Memurun Kıyafeti

FST 20 Ocak 2008

isvecolis.jpgGeçenlerde MHP Anayasa değiştirmeye gerek yok, şu cümleyi ekleyiverelim başörtüsü çözülür demişti de aklıma geldi. O öneriye göre kamu hizmeti verilirken de başörtüsü serbest olmalı deniyormuş. Hay ağzına sağlık Devlet bey. Evet, gözden kaçırılmaya çalışılan bu konuyu gündeme getirmesi iyi oldu. Sonradan çark edildiyse de fark etmez.

Öyle ya, 4 sene başı örtülü okuyacak çocuk ondan sonra denecek ki “kardeşim, başın örtülü çalışamazsın, ya aç ya evinde otur”. Ne anladık biz bu işten, özgürlük mücadelesi adıyla yutturulmaya çalışılan şey sadece 4 yıl başı örtülü ondan sonra ilelebet açık olsun diye mi? Bakın bugün Türkiye’de hanım öğretmenler devlet okullarında değil özel okul, dersane, vakıf üniversitesi, ingilizce kursu gibi yerlerde de başörtülü çalışamazlar. AKP kamu hizmeti veren ile alan arasındaki ayrımı kaldırmalıdır. Eğer bir meslek ille de belli kıyafet gerektiriyorsa, bu kıyafetler kişilerin dini özgürlüklerine göre esnetilmeli, hiç mümkünatı yoksa kişiye önceden makul şekilde açıklanmalıdır. Böyle bir meslek dalı da var mı, ben işitmedim.

avustrpolis.jpg“Bu kıyafet çağdaş değil, siz bizi baltayla kesersiniz, sizi gören biri etki altında kalır, kamu görevinde siyasi simge olmaz” birer mantıksız açıklama örneğidir. Baş örtüsü, takılması Yahudi şeriatına göre mecburi görülüyorsa kippa, Hintli bir adam için türban bu insanların kamu görevi yapması için engel değildir. Engelleyen ülke, hukuk sistemi varsa hata ediyordur. Var mı Hindistan’da Türban yasağı? Varsa ayıp etmişler demektir.

Başörtülü bir hakim, öğretmen, asker, polis pekala mümkündür. Sakallı asker, polis, öğretmen, doktor, profesör de olabilir. Bkz. Emre Kongar. Toplumda kılık kıyafet baskı unsuru değildir, esas baskı çoğunluk, kurucu, dokunulmaz ideoloji gibi şeylerden olur. Aklı başında kimse başörtülü bir öğretmenin sırf kıyafeti sebebiyle görevini yerine adil şekilde getiremeyeceğini iddia edemez. Yahut başörtülü bir hemşire başı açık olana göre hastaya daha kötü hizmet eder diyemez. Bunlara ilişkin somut örnek de yoktur, ille de kamuda yanlış uygulama getirilecekse başı açıktan da, kippalıdan da, başörtülüden de örnek getirilebilir. Kadın öğretmen çocuk dövdü diye “başı açık hoca öğretmen dövdü” denmiyorsa tersi de geçerlidir.

Başı açık olmak “normal, olağan” başı örtülü olmak “anormal” de değildir. Bunlar tercih işidir. Etrafta bu konuda saçmalayan bir sürü tip var, yok memur başörtülü olursa karşı taraf etkilenirmiş falan. Yahu anaokulu çocuğu bile bundan daha zeki olur, kim kimden niye etkileniyormuş, kadın nüfus dairesinde katibe, kimi etkileyecek? Yahut adliyede memur, belediye fen işleri çalışanı, tapu da özel kalem müdiresi, fakültede bilgi işlem uzmanı vs. Başı açık olsa ne olmasa ne? Bu konuda felsefe yapıp “efendim kamusal alan” falan diye zırvalamaya başlarsanız gülünç duruma düşer, şirretleşirsiniz.

Bırakın kamuda çalışmayı, başı örtülü olan öğretmene özel okulu, dersaneyi, kursu da yasaklayan kafa bunu alır mı? Hayır, bu konuda ilerleme olmaz. O sebeple AKP asla üniversite ile yetinmemeli, MHP’nin pasını değerlendirip “başörtüsü ile okulu başarıyla bitiren insanımız okul sonrası işe yaramayacak mı, helal Devlet bey, biz tırsak olduğumuzdan söyleyemiyorduk, sen söyledin, ver elini öpelim” diyerek golü atmalıdır. Ha, Türkiye’nin hızla çarşafa büründüğünü ve birilerinin pala bıçağıyla başı açıkları doğrayacağını düşünenler için lafım yok, onlar edebiyata devam edebilir. Her psikolojik vakaya, korku tacirine bakacak olursak işimiz var.

