Olsa Ne Olur
FST 12 Aralık 2007
Atilla Yayla ile yazıma gelen bir yorumda savcının beni de hocayı desteklemekten suçlayabileceği söylenince bunun üzerinde düşündüm. “Burası Türkiye” kavli gereğince suç ve suçluyu övenler de içeri gireceğinden bu mümkün olabilir. Sonra bu konuda bir senaryo geliştirdim yoruma cevap olarak yazdım. Daha sonra bu uzun senaryonun bir yazı olarak yayınlanmasının da uygun olacağı kanaatine ulaştım. Tabii burada şunu söylemiyorum: İzlenimler çok önemli bir yer, bir sürü insan burayı izliyor da devlet burayı ciddiye alıp izleyecek, bunlar masal. Bu sitenin 50 kadar izleyicisi var, 700 kadar da googledan 3-5 saniyeliğine gelip gideni. Üstüne üstlük bu sitede Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı tek yazı yoktur. Yani hem kemiyet, hem de keyfiyet gereği bu site Türk adaleti tarafından izlenmeye layık bir yer değildir. Bazı dostlarımızın “aman dikkat et” türü önerilerini tebessümle karşılıyorum. Keşke o kadar önemli bir yer olsa. Neyse, bunu da yeri gelmişken belirtmiş olayım. İşte dün aklıma gelen tutuklanma senaryosu:
İnternette gün geçtikçe sayısı artan bloglar içinde büyük kısmı “sabah kalktım reçel yedim, köpeğim tobi çok mutsuzdu” türü web günlükleri iken bazı blogcuların ülkedeki güncel konulara yorumlar getirmesi uzmanların dikkatinden kaçmıyor. Geçtiğimiz günlerde açılan Bilgi İhbar Merkezine yağan şikayetlerin büyük kısmı beklendiği gibi çocuk pornosu ile ilgili değil ülkenin ali menfaatlerine dönük zararlı yayın yapan sitelerle ilgili. Bunlardan birinin savcılık takibiyle çökertilip site editörünün Türk adaletine temsil edilmesi ilgi çekti. Yıllardır başıboş internet ortamından yararlanıp ülkenin ilerici ve çağdaş güçlerine çamur atan İzlenimler sitesi sahibi Fethi S. Tan dün sabah polisin “Sanal Şafak” kodlu ani baskınıyla ele geçirildi.
AB’den Besleniyorlar
Ataya adam diyerek hakaret eden hain liboş profa yaltaklık yapan satılık sinsi blogcu FST tutuklanarak AB uşağı küresel Sorospu çocukları için hazırlanan özel X tipi hapishaneye kondu. FST’ın tutuklandıktan sonra kameralar önünde medya mensuplarına “adam olun adam” diyerek küstahlık yapması dikkat çekti. Sitenin yorumcularının da tek tek tutuklanmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Bu arada isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklar bu tür blogculara AB ve ABD’nin yüklü miktarlarda ödeme yaptıklarını ileri sürdüler. Konuyla ilgili soru soran gazeteciye “AB’den de para aldım ABD’den de, tümünü pavyonda yedim, oh afiyet, bal olsun, sen git aç karnını doyur, köpek” diyerek saldıran haine diğer medya mensupları da “biz onurlu medya mensuplarıyız, sizin gibi AB beslemesi değiliz, emekçiyiz” şeklinde tepki gösterdi. Blogcunun “Hastirin kemik yalayıcıları” diyerek saldırısına jandarma engel oldu, FST güçlükle arabaya bindirildi.
Vatandaş ve Siyasiler Tepki Gösterdi
Mahkeme önünde toplanan bir grup duyarlı vatandaş da “İnternet laiktir laik kalacak” şeklinde slogan atarak topluca Anıtkabir istikametine yürüdüler. Konuyla ilgili açıklama yapan RTÜK ve İnternet Kurulu Atatürk Aleyhine işlenen suçların çocuk pornosuna göre çok daha tehlikeli hale geldiğini belirterek bu tür bloglara göz açtırılmayacağını bir kere daha ifade ettiler. AKP hükümeti de ülkenin çıkarını ilgilendiren konularda bu tür başıboşluklara izin verilemeyeceğini, Adalet bakanlığının ülkedeki özgürlükleri geliştirmek için çalışırken bundan istifade etmeye kalkanlara göz açtırmasının beklenemeyeceğini belirtti. CHP milletvekili Çağdaş Devrimsel de olaya sert tepki göstererek “bugün bu insanlar interneti kullanabiliyorlarsa bunu Cumhuriyetin kazanımlarına borçludur, Osmanlı devam etse dumanla haberleşiyor olurduk, tüm halkımızı kınama için Tandoğan’a çağırıyorım” dedi.
Gül Sessiz Kaldı
Konuyla ilgili fikri sorulan Süleyman Demirel “Binaenaleyh serbestlik eyidir, internet yazmakla aşınmaz. Fakat ne yazdığına bakmak lazım. Blogcu ne demiştir? Ona bakmak lazım, devlet raydan çıkmamalı” derken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve yeni YÖK başkanının konuyla ilgili açıklama yapmak istememesi dikkat çekti.
Falih Kemirgen, Kanal Z Haber, Oha-yo, Dandikistan”
- Blog , Siyaset
- Yorum(30)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin

ya size birisi birşey yapmaya kalksın fethi bey. siz ne konuşuyorsunuz. o hapishaneden o karakoldan sizi motor, helikopter, tank, panzer tüm herşeyle kaçırmayan sizi ölümüne savunmayan ne olsun. biz size gönül verdik helyum gazıyla… büyüksünüz..
sakın gelmeyesin bu dolduruşlara fethi emmi. başın sıkışınca arkanda bir tanesini bulamazsın. hepsi çil yavrsu gibi evlerinin bir köşesine siner ödlek ödlek ortalığın yatışmasıı beklerler. tecrübe konuşuyor haa ona göre dinle. şimdi panzerle tankla saldırırım diyenler elinde bir pankartla protesto yapsa razı gel ama o bile olmaz. yiğitlik mertlik kitaplarda kaldı. gün hırsızın uğursuzun namerdin birde ödleklerin günüdür. bir iki istisna kaideyi bozmaz tabi.
iddiasını ispatlamayan tayyibin dediğidir. biz bu güreşi milli kütüphanede öğrendik. -yiğit işi plan işi yani- gelmeyen ne olsun. nickle adam adam olsaydı, her ali zülfikar kuşanıp nara vurup cenk ederdi. o günler gelsin şakası bir yana fethi beyin her zaman yanındayız. ama dediğim gibi tayyibin dediği..
serdar kaya ve öbür kürtçü oğlan için kılımı kıpırdatmam ama fethi bey için can verilir yeter bu kadar. yiğitlik lafla değil icraatla sıkıyorsa alsınlar.
bu delidumrul bence enesreyhan isimli blogcudur, laiklere daha rahat yazabilmek için kendini gizliyor. mistor no kimdir onu da fethi bey biliyor. ilerde fethi bey in hatıratından öğreneceğiz herşeyi…
ma vie et mes memoires
hayat ve hatıratım
fethi sipahi tan
fst yayınları
18 cild
beheri 20 ytl
şönizli
kuşe kağıt
fotolarla destekli
tüm seçkin kitabçılarda nt hariç, şakirtler her yerde fethi bey i arıyor..
baudrillardvari ironi kurucu ve kod kirici dost,
Öncelikle kolay bir isim al da ne diyeceğimizi bilelim.
Öte yandan samimi olduğuna inandığım desteğin için teşekkürler. Merak etme ben “nasıl olsa arkamdan birileri savunur” düşüncesiyle hareket etmiyorum, kendin pişir kendin ye prensibimdir. Bir de bu siteden dolayı kimsenin başına birşey gelmez, akmaz kokmaz yazılar bunlar. Keşke etkisi olsa ama siteye birkaç müdavim dışında uğrayan yok, istatistik yalan söylemez.
Bu arada helyum gazı yellenmeyle çıkan değil herhalde.
yok o işin tuncay özkan ayağıydı. tank panzer ciddiye alınmasın diye. yoksa keşke bir tankım panzerim olsa.. peki mistor no yu açıklayacak mısınız. bir de sizden bir mülakat istesek mümkün mü ?
Delidumrulu bilmem ama Enes Reyhan değil herhalde, kendisiyle tanışıklığım yok. Mister No eskiden adıyla yazardı buralarda, gizli biri değil, isterse kendisi söyler. Eski yorumlara bakarsanız bulabilirsiniz, benim söylemem uygun olmaz.
360 YTL, 1000 adet basılsa, yüzde 5 alsam 18.000 YTL yapar. İyi de o kadar hatırayı nereden uyduracağız. Ben “İzlenimler 2004-2007″ kitabı, 2008 takvimi, ajandası, tişörtü çıkarsam daha mantıklı olur. 1000 YTL kazanır mıyım, emin değilim.
Yok yok aramazlar, dost acı söyler hesabı benimki.
Neresi için?
birazını ben uydururum dizgiyle, fotoyla şişiririz o da bizim işimiz olur, şu durumda %15 de ben alırım.
bir e-dergi için çıkarıbilirsek, sizinle mülakat yapmayı düşünüyoruz. magazin gibi bir dergi aktüel tempo ayarında ama nokta tarzında. nasıl bişeyse öyle işte
ararlar, ararlar fethi bey onların ciğerini biliyorum ben ha belki size liberalsiniz felan diye fazla dokunmazlar ama gerektiğinde bunlar kurtlara dönüşüyor.
İyi, olur. Maksat vatandaşa hizmet. Renkli diye bir dergide de 12-13 sayı hizmet etmiştim, dergi şimdi ne oldu battı mı bilmem. Bilginiz olsun yani.
o süpersiniz o zaman, valla işte bu yüzden büyük adamsınız yani kompeksiniz yok, anlaşırız biz de sizinle inşallah. ya biraz para olsa basıcaz ama malesef yani basmak meselesi de halloluyor ama dağıtım, çok komisyon istiyorlar veya tiraj istiyorlar, yani çok para istiyor baskı işi. renkli isimli dergiyi de hemen araştırıcam.
yanlış anlamayın sizi kullanmak için değil ama tutarsa mülakatı uzatırız diye söyledim.
Dergi şu, http://www.renklidergisi.com/ yalnız en son eylül sayısı görünüyor, top atılmış anlaşılan. Bir arkadaş zorla yaz demişti de bulaşmıştım, deneyelim blog kağıda uyuyor mu diye, bana göre uymuştu ama dokumuz uyuşmadı dergiyle.
Bir okur da şöyle yazmış, ilginç:
bizim dergi allah kadar özgür olucak inşallah, o yüzden anlaşırız, ister eski usul soruları göndeririz cevaplarınızı verirsiniz isterse msn den felan akıcı yapabiliriz, yeni harmandaki yalçın küçük tarzı. bir deneme sayısı hazırlayınca sizi tekrar rahatsız edeceğim.
yazı on numara şapka çıkardım valla..
tek tek toplananlardan olmak isterdim..
ne mutlu izlenimlerciyim diyene..
hayat ve hatıratın onsekiz cilt olmasının nedeni hapsane olurdu herhalde..
Şaka bir tarafa bu kanun ak parti hükümetinin en büyük vebali olacak gibi görünüyor.
Demokrat partinin çıkardığı atatürkü koruma yasası gibi bir şey.
sanırım 163 gibi bir maddeyede o kanun sebep olmuş.
bu gidişle bu kanunda onun yerini alacak.
acı ama gerçek..
hürriyetler diye gelen hükümete yakışmadı..
***10***
yıldızlı on verebiliyormuyuz ?
giriş zaten mükemmel
“sabah kalktım reçel yedim köpeğim tobi çok mutsuzdu”
buradanda bir konu çıkar mı ?
Türk usulu gundemi yakalama sorusu:
NE OLACAK BU BLOGLARIN HALİ ???
Merhaba Indigo,
İki ayrı bilgisayardan birer 10 verirsin yıldızlı olur.
Bu arada giriş cümlesindeki blog yazarlarını kınadığımı düşünmeyin, bunlar da iyidir. Sadece tehlikeli bulunup başlarına iş gelme ihtimali düşüktür.
Blogları da kendi haline bırakmak gerek, zaten onlar kendi aralarında toplanıp, web grupları oluşturup birşeyler yapmaya çalışıyorlar.
Bunun yazildigi sekliyle dogru olup olmadigini tartamiyorum ama linki vereyim. (isin icinde Kosova olmasini, ve oradaki internet altyapisinin baska devletlerin emniyet gucu tarafindan kurulmus olabilecegini de goz onune almak gerekebilir). İnternette Başbakan’ı eleştiren 15 polise soruşturma açıldı
Devlette calisan arkadaslar langir lungur yazisma huylari varsa onlari gozden gecirsinler bence.
Bu işin doğru olduğunu tahmin ediyorum. İlginçlik şurada, habere göre memur başbakana herhangi birşey söylememiş. Belki konuşmanın ilerleyen kısımlarında “sindiremiyorsan soda iç” türü gelişmeler olmuş olabilir, o ayrı. Demek ki işin özü şu: Memur, herhangi bir sebepten kolaylıkla soruşturmaya maruz kalabilir, Şemdinli savcısı gibi meslekten ihraç da edilebilir.
Gerçi savcının “suçu” çok büyük olduğu için kimse gıkını da çıkaramadı, polislere bu tür bir ceza verilmez ama şuraya buraya sürülürlerse en fazla gazetenin orta sayfasında küçük bir yere haber olup unutulurlar.
Memuriyete hevesli ama heyecanlı olanları, “bu sistem değişmeli, memur dediğin çalışır” filan diyenleri uyarmış olalım. Her görüşe uyum sağlayacak salla başı tiplerin endişe etmesine gerek yok elbette.
Fethi bey,
Gerçi savcının “suçu” çok büyük olduğu için kimse gıkını da çıkaramadı, polislere bu tür bir ceza verilmez ama şuraya buraya sürülürlerse en fazla gazetenin orta sayfasında küçük bir yere haber olup unutulurlar.
Olur mu hic? Turkiye fevkalade ozgur bir memleket, iktidar her turlu ozgurlugu ozumsemis ve ustun faziletli insanlardan olustugu icin boyle istisnai bir hal oldugu zaman basbakan veya ilgili bakan telefona sarilir ve magduriyet derhal ortadan kalkar. Benim gazetelerden ogrendigim kadariyla burasi boyle bir yer. Munafiklik etmeyin.
Bülent Bey,
Başbakan veya ilgili bakanın telefonu açması için muhatabın Alevilik ya da Başörtüsü gibi siyasi ranta tahvil edilebilir bir özelliğinin olması gerekir. Benim de gazetelerden öğrenebildiğim şey budur.
Bu konuda dikkatli olmanızı öneririm. Ben de Ergenekon noktasında bu konuya uzun uzadıya kafa yordum. Anladığım kadarıyla ve mantıken suç mahkemece sabit bulununcaya kadar geçen sürede sanık hakkında yazmak serbestliği var. Ama mahkeme kişiyi suçlu bulduktan sonra, yani sanıklık sona erip de suçluluk başlayınca kişi hakkında övücü birşeyler yazmak hukuki bir sorun yaratabilir. Ama o kişi iyidir demek de sizi suçlu kılmaz, onu işediği suçtan ötürü överseniz bir davayla karşı karşıya kalabilirsiniz..
Tüm bunları niye yazıyorum? Çünkü sizi seviyorum ve bir de.. Yakında benim ve Levent Özen‘in kaleminden çıkma Türkiye’nin ilk Blog Kitabı tüm kitapevlerinde yerini alacak.. Kitap içerisinde blog yazarını ilgilendiren kanun maddeleri ve yorumlar da yer alıyor. Artık sizin gibi iddialı okuyucuların bizim kitabımızı da almasını diliyoruz.. Saygı ve sevgilerimle..
Ayrıca şunu da belirteyim, eğer suç aranacaksa sizin blogunuzda en azından 5 tane yasal ihlal sayabilirim. En basitinden hukuksal bir sorun yaşamamak için blogunuz içerisine adnızı, soyadınızı, ikametgah adresinizi ve telefon numarasını yazmak zorundasınız. Hal böyle olunca insan ister istemez Savcıların interneti pek de sallamamasına memnun oluyor
Okan bey,
Ne diyeyim.. tipki her erkegin hayatinda en az bir defa sakal/biyik birakmaga tesebbus etmesinin sart oldugu gibi, evet, Internet ve bloglar hakkinda da birilerinin agac cesetlerine murekkep bulastirmalari da gerekiyordur herhalde..
Neyse.
Sizin blogunuzu pek inceleyemedim, ama Leven beyin bloguna biraz bakindim. Biraz yogun bir ‘MS junkie’ intibai edindiysem, eminim yeterince uzun sure inceleyemedigimdendir.
Fakat, espri anlayisini tuttum.
Mesela, ismi son derece Turkce olan ‘LeoTheMaster‘ nam blog/site soyle bir link [ http://www.leothemaster.net/leothemaster-forumunun-amaci-nedir-a-1.html ] iceriyor:
Ve, orada, “6) Türkçe de karşılığı olmayan “blog” kelimesinin “günce” olarak kullanılmasını istiyoruz. Bu konudaki desteklerinizi hem yerelleştirme çalışmalarında hem de Türk Dil Kurumu için bekliyorum.” duzgun Turkceye fevkalade guzel bir ornek cumle ile, kendisinin Turkce konusundaki hassasiyetinin paylasilmasi bekleniyor.
Benim de, ne zaman ‘ele verir talkini, kendi yutar salkimi’ ornegi gorsem, ducar oldugum.. gozlerim yasariyor tabii ki..
Ote yandan, bir baska linkte [ http://www.leothemaster.net/blog-yazisi-mansete-cikti-t-4323.html ] de arastirmaci gazeteciligin ender bulunur orneklerinden birisi sergileniyor:
Yazarimiz, hepimiz hayret-i betul bir vak’dan haberdar ediyor, sagolsun; soyle baslayan bir cumle ile: “Türkiye ‘de bir ilk yaşandı. İlk kez Onpunto blog servisinde yazılan bir blog yazısı Hürriyet gazetesinin manşetinde yer aldı.”
Way canina sayin okuyucular gol olmus dememek icin insanin kendisini tutmasi, bu tur matrak asparagaslara tahammul etmesi zorunlu oluor tabii ki.
Cunku, cok basit bir WhoIs arastirmasi [ http://www.whois.net/whois_new.cgi?d=onpunto&tld=com ] sonucunda
yah yah.. ben de var cok sasirmak.. ‘Hurriyet Gaz.ve Matbaacilik AS’ kendisine ait bir sitedeki birseyi mansetine cekmis.. ne dakar enteresan, degil mi?
Umarim yazacaginiz kitap azicik daha titiz ve tutarli bir calismanin sonucu olur.
Hayatta basarilar dilerim.
Okan bey dogru bir seye dikkat cekmis. Biz nasil insanlariz ki boyle ‘kacak’ bir blogda laklak ediyoruz? Ustelik baska ‘kacak’ olusumlardan da bahsediyoruz ara sira. Boyle basibozukluk olmaz, devlet bu islere derhal mudahil olmali.
Dur yahu, hemen bir künye hazırlayalım, devletimiz boşa mı kanun çıkarıyor, vardır bir bildiği, emre itaat gerekir.
Kaçak blog olmasın.
@ Obli Vious; kitap noktasında Levent ağabeyin yerine cevap veremem. Kendi payıma düşen bölümlere, memnuniyetle, cevap vereceğim..
Ne diyeyim.. tipki her erkegin hayatinda en az bir defa sakal/biyik birakmaga tesebbus etmesinin sart oldugu gibi, evet, Internet ve bloglar hakkinda da birilerinin agac cesetlerine murekkep bulastirmalari da gerekiyordur herhalde..
Öyle olsa da piyasada bloglara dair bir tek açıklayıcı kitap yok. Benim okuduğum “Çıplak Sohbetler” vardı bloglara dair, telif bir eser de değildi. Okudum ama blog kültürü hakkında birşeyler kapamadım, sadece pazarlamaya yönelikti. Onun dışında Gökçen (Karan) Beyin Video Bloglar hakkında çalışmaları olmuştu, onlar da sadece Video blogları kapsıyordu. İşte bu yüzden bizim kitabımız bir ilk olacak. Şu an İstanbul’da stüdyo çekimleri için hazırlıklar da sürüyor. Türkiye’nin önde gelen blog yazarlarıyla ve bu işin sağlayıcılarıyla röportajlar yapılacak. Tüm bunlar bir CD olarak kitabın yanında hediye verilecek. İsimler arasında Microsoft’tan Nuri Çankaya’yı söyleyeyim, gerisini siz düşünün
Sözün özü, yaptığımız şey bir “heves”ten çok daha ciddi..
Hürriyet meselesine gelirsek Onpunto, blogger ya da haber-türk blog gibi bir sağlayıcı. Bu sağlayıcıda yazan birisinin yazılı basının amiral gemisinde yazsının manşet olması haber değeri taşır. Burada altyapıyı DMG’nin sunmasının bir önemi olduğunu, en azından çok çok önemi olduğunu, sanmıyorum..
Ayrıca Levent Ağabey Microsoft’tan Yazılım Sertfikası almış bir isim. Kendisi ağırlıklı olarak teknik bölümleri hazırladı ve emin olun kendisi çok titiz bir insandır.
@ FST; “Dur yahu, hemen bir künye hazırlayalım, devletimiz boşa mı kanun çıkarıyor, vardır bir bildiği, emre itaat gerekir. Kaçak blog olmasın.” demişsiniz. Yahu kaçak olmayan blog mu var piyasada
Maşallah ben bir tane bile istisna görmedim..