Emeklilik Dümeni-II

FST Ocak 13th, 2008

emeklil.jpgGeçen bir yazıda milletvekillerinin emeklilik haklarındaki adaletsizliği sayın başbakana iletmiş, kendisinden de rüyamda “tamam Fethi bey, lafı mı olur, yetimin hakkını yedirmeyiz” türü bir cevap almıştım. Şimdi milletvekili dışındaki yağlı memur emeklilik maaşıyla ilgili yeni bir bilgiyi kendilerine iletiyorum. Bakalım kanunları hazırlayan memurları aşıp bu işi çözecek bir erkek çıkacak mı:

“SSK ve Bağ-Kur’lular ne kadar prim yatırmışlarsa, ona bağlı olarak belli bir emekli aylığı alıyorlar. Oysa memurlarda ölçü yok, emekli aylıkları, aldıkları son maaşla ilişkilendiriliyor. Siyasilerin de desteğiyle işini ayarlayabilenler, emekliliklerine yakın bir dönemde genel müdürlük, müsteşarlık, daire başkanlığı gibi makamlara atanmalarını sağlayarak, bu görevde bir ay çalışmış olsalar dahi, sanki hayatları boyunca genel müdürlük, müsteşarlık yapmış gibi emekli aylığına hak kazanıyorlar. Bir anlamda, bir ay çalıştığı müsteşarlıktaki maaşını, emekliliği boyunca almaya devam ediyor. Kimi durumlarda sadece bir gün bu görevlerde çalışanlar dahi, bu hakkı elde edebiliyor. Adam 10 yıl, 15 yıl müsteşarlık yapmışsa tabii ki, yüksek emekli aylığı alsın, ama bir gün çalışan adama da bu hakkı vermek kabul edilemez. Hesap ettim, bu şekilde emekli olan bir kişinin bile devlete yükü 700 bin YTL.”

3 bin YTL de alan var

Zekai Özcan, bu uygulamanın yarattığı adaletsizliği anlatırken şu örneği verdi: “Diyelim iki avukat arkadaş aynı tarihte devlet memuru olarak çalışmaya başladı ve 25 sene boyunca aynı görevlerde çalıştı. Bunlardan biri emekliliğinden çok kısa süre önce genel müdür olarak atanmayı başarırsa, arkadaşı 900 YTL emekli aylığı alırken, o kişi yaşamının geri kalan bölümünde emekli aylığı olarak 3 bin YTL alacak.”

‘Ballı emeklilik’

Kimi kamu kurumlarında belli kadrolar sadece, kamuoyunda ‘ballı emeklilik’ olarak adlandırılan bu uygulama için kullanılıyor. Anayol koalisyonu döneminde ANAP’lı bir bakan, kendisine yakın çok sayıda kişiyi kısa sürelerle bu tür genel müdürlüklere getirip yüksek aylıkla emekli olmalarını sağlamasıyla günlerce kamuoyunda tartışılmıştı.

Bu uygulama bürokratların yanı sıra milletvekilleri ve belediye başkanları için de geçerli. Örneğin, çalışma yaşamı boyunca asgari ücretten prim ödemiş olan bir kişi iki yıl milletvekilliği ya da belediye başkanlığı yaptıktan sonra, ömür boyu bu görevlerde çalışmış gibi yüksek miktarlı emekli aylığına hak kazanıyor. Bu şekilde prim karşılığı olmadan yapılan emekli aylığı ödemeleri için Maliye Bakanlığı her ay Merkezi Yönetim Bütçesi’nden Sosyal Güvenlik Kurumu’na kaynak aktarıyor.

Ne balmış be, yiye yiye bitiremedi memur takımı. Ama helal olsun, aferin, işlerini biliyor keratalar. Memur lafıdır değil mi”devlete şu kadar hizmetim var”. Ne hizmeti be haybeden yaşamışsın bunun adı hizmet mi oldu şimdi. Neyse, gençler, aman bir yolunu bulun, torpil, rüşvet, AKP ilçe başkanına rampalama, derhal bir devlet dairesine kapat atın. Enayiliğin alemi yok. Yaşasın AKP, yaşasın nurlu ufuklar.

4 Responses to “Emeklilik Dümeni-II”

  1. edi 13 Oca 2008 - 13:44:20

    Ben emeklilik işlerinden pek anlamam. yaşım müsait değil çünkü. ama bizim mahallede bir assubay emeklisi var, etrafındakilerle konuşurken bazı gerekli gereksiz sinirlenir, bana saygısızlık yapma alan diye bağırmaya başlar. işte böyle zamanlarda bazen benim bu devlete 30 sene hizmetim var falanda diyor. geçen biri sizin gibi ne ypatın 30 sene gemide pişpirik oynadınız durdunuz bu mu hizmet dedi. o da birşey diyemedi. ama denizcilermi öyle gevşek yoksa bütün memurlarmı onu bilmiyorum.

  2. turfanda 13 Oca 2008 - 23:31:19

    http://ntvmsnbc.com/news/432705.asp

    “….Birileri kasıtlı bir şey yapıyorsa bu bulunur, ama bugün kamu çalışanı açlık sınırına yakın maaş alıyor. Ne yapsın, ölsün mü, yoksa çalıp çırpsın mı?

  3. FST 13 Oca 2008 - 23:45:54

    Ne yapsın, ölsün mü, yoksa çalıp çırpsın mı?

    Memura rüşvet, hırsızlık serbest diyor anlaşılan. Ne güzel. Zorla memur yapılan bir tanıdığı olan var mı? Bir de açlık sınırında maaş alan memur varsa özel sektör çalışanını ne yapalım?

    Bu sendikacıları eğeyle dövmek lazım. Bir de vicdanıyla cüzdanı arasına sıkışanlar vardı, sesleri çıkmaz oldu, herhalde okkalı bir zam aldılar.

  4. FST 13 Oca 2008 - 23:50:42

    Yazıda şöyle bir yer de var:

    Bu nedenle bu disiplin cezaları saçmadır. Yetkililer olaya, bu insan neden icralık olmuş, diye bakmalıdır.

    Atalarımız da ayağını yorganına göre uzat demiş. Tabii bu söz memur için geçerli değil anlaşılan.

    Memur yahut kamu işçisi isen yasaya razı geleceksin, rahat işin o kadar bir bedeli olsun.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş