca tutumak epey organize işleri gösteriyor. )

    2-malzezya da böyle bişey olmamıştır.

    sen bana bu ikisini demediğin müddetçe , ben burdan sonuç çıkartırım.

    Benim çıkardığım sonuç şudur; malzeyda demokratik tepki aktif değildir. Ülkenin Üniversitelerinde ve yayın organlarında çocukların eğitimi hakkında topluma öncülük edecek bir yeti yoktur.

    Sizlerde bu uygulamaya muhalif, o ülkeden bloglar bulursanız, ingilizceniz de iyi, demokratik dayanışmayı siz başlatmış olursunuz. Hem demokratik hassas olmak, hem din sahibi olmak pek kolay değil.

  68. secedo - 18 Ara 2007 - 9:10 pm

    Yahu ne inanilmaz gorus yetenegi var sende. Hem gorus hem de gorusunu dile getirmedeki ustun yetenegine hayranim.

    Seni susturmak gibi bir niyetim olmadi hic ama yanlislarini gorecek goz olmadigi icin, ben susuyorum. Arada bir yaziyorsam da sadece uzuntumden. Masallah, insan ancak iyi bir egitimle her cumlesinde bu kadar cok sacmalar.

    Dedigim gibi, Allah insana yeri geldiginde utanabilme kabiliyeti versin.

  69. delidumrul - 18 Ara 2007 - 9:50 pm

    inatçı kadın hiçmi laftan anlamıyorsun? burada bu insanlar senin iyiliğin için konuşuyor umrunda değil. cayır cayır yanacaksın cehennemde haberin yok. aklını başına al da değiştir bu sapık hallerini. orada atatürk mü kurtaracak seni ateşten? laiklik mi kurtaracak? başörtüsü düşmanlığımı kurtaracak?

  70. knz - 19 Ara 2007 - 11:33 am

    Seni susturmak gibi bir niyetim olmadi hic ama yanlislarini gorecek goz olmadigi icin, ben susuyorum

    ilk iki cümleme aykırı görüş ileri süremeyen, çıkarttığım sonunca katlanır.

    yoksa hepimiz cüneyt arkın olurduk :)

  71. secedo - 19 Ara 2007 - 11:56 pm

    ilk iki cümleme aykırı görüş ileri süremeyen, çıkarttığım sonunca katlanır.

    Ortaya adam gibi bir sonuc cikarsan, katlanayim diyecegim. Simdi sonucun ne desem bana yine yuzlerc kelimeden olusmus, anlamsiz bidi bidilar yapacaksin. Kaldi ki kimse de cikarttigin sonuclara katlanmak zorunda degil. Sahsim adina konusayim; artik yorumlarina karsi birseyler yazmiyorsam, bu sadece senden umudu kesmemdendir. Hatta bekliyorum bizlerle dalga gectigini itiraf etmeni.

    Ama neyse, son kez sansimi deniyorum; arkadasim, demek istedigin nedir senin, sonuc nedir???

  72. knz - 20 Ara 2007 - 7:12 pm

    şansını son kez denedğin için söylüyorum.

    link verdiğim fotoğrafa bak.

    bu fotoğrafa ilk bakışta tepki duymak varken hala neden bu kadar konuştuğunu bir düşün.

  73. secedo - 20 Ara 2007 - 9:53 pm

    Arkadasim, en basindan tekrar soyle. Bu fotograf bana sunu gosteriyor de, dallanip budaklandirmadan, kisa ve oz bir sekilde soyle, boylelikle konuyu kapatalim insallah.

  74. knz - 21 Ara 2007 - 12:04 am

    Bu fotoğraf organize bir durumu gösteriyor. yani Öğrencilerin salona taşınması, uygulama alanına
    bir maket getirilmesi, dayak aleti olarak bir nesnenin oraya getirmesi, uygulama yaptırılması, uygulama yapılırken bazı çocukların eliyle kulağını kapatması, olayın malezyada geçmesi, fotoğraftaki bütün kızların başörtülü olması, böyle bir organize gösterinin eğitim faciası olması, …

    inşallah

  75. secedo - 22 Ara 2007 - 10:27 am

    Biz de bugun kirk yilin basi, hazir Christmas tatiline de girmisken, cuma namazina gidelim dedik. Tabii uzun zaman gitmemis oldugumuzdan dolayi saatini pek bilmiyorduk. Boylelikle namaza gec kaldik ama onemli olan niyettir diyerekten hanemize +1 yazdirdik.

    Amelie diye bir film vardi, okadar bahsetti arkadaslar, bir turlu izleyememistik. Bu aksam o filmi izlemek nasip oldu. Filmi ove ove bitiremeyen arkadaslarim gibi ben de tam olarak algilayamasamda, hos bir filmdi. Belki basrolde cirkin bir kiz oynatmis olsalardi ayni kaniya varmazdim (itiraf ediyorum, 5 dakika bile izlemezdim).

    Simdi bizim evde arkadasin dogum gununu kutluyoruz, ps3 oynayarak.

    Iki gundur parmagimda kucuk, beyaz bir siskinlik vardi. Hic onemsemiyordum, ama bugun igneyle bir deseyim dedim. Icinden kucuk bir kiymik cikti. Cimbizla o kiymigi cikartmak o kadar zevkliydi ki anlatamam.

    Yuz yilinda mutlu ol Fenerbahce!

  76. ramazan - 05 Nis 2008 - 8:56 am

    ya kardeş bide bunun matematiği yokmu???? :D

  77. ramazan - 05 Nis 2008 - 8:57 am

    :D:D:D:D:D:S:p

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş