Archive for Aralık 13th, 2007

Fethi Dede

FST Aralık 13th, 2007

277633.jpgAlevilerle ilgili yazıyı girdim ve NTV’de beklenen haberi gördüm. Müjdeler olsun, nihayet Dedeye maaş bağlansın lafı gerçek oluyormuş. Ah akılsızlık, sakalı kaptırın siz de, ey Alevi camiası, üç kuruş maaşa muhalefeti, hürriyeti satıp Pir Sultan Abdal’ın ruhunu muazzep edin bakalım. Demek ki Alevilerin tek sıkıntısı “bütçeden bize ilave kaynak verilsin, bizim de istediğimiz para, gerisi yalan” imiş. Biz Sünni soygunundan bıktık derken Aleviler de (elbette fukara olanı değil, kurumlaşmış dedeler, babalar, profesörler, memurlar vs.) vatandaşın sırtına binecek. Diyecek birşey yok, 80 senedir siz yediniz biraz da biz yiyelim davası sonuçta. AKP hükümeti sünni imama maaşı kesip diyanet belasını def edecek yerde Alevileri de sistem içine çekmeye niyetlenmiş. Hayırlı olsun, 1.7 milyarlık imam bütçesine bir şu kadar milyar dolar da Dede Maaşı, Meşhed Hacılığı fonu, Cemevleri için Saz ihalesi işleri de çıkacak demektir.

Bu arada binlerce uyanık Dede yazılmaya hazırlanıyordur, güya hükümet bu konuda tedbir alıp Osmanlı kayıtlarında dede olanları tesbit edecekmiş. Bu dedelik denen şey soydan geçermiş, devletimiz bu izleri Osmanlı içlerine kadar sürecekmiş, kimbilir belki Şia içindeki Aleviler açısından Hz. Hüseyin’e kadar gidip seyyidlik de aranır. Biz İslam içinde değiliz diyen Aleviler için ise Anadolu’nun kadim halkları Luvi ve Hititlere inilse makbul olur. Yoksa ortalık dededen geçilmez, 3-5 oy için vergilerden toplanan, o yetmediği için dışarıdan, içeriden yüksek faizle borçlanan para dedeye, imama, semazene, dervişe yedirilir, gelecek neslin iflahı kesilmiş olur.

Bu arada benim “Diyanet kaldırılsın, devlet dinden elini çeksin, Aleviyi, Sünniyi salıversin” demem boşa yazmaktır, onun için nefes tüketmeyeyim. Şu şecereme bir bakayım, bir yerlerde dedeye filan rastlar haybeden aylığa yazılırım. Ne YÖK başkanı işitiyor sesimi, ne de cumhurbaşkanı, oralardan ümidi kestim, çalışmak zoruma gidiyor. Bir de şansımızı dedelikte deneyelim. “Niye imam olmuyorsun” derseniz, onun işi biraz fazla, 3-5 yaşlı gelecek adamlara namaz filan kıldıracaksın, üstelik günde 5 defa. Bayramda, Cumada hutbe davası da var. Alevi dedeliği süper. Oturduğun yerden maaşı al, millet gelsin elini öpsün, rakı, saz eşliğinde cem filan, daha ne istesin. İmamlık da kebap ama dedeliğe göre zor, üstelik dedelikte asalet de var, memurlukla birleşti mi Cenabı Haktan başkasının gücü de yetmez. Ben dede olacağım, il müftüsüne ve valisine posta koyarım.

Şu soyumu bir tespit edeyim, rahmetli dedemlerin köyünde yörükler çok bir taraftan Alevilik, tahtacılık bulaşmış olabilir, bakalım turnayı gözünden vurabilecek miyim? Şansım yaver giderse Fethi Dede Cemevi A.Ş. tüm canlara, dostlara açıktır.

Haydi AKP, 1.500 YTL’den aşağı maaş açıklarsan bozuşuruz ona göre.

“Sazın Tavsiyesi”

FST Aralık 13th, 2007

saz.jpgDiyanet milyarlarca dolar bütçesi ve görünmeyen hegemonyasıyla ensemizde boza pişirirken, bir de Aleviler piyasaya çıktı. AKP malum bir iki Alevi önemli şahsını seçim malzemesi olarak partiye kattı ya, ilk iş “Aleviler devletten ne tırtıklasın” konusu olmuş. Haberde Alevilerin talepleri şöyle sayılmış:

Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili düzenleme: Diyanet İşleri Teşkilatı varlığını devam ettirecekse Türkiye’deki tüm inanç kesimlerini -Alevi-Bektaşi ve Mevlevileri- kucaklayacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

Genel bütçeden Alevilere pay ayrılması: Alevi-Bektaşi-Mevlevi İslam inancını benimseyen yurttaşların ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla genel bütçeden kendilerine pay ayrılmalıdır.

Din derslerinde Alevi inancının da öğretilmesi: Eğitim kurumlarımızda din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde Alevi İslam inancının da tarafsız, doyurucu bir şekilde öğretilmesi sağlanmalıdır.

TRT’de Aleviliğe yer verilmesi: Devletimizin sahip olduğu radyo ve televizyon kanallarında Alevi yurttaşlarımızın saz ve semah eşliğinde kadın-erkek bir arada herkese açık icra edilen törenlerine ve Alevi İslam inancının tanıtımına ağırlık veren programlara istikrarlı ve sürekli olarak yer verilmelidir.

Cemevlerinin yapımının sağlanması: Cemevlerinin yapımına yeterli arsa ve maddi destek sağlanmalıdır.

İnanç önderlerine okul açılması: İnanç mekânlarında icra edilen algılama ve yaklaşımları yönetecek ve yönlendirecek bilge ve bilgili kişilerin yetiştirilmesi amacıyla ya yeni okullar açılmalı yahut mevcut ilahiyat fakültelerinde sırf bu amaca tahsis edilmiş tasavvuf ilimleri bölümü özel olarak kurulmalı; buralarda Alevi-Bektaşi-Mevlevi baba ve dedelerle İslam’ın diğer inanç bölümlerinden yeterince tasavvuf bilgisi olan bilim adamlarımızın ders vermeleri sağlanmalıdır.

Sazın okullara tavsiye edilmesi: Türk halk geleneği, inanç ve kültürünün önemli taşıyıcı unsurlarından birisi olan saz okullarda müzik aleti olarak tavsiye edilmelidir.

İlk maddenin ilk cümlesine şapka çıkarıyorum. (Herhalde bundan dolayı devrim yasalarınca 1 sene içeri atılmam), zira bu cümlede “Diyanet teşkilatının varlığı devam edecekse” deniyor. Aferin Alevi yetkiliye, Diyanet kaldırılsın opsiyonunu da ihmal etmemiş. Bu konuda kendisiyle mutabıkım. Konuyla ilgili görüşlerimi defaatle tekrar ettim ama kısaca yeniden özetleyeyim.

Mevcut durumda Alevi vatandaş haklıdır, Sünni Diyanet zorbalık yapıyor, Hac Tekeli elinde devasa bir bütçesi var, Sünni imamlar eliyle Cuma ve Bayram namazlarında topluca yakaladığı vatandaşa ideoloji pompalıyor. Alevinin kabahati ne, bu parsadan madem ona da pay verilsin, Nasreddin Hocanın dediği gibi biraz da Aleviler ölsün, belki İran’a gidip Meşhed hacısı olacak, bunlara niye kolaylık sağlanmasın? Dedeye, babaya, semazene, şeyhe maaş bağlansın vs. Aleviler bu konuda fevkalade haklıdır.

Öte yandan, işin aslına dönersek, Alevilere parsadan pay verilmesini bırakın, sünnilerin de devlet ekmeği tez elden kesilmesi gerekmez mi? Ben ömrü hayatında Diyanetten fayda görmemiş bir adamım. Gördüğüm zarar ise çoktur. Devlet kimsenin diniyle uğraşmasın. Bu çağda Diyanete fetva sormaya gerek yok, bir sürü İlahiyat okumuş adam var, bunu da geçtik, bilgisine güvendiğiniz diploması olmayan ehil adamlara da soru sorabilirsiniz. Bana kalırsa ille de birilerine birşey de sormak lüzumsuz, aklı başında adam işini kendi görür. Ben kimseye din konusunda birşey sormuyorum, siz de sormayın, okuyun herşey yazıyor, aklınız yok mu.

Sonra cami vs. işine gelirsek, madem camiyi mahalleli yaptırıyor, çok önemsiyorlarsa bütçelerini geniş tutar imam da istihdam ederler, elektri, su parasını da öderler. Devletin bu konularda hiçbir yeri yurdu yoktur. Burası din devleti mi, şeriatla mı yönetiliyoruz da böyle bir kurum var? Hem de duyan ortada namaz kılan (hem de cemaatle!) var zannedecek. Bırakın kendinizi kandırmayı. Vaaz dinlerken uyumayan biri varsa o da elini kaldırsın. Bıktık Kurban bayramında Hz. İbrahim Hz. İsmaili keserken bıçağı taşa çaldı vs. hikayesinden. Herkes şimdi TV’de Nihat hocayla ağlayıp coşuyor.

Ekonomik zararı da var bu kurumun, Türkiye’de Hac konusunda diyanet yani devlet tekeli var, bu işte milyar dolarlar dönüyor, piyasa tamamen felç, en basit imamından, müftüsünden Diyanet merkez çalışanına kadar bu kaynaklardan ek gelirler sağlıyorlar. Turizm şirketleri ile ilgili bir sürü devletten kaynaklanan aksaklık yaşanıyor. Rant büyük. Diyanet işleri yetkilileri bu paralarla Hacda ve Türkiye’de saltanat sürüyorlar. Bakın Diyanet işleri başkanı bir tür padişah gibi. İşin meşru, elle tutulur bir yanı yok. Bir de ansiklopedi çıkarıyorlarmış, bunun için yüzlerce adam istihdam edip devasa bütçe harcıyorlar. Bir ucu Diyanet Vakfı eliyle devlete bulaşıyor bu işin.

Uzun lafın kısası okullarda saz çalınması teklifine diyeceğim yok, iyi çalarlarsa gider dinlerim de. Ama bu millet Kemalizm ideolojisinin resmi çalgısı Mandolin’in sesini 40-50 sene okullarda dinledi de ne oldu? Saz çalmakla da bir şey olmaz, devlet eliyle ilkokullarda kös dövdürüp gülbang çektirseniz de fark etmez. Timur zulmüne gerek yok.

Alevi canlar, sizi anlıyorum, işi devletten para koparmaya indiriyorsunuz ama Sünnileşmenin bedelini ödeyeceğinizi göremiyorsanız ne diyeyim. AKP’ye yeni oylar hayırlı olsun.

Kapat
E-posta ile paylaş