Münferit Vaka
FST 17 Ocak 2008
Öğretmenlerin okulda öğrenci dövmesi bazı yorumcular tarafından “canım bunlar münferit vaka” şeklinde geçiştiriliyor. Doğrudur belki ama şu habere de bir bakalım, bu “münferit vaka” nasıl cereyan etmiş:
Şişli Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi Burak Tibar, öğretmenlerine göre sessiz, kendi halinde, saygılı bir öğrenci. Önceki gün Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde eğitim hayatını ve psikolojisini belki de tüm yaşamı boyunca etkileyecek şekilde şiddet gördü. Din dersi öğretmeni tarafından boğazı sıkılarak, tekmelerle dövülen, Tibar’ın suçu ise cep telefonunun saatine bakmaktı. Tüm sınıfın önünde dövülen Tibar, hastaneye kaldırıldığında, nefes almakta güçlük çekiyordu.
Şişli Endüstri Meslek Lisesi 11 H sınıfının öğrencisi Burak Tibar, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde saatine bakmak için cep telefonunu çıkardı. Din kültürü ve ahlak bilgisi Öğretmeni Mustafa Kurt, öğrenciye ‘Çık dışarı’ dedi.
Burak Tibar, ‘Neden hocam’ demişti ki, iddialara göre öğretmen önce öğrencinin kafasını yumrukladı, ardından boğazından sıkarak yere attı, karnını ve böbreklerini tekmelemeye başladı. Burak yerde karnını tutarak kıvranıyordu. Din öğretmeni Kurt, Burak’ı sınıf kapısının önüne attı, burada da tekmeledi. Bu sırada zil çaldı ve öğretmen hızla uzaklaştı.
Görüldüğü üzere ülkemizde din ve ahlak eğitimine dair hoş bir örnek verilmiş. Bu öğretmenimize haksızlık etmeyelim. Çocuk nasıl bir terbiyesiz olmalı ki cep telefonunun saatine bakmış olsun. Bir de “çık dışarı” denince itaat etmezsin ha, daha neler göreceğiz. Bu öğretmenimizi de, 11 yaşındaki kızları demirle döven hocamız gibi bir başka okulda görevlendirerek cezalandırırlarsa tüm ülke olarak ayağa kalkarız. Yetti artık öğrencilerin terbiyesizliği. Saygı kalmadı, hocalar ne maaş alıyor ki bir de öğrenciyle uğraşsınlar?
Kaldı ki bu ve diğer binlerce münferit vaka kutsal öğretmenlik mesleğinin neoliberal saldırıya yedirilmesine gerekçe olamaz.-Bir grup sendikalı öğretmen.
(Şu durum konuyu daha vahim hale getiriyor:)
Üç gündür hastanede müşahede altında tutulan öğrencinin ailesi, Alevi oldukları için çocuklarının dayak yemiş olabileceğini de iddia ediyor.
Öğretmen Mustafa Kurt’un, olayın bir anlık sinirden kaynaklandığını ve üzgün olduğunu söylediği belirtiliyor.
Popularity: 30% [?]
- Bürokrasi , Eğitim
- Yorum(23)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Bu ogretmenlerin Allah cezalarini versin ama bu kadar da ustlerine gidilirse bu sefer ogrenciler sapitacaklar gibi geliyor bana.
Birde bu tur haberler cok saglikli degil. 1996 senesinde anadolu lisesinde dayak olaylari olmustu. 3-4 kisi ayri hocalardan farkli zamanlarda dayak yemistik. 2 hafta sonra cevresi genis bir aile olaylari Hurriyet gazetesine vermisti. Haber de (hala saklarim) DG (yani ben) isimli sahis hoca tarafindan camdan asagiya atildi diye gecmisti. Oysa ki ben bogazimdan tutulup iki sira arkaya atilmistim, camdan asagi degil.
Hasbinallah.. Iyice delirdi bu hocalar. Gitgide akillanacaklarina delleniyorlar.
Akima A taimi geldi. Ankara Keciorende eskiden kadinlar tek baslarina pazara gidemezler giderlerse pazarcilarin tacizlerine maruz kalirlardi. Pazarcilarin agzi cok bozuktu. Belediye MHPnin eline gectikten sonra baskan A takimi kurdu. Bu A takimindan sonra pazarlar marketlerin sebze reyonu kadar nezih temiz yerlere donustuler. Duydugumuza gore A takimi terbiyesizlik yapan eksik tartan saticilari bir guzel benzetiyormus. Halk durumdan hic sikayetci degildi. Sonralari park bahcede icenlere de dadanmis bu A takimi.
Bu ogretmenlere karsi da bi A takimi kurulsa. Cocuga 3 mu vurdun al sana 30 dense ne guzel olur.
Benim merak ettiğim, bu tür “münrefit vakalar” sonrasında adli bir takibatın yapılıp yapılmadığı. Yapılıyorsa nasıl sonuçlandığı.
Ali Usta,
Genelde bu öğretmenler ne demek olduğunu bilmediğim “açığa alınma” ve başka bir okulda görevlendirilme ile cezalandırılıyor, hapse atılan, meslekten men edilen işitmedim.
Aslında bunlara Ceza Kanunundaki işkence, darp vs. konularında dava açmak lazım.
Secedo,
Evet, olayın üzerinden zaman geçince biraz içerik değişebilir ama öz doğru olsa gerek. Sonuçta biz de bu işin içindeyiz. (Yanlış anlaşılmasın, öğretmen değilim ama uzun süre öğrenci olarak devlete hizmetim var.)
Allahtan o aile varmış, sizin gibi garibanlar da o vesileyle meşhur olmuş.
Hoş bir hatıra evet, ulusal medyada görünmek ayrıca gurur verici olsa gerek.
Yalnız eski gün hatırlamıyor olabilirsin, acaba sen pencere önünden ikinci sırada iken geri fırlatıldığında aşağı uçmuş, sonra hafıza kaybıyla sadece olayın başlangıcını hatırlamış olamaz mısın?
Herhalde öğretmenler gününde bu hocalarıyın elini öpmeye gidiyorsundur, seni nezaketli biri gördüm. Ha, bir de bunlar münferit olabilir, misal sizin Anadolu lisesi dayak lstatistiği için TUİK sitesine bir bak bakalım.
ben yazdım bu konuda.
artık başlık yazısı bir cm ilerlese ne iyi olur fethi bey.
bu ülkede kanunlar eğer siz takip ederseniz biraz eksik veya az değildir.
inatçı olacaksınız. Türkiye yasalar var ama uygulanmıyor havasında. Mesleğin etik kuralı diye cümle sarfettiğinizde sizi aldıran yok. ben hemşirelik mesleği için etikten bahsettim burun kıvırmadınız mı sanki ?
o öğretmenin meslek tanımında, sınıfta uygulanacak şiddetin hiç bir yetkisi yok.
ama yukarda herhangi biri şunu yazmış. zabıta pazarcı esnafını dövdü, sonuç ta pek iyi oldu.
hayır efendim. zabıtanın görev tanımı içinde şiddet uygulamak yoktu.
kural uygulamamk küstahlığı, en sonunda sizi malezyadaki okul binasına kadar götürür ve yapılanla alenen olur. üzerine üstlük sopa ve maket ile uygulması yapılır.
kardeşim vatandaş olacaksın.
ne zabıta , ne öğrtmen bunu yapamaz. türkiyede bunu destekleyen yasa da yok. ( dinsel faşizm diye bişey bulaşmazsa, onu bilmem)
fethi bey olduğunuz yerde mırıldanacağınıza o zaman şikayet yazısı yazın. o çocuğun velisi yok mu ?
bişey yapmıştır ki, dayak yemiştir diyorlar.
hayır efendim, o çocuk bişey yapacak ve dayak da yemeyecek. sen engel olacaksın o çocuğun bişey yapması. iyi zaman bahçevanı sok sınıfa öğretmenlik yapsın.
secedo bunu nasıl yapacak diyorsan,
o mesleğin eğitimi var. psikoljisi, pedogojisii, motivasyonu var. o mesleğin etik kuralı var. kuralsızlık temelli yakınmalardan bıktım .
haa nerde o öğretmen diyorsanız, mutfak orda. insan malzemesi burada. eğitim normları da burada.
açık toplum bırakınız dövsünler, bırakınız sövsünler anlamına gelmez. bırakılmaz işte.
Knz,
Ben sizin dediğinizden farklı bir şey mi diyorum, tam anlayamadım. Herhalde benim yazdığımı teyit ve katkı için bunları yazdınız.
evet ,öyle oldu.
okul anıları çok tatlı olmalı. mesela 10 kasimda gülme krizi tutan ilkokul öğrencisi hayatının sonuna kadar bunu gülümseyerek hatırlamalı.
Zabita degil A takimi bahsettigim. Cok iyi oldu demek istemedim; aksine kimsenin koca koca adamlarin pazarda gell vatandaas gel diye bagirmalarindan, taciz, kavga, kufur, eksik tartma gibi seylerden dolayi yerinden men edilerek ya da baska cezalar verilerek degil de dayakla terbiye edilmesine tepki gostermemesine sasirmistim. Insanlar A takiminin pzarcilari bi guzel benzettigini ve pazarlarin ne guzel yerlere donustugunu konusuyordu.
Anlatamamisim.
Cocuk dovenler icin ayni fikirde degilim o ayri.
Betül hanım,
Bu MHP li A takımlarından hiç hazzetmem, kızlara laf attığımdan değil tabii. Paramiliter Miloseviç kuvvetlerinden bir farkı yok bu faşoların. Sizin gibi aydın bir insana da faşizm övgüsünü yakıştıramadım.
Heralde sizin örneğiniz çivi çiviyi söker içindi, bu başlıkla alakalı değil.
Ben orta 3de din hocasından iyi tokat yediydim. Okulun en iyi öğrencisiydim.
Özür dilemesi için 3 gün okula gitmedim, özür dilemedi sonuçta.
Mr. No
Benim niyetim ovmek degildi, mesele “dayak” olunca aklima geldi sadece. Yoksa ben de kizlara laf attigimdan degil - ya da erkeklere - kendilerinden hazetmem, yaptiklarini hic dogru bulmuyorum.
Boyleseyler dinsizin hakkindan imansiz gelir misali normal yoldan hakkindan gelinemeyen yanlislarda ortaya cikiyor. Ben o cocugunannesi olsaydim, herhalde gel bakalim nasil biseymis dayak yemek derdim ogretmene.
Ben o cocugunannesi olsaydim, herhalde gel bakalim nasil biseymis dayak yemek derdim ogretmene.
Bu oneriyi ilk ben yapmistim, hak yemeyelim. Hatta bir dernek kuralim, ogrenci ve veliler olarak, liste yapip her gun bir ogretmen dovelim. En basta benim okullardan baslamazsak hir-gur cikaririm ona gore!
Secedo
Siz sonra ogrenciler sapitacak gibi geliyo bana dememismiydiniz. Icimizdeki siddet egilimini ulvi! sebepler bularak tatmin etmege mi calisiyoruz ( siz ve ben) acaba?
Buna psikolojide bisey diyolardi, neydi unuttum.
Betül hanım,
Pazara malını çıkaran adamın amacı daha çok satmak değil midir? Aptal mı bu insanlar velinimetlerini kaçırıyorlar? Doğrudur bu olay ona bir şey demiyorum ama irrasyonel bir davranış.
Benim demek istediğim herkes kafasına göre çarşıya pazara ayar vermeye kalkarsa işler karışır. Bu A takımı haraç filan da alıyodur. Mafya yani milliyetçilerin çoğu gibi, başka bir işe yaramazlar zaten.
No bey
Benim demek istediigm de size katiliyorum, ovmek ya da hakli bulmak degildi olani anlattim.
Taciz konusu o kadar ciddiydi ki; eger yaninizdaki koruyucunuz erkekten bir kac dakikaligina ayrilip sen domates al ben de elma alayim dediyseniz ona bile pisman olurdunuz. Gerek sozle gerek bakislarla ve laf atmalarla, imada bulunmalarla mutlaka rahatsiz edilir, kosarak koruyucunuza donmeniz saglanirdi.
son zamanda din öğretmeninden dayak yiyen alevi öğrenci durumları çok revaçta
ezan okunurken “ahh işte benim parçam çıktı” diyen başka bir alevi öğrencide de bizim okulda dayak yemişti
haberlere yansımadı tabi…
Betül hanım,
Bu yaygın bir durum.Muhafazakar Müslüman halkın arasında örtünmeyen, boylu güzel , yabancı bir bayanla gezdiğinizde bunu çok iyi fark ediyorsunuz.
Bu yaziyi okurken aklima lisede meydana gelen iki olay geldi. Ilk olay, Din dersinde cok dinle iliskisi olmayan ama iyi bir arkasimizi din hocasi yok denecek bir nedenden dolayi cok fena sekilde dovmustu. Herkes sok olmustu. o doven hoca konusunda hic bir islem yapilmadi. saniyorum olaydan sonra O dayak yiyen arkadasimiz geri donulmez bir sekilde din konusunda olumsuz bir goruse sahip oldu.
ikinci olay: bir sinav oncesinde haylaz ama ailesi varlikli oldugunu sandigim ogrencilerden birisi nedenini hatirlamadigim bir seyden dolayi normalde sakin bir hoca tarafindan tokatlamisti. Ama sonrasi cok hos olmadi, cunku cocuk bizim tahminimizce rol yapmaya basladi. Once hocayi tahrik edecek sekilde cevaplar verdi, hoca da sanirim sinirin etkisi ile tekrar vurdu. ardindan genc abartili sekilde bagirma ve kriz gecirme gosterisi yapmaya basladi. Sonucta hoca baska okula gonderildi, cocuga tabiki bir sey olmadi.
Bu iki olay munferit olabilir, cok iyi din hocalarimiz da olmustu, ogrencilerin de cogu iyi niyetlidir. Fethi beyin onceden dedigi gibi problem aradaki curuk yumurtalarin aciga cikarilmasi, iyi olanlarin da ovulmesidir. kol kirilir yen icinde kalir sanirim burada yanlis. O dayak atan din hocasi bence derhal cezalandirilmaliydi. diger durumda is biz ogrenciler durumda okuldan atilmasini engelleyebilirdik belki. Cunku hocanin hareketi her ne kadar yanlis olsa da hacanin normal davranisi farkli oldugundan okuldan atilma ya da uzaklastirilmasina neden degildi.
Benim buradaki bir yorumum kayıp olmuş. Din hocasından tokat yediğimle ilgiliydi.
neden ifrattan tefrite gider dururuz. öğretmenle ancak iletişime geçebilirsiniz. Bu da nezaketi zorunlu kılar. Son zamanlarda bir de doktor öldüren, doktor döven vatandaş tipi çıktı ya, o VATANDAŞ HERHALDE HAK ARADIM ZANNEDİYOR.
Yapacağınız şey şikayette inatçı olmak ve yazılı dilekçeyi inatla takip etmek. öğretmenden intikam alma gibi amacamız da yok. Hem onlar olağan üstü şartlarda görev yapıyor. Maaş ve sınıf kalabalıklığını düşünürseniz. Eğitime ayrılan payın oranında düşüklüğü de göze alırsanız çok fazla lüksümüz yok.
öğretmen eline milli eğitim müdürlüğünden uyarı yazısı gelince ikinci uyarıyı aldığında başına ne geleceğini bilir. o noktada öğretmnle iletişime geçin. işbirliği teklif edin. işe yarayacaktır. o sizin gibi yurdum insanıdır diye düşünün.
Din dersinin kendisi zaten sakat bişey bir şey. içten gelen bir şeydir, dua ve namaz. Sınıf geçmek için namaz kılındığı anda kendisi ile çelişir. kişi ezan sesini duyduğu anda saygı göstermek zorunda da değildir ( din ve vicdan özgürlüğü) ama istiklal marşı için aynı şey söylenemiyor. Frakı anlaşılması gerek. birincisi vicdan, ikincisi görevdir.
yanımızdaki erkek bizim koruyucumuz değildir. o bir insan , ben bir insanım. insan kendini korur veya zaman zaman yardımlaşırsın. eğer bu ülkede dediğiniz gibi olay oluyorsa, belediye başkanından içişleri bakanına kadar bir sürü insanı neden besliyoruz.
kadınlar yavru ceylan misali taciz mi bekliyor bu ülkede. kendilerini korusunlar ve aynı şikayet dilekçesini yazsın. kamreraya çeksinler vs. özel haydutlardan bizi kim koruyacak peki. Daha özel haydutlar mı ?
sen yaparsan, o da yapacaktır. başkaları da yapacaktır. ben bunu hep yazmıştım.
Biz mağduriyeti çok sevdik
Betül Hanım,
helal.
Ben korumayla geziyorum, pro koruma genelde erkek oluyolar. Herhangi bir knz nin anlayacagi seyler degil bunlar, bosver sen.
ya mr no, bir sonraki durak şu olmasın;
habaer : hasta yakını doktoru dövdü.
cevap : helal.
benim söylediğim bu durumda ilç milli eğitim müdürünün adını soadını öğreneceksiniz.
sonra dilekçe yazmayı ve inatla takip etmeyi, hatta gzateleri koz kullanmayı, inatçı ve tutarlı olmayı,
en son noktada çocuğun sınıfı değiştrecek önlemleri almayı gerektirir.
diğer konuda ise, ben çete bozuntularının beni korumasından kendimce övünülecek bir şey bulamıyorum.
valla kendi adaletini kendisi sağlayan topluma bedevi, fedal, ilk dönem kovboy amerikası derler diyorum..