FST Aralık 14th, 2007
Birkaç gündür mağdur vatandaşlarımız dikkatimi çekiyor, pek kimse de bunları sahiplenmiyor. Ben daha ölmedim, bu arkadaşlara sahip çıkıyorum.
1. Selçuk Üniversitesinden Doç. Şahin Filiz. Bu akademisyen arkadaşımız başörtüsü ile ilgili geleneksel müslüman kesimin eskiden beri kabullenmediği şeyler söylemiş, ki bunlar yeni değil Yaşar Nuri hoca vs. eskiden beri söyler durur, yeni olan kısmı konuyu mahalle baskısıyla da genişletmiş. Bir iki TV kanalında gördüm, muhafazakar demokratlar adamı hırpalıyorlardı. Tabii er meydanına çıkan bunu göze alır.
Şahin beyin söyledikleri bir bilim adamınca söylenmesi gereken şeylerdir, kendisine bilgi ve bulgularını kamuoyuyla paylaştığı için teşekkür ederim. Şahin Filiz’e Konya İlahiyat Fakültesi yönetimi “izinsiz il dışına çıktı” diye soruşturma açmış. Hatırlarsanız Atilla Yayla olayında da Gazi Üniversitesi İİBF dekanlığı kendisi için elle tutulşur birşey bulamayınca “Panel için İzmir’e izinsiz gitti” diyerek kınama cezası vermişti.
Şahin Filiz’in söylediklerinin içeriği şu saniye itibariyle beni hiç ilgilendirmiyor, kendisine 2005 yılından beri Selçuk Üniversitesi yönetimince eziyet ediliyor anlaşılan, hele şu soruşturma üniversitelerin nasıl birer bizans oyunu kalesine dönüştüğünü alenen gösteriyor. İl dışına izinsiz çıkmış, lafa bak. Bir de resimde gördüğüm kadarıyla bilgisayarı filan da eski, kesin dekanın 19 inç incecik monitörü vardır ve asla bilgisayar kullanmıyordur. Verin Şahin hocaya adam gibi bir bilgisayar, devletin parasını kendi çıkarınız için harcamayı kesin.
Aldığım habere göre yeni YÖK başkanı Şahin Filiz’i arayarak “yanındayım” demiş. Bravo başkan, bugünleri de görecek miydik? Muhalif görüşten akademisyen, alışık olduğumuz haliyle köpek gibi susturulacağına telefonla onore ediliyor. Helal olsun, yalnız şu telefon trafiği yorucu olabilir, ülkede o kadar devlet imkanıyla mağdur edilen adam var ki lisede, ilkokulda, üniversitede, devlet dairesinde, telefon için santral ve para yetmeyebilir. Şahin hocaya da geçmiş olsun.
2. Ahmet Hakan mağdur olmuştur ama pek adamın ardında durulmuyor. Maliye bakanının hanımı kendisine dava açmış, Ahmet Hakan 3.000 YTL ödeyecekmiş. Ben yazıya baktım, ortada cezalık birşey yok. Bırakın hakareti adam olanı söylemiş. Belki de devlet sırrını açık etmekten cezalandırmışlardır. Ahmet Hakan, yazdıklarını sevip sevmemek önemli değil, FST olarak uğradığın haksızlığa isyan ediyorum. Ekonomik icraatı ve dobralığıyla takdir ettiğim Maliye bakanına da yazıklar olsun, göz önünde insanlarsınız, AKP mağduriyetini filan da söyler durursunuz, eleştiriye bu kadar mı tahammülsüz olunur? Sayın başbakan artık partiniz siyasetçilerini bu konuda biraz uyarınız, siz de karikatür davalarını filan bırakın, 301, internet yasası yakında ayağınıza dolaşacak haberiniz olsun. Geçmiş olsun Ahmet Hakan.
3. Mağdur Şahin Filiz’i arayarak ilk haftada tam puan alan yeni YÖK başkanı Yusuf Ziya bey de mağdurdur. Eski YÖK başkanlarından Kemal Gürüz alenen, uluorta yeni YÖK başkanı ve atamayı gerçekleştiren sayın Cumhurbaşkanına tehdit savurup hakaret etmiştir.
“Ama yasaktan anladıkları ‘türban’ ise onu değiştirmeye bunların, Cumhurbaşkanı’nın da gücü yetmez. O haddini bilsin. Anayasa Mahkemesi kararları uygulanıyor bu ülkede. Kimse kafasına göre iş yapamaz. O çalışmaları yaptığı ülkeye, Malezya’ya gidip bunları söylesin.”
diyen Gürüz’e ceza verilmezse, dava açılmazsa, Ahmet Hakan için 3.000 YTL talep eden Türk yargısının iki elim yakasındadır. Prensip olarak hakaret dahil ifade özgürlüğüne taraftarım ama şu özel vakada Türk yargısı adaletli davranmalıdır. Ahmet Hakan birşey demeyecek ceza alacak, Kemal Gürüz sıvayacak ortalıkta dolaşacak. Mağdur YÖK başkanına ve cumhurbaşkanına geçmiş olsun.
4. Bir de kınama yapıyorum. Aynı haberde şu lafı gördüm:
Hukuk çevreleri de “yasaklar kalkacak” açıklamasını endişeyle karşıladı. YÖK Başkanı Özcan’ın sözleri tehlikeli olarak nitelendirildi.
Yasakların kalkacak olmasından endişe duyan hukukçunun da, onu hukukçu sıfatıyla okuldan mezun edenin de, şu lafı duyup da “yahu sen ne biçim adamsın, hukukçu yasağa taraf olur mu” demeyenin de topunu huzurunuzda kınıyorum. “Hukuk çevreleri” lafıyla tüm hukuk camiasını zan altında bırakan aptal muhabir, beyinsiz editör ve geri zekalı yayın yönetmenine de ayrıca selam ederim.