Devlet ve Baskın
FST 20 Ocak 2008
Devlet Bahçeli başörtüsü açılımına yaptıkları katkıdan çark ederek Milliyete ıkınarak bir beyanat vermiş. Daha dün MHP’yi katkısından dolayı alkışlamışken, bu dönüş benim bile feleğimi şaşırttı. Aslında şaşırmış filan değilim lafın gelişi söylüyorum, Devlet bey şöyle demiş:
Teklifin kamuda çalışanlara türban serbestiği getirdiği yorumlarına karşı çıkan MHP lideri, kamu hizmeti sunanlar, kamunun kurallarına uymak zorundadırlar. Bizim anlayışımız budur” diye konuştu.
Bahçeli, “Tesettürlü komiser, hâkim olur mu? Hanım subaylarımız, ayrı bir üniforma giyebilir mi?” dedi.
Yahu bari sen etme, “tesettürlü komiser olur mu?” demişsin, peki neden olmaz? Tesettürsüz hakim olur da tesettürlüsü neden olamazmış? Tesetürsüz tesettürlüden daha mı adil olacak? Bu sözlerin dayanağı nedir, boş boş safsatayla meşrulaştırılmış şeyler. “Efendim tesettürlü hizmet alabilir ama veremez”. Peki niye? “Ne bileyim öyle denip duruyor, herhalde ondandır”. Kamunun kuralına uymalıdır denmiş, bu kamu denen şeyin kuralını siz yapıyorsunuz be Devlet baba, adam gibi yapın milleti cendereye sokmayın.
Sonra şu söz baştan yanlış “Hanım subaylarımız ayrı bir üniforma giyebilir mi?” denmiş. Hanım subaylar ayrı üniforma giysin diyen mi var? Zaten bizim subaylarımızın üniforması fevkalade kapalıdır, sadece başlarına giydiklerinin altına haki bir tülbent koyarlar o kadar. Bir kadın bütün sınavları geçip SAT komandosu olmuşsa ve ben başımı örteceğim diyorsa “olmaz” mı denecek? Ben komutanı olsam “aman kardeşim istersen çarşafa gir, senin gibi adamı nereden bulacağım, bak Yunanlılar Egede Çupra bırakmadı” derim. Ne alakası var ayrı üniforma ile? Hakim de cübbe ile uyumlu mat gri bir örtü örter, kimsenin umurunda olmaz. Komiser hakeza.
Bu lafları Baskın Oran da ediyor, hizmet alırmış da veremezmiş. Hocam, sana yakışmıyor, delikanlı biri olarak “hizmet veren babasının hayrına mı veriyor, karşılığında para alınıyor, bu işe her vatandaş gibi başörtülü de aday olabilir. Bak benim dinciyi andıran çember sakalım var kamu hizmeti veriyorum, devletten şu kadar maaş alıyorum, üstelik kapı gibi siyasi adamım, kimse de karışmıyor, ne demek hizmet veren başörtüsü takamaz” demen şart iken, saçmalıyorsun. Seni tanımayan birine göstersem “hay maşşallah, mübarek hacı amca kimlerden” demez mi? Resmen tipik dinci esnaf tipindesin. Şu resme bak, dersine giren biri etkilenip hemen namaza başlamazsa ne olayım.
Haydi Devlet Bahçeli ve MHP siyasi hesap peşinde senin ne endişen var? Bak kanun “sakalla öğretim üyeliği yapılmaz” diyor, istifa et o zaman. Kamu hizmeti veren adam solcu olduğunu alenen söylerse karşıdakini etkilemez mi bu mantıkla? Bu kafaya göre kamu hizmeti veren kişilerin bir tür uzaylı yahut mutfak robotu gibi ideolojiden soyutlanmış olması lazım. Bu mümkün mü? İdeoloji göstermenin, din yahut dinsizlik göstermenin tek yolu kıyafet mi? Sonra devletin kanunlarını insanların inanç kıyafetine göre revize etmek gayet makul birşey, herkes motive olur, misal adam Alevi dedesi ve tapu dairesinde memur, şöyle koca sakalı salaraktan işe gelse güzel olmaz mı?
MHP’yi boşverin, hocam sana ayıp oluyor, titre ve kendine dön.
Popularity: 33% [?]
- Bürokrasi , Güncel
- Yorum(188)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Hepsi karnindan konusuyor galiba. Bu ‘ornek olur’ meselesi nereden cikti bilmiyorum. Devlet dairesinde calisan basortulu olabilirse acik olanlara kapanma baskisinin yolu acilir diye korkuyorlar herhalde. Bu korkulacak birseydir tabii de boyle amirler varsa devletin icinde, temel mesele odur aslinda. Bunu acik acik soyleyemiyorlar belki, onun icin boyle diyorlar.
tam anlamıyla yazınızın altını imzamı atıyorum, fevkaladenin de üzerinde bir günün,gündemin okunması olmuş.Mhp ve karşıt gibi gözüken sol görüşün ortak bir vizyona sahip aynı fabrikadan çıkma 1920lerin modeli yerli malı at arabası gıcırtısını temsili için yırtınmaları ortaya konmuş…..ya kardeşim 28 şubatta bu adamların konumu ,mevkisi neydi bir bakın..yani kurttan sürüye sahip çıkması bekleniyor,bence boş…bunlar yüzünden biz osmanlı gibi bir medeniyeti kaybettik ve hala bu coğrafya yanıyor..kimse de demiyor bölen bu ırkçılar ile karşılarındaki diğer ırkçılardır…utanmadan bizim milletimizi de provoke etmeye çalışıyorlar…
faşizmsiz bir dünyayı herkes hak ediyor
sevgiler
Fethi Bey,
Benim merak ettigim su: Yarin öbür gün basörtülü bir doktor hanim hastaneye gittiginizde günah oldugunu düsündügünden size bakamayacagini söylerse ne diyeceksiniz? Olayi düsünün, gece akut bir sekilde acil servise geliyorsunuz, erkek doktor yok, basörtülü kadin doktor da size bakamayacagini söylüyor.
Olmaz demeyin, olur, oluyor da zaten. Alin size olayin erkek muadili.
Ingiltere’de ceza veriyorlar böylelerine, siz bizde ceza verilebilme ihtimalini % kac görüyorsunuz?
Bu durumda “ben de erkek doktor bulurum, ya da özel hastaneye giderim“ cevabini kabul etmiyorum.
Hastaliginizin tedavisinde alkol kullanilacak diyelim, doktorunuz ben müslümanim, alkolle isim olmaz“ diye tedavinizi reddederse ne yapacaksiniz?
Basi acik bir doktordan beklemeyecegim, fakat türbanli bir doktordan rahatlikla bekleyebilecegim bir davranis. Doktor dediginizde devlet memuru.
Olay elbette basörtülü hakimin daha adil olup olmayacagi degil, veyahut basörtülü doktor da basi acik doktor kadar iyi ameliyat yapabilir, buna da inaniyorum. Fakat basörtüsünün beraberinde getirdigi, meslegin adilce uygulanmasina engel olan hayata dair belirli yorumlar var. Bunlari nasil bertaraf etmeyi düsünüyoruz?
50 yildir Fatih’te ayni evde oturan babaannemi en son Türkiye’ye gidisimdeki ziyarette baska bir misafiri vardi. Basi kapali bir kadin. Iceri girince elimi uzattim, kadin sikmadi. Sizi bilmem, fakat ben bir kadinin erkegim diye elimi sikmayisindan rahatsiz oluyor, bu tarz bir tavri inanilmaz derecede iptidaî, bön, hatta hödükce buluyorum. Bunun dinle alâkasi olduguna da inan(a)miyorum sahsen.
Bütün olay bundan ibaret. Türbanin kamu görevlilerince takilmamasi gerektigine de bu nedenle katiliyorum. Cünkü yukarida örnegini verdigim gibi devlet memuru bir türbanli doktorun bana erkegim diye bakmayacagi bir dünyadan ürküyorum. Bana erkegim diye elini vermeyenlerin oldugu Türkiye’de de bu potansiyeli görüyorum.
Ha, bu durumda „Ingiltere’de oldugu gibi yetkili merciler devreye girer, doktoru azleder vb.“ cevaplar da beni tatmin etmiyor. Ben Türkiye’de böyle âdil bir denetleme ve önleme mekanizmasi olacagina güvenmiyorum.
Son olarak: Bizim memlekette gayrimüslim olup devlet memuru olmak imkânsiz gibi bir seydir, orasi malumum. Lâkin oldu da arada kaynadi diyelim, gregoryan cemaatinden bir kadin hakimin boynunda minik hacli kolye ile dava yönetebilecegini düsünebiliyor musunuz Türkiye’de?
Saygilar,
Cüneyt
Ne yaptim bilmiyorum, fakat html kodlari mesaji icine ettiler. Iki tane link var mesajda, ayrica vereyim burada:
http://news.bbc.co.uk/2/hi/uk_news/england/manchester/7014585.stm
http://www.timesonline.co.uk/tol/news/uk/health/article2603966.ece
Bu arada türbanli polis cikar da “ben erkek sucluyu etkisiz hale getiremem, günah” derse ne yapacagiz? O da oluyor:
http://news.bbc.co.uk/1/hi/england/london/6284347.stm
Yukarida dedigim gibi, sekil olarak vs. ben de türbana karsi degilim. Fakat türbanin beraberinde getirdigi bu hayat anlayisi var. Bu türbanlilarin hepsinde olmasa da bir kisminda var.
Denebilir ki “simdi cifte standart yok mu sanki?” Var tabii, fakat konumuz o degil.
Cüneyt bey,
Dediklerinizin -yok denecek kadar az da olsa- mümkün olduğunu biliyorum. Türkiye’de hurafeci islam bu tür olayların yaygın olduğu 20-25 sene evveline göre çok gerilemiştir. Bugün herhangi bir hastanede erkeğe bakmayan kadın doktor örneği yoktur. Şöyle de olabilir, dinci bir kadın doktor sırf para için başını açmış bile olsa yine bu işi yapabilir mi? Neden olmasın? Ortalık efsane ve yalan dolu, Hürriyet gazetesinin erkek hastanın testis ultrasonunu çekmediler diye attığı bir yalan vardı hatırlarsanız.
Bunlar ilginç şeyler mesela, başı açık bir kadın dahi mesela kadın doğum uzmanı olarak erkek doktor yerine kadın doktor tercih etmez. Kadın ürolog da bir tane duydum. Yani konu sadece “başörtülü kadın doktor erkek hastaya bakmadı” noktasına indirilirse ve sırf bu muhayyel yahut milyonda bir olaya bakıp “başörtülü insanlara doktorluk yaptırılmasın” denirse haksızlık yapılmış olur.
Şöyle de düşünebiliriz, kadın doktor o hastanede tek, misal kardiyolog, ürolog vs. ve erkek hastaya bakmam dedi, o hastanenin başhekimi derhal yasal işlem yapacaktır.
Sizin yaşınızı bilmiyorum ama ben 28 Şubat öncesi memurların başörtülü olduğu dönemde Türkiye’de yaşadım, şimdiki tartışmaların hiçbiri yoktu, ortalık başörtülü doktor, öğretmen ile doluydu. Yasaklar bu insanları toplum dışına itti, psikolojik rahatsızlıklara sebebiyet verdi.
Korkmaya gerek yok, kadın bir doktor eğer hiç erkek hasta görmek istemiyorsa zaten ya çocuk doktoru ya da kadın doğumcu olacaktır, aksi halde de devlet hastanesinde yahut özel hastanede değil özel muayenehanesinde çalışıp sadece kadın hastaya bakacağını deklare edecektir. Bunlar çözümü olmayan, korkunç şeyler değil.
Polis için de benzer şeyler düşünülebilir. Erkekleri tutuklamam diyen biri büro işlerinde istihdam edilebilir, kaldı ki kadın polislerin büyük kısmı sahada değil büroda çalışır. Zaten bu işe giren bir kadın da işin gereğini bizden iyi bilir, bizim “kadın polis erkeği tutuklamazsa” diye endişelenmemize gerek yok.
Marjinal örneklerden yola çıkmak bize birşey kazandırmaz, belki biraz fikir jimnastiği yaparız o kadar.
Bir de türbanın beraberinde getirdiği hayat tarzı demişsiniz, inanın bu konuda yanılıyorsunuz. Türbanlı kadınlar evlerinde zaten başı açık dolaşır ve sıradan bir kadın ne iş yaparsa onu yapar. Başörtüsü olmayan kadınların içinde de sıradışı hayat tarzları olanlar bulunabilir.
Bunlara alışalım, kimseelinde satırla birbirini doğramak için beklemiyor.
Fethi bey,
Bir de türbanın beraberinde getirdiği hayat tarzı demişsiniz, inanın bu konuda yanılıyorsunuz.
Bir ek yapayim: eger ‘tehlikeli’ ve devletten uzak tutulmasi gereken bir hayat tarzi varsa bu sadece kadinlarda olan birsey degil, erkeklerde de var. Erkeklere birsey yapmiyoruz bu konuda.
İlaveten:
Erkekler yanında başı açık kadınlar içinde de başörtülüyü solda sıfır bırakacak aşırılar çıkabilir. Madem hep marjinaller, istisnalar üzerinden konuşuyoruz…
Tabii başı örtülü bir hanımın kötü emellerini gerçekleştirmek için takiyye ile başını açıp devlete sızması herhalde çok daha önemsiz bir konu
Normalde başörtülü olduğu halde, işe giderken çıkaran bir bayan doktor olduğunu düşünün… Bu bayan başındaki örtüyü çıkarınca, sahip olduğu inanç/ideolojiden sıyrılmıyor ki. Yani o bayan, başında örtü olmadan da pekâlâ erkek hastaya bakmak istemeyebilir… Başörtüsü, bu noktada hiç belirleyici değildir. Dolayısıyla salt başörtüsünün böyle bir olaya neden olacağını savunmak anlamsızlaşıyor…
hassasisyet yoksunluğu bu sözler.
defalarca hassas kelimelerle yazdım ama maden böyle çarpıtma eğilimi oluyor, direk söyleyeceğim.
tessetürsüz söznünüzden bile saldıraganlık akıyor fethi bey.
şimdi şu cümleyi söyeyim, 3 hillali özel pazar güvenlik görevlisi neden olmazsa tesettür dediğiniz dini simgeli komiser de olmaz. niye efendim 3 hilalsiz daha mı adil aoalacak ? diye şımarık şımarık sorular soran birine ne dersiniz ?
tessetürsüz dediğiniz kadın japanya da, çin de, vietnem , kübaamerika, hollanda, afrikada sedece mesleği temsil eder. üstelik hrsitiyan veya atesist veya hindu veya
uzay dinlisi olduğunu farkedemezsin.
ama türbanlı birini sadece müslüman deriz, sadece müslüamn da değildir, müslümanlığın katı bir yorumunu temsil eder. bu ayırt edici özellik meslek niteliğini zedeler.
bu iş biraz şımarıklık düzeyine geldi.
ve fethi bey sizler yüzünden üniversiteye girişte yasak kalmayacak.
sizin için hava hoş tabi. siz pikniğe de, deniz kenarına da, mahkemye de serbestçe gidiyorsunuz. erkeksiniz tabi.
laf yapmak kolay .
lütfen hassasiyet.
üzerinize fazla geldim ama dayanıklı olduğunuza güvendiğim için. yanlış anlamayın.
yukarda cümle hatası düzeltiyorum.
sizin yüünüzden üniversiteye girişte yasak KALKMAYACAK.
Tamamen yasak kalkmadıkça üniversitede kalkmasının bir anlamı yok. Bence mahzuru da yok, yasak yeni birşey değil. Beyinsiz bir despot ortadoğu ülkesi gibi görünmeye devam ederiz o kadar.
Diğer yazdıklarınız eskiden beri tekararladığınız ve gerçekten uzak anlamsız şeyler, daha ayağı yere basan ve pratik şeylerle gelin.
örnek verin. ben kaçmam. yazdığınız beğenmedim gibi bahanem olmaz benim.
Bir insan mesleğine gösterdiği hassasiyetten bunu benimser.
ben yapmıyorum, sen de yapma şeklinde bir uzlaşma alanıdır.
işi fazla zora sokuyorsunuz.
neden üniversitede yasak kalkmasın. insan belki resam olmak istiyor, şart mıdır kaymakam olmak.
Bizim uzun saçla, top sakalla, blue jean le, spor ayakkabı ile girebildiğimiz her yere başörtüsü-türban-hijab da girebilmelidir. Hatta kotla ti şörtle girilşecek kamusal alanlar genişlemelidir.
Kaymakam olmak değil, kaymakam olma hakkına sahip olmak her Türk vatandaşı için şart olmalıdır. Üniversite okumak büyük resmin içinde bir parçadır.
İnsanlara hak tanınmasından korkmayın. Boşverin meslek etiğini filan, kılık kıyafetle meslek etiğinin alakası yoktur. ABD’de nasıl başkan kutsal kitaba el basıyor ve “vay, bu ülkede hristiyan olmayanlar da var” diyene de pek kulak asılmıyor. Bunlar abartılacak şeyler değil.
Rahat olun biraz, çıplak olarak öğretmenlik yapmak isteyen, çuvala girip tapu dairesinde katibelik yapmak isteyen varsa yapsın, milletin etik bekçisi miyiz? Yeter ki iş yürüsün, işini yürütemeyenin kılığı ne olursa olsun sepetlensin.
Sadece sizi kastetmiyorum, derin felsefe gına getirdi artık.
Bu da farklı bir dayatma/kısıtlama şekli değil mi?
Nereye neyle girileceginin bir cercevesi olmali. Herkesin kabul edebilecegi bir cercevesi.
Ve, bu cercevenin arkasinda da gerekceler olmalidir.
Gerekceler “kisisel ozgurluk” ise benim bununla bir sorunum yok. Ama, “Islam boyle emrediyor” veya “Allah boyle buyurmus” gibi seyleri kabul etmiyorum; cunku kimsenin baskasinin belli bir dine\mezhebe\tarikata uymasini veya Allah’in kime ne buyurdugunu dayatmak hakki yok.
Kisisel ozgurluk kullanimi acisindan, ornegin, “dinimin emirlerine uymak ozgurlugunu kullaniyorum” veya “inacima uygun davranmak ozgurlugumu kullaniyorum” demeyi kabul ederim, cunku burada baskalarina dayatma yok.
Boyle olursa olur.
Boylece, kisisel ozgurluklerin alanini olabildigince genisletmis oluruz.
Birisi cikar gamali hac takar “yahudilere olum” diyebilir, otekisi “ya sev ya terket’ sloganli tisortler giyer. Baskasi da “Hz Muhammed dediginiz adam kilibik sunepenin biriydi. Guclu ve zengin karisi olup gidene kadar ona itaat etti” diyebilir ve fikir ozgurlugunu kullanir.
Mutlu mutlu yasar gideriz.
Di mi.
Merve,
Çerçeve çizilirken aynı Avustrulya’daki, İsveç’teki, Belçika’daki, İngiltere’deki gibi insanların dini hassasiyetlerine dikkat edilmeli. Bu yapıldıktan sonra makul çerçeve çizilebilir, neden olmasın.
Gerçi bana göre o kadar da kasmaya gerek yok ama, hadi çizilsin diyeyim. Zaten insanlar kendi hallerinde ortalama bir şekil şemale sahiptirler, bazı renkli üniformalar filan da kullanılabilir. Marjinaller çevreyi çok huzursuz ederse onlar çerçeveye katılabilir, “git bir traş ol, bu ne iş yerini bit basacak”, “yahut, leş gibi kokuyorsun pislik herif, git adam gibi üzerini değiştir” demek mümkün mesela. Zira adam, kadın çevreye zarar veriyor. İyice marjinalleşelim, benim dini inancım pis olmamı gerektiriyor diyen adama devlet “kusura bakma, kokunla çevreyi rahatsız ediyorsun” diyebilir. Bugün hakim ana dinlerde ve diğer inanç sistemlerinde ise toplum geneline yaygın böyle durumlar yoktur.
Dayatma olursa dediğiniz -tabii sadece devlet istihdamı için- geçerlidir. Özel sektörde isteyen istediğini yapar. İsterse pis bir herifi dahi işe alabilir. Mesela 1990′ların başında Ülker Gıda İstanbul’da bir süre bulundum, tek kadın işçi, memur yoktu. Şimdiki hali bilmiyorum ama özel sektör sonuçta, bakın kapı gibi kural koymuş, kimse de karışamıyor. Bugün Akbank’ta bir tane başörtülü memur yoktur, yer silen bir iki hanımı saymazsanız. Birşey denebilir mi, hayır, kendi bilecekleri iş. Ama devlet bunu yapamaz. Tüm vatandaşlarına eşit davranır.
Bizim örneğimizde zaten devlet memuru olacaklar başörtülü olmalı denmiyor. Hatta, kim kime neyi dayatıyor? Bugün devlet “Allah böyle buyurmuş” diyene memurluk ve özel sektörün bir kısmında iş yapma hakkı vermiyor. Yani sizin söylediğinizin tersi geçerli.
İlaveten;
Elbette, aynen öyle.
Mutlu olmak önemli değil, yarası olan gocunur bu işlerden. Herkes kendi inancını sınasın.
Hayır.
Neden çerçeve olmak zorunda olsun? Yani insanları devletin sopasından kurtarıp “siz de akıllı olun, şu çerçeveye uyun” mı diyeceğiz? Hiç de bir çerçeve olmak zorunda değildir. Vallahi bu konuda ben de Fethi Bey gibi son derece rahatım. İsteyen istediği kılıkla istediği tere girip çıksın. Çerçeve merçeve takmasın kimse kafasına… Hiç kimse de büründüğü kılığa bir gerekçe bulmak zorunda da değildir. Ha ille de gerekçe arıyorsanız, default değer olarak “canım öyle istedi” yi kabul edin…
Yapmayın Allah aşkına. Dayatma denilen kavramın tarifi mi değişti? Yoksa ben başından beri yanlış mı biliyordum? “Bu Allah’ın buyruğudur” demenin neresinde dayatma var?
E ne oldu şimdi? Hani dayatmaydı? “Bu Allah’ın buyruğu” demekle “dinimin emirlerini uyguluyorum, zira bu özgürlüğe sahibim” demek arasında nasıl bir ayırt edici var ki, biri dayatma iken diğeri dayatma olmuyor?
Lütfetmişsiniz.
Hakaret etme ya da başka dine/inanca/milliyete sahip insanları aşağılamanın hangi özgürlük anlayışıyla bağdaştığını düşündüğünüzü merak ettim.
Recep bey,
Hakaret etme ya da başka dine/inanca/milliyete sahip insanları aşağılamanın hangi özgürlük anlayışıyla bağdaştığını düşündüğünüzü merak ettim.
Ifade/beyan ozgurlugu. Hakaret ve asagilama her yerde kanunun karistigi birsey degil.
Bülent Bey,
Red kit ünvanımı elimden alacaksınız, hızlı davrandınız.
Büle Bey;
Özel olarak nerelerde kanunun karışmadığı konusunda zır cahilim. Ancak hakaret, ölüm tehdidi ve aşağılama benim özgürlük anlayışımla bağdaşmıyor. Bilemiyorum, belki de ifade/beyan hürriyetimi kimse için bu şekilde kullanmadığımdandır; belki de bunlar gerçekten ifade hürriyeti kapsamına daildir… Olabilir…
Misal geçen gün lafı çok zor anlayan bazı hala ülkücü arkadaşlara biraz ağır konuştum hemen işi “solculara bu kadar ağır konuşmazsın, bize hakaret ediyorsun” noktasına getirdiler. Ben de “bana göre hakaret ve küfür serbest olmalı, mutlaka bunun bir sebebi vardır, olmasa da ne olur” dedim.
Aslında ben onlara hakaret etmediğim halde onlar benim dediklerimi hakaret algılamışlardı. Yukarıda Merve’nin söylediği şeyler de esasta rahatsız edici olmakla birlikte denmesinde mahzur olan şeyler değil.
Fethi Bey,
Argümantasyonunuz gayetle gayriciddi, realitelerden fersah fersah uzak, raki masasinda “laissez faire” nutugu patlatiyor gibisiniz (ictiginizi sanmiyorum da gözüme güzel gözüktü manzara).
Yukarida sordum: Gregoryen cemaatinden bir hanimin hacli kolye ile hakim olabilecegini tasavvur edebiliyor musunuz bu ülkede?
Argümantasyon zinciriniz sürekli olarak: “Türbanlilar her seyi yapsinlar, digerleri de yapsin zaten, ne cikar” seklinde. Fakat sizin bu ülkede türbanlilar haricindeki “digerleri”nin cektiklerini, yapAMAdiklarini bilmediginize inanmiyorum. Hal böyleyken “ciplak ögretmen olsun, is yürüsün yeter ki” demek de abes kaciyor.
Benim bahsettigim isin yürümeme ihtimali iste. Siz “korkmaya gerek yok, yürür elbet” diye gönlünüzü ferah tutuyorsunuz da ben pek rahat edemiyorum bu konuda.
kadın doktor o hastanede tek, misal kardiyolog, ürolog vs. ve erkek hastaya bakmam dedi, o hastanenin başhekimi derhal yasal işlem yapacaktır.
Inaniyor musunuz buna cidden? Bu ülkede kadinlar aksam bar cikisinda cevirme olmasin diye türban takip öyle direksiyona geciyorlar, bizzat yasadim. Hangi yasal islem?
Sizin yaşınızı bilmiyorum ama ben 28 Şubat öncesi memurların başörtülü olduğu dönemde Türkiye’de yaşadım, şimdiki tartışmaların hiçbiri yoktu, ortalık başörtülü doktor, öğretmen ile doluydu.
Valla 28 Subat 1997′yi kastediyorsaniz ben ondan 8 ay sonra Türkiye’den ayrildim, ondan önce de “ortalik basörtülü doktor, ögretmen doluydu” lafini hakli cikaracak bir manzara gördügümü hatirlamiyorum.
Ha bir de unuttum:
Birisi cikar gamali hac takar “yahudilere olum” diyebilir, otekisi “ya sev ya terket’ sloganli tisortler giyer. Baskasi da “Hz Muhammed dediginiz adam kilibik sunepenin biriydi. Guclu ve zengin karisi olup gidene kadar ona itaat etti” diyebilir ve fikir ozgurlugunu kullanir.
Elbette, aynen öyle.
Dalga gectiginizi varsayiyorum.
Ben Fethi Bey’in, kulağa tırmalayıcı gelen bu argümanları, insanlar özgür bırakılırsa korkulduğu kadar büyük çatışmalar olmayacağı iddiasını vurgulamak için kullandığını düşünüyorum… Bir nevi edebi sanat hesabı…
Cüneyt,
Realiteden uzaklığı sizin rivayetiniz ama evet, bu işler sizin ciddi zannettiğiniz tonla çözülme noktasını geçmiştir.
Tasavvur etmiyorum, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ne takarsa taksın hakim olabilmeli diyorum. Tasavvurdan öte, bu zaten olması gereken. Sizin derdiniz ne? Olmasın demiyorsunuz da “bu işe milliyetçiler izin vermez” mi diyorsunuz, tam anlayamadım.
Diğerlerini de biliyorum, şurada azınlık konusunda kelle koltukta bir alay yazı yazdım. Hrant Dink katledildiği günlerde, Ermeni meselesi gündemde olduğu zamanlarda az mı burada klavye eskittik? Benim türban üzerine yazı sayım 5-6 adedi geçmez, genel özgürlükler esas prensiptir, bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.
Kaldı ki diğerleri birşey çekiyor diye başörtülü insanlar da eziyet çekmeli sakat bir düşünce. En azından ben gayri ciddi de olsam ciddiye alınıyorum ama şu lafın tutulacak yeri yok.
Siz “korkmaya gerek yok, yürür elbet” diye gönlünüzü ferah tutuyorsunuz da ben pek rahat edemiyorum bu konuda.
Niye? Biri bu zamana kadar birşey mi dedi? Fazla Hürriyet, Milliyet okuyor olabilirsiniz. Karabasan senaryosu orada yazılıyor daha çok.
Bar çıkışı çevirme işi çok güzel bir mantık, bakın polis bile “başörtülü adamdan zarar gelmez” diyor. Siz ise korkuyorum diyorsunuz.
Öte yandan, başörtülü kadın doktor erkek hastaya bakmaz masalının Türkiye’de örneği yoktur. Dediğim gibi Hürriyet okuruysanız iş değişir tabii. Bakmazsa da kendi bilir, döner sermaye gelirini kaybeder, müşterisi azalır. Siz de gider başka bir doktor bulursunuz, maşallah Türkiye’de Çin’e yetecek doktor var büyükşehirlerimizide. Başka zavallı erkek hastalar için de bu kadar dertlenmeyin, herkes kendi işine baksın. Ha, unutuyordum, peki kadın hastaya bakmam diyen erkek doktoru ne yapacağız, bakın başörtüsü de takmıyor. (Gayri ciddi mi buldunuz? Eh kendi sözlerinizle kıyaslayın isterseniz).
Yasal işlem konusunda da şunu söyleyeyim, nasıl şimdi başı açık doktora karşı bir yasal işlem nadiren yapılıyorsa ve bunun sebebi de doktorun başı değil başhekimle doktorun ahbaplığı ise, başı örtülü doktora soruşturma açılmamasının sebebi de aynı ilişki olur.
Çoktu, en azından var olduklarını fark edebiliyordunuz. Bugün ise ya peruk takıyor, ya başını açmış ama içi kin dolmuş, ya da işsiz evinde oturuyorlar. Serbest kalırsa üçte bir kadar başörtülü memur olacağını zannederim. Ve bundan da gocunmam, zira birinci derece tanıdıklarım içinde hem başı açık hem de örtülü olanları var, kimse de ülkeyi dönüştürmeyi düşünmüyor. Herkes ekmeğinin derdinde.
Paranoyayı bırakmak, marjinal ve gülünç örneklerden genelleme çıkarmaktan vazgeçmek lazım.
Hayır, bilakis aynen öyle düşünüyorum. Gamalı haç, tişört, küfür vs. bana göre zararlı değildir. Zararlı olan her sevmediğini yasaklamaya kalkan devletçi, toplumu koruduğunu zanneden man-kafadır. Bu kafa yüzünden uyduruk marjinal bir görüş halinde eriyip gidecek saçmalıklar silahlı, saldırgan örgütlere dönüşüyor.
Geniş olun biraz.
Cuneyt bey,
Fakat sizin bu ülkede türbanlilar haricindeki “digerleri”nin cektiklerini, yapAMAdiklarini bilmediginize inanmiyorum.
Bu memlekette kadin olmak kolay degil eger evin/ailenin disinda bir hayat olacaksa. Onu kastediyorsaniz hemfikirim. “Acik” olmanin da, Merve hanimin ima/isaret ettigi “Allah’in dedigine karsi cikiyorsun” tipi ithamlara maruz kalma hali disinda dezavantajlari var. En bastinden taciz olmasa da sarkintilik, yolda yuruken yaninda araba durmasi filan gibi isler olabiliyor. Bunlar tamam, bunlara engel olmayanin devlet oldugu hatta devlet gorevlilerinin de cirkin sekilde davranabildigi de dogru ama kanun veya yonetmelikle yapilan bir is degil bu.
Bir de Merve Atatürk’ü neden zikretmemiş, herkes aleyhine birşey söylemiş de o yok. Halbuki bu ülkede Hz. Muhammet aleyhine söz söylenebilir, ya sev ya terk et de denir, Gamalı Haçı aratmayacak azınlık, rahip katillerimiz vardır ama Atatürk’e bir bilim adamı dahi eleştiri getirse hakkında hapis cezası ile dava açılır.
Merve, var mı bir izahı?
# knz - 21 Oca 2008 - 12:30 pm
yukarda cümle hatası düzeltiyorum.
sizin yüünüzden üniversiteye girişte yasak KALKMAYACAK
:)))
Fethi bey,
Gamalı haç, tişört, küfür vs. bana göre zararlı değildir. Zararlı olan her sevmediğini yasaklamaya kalkan devletçi, toplumu koruduğunu zanneden man-kafadır. Bu kafa yüzünden uyduruk marjinal bir görüş halinde eriyip gidecek saçmalıklar silahlı, saldırgan örgütlere dönüşüyor.
Hmm. Yok. Bunlari toplumlardan bagimsiz olarak marifet gosteren ozgurlukler olarak dusunmek dogru degil. Pekala da ozgur bir ortamda marjinal olarak baslayan bir akim bol taraftar bulup hakikaten yikici/zararli hale gelebilir. Toplumun, bu tip seylerin guclenmesine engel olacak kanundan baska araci yoktur demek istemiyorum — vardir. Vardir ama her toplumun bunu becermesi de mumkun olmayabilir. Bir garantisi yok bu islerin, hatta ozgur toplumlarda bireyin uzerinde cok daha fazla sorumluluk var denebilir belki.
Gamali hac dendi de, ‘birakilirsa marjinal kalir’ ornegi cikabilir oradan. Almanlarin bir kendini koruyan militan demokrasi (uyduruyorum tercumeyi bilen duzeltsin) doktrini var artik o yuzden. Hep hayret etmisimdir niye bizim ulusalci yazarlar onu kullanmazlar diye. Neyse Almanca bilmiyorum, Ingilizce bir link vereyim ve girisinden alinti yapayim:
“If there be any among us who wish to dissolve this union, or to change its republican form, let them stand undisturbed, as monuments of the safety with which error of opinion may be tolerated where reason is left free to combat it.”[1] The framers of the German Grundgesetz (Basic Law or Constitution) of 1949 [2] had lost Thomas Jefferson’s optimistic faith that the self-healing powers of reason would render a democratic polity immune to totalitarian temptation. The Weimar Republic had proved defenceless against the rise of a totalitarian movement, which availed itself of the democratic process as a Trojan horse in its effort to establish a brutal dictatorship.
Devami:
http://www.germanlawjournal.com/article.php?id=332
Kolayima geldigi sekilde, sondan baslayayim
Fethi
Ataturk’ten bahsetmedim cunku artik acik ve yakin etken olmaktan cikti o. Onun yerine neo-Hizbullah ozgurlukculeri (!) var.
Kufur konusundaki genis iskembeliliginizi sizin mahreminize (varsa esiniz ya da kiz arkadasiniz, veya anneniz vs) yonelik birseyler soylendiginde test edebilecegiz ancak. O yuzden, bir erkek arkadasimizi goreve (!) cagirmak gerekiyor. Daha da iyisi, sizi gercek kimliginizle taniyan birisinin bunu yapmasi.
Recep
“Bu Allah’in buyrugudur” demenin her tarafi dayatmadir. Dayatmadir cunku herkesin inandigi Allah ayni degil. Dayatmadir cunku herkes Allah’a inanmak zorunda degil. Dayatmadir cunku o soylenenler birisi tarafindan aktarilmis sozlerdir. Buna da kimileri “uydurulmus sozler” diyebilir. Uydurulmus olduguna inanan birisine bunlari soylemek ve uymasini beklemek dayatmadir.
Daha sayayim mi?
Sizin asagilama saydigin seyi bir baskasi ozgurlugunun bir parcasi sayabilir. Ya da sizin normal kabul ettigin seyi bir baskasi hakaret kabul edebilir. Ornek mi istiyorsun: Yaklasik bir milyar hintli inege kutsal gozuyle bakar. Siz (veya bu ulkedeki milyonlarca insan) inek eti yiyor musunuz yeniyor musunuz?
Iste bu yuzden bir cerceve gerekiyor.
Ha bir de unuttum:
Birisi cikar gamali hac takar “yahudilere olum” diyebilir, otekisi “ya sev ya terket’ sloganli tisortler giyer. Baskasi da “Hz Muhammed dediginiz adam kilibik sunepenin biriydi. Guclu ve zengin karisi olup gidene kadar ona itaat etti” diyebilir ve fikir ozgurlugunu kullanir.
Elbette, aynen öyle.
Dalga gectiginizi varsayiyorum.
Hayır, bilakis aynen öyle düşünüyorum. Gamalı haç, tişört, küfür vs. bana göre zararlı değildir. Zararlı olan her sevmediğini yasaklamaya kalkan devletçi, toplumu koruduğunu zanneden man-kafadır. Bu kafa yüzünden uyduruk marjinal bir görüş halinde eriyip gidecek saçmalıklar silahlı, saldırgan örgütlere dönüşüyor.
Geniş olun biraz.
Ben genisim de arada Hitler’in Kavgam’ini okuyan mankafalar o zirvalari Türkiye’ye uyarlayip Yahudi ve Hristiyan avina cikiyorlar.
Söyledikleriniz bastan asagi yukarida yazdigim gibi: Bol keseden salliyorsunuz demeyecegim agir kacacak, ama desteksiz atiyorsunuz.
Cuneyt bey,
Fakat sizin bu ülkede türbanlilar haricindeki “digerleri”nin cektiklerini, yapAMAdiklarini bilmediginize inanmiyorum.
Bu memlekette kadin olmak kolay degil eger evin/ailenin disinda bir hayat olacaksa. Onu kastediyorsaniz hemfikirim.
“Türbanlilar haricindeki digerleri”nden kastim ülkedeki hristiyan azinliklar, diger kadinlar degil. Türbanlilar azinlikmis gibi yapiyoruz ya. Dolayisiyla sorumu bir kere daha sorayim:
Gregoryen cemaatinden hacli kolye takan bir hanim hakim tasavvuru hakkinda ne düsünüyorsunuz?
“Yeter ki âdil olsun, ne var canim?” diye sallamadan önce Türkiye’nin gerceklerini, daha gecen ay bilmem hangi takimin formasinda haca benzer bir sey var (ya da hac, farketmez) diye Avrupa’da mahkeme kapilari asindiran bir millet oldugumuzu hatirlayin önce.
Bülent Bey,
Ben buna hayır demiyorum. Şiddete bulaşacağı noktaya kadar yapacağınız şey yasaklama olmamalı. Aklı başında insanların bunlara karşı yazıp çizerek vereceği mücadele yasaklamakla yerin altına itmekten daha etkili olur.
Ben de zora talip oluyorum ne yapalım, yoksa devlet bassın sopayı, çoğunluk lehine tüm kararlar alınsın, azınlık da buna uysun der yan gelir yatardım. Ben Türkiye şartlarında epey beyaz sayılacak bir adamım.
Gamalı haç konusuna gelince, genelde ülkelerin içe kapanık ekonomik modeller benimsemesi bu tür hareketleri arttırıyor olabilir. Özgür toplum ekonomik açıdan da özgür olmalı.
Almanya’da gamalı haç ve Nazilere özgü işaretlerin kullanımı serbest olmalı, zannedersem sadece Yahudiler yakılmadı gibi sözler söylemek yasak.
Cüneyt,
Böyle olduğunu zannediyorsanız çok derin bir filozof olduğunuz izlenimi yok olabilir, haberiniz olsun.
Cuneyt bey,
“Türbanlilar haricindeki digerleri”nden kastim ülkedeki hristiyan azinliklar, diger kadinlar degil.
Ben yanlis anlamisim. Hristiyanlara gitmeye gerek yok, Alevilere niye normal/iyi davranilmasi gerektigini ‘onlar da Muslumandir’ diyerek destekleyenler cok (yani insan olmak yetmiyor, vurgu Islam’a). Daha birsey dememe gerek yok herhalde. Yalniz memleketi Turklestirme/Muslumanlastirma projesi ‘turban’ denen basortuyu baglayan kesimin projesi degil bence.
Gregoryen cemaatinden hacli kolye takan bir hanim hakim tasavvuru hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Bence bir mahzuru yok da, burasi oyle bir memleket olsa bunlari konusmuyor olurduk zaten diyorum.
Merve,
İyi de sonda kalmışsınız, başta ve ortada yazılanlara birşey dememişsiniz, ümitlenmiştim halbuki.
Niye, durduk yerde birine küfür eder misiniz? Biri neden ana avrat bana küfür etsin yok yere? Diyelim etti, ne yapayım, ben de ona küfürle mukabele ederim. Aklınızda başka birşey mi var?
Tabii siz hanım olduğunuz için şimdi ağzınızı bozmazsınız, ben bir arkadaşa rica ederim namınıza
İnternetten biri rica etti, bakalım ne tepki vereceğim derim.
Fethi bey,
Ozellikle o linki verdim, cunku benim de kulagima hos gelen ve sizin dediginizi destekleyen bir alintiyla basliyor (Jefferson’dan). Devaminda da ‘biz de boyle dusunduk, olmadi, memleketimiz basimiza yikildi, artik boyle dusunmuyoruz’ mealinde birsey var. Yoksa gayet tabii katiliyorum dediklerinize. Memlekette her laf iyice politize olup dibi cikartildigi icin ‘her zaman tehlikenin farkinda olunmali’ diyecekken diyemiyorum, Amerikali’dan alinti yapayim bari:
“The price of freedom is eternal vigilance.” (Bu da Jefferson)
Fethi Bey,
Ben derin bir filozof falan degilim zaten. Fakat siz Türkiye’de bu dedigimin olmadigini düsünüyorsaniz ayda yasiyorsunuz izlenimi hâsil olacak, sizin de haberiniz olsun.
6 ay önceydi sanirim, Nihat Genc’in internet sayfasindan fasikül fasikül Kavgam’i okuyabiliyordunuz, altindaki “okuyucu yorumlarini” görmenizi isterdim.
Neyse, fazla uzatmanin lafi yok. Sanirim 5. defa olacak, Gregoryen, hac kolyeli hakim sorumu soracaktim, baktim sürekli cevap vermekten imtinâ ediyorsunuz, vazgeciyorum, faydasi yok.
Almanya’da gamalı haç ve Nazilere özgü işaretlerin kullanımı serbest olmalı, zannedersem sadece Yahudiler yakılmadı gibi sözler söylemek yasak.
Serbest oldugunu sandiginiz seyler de yasak. Serbest olmasini isteyenler de liberaller degil, Solingen’de Türkleri cayir cayir yakan neonaziler.
Fethi
Basta ve ortada soyledikleriniz arasindan yanit vermek geregi duyacak derecede samimi olduguna inandigim pek bir sey yoktu. Ama, madem istediniz kisaca degineyim.
Devletin bir seye karismamasini isteyen siz, nasil oluyorsa, “konunu begenmiyorum, git yikan” diyebilecek. Eee. Peki. Adam\kadin yikanmadi. Reddediyor. Ustelik adamin\kadinin inanci boyle (bakiniz internet). O zaman ne olacak?
Diger taraftan: “Devlet memuru” kelimesi sizin icin sihirli ve antipatik bir kelime midir?
Cok sayida insani calistiran baska isletmelerden devletin ne farki var?
Sirf ozel sektordur diye, calisanlarina DNA testi yapmasina izin mi veriyorsunuz? Ya da, irk\mezhep\cinsiyet ayrimi yapmalari serbest mi olacak?
Animsatayim: Yukarida birisi “canim oyle istedi” demeyi mesru saymisti.
Durduk yerde birisinin cani isteyebilir.
“Yok yere” degil. Cani oyle istedi. Keyfinin kahyasi misiniz? Eder eder. Istedigi kadar ve istedigi zaman eder. Kota mi var? (!)
Iyi de, onun karisi\kizi\annesi yok, yasamiyor ya da yuzunu hic gormemis. O yuzden aldirmiyor, habire size kufrediyor..
Bunun sinanmasi gerektigi var.
Danisikli dovus olmasin. Siz acik adresinizi yazin, isteyen test yapmak konusunda ozgur olsun.
Ne dersiniz?
Bülent Bey,
Cüneyt bey gibiler konuyu anlamakta zorlanıyor ama kabul etmek lazım ki AKP başörtüsü dışındaki alanlarda açılıma niyetli değil. Mesela 301. madde hala sürüncemede. Halbuki AKP istese kendisini destekleyen büyük güruha bu konuda yol aldırırdı. Belki başörtüsü çözülürse diğer işlere de sıra gelir.
Herkesin inandığı Allah farklı ise, başka türlü bir Allah’a inananb biri için “Bu Allah’ın buyruğudur” demenin dayatmayla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Böyle diyenin karşısındaki “sana göre öyle; benim Allah’ım farklı” der işin içinden çıkar. İşin içinde küfür yok, hakaret yok, baskı yok, şiddet yok… Nasıl bir dayatma oluyor? Her söylenene başkaları tarafından gerçek dışı şerhler koyulursa işi paradoksa sürüklenir. Dinini ve inancını zorbalık etmeden, şiddete başvurmadan yaymak ve tanıtmak da bir özgürlüktür.
Ne sayacaksınız ki? Hem daha meselenin özüne gelememişsiniz, kıyısında dolanıp duruyorsunuz. Saysanız kaç yazar?
Ben onu kılık kıyafet özgürlüğü bağlamında söyledim. Akabinde de hakaret etmenin benim özgürlük anlayışımla bağdaşmadığını yazdım… Ne bu şimdi? N’oluyoruz?
Merve,
Aslında anlayışsız biri değilsiniz ama herhalde eğlence arıyorsunuz, ben de müşteri memnuniyeti esastır:
Ben devlet memurunu kastediyorum. Devlet yanında çalışana bu şekilde karışabilir, o da temizlenmezse işten atar. Sıradan vatandaş yıkanmasa ne olacak.
Tersine, devlet memuru bana göre özel sektördekine göre daha titiz olması gereken, hatta uğraştığı iş gereği daha önemli bir adamdır. O sebeple diyorum ya başörtülü denmesin, her hak eden bu işe girebilsin diye.
Ne yapayım canım, elin manyağıyla ben de manyak olacak değilim ya. Varsın konuşsun. Ha, iyice kafamı şişirirse küfrettiği için değil ama rahatsız ettiği için maaşlı emniyet mensuplarına başvururum
Recep
Kac Alevi kendini Musluman sayiyor?
Cok degil.
Kendini Sunni sayan?
O da cok degil.
Saz calip dem cekerek ibadet etmelerine izin veriliyor mu?
Yok.
Neden.
Cunku, birilerinin Allah’i farkli buyurmus-mus.
Degil mi?
Meselenin ozune gelmeyi bir daha gozden gecirseniz nasil olur?
Fethi bey,
Ilginc, bilmiyorum. Sebebinin ne oldugunu biliyor musunuz?
Kanadanin meshur bir kahvecisi var; Tim Hortons. Bizim birine yol tarif ederken surdaki camiyi gecince isiklardan don dedigimiz gibi, burda da cogunlukla su Tim Hortonsdan diye tarif ediliyor, cunku herkes nerde Tim Hortons var biliyor. Food courtlarda 3-5 tane kahveci olmasina ve sira olmamasina ragmen Tim Hortons larin onunde uzun bi kuyruk olur. Boyle sevilen biryer. Gecenlerde ogrendim; bu kahvecilerden isletebilmek icin evli olmak gerekiyormus, bekarlara vermiyorlarmis.
Ulkerinki de boyle bir durum mu acaba diye dusundum? Erkekler ev gecindiriyor falan diyerekten evli erkek mi calistiriyorlar sadece? Yoksa cok mu iyiniyetli dusundum.
Burda boyle yerler var. Single parent lere engellilere oncelik taniyan bazi kuruluslar var.
Ozel sektor istedigini yapsin sozlerinize katilmiyorum. Turkiyedeki yasaklar ortaminda cok mu utopik kaliyor devletin esit hizmet verdigi ve haksizlik yapilmasini onledigi durumun olabilirligi. Devlet esit hizmet vermekle, istidam etmekle yetinmemeli, ozel sektorde de kimsenin din, dil, irk, cinsiyet ayrimciligina ugramadigina emin olmali.Burda isbasvurusu vurusu yaparken doldurdugunuz formda cinsiyetiniz, dininiz, kokeniniz sorulamaz. Sen su renkdensin su dindensin bu sebebple seni almiyoruz denilemez. Ve dahi, yine de olabilecek ayirimciligi onlemek icin her isyerinin belirli oranda “gozle gorunur farkli” calistirmasi sarta baglanmis. Yani bi isyerinde sadece white, Turk vs calistiramazsiniz. Mutlaka belirli bir oranda rengi, irki, dini, kulturu gozle gorunur sekilde farkli olanlardan calistirmak zorundasiniz.
Fethi
Hersey bedeli kadar degerli. Burasi da bedava. Felsefesi de sig. O yuzden eglence aramiyorum artik. Buldum.
Cifte standarti savunmayiniz. Devlet de bir isveren. Ozel sektordeki de bir isveren. Ozel sektordeki istedigi gibi yapabiliyorsa, devlet de yapar. Yapamiyorsa, yapamaz.
Simdi de devlet memurunu kutsamak zamani galiba. Is garantisi ve bazi kisitlamalar haric ne farklari var?
Ozel bir hastanedeki hemsire ile devlet hastanesindeki hemsirenin ne farki varmis ki? Neden devlet hastanesindeki daha onemli? Devlet ormanini bekleyen bekci ile Ulker’in kapisindaki bekci arasinda cok fark mi var?
Kimin neyi hakettigine isveren mi yoksa basvuran mi karar veriyor?
Olsun. Siz yine de adresinizi bir yazin isterseniz. Bakalim kafa sisirme esiginiz nedir? Maasli emniyet mensuplari da sizin gibi mi dusunecek, yoksa kufredenin ozgurlugune mi saygi gosterecek.
Fethi bey,
Ilginc, bilmiyorum. Sebebinin ne oldugunu biliyor musunuz?
Kanadanin meshur bir kahvecisi var; Tim Hortons. Bizim birine yol tarif ederken surdaki camiyi gecince isiklardan don dedigimiz gibi, burda da cogunlukla su Tim Hortonsdan diye tarif ediliyor, cunku herkes nerde Tim Hortons var biliyor. Food courtlarda 3-5 tane kahveci olmasina ve sira olmamasina ragmen Tim Hortons larin onunde uzun bi kuyruk olur. Boyle sevilen biryer. Gecenlerde ogrendim; bu kahvecilerden isletebilmek icin evli olmak gerekiyormus, bekarlara vermiyorlarmis.
Ulkerinki de boyle bir durum mu acaba diye dusundum? Erkekler ev gecindiriyor falan diyerekten evli erkek mi calistiriyorlar sadece? Yoksa cok mu iyiniyetli dusundum.
Burda boyle yerler var. Single parent lere engellilere oncelik taniyan bazi kuruluslar var.
Ozel sektor istedigini yapsin sozlerinize katilmiyorum. Turkiyedeki yasaklar ortaminda cok mu utopik kaliyor devletin esit hizmet verdigi ve haksizlik yapilmasini onledigi durumun olabilirligi. Devlet esit hizmet vermekle, istidam etmekle yetinmemeli, ozel sektorde de kimsenin din, dil, irk, cinsiyet ayrimciligina ugramadigina emin olmali.Burda isbasvurusu vurusu yaparken doldurdugunuz formda cinsiyetiniz, dininiz, kokeniniz sorulamaz. Sen su renkdensin su dindensin bu sebebple seni almiyoruz denilemez. Ve dahi, yine de olabilecek ayirimciligi onlemek icin her isyerinin belirli oranda “gozle gorunur farkli” calistirmasi sarta baglanmis. Yani bi isyerinde sadece white, Turk vs calistiramazsiniz. Mutlaka belirli bir oranda rengi, irki, dini, kulturu gozle gorunur sekilde farkli olanlardan calistirmak zorundasiniz.
Gorgu kurallari geregi erkek kadina elini once uzatmaz Cuneyt bey, kadinin ONCE elini uzatmasini bekler. Elini uzatmadiysa uzatmaz. Ozellikle karsindaki kisinin acikca gorunen islami hassasiyetleri oldugu ortada iken.
Muhtemelen kadinda sizin hareketinizi BON ve HODUKCE bulmus olabilir. Sizin bulusunuzdan daha saglam gerekceleri oldugu kesin! Musluman bir ulkede basortulu bir kadina el uzatmaniza da; “ayrica BUNU IYINIYETLE YAPTIGINA INANMIYORUM” diyebilir. Bunlar yarin bi gun doktor olsa elimi degil kimbilir nerelrimi elliyeceler diye dusunmus olabilir. Malumunuz; basortulu doktorun erkek hastasina bakmamasindan kat kat fazladir erkek doktorun kadin hastasini taciz ettigi durumlar. Nasil? Mantik yolunuzun size dokunan kismini nasil buldunuz?
Ya da buyuk ihtimalle sizin gibi yapmamis, bunlarin hic birini dusunmemistir.
Bir ustteki yorumumun slinmesini taleb ediyorum.
Cuneyt bey
Siz Fethi beye sorup duruyorsunuz, ben de sizin hac takan kisinin hakim olabilirligi hakkinda ne dusundugunuzu merak ettim. Basortulu doktorun erkek hastasina bakmayacagi korkusu olan sizin hacli kisi ile ilgili korkulariniz da var mi, yoksa basortululere ozel mi korkulariniz?
Gorgu kurallari geregi erkek kadina elini once uzatmaz Cuneyt bey, kadinin ONCE elini uzatmasini bekler. Elini uzatmadiysa uzatmaz. Ozellikle karsindaki kisinin acikca gorunen islami hassasiyetleri oldugu ortada iken.
Muhtemelen kadinda sizin hareketinizi BON ve HODUKCE bulmus olabilir. Sizin bulusunuzdan daha saglam gerekceleri oldugu kesin! Muslumanlarin cogunlugu oldugu bir ulkede basortulu bir kadina el uzatmaniza da; “ayrica BUNU IYINIYETLE YAPTIGINA INANMIYORUM” diyebilir. Bunlar yarin bi gun doktor olsa elimi degil kimbilir nerelerimi elliyeceler diye dusunmus olabilir. Malumunuz; basortulu doktorun erkek hastasina bakmamasindan kat kat fazladir erkek doktorun kadin hastasini taciz ettigi durumlar. Nasil? Mantik yolunuzun size dokunan kismini nasil buldunuz?
Ya da buyuk ihtimalle sizin gibi yapmamis, bunlarin hic birini dusunmemistir.
Muhtemelen kadinda sizin hareketinizi BON ve HODUKCE bulmus olabilir. Sizin bulusunuzdan daha saglam gerekceleri oldugu kesin! Musluman bir ulkede basortulu bir kadina el uzatmaniza da; “ayrica BUNU IYINIYETLE YAPTIGINA INANMIYORUM” diyebilir. Bunlar yarin bi gun doktor olsa elimi degil kimbilir nerelrimi elliyeceler diye dusunmus olabilir. Malumunuz; basortulu doktorun erkek hastasina bakmamasindan kat kat fazladir erkek doktorun kadin hastasini taciz ettigi durumlar. Nasil? Mantik yolunuzun size dokunan kismini nasil buldunuz?
Valla Betül Hanim,
Birincisi öyle “görgü kurallari geregi erkek kadina elini önce uzatmaz” yaklasiminda biri gibi durmuyordu, ne yalan söyleyeyim.
Ikincisi en son 6 ay önce bir is gezisi icin Iran’da oldugumdan kadinlara her zaman el uzatilmayacagininda bilincindeyim. Fakat Türkiye’de böyle bir sey görmek beni rahatsiz etti. Olay bundan ibaret. Ben Iran’dakini de bön ve hödükce buluyorum, bunu belirteyim. Allah’tan orada kadinlar Suudi’lerde oldugu gibi araba kullanmaktan bile men edilen bir durumda degiller de kenarindan kösesinden günlük hayata da karisiyorlar. Aslinda bizim türbanci taifesini toparlayip bir Iran gezisi falan yaptirmali. Millet basini acabilmek icin nasil yirtiniyor, göstermeli.
Ha bu arada, eger babaannesini ziyaret ettiginiz torun size yüzünüze gülerek elini uzattiginda akliniza “bunlar yarin doktor olsa kimbilir neremi elleyecekler” düsüncesi geliyorsa bence bir psikologa görünün.
Dolayisiyla sorunuza el cevap: Mantik yolumun bana dokunan kismini oldukca sacma buldum.
Betul hanim,
Sizin bulusunuzdan daha saglam gerekceleri oldugu kesin! Musluman bir ulkede basortulu bir kadina el uzatmaniza da; “ayrica BUNU IYINIYETLE YAPTIGINA INANMIYORUM” diyebilir.
Hakikaten var mi boyle birsey? Ve yaygin mi? El sIkIsmak pek alinda kalmamis ama bir suru basortulu teyzenin elini kapip opmuslugum vardir benim (sirf cocukken de degil, hatta gecen sene bile yapmis olabilirim). Usulen hani opturmeyeyim diye naz yapip kacirirlar zannederdim ben, simdi bir ‘acaba’ dedim icimden. Bana kimse boyle birsey soylemedi? Anneannemin de elini operlerdi, ‘adam elimi tuttu, eyvah’ demezdi. Bu protokol sadece sIkma icin mi gecerlidir, el opmek de dahil mi yoksa buna?
Cerceve dedigim zaman ben de bunun gibi seyleri kastetmistim. Gorgu kurallari yazili kanun degil; toplumun uzerinde anlastigi ya da oyle sayilan seylerdir. Yukarida anlatilan sekil ise herhalde gecen yuzyilin ortalarindan kalmis bir kitaptan alinmadir. Bugun artik boyle seyler yok, cok sukur.
Evet. Bu ozgurlugu vardir.
Ama, musluman bir ulkede bir kadina bir erkek el uzatamiyorsa, bir kadin da bir erkege el uzata-ma-mali degil midir?
Bu kadari da tedbirlilik midir yoksa ici fesat midir artik bilemiyorum.
Mantik? Ne mantigi?
“Doktor civanim. Ah neler istiyor canim” diye giden turkuyu de mi hic duymadik yani?
Benim abim jinekolog doktor ve kac kadin tarafindan taciz edildigini de siz bilmiyorsunuz.
Bulent bey,
haci oldum artik elimi opturmem diyenler olmadi mi etrafinizda : )
“BUNU IYINIYETLE YAPTIGINA INANMIYORUM” kismi Cuneyt bey icin gecerli. Kendi mantik yolundan gittik, kendi yaptiklari buraya cikti.
ben de sizin hac takan kisinin hakim olabilirligi hakkinda ne dusundugunuzu merak ettim. Basortulu doktorun erkek hastasina bakmayacagi korkusu olan sizin hacli kisi ile ilgili korkulariniz da var mi, yoksa basortululere ozel mi korkulariniz?
Korkularim yok. Fakat bu ülkede dedigim olayin olmayacagini biliyorum, olay o zaten. Türkiye’de özgürlük asagi, liberalizm yukari, hicbir zaman hacli kolyeli bir hakim olmayacak. Dolayisiyla o olmayacaksa neden türbanli hakim olsun? Bence ya ikisi olsun, ya hicbiri, anlatmak istedigim bu. Ve birincisinin olmayacagini bile bile türbani savunmak da bana abes geliyor.
Hem baska bir düsüncemi söyleyeyim: Bugün türbani savunanlarin büyük cogunlugunun hacli bir hakime, Türk vatandasi, dogma büyüme Türkiyeli hacli bir hakime kesinlikle tahammül edemeyeceklerini de biliyorum. Bu sartlarda da kimse benden özgürlük vs. ayagina türbani savunmami beklemesin.
Benim düsüncem bu.
Betul hanim,
haci oldum artik elimi opturmem diyenler olmadi mi etrafinizda : )
Valla hacilar var ama o lafi hatirlamiyorum. Ne bileyim bana el opulur diye ogrettiler, opup dururum iste kaciran da kiberik/naz ediyor diye dusunurum (oyledir de cogunlukla, sevinirler aferin derler sonra guresi kazanip eli opunce). Simdi tacizci gibi hissettim kendimi valla. Nasil yapacagiz bu isi pekiyi? Teyzecim opturur musun mu denecek?
Vallahi ben meselenin özündeyim ama sizin niyetiniz yok galiba… Neyse… Hangi bağlamda konuştuğumuzu da tek tek açıklamak zorunda kalacağız anlaşılan…
Siz ne dediniz?
“Bu Allah’ın buyruğudur” demek dayatmadır…. Bunu bir Alevi’ye söylersek ona dayatmada bulunmuş olacağız… Hmm… Sizden ricam önce bunu açmanız…
Bu arada, tanımadığım kişilerin bana doğrudan ismimle hitap etmesi (yani “bey”siz) beni irrite eder… Not olarak belirtmek istedim…
Hac takan bir hakimi bir yana birakalim; bakalim piskopos olan bir Turk ne kadar yasayacak?
Yarım saat bir yere gittim, kim ne demiş belli değil. Hayırlısıyla bir ucundan yakalayabilmek de zor.
Farketmez. Siz karsinizdakine KADINa hoduk derken, en azindan goru kurallari icinde hareket edip etmediginize bari bakmali degilmisiniz? Ki, bu gorgu kurali olmamis olsaydi bile insaniyet geregi karsinizdaki insanin hassasiyetlerini goz onune alir sekilde davranmaniz gerekirdi.
Bir yanlis daha. Ben Irana gitmedim, ama cok Iranli taniyorum. Basaciklik yasagi haricinde kadinalrin hayata karismalari konusunda Turkiyeden cok cok ileri Iran.
Hah ha ha.. Aslinda bizim laikci kesimi toplayip Irana goturmeli, bakin bu yasak bi bizde bi de Iranda var denmeli. “Millet basini acabilmek icin nasi yirtiniyor….” Yani ne demek istiyorsunuz? Yasaklar kotu biseydir mi? Insanlarin basindakine ayagindakine karismayin deli misiniz mi? Yoksa basortu yasagi iyidir aciklik yasagi cok kotudur mu? kendi sozleirniz kendi ayaginiza dolaniyor.
Hah soyle… Elbette sacma. Ama bunu size uyarlamadan once de anlayabilmeniz daha guzel olurdu. Bu durumda kendi tavsiyenize uyup en yakin pssikologun yolunu tutmanizda fayda goruyorum, sizin mantik yolunuz basortulu kadinin sizin elinizi sIkmamasindan cikip doktor olsa erkekleri muayne etmeyecege varan yol olduguna gore.
Bu arada Firefox ne halt etti, yer imleri klasörler filan kaybolmuş.
Vallahi ben meselenin özündeyim ama sizin niyetiniz yok galiba… Neyse… Hangi bağlamda konuştuğumuzu da tek tek açıklamak zorunda kalacağız anlaşılan…
Siz ne dediniz?
“Bu Allah’ın buyruğudur” demek dayatmadır…. Bunu bir Alevi’ye söylersek ona dayatmada bulunmuş olacağız… Hmm… Sizden ricam önce bunu açmanız…
Recep Bey,
Ben bugüne kadar bir sünniyi alevi yapmaya calisan bir aleviye rastlamadim, sünnilere gayrimüslim gözüyle bakan aleviye de rastlamadim (inancli ve ibadetinde bir Müslüman olarak söylüyorum bunu. Ne o, sasirdiniz mi? Türbana karsi olup ibadetinde olamaz mi insan?)
Fakat bu ülkede alevilerin ne cektigini burada anlatmama gerek yok herhalde.
Diyanet isleri denen kuruma, icinde temsil edilen cemaatlere, dolayisiyla devletin kimlere destek ve arka ciktigina, kimleri yok saydigina bir bakin Allah askina. Sonra soruverin “sünni Allah’in buyrugu deyince dayatma oluyor da alevî deyince neden olmuyor?” diye.
Elbette ikiside olsun. Nasrettin hocanin suya gonderdigi oglunu daha testi kirilmadan tokatladigi gibi develtin de cesitli vatandaslarini ortada bisey yokken tokatlamasinin manasi yok. Size abes gelmemeli cunku hic bir hac takan kisinin universitelere giremeyecegi, calisamayacagi devlet kanunu ile yasak degil. Ortada birinin yasaklanmasi var, digerinin olmamasi.
Recep
Once en sondaki:
Buradaki gelenegin boyle oldugunu dusundurtecek yeterince isaret var. Bana da kimse sormadi nasil bana hitap edecegini.
Diger taraftan, biz okulda docenleri gectik, kelli felli hocalara ilk ismiyle hitap ediyoruz. Siz de alisirsiniz. Alisamazsaniz da bunu benim ozgurlugume verin gitsin.
Islam’da mey de yasak musiki ile ibadet etmek de yasak. Alevilikte de ise degil. Hatta, saz calip dem cekerek ibadet etmek var.
Simdi. Birisi cikip “siz de muslumansiniz” ve “Allah’in buyrugu boyledir” diyerek mey\dem ve saz\muzik gibi seyleri yasaklarsa bu dayatma midir degil midir?
Meselenin ozu bu: Birisine gore bir sey Allah’in buyrugu iken, otekine gore degil. O kadar ki, inek eti yemek gibi, birisi bir seyi vazgecilmez bulurken, digeri onu kutsallarina hakaret sayabiliyor.
Anlasildi mi?
Cüneyt bey,
Yahu kaç defa cevap vereceğim, bakın yukarıda dedim ya;
Bu cevap değil mi? Ya da ben kasettiğinizi mi anlamıyorum. Gregoryeni mi olur bu çağda, hakim İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu kapı gibi bir delikanlı yahut hanımefendi ise kime ne demek düşer? Gregoryen olmayan bir sürü Sünni-Alevi hakimden de iyi olacağına eminim. Aynı müteveffa Hrant’ın bir sürü Türk gazeteciden iyi olduğu gibi.
Bir yanlis daha. Ben Irana gitmedim, ama cok Iranli taniyorum. Basaciklik yasagi haricinde kadinalrin hayata karismalari konusunda Turkiyeden cok cok ileri Iran.
Affedersiniz de sacmaliyorsunuz. Iran’in neresini gördünüz, hayata karismaktan kastiniz ne? Iran’da kadinlar belirli bir seviyeye kadar hayatin her yerindeler evet, fakat o kadar. O belirli seviyede, ben size söylemis olayim, gayet asagida. Hayir yani kötü niyetli olsam eski bir cumhurbaskanimiza nazire yapip “yallah Iran’a” diyecegim. Bence cidden bir Iran’a gidip görün.
Hah soyle… Elbette sacma. Ama bunu size uyarlamadan once de anlayabilmeniz daha guzel olurdu. Bu durumda kendi tavsiyenize uyup en yakin pssikologun yolunu tutmanizda fayda goruyorum, sizin mantik yolunuz basortulu kadinin sizin elinizi sIkmamasindan cikip doktor olsa erkekleri muayne etmeyecege varan yol olduguna gore.
Valla burada ne demek istediginizi, nasil bir cikarim yaptiginizi anlamadim ama ehemmiyet de vermiyorum acikcasi.
Bulent bey est.
O sozlerim Cuneyt beyin hanimin el vermemesinden yola cikip doktor olsa erkek hastaya bakmaz, alkolu ellemez diye bir yere varmasina, kendi yaptiginin uyarlanmasi idi.
Ne sizi, ne el opmeye veya tokalasmaya yeltenmis birbaska erkegi baglamaz.
Elbette ikiside olsun. Nasrettin hocanin suya gonderdigi oglunu daha testi kirilmadan tokatladigi gibi develtin de cesitli vatandaslarini ortada bisey yokken tokatlamasinin manasi yok. Size abes gelmemeli cunku hic bir hac takan kisinin universitelere giremeyecegi, calisamayacagi devlet kanunu ile yasak degil. Ortada birinin yasaklanmasi var, digerinin olmamasi.
Betül Hanim,
Bu size son yazisim. Cünkü görüyorum ki ya Türkiye’den kopali bayagi olmus, ya bazi seyleri anlamakta güclük cekiyorsunuz, ya da kötü niyetlisiniz.
hic bir hac takan kisinin universitelere giremeyecegi, calisamayacagi devlet kanunu ile yasak degil.
Türkiye’de hristiyan devlet memuru gösterin bana bir tane. Numûnelik bulamazsiniz. Benim hayatim gayrimüslimlerle gecti, biliyorum. “Öyle yasa yok, istediklerini olurlar” demek “Türkiye’de Kürt sorunu yok, Turgut Özal da Kürt’tü, cumhurbaskani bile oldu” demek kadar zirvalik.
Ben burada keserim, cünkü bu kadar sacma sapan bir argümantasyona karsi cikmama imkân yok.
Bu cevap değil mi? Ya da ben kasettiğinizi mi anlamıyorum
Özür dilerim Fethi Bey, yukarida görmemisim verdiginiz cevabi.
Neyse sorunu tekrar belirteyim: Siz olsun diyorsunuz da ol(a)mayacagini biliyor olmaniz lazim. Kac kisi tanidim, devlet memuriyetine basvurup KPSS’lerden son derece iyi notlarla gecip gayrimüslim olduklari icin alinmayan.
Betul hanim,
Yok yok ben de bana diyorsunuz zannetmedim ama boyle birsey varsa hakikaten insanlari rahatsiz ediyor olabilirim diye endiselendim de sordum.
Cuneyt bey
Ehemmiyet vermekle anlamak icin caba gostermekle ilgili eger anlayamiyorsaniz. Turkiyeden kolapali cok olmadi, hatta kotugumu bile soyleyemem. Kotu nietli oldugun da sizin hsnu zanniniz olsa gerek.
Ehemmiyet vermeyi denerseniz soyle:
1. Nasil sizin elini uzatmanizdan o kadinin sizin/ sizin gibilerin hoduk bon ve tacizci oldugunuzu dusunmesi sacma ise, sizin o kadinin elini uzatmamasindan cikardiginiz sonuclar da ayni derecede sacma.
2. Irana gitmedim demek Iranin hic bir yerini gormedim demek oluyor. Sormaniz cok gereksiz olmus.
3. Gayrimuslimlerin menmur olmasinin universitelere girmesinin yasak oldugunu gosterin bana? Bu konuda rektorunden danistayindan askerine herkesin bu yasagin kalkmasinin rejimi kaciracagini ve gerekirse rejimin bazi ellerle uzeltilecegi korkutmalarini gosterin. Bunu gosterirkn, bi zahmet gayrimuslim orani ile basortulu oranini da dusunun ona gore gosterin.
Yine mi anlayamadiniz;
Basortu= yasak okulda iste kamusal alanda.
Gayrimuslim= yasakdegil, yok memurlukta.
Basortulu kadin= %60
Gayrimuslim insan= %? bilmiyorum, siz cok calismissiniz siz soyleyin.
Yani;
Birinde devlet yasaklamis, bu yasagi kaldirirsaniz diye aba altindan sopa gosteriyor. Digerinde acik bir yasak yok.
Hakikaten var mi boyle birsey?
Ek sıkma konusunda değişik yaklaşımlar olabilir - yerine göre farklı yaklaşımlar olabilir. Daha geçende teknik bir işte çalışan bir türbanlı bayan ile el sıkıştım, ayıp mı değil mi aklımdan bile geçmedi.. Geri kalan abartı haberler Hürriyet dezenformasyon kampanyasının bir parçasıdır muhakak. Bazıları tüm ısrarlara rağmen götünden konuşmaya devam ediyor. Fakat şöyle bir durum var: Yalanlar iyi sprint koşabilir, gerçekler ise maratoncudur.
Bulent bey
Soylediginiz gibi naz yapan da olabilir, istemeyen de. Herhalde kisine gore degisir. Bir iki isrardan sonra birakmak mi iyi olur acaba veya digerlerine naptigina, onceki seferler nasil davrandigina dikkat etmek falan. Elini versin vermesin kulturumuzde el opmeye uzanmak saygi ifadesi olduguna gore ilk denemeden kacinmayin derim.
Umarım buradaki “özgürlükçü, liberal” arkadaşlarımız bir erkeğin de cinsiyet değiştirip, baş örtüsü takarak üniversitelere girme özgürlüğünü sonuna kadar savunuyordur. Yani ikiyüzlü olmayalım.
Merve
Bu kısma da cevap yazmıştım, uçmuş, benim eposta adresim “hakkında” bölümünde zaten açık olarak var, arzu ediyorsanız oradan küfür edebilirsiniz. Yalnız spamla uğraşmak zaman alır, niye bunu yapacağınızı bilemiyorum. Yahut Türkiye’de böyle bir yaygın durum mu var, yani anlamsız yere küfür edip bunu da sürdürenler çok mu fazla? Hürriyet gazetesi ve benim buradaki yorumcuların bir kısmı kafa şişiriyor derseniz size katılmam, şimdiden söyleyeyim.
Burada en saçma konuşanı dahi Sokratesin sohbetleri kadar anlamlı şeyler söylüyor bana göre, iyidir yazıp konuşmak. Boşa küfir edilmesi ise edenin hasta olduğunu gösterir, ben de hastalara karşı merhametliyimdir. Sadece duymazdan gelirim.
Hakan,
Aynen. Siz bunun benim tarafın-mdan öenmseneceğini mi düşünüyorsunuz?
Hayır, sizden bu cevabı vereceğinizden adım gibi emindim ve samimiyetinizden de hiçbir şüphem yok. Ama bir tek siz değilsiniz, biliyorsunuz.
Cüneyt Bey,
Anlıyorum ve durumun farkındayım, eskiden Müzmin Anonim vardı ısrarla Ermenilere mesela askerde ayrım yapılmadığını filan söylerdi, halbuki ben gayri müslimlerin enselerinden vurularak katledildiğini biliyorum. Muhtemelen daha aşağı kademelerde farklı ayrımcılıklar vardır. Maalesef toplumumuz geç açılıyor ama yine de ben sizin kadar ümitsiz değilim.
Hakan,
Anladım, ben kendi payıma konuştum sadece.
Ben de tam Turkiye’nin yazili ve yazili olmayan kanunlarindan bahsedecektim…
Turkiye’de Islahat Fermanindan bu yana Hristiyanlarin ve diger gayrimuslimlerin devlet memuru olmalarinda bir engel yoktur. Escinsellerin de yoktur. Rum, Ermeni yada Kurt olmalarinda da engel yoktur. Alevi, Sii yada Hanefi olmasi da bir engel degildir… Ibadet ozgurlugu de vardir, dusunce ozgurlugu de.
Ama realitede :
- Ermeni yada Rum iseniz onbasi bile olamayabilme ihtimaliniz vardir
- Escinsellik mesela ordudan atilma sebebidir , aynen 5 vakit namaz kildigini deklare etmek, basortulu bir hanima sahip olmak gibi.
- Mesela kabak gibi ortada bir Kurt koyundenseniz Subaylik sinavini falan agzinizla kus tutsaniz gecemezsiniz. Muhakkak elerler…
- Aleviler icin bu (cemaatin birbirini desteklemesi sebebi ile) biraz farkli da olsa ortalikta ben Aleviyim diyerek gezen bir adamin bir yere engelsiz yukselebildigi de vaki degildir.
Hos bu tum azinliklar icin de gecerli sonunda. Saklayabildiginiz ve renginizi belli etmediginiz surece Cumhurbaskani bile olabilirsiniz. Aman simitci ve kapicilara dikkat!
Bir Ani : Bizim Mulkiyeliler devlet memuru olmaya merakli insanlardir. Bizim bir arkadas vardi, iyi bir cocuktu ama oyle dinle diyanetle pek alakasi yoktu. Disisleri sinavina girdi ve sinavi gecti. Mulakatta iyi gecti bir tek guvenlik sorusturmasi kalmisti. O da genelde soyle yapilir : 1-2 devlet memuru gelir konu komsuya sizin hakkinizda soru sorar ve boylelikle guvenli olup olmadiginiz anlasilir.
Tabi arkadas gecemedi guvenlik testini… Trajikomik bir olay iste…
Arkadasin ust komsusu yasli bir nine. Bizim arkadasta devamli bakkal islerini falan yaparmis o ninenin. Memurlar gelip sormuslar alt kattaki cocuk nasil biridir diye… Ninem iyilik olsun diye cok temiz cocuk , 5 vakit namazinda! herkese yardim eder diyivermis
Ben sanki Avrupada bu tur bir olay hatirliyorum… Linkini bulabildigime gore, evet hatirliyormusum
Bu olayda herhalde “gizlendikce problem yok” gibi baslayacak. Taki insanlarin anlayabilecegi noktaya gelinceye kadar. Bazi seyler zaman aliyor. Kut diye degisemiyor insan.
Yahu biz burada lafa daldık bakın millet hangi konuyu ele almış:
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=294801
Gelen yorumlardan:
Demedim mi ben üniversitelerdeki yığılmayı kaldırmak istiyorsanız askerliği tüm Türk vatandaşına 8 ay yapın, okumuşu okumamışı eşit olsun, üniversitelerdeki öğrenciler yarı yarıya boşalır.
Diploma saçmalığını da kaldırın, tüm okuma yazma bilen vatandaşlara eşit bir sınav yapın, üniversite denen ucubeye tek tük giden kalır.
Bu da yarınki (veya bir sonraki) yazımızın konusu olsun.
(Cuma hutbelerinde hutbemizin mevzuu denir, bir gün de bugünkü konuşmamızın konusu dese adam şaşırtsa bizi.)
ah ninem ah hangi ülkede yaşıyon sen
Vallahi alıntı yapacağım yorumlar çok yukarıda kalmış… Erindim alıntı yapmaya… Anladığım şu; Merve Hanım Aleviler’e devlet tarafından sünni İslam anlayışının dayatılmasını kastediyormuş meğer… İyi de benim bunu savunduğum zaten yok, ki arkadaşlarla sohbetlerimiz de klasik “başbakan olsan ilk icraatın ne olurdu?” geyiğinin ilk maddesi Diyanet İşleri’nin kapısına kilidi vurmaktır… Ben tamamen kamu erkinden azade, kişisel/sivil ilişkiler bağlamında konuştum. Bir türlü anlaşamamızın nedeni sanırım bu… Eğer yanılıyorsam ve siz de kişiler bağlamında ele alıp, bir Sünni’nin bir Alevi’ye “Tanrı’nın buyruğu böyledir” demesinin baskı unsuru olduğunu iddia ediyorsanız, ben yine bildiğimi okurum, üstelik bu savınızdan hiç de alınmam zira ben, eşi Alevi olan bir Sünni’yim…
Fatih bey o kadar uzaga gitmeye gerek yok, burda benim bir Turk arkadasim var ayni durumda. Once cinsiyet degistirip kadin olmus, sonra ortunmus.
Verdiginiz linkte imam soyle demis; ” Sen bir kadinsin cunku artik bir erkek degilsin” Artik erkek olmayinca otomatik olarak kadin mi olunuyor, acaba tam tersi de mumkun mudur?
Betül, o kişi hiçbir zaman erkek değildi. Doğduğundan beri kadındı ama vücudu erkekti. İnsanın duyguları önemlidir, bedeni değil.
O eskiden erkek vücuduna sahip bir kadındı ve şimdi kadın vücuduna sahip bir kadın.
Betul Hanim,
Walla Fethi hoca hazretleri bu konuyu bizlerden daha iyi bilir diye dusunuyorum. Soruyu kendilerine teveccuh ederseniz sizlere cevap vermekte tereddut etmeyecegine eminim…
Cok uzaga gitmeme meselesine gelince bence siz de en az Torkiyem Torkiyem cennetim kadar uzak bir yerde yasiyorsunuz :p
Hakan
orasini bilemiyorum beni asiyor da, ben imamin; “sen kadinsin cunku artik erkek degilsin” yaklasimini ilginc buldum.
Fatih bey
Fethi bey bazen benim yazdiklarimi gorEmiyor, knz den bulasan bir durum mu acaba diye merak ediyorum. Gecen pastirmadan bahsetmistim, goremedi nedendir bilinmez.
Fethi Bey,
Belki yakinda “Can sesini yasaklayan zihniyeti gormektense , Herseyi serbest eden Turk Basbakanini gormeyi tercih ederiz” de diyebilirler… Bak ya durduk yere icimdeki Pan-Ottoman’i uyandirdilar…. Savulun bre gafiller, Yunan gardaslarimizin din ozgurlugu adina biz geliyoruz….. Ceddin deden….
Alin size daha buyuk haber!
Son cumlelere de dikkat! Adamlarin fanatikleri bile “yiyosa onlarinkini yasaklayin” diyorlar
Betul Hanim,
Yoksa bakin bana pastirmadan bahsedin nasil dokturuyorum “pastirmam pastirmam, cemenli pastirmam” deyu sarkilar soyluyorum 
Fethi hocamiz eger gormuyor ise “Bunda bir hikmet vardir” yada “acaba ne tur bir hata eettim de hazreti uzdum” diye dusunmeniz lazim
Bi hikmet varsa ya da bi hata ettiysek Fethi bey aciklarsa memnun olur, ogrenmis oluruz.
Soru sormasini ve yarismayi kazananlara pastirma hediye etmesini teklif etmistim, sizce isin icinde baska bir sebep de olabilir mi?
Konu dağılmış.Konuyu toplamak adına konuşuyorum:
“Kenan Evren tekrar siyasete atılsın.kadının başını yasaklasın.Sonra aşırı dozda çağdaşlıktan muassır falan olalım.” Kemalist,ilerici ülkemde her halt yasak zaten.
Betul Hanim,
Bence ignore ederek meseleyi gundemden uzak tutmak son derece akillica, son derece Fethi Beyce
Fethi Bey en son kazandigim domatesleri bile gondermedi.
“Pastirmayi niye gondersin” yada boyle bir yarisma yapip neden durduk yere sefil blog okuyucusuna pastirma yedirsin anlamadim
Ama kazanana feyzbuktan nazarlik yada tesbih hedayeli bi yarisma olursa iki dakikada hazirlar… Bunu da bir kenara yazin…
Hata meselesi ise oyle ulu orta yerde anlatilmaz. Siz yine de ozur dileyin derim ben. Garanti olsun
Fatih bey sizin de bi bildiginiz var anlasilan. Bu blogculardan korkulur.
Ne demis MKA “Blogcu asil duygularin insanidir”…
behçet antinacar abi neredesin eline ayağına kurban olayım…
Başbakan’ın “Milletin kıyafetine ne karışıyorsun?.. Herkes istediği gibi giyinsin, bırak…” sözü üzerine diyelim ki Anayasa değişti ve bizim Osman kırmızı benekli donla üniversiteye gitti…
Ya da ben; yılbaşından kalma ucu püsküllü huni şapkamı taktım, Başbakan’ın basın toplantısında gidip en öne mutlulukla oturdum ve göz göze geldik…
Bu anayasal bir şeydir.
Bekir Coskun
Seviye iyice dustu canim!!!
Betül,
Neden bahsettiğinizi inanın bilmiyorum, dün akşamdan beri -20 derecede kömür yakma gibi işlerle meşgulüm. Burada iş her zaman olduğu gibi çığrından çıkmış. Bana hitaben birşey mi söylemiştiniz? Ne hatası? Yukarıdaki yorumlara bakamadım.
Secedo,
Niye? Bu dedikleri mümkün, Bekir Coşkun kafasında huniyle basın toplantısına gitse ne olur? En fazla gülme hakkımızı kullanırız. Bu örnekleri uç örnek diye mi vermiş, hayret.
Osman her kimse kırmızı benekli donla okula gitmediğini nereden biliyoruz, pantolonunu indirip bakan mı var? Bu da anormal değil. Pantolonsuz benekli donla, yahut benekli donu da çıkarıp giderse kendi bilir, bana göre hava hoş, Merve ona bir çerçeve çizer, çerçeveyle okula alırlar.
Betül,
Sizin yazılarınızı görüyorum ve 5 arttırıyorum
Isınan ortamı soğutmak için bu espriyi yapayım bari.
Öte yandan genelde bana yahut doğrudan yazıya hitaben yazılanlara cevap veriyorum, kaldı ki sizin yazdıklarınızla büyük ölçüde hemfikir olduğumu da gösterir cevap vermemem.
Konu da eğer “erkek iken kadın olan kişi gerçekten kadın mıdır” ise bence Hakan’ın söylediği makul, o zaten erkek değildi muhtemelen. En nihayetinde de bir kişi kendini ne olarak görüyorsa odur, diğerlerine de -imam, Fethi, Merve, Betül, Fatih, Hakan, Devlet, faşist genç, dinci orta yaşlı, solcu beyefendi- onu bir başka şekilde tanımlamak, o tanım üzerinden onunla ilgili vecibeler üretmek, görevler biçmek düşmez. Misal, kendini müslüman görmeyen bir Alevi’ye zorla sen müslümansın denemez, Alevi kendini nasıl tanımlıyorsa odur. Kürtlere de siz aslında Türksünüz demeniz birşey ifade etmez. Velev ki bunlar ilmen öyle dahi olsa.
Selamlar.
“Kürtlere de siz aslında Türksünüz demeniz birşey ifade etmez.”
İttihatçı zorbalığın 60′lardaki temsilcisi olan 27 Mayısçıların oynamak istediği komedinin belgesi, Türkiye’nin başına gelmiş en büyük talihsizliklerden birinin adı olan Ecevit’in arşivinden çıkmış:
Kürtler ve Karadenizliler için ‘tehcir’ planı
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=294882
Kart kurt politikasının hiçbir halta yaramadığını ve yaramayacağını odun kafalı milliyetçi-ulusalcı güruhu anlamadı ve anlayamayacak vesselam.
Fatih Bey işin doğrusunu söylemiş yukarıda. Evet, aynen öyledir. Bu, oligarkların medyadaki Cumhuriyet’le birlikte iki önemli sesinden biri olan Hürriyet gazetesinin logusunun yanında da kabak gibi yazar zaten: “Türkiye, Türklerindir.” İşine gelirse. Ya sevecen, ya terkedecen. Yoksa biz biliriz sana dünyanın kaç bucak olduğunu göstermeyi.
sudan devlet başkanı gelmiş. başbakanımız hayrünisa hanımın elini sıkmadan önünden geçmiş geitmiş.
haberlerde duydum . haber yalkansa hemen geri alırım.
allah canımı alsın, anlamadım.
o nasılsa kadın, ister sıkarım ister sıkmam, zaten figür.
yuanan başkanın yanınada sıkarım, sudan başkanın yanında sıkmam diye bişey mi ?
psikoloji herhalde.
bir sudan devlat başkanın iki eşi birden akşam yemekte niye yoktu ?
olsaydı değil mi ya ?
ha bir de el sıkmayan valiler, ve bir yığın ıvız zıv