Nasıl Okunacak Konusu
FST 7 Ocak 2008
Bir yazıya gelen yorumda “Descartes” için Dekart yerine Deskartes diyen lise öğrencisinin zayıf aldığı söylenmişti. Aslında bu durum özel isimler için ciddi bir problem. Bir çok düşünür, bilim ve siyaset adamının adını telaffuz etmek, doğrusunu bir yerden işitmedikçe mümkün değil. Misal August Comte “Ogüst Kont” okunuyor ama gel de bunu işitmediysen bil bakalım. Michel Foucault “Mişel Fuko” okunuyor ama her babayiğit bunu nasıl okusun ve yazsın? Bizim bazı ukala üniversite hocaları bilmedikleri halde “bilmiyorum” diyemedikleri için kafadan atarlar bazen, halbuki bilmiyorum, şöyle idare edin deseler ayıp olacak değil ya. Git sor, araştırbakalım, üniversite hocası oldun diye her haltı bilirmiş gibi yapmana gerek yok ki.
Bence Azerilerin özel isimleri okunduğu gibi yazma usulleri çok sağlam bir yöntem. Corç Buş, Ogüst Kont diyorlar ve yazıyorlar, problem nerede? En azından böylece literatüre doğru okunuşuyla girecek ve adamcağızın adı doğru şekilde okunabilecektir. Şehirler, ülkeler için de böyle değil mi? Tabii bazı şehir isimleri iyice yerleşmiş, Londra, Paris (hatta Kölün, Bokum) ama genel olarak bu iş başarılabilir. Turist Ömer filmlerinde olduğu gibi ingilizce isimler hep türkçe yazıldığı gibi okunuyor ve bugün çoluk çocuk bu hataları büyüyünce de atamıyor üzerinden. Dil uzmanları şu işe bir eğilse iyi olur ama devletten birşey beklenirse yol alınmaz, herkes yeni YÖK başkanı kafasında olmayabilir, en azından internet gönüllüleri böyle bir iş yapabilir.
Yabancı özel isimler okunduğu gibi yazılmalı, şimdilik de ünlülerin isimlerinin okunuşunu veren bir site, forum ile bu iş halledilebilir. Misal Feyerabend nasıl okunur, bilen var mı? Ekşisözlükte fayırabınd denmiş, doğru mu acaba?
(Not: Bir dostumuz “sanıyorum “foyerabend” diye okunuyor” demiş, ben de öyle biliyorum. Demek ki ekşi sözlük yazarı çuvallamış ve konu da önemliymiş.)
- Bilim
- Yorum(24)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Sanıyorum “foyerabend” diye okunuyor. He is a big gun. Yiriminci yüzyılda bilimin üzerinde “staff only” yazılı kapalı kapılar arkasında yapıldığını bildirmiştir. 1970′li yılların ünlü TV dizilerinden biri de “Kapalı Kapılar Arkasında Washington” idi. Diğerlerinin adlarını hatırlayan var mı?
Bu dertten ben de sıkıntılıyım. Jean Baudrillard nasıl okunuyor?
Ali bey,
http://inogolo.com/pronunciation/d337/Jean_Baudrillard
Bodriyar gibi birşey olmalı
Bu arada,
Dil uzmanları şu işe bir eğilse iyi olur ama devletten birşey beklenirse yol alınmaz, herkes yeni YÖK başkanı kafasında olmayabilir, en azından internet gönüllüleri böyle bir iş yapabilir.
Yukarida verdigim linkteki mp3′lu sistem gibi bir sistem olabilir. Aslinda Vikipedi ve Vikisozluk’te bu altyapi var (ses kaydi dahil), ellenirse olur. Yetisebilirsem ben de bakarim bir ara. Onemli olcude robota yaptirilabilecek bir is bu gibime geldi, cunku baska dilleri konusanlarin urettigi kaynaklardan istifade etmek mumkun. Jean Baudrillard icin Ingilizce Wikipedia Ingolo’ya link vermis mesela:
http://en.wikipedia.org/wiki/Baudrillard#_note-0
bir zamanlar fenerbahçe’de atkinson adında ingiliz bir zenci oyuncu vardı. bizim apti spor yazarları adamın ismini bir türlü telaffuz edemediler. etkinson - atkinsın vs. aldı yürüdü gitti.
neyse ki marx, engels, lenin, stalin, hitler, mao, hayek, mises gibi isimlerde telaffuz sorunu yaşamıyoruz.
Bliyaal,
Bir de Murat Murathanoğlu ile İsmet Badem vardı, biri ısrarla “Dallas Kamıciyz” derken diğeri “Dealız Kemıciyeaz” derdi, kimse kimse ye kızmazdı. New York “Kniks” hücumu diyen de çıkardı.
Bence çözüm Azeri Türkçesinde, hem de onlar sosyalist sayılır.
bu telafuz konusunda spor yazarı Ömer Üründül’ün hakkını
yememek lazım
herkesin Luçesku ve Panku diye tabir ettiği “Mircea Lucescu” ve “Gabriel Pancu”yu “Lukesku” ve “Pançu” olarak kullanmıştır hep, farklılık yaratma çabasımıdır doğrusunu ben söylüyorum çabası mı bilemiyoruz tabi konuyla alakalı olarak Lucescu veya Pancu cephesinden açıklama gelmediyse konu hala muallakda bide “Abel Xavier” olayı vardı ona hiç girmeyelim mümkünse
(inogolodan bi okutturalım bakalım neymiş işin aslı)
Sosyolog psikologu anlarız, adamların isimlerini işitmek zor, ölmüş gitmiş olanı çok, ama Tello, Cisse diye futbolcu geliyor spiker denen herif “Teyyo” deyip duruyor. Yahu bu adama geldiğinde “kardeş adın nasıl okunuyor” diye sormazlar mı? Tello mu Teyyo mu? Xavier de nedir, X-Men’deki bir karakter değil miydi o? Pek anlamam ama bizim oğlanla kart oynuyorduk, genelde ütüyordum. Profesör X diye biri vardı, ayağı sakat, ben topal profesör diyordum.
Neyse, konuyu dağıtmazsak, bu telaffuz işinde tek çözüm bir yabancı ismin okunuşunu orijinalinden öğrenip derhal kamuya mal etmek olmalı (istisnalar dışında).
Bülent Bey,
Robot derken, yani farklı dillerde zaten okunmuş olan dosyaları bir araya getirmeyi mi kastediyorsunuz? Vikipedide telaffuz üzerine bir bölüm açıp oraya mı biriktirilecek?
Bir de bizim seslisözlük var, orada da üye olunca telaffuzu duyabiliyorsunuz. Tabii sadece ingilizce.
http://www.seslisozluk.com
Fehi bey,
Robot derken, yani farklı dillerde zaten okunmuş olan dosyaları bir araya getirmeyi mi kastediyorsunuz?
Evet. Yanlis hatirlamiyorsam WikiXXX sitelerinin terminolojisi oyle. Ana koda ellemiyorlar kolay kolay, izin alip normal kullanici gibi davranan (ama cus denince duran) bir program yazip disaridan mudahale ediyorsunuz otomatik yapilabilecek isler icin. O da ‘robot’ oluyor. Mesela maddenin baska dillerdeki ansiklopedi veya sozlukte giridisi varsa onu ilave etme robotu filan gibi. Bu baglamda Ingilizcesine bakip telaffuz dosyasi ve/veya kaynagi varsa Turkcesine giren, yahut Inogolo gibi bir yerde giridisi varsa ekleyen bir ‘robot’ idi aklimdaki.
Bizdeki bazi robotlar:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Vikirobotlar
Sanki zor bir işmiş gibi görünüyor.
fethi bey,
bakın x-men, robot lafları geçti de, bir zamanlar “uzay şövalyesi rom” diye bir çizgi roman vardı, alfa yayınları çıkarırdı.
“Başkasına size davranılması istediğiniz gibi davranın” sözünden hareketle, ecnebi karakterlerin ismini, cisminin kendi dilinde yazıldığı gibi yazılması taraftarıyım. İsmimi dışarıda birisi Qaumoal diye yazsa iyi karşılamazdım. Ben de aynı şekilde onların ismini alfabemizin karakterleri elverdiğince yazmaya uğraşırım.
fethi bey, oneriniz makul. Kucuk bir iki problemi var ne yazik ki.
Oncelikle marka adlarinda bu yontem islemeyebilir. Cunku marka isimleri tescilli oldugundan orjinalinin kullanilmasi sart kosulabilir. Mesela : Dayvu, Nayki, Ribak gibi.
ikinc sorun ise Kelimenin okunusu gibi yazilmasi halinde orjinal yazilisini da ezberlememiz gerekebilir. Yoksa uluslararasi yazismalarda vesair bu ismin orjinali neydi diye araniriz.
Alternatif bir oneri su olabilir: kelimeleri orjinal halleri ile yazalim, lakin bir de alternatif standart turkce halleri herkesin erisebilecegi kaynaklarda yer alsin (fonetik ekstra bilgiler de icerebilir). Yazilarda ilk kullanimda okunusu parantez icerisinde verme aliskanligi ogretilir. Bu elbette biraz disiplin isi. “Reebok (Ri:bak) ayakkabilari.. ” gibi.
Turfanda,
Bu işin problemsiz olmayacağının farkındayım. Ancak iki kötüden hangisi seçilebilir noktasından bakarsam okunuşla yazma daha sıcak görünüyor. Fakat ortada zaten pratik bir problem var, Türkiye’de diğer sisteme geçiş imkansız, zira onyıllardır uygulanıp alışılmış sistemin değişmesi mümkün değil.
O halde yapılacak şey, mesela bir tür “telaffuz sözlüğü” geliştirmek olabilir. Belki de vardır bilemem. Bu sözlük popüler yabancı şahıs isimleri, şehirler, ülkeler, markalar vs. hepsini içine alabilir. Misal, bir kelimenin menşei, anlamı, okunuşu, muhtemel yanlış okunuşu, galatı meşhur olmuşsa hikayesi vs. içinde yer alabilir. Bu tür bir sözlüğü ben almak isterim, herhalde epey taliplisi de olurdu.
Bliyaal,
Bak onu hiç bilmiyorum, nedense ilgimi çekmemiş.
Fethi bey,
Misal, bir kelimenin menşei, anlamı, okunuşu, muhtemel yanlış okunuşu, galatı meşhur olmuşsa hikayesi vs. içinde yer alabilir. Bu tür bir sözlüğü ben almak isterim, herhalde epey taliplisi de olurdu.
Biraz abanilirsa Vikipedi/Vikisozluk cinsi birsey bu isi gorur. Vikisozluk 180,000 kelimeyi gecti (gerci fiil cekimi yapan bir robot vardi onun da dahli var bu iste). Gecen sene ben de ugrasmistim biraz, bu sene daha kismet olmadi. Bu tip acik ortamlarda kumulatif gidiyor isler yapilan kaybolmuyor tabii. Otomatik yapilabilecek seylerin bir kismi da henuz yapilmis degil.
Orada biriken seyleri alip basmak da mumkun. Ben basili seyi pek sevmiyorum aslinda, ama insanlarinm eline ince monitorler filan verecek hale gelinceye kadar bir sure daha boyle olacak herhalde. O gun de yakin, baskalari da var ama Amazon da yapti ince birsey. O tutmazsa baskasi tutar. Neyse alet su:
http://www.amazon.com/Kindle-Amazons-Wireless-Reading-Device/dp/B000FI73MA
Cihaz ilginçmiş ama herhalde bir iki seneye çok daha ucuz ve işlevsel olanları çıkar.
Sözlük işine de artık meraklı birileri el atar belki. Belki de sözlükçülüğe meraklı insanlar, girişimciler buna eğilebilir, bilemiyorum. Ama olmayacak şey değil.
Fethi bey,
Cihaz ilginçmiş ama herhalde bir iki seneye çok daha ucuz ve işlevsel olanları çıkar.
Orasi icin problem biraz da insanlarin icerigi dijital ortama vermek istememeleri. Iste ‘fikri mulkiyet’ filan duman oluyor biliyorsunuz. O yuzden Amazon’un devreye girmesi birseyleri harekete gecirmekte ve izin almakta faydali olmustur. Bezos’un bunu uzun uzun anlattigi bir mulakati var, ben de seyretmistim ama Turkiye’de dura dura konularla asinaligimi olmasa da ilgimi biraz korelttigim icin o konularin ne kismini anlattigi aklimda degil simdi, ozetleyemiyorum. Ilgilenen varsa linkini vereyim:
http://video.google.com/videoplay?docid=-5506570451756476103
Kullanilan e-ink teknolojisi cok yeni degil, baska ucuz cihazlar da var ama icerik serbestlesmeden bunlara buyuk bir talep olur mu bilmiyorum. Amazon’un yaptigi ile, ne bileyim pdf indirip istediginiz gibi saklayip istediginiz platformda bakmak ayni sey degil. Benim istedigimin olmasi icin de fikri mulkiyet rejiminin iyice degismesi lazim.
Aslında Diyanetten bir fetva koparsak bu iş kolaylaşır.
Bizim bir ilahiyatçı tanıdık var, aklı fikri korsan CD vs. karşı savaş açmakta. Bu kul hakkı filan diye. Uyduruk iki bilgisyarına Win 98 filan kurar, pardus verdim, cihazı kaldırmadı, Nuh nebiden kalma. “Boşver bunları, ona kalsa birçok şeyin fotokopisini de çekemezsin, bir kitabın telifi neden 70 yıl olsun, madem bu bir mülkiyet hakkı ömür boyu devam etmeli, bir şarkıyı ıslıkla mırıldanırken ilham gelip beste yapsam şarkıcıya para mı ödeyeceğim, parasını ödeyip aldığım, mülkü bana ait hale gelmiş kitabı kısmen ya da tamamen neden çoğaltamayayım” diyorum ama kulak asmıyor.
Neyse bu mesele çok farklı, konuyu oraya kaydırmayayım.
Konuyla la alaka ama belki işinize yarar.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=634736
Baudrillard benim bildiğim Fethi abinin ki gibi; Bodriyar.
Feyerabend’i ise ben de tam bilmiyorum ama Feyırbend veya Fayerbend diyorum. Fethi abininkini ilk defa duydum. Ama Azerilerinki gibi yazılması da saçma. Özel isimdir bunlar ve her bakanın aynı objeyi anlaması lazımdır diye düşünüyorum.