Diyecek lafım kalmadı
FST 29 Ocak 2008
Atilla Yayla’ya “tenzilatlı” olarak 15 ay hapis cezası vermişler, bir de büyük kıyak geçerek kendisini hapse koymayıp gözetim altında tutacaklarmış. Bir dostum BBC’deki linki yollamış ve “utanç” demiş. Bu konuda uzun yazı yazmayacağım, zira artık söylenecek sözüm kalmadı, eski yazılarıma bakın. Atilla bey bu işten yılacak biri değil, daha önce Mustafa Erdoğan ve Fikret Başkaya gibi örneklerde olduğu gibi o da hamama girenin terleyeceğini biliyordu, aslında bu hepimiz için geçerli. Nazım Hikmet, Kemal Tahir, Necip Fazıl yoludur bu, Atilla bey hiç mahcup olmasın, alnı açık başı dik dursun. Bu insanlar kendilerini ülkenin aydınlık günleri için feda ediyorlar, isteseler bir elleri yağda devlet memuru akademisyen olarak rahat hayat sürerlerdi, zoru seçtiler, başlarına neler gelebileceğini zaten biliyorlardı. Ben kendisiyle gurur duyuyorum, zor zamanında elimden başka gelen birşey yok, inşallah kısa zamanda bu durumdan iyi sonuçlar ortaya çıkar.
Bu işlerin mesulü 2-3 senedir ipe un seren AKP zihniyetidir, utanacak bir yer varsa o da 6 yıllık iktidarları döneminde söz söyleyip yazı yazdıkları için öldürülen, memleketten kaçan, hapse atılan aydınlar ayıbını sürdüren “şiir okuma” gazisi, karikatürcü mücahiti Tayyip Erdoğan, 301 müdafii Cemil Çiçek ve şürekasıdır. Bu zihniyet Fazilet Partisi kapatıldığında sırf adalet adına Anayasa Mahkemesini eleştirip nahak yere anormal para cezasına çarptırılan Prof. Mustafa Erdoğan’a sırtını dönen zihniyetin ta kendisidir. AKP kendi düzenlediği panelde hiçbir suç unsuru içermeyen bir konuşmanın ardından kopan fırtınada Atilla Bey için “biz tanımıyorduk, bilsek çağırmazdık” şeklinde olabilecek en aşağılık, terbiyesiz tavrı takınmış mensuplara sahip bir partidir. Tepedeki zihniyet de, Abdullah Gül müstesna, bundan farklı değildir. Bunlar köylü kurnazıdır, keserleri hep kendine yontar.
Ekonomi Türk sitesinden Barış Türkiye’nin manzarasını iyi çizmiş, Ergenekon saçmalığıyla milleti uyutan AKP’nin artık nasıl raydan çıktığını göstermiş.
Bugünlerde türban ve başörtüsü konusu tartışılıyor. Sakın ha kimse sonuç alınacağını sanmasın. Tartışılacak, sonra kaynayıp gidecek. Daha önceki tecrübeler bunu gösteriyor. Oysa bu ülkenin türban ve başörtüsü sorunu yok. Özgürlük sorunu var.
Bu ülkede herkes özgürlükten korkuyor. Bu iktidar da öyle. 2005′ten bu yana ne ekonomi alanında ne özgürlükler alanında yeni hiç bir şey yapılmadı. Yapıldı diyen beri gelsin.
Daha öncekiler gibi bu iktidar da vatandaşından korkuyor. Bir yandan RTÜK vatandaşın ne izlemesi gerektiğini belirliyor, ekranlara çeki düzen veriyor. Bir yandan devlet vatandaşın hangi sitelere girip girmeyeceğine karar veriyor. Ayda bir YouTube’a yasak geliyor. Diğer yandan bir profesör konuştuğu için hapis cezasına çarptırılıyor. Temelde marketlerin ne zaman indirim yapacağına devletin karar vermesi ile türban yasağının hiç bir farkı yok. Bu hükümet vatandaşın ahlak bekçisiyim rolüne soyunuyorsa birilerinin de ben de laikliğin bekçisiyim diye ortaya çıkmasına şaşırmamalı.
CHP’den ümit yok, MHP ve AKP tribüne oynuyor, yerel seçimde ahbap çavuşa rant sağlamak için başörtüsü tiyatrosu tezgahlıyor. Ümitsiz miyim, hayır, tırmalaya tırmalaya da olsa belli bir noktaya geldik, AKP bu süreçte önemsiz bir detaydır, mehter adımıyla da olsa ilerleyeceğiz, barbarlıktan medeniliğe doğru yürüyeceğiz, sancılı olacak, nice akil adamlar arada feda olacak ama dönüş olduğunu zannetmiyorum, biz istesek dünya bırakmaz faşizm burada iyice kök salsın.
Konuyla ilgili son yazım: Suç ve Ceza
Diğerleri: Talihsiz Sözler, AB Projesi, Çelik Blek, Atilla Yayla
Popularity: 38% [?]







