Picasso-III

FST Ocak 16th, 2008

gp_138625.jpgHatırlarsanız Bülent Arınç Meclis başkanı iken bir AKP milletvekili yaptığı amatör resimleri Meclis lokantasına parayla satarken bana yakalanmış, burada biraz gürültü çıkarmıştım. Tabii seçim ortamına yakın ve AKP’nin gümbürtüsü içinde benim laflar davulcu yellenmesi misali işitilmedi bile. Daha sonra çeşitli vesilelerle kamu imkanlarını ellerinde tutanların bunları yandaşlara, ahbaplara nasıl yedirdikleri konusunda da birşeyler konuşulduğunu hatırlıyorum. AKP bu konuda en az heykel, bayrak rantıyla malul CHP kadar acımasız olabileceğini göstermiştir.

AKP milletvekili ve bakanların “bizim yeğeni şuraya tayin edin, hemşehrimiz filancayı 10.000 YTL aylıklı üst kurula, ahbabımız feşmekanı 20.000 YTL aylıklı yönetim kuruluna, ilçe başkanımızın yeğenini Ziraat Bankası, dayıoğlunu Halkbank, kankasını da sağlık il müdürlüğüne alıverin, yoksa aleyhimize gürültü yaparlar, oy kaybederiz” mealli notları bizzat başbakan “yetim malı yedirmeyiz” türü nutuklar atarken onun karşısında yazdıkları malumumuz. Yani AKP sözde dindar insanlardan oluşur ama bunların neredeyse hepsi “canım, iktidara gelmişiz, tanıdıklarımızı kamu nimetlerinden de mi yararlandırmayacağız” gibi ahlak dışı bir anlayışa da teşnedir.İstisna varsa da ben işitmedim.

Son seçimde ilginç birisim vardı, karikatürist Salih Memecan AKP lehine epey çaba sarfetti, o konjonktürde makul bir davranıştı. Ancak eşinin durduk yerde milletvekili olması, seçim sonrası AKP lehine kantarın topuzunu biraz kaçırması eleştiriye sebep oldu. Bana göre çok kritik bir konu değil, karikatürleri güzel, ille de muhaliflik sergilemesi de şart değil, kendisinin o kadar çapsız bir adam olmadığını tahmin ediyorum. Yalnız, şu haber (tüm artniyet ihtimallerine karşın) bana göre mide bulandırıcı:

[…] Karikatür sanatının önde gelen isimlerinden olan Memecan’ın, bir süredir tartışma konusu olan AKP iktidarı ile yakınlaşmasının ilk sonucu, 22 Temmuz seçimlerinde eşi Nursuna Memecan’ın AKP milletvekili olarak Meclis’e girmesi oldu. Ancak iktidar partisiyle ünlü karikatürist arasındaki yakınlaşmanın bununla sınırla kalmadığı, ekonomik ilişkiler içinde olunduğu da ortaya çıktı.

[…] THY yönetimi, personelin iş gücünü artırmak için Memecan’a toplam dokuz adet karikatür ısmarladı. Kurum, bu dokuz afiş çizgisi için Memecan’a 30 bin dolar ödedi. Memecan’ın çizdiği bu karikatürler, Mayıs’tan bu yana THY genel merkezinde ve tüm şubelerinde afiş olarak kullanılıyor.

TBMM eski Başkanı Bülent Arınç da, Memecan’ın şirketine 16 sayfalık bir broşür hazırlattı. Memecan’ın çizgilerinden oluşan bu bu broşür için ihale açılmadı. Oysa Meclis’e yapılan alımlar için ihaleye gidilmesi şart. Ancak Arınç, bu kuralı Memecan için bozarken, Meclis’in örtülü ödenek bütçesini kullandı.

Memecan’a bir proje de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verildi. […] Bakanlığın, UNICEF’le birlikte sürdürdüğü ‘Okullarda şiddetin önlenmesi’ başlıklı kampanyanın afiş karikatürlerini de Salih Memecan çizdi.

Salih Memecan’ın para karşılığı karikatür çizmesi tabiidir, ama tercih edilmesinde yetenek dışı faktörler devreye giriyorsa bu normal birşey değil. Bürokratlarca yönetilen THY’nin personel gücünü karikatürle arttırma buluşu ve 9 karikatüre eğer doğruysa 30.000 USD ödemesi tuhaf. Hele Arınç’ın işi doğruysa kendisinden hesap sorulması gerekir.

AKP “ben yaptım oldu” mantığıyla gidiyor, çevresindekiler de zafer sarhoşu, eşi dostu Hasan’ın böreğini yağmaya çağırıyorlar. Hatta öyle sarhoş olanlar var ki “100 Üniversite daha açılsın” bile buyurulmuş. Ben AKP yandaşı yahut karşıtı bir adam değilim, haksız yere bu itham üzerime yapıştı, sadece doğruya doğru derim o kadar, bu kafayla giderlerse kendilerine verilen sessiz yüzde 50 oy Anavatan örneğinde olduğu gibi dibi boylar, haberleri bile olmaz. Ekonomide tez elden Kemal Derviş’e sadakat dönemine dönülmesi, bu işi kıvırabilecek çaptaki Kemal Unakıtan’ın sazı eline alması lazım. Ancak görüldüğü kadarıyla bakanlar arasında “şu banka senin, bu kurum benim” yağma mantığı çoktan çalışmaya başlamış gibi. Kemal abiyi de ekarte ederlerse kriz patlamasa bile tekeri çevirmede zorlanırlar.

Bir de büyük işlerle uğraşmam, sinek küçük, mide bulandırır demişler. Eğitimde zorbalık, sağlıkta fukara vatandaşa eziyet, yerel ölçekte AKP ilçe teşkilatı vurdumduymazlığı, eşe dosta rant dağıtma, adam kayırma benim ilgi alanıma girer. AKP vatandaşa hayır işlemek istiyorsa bu torpil, rüşvet, ihale kayırma pisliğinden bir an önce çıkmalıdır. Hatta geçenlerde şu kutsal hıyarın yetiştiği Karaman milletvekili Mevlüt Akgün “böyle uluorta torpil konuşmak hoş olmuyor, bakanlar için bir oda yapalım, tayin, torpil işlerini orada milletin gözünden uzakta halledelim” teklifi bile vermişti. Sayın Başbakandan kendisine bir tepki filan duymadım. Memurların nasıl emeklilikte 5 kat fazla maaş almak için dümen çevirdikleri, milletvekili emeklilerine yapılan haksız ayrıcalıklar şurada duruyor. Kimse bana AKP avukatlığı yapmasın. “Ama CHP kadrolaşıyordu, MHP sanki yapmadı mı” derseniz “sizin farkınız ne, sui misal emsal olmaz” derim.

Salih Memecan, kardeşim sen de yükünü tutmuş, saygın bir adamsın, hanımın alakasız yere siyasete girdi sırtına kambur aldın, bir de bu işlere girmek itibarını yere düşürüyor, bu ayardaki bir sanatçıya yakışmıyor. Kısa zamanda titreyip kendine gelmen dileğiyle.

Torpilci milletvekili ve kıyak emekliliğin de takipçisiyim. 1947 yılında milletvekillerine CHP yağlı bir zam yaptığında DP’nin ne yaptığını, “Kırmızı Oylar Sandığa-paralar cebe” formülünü de siz araştırın bu işlerin eskiden daha edepli yapıldığını görün. Siyasetçi ve bürokrat şimdi hepten edepsizleşmiş sanki.

19 Responses to “Picasso-III”

  1. Fethi Bey,
    Gecen gun bu haberin aynisini Ipekci vasitasi ile yapmislardi. Orda da bir Ipekci 30.000dolar aldi ve sonra da 3 tane daha ornek kac para aldigi verilmeden sunulmustu.

    Ben AKP savunuculugu falan derdinde degilim de bu haberlerin kaynagi olan gazetelere itimatim sifir oldugu icin madem boyle bir haber hazirladiniz iki sayfalik belgenin orijinal kopyasinida koyamadiniz mi diye sormak istiyorum…

    Harbiden Ipekci haberi ile bu haberi ustuste koyun isimler haric tamamen ayni. Kopya kagidindan gecirilmis gibi… Simdi bu iki ismin ozelligi nedir : yasadiklari mahalle… Yani bu da onlarin mahalle baskisi

    Ben bu tur seyleri cok sallamiyorum harbiden diyorum. Cunku asil olay hep buyuk ihalelerde bitiyor. Bizim ankara metrosu ihalesindeki kagitlari yayinlamisti bir ara Koprulu Melih Pasa. adamlar ayakta dururken tutunulan o plastik seylerin tanesine $10 gibi bir meblag vermislerdi…

    Yani hani bir isi yapilabilecek normal bir fiyata bir arkadasina yaptirmak ile normal fiyatinin uzerinde hem de isinin ehli olmayan birine yaptirma arasindaki fark beni daha cok ilgilendiriyor…

    Bunu Mulkiye yillarimdan su sekilde biliyorum. Atiyorum kaymakamlik sinavini birincilikle kazanan 3 dili anadili gibi konusan arkadasimizi sirf Imam-Hatip mezunu diyerek ise kabul etmediklerinde yapilan bir haksizlik idi. Onun yerine sinava dahi girmemis yada zor bela taban puani almis birini atamak daha farkli bir haksizlik… Birbirine cok yakin puan almis iki diplomat arasindan kolej mezunu olani sectikleri zaman bu daha farkli bir durumdu…

    Ben bu yuzden samimiyetimle soyluyorum devlet ihalelerinde falan ihaleyi kimin aldigindan daha cok acaba ayni fiyata daha kaliteli yada ayni kalite daha ucuza alinabilirmiydi sorunu ile daha cok ilgileniyorum. Bence once onu halledelim digeri onu izler zaten…

  2. FST 16 Oca 2008 - 01:13:01

    Fatih bey,

    Ben aslında Salih Memecan’ı vesile ederek AKP’nin zayıf yanını gündeme getirdim. Kendisi bu iş için THY’den 100.000 dolar da almış olsa problem yok, adam birinci sınıf karikatürist. Problem THY ve Arınç’ta.

    Diğer söyledikleriniz de malumumuz, imam hatip de var, başka konular da ama AKP şimdi sanki intikam alırcasına yükleniyor, ben eskilere nasıl kızıyorsam AKP’ye de kızıyorum. Hele AKP’ye daha çok kızıyorum, siz nasıl ehliyete değil ahbaplığa bakarsınız diye.

    İhaleler filan da pek sağlıklı değil, burada benim gözümün önünde dönen pis dolaplar var. Dediğim gibi bu dolaplar AKP’ye mahsus değil ama “yokmuş aslında bir farkları” lafını duymak hoşa gitmese gerek.

  3. FST 16 Oca 2008 - 01:15:15

    Bir de büyük ihalelerde minareyi çalan kılıfı hazırlıyor, bence küçük pisliklere bakmakta yarar var. Buralardan etik değerler yerleşirse büyük hırsızlıklara da bir faydası olur. Küçük şeyler mubah görülürse büyük de umursanmaz “oh, imkan olsa da biz de yesek” diyen çoğalır.

  4. indigo 16 Oca 2008 - 01:19:45

    bu işlerde klasikleşmiştende öte resmileşmiş gibi bir durum söz konusu “Bal tutan parmağını yalar” olayı
    görüşü ne olursa olsun nasıl bulaşırsan bulaş bi yerin iktidara dokunsun gerisi çorap söküğü…
    hakkımı yiyeni Hakkı Bulut kovalasın kesinlikle helal etmiyorum :D

  5. AKP’yi AK sananlar var ya onlara acıyorum. 5 yıldır ne rezillikler oldu ama bir kesim at gözlüklerini çıkarıp da bunları göremiyor bir türlü. Bunun ardında da kişisel menfaat olduğunu düşünmek çok doğal diye düşünüyorum. Memecan da maaaaaşallah AKP’nin kadrolu karikatüristi oldu çıktı. İşini iyi yapmak hiçbir zaman için yeterli değildir. Doğru ve dürüst olmadan hiçbir şey olmaz. İstediğin kadar iyi çiz, dürüst ve adil değilsen çizdiklerin benim gözümde beş para etmez.

  6. Mister No 16 Oca 2008 - 04:30:03

    Bu tip sorunların çözümü devlet eliyle zenginleşme imkanlarının daraltılmasından geçiyor bence.
    Bunun yolu da devletin minimizasyonundan geçiyor. Zihniyet değişikliği zor.
    AKPli, CHPli veya MHPli bu toplumsal atmosferde soluyor, bu toplumun ahlak(sız)
    ıyla yetişiyor. Vatandaşı serbet piyasa terbiye etmeli.

  7. FST 16 Oca 2008 - 10:27:44

    Mister No,

    Bunun yolu da devletin minimizasyonundan geçiyor. Zihniyet değişikliği zor.

    Yahu sen düpedüz liberal olup çıkmışsın, Adam Smith yoluna girmişsin. Mübarek olsun.

  8. Mister No 16 Oca 2008 - 14:31:01

    Mister Tan,

    “Yahu sen düpedüz liberal olup çıkmışsın, Adam Smith yoluna girmişsin.
    Mübarek olsun.”

    O yorumu yazdığımda saat 04.30 am değildi, daha erkendi ama geçti yine de.
    Bu izlenimler saati kaç saat yanlış bilmiyorum. Benim saat 12.27 pm, TRT saatinden 4 dk önde gider.
    Sınavlara geç kalmıyorum böylece.
    Dün geceki yorum, bir kaçamak olabilir, olmayabilir de. Kafa dağınık.

  9. Mister No 16 Oca 2008 - 14:31:32

    Bu arada Adam Smith adam gibi adamdır.

  10. FST 16 Oca 2008 - 14:38:36

    Mr No,

    Dün geceki yorum, bir kaçamak olabilir, olmayabilir de. Kafa dağınık.

    Liberaller seni zehirlemiş, ağa düşmüşsün. Gel yol yakınken tövbe et.

  11. Mister No 16 Oca 2008 - 21:21:05

    Tabii bu arada başarısızlık örnekleri de oluyor.

    http://www.milliyet.com.tr/2008/01/16/son/sontur17.asp?prm=0,1819122654

  12. secedo 17 Oca 2008 - 03:05:16

    Yani hani bir isi yapilabilecek normal bir fiyata bir arkadasina yaptirmak ile normal fiyatinin uzerinde hem de isinin ehli olmayan birine yaptirma arasindaki fark beni daha cok ilgilendiriyor…

    Zamaninda Tayyip Erdogan Istanbul Belediye Baskanligi yaptigi zamanda da bu tur suclamalar oluyordu ihale alimiyla ilgili. Tayyip Erdogan’in aciklamasini gayet hakli bulmustum; isi tabi ki de guvendigim birine verecegim.

    “Hak” ile ” Hak yeme” bu unsurda birbirine cok yakin duruyor. Ancak gecenlerde Ilicak’in kosesinde dedigi gibi; bir universite hastanesinde asansor tamiri yapilmadigi icin hastalar insan sirtinda ust katlara tasiniyor, asansor ise ihaleye verilme zorunlulugundan dolayi 2 aydir tamirati yapilmiyor.

    Iki insan arasinda bir tercih yapilmadikca, yandaslarin on plana cikarilmasi cokta vahim bir durum olmasa gerek zira insan dogasinin bir gercegi oldugunu dusunuyorum.

  13. FST 17 Oca 2008 - 10:08:57

    Secedo,

    Asansör konusunda haklılık payın olabilir ama sonuçta burada karikatür çizdirmekten bahsediliyor. Devlet hastane işlettikçe bu tür problemler olur o da ayrı. Özel hastane herhalde asansör tamiri için ihaleye çıkmıyordur.

    Yandaşın ön plana çıkması bana göre mazur değildir, sonuçta harcanan kamu parası, bunun yandaşa verilmesi insan doğası değildir. İnsanlar bu alışkanlıkları değiştirmeli, başta da devrim yapıyoruz diye kasılan AKP yetkilileri. Ehil biri yandaş veya değil ihale alacak ama AKP’ye düşen bunu mümkün olduğu kadar hatta ekstradan şeffaf yapmaktır.

    Ben de bir iş yaptıracak olsam tanıdığım ama ehil birine yaptırırım fakat devlet görevinde isem tanıdıklarımı kuruma yaklaştırmamam gerekir, buralarda mutlaka kirli ilişkiler ortaya çıkar.

  14. Bulent Murtezaoglu 02 Nis 2008 - 14:17:31

    Hmm, baska yerden link verdim buraya simdi farkettim Sacedo beyin yorumunu:

    Zamaninda Tayyip Erdogan Istanbul Belediye Baskanligi yaptigi zamanda da bu tur suclamalar oluyordu ihale alimiyla ilgili. Tayyip Erdogan’in aciklamasini gayet hakli bulmustum; isi tabi ki de guvendigim birine verecegim.

    Bunun nesi ikna edici? Bunlar prosedurleri olan, icabinda teminat mektuplarina baglanabilen, buyuk islerde sirket gecmisi/kapasitesi dahil bir suru kistasin hesaba katilabildigi seyler. (Muteahhitlik karnesi usulu boyleydi mesela, sonra ilki cikmis olabilir bilmiyorum). Teslim/tesellum islemleri de oyle ‘guven’e dayali seyler olmak durumunda degil, yani adam ‘ben yaptim bunu’ dedigi zaman ‘haa evet bak bu guvenilir adam, yapmistir muhakkak’ diye parasi verilmiyor. RTE sadece ‘bana guvenin, benim guvendigime de guvenin’ demis, baska birsey degil. Burada bu surecleri (sirketler icin de) bilen hocalar dolasiyor bazen, ne manaya geldiklerini, nicin gerekli olduklarini da anlatan cikar belki. Ben bilemem o islerde hirsizlik olmus mudur nedir diye tabii, ama soyleyenin RTE degil begenmediginiz biri oldugunu dusunun, ‘laf mi bu simdi?’ demez misiniz?

  15. Bulent Murtezaoglu 02 Nis 2008 - 15:32:22

    Durun bir de Zaman’da yazan bir yabancinin kaleminden bu isler icin aktarilan bir gorusu vereyim:

    “Forget about 301,” a senior Turkish bureaucrat confessed to me recently. “If we were to hold tenders for public contracts according to EU standards, it would cause a political revolution in this country.”

    Simdi ‘yerli’ muzmin cokbilmislerden birinden de kivrak bir mazeret (Sacedo beyin alintisi):

    Ancak gecenlerde Ilicak’in kosesinde dedigi gibi; bir universite hastanesinde asansor tamiri yapilmadigi icin hastalar insan sirtinda ust katlara tasiniyor, asansor ise ihaleye verilme zorunlulugundan dolayi 2 aydir tamirati yapilmiyor.

    Cunku bunun tek yolu ihale mecburiyetini kaldirmaktir degil mi? Hic duzenli servis sozlesmeleri, hizmet disi kalma zamanini asgariye cekip bunu garanti eden servis sozlesmeleri filan gibi duzenler yoktur, bunlar zamaninda ihale edilemez cunku asansorun bozulmasi ve servis ihtiyaci kesinlikle tahmin edilemeyen seylerdir. Yani orada idarenin bir zaafi filan yoktur, veya parasizlik filan da soz konusu degildir, sadece ihale mecburiyeti oldugu icin hastalar sirtta tasinir. Tenevvur ettim, Ilicak’a olan hayranligimi da yeniledim.

  16. FST 02 Nis 2008 - 19:15:48

    Bülent bey,

    Siz ve benim gibi birkaç “kıl” adam daha lazım bu işler için.

    Bu arada ingilizcem iyi olsa herhalde Andrew Finkel denen adamın yazdığı gibi birşey yazmış olurdum şimdiye kadar. Allahtan yazı ingilizce de adama doğru söylediği için AKP düşmanı demiyorlar.

    Yarım ingilizcemle çözebildiğim şu cümleleri aktarayım:

    If the government is guilty of anything, it is of believing that it could take charge of the post-1982 state without it blowing up in their hands.

    However innocent such a measure might seem to an outsider, in the Turkish context it was a move guaranteed to polarize opinion. Instead, therefore, of giving a signal that it intended to change the political ground rules, the government attempted to consolidate its own political support. Its priority now must now be to find its way back onto the road to reform.

  17. ömer 03 Nis 2008 - 14:29:11

    Bravo! Çok yerinde bir tespit. AKP çığırtkanlığı yapanlara herkes bir şeyler diyor ama halkımız ne zaman bunları görecek!!

  18. FST 03 Nis 2008 - 15:46:07

    Halkımızın bunları görmek istemek bir yana, ranttan pay almaya daha işstekli olduğu da düşünülebilir.

  19. FST 03 Nis 2008 - 16:10:53

    AKP çığırtkanlığı yapanlara herkes bir şeyler diyor ama

    Ben rahatsızlık duyduğumu ve gözlemimi söylüyorum sadece, yandaş yahut karşıt değilim. AKP’nin ancak sopa yiyerek ilerlediği düşünülürse bunları da söylemek lazım.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş