Canan Onbaşı ve Rodos Şövalyeleri
FST Ocak 18th, 2008
Yazı dizimizin bu bölümünde askere yazılmak için bölgeye gitmek yerine dilekçe yazan, karşılında da isteği “not alınan”, ancak gayreti sebebiyle tarafımdan onbaşı rütbesine terfi ettirilen Canan Arıtman’ın ailesini tanıyacağız. Efendim Canan hanımın eşi aynı zamanda bir şövalye imiş. Okuduğum haberde Tapınak Şövalyelerinin mabedinde toplanacak filan deniyor. Bu şövalyeler nedir, ben filmlerden hatırlarım üstüne sacdan soba borusu gibi demirler giyip ellerinde uzun bir demir at üzerinde birbirlerine saldıran adamlar hatırlıyorum. Bir de Don Kişot var.
Demek günümüzde hala şövalyelik kurumu varmış ve Canan hanımın eşi de bir şövalye imiş. Herhalde evlerinde bir at ve bir alay da demirden elbise de vardır. Sabah işten çıkarken “Canan, benim başlığı Fethi ustaya gönderdin mi, kaynak yapılacaktı, ha, bir de eldivenim kalaylanacaktı, unutturma” gibi diyaloglar geçiyor olabilir. Daha sonra evden çıkıp atına atlayan şövalye çalıştığı hastanenin yolunu tutuyor herhalde. Zira kendisi doktormuş. Ben anlamam ama bu şövalyelik işinin bir de masonluk yönü varmış.
Şunu sorabilirsiniz “vaay, demek adamı mason olduğu için diline dolayacaksın”. Hayır canım, ne olursa olsun. Keşke beni de alsalar mason locasına, orada iyi ekmek var gibi görünüyor. Kim mason olmak istemez. Yalnız masonlukla ilgili bazı sakıncalı şeyler var. Birincisi Atatürk masonların localarını “demek İtalya’daki bir yahudiden emir alırsınız ve de CHP dururken aklınızca daha iyisinin olduğunu iddia edersiniz, kapatıyorum locanızı” diyerek yasaklamamış mıydı? CHP milletvekili Canan Artıman bu konu üzerinde iyi düşünsün. Bir de bu masonların gizli kamera çekimlerini hatırlıyorum, eskiden irticacı televizyonlar bunlara takmıştı, keçi kafası mı yakıyorlardı, abuk subuk dualar filan ediliyordu.
O zaman demiştim ki, yahu bunlar bildiğin akıl, ilim, fen dışı bir tarikat, hem Türkiye’de tarikat, tekke, şu bu yasak değil mi? Aleviler CHP sempatizanı olduğu için haydi onların semah, cemevi gibi kurumları görmezden geliniyor, şurada iki Sünni Kadiri “ya Allah” diye tesbihe çökse, höykürmeye dursa derhal polis, jandarma, savcı fukaraları derdest edip medyaya malzeme etmez mi? Ben hiç cemevi basıp “ne oluyor, siz burada ne dönüyorsunuz, Ali de kim, tarikatçılığın yasak olduğunu bilmiyor musunuz” diye dedeyi, canları toplayıp götürdüğünü de duymadım. Yahut Mason locasının polis tarafından basılıp “ne istediniz zavallı keçiden, sonra nedir böyle hım hım dua okur gibi laflar, bu üstünüze giydiğiniz renkli mutfak önlüğü gibi şeyler ne, usta kim, çırak nerede, demirci dükkanı mı burası” diyerek masonları içeri tıktıklarını işitmedim. Varsa yoksa elde deynek gezen garibanlar.
Ha, bir de şimdi düğünlerde Mevlevi semazen dönüyor, geçen yaz 3-4 sefer rastladım. Tabii ilk merak ettiğim bunun karşılığı kaç para aldıkları oldu. İkinci olarak da “kardeşim Mevlana dediğiniz adam bir din önderi, Mesnevisi say ki Kuran tefsiri, bildiğin dinci, gerici, üstelik böyle hu diyerek dönelemek çağdaş dünyaya yakışıyor mu” diye sordum. Masadakiler bana tuhaf tuhaf bakınca lafı devam ettirmedim ama yanlış mıyım? Serbest ise ben de döneyim kardeşim, iyi para var gibi geldi bana bu işte. Mason olamazsak semazen dervişi olur, gece iki döneler 500 YTL’yi kaparım. Sakın bana git düğünlerde köçeklik yap demeyin, bozuşuruz, biz burada işin çağdaş laik boyutunu ele alıyoruz.
Laf nerelere geldi, ne diyecektiki, evet, Canan Arıtman’ın eşi bir organizasyona imza atıyormuş haber şöyle:
Türk ve Yunan biraderlerin Rodos adasındaki Tapınak Şövalyeleri’nin mabedinde ilk kez biraraya geldiği tarihi ayini CHP’li Canan Arıtman’ın eşi Yetkin Arıtman’ın organize ettiği ortaya çıktı. Yetkin Arıtman, üst düzey yöneticileri arasında bulunduğu ‘İzmir Vadisi’ ayin için gerekli izni vermeyince, buluşmaya karşı çıkan ‘biraderleri’ni ikna etti.
EŞİ VEKİL OLUNCA GERİYE ÇEKİLDİ
Yetkin Arıtman, İzmir Vadisi’nde 4 yıl Üstad-ı Muhteremlik (İzmir ve bölgesinin başkanı) görevinde bulundu. Eşi Canan Arıtman milletvekili olunca, “üstadı muhteremlik” görevini bırakarak, Loca’da karar alma komisyonlarında üst düzey görevler almaya başladı.
ÖNCE AYİNE İZİN VERİLMEDİ
‘Bodrum Locası’, Rodos adasındaki Kleoveolos Locası’ndan aldığı davet teklifini, geçen yıl Nisan ayında bağlı bulunduğu İzmir Vadisi’ne bildirdi. ‘İzmir Vadisi’ ise davete sıcak bakmadı. Özellikle Türk ve Mason localarının farklı ritinlere (İngiliz-İskoç) bağlı olduğu için aynı mabette ayin yapamayacaklarını savunan mason yöneticiler gerekli izni vermek istemediler.
İZİN İÇİN ‘LOCA’DA LOBİ YAPTI
Büyük buluşma için izin sorun olunca Masonlar arasında yenilikçi fikirleriyle bilinen Yetkin Arıtman devreye girerek diğer yöneticileri ikna etti. Arıtman, Türk masonların “Yunanlı biraderleri” ile buluşması için Bodrum Locası’na gerekli iznin verilmesinden sonra 21 masonla birlikte 22 Nisan 2007 günü Marmaris’ten Rodos adasına geçti. 22 Nisanı 23 Nisana bağlayan gece, Tapınak Şovalyeleri’nden kalma büyük mabette Yunan masonlarla Türk masonlar ilk kez biraraya gelerek, tarihi ayini gerçekleştirdiler.
Yunanlı masonlarla yapılan toplu ayini ‘Yunanistan Büyük Üstadı’ yönetmişti. İzmir’de doktorluk yapan Jinekolog Op. Dr. Yetkin Arıtman ile bütün uğraşlarımıza rağmen görüşme imkanı bulamadık. Yetkin Arıtman’ın Rodos’a giden 21 mason arasında bulunup bulunmadığı bu nedenle netlik kazanmadı.
Masonların yenilikçi yüzü
Geçtiğimiz günlerde “Meclis’te türbanlı kadın kuaförü açılıyor” diyerek kuaföre baskın düzenleyen CHP’li Canan Arıtman’ın eşi Yetkin Arıtman, Türkiye Büyük Mason Locası’nın “İzmir Vadisi Üstad-ı Muhteremi” olduğu dönemde, masonluğun kapalı kapılar ardından kurtulması gerektiğini savundu ve halen bu fikri savunan grupla ortak hareket ediyor. Arıtman, kadınların da mason olabileceği fikrini de destekleyen nadir masonlar arasında bulunuyor. Arıtman ayrıca mason localarının yaşlı ve karamsar yapılarından sıyrılıp gençlerle daha yakın diyaloglar kurulmasını savunanlara verdiği destekle biliniyor. Yetkin Arıtman, bu görüşlerini ‘İzmir Vadisi’nde zaman zaman pratiğe de geçirmişti. Arıtman, 12 Ocak 2003 günü bir gurup genci İzmir Vadievi’nin C Mabedinde ağırlamış ve burada gençlerin masonluk hakkındaki sorularını bizzat cevaplandırmıştı.
Mescide karşı çıktı Masonları savundu
Mason eşlerine “hemşire” denilirken, CHP’li Canan Arıtman, eşiyle ilgili sorulara cevap vermekten özellikle kaçınıyor. Arıtman, daha önce de Nuriye Akman tarafından kendisine yöneltilen “Mason eşi olmak yaşamınıza nasıl yansıdı?” sorusuna, şöyle karşılık vermişti: “Bir kere kimse bir başkasının mason olduğunu söyleme hakkına sahip değildir. Ancak bir mason kendisi isterse mason olduğunu söyler. Masonluğun kötü bir şey olmadığını, özellikle karakter yapılarıyla seçilerek alınan insanlar olduğunu biliyorum. Benim kendisi mason olan çok hanım arkadaşım var. Ama hiçbirini asla size deklare etmem.” CHP’nin keskin çıkışlarıyla tanınan isimleri arasında yer alan Canan Arıtman, bir ara Meclis’te kadın mescidi yapılmasına da karşı çıkmış ve “Meclis’te mescit varsa, kilise ve havra da yapılsın” demişti.
Siz aradaki Yeni Şafak gizli yorumlarını görmezden gelin ama ben şu dinci tarikatın koordinasyonunu Canan hanıma yakıştıramadım. Atatürk mason locasını kapatsın siz tutun masonluk iyidir deyin. Sonra Rodosta koca tapınağa ses çıkarmamanız çağdaşlıkla bağdaşır mı? Bakın TBMM kadın mescidine karşı verdiğiniz azimli mücadeleyi takdir ediyorum. Evet, bence de TBMM’ye mescid açılacak olursa derhal yanına hergün TBMM’yi doldurup taşıran yahudiler için bir havra açılmalı, pazarları da Ankara’da yığılı hristiyan için bir kilise kurulup Meclis açık tutulmalıdır. Hatta aklına gelmemiş, ben söyleyeyim, Meclis bahçesinde şövalye dövüşü için bir arena oluşturulsun, Masonlar için CHP grup salonu haftasonları ayarlansın, Aleviler için meclis genel kurulu semah alanına çevrilsin, Cirit oynansın, Kırkpınar yerine yağlı güreşler TBMM dışındaki çayırda yapılsın, ağa da Canan hanım olsun. Canan onbaşıdan Canan ağaya, bu daha uygun oldu sanki.
Bir de rotarak, lions, rotaryen diye tarikatler var, bunlar ne iş yapar, ne yer ne içerler, yahu ortalık gizemli dinci oluşumla dolu.

Fethi bey,
Ha, bir de şimdi düğünlerde Mevlevi semazen dönüyor, geçen yaz 3-4 sefer rastladım.
Saka mi bu? Nasil oluyor bu is? Millet yemek filan yerken semazen mi seyrediyor?
Bülent bey,
Aynen. Bunlar profesyonel semazenler, Anadoluda yayılmışlar, Konya merkezli ama Aksaray, Niğde, Karaman başta düğünlerde, akşam yemeklerinde çıkıp dönüyorlar. Genelde içlerinde 10-12 yaşlarında çocuk da oluyor, millet “vay yavrum, ne güzel dönüyor” diyerek gözyaşı da döküyor. Zannedersem Ankara, Kayseri, Eskişehir’de de olabilir. Bilenler söyler.
Ben parasını sormuştum, ekip olarak, popülerliğe göre gecesine 2000 YTL alan varmış. Tabii ekip çoğalınca piyasa düşüyor, bir de fukara takımı 5-6 kişilik ekip yerine 1-2 kişilik ekip çağırıyor.
Bülent Bey,
Yarın obürgün lazım olur, akademik organizasyon yaparsınız, düğün, dernek kurarsınız, bir iki adres vereyim:
http://www.islamidugun.com/
http://www.hilalorganizasyon.com/semazen.php
Bu şaşkın semazen:
http://www.emrahustun.com/semazenin-basina-gelenler/791
Şu da bir düğün:
http://www.tumgazeteler.com/?a=2125987
Sizin yorum da sema ederek buraya gelmis. Ben de link vereyim cevaba bari:
http://www.izlenimler.net/2008/01/06/pazar-entelligi/#comment-10831
Asıl ben yanlış yere yorum yazmışım galiba. Sildim ama sizin o kadar hızlı cevap yazacağınızı tahmin etmiyordum
Mesajı buraya taşıyayım.
Efendim butun gece calisayim diye varille kahve ictigimden biraz hizlanmis olabilirim. Ben farketmiyorum tabii.
İş çok desenize, ne güzel, ehil olana iş iyidir, Allah kolaylık versin.
Uzun zamandir bu kadar guzel bir yazi okumamistim. Hele son paragrafa kahkahalarla guldum. Doneleme fiiline bayildim. Yorumlarda verdiginiz linklere ayri ise guldum. Tebrik ederim efendim.
Hamis: Bizim uc yasinda bir ufaklik var, isterseniz onu da katalim dugunlerde semaya giderken yaninizda, hem sizin populariteniz artar hem de annesi babasi ayda birkac gece kafalarini dinlerler, ne dersiniz?
Passive Apathetic,
İlginiz için teşekkürler, ufaklığa da güzel bir ömür dilerim.
Bu arada siteniz pek dolu, bazı yorumcularımız ve özellikle Metin bey için ideal bir yer, bizimkisi daha ziyade eğlencelik, herkes bir ucundan tutuyor böylece.
Selamlar.
Bu Mevlana’nın dönelemesi konusunda eskiden (yani küçükken) 2 rekat namaz kılsa daha iyi değilmi diye düşünürdüm hep…
yaş biraz artıp kitapları kurcalamaya başalayıp, şuna benzer beytleri okuyunca kendimden utandıydım
“O kerem sahibi, namazda gizlenmiştir; gönül namazı kılan, kendini tamamıyla Allâh’a veren kuluna lütuf ve ikramda bulunur! O’nun affı ve mağfireti günaha şeref elbisesi giydirir de, böylece o günahı affedilmeye, ihsana, kurtuluşa vesile eyler, sebep kılar!” (Mesnevî, beyt: 4345)
peki Mevlana’yı böyle beş vakit döneleyen şekilde deklare edenler utanıyolarmıdır ???
bu fotoğraftaki adam çok felfecir bakıyor yanlız , “her an ayin yapabilirim” der gibi bir hali var
Fethi bey onbasinizin son marifeti:
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=294335
Buyurun:
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=639940
Sami Selcuk da komik birsey demis:
”Üniversite, evren kent demektir. Eğer evren söz konusuysa her türlü yaratık ve bu arada her türden insanın oraya girme, orada bulunma hakkı vardır. Siz bunu engelleyemezsiniz”
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=639837
Evrene nasil girilir? Bikinili de girsin yetmedi bir de yaratik cikti simdi.
Tesadüf ya, ben de yaratık konusuna bakıyordum. Yalnız üniversitelere yaratık girerken başı açık mı örtülü mü olacağı hala bir “sorunsal” olarak duruyor.
Betül,
Şunu mu demek istiyor: “Sümer’de fahişeler örtünürmüş, artık fahişeler örtünmüyor.” Aslında kadın ne dediğinin farkında değil, lafının gideceği yerden de haberi yok.
Bülent Bey,
Burada yaratık hangisi oluyor? Rektör mü, veli mi?
Fethi bey,
Hepimiz yaratigiz
Fethi bey,
Bazı mason tanıdıkları olan birisi olarak bu masonluk işinde size yardımcı olmayı düşünebilirim – “hamili kart yakinimdir” durumları yani.
Zamanında bana da masonluk teklif etmişlerdi, ama memleketin menfaati içün darbe teorileri geliştirmekle meşgul olduğum için reddetmek zorunda kalmıştım.
Bu Rodos Şövalyeleri zamazingosunu bilmiyordum. Ama siz katılırsanız masonlara ben de katılmayı düşünebilirim. Memleketin menfaatleri üzerine çalışmalar yapmak için bir loca açabiliriz. Milli Birlik Locası, Zinde Kuvvetler Locası, Cumhuriyet Mücadele ve Müdahale Locası gibi isimler bulunabilir.
Teklifimi bir düşünün derim.
Bliyaal,
Keşke gideydin, vatan hizmeti de önemli ama mason olarak hizmet etmek de mümkün. Eşini milletvekili yapabilirdin mesela.
Demir elbise giyip birbirine at üstünde saldıran adamlar değil mi bunlar? Bir ara da Hz. İsa’nın kutsal kasesini aradıklarını işitmiştim.
Ben her tür göreve hazırım, Rodos’a giderken Kardak’a uğrar iki kilo da çupra alırız. Vatan hizmet bekleyecek ben yan gelip yatacağım, olacak şey mi? “Sosyalizm Uyduramadık, Masonluk Verelim Locası” da fena olmaz bu arada.