“Sazın Tavsiyesi”

FST 13 Aralık 2007

saz.jpgDiyanet milyarlarca dolar bütçesi ve görünmeyen hegemonyasıyla ensemizde boza pişirirken, bir de Aleviler piyasaya çıktı. AKP malum bir iki Alevi önemli şahsını seçim malzemesi olarak partiye kattı ya, ilk iş “Aleviler devletten ne tırtıklasın” konusu olmuş. Haberde Alevilerin talepleri şöyle sayılmış:

Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili düzenleme: Diyanet İşleri Teşkilatı varlığını devam ettirecekse Türkiye’deki tüm inanç kesimlerini -Alevi-Bektaşi ve Mevlevileri- kucaklayacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

Genel bütçeden Alevilere pay ayrılması: Alevi-Bektaşi-Mevlevi İslam inancını benimseyen yurttaşların ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla genel bütçeden kendilerine pay ayrılmalıdır.

Din derslerinde Alevi inancının da öğretilmesi: Eğitim kurumlarımızda din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde Alevi İslam inancının da tarafsız, doyurucu bir şekilde öğretilmesi sağlanmalıdır.

TRT’de Aleviliğe yer verilmesi: Devletimizin sahip olduğu radyo ve televizyon kanallarında Alevi yurttaşlarımızın saz ve semah eşliğinde kadın-erkek bir arada herkese açık icra edilen törenlerine ve Alevi İslam inancının tanıtımına ağırlık veren programlara istikrarlı ve sürekli olarak yer verilmelidir.

Cemevlerinin yapımının sağlanması: Cemevlerinin yapımına yeterli arsa ve maddi destek sağlanmalıdır.

İnanç önderlerine okul açılması: İnanç mekânlarında icra edilen algılama ve yaklaşımları yönetecek ve yönlendirecek bilge ve bilgili kişilerin yetiştirilmesi amacıyla ya yeni okullar açılmalı yahut mevcut ilahiyat fakültelerinde sırf bu amaca tahsis edilmiş tasavvuf ilimleri bölümü özel olarak kurulmalı; buralarda Alevi-Bektaşi-Mevlevi baba ve dedelerle İslam’ın diğer inanç bölümlerinden yeterince tasavvuf bilgisi olan bilim adamlarımızın ders vermeleri sağlanmalıdır.

Sazın okullara tavsiye edilmesi: Türk halk geleneği, inanç ve kültürünün önemli taşıyıcı unsurlarından birisi olan saz okullarda müzik aleti olarak tavsiye edilmelidir.

İlk maddenin ilk cümlesine şapka çıkarıyorum. (Herhalde bundan dolayı devrim yasalarınca 1 sene içeri atılmam), zira bu cümlede “Diyanet teşkilatının varlığı devam edecekse” deniyor. Aferin Alevi yetkiliye, Diyanet kaldırılsın opsiyonunu da ihmal etmemiş. Bu konuda kendisiyle mutabıkım. Konuyla ilgili görüşlerimi defaatle tekrar ettim ama kısaca yeniden özetleyeyim.

Mevcut durumda Alevi vatandaş haklıdır, Sünni Diyanet zorbalık yapıyor, Hac Tekeli elinde devasa bir bütçesi var, Sünni imamlar eliyle Cuma ve Bayram namazlarında topluca yakaladığı vatandaşa ideoloji pompalıyor. Alevinin kabahati ne, bu parsadan madem ona da pay verilsin, Nasreddin Hocanın dediği gibi biraz da Aleviler ölsün, belki İran’a gidip Meşhed hacısı olacak, bunlara niye kolaylık sağlanmasın? Dedeye, babaya, semazene, şeyhe maaş bağlansın vs. Aleviler bu konuda fevkalade haklıdır.

Öte yandan, işin aslına dönersek, Alevilere parsadan pay verilmesini bırakın, sünnilerin de devlet ekmeği tez elden kesilmesi gerekmez mi? Ben ömrü hayatında Diyanetten fayda görmemiş bir adamım. Gördüğüm zarar ise çoktur. Devlet kimsenin diniyle uğraşmasın. Bu çağda Diyanete fetva sormaya gerek yok, bir sürü İlahiyat okumuş adam var, bunu da geçtik, bilgisine güvendiğiniz diploması olmayan ehil adamlara da soru sorabilirsiniz. Bana kalırsa ille de birilerine birşey de sormak lüzumsuz, aklı başında adam işini kendi görür. Ben kimseye din konusunda birşey sormuyorum, siz de sormayın, okuyun herşey yazıyor, aklınız yok mu.

Sonra cami vs. işine gelirsek, madem camiyi mahalleli yaptırıyor, çok önemsiyorlarsa bütçelerini geniş tutar imam da istihdam ederler, elektri, su parasını da öderler. Devletin bu konularda hiçbir yeri yurdu yoktur. Burası din devleti mi, şeriatla mı yönetiliyoruz da böyle bir kurum var? Hem de duyan ortada namaz kılan (hem de cemaatle!) var zannedecek. Bırakın kendinizi kandırmayı. Vaaz dinlerken uyumayan biri varsa o da elini kaldırsın. Bıktık Kurban bayramında Hz. İbrahim Hz. İsmaili keserken bıçağı taşa çaldı vs. hikayesinden. Herkes şimdi TV’de Nihat hocayla ağlayıp coşuyor.

Ekonomik zararı da var bu kurumun, Türkiye’de Hac konusunda diyanet yani devlet tekeli var, bu işte milyar dolarlar dönüyor, piyasa tamamen felç, en basit imamından, müftüsünden Diyanet merkez çalışanına kadar bu kaynaklardan ek gelirler sağlıyorlar. Turizm şirketleri ile ilgili bir sürü devletten kaynaklanan aksaklık yaşanıyor. Rant büyük. Diyanet işleri yetkilileri bu paralarla Hacda ve Türkiye’de saltanat sürüyorlar. Bakın Diyanet işleri başkanı bir tür padişah gibi. İşin meşru, elle tutulur bir yanı yok. Bir de ansiklopedi çıkarıyorlarmış, bunun için yüzlerce adam istihdam edip devasa bütçe harcıyorlar. Bir ucu Diyanet Vakfı eliyle devlete bulaşıyor bu işin.

Uzun lafın kısası okullarda saz çalınması teklifine diyeceğim yok, iyi çalarlarsa gider dinlerim de. Ama bu millet Kemalizm ideolojisinin resmi çalgısı Mandolin’in sesini 40-50 sene okullarda dinledi de ne oldu? Saz çalmakla da bir şey olmaz, devlet eliyle ilkokullarda kös dövdürüp gülbang çektirseniz de fark etmez. Timur zulmüne gerek yok.

Alevi canlar, sizi anlıyorum, işi devletten para koparmaya indiriyorsunuz ama Sünnileşmenin bedelini ödeyeceğinizi göremiyorsanız ne diyeyim. AKP’ye yeni oylar hayırlı olsun.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş