Yasadan Ödün
FST 18 Aralık 2007
Geçenlerde iki sebeple Şapka Kanununu daha doğrusu asıl adıyla Şapka İktisası Hakkındaki kanunu hatırladım. Birincisi Vitali Hakko vefat edince arkasından hayırla yad eden kadar “kendisi şapka kanunu sayesinde voleyi vurmuştu” şeklinde şikayetlenenler, konuyu Atatürk-II.Mahmut kıyaslamasına götürenler olmuştu. İkinci hatırlama sebebim de rektörlerin YÖK başkanına tepki olarak “olamaz, nasıl olur da bir kanun uygulanamaz denebilir, asla ve kat’a türban takılamaz, YÖK başkanı olmak yasa tanımazlık değildir” şeklinde ettikleri feryat ve figan oldu. ODTÜ rektörü şunu söylemiş:
Bir soru üzerine Prof. Dr. Akbulut, Anayasanın laiklik ilkesine aykırılık gösterdiği gerekçesiyle üniversitelerde, türbanın serbest olması ile ilgili yasa çıkarmanın kolay olmadığını söyledi. Prof. Dr. Akbulut, “Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında belirtildiği üzere ve anayasanın değişmez ilkesi olan laikliğe göre, dinsel simgelerle üniversitelere girmek kabul edilemez. Çünkü dolaylı olarak siz dininizi empoze etmiş olursunuz. Türbanın da dinsel simge olduğu açık” şeklinde konuştu.
“Dinsel simge” niye üniversiteye giremezmiş garip şey. Her tür siyasi simgenin tam da yeri üniversite değil mi? Şapka işine döneceğim ama, solcu dostlarımızı bayram öncesi kızdırma pahasına (sevdiğimden yapıyorum) şu da dikkatimi çekti. Bilen varsa söylesin Atatürk ve özlenen devrimler zamanında sendika kurmak serbest ve teşvik edilen birşey mi idi? Bilakis grev yerine çalışmak, dayanışma içinde olmak lazım değil miydi? Bakın Akbulut laf arasında öğrenciler sendika kursun türü laflar etmiş.
Sivil toplum örgütleri ülkelerin kalkınmasında önemli rolü olan örgütlerdir. Bir hukuk devleti olan Türkiye’de de öğrencilerin bu şekilde sendika kurmaları desteklenecek bir şey, öğrencilerin örgütlenmeleri de son derece normal. Bizim bir sorunumuz da günümüz öğrencilerinin siyasetten kopuk olması, öğrencilerin bu şekilde sivil toplum örgütleri oluşturmaları ileride siyasette de yer almaları için bir fırsat oluyor, çünkü buralardaki deneyimlerini ileriye taşıyorlar”
Öncelikle ülkenin kalkınmasıyla ne alakası var sivil örgütlerin? Boş laf. Sendikaya gelince, nerde kılıksız,kesik kesik slogan atmakla malul solcu öğrenci varsa doldurup kafa ütületecekler. Onlardan görüp sağcı öğrenciler de sendika kurup birbirlerine girecek. Bir de, öğrenci sendikacılık yapıp tecrübe kazanacakmış, bunlar işçi mi? Yahu bunlar ODTÜ Bilgisayar, Elektronik, İnşaat filan okuyor, gidip sermayedarların yanında işçi çalıştıracaklar, duyan da ODTÜ amele cemiyetinden bahsedildiğini zannedecek. Öğrenci sendikayı ne yapacakmış, önce adam gibi mektebini okusun, sonra ne halt edecek, yüksek maaşla işe girip “gençliğimizde ne eylem yapmıştık kah kaah” diye gülecek mi yoksa işçinin yanında mı olacak o zaman görürüz. Sendikaymış, lafa bak, bari fukara işçiyle dalga geçmeyin..
Ha, dernek kurar, kulüp kurar anlarım da sendika nedir? Bunlar sosyalist, komünist ya, halk solcudan hoşlanmaz, bu ifadeleri kullanmayalım diye “siyasetten kopuk, sivil toplum” diye laf çeviriyorlar. Adı sendika olamaz efendim, öğrenci gitsin kulüp kursun ama bana göre önce adam gibi dersini öğrensin. Etrafta itlik yapan bir sürü adam var, ana babasının parasını yiyorlar, ebeveynin haberi yok. Bu konularda benden serbestlik beklemeyin, devlete karşı siper olayım ama doğruya da doğru derim arkadaş. Memurun, kamu işçisinin, öğrencinin sendikası olmaz. Memurla kamu işçisi beğenmiyorsa çalışmaz, özel sektöre geçer ya da kendi işini kurar, sıkıyorsa da gıkını çıkarmaz. Özel sektör işçisinin ise yanındayım, tabii Telekom çalışanı gibi “biz Telekomun uluslararası güçlere satılmaması için grev yapıyoruz” şeklinde saçmalamadıkları sürece. Para için grev yapacaksın arkadaş, bırak lafı çevirmeyi. Patron da, işi önemliyse verecek zammı, durum budur, ötesini anlamam.
Şapkaya dönersek, Vitali Hakko’yu tanımam, herhalde şapka kanunu günlerinde iyi bir girişimcilik örneği gösterip fırsatı değerlendirmiş, adamı tebrik etmek lazım (adam dedim, hakaret olmadı değil mi?). Pek bilgim yok ama acaba Varlık Vergisi zamanında kendisi Alman toplama kamplarından mülhem Aşkale toplama kampına gönderildi mi, yoksa parayı bayılıp kurtuldu mu orasını bilenler söylesin.
Rektörlere gelince, önce kendilerini alkışladım. Bravo, bu ne kanunlara bağlılıktır, ağlamamak, kanunlara bu sadakat karşısında duygulanmamak mümkün mü? Zaten hiçbirimiz Turgut Özal’ın “başlatmayın Anayasanıza, bir sefer delsek ne olur” diyerek başlayıp ana ve diğer yasaları kevgire çevirmesini unutmuş da değiliz. En azından ben değilim. Yalnız rektörleri alkışlayıp ağlarken gözüme şu şapka kanunu takılıverdi. Hey Allahım, yahu bu kanuna ne diyecektik şimdi? Üstelik başörtüsü ile ilgili ortada kanun manun yok, Anayasa Mahkemesinin çağdaşlık türü edebiyatvari bir yorumu mevcutken, Şapka ile ilgili değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen kapı gibi bir kanun var. Buyur bakalım. Kanunlara duyarlılığıyla alkış toplayan ODTÜ vs. rektörleri bakalım kendileri başta, tüm memurlar tarafından kevgir değil fileye çevirilen Şapka Kanununa aynı hassasiyetle yaklaşacaklar mı? Bunları düşünürken geçen Eylül ayında bir öğretmen de benimle aynı şekilde düşünüp kafaya bir fötr şapka takarak rektörleri kınamış, şimdi gördüm.
Öğretmen-Sen yöneticileri, bu kişilerin Şapka Kanunu’na muhalefet ettikleri gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, 28.11.1925 tarihli 671 sayılı Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun’a göre TBMM üyeleri, tüm kamu görevlileri, memur ve müstahdemlerin şapka giyme mecburiyeti bulunduğu kaydedildi. Teziç ve Rektörler Komitesi üyeleri ile Bumin’in, bu kanuna muhalefet ettikleri için 2 aydan 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.
Üstelik bu memur sendikacıları dilekçeyi verirken de kafalarına birer fötr şapka takmışlar. Aferin, yaratıcı adamlarmış. Tabii bu şahısların şikayeti (muhtemelen ilgili kanunu kendisi de delen) savcı tarafından dikkate alındı mı bilmem ama akibetini de merak ediyorum. Ben savcı olsam “atın hepsini içeri” diyerek Meclisi basarım, tüm kamu kurumlarında teftiş yapar şapkasız iş yapanları, gezenleri içeri doldurur 2-6 ay arası iflahlarını keserim. Kanun var, üstelik uğruna kelleler uçan devrim kanunu var, daha da üstüne üstlük bugün devrimlerden sapıldığı konuşuluyor, şapka takmayan 3-5 rektörün Kızılay Meydanında sallandırılması ibreti alem olmaz mı? Bazı hukukçular da konuyu tartışmış ama ben hiç ikna olmadım. Bir yerde de “canım şapka kanunu kadük olmuş” diyene “eh, o zaman aynı tarihlerde çıkan Tevhid-i Tedrisat kanunu ne diye kadük olmuyormuş” denmesini ilgiyle izledim.
Devrim yasalarını savunmak yine bana kaldı, bu ne aymazlık, anlamak mümkün değil. Büyük güçlüklerle edinilen kazanımlarımızdan ödün veriliyor, hem de varlığını cumhuriyet devrimlerine borçlu memurlarca. Neyse, şapkamı alıp çıkayım, Kurban geliyor, pazarda şöyle orta boy bir tiftik keçisi arayacağım, daha fazla asabımı bozmayayım.
- Bilim , Eğitim
- Yorum(75)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
fethi emmi, keçinin eti sert olur. sen beni dinle koç al.
Delidumrul seni dinleyeceğim de bir koç kaça patlar hiç onu söylemiyorsun. Tabii sen köprünün başını tutmuşsun, geçenden, geçmeyenden akçe kesiyorsun. Koca bir tosun kurban edersin artık. Ben 150-200 YTL arasi birkeçi bulursam ne ala, sırtına attımıydı sıratı geçerim cenabı hakkın izniyle.
Evet, Türkiyedeki tartışmalar saçmalık düzeyine geldi.
Fakat durum bu diye, bizim dışımızdaki günümüz hukukun şu ince sorununu görmezden gelemezsiniz.
daha önce yamıştım. Soru şuydu;
Hemşirelik mesleğinin genel etik anlayışı ile başörtüsünün uyumlu olup olmadığıa dair en ufak bir merak vaya araştırma yapıldı mı ?
Hasta hastadır. hasta hiçbir etik kurala uymak zorunda değildir. Hasta size aşık olablir. sizi taciz etmeye çalışablir. Size dini propaganda yapabilir. sizi istismar etmeye çalışablir.Size garip bir minet duygusu ile bağlanablir. Hatta SİZE BİRDEN BİRE EVİNİ bağılşayabilir. SİZİ EVLAT edinmeye çalışabilir. Veya tam tersi ilgili bir kuruntusu olablir.
Bu gerçek bir kuruntu olablir. Hasta neden kuruntu yapıyor, neden hayranlık duyuyor diye suçlanamaz.
eğer hasta, geçici bir zamanda hasta kategorisinde bir konumdaysa, o size yaptıklarından sorumlu değildir.
Fakat siz, her davranışınızdan sorumlusunuz. size davranış pedogojisi gibi özel eğitimin verilmesi gerekeir.
SİZ Sorumlusunuz. Siz asla ilişkideki mesefeyi koruyarak, istismara yol açacak hiç bir davranışa meydan vermemlisiniz. Hastadan özel hediye almanız ahlaki ve etik olarak dışlanmalıdır.
Ve en önemlisi siz hastaya gizliden veya açıkça dini telkin veremezsiniz.
Eğer hasta dini hizmeti kendi iradesiyle talep ederse , ona yine siz dini ihtiyacını vermezsiniz. O ihyiyacı kaşılayacak çözümü sağlarsınız.
Bunun için iyi din veya kötü din ayrımı yapamazsınız. Yani siz hizmet eder konumdasınız.
şimdi daha fazla ayrıntı yazmıyorum. ama devam edebilirim.
şimdi fethi bey, bir yönetici mutlaka sizin önyargı ile baktığınız kemalist ideoloji, başörtüsÜ düşmanı, islam düşmanı vs olmak zorunda değiildir.
Mesela stajda bir yönetici mesleki etiğin kaygıları ile ağzını açmaya çalıştığında faşistçe susturuldu. ilaki müslüman düşmanı olmak mı zorundaydı?
bağrış çağrış arasında kimse kimse kimseyi dinlemedi.
tamam burası türkiye ve insanlar hoyrat. Ama herkes hoyrat.
DEĞİŞİK BİR PERSPEKTİFTEN, FARKLI KAYGILAR SUNDUM SİZE.
Knz hanım,
Sonuçta ne diyoruz? Hemşire başörtü takmasın mı?
Bir de anlamadığım şey şu, başörtülü hemşire niye durduk yerde dini telkin yapmaya kalksın? Bu varsayım nereden çıkıyor? Başı açık hemşire dini telkin yapmaya kalkarsa ne olacak? Hiçbir hasta hemşire başörtülü diye durduk yerde farklı hissiyata girmez, başı örtülü bir sürü hemşire var özel hastanelerde. Alaka kuramadım, kusura bakmayın.
Ben mi çok basit düşünüyorum acaba?
yav fethi emmi basit falan düşündüğün yok düzgün düşünüyorsun ama bunlar anlarmı? şimdi başörtülü hemşire dincidir hastaya telkin yapar diyorlar. çünkü kendileri başaçık gezen kemalistler ya ondan öyle diyorlar. çünkü başaçıklık bunların bayrağı ve ellerine fırsat geçtimiydi hemen kemalist gavurlukları marifet gibi anlatıyorlar. anlatmak dediğim ağızlarından tükrük saça saça asabi asabi saldırıyorlar ama anla işte..
herkesi kendileri gibi bildikleri içinde “başörtülüler bizim tersimizdir fırsat verilirse onlar da kendi dindarlığını anlatır” diye düşünüyorlar. (tabi ben dindarlık diyorum saygımdan onlara kalsa dincilik derler hemen adiler.)
halbuki başörtülüsünden başörtüsüzünden sıradan insan bunlarda. bazıları gibi manyak değilki bütün hayatları atatürkten yada atatürk düşmanlığından ibaret olsun. ama siyaset yorumları mahalle kocakarılarına kalınca böyle oluyor tabi.
haa bu arada elini çok sıkı gördüm. koskoca site sahibi yayıncı adam bir koç alamazmı? Hayret bişeysin. şimdi zirve yapsakta gelsek sizin oraya 40 saat keçi eti kemirteceksin bize demekki! yanlış anlama nimeti küçük gördüğümden değil rızkımız buymuş der yeriz şükrederiz icabında ama koskoca yazar adama yakışıyormu sorarım? senin yerinde az ihlaslı bir adam olsa, şerefsizim en az iki tane olmak üzere koskoca develeri keser sonrada hemen bayram akabinde zirve düzenler hepimize pilavıyla tatlısıyla birlikte yedirir duamızı alırdı.
Türban masum bir örtünme şekli değil, siyasi bir simgedir. Üniversitede siyasi simgelere yer yoktur.
Sonra hır çıkar, 80 öncesi duruma geliriz. Binanaleyh, öğrencilerinin siyasetten kopuk olması büyük bir
sorundur. Öğrenciler siyasetle ilgilenmelidir, örgütlenmelidir, siyaset deneyimine sahip olmalıdır. Ancak,
siyasi simge kullanmamaları gerekir. Daha fazla bilgi için bkz. Prof. Akbulut, ODTÜ.
Üniforma kullanan mesleklerin etik tarihi böyledir, Fethi bey.
Meselğin etik olarak kabulü, mesela size üç hillali bir rozet takmayı yasaklayabilir. 3 hilal siyasi bir sembol olduğu için, etik olarak yöneticilerin bunu uygulama gücü vardır. Yönetici veya etkik kurallar size bunu dayatabilir. Bu meslek böyledir bunu yapma diyeblir.
ve böyle olmalıdır. Bu günün birinde size de yarayabilir.
Fakat semboller dini olınca din ve vicdan hürriyetine girer. Bu alanın için müslüman sembol çok az bir yer tutar. Başka dinler alanı çok daha fazladır.Bu konu hukukta özelde başörtüsü değil, dini sembollür.
Dini sembolü kullanan kişinin iyi veye kötü niyetini sorgulamak hakkına da yönetici veya hukuk sahip değildir.
Bu da sembollerin o mesleğin temsi edilmesinde çözülemez bir probleme götürüyor. Bu sembolleri kullananlar açısından böyledir. Problem yok deseniz de, gerçekte problem yok olmuyor.
Din insanların zayıf dokusu. Başkasının sizin dinizie tahamül edememesi de onun din ve vicdan hürriyetine giriyor. Hastanın bu hakkı da vardır.
ölüm döşeğinde muhhammed düşmanı bir simge ile
vicdani bir ilişkide olmak ister miyidiniz ? siz olgun olablirsiniz belki ama hasta olgun olmak zorunda da değildir.
yukarda yazdım. Defalarca yazınca bana haksızlık oluyor.
Din uğruna insanlar cinayetler işliyor. kolayca proveke oluyor. kolayca vicdani baskı altına girebiliyorlar. Siz mesleğinizi en iyi şartlarda yapsanız bile, hasta en iyi şartlarda hasta olmak zorunda değildir.
hastanın takıntısı da olablir. hastanın aşırı size bağlanması da olablir. Evet, siz dini propagada yapmasınız ama hasta aşırı hassasiyetten vicdani bağlılık duyar.
siz hastanın çok özel bir alanına yaklaşmak zorunda olan bir mesleksiniz. Bunu köyüye kullanabilecek hertürlü önlemi almazsanız meslek yeterlliği olmaz.
bazı sınırlamalarımız kanun zoruyula olmaz, mesleğimiz için biz gönüllü oluruz.
Böyle birşey yapamaz. bu ittifakla alınmış yıllardır oluşmuş bir etik bir gelenektir.
bakın misyonerliği ve rahibeliği bu meslekten ayrıştırmak için insanlık yüzyıllar harcadı.
dini propaganda kötü değildir, ama misyonerlik başka şeydir. misyonerlik din ve vicdan hürriyetine sızmak ve bozmaktır.
Kısaca hastanın psikolojik durumu, o alana yaklaşmaya iizn verilen hemşireye, doktora bir emanettir.
.
başötüsü meslek yeterliliğinin önüne bir engeldir.
çünkü herkes bunu bir dinin simgesi olarak biliyor.
Hemişre ne kadar nötr davranmaya çalışırsa çalışsın,
bunu aşamaz. Sizin gördüğünüz özel hastane varsayımsal olarak geçen yüzyılın rahibeleri gibi.
yıllar geçti fethi bey. O ZAMANLAR İNSANLAR DİN DEĞİŞTİRDİĞİNDE ÖLDÜRÜLÜYORDU. Dışanlanıp , hor görülüyor. AFOROZ EDİLİYORDU. oNUN İÇİN PROBLEM ÇIKMIYORDU.
Hukuk gerçek varsayımları ciddiye alır. O hastane de, o güne kadar türbanlı bir hemşirenin din değiştirip başka bir kılığa girmesi imkansız varsayılmıyor. Fakat biizm müslüamlar ortaçağ müslümanlığını yaşadığı için çıkabilecek sorunlar üzerinde enetellektüel düzeyde dahi olsa kafa yormuyorlar.
Hatırı kalmasın, karşı cepheniz de( laikçi falan dediğinz) daha iyi değil.
Ben o kanaatte değilim. Başörtüsü yahut türban bir simgeden ziyade giyilmesi gereken bir kıyafet olarak görülüyor. Yani onu giymezse suç işlemiş olacağını düşünüyor başı örtülü kadınlar. Kimse de türban denen tarzda örtme heveslisi değil, isterseniz babaannenizin başörtüsüne okullarda izin verin, kimse itiraz etmeden başını öyle örter.
Halbuki üç hilal, çekiç orak, sarkık bıyık, yeşil parka gibi siyasi simgeleri giymezseniz birşey olmaz. Onlara mecbur değilsiniz. Bakın şeriatçı sakallı öğrenciler hemen sakalı kesiverdi, zira onun için dinde başörtüsü ayarında bir yaptırım olmadığına inanıyorlar.
Böylece başörtüsünün bir simge değil, takanlarca mutlak kullanılması gereken bir kıyafet olduğu anlaşılıyor, yoksa niye çıkarmayıp da bir sürü eziyete katlansın kadıncağız?
Dolayısıyla başörtüsü dini simgedire dayalı olarak yazdıklarınız külliyen boşa gitmiş oluyor benim gözümde.
1970 lerden önce kısmen öyleydi. Bir kadının bu kıyafeti giymezse suç işleyeceğini düşünmesi ağır bir psikolojik baskıya işaret eder. Kadınlar genelde böyle değillerdir. 1960 lı yıllarda Piknikte nerdeyse başlarını açan köylü kadınlar bilirim. Fakat bunu gevşeme gören Şule Yüksel önderliğinde iskenderpaşa’dan başlayan hareket, başörtüsü takan kadınların gevşek bağlama tarzlarını dinde gevşeklik olarak yorumluyorlardı.
Eğer gevşek bağlma tarzı ile bugüne gelseydik, ne olurdu tahmin edemeyeceğiz.
Fakat AIHM mahkemelerde savunma tam benim deddiğim gibi yapıldı.
Başörtüsü dinimin bir zorunluğudur dendi. Sih dindarlığından bir farkı kalmadı.
o zaman da mahkemeler, italyada haç indirirken nasıl müslüman birliğine hak verdilerse, almanyada
aynı nedenle türbanı yasakladılar. ben size sürekli hatırlatıyorum. şimdi bir paragraf sonrasında yazacaklarımı iyi takip edin. Bunun nedenlerini anlamak zorundasınız.
Hah işte, ben de tam bunu diyordum. O halde yukarda yazdığım şimdi daha iyi anlaşılacak.
Bir yönetici, veya bir vatandaş hizmet alırken, 3 hilal gibi simgelerden şikayetçi olduğunda mesleğin etik kuralları nedeiyle bunu engelleme hakkınız vardır. O da Sen bana ne hakla karışıyorsun diyemez.
Fakat bir din sahibi her türlü çingar çıkatma hakkına sahiptir. Çünkü din ve vicdan hürriyeti vardır.
Sanki inatla türbana dönemeye çalışıyorsunuz ama başörtüsü diye özel bir ayrıcalıklı alan yaratmak günümüzde imkansız. Onun için kendi sarfettiğiniz cümlenin açmazını fark etmiyorsunuz gibi geliyor bana.
Birşey yapmazsa suç olacağını düşünmek takıntılı bir duurmu gösterir. Takıntı kapısını bir açarsanız nereye gideceğini bilemezsiniz. Ben size örnek verdim. Bir insan, vicdani olarak muhammedten nefret etme hakkına da sahip. böyle bir dinin temsilcisini ile kamuda hele hele otorite olarak muhatap olmak istememek de vatandaşlık hakkıdır. Gün gelir o vatandaş sen olursun.
şunu hala görmek istemiyorsunuz.
zannetmiyorum ki şöyle zannediyorsunuz; bir insan eski devirde olduğu gibi din değişitrdiğinde öldürülerek cezalandırılacak.
Dinler hertürlü takıntıyı içinde barındırmaya uygun bir potansiyele sahiptir.Din sihirli sözcük değildir.
zaten peygemberler de hep önceki dinlerin takıntılarına karşı topluma karşı yeni söylevle
gelmediler mi ?
fethi bey, entellektüel bir zihin araştırması yapın . Daha iyi bir yasa nasıl olablir ?
Eğer dini simge ile hemşire olmuyorsa, dini olarak rijit davranışını olanlar, sen basit bişeyde
suç işleme baskısı altında olanalar bu mesleği yapmak zorunda değil.
Bu türban yasağı değildir. uzlaşmadır. zaten artık hizmet verenler sözünü çok kişi telelfuz etmeye başladı.
Ne yazı ki bu yolda tek kişi onlar değil. Asyada altın boyumlu kadınlar da var. çinde ayaklarını bağlayan kızlar vardı, şimdi kalmadı.
başörtü bunlar gibi olmayablir ama ,dediğim gibi hukuk iyi din, kötü din ayrımı yaptığı anda, hepimiz çökeriz. Bana sorarsanız düz beyaz önlük giymek hiç bir kadına eziyet gelmemeli.
fethi bey, başörtüsü kullanlarca zorunlu ifadesi olabilecek en kötü savuma oldu.
sanki sih dindarlığına döndü ki en başta başörtüsü takan kardeşleri ifade etmiyordu.
ben diyorum ki, keşke böyle savunulmasaydı, ama oldu birkere.
yukarda yazdıklarımı görmek istemeyebilirsiniz.
yaşam bize problemler çıkartmaya devam ediyor.
sciencetelogy( adını yanlış olabilirim; benim de tüylerimi diken diken etmeye yaran bir dindir) mesela, Almanya da 1997 yılından beri faaliyetleri onaylanmıyor.
Nedenleri hakkında kafa yormak bize düşmez mi ?
sciencetelogy üyesinin çocğumun yuvasına kendi dini kimliği ile gelmesini istemem.
düne kadar müslüam bir hocanın din değiştirdiğini bilmek zorunda da değilim.
Böyle bir otorite ilişkisine, minet ilişkisine de girmek istemem.
ondan bunu istiyorsam, ben de yapmamak zorundayım. Basit bir insanlık kuralı bu.
Bir öğretmen, hemşire, yargıç birer aracıdır. Bugün ethem maçupyanın zaman gazetesinde bir yazısı vardı, fakat az kaldı. onların da anlamasına az kaldı.
Bunu nereden çıkarıyorsunuz? Merak etmeyin okuyorum ama herzaman cevap verilmeyebilir, iş güç oluyor. Bir de sizinle yazışarak pek anlaşamıyorum, belki benden kaynaklanan bir sıkıntıdır.
Iyi bayramlar.
Sıkıntıyı bilmem ama farklı olduğumuz kesin Fethi bey,
ben şu anda, hele hele aşaığıda alıntıladığım şu haberler gündemdeyken ne attaürkün hangi takımı tutuğu ile, ne de atatürkün hangi takımı tututuğu ile ilgilenlere 15 saniyemi bile ayırmam ben. Düşünmek olaylar arasındaki bağlantıyı aramak ve bulmaktır. meşgulüm şu aralar yani
haberlerdeki linki koplayamayı unuttum. daha sonra eklerim olmazsa.
Almanya’daki bütün gelişmeleri “Türklerle bağlantılı” olarak açıklamaya özel olarak gayret eden Hürriyet, bunlara bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz hafta içinde Berlin’de toplanan Eyalet İçişleri Bakanları Konferansı’nda merkezi ABD’de bulunan Scientology tarikatının yasaklanması konusunda yaşanan tartışmaları Hürriyet gazetesi Pazartesi günü manşetten “Türklere çattı belayı buldu” şeklinde verdi. Türkler şikayet etmiş demek istiyor.
ABD’nin ardından Avrupa’da da faaliyetlerini artıran Scientology tarikatı Almanya’da tepki topluyor. Anayasa’nın temel ilkelerine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle tarikatın Almanya’da yasaklanması gündeme geldi
Evet, aramızda ciddi bir fark var. Aslında bunu belirtmek de iyi oldu, benim de scientolog veya neyse onlar, Malezya’dan bir resim, başı kapalı hemşireden etkilenecek hasta çok ilgi alanıma girmiyor. Daha doğrusu “İzlenimler” sitesi anasayfasına giren yazılar maalesef kurbandan dana manzaraları, Atatürk hangi kasaba takımını tutardı, solcular ıstakoz yer mi, Hürriyet ne halt etti türü şeyler.
Kimilerine hafif görünse de bunların benim açımdan bir önemi var, en azından hoşuma giden bir iş yapmış oluyorum. Maalesef benim kulvarım bu, sizin bahsettiğiniz meselelere genelde sözlü sohbetlerde belki katılırım ama bu konuları başka bloglarda gayet güzel şekilde işliyorsunuz. Herhalde benden bu ciddiyetteki konulara girmemi beklemiyorsunuzdur. Son derece sıkıcı olur gibime geliyor, hele de havanda su dövüldükçe.
Selamlar.
Ben sadece gözlüyorum.
Elbette, bu konuları işlemeye devam edeceğim.
Çünkü sonuç vermeyecek bir amaca sıkı bağlılık insanlara zarar veriyor.
hemşire örneğini verdim, ilgilenmeseniz de bunun bir atatürk
ilkeleri sorunundan farklı tarafı olduğunu artık biliyorsunuz.
Artık zorunlu demkratlığınızdan mı bilmiyorum ama sizle,
inceliklerin ayrımını farketmeyen bir kültürden uzaklaşacak yönde bir
işbirliği yapmış olduk.
benim hukuk örneklerime kimsenin vereceği bir cevap yok ki fethi bey.
savunmadaki tekdüzeliğe takılanlar da belliki bunu hakediyorlar.
Bir müddet havanda su döverler. sonra yaşam öğretir.
Sadece Yolunuz afgan hukukuna doğru giderse, çözülmeyeck bir şey yok.
aşağıdaki linki de üşenmesem malezya sayfasına iliştireceğim.
http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=102437,11
neden , neden ? bir yerde bir yanlış var ama nerde ?
sizi kurbandan dana manzaraları yazıma bekliyorum bu sefer.
be mubarek kadin, adam sana kibarca “isim olmaz senle, ilgilenmiyorum senin gundemlerinle” diyor, sen hala vikvikvikvik konusuyorsun. sana daha oncede dedim insana iki kulak bir agiz verilmis, demek iki dinlemek bir soylemek lazim diye. ama sen hala sifir dinleyip 10 konusuyorsun karsindakileride anlayamiyorsun o yuzden. su mubarek bayram gunu malezya kadar esekarisi soksun dilinide belki dinlemeyi ogrenirsin.
Burası öyle bir yer mi gerçekten delidumrul ?
Birara ben de senin gibi düşündüm, sonra mizahın incelikleri başkadır demiştim.
benim başka olmam, başka inceliklere kapalı olmamı gerektirmez.
Benim görevim olumlu olmaktır.
Fakat sadece salaklar kendine zarar verir. Hiç bir ev sahibe yalakalık yapacak da değilim.
Sizi gözlemek dış gerçeği yeterince aydınlatıyor.
Bir dil sürçmesi şöyle olablir mi ? rahibin bıçaklanması hiç şık olmadı.
yukarda yazacağım dediğim, kurban yazısını da delidumrula iletişim adına yazmıyorum.
sansürün hertürlüsünü denedin ya, sansürün bu türlüsünü başarabildim diye bayram sevincin olsun
fethi bey siz de buna sebep oldunuz. canınız sağolsun.
Ben kimsenin yazıp ettiğine karışmıyorum, yazdıklarınızdan yararlananlar da elbette vardır.
Ancak kusura bakılmasın ama neye sebep olduğumu da anlamadım. Burada bir mecra var, isteyen fikrini yazıyor.
Çok da önemli değil, hepimizin canı sağolsun.
Şişilinin göbeğinde özel güvenlik görevlilerin bir çocuğa hırsızlık
yapıyor gerekçesiyle yüzüne yüzüne vurulmasını, ne devletle,
ne özel sektörle ve kıyma ve dene istakozla açıklayabiliyorum.
bu olaylar alışveriş merkezlerinde tekrarlanmıyor sanıyorsunuz değil mi ?
tekrarlanıyor.
baki kalan bu gökkubbede cevapsız sorular bir mızak imiş .
( söz sanat yeteneğim de vardır yani
not: bi çeşit muziplikten yazdım. canımız sağolsun
knz hnm,
istmdn konuşmalarınıza göz misafiri oldum.
hukuk anlayışınızın reddedilemeyecek gerçekler içerdiğini söylüyor,korku edebiyatı ile afgan hukuku vesaire çıkarsamalr yapıyorsunuz..
işinize gelince avrupa birliğini şeytan ilan edip kuru sıkı milliyetçilik(pardon ulusalcılık) yapıyor işinize gelincede avrupa insan hakları mahkeme kararına denize düşen yılana sarılır misali sarılıyorsunuz..
önce tutarlı olmak lazım..
Türkiyede temel sorunu İslam olarak görürsenzi varacağınız sonuç maalesef budur.
kendinize başka kültürlerden müttefikler aramak zorunda kalırsınız.
Türkiyede saydığınız sorunların temeli ahlak sorunudur;
bunun nedeni de Türkiyenin laikliği abartarak dinle idareyi ayırırken toplumdan da islam ahlakını arındırmaya çalışmasıdır.
İddia ediyorum dünyada bizim gibi ahlaki değerlerini temellendiremeyen bir toplum daha yoktur.herkesin iyi kötü bir referansı vardır ama Türkiyede bu yoktur.
O yüzdendir yaşadığımız sosyal bunalım.
Hani eskiden gavura gavur demek yasaklandı demişler ya şimdide tersi sözkonusu Dürüstlük,iyi ahlak,hüsnü muamele,nezaket,devlat malını yememe,anaya babaya öğretmene saygı,komşu hakkı..
niçin?
laiklik bunları gerektirir bu sorunun cevabı değil
Ayrıca verdiğiniz linkteki yazı dizinin bir kara propaganda olduğunu,türkiyede imam hatipleri,dindarları,öcüler,yobazlar olarak gösteren klasik irtica kampanyalarının bir tanesi olduğunu söylemek isterim..
Bu ülkede insanlar 600 yıl boyunca kardeşçe yaşadılar, dünyaya da adalet götürdük.
sizinde biz müslümanlardan korkmanıza gerek yok.
nostaljik gokselsan
islam ahlaki vardi saniyorsun.
yoktu.
simdi eline kalem alan her ahmak islam ahlakinin matah bir sey oldugunu sanabilir ama asli yoktur.
peygamber ocagi dedigin osmanli ordusu (yeniceri) tefecilikle milleti soyuyor, ustune ustluk civanlar civelekler gibi siniflar peydahlayip aleni oglancilik yapiyor, sehrin ortasindan kari kiz ve tuyu bitmedik cocuklari daga kaldiriyordu.
bunlarin munferit olaylar oldugunu saniyorsan sana hayatta basarilar dilerim
istiklal savasinda hesapta islam ahlakini temsil eden tarikatlarin tek yaptigi sey zengin cocuklarini dinadamidir diye askerden gitmekten kacindirmakti. karsiliginda da sarikli takkeli cuppeli soyguncular yukluce rusvetler aliyorlardi
imam nikahi denen uyduruklarla onune gelen onune gelen kadini alip birakabiliyordu. bos ol demek yetiyordu. mirastan sindan bundan da pay vermek hakgetire.
senin islam ahlaki dedigin sey de tipki sen gibi egemenlerin amaclarina hizmet ettigi surece matah bir seydi.
siradan halkin anasini bellemekten baska bir ise yaramayan bir baska maske. o kadar.
cumhuriyetin en buyuk kabahati olmayan bir temel uzerine ahlak insa etmeye calismak oldu. ahlak yoktu ve onlar turkum dogruyum caliskanim filan dedirttiler ki birileri inanir da adam olur. olmadi tutmadi.
erbakan hodja cesaretsizliginin cezasini cekiyor. 3-5 sene hapis yatmak olasiligini bile goze alamadi. tirsti. simdiki hali mustehaktir.
hatip fethullahin ki de oyle. ici bos oldugu icin ayakta duramadi ve kacti. icine baskasi bir mizrak soktu ve ayakta durdugunu saniyor simdi. agladigi sizladigida ondandir.
Hasbinallah, hay sen çok yaşa, kısaca ve isabetle özetleyivermişsin. İşin kötüsü bu ahlaksızlık konsunda iyiye gidiş de pek görünmüyor, gerçi bu konuların konuşulması dahi bir kazanç sayılabilir, özellikle de sağ/muhafazakar vs. kesimin kendi özeleştirisi önemlidir. Bir de etik konusunun okul miferdatlarına gireceğini ümit ediyorum, bakalım iş nereye varır.
Hasbi ,
sen Türk tarihini Avrupalıların kaleminden okursan ahlakı yok zannedersin.
Bir millet ahlaksız nasıl durabilir?
burada sana ahlak anlatacakak değilim ancak şundan eminim ki senin sorunun islamla müslümanlıkla..
Bir din ki ahlakı yoktur öyle mi?
Bir medeniyet ki ahlakı yoktur öyle mi?
Sen bir klasik cumhuriyet neslisin
sen bir zombisin…
Dininden ve milliyetinden utanan bir zombi..
O yüzden onu temsil edenlerle problemin
fazla söze hacet yok.
Bu arada Hz. Muhammed de “güzel ahlak” konusuna vurgu yapmıştır, üstünde durduğu konular genelde elinden dilinden zarar görülmeyecek adamla ilgilidir ama diğer konularda olduğu gibi ümmeti olduğunu iddia edenler işin bu tarafına kulak asmamışlardır. Varsa yoksa sopa, taş.
Mesela Kuranda en ağır şekilde kötülenen suç “gıybet” yani başkası hakkında doğru olan sözleri sağda solda söylemektedir. Ama ben hiçbir kadı, imami müctehidin gıybet eden hapsedilsin, şu kadar sopa vurulsun dediğini işitmedim.
senin islam ahlaki dedigin sey de tipki sen gibi egemenlerin amaclarina hizmet ettigi surece matah bir seydi.
siradan halkin anasini bellemekten baska bir ise yaramayan bir baska maske. o kadar.
bu söz kominizmin felsefesi olan din afyondur sözüdür.
Cumhuriyeti istismar edenlerin maskesi de bu ve benzeri sözlerdir..
nedense bu gün cumhuriyetçiyim diye ortada dolananların çoğu bu felsefeye sahip..
onlar günümüzün en sinsi takiyyecileri….
Semavi bey,
bu söz kominizmin felsefesi olan din afyondur sözüdür.
Bugun bana mesai yaptiriyorsunuz burada. Nereden cikti o lafin komunizmin felsefesi oldugu? Bahsettiginiz egemenlerin anti-komunist propagandasi olmasin sakin bunu on plana cikartmak? Yahu solcu arkadaslar iki ses edin, tutucu/liberal egilimli adama dusuyor burada bunlara mudahale etmek. Neyse, Ingilizce bilenlere Orwell’den bu hususta bir yazi linki vereyim:
http://www.orwell.ru/library/articles/notes/english/e_notew
Turkce vikipedi sayfasi var bunun link vereyim:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Halk%C4%B1n_afyonu
Anti-sol propaganda icin cok kullanilan cumle biraz solcu agzi ile tercume edilmis, ‘ruh’ yerine ‘tin’ demisler mesela. Ben Almanca bilmiyorum, tartamam. O ifadenin gelisinin iki cumlesini Ingilizce ve Turkcesini vereyim ve solcu agzina alerji duyanlarin anlayacagi sekilde nasil cevrilebilecegini de ilgilenen yorumculara birakayim:
Dinsel üzüntü, bir ölçüde gerçek üzüntünün dışavurumu ve bir başka ölçüde de gerçek üzüntüye karşı protesto oluyor. Din ezilen insanın içli ezgisini, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığını, tinin dıştalandığı toplumsal koşulların tinini oluşturuyor. Din, halkın afyonunu oluşturuyor.
Religious suffering is, at one and the same time, the expression of real suffering and a protest against real suffering. Religion is the sigh of the oppressed creature, the heart of a heartless world, and the soul of soulless conditions. It is the Opiate of the people.
Orwell’in de isaret ettigi gibi, dindarlara yonelik propaganda yapilirken kullanilan ‘bakin, dine afyon dedi, muminlere uyutulmus dedi’ disinda bir kasti var adamin. Katilirsiniz katilmazsiniz ayri mesele, ama kastiyla alakasi olmayan sekilde anlatilmasi dogru degil.
bülent bey,
” galati meshur lugati fasihadan evladir.
yani;meşhur olmuş, yaygınlaşmış yanlış kelime ve kullanımlar,
artık unutulmuş ve bilinmeyen doğru kullanımlara tercih edilir.
marksın sözüdür kominist ve ateistler bu söze sarılmışlardır.
dillerinden düşürmezler..
Semavi bey,
Iyi de, adamin kasti o degil, yani ateistler veya bizim ezber Marxistleri boyle kullaniyor diye buna ‘komunizmin felsefesi’ diyemeyiz, dememeliyiz, en fazla bizim asiri sol cahildir ezbercidir filan diyebiliriz. Bunu hurafeye din diyenler var derken yapabiliyoruz da obur taraf icin niye yapmayalim? Diger taraftan adamlarin hakkini yemek de dogru olmaz, ‘cahil’ diyoruz ama sanki bu islerin bu memlekette dibi cikarken bu kitaplar serbestti de dogrusunu ogrenebileceklerdi gibi davraniyoruz. Halbuki durum bu degil tabii.
patolojik gokselcan
ha ha. naima tarihinden oku. evliya celebiden oku. kocibeyden oku.
ne farkedecek. oku sadece.
seriyye sicillerine bak.
dediklerimi goreceksin.
hic bir millet ahlaksiz olamaz. bir arada yasamanin temel kurallarinin ismidir ahlak.
o yuzden, ahlaki dinle iliskilendirip durma. ahlak dedigin sey dinden cok once vardi.
kul kulu kendi gibi bilirmis.
benim islamla sorunum yok. sorunum ahmak muslumanlarla.
herseyi din ile halledeceyini sanan avanaklarla.
basta halife varken aya gittik degil mi?!
ve simdi halifemiz, seriatimiz olmadigi icin afganistandan da beteriz degil mi?
salak!
var. vardi. saydim sana nasil ahlaki varmis.
cumhuriyet medeniyetinin ahlaki olmadigini soyleyen salak sen degil miydin. simdi bu ne ayaktir?!
senin aslin nedir? haramzade mi?
sende avanagin tekisin
bir yazdigi bir yazdigiyla ters dusen bir avanak
hah! fare daga kusmus..
evet. hacet giderir gibi soz etmesen iyi olur.
salak!
paranoyak katışıksız can,
senin yakışıksız sözlerini sana aynen iade ediyorum.
sözlerinde bir fikir kırıntısı bulsaydım cevap yazacaktım..
Ama dinine vemedeniyetine düşman birisine yapacak bir şey yok..
Cumhuriyetin bir kültürü olduğuna inanmıyorum..
hepsi avrupadan aşırma adetlerdi çokı şükür hepsi temizleniyor yavaş yavaş.
yakisikli arayan goksel cim
sana fikrin kirintisini dahi ziyan etmeyeceyimi anladin sonunda
yani okadar da avanak degilmissin
ama yetmiyor.
cumhuriyetin kulturu var ama seni besbelli esgecmis
yobaz olurda bu kadar olur yani
seni imalat hatasi. seni tomruk.
avrupadan cok olsa alfabeyi filan asirdik biz
basortusunu rumlardan, tesbihi sunneti musevilerden, namazi orucu hacci putperestlerden asiran kimdir. sorarim sana.
oturdugun yerden atmak kola dimi.
hadi at bakalim.
ufak atda civcivler yesin
Katışıksız paranoyak,
seninde yola gelerek münafıklık yapmaktan vaz geçmene sevindim.
Zira bizim dinimizde münafık kafirden daha kötüdür.
Öyle müslüman görünmüp İslama ve Türklüğe hakaret edemezsin..
Bu güzel olmuş durumunu bildirmen açısından…
Ama cumhuriyet ve atatürkçülük konusundada takiyyeden vaz geçmelisin..
Elbette sende çok iyi biliyorsun ki Sizin baş düşmanınınızdır Atatürk…
Ama müslümanları sinndirmek için yolun kolayını bulmuşsıunuz bir Atatürkçülük maskesidir tepe tepe kullanıyorsunuz…
Yakındır bu maskeyide yırtacağımız..
o zaman ne yapacaksın bilemiyorum..
Gelelim senin zırvalarına;
Benim Haccımda, orucumda, namazımda taaa Hazreti Ademden geliyor..
Milletlerin hepsi onun evladı.
Müslüman olursa rusda rumda ermenide benim kardeşimdir hiç gocunmam..
Arapta, iranlıda, afganda, pakistanda benim şu anda can kardeşimdir.
Bunlar seni alakadar etmez sen kendi yalnız ve zavallı dünyandan kurtulmaya bak.
Maalesef senin hazreti adem gibi bir atan olmadığı için bu gerçeği anlayamazsın.
Sen herkesi düşman gören zavallının birisin..
katisikli patolojik paranoid goksel cik
munafiktan bahseden bak.
kul kulu kendi gibi bilir derler ya. sen de ondan.
yarim duzine mezhep ve sayisiz tarikat sahibi olup da hala daha munafikin kim oldugunun farkinda degilsin ya, salakliga bir de dangalaklik ekleyen nadir avanaklardan oldun simdi.
senin atan adem filan degil, sarmasikli bir cennetten kovulan orangutandir. ustelik o kadar da eski degil. en cok iki nesil once olmus belli.
sen insanlari musluman olup olmadina bakip ayiran insanliktan nasibini almamis birisi olabilirsin. benim oyle bir takintim yok. insan olsun yeter.
senin gibi bir andavalli da olsa farketmez. insan olsun yeter. ama, senin bu sansin yok belli. hala daha orangutanlik emmareleri gosteriyorsun.
ataturkle ne sorunun var bilmem. ama benim ataturkcu oldugumu sanman bile senin ne derece dumbuk olduguna delil sayilir.
kutuk seni.
Bu münafıklar zümresinin en fazla huylandığım tarafı kendilerini, “bedevi bir topluluğa medeniyet, sanat, kültür vs getirmiş efendi” görmeleri, “vazgeçilmez insanlar”, trip-lerine girmeleridir.
5000 yıllık köklü tarihe sahip, 3 kıtada onlarca büyük devlet kurmuş bir millete “kabile” muamelesi yapmalarıdır.
Bu ülkede yaşamak için Müslüman olmanız da gerekmez.
Aslınıza uygun, Yahudiler, Hıristiyanlar,paganlar olarak ta, huzurla yaşayabilirsiniz. Kimse de sizin dininize, yaşantınıza karışmaz.
Ama bu Ülkede Türk ve Müslüman görünümü altında, hala iş çevirme niyetinde iseniz tedirginliğinizin artacağından emin olabilirsiniz!
orangutancik goksel
o munafiklar zumresinin ta icinde sen olmasan gam yemeyecegim ama yaran var belli.
ossun. yine de aklin basina gelir gibi olmus. insan olmayi sende yeter saymaya basladin. aferin.
simdi sarmasiklardan in ve kendine en yakindan bir muz kap bakiim.
sen kim medeniyet kim. baskalarina bu ulkede yasamak izni vermek kim.
oyle boyundan buyuk laflarda etme.
etme. yoksa bidaa aferin alamazsin benden. muzda vermem.
neyse. hadi. anca gidersin.
bişey sorucam bu kadar terbiyesiz ve ahlaksız olmanın yukarda konuştuklarımızla ciddi bir ilgisi olduğuna sende katılıyor musun?
Yüksek medeniyet anlayışınız beni hayranlıklar içerisinde bıraktı!
ne mutlu seni yetiştiren cumhuriyet ilkelerine!
iyi ki ben imalat hatası olmuşum
Maymunu kendine ata kabul eden sensin,
ne diye beni de kendi kabilenden saymaya çalışıyorsun.
Artık sık sık atanın adını anmaktan vazgeç,
çünki kendine ata aramak mecburiyetinde olan ben değilim sensin.
Bu ülke bin yıldır Müslüman ve Türktür.
sen ikisinide kabul etmediğin için bir izne ihtiyacın olduğunu düşündüm
.
biz bu ülkeye ayak bastığımızda müslümandık o yüzden başörtüsünü rumlardan aşırma ihtimalimiz yok.
çok olsa arap yada irandan almış olabiliriz.
tesbih bir aksesuardır kimden alındığının bir önemi yok.
sünnet islamın gereğidir,dinlerin kaynağı bir olduğunaa göre musevilerde olmasının bir mahzuru yok.
namaz,oruç,zekat, hac bunlar hazreti Ademe vahyedildiği için olsa olsa putperestler müslüman atalarını takliden putlara öyle saygı göstermişlerdir.
Çok malumatfuruşsun ama biraz da mantık kullan.
sen bu ulkeye daha dun ayak bastiginda sarmasiktan inmis bir orangutanciktin. o yuzden bilmezsin.
buralara biz malazgirtle digidik digidik digidik deeeh diyerek gelmedik. cok onceleri vardik buralarda.
musluman degildik tabii ki.
saman musevi ya da hiristiyan olanlarimiz vardi.
senin gibi karacahiller bilmez.
malazgirtle gelenler de oyle ahim sahim musluman degildi. saz calip semah donen turden muslumandilar. sarapda icerdiler kimiz da.
ademe neyin vahyedildigini nereden biliyorsun. ademin gercekten yasayan bir insan oldugu dahi suphelidir. adem bir semboldur sembol. uyan artik baliga gidelim.
ha birde sen maymunla orangutan arasindaki farki bile bilmiyorsun anlasilan.
seni salak orangutan seni.
sen imalat hatasi bile sayilmazsin. sen bir sabotaj sonucusun.. seni uretirken kalibi kirmislar.
Hasbinallah,
Semavi sana sabır gösteriyor, doğrusu sen de fazla yükleniyorsun inşallah bir yerde tekeri patlatmazsınız.
Venimel Vekil
Din mucize bir sözcük değildir. İyi din olabileceği gibi kötü dinler çok daha fazladır.
İyi dinlerin kurumsallaştıkça zamanla kötüşelebileceği ( afyonlaşabilir de yani) peygamberlerin söylediği bir sözdür. İsa veya Muhammed peygamberveya İbrahim peygamber din afyondan da beterdir anlamında birçok söz söylediler.
Bundan sonra bir başkası da gelebilir, ve hatta birileri göklerdeki tasarımcı bir tanrıyı yeryüzüne getirebilir.
Onun için inanç dediğimiz şey sırf innaç olmasından dolyı geçiş üstünlüğüne de sahip değildir.
yapabileceğiniz tek şey inancınızın kötü inançlardan ayrı tutabilecek özelliklerini keşfetmektir.
başörtüsüne geri dönersem, innaç özgürlüğü kapsamına dini simgelerin girmesi belki siz de istemiyorsunuzdur.
fst
gokselcikin sabirli olmaktan baska caresi yok. yalan yanlis bir suru arka arkaya soyleyip cevabini bu kadar yumusak aldigina sukretsin o.
knz
nihayet mantikli laf eden birisi cikti burada. sagol.
Hasbinallah,
Knz kısa yazarsa daha anlaşılır oluyor, bunu keşfettim. Bu konuya eğilmesinde fayda var. Öbür türlü laf lafı açıyor.
Bu arada Malazgirt deyince, geçenlerde bir antropolog doçent de mealen ‘hepimiz Anadolunun kadim halklarının çocuklarıyız, öyle ciddi bir Türk göçü yok demişti’ (ve tabii küfür de yemişti haber sitelerinde). Ben de Hitit atalarım olabileceğini tahmin ediyorum ve bu da hiç fena birşey değil.
Mösyö Hasbi,
Kalıbı biz kırdık netekim, bizden sonra sizin fabrika iflas etti.
Yüzde 79 arızalı ürün veriyor.
yakında kalıbıda değiştiricez.
bakalım o zaman nasıl ürünler çıkıcak..
halifelik varken ayamı gittiniz yazmışsın,
halifelik varken yedi iklimde hüküm sürüyorduk, netekim
halifeliği lağvettiniz bak ne oldu 80 sene üstüste küme düştük
hiç olmazsa yıkıldığında bile ilk beşteydi ülkemiz
ama kısmetse yeni halifemizi getirince gidicez aya
seyreder el sallarsın arkadan..
sizden bi numara çıkıcağı yok baksana seksen yıldır gözlüyoruz,
bırakın ayı, evin yolunu bile bulamıyorsunuz.
haa bu arada müjde
Atatürkün halifeliği 50 sene sonra geri getirin vasiyetini okuda gör
işte linki:
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=46446
Kısmetse Abdullah Gülün cumhurbaşkanlığından sonraki görevi bu olur,
Erbakan hocayada yakışır ama yaşlı biraz o yüzden gençler deruhte eder görevi yada Küçük Erbakan :Bülent Arınç nasıl olur…
Mösyö hasbi,
Ancak bir hakkını teslim etmeliyim,
Sen sağda solda yazı yazan köşe yazarları gibi namert değil mertmişsin,
Müslüman Türk ayağı yapıp ahkam kesiyorlar,
hepsi sizin tayfadan ama gizliyorlar kendilerini…
adamlar efendice gerçekleri ifade etseler,
sattıkları malın alıcısı bulunmayacak..
O yüzden bu numaralara yatıyorlar ama herhalde yolun sonu göründü..
teker teker onlarada sepet havası çalınır,
Emin kardeş gibi..
bizim fabrika.
yaw sen gercekten mankafaymissin. fabrika allahin fabrikasi.
fakat seni pek de ozene bezene yaratmis. sendeki eksik akil kimsede yok. cok ozenmis belli.
senin durumunda sakat orani yuzde yuz.
degissen ne olacak. olan olmus zati. insallah senden sonrakiler azicik daha az beter olurlar.
prototip sen olduguna gore daha iyi olacaklardir ins.
yedi iklimde cukum suruyorduk demek istedin herhal.
yavuz halifeligi kazara aldi. o gunden sonra da osmanlinin yukselisi bitti.
yavuza da yar olmadi zati. 7-8 sene sonra gocup gitti dag gibi adam.
he ya. ilk beste.
parcalanacaklar listesinin ilk besinde.
hasta adamin hasta ahfadi seni. tedavi ol da oyle gel.
arkadan ne sallarim bir bilsen. hic sorma.
senin baktiyin organin adina biz goz demiyoruz. ilk 2 harfi ayni ama son harfi degisik. o yuzden sen kuburdan baskasini goremezsin.
ot yiyip fasarya pislemek yerine git mektebinde oku. bak bakalim mundemic ne demekmis. bak da lagv etmek ile arasinda fark varmiymis bir ogren. bilmeden konusma. ruzgar yapiyorsun.
birde, bak bakalim peygamber halifelik diye bir muessese kurmusmuymus yoksa isin asli baska midir.
seni abbasi kafali salak. ne ne dediginin farkindasin, ne de ne yediginin.
kucuk turguttan sonra simdi de kucuk erbakana mi sarilacaksin.
civanim senin sonun iyi degil hastalik kapacaksin. yani simdikinden daha beter bir hastalik. dikkat et.
kalsin. sen dogru ile yanlisi birbirine karistiryorsun. senin teslim edecegin hakka hak demem ben.
sen kendini hem musluman hem de turk sayiyorsun anlasilan. yau, bir turk olarak senin bu kadar salakligindan utaniyorum. bir musluman olarak da senin bu yobazlgindan hicap duyuyorum.
ben senin gibi ne irkciyim ne de yobaz. yani bu kafayla ne sen bizdensin ne de biz senden.
baska kapiya.
salak.
sen git bir magaraya saklan. bir kac yuz sene sonra belki disari baktiyinda isigi gorursun.
adamlarla sorunun varsa onlarla konus. konusmagi ogrendikten sonra. yoksa boyle ici bos cuval gibi olursan seni cobanlar hammallar bile muhatap almazlar.
yau. mankafa beykardesim. baskalariyla alip veremediyin var galiba. olabilir.
ne diyeyim. enteresan bir ailen varmis. allah ikinizide anali babali buyutsun.
Hasbi,
Maşallah ağzın tuvalet çukuru gibi.
Vucudun organlarından tanıdığın organ sayısıda sadece bel ile diz arasındakiler.
Bana allah parçalamak için diş vermemiş,
malesef ben senin anladığın lisanı bilmiyorum.
seni tuvalet çukuru ağzın,
bildiğin organlarla başbaşa bırakıyorum.
seni yusuf halaçoğluna havale ediyorum
keşke sizi zorla döndüreceklerine aslınız gibi kalsaydınız bu kadar kindar olmazdınız.
senin şifan halaçolunda
vesselam
ölüm döşeğinde muhhammed düşmanı bir simge ile
vicdani bir ilişkide olmak ister miyidiniz ? siz olgun olablirsiniz belki ama hasta olgun olmak zorunda da değildir.
Yine bir korku siyaseti. Dunyanin neresinde boyle birsey olmasina imkan var? Hangimiz boyle bir olaya sahit oldu? Genellemeyi gectim hadi, munferit olarak sahit olan var mi? Sirf kendilerini hakli cikarmak icin son 20 yildir ayni masali uyduruyorlar.
Meselğin etik olarak kabulü, mesela size üç hillali bir rozet takmayı yasaklayabilir. 3 hilal siyasi bir sembol olduğu için, etik olarak yöneticilerin bunu uygulama gücü vardır. Yönetici veya etkik kurallar size bunu dayatabilir. Bu meslek böyledir bunu yapma diyeblir.
ve böyle olmalıdır. Bu günün birinde size de yarayabilir.
Peki ayni yonetici, etik olarak calisanlarinin kiyafet secimini serbest biraksa, kimseye karismasa…tabi simdi yine en olmayacak ornekler cikartir, “ya bir calisan kelebek kostumuyle gelmeye calisirsa, yada bikiniyle dolasirsa” falan diyeceksiniz…hani dunyada cok gorulmus bahtsiz olaylar ya! Gunun birinde bize yaramasin, herkese yarasin. Herkes istedigi gibi gorunsun yahu!
başötüsü meslek yeterliliğinin önüne bir engeldir.
çünkü herkes bunu bir dinin simgesi olarak biliyor.
Hemişre ne kadar nötr davranmaya çalışırsa çalışsın,
bunu aşamaz. Sizin gördüğünüz özel hastane varsayımsal olarak geçen yüzyılın rahibeleri gibi.
Bu itiraf hosuma gitti. Yani basortusu siyasi degil, dini bir simge degil mi? Ama bu “herkes” kimlerdir? Ona bir aciklama getirirsek sevinirim. Ayrica hemsirenin notr davranmaya calismasinin sebebi ne olabilir? Bir hastanede, boynunda hac tasiyan bir doktordan urken yada rahatsiz olan kendi kicini gorup yara zannedendir.
peygamber ocagi dedigin osmanli ordusu (yeniceri) tefecilikle milleti soyuyor, ustune ustluk civanlar civelekler gibi siniflar peydahlayip aleni oglancilik yapiyor, sehrin ortasindan kari kiz ve tuyu bitmedik cocuklari daga kaldiriyordu.
Dogru soyluyor! Ama eksik anlatmis. Mahallede top oynayan cocuklarin toplarini patlatiyor, sokakta gezerken evlerin camlarina tas atip kaciyor, ip oynayan kizlara pandik atip sucu mahallenin delisine atiyor, bakkaldan sakiz caliyor, duvarlara kufur yaziyorlardi…yahu git isine bre cahil. Isiniz gucunuz desteksiz yalanlar atmak. Hani derler ya, Allah 99 tane kapi acmis, kullari ona ulassin diye, 1 tanesini de kapamis dunya testi diye. Herkeste o kapali kapidan girmeye calisirmis! Sen bana bu yazdigin seylerin Osmanli’nin genel bir isleyisi olarak kanitlayabilecek misin? Kari kizi daga kaldiriyorlarmis! Hey Yarabbim. Hadi belki hic olmamis birsey degildir, insanoglu sonuc olarak… Ama sen dunune bakmadan 300-400 yil oncesini sorusturuyorsun. Gitsen baksan anan baban kimbilir neler karistirmislardir zamanlarinda. Bu durumda sen ne olursun cok merak ediyorum. Sadece bir ornek, annenin saga sola yapmis oldugu cilveler, babanin masa altindan goturmus oldugu isler bir milleti ne kadar alakadar edebilir?
bunlarin munferit olaylar oldugunu saniyorsan sana hayatta basarilar dilerim
Buda zaten en sik basvurulan yontemdir. Elestiri gelecek yeri tika ki acigin ortaya cikmasin.
imam nikahi denen uyduruklarla onune gelen onune gelen kadini alip birakabiliyordu. bos ol demek yetiyordu. mirastan sindan bundan da pay vermek hakgetire.
Bu laflari anca hayatinda bir kere bile Kuran-i Kerim okumamis, sunnetlerden habersiz, showtv-kanald cocugu, capi hurriyet ve millet gazetesi civari kadar olan ve yahut, muslumanlik ile ilgili hic bir bilgisi olmayan baska dine mensub kisiler edebilir. Bundan onceki yorumlarini gozonune alarak cevaptan anlayacak birisi olmadigini dusunuyor ve aciklamani yapmiyorum. Sana gore bizler, bizlere gore de senin gibiler cahil. Ne orta yol bulunur, ne de anlasabilinir. Ne daglari delin, ne de demirler dovun, sadece saygi duyun zira sevgi saygi ikimizinde kitabinin emridir.
kiz sacide
soyun oradan gelirse tabi boyle hafife aldirmaya calisirsin.
hele de kor cahil olursan.
yesilcam osmanlicisi seni.
herseyi kutsal sanip icindeki pisligi gormeyen avantur munevver musvettesi.
hidiv ahalisinin istanbula yerlesmesi sonrasi osmanli aydinin onlari ne ile eestirdigini bile bilmezsin sen: erkekler yerine kadinlara ilgi duyduklariyla. evet. osmanlidaki onca ahim sahim divan edebiyatinin yuzde doksani erkek erkege yazilmis guzellemelerdir. oku ve ogren.
salak sacide seni. bu kadar da olmaz. donunun agi kurumaz tabi.
genel isleyisi neden kanitlayayim. hersey ortada. git seriyye sicillerini oku. muhimme defterlerine bak. bak bakalim kim neler yapiyormus. bir iki ciddi kitap oku.
salya sumuk aglayan firildak hocanin vaazlarini dinlemekten bin kat daha bilgilendiricidirler.
tahminlerle yurumez. oku.
senin pazarlamaga calistigin hayal o degilmi. o hayalin icinde nice kabuslarin oldugunu soyleyince bana kurgu bilim anlatma. hayalinin icinde irin icran var senin. sen farkinda degilsin o baska.
senin anan baban hicbirsey karistirmadilar. onlarla ayri ayri ayri ilgilenenler oldu. sen bilmezsin.
ya sen. burada mumin pozlarinda ol etrafta surt. olurmu.
baska kimseyi ilgilendirmez saniyordum ama anlasilan seni ilgilendiriyor. halbuki senin anan babanin birbirinden bagimsiz calistigini ben kimseye soylemiyorum cunku beni ilgilendirmiyor.
sen oyle san. samanyolu muptelasi afyonlu sacide.
baska dine mensup olmaya gerek yok. insan kendi dininin icindeki garabeti de gorebilmeli.
garabeti gormeyip etrafina mecazlarla koza ormekle ugrasmak daha buyuk garabetlere yol aciyor.
al sana iki ornek:
sunnet sunnet dersin de peygamberin oniki karisi oldugunu, o karilari da hep haticeden sonra aldigini unutuyorsun galiba.
tabi sikardi baskasi.
haticede para vardi guc vardi.
haticenin sagliginda kolaymiydi baska kari almak.
degildi tabi.
sonra sen haticenin mirasina kon ve mal mulk sahibi ol. o servetle de ellisinden sonra on iki kari al. vay be.
neymis. iyiniyetinden koruma arzusundan sundan bundan yapiyormus bunlari.
azgin teke ne demektir bilmesek yerdik.
iyilik etmek isteyen o kadinlari baskalariyla basgoz ederdi kendisiyle degil.
sana senin salya sumuk aglayan firildak hocanin sitesinden bir metin ornegi. hesapta aciklama yapiyor. butun yaptigi olan biteni ortmeye calismak.
http://www.herkul.org/yazarlar/index.php?view=article&article_id=2903
okudunmu. okuduysan anladinmi acaba.
bunca laf salatasinin ozeti sudur:
peygamberin karilari peygamberden bosanmak ister. peygamberde bosanmak istemez. bosansa bile nafaka filan da vermek istemez. e para bu herkes icin tatli. birde evin icinde karin tokluguna calisan onca kadin.
birde tabi peygamberin karilarinin neden bosanmak istedigi sorusu vardir. kimse o soruyu sormaz. sadece hikayenin bir tarafi anlatilir.
neyse.
tesadufe bakinki aniden deus ex machina! tecelli eder.
yukaridan ayet iniverir.
baska zaman degil hemen oracikta ve sadece o adamin meselesini cozecek bir ayet.
allahin isine bak! baska hic isi yok bir adami kayirmak icin bunca gayret gosteriyor.
karilarina reddemeyecekleri bir teklif gelir. ya nafaka ya cennet.
kim reddedebilir.
mahalle baskisini dusun.
neyse.
simdi isin sunnet tarafina bakalim.
oniki kari.
ama bu sadece sunnet degil.
bunun allah da farkinda ve bu ayetle ayrica allah teyitde ediyor.
oniki kariya aykiri bisey de yok baska biryerde. oniki kari sadece peygambere verilmis bir imtiyazda degil. cunku kurandan hicbiryerde bu yazmiyor.
o zaman oniki kari herkese helal.
kuranda sadece yetim hakki yemek ihtimali olanlar dort kari alacaklar diyor.
gerisi oniki.
sunnettir.
ha.
birde.
evlatligini bosayip evlatliginin karisini almasi varki evlere senliktir.
ve hikmeti ilahi gene tecelli eder.
bir ayetde o konuda iner.
maksat millete iyilik olsundur hep.
birbaska zaman ve yerde kucuk karisi ayse kervanda baska birileriyle biraz geride kalip vakit gecirir. dedikodular cikar.
onunda ayeti hazirdir.
hep millete yolgostermek icindir butun bunlar.
degilmi.
neyi aciklayacaktin. tozpembe yesilcam senaryolarimi anlatacaktin. icinde kalmasin hadi yazda guleyim.
boyle sunnet garabetlerine baska orneklerde var. yine birbaska firildak dindarlar sitesinden:
http://www.mehtap.tv/(A(VktX4cxtyAEkAAAAMGUzM2ZlODQtNzNlNS00NGE4LWJhMTYtMWQ2ZjM3ZjY5NjQ18qmcv9vuFbj8xmh5GWamRHQnGks1))/ShowNews.aspx?NewsId=3222&
peygamber borclanir. borcuna karsi zirhini rehin birakir. kime? bir yahudiye.
neden bir yahudiye borclanip zirhini rehin birakir sorusuna uzun uzun laf salatasi yazilmis.
ama sonucu degistirmiyor.
peygamberin sunneti belli. peygamberden daha iyimi bileceksin.
borc alacaksan muslumandan degil yahudiden alacaksin.
kabulmu?!
saygi duymak kabul etmek degil. soylediklerin anlamliysa faydalanirim ve saygi duyarim.
degilse.
saygi gerekmez.
ölüm döşeğinde muhhammed düşmanı bir simge ile
vicdani bir ilişkide olmak ister miyidiniz ? siz olgun olablirsiniz belki ama hasta olgun olmak zorunda da değildir.
.
İlk AHIM davası Müslüman birliğinin İtalya’da duvarlara haç asılması ile şikayeti üzerine ilgili oldu.
İngiltere’de yüzü peçeli bir öğretmen ile bakanlık davalı oldu.
Pakistan’da medreseler
Yine Türkiye’de siyah tişört giyen gençleri satanist gibi algılayan çok liberal demokrat ve müslüman hocalar, yöneticiler oldu. Eğer O adam hasta ise, hastanene de neden kırmızı saçlı siyah dudak boyalı siyahlar giymiş birine hoş hoşgörü göstermiyor diye suçlanamaz.
Çünkü hasta hastadır. ondan olgunluk bekleyemeyiz. Olgunluğu hizmet veren yapacak. Sokakta istediğini yapar ama ,kimse kimseye karışamaz . asıl bunu halledin siz. Şuanada türkiyede sokakta bile rahatsız edilen insanlar var.
öte yandan ben dediğinzi gibi ben korkuyu gündeme getirmiyorum.
Ben hassasiyeti savunuyorum.
Bunu anlamaya çalışın. İy bir hassasiyet örneği vermemi ister misiniz ?
depremde yararlı kurtaran kurtarma ekipleri kurtardıkları kişilerle tanışmayı kabul etmezler. Çünkü onların üzerinde kendilerine minnet baskısına sebep olmak istemezler.
insanlar bazı mesleklerde forma gibi benzer kıyafetleri giymeleri şeklindeki mutabakat yaptılar. Bu uygarlık yolunda yaşadığımız acılardan sonra bulduğumuz bir yoldu.
Başörtülü bir yargıç , gerçek yaşamın yaşandığı toplumda her zaman soruna neden olacaktır. Bu bir korku değil öngörüdür. Bunu tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Adalet kişinin duygularından daha önemlidir. üzerine giydiği cüppenin anlamını bozmaya da hakkınız yok.
Siz bunu bozarsanız başkaları da bozar.
Mesleğin etik kabulleri, mesela size üç hilalli bir rozet takmayı yasaklayabilir. 3 hilal siyasi bir sembol olduğu için, etik olarak yöneticilerin bunu uygulama gücü vardır. Yönetici veya etik kurallar size bunu dayatabilir. Bu meslek böyledir bunu yapma diyebilir.
ve böyle olmalıdır. Bu günün birinde size de yarayabilir.
Bu sözlere sen de inanmıyorsun. Tam bir saçmalık.
İnsanlar bazı işleri yaparken kendilerine değil, yapacakları işin niteliğine odaklanmak zorundadır. Sorumluluk sahibi olmak ve başkalarına inançlarına da hassasiyet göstermek zorundadırlar. Başkasının özeline girme hakkınız yoktur.
başörtüsü meslek yeterliliğinin önüne bir engeldir.
çünkü herkes bunu bir dinin simgesi olarak biliyor.
Hemşire ne kadar nötr davranmaya çalışırsa çalışsın,
bunu aşamaz. Sizin gördüğünüz özel hastane varsayımsal olarak geçen yüzyılın rahibeleri gibi.
.
Eğer olumsuz ve olumlu örnekleri bir arada verseydin inandırıcı olabilirdin secedo.
Hassasiyetten bahsettim ben. Hizmet verenin hasta insan psikolojisini düşünüp onu kendine( ve tabi simge inancına) minnet yoluyla bağlanmamsı için hassasiyet göstermesidir.
Onun yaşamına bu yarzda bir ilişki ile sızmamaktır. Asıl neden budur.
Diğer neden ise ise, başkası Müslümanları pekala evrenin gidişatı için tehlikeli bir din görebilir. Din ve vicdan hürriyeti açısından bakarsak bu hürriyet bunu da kapsar.
Ama Hollandalı yönetmen Von gough bu nedenle öldürüldü. Kafasının arkasına kuran ayeti kazıtan barmen İstanbul da öldürülmüştü. Bir düşünün İslam aleyhtarı yorumlanan bu insanlar kamuda tıbbi hizmet falan yapmıyorlardı bile, o insanlar senin çocuğuna okulda ders vermediği halde bunlar oldu. Ya senin çocuğuna ders verselerdi ? Malatya’da insanlar kendi değil kamusal alanda kendi kitapçı dükkanında öldürüldü. Bu olaylar oluyorken hukuk olmamış gibi mi yapabilir mi ?
Bu konuları tartışma alanında tutmak sadece Müslümanlara zarar verir. Çünkü sadece onlar sih gibi dindarlığını savunur gözüküyorlar. Sih’ler bile daha kurnaz. Ama açılan bir kapıdan herkes girecektir.
Bu meselenin tartışmasını yukarda yaptığın gibi duygusal tuzaklara dönüştürmemek en iyidir secedo.
Yaşam değişir. Osmanlı sanayi öncesi bir toplumdu. Öyle bir toplumda insanlar cemaatler halinde yaşabiliyordu . Örneğin müslüman doğmuş biri veya Musevi doğmuş biri din o yıllarda değiştiremezdi..
Okullarda falaka vardı ,ergenlik yaşına geldiği halde peçe takmayan kızların evine muhtardan ihtar yazısı gelirdi. Bunlar o yıllar içinde doğal olabilirdi. Ama artık günümüzde bir tek kişi dahi okullarda falakayı savunamaz. Şuanda adımız Osmanlı kalsaydı bile, falaka okullardan kalkmak zorunda olacaktı. Aksi halde Malezya’da bir okulda çekilen fotoğraf örneği gibi çağdışı kalırdık.
Aynı yıllardan bugüne İngiltere veye almanya’da da yaşam değişti. Bilgilerimiz değişti.
Vatandaşlık bilinci değişti.
İlk AHIM davası Müslüman birliğinin İtalya’da duvarlara haç asılması ile şikayeti üzerine ilgili oldu.
Mahkeme salonuna asilan bir simge, tum yargiyi kapsar. Buyuzden bu ornegin cok sacma olmus. Bir hakimin toplumun kabul edecegi bir sekilde giyinmesi kimseyi rahatsiz etmemeli. Kaldi ki, sana kalirsa kiyafet serbestligi verilse, tum yargiclar turbanli olacak…hey Yarabbim!
İngiltere’de yüzü peçeli bir öğretmen ile bakanlık davalı oldu.
Oldu da ne oldu? Konumuzla ne alakasi var Allah askina?
Pakistan’da medreseler
Ooof, of!
Yine Türkiye’de siyah tişört giyen gençleri satanist gibi algılayan çok liberal demokrat ve müslüman hocalar, yöneticiler oldu.
Yahu kim bu yoneticiler, hacilar, hocalar? Niye sadece belli bir kesime gorunurlerde, bizlere hic gorunmezler? Benim bildigim 1-2 tane yasli teyzeler vardi bizim mahallede. Devamli soylenir dururlardi gencler uzerine. Bu mu yani korkunuz? Ne kadar korkaksiniz yahu!
depremde yararlı kurtaran kurtarma ekipleri kurtardıkları kişilerle tanışmayı kabul etmezler. Çünkü onların üzerinde kendilerine minnet baskısına sebep olmak istemezler.
Ben seni cozdum. Isin gucun yok, ordan burdan duydugun hikayeleri bize satiyorsun. Ille anlatman gerekiyordu bu konuyu, alakaya en yakin olabilecek bir zamanda saliverdin. Ama hala pek bir alaka yok ne yazik ki!
Başörtülü bir yargıç , gerçek yaşamın yaşandığı toplumda her zaman soruna neden olacaktır. Bu bir korku değil öngörüdür. Bunu tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Adalet kişinin duygularından daha önemlidir. üzerine giydiği cüppenin anlamını bozmaya da hakkınız yok.
Once bir onyargida bulunuyorsun. Sonra bunu millete korku olarak saliyorsun. Sonra temize cikmak icin ongoru oldugunu iddia ediyorsun. Sonrada “…hakki yok” diyerek hukmediyorsun. Yahu dur, ortalikta oyle birsey yok. Agzinizda sakiz olan turban ozgurluge tabi tutulsa, ortalik turbanli savcilarla dolacak heh? Oyle olsa bile ne olur? Batinin cuppelerini giyince savcilar guvenilir olur, musluman kimligine burununce guvenilmez! Birak herkesi kendin gibi sanmayi, insaf!
Peki ayni yonetici, etik olarak calisanlarinin kiyafet secimini serbest biraksa, kimseye karismasa…tabi simdi yine en olmayacak ornekler cikartir, “ya bir calisan kelebek kostumuyle gelmeye calisirsa, yada bikiniyle dolasirsa” falan diyeceksiniz…hani dunyada cok gorulmus bahtsiz olaylar ya! Gunun birinde bize yaramasin, herkese yarasin. Herkes istedigi gibi gorunsun yahu!
Bu sözlere sen de inanmıyorsun. Tam bir saçmalık.
İnsanlar bazı işleri yaparken kendilerine değil, yapacakları işin niteliğine odaklanmak zorundadır. Sorumluluk sahibi olmak ve başkalarına inançlarına da hassasiyet göstermek zorundadırlar. Başkasının özeline girme hakkınız yoktur.
Inanmasam niye soyleyeyim? Niye sacmalik olsun? Herkesin ozgurce giyinebilmesi, ki sadece kiyafetten bahsediyoruz diger ozgurluklere daha gelmedik, kisinin sorumluluk sahibi olmasina, isine odaklanmasina nasil engel olsun? Kisinin ozeline girmek, ona ne giyecegini emretmekle mi olur, serbest birakmakla mi?
Ama Hollandalı yönetmen Von gough bu nedenle öldürüldü.
11 eylul de muslumanlarin inanclari yuzunden oldu degil mi?
Kafasının arkasına kuran ayeti kazıtan barmen İstanbul da öldürülmüştü.
11 eylul de muslumanlarin inanclari yuzunden oldu degil mi?
Malatya’da insanlar kendi değil kamusal alanda kendi kitapçı dükkanında öldürüldü.
Bu olay daha taze oldugundan arastirma imkanin daha kolay. Biraz da onyargisiz arastirma yapsan iyi edersin.
Okullarda falaka vardı ,ergenlik yaşına geldiği halde peçe takmayan kızların evine muhtardan ihtar yazısı gelirdi.
Bu da iste zamaninda ecdadimizi bizlere kotuleyenlerin eseri! Falaka, pece, cariyeler…oyle yanlis konusuyorsun ki, sagda solda sanki evinizin odasinda gecmis bir olayi anlatiyor gibi bir havaya burunuyorsun.
Şuanda adımız Osmanlı kalsaydı bile, falaka okullardan kalkmak zorunda olacaktı.
Bu sozune bir itirazim olamaz. Ama yine konuyu saptiriyorsun. Ilk okulda 2-3 kere cetvelle elime vurmustur hocamiz, ama bundan 50 yil sonra biri cikarda “eskiden TC’de cetvel varmis” diye bir donemi ozetlerse, iste ona kicimla gulerim.
Buarada sana bir kac tavsiyem var. Kelimelerin istikrarli bir sekilde yanlis yaziliyor. Dilbilgisi hatalarin anlasilmayi imkansiz hale getiriyor. Cumle aralarinda ki anlam kopukluklarin cok yorucu. Bir bok zannetmis gibi olmayayim kendimi…kendi capimda gorduklerimi yaziyorum.
secedo:
öyle deme secedo knz gibilerinin burada haklılık payı var!
hakimlere kıyafet serbestliği getirince ya mayoyla bikiniyle sortla mahkeme salonuna gelmeye kalkarlarsa! olacak şey mi? o yüzden en iyisi yasakları savunmak diyorum nedersin?
Aslinda bu dusundugunu ben nasil akil edemedim…utaniyorum kendimden. Dusunsene; kiyafetler serbest olsa…dunyanin en bahtsiz ulkesiyiz ya…ulkemizde hindistanlilar turer, kafalarini saripta hakim olurlar, budistler cogalir, yari ciplak hukmetmeye kalkarlar. Hatta ve hatta uzaylilar bile kafalarinda fanuslarla savcilik yapmaya kalkarsa Turkiye’de…ne yapariz biz ozaman? Tabi bu arada turbanli hakim sayisi ulke nufusunu asar, yasalarin agzina sicarlar.
Yok ben vazgectim usaklar…yasak kalkmasin. Hayatimda hic mahkemelik bir isim olmadi, benim bildigim akrabalarinda olmadi, onu birak, hayatimda hic mahkeme gormedim ama mahkeme, yargic, hakim konularinda cok uzmanimdir. Valla bak. Mahkemelerde kiyafet yasagi kalkarsa bende gider, esek gibi calisir, universiteden mezun olurum. Sonra da donumla hakimlik yaparim, hemde slip, bayanlara duyurulur. Hatta bakin, cok ciddi bir mesele bu…sadece benim tanidigim 5 bin tane turbanli yasagin kalkmasini bekliyor ki hakimlik yapabilsinler. Tek dusundukleri ne biliyor musunuz? Bir miras davasi olursa, mirasin cogunu irkek kismina verilmesine hukmetmek. Birde “bir musluman bir ateistin malini calsa bile, ateisti idama mahkum etmek” gibi firsatlari bekliyorlar. Cok kurnaz bu turbanlilar. Duygularina cok cabuk esir olurlar. Baslarini degil yarin, yada yillar sonrasini, olumden bile sonrasini dusunerek baglarlar, ama hala gericidirler.
En iyisi cubbe. Ama camiidekinden olmasin, mumkunse batidan.
Buarada bir animi paylasacagim. En basta soyleyeyim, Kanada’da yasiyorum ve takdir buyurursunuz ki bortu bocek cesidinden cok insan cesidi vardir buralarda. 4 kere ameliyat oldum; 3-4 kati kere hastanelere gidip gelmisligim vardir. Basortulusunden tut, boynunda ki hacla dolasana, iki kasinin ortasinda kan izi olan hindistanliya kadar her cesit hemsireye bedenimi emanet etmisimdir. Erkek hemsirelerin de cesidi az degildi.
Bu kadar hemsire arasinda sadece birinin gorunusu beni rahatsiz etti; erkek bir hemsire ve kulak memesinin icine gecirilmis 2,5 cm’lik kupe…beni kan tutar, o tur goruntulere gelemem, birde yakisan birsey de degil hani. Ama adam benimsemis, yapmis. Kollarinda ten rengi kalmamis dovmelerden.
Ancak adamin goruntusunden dolayi aklima ufacik bir suphe geldiyse namert olayim. Ki zaten diger hemsirenin kan almak icin igneyi cikarip, benim bayilmam neticesinde, o adam beni tuttu, kolladi, kan alinimi bittikten sonra bile ben kendimi iyi hissedene kadar yanimdan ayrilmadi. Bu adam biliyor benim yabanci ve orta dogulu oldugumu, ben de biliyorum bu adamin her cuma icip icip zina ettigini…ikimiz birbirimizden profosyonel cerceve dahilinde rahatsiz olmadiysak, kardes kardesin goruntusunden niye kusku duysun? Bizim hangi tarihimizde vardir insanlari kiliklarindan dolayi haksizliga ugratmak?
Birde delikanli adam yasak koyacaksa da bunu sadece turbanla kisitlamaz. Boyunlarda asili muskaya da yasak gelecek, badem biyiklara izin olmayacak, sunnetli pipiler kokten kesilecek…hic bir kamu gorevlisi uzerinde dini bir simge tasimayacak! Ama Ataturk portreleri yerinde kalacak ha! Onlar birer simge degil, insan tabiatinin gercekleridir. Biraz daha ugrassam iyi bir anayasa kitabi yazacagim ama zaman gerekiyor iste.
secedo sen orda yaşaya yaşaya gözün alışmış bunlar senin gibi değilki. bu knzye sorsan herkes kendisi gibi kemalist olsun ve kemalist gibide görünsün ister. öyle olmayanlarıda kanun zoruyla kafasının içini olmasa dışını benzetir adiler. yazınca bile kaç sıçrıyor beynime. varsa yoksa kemal başka büyük yok bunlaragöre. kemale layık olmak içinde onun gibi düşünmen onun gibi yaşaman lazım. başörtüsü olmayacak mesela kesinlikle ne kendinde ne yakınlarında. sonra içki içeceksin. asla dine itibar etmeyeceksin. ama noel baba gibi dini adamlar olursa o olur ziyanı yok. bizim bazı beyaztürkler gibi noel gecesi kiliseye gidip mum yakarsanda olur. o da normal. ama cumaya gidersen yandın. koskoca cumhurbaşkanı bile peşine adam takar sahiden gidiyormu diye. ayakkabı falan çıkarıp yerlere yat kalk.. ıyyyyy adam gibi mum yakmak varkene ne o öyle iğrenç iğrenç değilmi? sonra mesela evede ayakkabıyla girmen lazım. çıkarıpta girersen resmini çeker gasteye basar cümle aleme rezil etmek isterler. millette aval aval bakar durur bunda ne var diye. çünkü herkesi kendileri gibi zanneder adiler. haberleri yokki bu milletin namaz kılmayanı bile evine pabuçlan girmez. kemalist kafa işte ne olucak. öbürdünyada bu zulumlarının cezasını eşşekler gibi çekecekler ama adiler. en büyük kimmiş onuda anlarlar orada müşrik putperestler..
Delidumrul, kac seriat geliyor!!!
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7926843.asp?gid=180&sz=18175
İlk AHIM davası Müslüman birliğinin İtalya’da duvarlara haç asılması ile şikayeti üzerine ilgili oldu.
Hayır burada esas olan müslüman azılığın duygularını temsilen müslümanların duygularını şikayet konusunu yapan müslüam birliğinin şikayetidir. Azınlığın kendini ifade şekli budur. Bütün hristiyanların duyguları yerine bir tek müslüman çocuğun kendini dışlanamış hissetmesi hukuki olarak çözülmesi gereken bir sorun olarak kabul edildi. Avrupada derslikler türkiyedeki gibi değil. Her hocanın nerdeyse kendine ait bir dersliği var. Ve o derliği hoca dersinin amaçlarına göre dizayn eder. italyan hocanın haç simgesine selam vermeden derse devam etmesi italyan hoca’da günah duygusuna sebep olablir yani. SİZ onun inançlarını küçümseyemezsiniz. Fakat meslek yeterlilikleri bu tür dini gösterilere izin vermiyor. Haç italyan birliğini temsil eden bir simge olsaydı azınlıklar buna uymak durumundaydı. Ama haç dini bir simge. Dolayısıyla italyanları da temsil etmiyor. O sınıfta başka dinden veya ateist italyanların çocukları da okuyabilir.
Hukukta verilen bir karar en iyi karar değildir. Ama yaşam problemi çözecek bir kararda uzlaşlır.
Aynı sebepten almanyada bir alman veli yuvaya giden çocuğuan türbanlı bir kadın öğretmenin ders vermesini şikayet konusu yaptı. Biraz düşünseniz, kendinizi başkasının yerine koysanız ve bencillik etmeseniz anlayabilirsiniz. ben scince.. adlı dini akımı düşününce bunu anlıyorum. Ben kesinlikle istemezdim. EVET, şikayet konusu yapardım. O zaman başkası da aynı şeyi benim için düşürse buna katlanmak zorundayım.
o dine antipatimi yazacağım sonra. Bu kişisel birşey . din ve vicdan hürriyetim benim. beni o dine karşı hoşgörüsüzlükle suçlayamazsınız. O insanın bana hizmet vermesini istemiyorum sadece. Onalar yasaklansın demek hakkım yok. Vatandaş haddini bilmelidir. HUKUKTA TOPLUMUN KABUL ETTİĞİ SİMGE, KABUL ETMEDİĞİ SİMGE AYRIMINI NASIL YAPARSINIZ MERAK EDİYORUM
İngiltere’de yüzü peçeli bir öğretmen ile bakanlık davalı oldu.
ingilterede müslüamnlar , hintliler gettolarda yaşarlar. İngilizler kendilere uymayanların kendilerine karışmaması için bunu teşvik eder zaten. Ayşa Azmi Öğretmende müslüman okulunda hocalık yapıyor.
Yüzü peçeli derslere girmeye başlayınca bakanlıkla davalı oldu. ben hep sınırları koymak diyorum ya.
Nasıl koyacaksınız merak ediyorum.
yazıma devam edeceğim sonra.
Hayır burada esas olan müslüman azılığın duygularını temsilen müslümanların duygularını şikayet konusunu yapan müslüam birliğinin şikayetidir.Azınlığın kendini ifade şekli budur.
Nasil oluyorda esas olan musluman cemaatinin sikayeti oluyor anlayabilmis degilim. Bizim tartismamiz bu mudur? Tekrar soyluyorum; bir hakimin hac takmasiyla, mahkeme salonuna hac asilmasi arasinda daglar kadar fark vardir. Bu farki gormek kolaydir da dile getirmek omurga ister.
Bütün hristiyanların duyguları yerine bir tek müslüman çocuğun kendini dışlanamış hissetmesi hukuki olarak çözülmesi gereken bir sorun olarak kabul edildi.
Demek davali yada suclu olan musluman bir cocuktu. Kim mis bu cocuk cok merak ettim. Bu olayla ilgili bir yazi gonderebilirsen sevinirim. Kaldi ki yine soyluyorum, mahkeme salonuna hac asilmasi hos karsilanacak birsey olmasa gerek. Ama musluman bir cocugun bu sekilde girisimci olmus olmasi beni cok gururlandirir. Ha, sikayet kabul edilirde, adamlarin yasayislarinda bir degisiklik yapilirsa uzulurum, o ayri mesele.
Avrupada derslikler türkiyedeki gibi değil. Her hocanın nerdeyse kendine ait bir dersliği var. Ve o derliği hoca dersinin amaçlarına göre dizayn eder.
Bir kere cok cahilce konusuyorsun. Avrupa dersen tum avrupa ulkelerini kapsarsin, ki boyle birsey yok. Iki, kredili sistemlerde ogrenciler istedikleri dersi sectiklerinden dolayi, o derse uygun bir derslige giderler. Bir kimya dersi ile bir tarih dersi ayni derslikte olmaz. Iki dersin arasinda ki fark dersin ihtiyacina goredir, evet. Bir cografya dersliginde duvarlarda asili duran atlaslar, bir matematik dersliginde carpim tablosu posteri gormek dogaldir. Ama merak edilecek, KORKULACAK birsey yoktur.
italyan hocanın haç simgesine selam vermeden derse devam etmesi italyan hoca’da günah duygusuna sebep olablir yani. SİZ onun inançlarını küçümseyemezsiniz. Fakat meslek yeterlilikleri bu tür dini gösterilere izin vermiyor. Haç italyan birliğini temsil eden bir simge olsaydı azınlıklar buna uymak durumundaydı. Ama haç dini bir simge. Dolayısıyla italyanları da temsil etmiyor. O sınıfta başka dinden veya ateist italyanların çocukları da okuyabilir.
Hukukta verilen bir karar en iyi karar değildir. Ama yaşam problemi çözecek bir kararda uzlaşlır.
Kim kimin inancini kucumsuyor yahu. Ben diyorum ki adamin hac cikarasi varsa, izin verilsin cikarsin! Bizim derslerimizde hristiyan hocalarin bazilarinin derse girmeden once hac cikardigina sahit oldum. Ogrencilerin bazilarida yapiyorlar, oglenleri kafetaryada yemege baslamadan once. Evet, hristiyan degilim, ama adamlarin dinlerine bagliliklarini gostermeleri beni memnun ediyor. Zaten insan niye hac cikarir? Dinine bagliligini gostermek icin. Dinlerde ne yazar? Baris, sevgi, saygi…Allahsiz dinlerde bile bu boyledir. Bu durumda korkan neyden korkar?
Herseyi gecelim, diyelim ki italyanlar boyle bir salaklik yaptilar ve ogretmenlerinin derse girmeden once hac cikarmalarina yasak getirdi. Yahu italyanin yaptigi herzaman dogru mudur? Adamlar bayanlara secme secilme hakkini 50 yil once vermis zaten!
Aynı sebepten almanyada bir alman veli yuvaya giden çocuğuan türbanlı bir kadın öğretmenin ders vermesini şikayet konusu yaptı. Biraz düşünseniz, kendinizi başkasının yerine koysanız ve bencillik etmeseniz anlayabilirsiniz. ben scince.. adlı dini akımı düşününce bunu anlıyorum. Ben kesinlikle istemezdim. EVET, şikayet konusu yapardım. O zaman başkası da aynı şeyi benim için düşürse buna katlanmak zorundayım.
E ona bakarsan gecenlerde bir haber vardi, adamin biri Amerika’da kus pisligine bastigi icin belediyeyi mahkemeye vermisti. Sikayetler olur, her insan uzlasabilme kabiliyetine sahiptir diye birsey yok. Soyle bir soru sorayim; sence o adamin boyle bir sikayette bulunmasi mi yoksa sikayet edilen o bayanin bu sikayetin uzerine cocugunu gidip herseye ragmen bir hristiyan okuluna kaydini yaptirmasi mi daha erdemli bir davranistir? Birde beni bencillikle sucluyorsun! Ben hristiyan degilim, budist degilim, yahudi degilim, ama herkes ozgur olsun diyorum. Sadece ben ve benim gibi olanlar degil. Allahaskina, neyime bakipta bencilligime karar veriyorsun???
Sciencetology konusuna gelirsek…Insan bilmediginden korkarmis. Korktugun seyleri, ki yine korkuyorsun, bir madde halinde siralada gorelim ne kadar bilgin varmis bu konularda. Sikayet ederim diyorsun, e sizin gibilerden de bu beklenir zaten. Tabi sikayetlerin de bir olcusu vardir. Sikayetler mahkemelere yapildigi surece bir sorun yoktur. Hurriyet, milliyet, showtv, ottan boktan dernekler ise sikayet merciiniz, ki genelde boyle oluyor, ozaman ortada bir problem vardir. Son cumleni tekrar bir oku, evet sikayet ederdim diyorsun. Ama neyi sikayet ediyorsun? Oyle ortaya salla bir laf, ne yaparsin, “sikayet ederim”. Vah vah. Hadi ben bir tahminde bulunayim. Bu cemaate mensub bir kisinin senin cocuguna ders vermesinden rahatsizlik duyarsin. Cunku butun herhangi bir dine mensub insanlar kucuk cocuklari hedef alir, onlari kendilerine benzetmeye calisirlar. Sizler masumsunuz, sizler insanlari hur birakirsiniz!!!
HUKUKTA TOPLUMUN KABUL ETTİĞİ SİMGE, KABUL ETMEDİĞİ SİMGE AYRIMINI NASIL YAPARSINIZ MERAK EDİYORUM
LAFI CARPITMA. BEN SIMGE DEMEDIM, KILIK KIYAFET DEDIM. TOPLUMDAN OLMADIGINIZ ICIN ANLAYAMAZSINIZ, KABUL EDILMEYECEK KIYAFET TURU KIYAFETSIZLIK TURLERIDIR. VEYAHUT BASKA DUSUNCELERI RENCIDE EDECEK MESAJLAR VEREN GIYSILERDIR. ORNEGIN “NO JESUS, NO CRY” YAZILI BIR TSHIRT. TABI BU ORNEGI, BU ORNEGE INANDIGIM ICIN VERMEDIM. KIYAFET OZGURLUGU VERILSE NE TUR KIYAFETLERIN GIYILECEGINI HEPIMIZ BILIYORUZ, KI BUNLARDA KIMSEYI RAHATSIZ ETMEYECEKTIR AMA…SU MUSLUMAN KILIKLILAR ISTE, ISI BOZUYORLAR.
İngilizler kendilere uymayanların kendilerine karışmaması için bunu teşvik eder
Insaf, yuz kere insaf, bin kere insaf. Bir insan bir insana nasil karisir? Bu soyledigine ciddi manada inaniyorsan, senin bazi problemlerin var demektir. Onlarida kendine benzettin ya! Yani adamlarin bu serbestligi demokrasiden dolayi vermeleri imkansiz, oyle mi? Yahu bizim sehirde 1 milyon insan var toplam, 5-6 tane orta boy camii, sayisini bilmedigim kadar da mescit var. Cinlilerin kendi kulturlerine gore insaa edilmis tapinaklari, hemen hemen her irkin kendilerine ozel restaurantlari, okullari var…bu izin bizlere sadece kanadalilara benzemeyelim, onlar saf kalsinlar diye veriliyor oyle mi? Asil sebebini sende biliyorsun ama sirf kimi kandirabilirsem kardir diye ortaya kendin gibi bir yalan atiyorsun. Guzel arkadasim, asil sebep olsa olsa kendi kimliklerini kaybeden irklar, diger irklara bir tehlikedir. Bir irkin ortak bir gayesi yada paylasimi yoksa, bos isler kapisi daima acik kalir diyedir.
Iste 80 yildir kurtler atilmis doguya, batiya geleni assaglamisiz, niye, bize karismasinlar. Dunyada ki herkes bizler kadar bencil ya! Onlarda bu sebeple ozgurluklere karismiyorlardir. Peki sorarim sana, anli sanli demokratik cumhuriyetimiz kurtlerle turkleri ayristirmis, sonuc ne olmus? Gercekten de ayrismis miyiz? Ayrisanlar cok mu mutlu olmus? Delidumrul ben cok sinirlendim, yardim et!
knz şunu kafana sok artık: sizin devriniz bitti. artık bundan sonra isteyen kemalis olucak istemiyen olmiycak. işte bu kadar. yok öyle eskisi gibi herkesi sıradan imalat. millet uyandı. haa sen istersinki herkes atatürkçü olsun. iste dur. karışan yok. ama başkalarıda başka şeyler istedimi sende karışmıcaksın. karışırsan gözünün yaşına bakmiycaklar, o çok sevdiğin AHİMlerde sürümsürüm sürümdürücekler seni ve senin gibi faşoları. herkes atacı olmalı deyince yeni nesil biryerleriyle gülücek size. sen ister çatla ister patla aynı böyle olucak. hatta az daha zaman geçtimi herkes gülücek zamanında bu adama put gibi tapıyormuş bazı salaklar diye.
Yahu Delidumrul, bayragi devral dedim, ettigin laflara bak. Bunlarin devirleri mi varmis? Devir dedigin kulturle olur, bilgiyle, ahlakla olur. Egitimle olur, guzelliklerle olur. Senin devir dedigin seye halk senelerdir, duzelirler, aman sorun cikmasin diye sesini cikarmadi. Bu devre olsa olsa sabir devri denir ki bunu da onlara mal etmemiz yanlis olur. Bunlardan geriye iyi-kotu ne kaldi ki kendilerinin devirleri olsun? 80 yilda halka ne verebilmisler? Isleri gucleri kelime ezberlemek. Facebook’ta ki siyasi gruplara git bak; hepsinde “ne ararsin tanriyla aramda…durustsem sirattan sarhosken bile gecerim…” diye bir siir. Tum ezberledikleri terimleri bir siirde toplamislar, is yapmis gibi de bos bos laflar edip duruyorlar. Bunlarin gecmiste ne bir savas kazandiklari var, ne simdi halki memnun edip dinledikleri, ne de gelecekte insanliga yapacaklari hizmetleri…bos tantanalarla bir devir mi olur mus?
Yuzlerce yildir ne kimsenin goruntusuyle, inanciyla problemi olmayan bizler, son 80 yilda suni laik sorunuyla mi devir degistirecegiz? Yapma!
secedo ve delidumrul’un karşılalarında bulmak istediği kişi ben değilim.
benim söylemimin kemalist olmakla ilgisi yok, dünya vatandaşı olmakla ilgisi var.
sizin birilerine bir karşı tepkili olmanız başınızı göğe erdirmeyecek.
din ve vicdan hürriyeti ile ilgili toplumların karşısına çıkan zorlukları ,yaşanmış örnekleri gündeme getirdim ben.
görmek istemiyorsanzı inkarcı olursunuz.
ve bana verdiğin cevaplar secedo yoruma tabi.
ben atv ye ,show tv ye şikayet ederim dedim mi ? bana ne hakla sürekli “siz” diye zanda bulunuyorsunuz.
Ben ilçe milli eğitime, il milli eğitime, olmadı avrupa insan hakları mahkemesine başvurumum anlamında söyledim.
şu yaptığın buyurucu ifade de, demokrasi ve insan haklarına ve hatta islam dinine tamamen aykırı.
sen beni o din hakkında korkularımdan dolayı burada dahi sorgulamaya çekemezsin.
Müslaümnalrın baş kitabı kuran ‘da dahi bu böyle yazar.
bu benim hakkımdır.
benim sorularım nettir.
uzlaşmadan başka bir yolla bunu çözemediler. Siz de nasıl çözüleceğine dair bir yol ortaya koyamadınız.
YANİ bu mu cevap ? söyle bakayım neymiş( O dine ait kuşkularımı beyan etmeye de zorlayamazsnız ? Nasıl dersiniz üstelik sizden bu beklenir ? sonra devam etmişsin yazına siz zaten.. diye.
bu vatandaşlık hakkıdır. evet orada tek bir müslüman azınlık çocuğpun duyguları koskoca katolik italya’yı hukuken saygı göstermeye mecbur etti.
secedo ısrarla yazmışsın ki, bu kıyafet diye.
hangi kayıtlarda var bu ? dinimin bir zorunluluğu diyor.
yani seni yalanlıyor. kız demiş ki bu benim onurumdur. devletin resmi dini başka görüşlere yer vermeden zorlama yapıyor.
sen burda izlenimlerde bu kıyafet diyorsun. ben sana üsküdarda sabah oldu diyeceğim.
şunu asla unutmayın bu kelimenin başkaları açısından da sınırları yoktur.
ve o kapıyı günümüz incelikli hukuku fillen açamayor.
yani nasıl hacca gitmenin farz olduğunu öğrendik ama suudi kurasına katlanıyoruz.
diyoruz ki fiilen mümkün değil.
Bu da fiilen mümkün değil. Demokrat ve az düşünen aydınları olan ülkede olamktan ve bunu bu kuytu yerde defalarca yazmaktan utanıyorum. Bi bakın, bir düşünün. ilişki kurun.
futbol maçı edasıyla yok kemalistler, yok siz , yok biz kalitesinden başka adam yok mu ?
kimse masanın altına girmesin. Burada kimse, bana scien te.. dini hakkında burada azarlanmam karşısında, benim duygularımın incinmişliğini bir hukuk sorunu olarak kabul etmiyorsa, din ve vicdan hürriyetini savunacak kadar demokrasi kültürünü yansıtmıyor demektir. ben yukarıya ince bir cümle yazdım. vatandaş haddini bilmelidr. yani onun dini ona benim dinimin bana olduğu alanda onlardan şikayetimin haklı bir gerekçesi olamaz.
de “siz” diye tabir kullanacağım.
açık sözlü olun. ÖNCE netlik lazım. Gaziantepte bir tören sırsaında vatandaşın kendini başörtüsü ile temsili başkadır, bunu diğer sorunlardan ayırın ve burada vatandaşlık hakkını savunun ama başkalarının özel hayatına bir otorite olarak ve simgesel düzeyde dahi olsa dini mecburiyetlerinizi dayatarak giremezsiniz, burası da başka ve yapamayacağınız bir alandır./ tabi eğer alt yapısı olan bir savunma geliştirmedikçe, yoksa hiçbir zaman başınız göğe ermez. ne olacak saddam da anayasa değiştiridi., incelik bu değil
benim söylemimin kemalist olmakla ilgisi yok, dünya vatandaşı olmakla ilgisi var.
Aslinda soyleminin dunyada esi benzeri yok. Mesele tavrin ile ilgili. Okumazsin, yasamazsin, sadece anlamsiz elestirirsin.
din ve vicdan hürriyeti ile ilgili toplumların karşısına çıkan zorlukları ,yaşanmış örnekleri gündeme getirdim ben.
Yemin et?
ben atv ye ,show tv ye şikayet ederim dedim mi ? bana ne hakla sürekli “siz” diye zanda bulunuyorsunuz.
Ben ilçe milli eğitime, il milli eğitime, olmadı avrupa insan hakları mahkemesine başvurumum anlamında söyledim.
Ben “sen garanti suraya sikayet edersin” diye bir ithamda bulunmadim. Olmamasi gerekeni ama genelde olan sekli izah etmeye calistim.
sen beni o din hakkında korkularımdan dolayı burada dahi sorgulamaya çekemezsin.
Müslaümnalrın baş kitabı kuran ‘da dahi bu böyle yazar.
bu benim hakkımdır.
Seni sorgulamaya ceken kim, alt tarafi tartisiyoruz burada. “Sen ne hakla o mezhepten nefret edersin” gibi bir tavir icersinde olmadim.
benim sorularım nettir.
Yalan konusuyorsun. Nerede “net bir soru” var tarafinizdan sorulmus?
uzlaşmadan başka bir yolla bunu çözemediler. Siz de nasıl çözüleceğine dair bir yol ortaya koyamadınız.
Sorun=Din, vicdan ve dusunce ozgurlugu
Cozum=Ozgurluk
Yer=Tum dunya
Zaman=Hemen hemen herzaman ve 20 yil oncesi Anadolu.
Birde utanmadan bir cozum ortaya koyamadin diyorsun.
bu vatandaşlık hakkıdır. evet orada tek bir müslüman azınlık çocuğpun duyguları koskoca katolik italya’yı hukuken saygı göstermeye mecbur etti.
Haklar sadece sikayet etmeye mi yoneliktir?
kimse masanın altına girmesin. Burada kimse, bana scien te.. dini hakkında burada azarlanmam karşısında, benim duygularımın incinmişliğini bir hukuk sorunu olarak kabul etmiyorsa, din ve vicdan hürriyetini savunacak kadar demokrasi kültürünü yansıtmıyor demektir.
Masanin altina girecek olsam senin gibi bir belaya bulasir miydim? Demagoji yapma, seni scientology dini hakkinda ki yorumlarindan oturu azarlamaya yonelik bir cumle goster, tartismayi bitirelim. Gosteremezsen serefsizsin! Bu kadar ince duygularin varsa nicin yazarlik yaparsin anlamam. Ne bir fotografin var, ne adresin ne de gercek ismin. Sende ki duygular bu kadar mi elektronik?
Gaziantepte bir tören sırsaında vatandaşın kendini başörtüsü ile temsili başkadır, bunu diğer sorunlardan ayırın ve burada vatandaşlık hakkını savunun ama başkalarının özel hayatına bir otorite olarak ve simgesel düzeyde dahi olsa dini mecburiyetlerinizi dayatarak giremezsiniz,
Bir insan kendini nasil temsil eder? Beyninin icinde neler donuyor senin? Ne temsiliyetinden bahsediyorsun? Diger bayanlar kim? Kime dini bir mecburiyet dayatmisim? Hangi sozumden boyle bir mana cikarabiliyorsun? Yahu sen insan misin?
Neredeyse 10 yildir yurt disinda yasiyorum, lise ve universite egitimini yurt disinda aldim. Buna ragmen hatirladigim kadariyla dilbilgisi kurallarina dikkat ediyor, kelimeleri yanlis yazmamaya ozen gosteriyor ve cumleler arasinda anlam birligine onem gosteriyorum. Yani yazdiklarimi anlamaman icin iyicene salak olman gerekiyor! Ya da hic okumuyorsun yazdiklarimi. Oysa ben burda senin yazdiklarini, okadar anlamsizliga ragmen teker teker okuyorum.
Kimseyi bir sinifa soktugumuz yok. En azindan benim yok. Ama her insan bir sinifa tabi tutulsa, sana yakisani kemalizm olurdu, bunu gormemek icin de kor olmak gerekirdi.
Basim goge ersin yada ermesin, sen sadece yazdiklarimi oku. Emek harciyorum ben, sirf sen oku diye. Oysa ki sen yazdigimi yarim yamalak okur, kafana gore bana bir rol verir ve tekrar vurusa gecersin. Inan akil isi degil senin ki! Yahu sadece oku yazdiklarimi, ne kaybedersin?
eğer otoririteyi bir din temsil edyorsa, vatandaşa dayatamazsın. Hoşgörü zorlamasını o ilişkideyken kimseye yapamazsın. Kaç defa yazdım yukarda .
!
bak kardeş ne yazmışsın sen.
Sciencetology konusuna gelirsek…Insan bilmediginden korkarmis. Korktugun seyleri, ki yine korkuyorsun, bir madde halinde siralada gorelim ne kadar bilgin varmis bu konularda. Sikayet ederim diyorsun, e sizin gibilerden de bu beklenir zaten.
sen bu ifadelerdeki buyurgan tavrı görmüyorsan mahkeme görürür kardeşim. Eğer din ve vicdan hürriyeti ise,sen bana neden kortuğumu sorgulamak hakkına sahip değilsin.
yukarda yazdım. sizin gibilerden bu beklenir derken yargılayıcı oldun. bunu ya-pa-maz-sın.
kişi ne dini beyan etmeye zorlanabilir, ne konuşmaya, ne de hesap vermeye.
canım isterse o din aleyhine burda yazarım. istemezse yazmam. istersem tartışmaya girerim.
Bir otorite ile bu tür ilişkiye girmemek vatandaşlık hakkıdır.
ben bu konudan sıkıldım. neyseki dediğin gibi yazarlık yapmıyorum. Ben ulaşabileceğim en kolay yolu seçtim.
BİREY OLARAK BENDEN GÜNAH GİTSİN DİYE YAZIYORUM.Yazık ya, insanlar kullanılıyor. üüzlüyor.
Dua edinki bu işi ciddiye alarak oraya buraya gazetecilere yazmıyorum. ne biçim şey bu. insan bir bakar. nerede ne karar alınmış ? hangi sorun çıkmış ? nasıl çzöülmeye çalışılmış ? mevcut duurm ne ? internet var. bilgiye ulaşmak zor değil.
Bu işi ciddiye alma-ma-mın nedeni karşınızdakiler de daha iyi değil. bütün oturur o yazara, bu yazara yazmıyorum.
yazık şu seviyeye. uğraşmaya değmezsiniz. sizin için yazmadım burda kendi vicdanım için yapılabilecek en basit şeyi yaptım.