Sayın Başbakana Açık Mektup
FST 11 Ocak 2008
Sosyal Güvenlik deliği filan deniyor, başbakan eylem planı hazırlamış. Güzel, inşallah “kazanılmış hak” denen garabete müdahale edilir, az çalışmayla çok hak elde eden memurların emeklilik kazanımları azaltılır, SSK ve Bağkurluya karşı devlet memuruna tanınan haklar dengelenir. Yalnız başbakan gazete okur mu bilmem, Taraf gazetesi köşe yazarı Süleyman Yaşar’ın bugünkü yazısı ilgimi çekti, belki AKP’ye yakın kesimler kendisinin kulağına fısıldayıverir. Süleyman Yaşar Emekli milletvekillerinin açığı kapatmak için ayrılan paydan önemli bir pay aldıklarını söylüyor. İnternet sayfaları yok, gazeteden şöyle bazı alıntılar yapayım:
[…] Türkiye’de milletvekilleri nedense çok az emeklilik primi ödeyerek en yüksek emekli maaşını alıyorlar. Gazetelerde yayınlanan emekli maaşı tutarına göre bir emekli öğretmen 25 yıl çalıştıktan sonra 983 lira, bir mühendis 1233 lira, biravukat 983 lira alırken milletvekili tam 4129 lira emekli maaşı alıyor. Üstelik bunu primini ödemeden alıyor.
Milletvekilliği gönüllü yapılan bir iş. Ayrıca bir meslek değil, birmakam da değil buna rağmen yeterli prim ödemeden bu kadar yüksek emekli maaşı alması emeklilik sigortası mantığına uymuyor. […] Milletvekili emeklisi sayısı ise 5000 kişiyi buluyor. Bir de bunların dulları, yetimleriyle sayısı 10 binleri aşıyor.
Geçen yıl Ocak-Kasım döneminde sosyal güvenlik kurumlarının açığını kapatmak için bütçeden 25.2 milyar lira ödeme yapıldı. Düşünün bu tutar bütçenin yüzde 12.7’sini buluyor. […] ilave ödemelerin yaklaşık 4 milyar liralık bölümü yani 3 milyar dolarlık bölümü “emekliliği hak etmemiş eski milletvekillerine” çeşitli yasalara zaman içerisinde konulan ve prim karşılığı olmayan ekstra ödemelerden kaynaklanıyor.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, yeni çıkacak Sosyal Güvenlik Yasasına milletvekilleri için şimdi de ayrıcalıklı hükümler konuldu. Artık 25 yaşında milletvekili seçilip 4 yıl bu görevde kalan biri ömür boyu asgari ücretin 3 katı makam tazminatı alacak. Üstelik çalışan vatandaşın emekli maaşı kesilirken milletvekili emeklilerinin maaşı da kesilmeyecek. Böylece hazine sürekli borçlanarak milletvekili emeklisine maaş yetiştirecek.
Evet. Manzaraya bakın. Sayın hortum kesme iddiasındaki başbakan, sağa sola efelenmesiyle, “satarım be” diyerek tavizsiz duruşuyla takdirimi toplayan Maliye bakanı, kul hakkı edebiyatı yapan AKP büyükleri, lütfen şu manzaraya bakın. Derhal eski milletvekillerinin emekli maaşlarını bir öğretmen maaşına çekiniz, 2 yıl vekillik yapana emekli hakkını kaldırınız, 25 yaşındaki bir çocuğa sırf Ankara’da yanınızda vekil olarak bulundu diye fukara milletin kesesinden, tüyü bitmedik yetimin, doğmamış çocuğun nafakasından ömür boyu milyarlar ödemeyiniz. Daha bu vekillere, onların akrabalarına yapılan yıllık adam başı yaklaşık 1000-2000 dolar sağlık masrafını söylemedik.
Gün gelir sizden de bir hesap soran çıkar, burada olmazsa inandığınız Ruzı Mahşerde.
Bakın güçlüsünüz, kimse size milletvekili emekli maaşını düşürdünüz diye kızmaz, hatta oy oranınızı yüzde 70 yapmazsanız blog işini bırakırım. Alın size kaynak, haksız emekli parası alan herkesin “kazanılmış hakkını” revize edin, memur takımı neyi “hak” ediyormuş da devlet bundan geri dönemiyormuş? Akıl alacak şey mi şu? Yapın şunu, yılda 10-15 milyar dolar havadan para. Ne sosyal güvenlik açığı kalır ne de yüksek faizle borçlanma gereği. O zaman sağlığa mı yatırırsınız, eğitime mi, sosyalist uygulamalarınıza buradan alkış tutarım.
Gelin şu devrimi yapın, ben de yüzde 0.1 partisi yerine sizinle işbirliğini düşüneyim.
Popularity: 13% [?]
- Ekonomi
- Yorum(24)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Fethi bey,
Geçen yıl Ocak-Kasım döneminde sosyal güvenlik kurumlarının açığını kapatmak için bütçeden 25.2 milyar lira ödeme yapıldı. Düşünün bu tutar bütçenin yüzde 12.7’sini buluyor. […] ilave ödemelerin yaklaşık 4 milyar liralık bölümü yani 3 milyar dolarlık bölümü “emekliliği hak etmemiş eski milletvekillerine” çeşitli yasalara zaman içerisinde konulan ve prim karşılığı olmayan ekstra ödemelerden kaynaklanıyor.
Bu bana inandirici gelmedi. Acik hesabi var mi? Kaynak nedir?
Bu şahıs eski ekonomi bürokratlarından, köşe yazısında kaynak belirtmemiş. Ben Merkez Bankası ve Maliye sitelerini bir kurcalayayım. Aslında ekonomi türkten filan bu verileri hızla bulan çıkabilir.
Yaziyi kullanarak cikan hesap su:
milletvekili tam 4129 lira emekli maaşı
4129 YTL/ay = 49548YTL/yil , 50,000 diyelim.
Daha bu vekillere, onların akrabalarına yapılan yıllık adam başı yaklaşık 1000-2000 dolar sağlık masrafını söylemedik.
2000 dolar olsun, kuru da sisirelim 1.2 alalim, 2400YTL/yil.
Toplayalim, 52400. Soylenen rakam, 4 milyar.
4,000,000,000 / 52400 = 77335 kisi olmasi lazim.
Yine alinti yapayim:
Milletvekili emeklisi sayısı ise 5000 kişiyi buluyor. Bir de bunların dulları, yetimleriyle sayısı 10 binleri aşıyor.
Hadi 5000 kisi dogru diyelim, 77 kusur bine nasil variyoruz bundan? Adam vefat edince geride kalanlara carpip da mi veriyor devlet parayi?
Neyi yanlis yaptim?
http://ekutup.dpt.gov.tr/sosyalgu/oik681.pdf
Şurada bir rapor var.
Daha da buyuk o hesapladigim fark, cunku 12 ay degil Ocak-Kasim rakamlari olarak veriyor o rakami. Sizin linkte bulamadim, Muhasebat Genel Mudurlugu’nun duzgun yayinlari vardi onlara bakmayi denerim belki gece.
http://www.sgk.gov.tr/istatistik.html
Bir sürü istatistik de burada var, acaba TBMM sitesinde de olabilir mi?
Hocam çok güzel söylüyorsun, tamamına katılıyorum da bu yargı işi ne olacak? “Kazanılmış hak”kı icat edeni bilmem ama koruyan yargı. Onlara hükümet etmek mümkün mü?
Beyler bunlar iyi de, insanlar memur olurken ‘hayatiminin sonuna kadar orta standartta bakilacagim’ diye memur oluyorlar. Bu dogrudur yanlistir ayri, hal bu. Hal bu olunca ahde vefa devreye giriyor. Insanlara yirmi sene evvel X’i dusunurterek memur yapmisiz simdi ‘cok pahali bu’ deyip cayamayiz. Simdiden sonra yapmamak ayri sey, insanlara yaptirttigimiz hesap ve aldirttigimiz kararin sonucunu begenmeyince caymak ayri. Bari iclerinde zengin olanara subvanse olmus maas vermesek derseniz bir derece makul o tabii. Hatta ‘ne malin var iyice bakacagim’ denirse maastan toptan vaz gececek bir suru insan da cikabilir.
(mv: milletvekili)
mv maaşlarına bütçeden yıllık giden:
50,000 YTL/yil.mv * 5.000 mv = 250,000,000 YTL/yil
Bunu bütçeden harcanan 4 milyar YTL’den çıkarırsak akrabalara kalan para:
3 milyar 250 milyon YTL.
Bunu da akraba başına verilen 2400 YTL’ye bölersek 1,300,000 akraba buluruz.
Bunu da 5000 milletvekiline bölersek 260 akraba/mv var demektir.
Milletvekillerinin akrabalarına değil de aşiretlerine mi para veriliyor yoksa hesap mı yanlış?
Bülent Bey,
İlk anda doğru görünüyor söylediğiniz. Yalnız, ben milletvekilleri ve bazı “ballı” yani Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı emeklileri kastediyorum. Bunları kazanılmış bir haktan ziyade gaspedilmiş bir hakka benziyor. Bana sorarsanız memurların da bir hak kazanmış olup olmadığı şüphelidir. Hangi hakkı ne gerekçeyle kazanmışlar?
Öte yandan, öğretmen, memur vs. zaten fazla birşey almıyor, bunların çalışma süresi arttırılarak, emekli hakları SSK ve Bağkurlularla aynı şartlara getirilerek bir adalet sağlanması yeterli.
Buna gerek yok, devlet kendi memuruna “kusura bakma kardeşim, sizin yükünüzü tüm vatandaşa ödettiremem” diyecek ve tazminat, emekli aylığı türü ödemelerini belli bir seviyeye kademeli olarak çekecek. Milletvekilleri, müsteşar, genel müdür, daire başkanı türü yüksek maaşlı emekli rantı veren yerlerden başlanabilir.
SSK, Bağkur, Emekli sandığı denkliği çok önemli, adalet açısından.
Yalnız yazıda;
deniyor.
Sanki emekliliği hak etmemiş, ekstra ödeme filan derken başka birşey kastediyor gibi.
Süleyman beyin e-posta adresi de yazmıyor ki soralım.
Tabii bu rakamlar üzerinde durmak güzel, işin esas boyutunu gözden kaçırmayalım. Bakın daha ne gelişmeler var:
Fethi bey,
İlk anda doğru görünüyor söylediğiniz. Yalnız, ben milletvekilleri ve bazı “ballı” yani Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı emeklileri kastediyorum.
Benim aklimdaki duz memurdu. Bu MV emekliligi de Ozal’in marifetiydi galiba, degil mi?
Bana sorarsanız memurların da bir hak kazanmış olup olmadığı şüphelidir. Hangi hakkı ne gerekçeyle kazanmışlar?
Valla benim memuriyetle bir alakam yok, ama insanlar memur olmaya gayret ederken karsilarinda bir resim gordukleri icin gayret ediyorlar diye dusunuyorum. Imza altina alinmis birsey yok belki ama dedigim gibi eger yanlis hesap yaptilarsa bunu yaptirtanin sorumlulugu o.
Öte yandan, öğretmen, memur vs. zaten fazla birşey almıyor, bunların çalışma süresi arttırılarak, emekli hakları SSK ve Bağkurlularla aynı şartlara getirilerek bir adalet sağlanması yeterli.
Aslinda bunlarin hepsi saadet zinciri hesabina dayali ve insanlarin zorla dahil oldugu seyler. Bizim nufus piramitlerine bakarsaniz simdi yukari dogru hareket etmekte olan buyuk siskinligi bakacak insan bulunacagi supheli[1]. Ustelik isin icine politikaci karistigi icin Demirel’in iki kere yaptigi gibi artimetigin reddi demek olan secim vaadleri de insanlara yutturulabilir yine. Beyhude konusuyoruz tabii, politik olarak mumkun degil bu kurumlari kaldirmak.
Anayasanın 86. Maddesinde, “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez” hükmü yeralıyor.
MV emekliligine, baska kiyaklara ne tepki gosterildiyse buna da o tepki gosterilir. Belki milletvekillerine ’siz karismayin, sadece oy verin’ demeyi de kolaylastiracak bu ek imkan. Tepelerine zebella gibi dikilecegimize alkis tutarsak politikacilara, olacak olanin en kucuklerinden biri bu hal.
[1] mesela su: http://www.census.gov/cgi-bin/ipc/idbpyrs.pl?cty=TU&out=d&ymax=250&Submit.x=15&Submit.y=12
Biz tahsil alırken tarih hocalarımız osmanlı devletinin yıkılma nedeni olarak;
sarayın masraflarının karşılanamaması gibi bir maddeyi de yazdırırlar,
sonrada ” padişahın masraflarına halk yetişemiyordu, o yüzden devlet battı ” derlerdi.
Hesaplara göre bundan elli sene sonraki öğrenciler de
Türkiye cumhuriyetinin meclisin masraflarını karşılayamayarak battığını öğreneceklerdir.
Galiba meclisin masrafı sarayın masrafını geçti…
Fethi Hocam,
“
Bu 0.1 partisi LDP mi?
22 temmuz 2007 seçimlerine göre:
toplam aldığı oy: 38.230
genel oranı : 0,11
tüm parti sırası : 14
Fena sonuç değil, çünkü kampanya yaptıklarına rastladım. seçmenleri parmakla gösterilicek kadar az

Baskın Oran tek başına bu kadar oy alabiliyor
ee biz avrupalının,
amerikanlının sosyal güvenlik açığını ödeyecez diye çalışmaya devam edeceğiz ve
bundan hiç gocunmayacağız. hatta onların obezite faturası bile öderiz.
hep biz tembeliz, hep biz gereksiz nüfüs besleriz. vs vs..
semavi de iyi söylemiş.
fst ,
diğer yazıya yorum yazmamı engellemişin. noldu bilmiyorum yorumlarımı silmişin. güya nur-u ampül yazaraktan bana harf oyunlu cinli mesaj veriyorsun. güya öyle yazınca sizin zamancılarla veya işte ampülcü kesimle bi bağlantınız yokmuş gibi olucak. halbuki ikinizinde müşterileri şakirtler olduğu için azıcık bi tenkid sizi hemen geri basmıya itiyor. ben sizin yazılarınızı da serdarcan ın yazılarını da hiç okumadım. çünkü çok kasıntı değersiz lüzumsuz vs … bana göre, benim zamanım kıymetli buraya sadece orgazm için giriyorum. eğleniyorum dolu sazan var aptal var tek hücreli var.. ha sizi ele alsam ağlatırım burda, soluksuz bırakırım, nihat genç gibi pislik söylemedim bakınız, o tavsiye ettiğiniz kitapları, tarih yazılarınızı felan..
eziklik,
bu zaten moda şimdi azıcık bi ezber boz veya hicv et, hemen ezik olursun.. aynısının bi değişik versiyonu da, bi mesele hakkında konuşurken sen şunu biliyonnu diyip hiç alakasız birşeyi öne sürerek karşı tarafı rezil ettiğini düşünmek vs.. bunlar hep yeni yetme oyunları… beliğ söz bilmeziz amma irfanımız vardır.
burda sürekli olarak hergün hiç kimse tarafından okunmadığını, bi yerde yazamadığını veya para kazanamadığını söyleyen sizsiniz. bunlar ezikliğin feriştahı.. bi insan ne olursa olsun manevi durumunu söyler ama fakir edebiyatı yapmaz.. herkesin yüzlerce derdi sıkıntısı vardır.. tabii er bunu yapmaz.. yiğit yapmaz. karı yemek tarifi yapan blog memuru yapar..
ha bi de sürekli olarak liberalizmden demokrasiden insan haklarından bahsedip devamlı olarak hürriyeti hicv edip böyle pis bir şekilde bir günde birilerinin söylemesi ile yorumlarımı sildiğiniz için allah nereden ne kadar belanızı verebiliyorsa versin, canınız zor çıksın, dokuz felek galeyana gelip yaptığınız bu haksızlığın cezasını hemen versin inş.. ettim sizi koca tanrıya havale..
daha da adım atmam buraya sizi seviyordum ama adam değil mişiniz.. yazılarınız için değil sadece muhabettiniz için seviyordum..
artı benim hüsamettini kullanıp birileri benden sonra birşey yazdıysa cevap felan onlar beni bağlamaz, burada siz yapıyorsunuz sürekli aynı şeyi ben görüyorum, neyse kim bi yerin sahibi olunca azıcık bi rağbet görünce -üç dört tane krodan rağbette ahahha- hemen tanrıcılık oynamaya başlıyor : mesnevide buna cahil kibri der mevlana..
Ezik,
Siz ne dediğinizin farkında değilsiniz. Muhtemelen hastasınız, bir psikyatri kliniğine uğrayın, yahut kendinizi hocaya okutun.
Burada milletin anormalliği ile uğraşacak vaktim yok. Eğlenecekseniz daha uygun yerler var. Kendi anlayışıma göre edep dışı yorumları yayınlayacak değilim.
Bunlar yayınlanan son zırvalarınız.
ha bi de sürekli olarak liberalizmden demokrasiden insan haklarından bahsedip devamlı olarak hürriyeti hicv edip böyle pis bir şekilde bir günde birilerinin söylemesi ile yorumlarımı sildiğiniz için allah nereden ne kadar belanızı verebiliyorsa versin, canınız zor çıksın, dokuz felek galeyana gelip yaptığınız bu haksızlığın cezasını hemen versin inş.. ettim sizi koca tanrıya havale..
Trafik canavari, enflasyon canavari, Van Golu canavari yetmedi, birde toplum olarak internet yorum canavarlari yetistirdik. Namuslarini gonderdikleri yorumlarin gordugu degerle bir tutan pis asalak. Terbiyesiz adam, sitede senin her turlu rezilligin yayinlansa kim ziyaret eder burayi? Senin dedigin demokrasiye ancak dagda ki domuzlar sahiptir. Gitme kararini siddetle destekliyor, modern hayatta ki tecrubesizliginin de altini ciziyorum.
Sacedo bey,
Senin dedigin demokrasiye ancak dagda ki domuzlar sahiptir.
Inanmayacaksiniz belki ama usenet boyleydi (hala boyle). Ama o ortamin ’sahibi’ yoktu ve Turkiye gibi kanunlari olan bir yerde degildi kullananlar. Tabii o demokrasi filan degil, zaten yorumcunun kasti da demokrasi degil, acik/serbest ortam kastediliyor.
Konuyla ilgili,
Dağdaki düzende bence problem yok. Demokrasi lafından pek hoşlanmam, bana çağrıştırdığı şeyler genelde gereksiz düzenlemelerdir. Liberal demokrat türü vasıfları da üstlenmem. Herkese akıl verir bir havası var, sosyalistlerde olduğu gibi tüm meseleri çözdük, bu iş matematik gibi kolaydır intibaı uyandırır bende demokrasi, liberal demokrat ifadeleri. Halbuki insanoğlu anlık yaşar, plana, programa da gelmez, üstelik de menfaatçidir, başkalarını da yeri gelir düşünür, yeri gelir düşünmez. Bu yaratığı planlamaya kalkmak, sürekli iyi davranacağını, gün gelip bilinçleneceğini düşünmek akıl işi değil. Bu açıdan tipik klasik liberaller daha ehven görünür. Fakat neden herşey siyah beyaz olsun, tarafgirlik, kör bağnazlık iyi değildir, bu herkes için geçerli.
Bu blogda nadiren yorum kontrol edilir, eskiden beri izleyenler bilir (yaklaşık 4 yıl) kimi zaman küfür ve hakaretlere de ses çıkarmam. Bunlar yeri gelince söylenen isabetli bir söz olabilir. Ama usenet yahut youtube gibi olması da mümkün değil, sonuçta burada tanımadığım insanlar benim yüzümden hakaret, küfür aşağılanmaya maruz kalıyorsa bu da “canım serbestlik yok mu” ile meşrulaştırılamaz.
Bahsi geçen arkadaşımızı da tanımıyorum, buradan çok ilginç adamlar geldi geçti, herkes kendini değişik tarzda ifade ediyor, muhtemelen gençliğin verdiği bir atılganlık var. Başıboşluk bana göre iyi birşey değil, insan kendini frenleyebilmelidir. Tecrübe insana çok şey öğretir, insan arasıra kendisiyle muhasebe yapmalı, yazdığı, söylediği, yaptığını tarafsızca sorgulamalıdır.
İnsan için en güzel özgürlük, toplumun baskısı olmaksızın kendini kontrol edebilmesidir. Özgürlük sorumluluk sahibi adamın üstesinden gelebileceği bir iştir, hesapsız kitapsız başka insanları rencide edici saldırganlıklar özgürlük değildir. Hoş, fiilen zarar vermedikçe zararı yok neticede, ama benim kontrolümdeki bir mecliste belli ölçüde denetim yapmam da hoş karşılansın.
Bahsi geçen arkadaş arzu ediyorsa gelip (ve isterse tuhaf da olsa) yorum yapabilir, sonuçta kendisi başka birçoklarına göre daha akıllı görünüyor, bana göre hava hoş, zaten burası internet ortamı kimse kimseyi tnımaz da.
Bir de unutmadan, burada bir yorumcuya yahut o yazıdaki Serdar bey gibi ismi geçen bir şahsa durduk yerde hakaret etmeye kalkmak izin verilecek bir tavır değil. Önce biraz yol yordam öğrenmek lazım, insan çok bilgili olduğunu, yazılanın yanlış olduğunu zannedebiir ama küstahlık, kibirlilik alimliğin baş düşmanıdır.
Fethi bey,
Hoş, fiilen zarar vermedikçe zararı yok neticede, ama benim kontrolümdeki bir mecliste belli ölçüde denetim yapmam da hoş karşılansın.
Gayet tabii. ‘Insan laik olmaz’ demeyi biliyor bir suru insan da, liberal oldugunu belli edenlere sanki kendi mulklerinde bunu gostermeleri sartmis gibi davraniyorlar. (Ben buyuk ihtimalle sizden fazlasini yapardim, yahut yorumlari kapatirdim millet gitsin acik forumlarda konussun derdim.)