Çağdaş kesime şunu da söylemek isterim, siz başörtülüden değil, bağnazlıktan korkun. Dinci yobaz yok mu, var elbette ama çağdaş yobaz da onlara taş çıkartır, merak etmeyin. İkisinin hakkından da bizler geliriz, hamdolsun eskisi gibi değil, azınlığa, ötekine insan gözüyle bakma konusunda islamcı ve muhafazakarlar epey adam oldular. Darısı rahip bıçaklayan, Hrant Dink gibi azınlık vatandaşlarımızı katleden, eli kanlı milliyetçi çete artıkları ile tahammülsüzlükte onlarla yarışan sözde çağdaş ulusalcılar ile azılı Kürt milliyetçilerinin başına. Maaşlı kolluk güçleri, adalet mensupları biribirine saldıranları engelleyecektir, zamanla yasak kalmayınca kimse bu işleri konuşmayacaktır bile. Töreden, gelenekten kaynaklanan problemler ise zamanla Alevilerdeki açılma benzeri gelişmelerle, şeffaflık, internet, uydu anteni, globalleşme yoluyla hal yoluna girecektir.

Ha, bir de başı açık girilmesi yasak yahut başı örtülü girilmesi yasak okullar açılmasına izin verilir, ona da bir diyeceğim olmaz. Öyle ya, isteyen kafasına göre okul açar, ister o yasağı koyar ister bu yasağı, buna da kimse laf edemez. Yine, özel sektöre lafım yok, özel sektör başı açık ya da örtülü çalıştımayabilir, tamamen kendi bileceği iştir. Devlet ise bu tür ayrımlar yapamaz, zira başı açığı ve örtülüsüyle topluma ait bir meknizmadır devlet.

Neyse, AKP yetkilileri, araya laf karışmasın, kılık kıyafet sadece öğrenciye değil memura da serbest olmalıdır. Sağın solun lafına bakmayın.

(Çok çeşitli kıyafet örnekleri için şu linke bakınız)

Popularity: 26% [?]

31 Yorum

  1. edi - 20 Oca 2008 - 12:51 am

    fethi bey basi kapali olan ornek olur baskasina diyorlar. basi acik olanda ornek olmuyor mu? hatta acin televizyonlari gazeteleri, sade basi da degil hatta kici acik olanlar ornek oluyor halka. bakin havalar az isininca nasil geziyor millet gorun. kimi ornek aldi bunlar? basi kapali ogretmenleri degil herhalde.

    bana sorarsaniz kimin kime ornek olacagina baskalari karar vermesin. isini iyi yapan herkese ornek olsun. bu ayrimlar yanlistir.

  2. secedo - 20 Oca 2008 - 3:09 am

    1-2 gune kadar Knz’de bu konuya ugrar “bidi bidi” larla 3 sayfa yazi yazar simdi. (turbanlilar avukat olamaaaazzz!!!)

    Ha, Türkiye’nin hızla çarşafa büründüğünü ve birilerinin pala bıçağıyla başı açıkları doğrayacağını düşünenler için lafım yok, onlar edebiyata devam edebilir.

    Valla iyiyi kotuyu gectim, bence guclu olan kazansin. “Pala bicaklilar?” basa gecip bizleri dograyacaklarsa dograsinlar yahu, ama bu korku dogru olani yapmaya ve soylemeye engel mi?

  3. secedo - 20 Oca 2008 - 3:34 am

    -Turbanla nasil calisabiliyorsunuz burada?
    -Ben gorevliyim, burasi bir tip merkezi, bir mahsuru yok!

    http://www.habervakti.com/detay.asp?id=44720&kat=Özel

    Bu televizyoncularda acayip prensipliler canim. Aylardan Subat’a yaklasalim, pat bir goruntu patlatiyorlar.

  4. secedo - 20 Oca 2008 - 3:44 am

    Neyseki ulkemde ki aydin kesim uyumuyormus;

    http://www.habervakti.com/detay.asp?id=44722&kat=Manset

    Bu turbanlilarin da agzindan hic mi kufur cikmaz Yarabbim, bari bir bela okuyun soyle kameraya karsi bizlerde amin diyelim. Cemaatin askina Allah kabul eder belki.

  5. Mister No - 20 Oca 2008 - 3:11 pm

    Şimdi bunları okurken aklıma geldi, liselerde abuk subuk yasaklar: saçına jöle sürme, saçını uzatma, kızlar makyaj yapmasın, saçlarını bağlasınlar gibi…

    Liselerde de kıyafet serbest olsun.

  6. Mister No - 20 Oca 2008 - 3:19 pm

    FST Bey,

    Öyle ya, 4 sene başı örtülü okuyacak çocuk ondan sonra denecek ki “kardeşim, başın örtülü çalışamazsın, ya aç ya evinde otur”.

    İyi de her okuyan memur olmak zorunda mı?
    Başörtüsü müteşebbis olmaya engel mi?

    Bu konularda yapılmış çalışma var mıdır bilmiyorum. Başörtülü özel sektör çalışanlarının ücretleri ortalama olarak başını örtmeyen kadınlara göre düşüktür kesin. Başörtülü kadınların iş bulma imkanlarının azalması devletin suçu olmakla birlikte, İslami denen sermayeye yarıyor. Dışarıda iş bulma ihtimali düşük olan örtülü kadınlar, haliyle ücret beklentilerini düşürüyorlar. Bu durum islami firmaların işine geliyor.
    Derin sömürü olayı yani.

  7. Mister No - 20 Oca 2008 - 3:49 pm

    Şurada bir şeyler var.

    http://laborsta.ilo.org/cgi-bin/brokerv8.exe#467BA1

    5 milyon 810 bin kadın çalışanın 713 bini kamuda istihdam ediliyor. (2006) Bu yüzde 12, 3 lük bir oran oluyor. yani tüm kadınları düşündüğünüzde özel sektöre girme ihtimali yüzde 88 e yakın.

    Kadın erkek bütün çalışanlar içindeki kamu çalışanlarına bakarsak yüzde 13.5 gibi bir oranla karşılaşırız. Benim beklentimin tersine erkeklerin kamuda çalışma ihtimali biraz daha fazla.

    İlo da gezinirken bir de ABD için rakamlara bakıverem dedim. Kamu çalışanlarının tüm çalışanlar içindeki oranı 2006 için yüzde 16. demek ki ABD devleti daha fazla ekmek kapısıymış. Türkiyede bu oran yüzde 13.5 .

    http://laborsta.ilo.org/cgi-bin/brokerv8.exe

  8. FST - 20 Oca 2008 - 7:24 pm

    Mister No,

    İyi de her okuyan memur olmak zorunda mı?
    Başörtüsü müteşebbis olmaya engel mi?

    Müteşebbisliğe engel birşey yok.

    Her okuyan memur olmak zorunda değil ancak memurluk sınavı ayrım yapılmadan herkese açık olmalı. Herhalde nüansı anlamışsındır.

    Türkiye’de başörtülü kadınlar özel dersane öğretmenliği, özel okul öğretmenliği, özel üniversite hocalığı da yapamazlar.

    Buna da dikkat etmek lazım.

    Sen KPSS sınavını yaparsın, onu geçen ister başı açık ister örtülü olsun fark etmez, tercih elbette kadına kalmış. Ama Türkiye’de bu yasaklanmış, ki ciddi bir haksız rekabet kaynağı, ayrımcılık ve hak ihlalidir.

    Başörtülü kadınların iş bulma imkanlarının azalması devletin suçu olmakla birlikte, İslami denen sermayeye yarıyor.

    Bu konuda da yanılıyorsun, İslami sermaye denen şey gerici görüntü vermemek için tersine başı açıkları çalıştırmayı tercih edebiliyor.

    Tek haklı olduğun yer devletin haksız bir müdahalesinin emek piyasasını yaralamış olması.

  9. FST - 20 Oca 2008 - 7:27 pm

    demek ki ABD devleti daha fazla ekmek kapısıymış. Türkiyede bu oran yüzde 13.5 .

    Burada da devletin memura tanıdığı paket haklara bakmak lazım. Şartlar aynı mı ABD ile Türkiye arasında, kamu ile ne kastediliyor, özel sektöre göre bizle kıyaslanınca ciddi avantajları var mı, ballı emeklilik vs.

    Bir de şu var, sayı olarak bizde oran düşük de olsa ihtiyaç dışı memurların belli yerlere yığılmalarından kaynaklanan dengesizlikleri de gözardı etmemek lazım. Bir ara bunların basit bir istatiğini çıkarmıştım, Memur Sayısı diye ararsan bulursun bu sitede.

  10. Bulent Murtezaoglu - 20 Oca 2008 - 7:30 pm

    No bey,

    İyi de her okuyan memur olmak zorunda mı? Başörtüsü müteşebbis olmaya engel mi?

    Iyi de teolojik acidan dogrusu/yanlisi bir tarafa, devletin subvanse ettigi, zorla dersini aldirdigi bir din var ve devletin bu konuyla ilgili en yetkili gorevlisi “başörtüsü dinin gereği” filan diyor. Bu denilenleri yapanlara sonra donup ‘biz bunlari ogrettik ama memur olamazsin bizi dinlediysen’ mi demeli devlet sizce? Kaldi ki bazi meslekler icin memur olmaktan kacinmak zor.

    AIHM ille gidilecek idiyse asil, ‘bize bunu bu devlet belletiyor, sonra da yasak diyor’ diye gidilmeliydi bence. Milletin kendi gecmisi bir tarafa, bir de aktif olarak ogretiliyor din, kapatmaniza luzum yoktur filan da denmiyor benim anladigim.

  11. Mister No - 20 Oca 2008 - 8:50 pm

    Bülent Bey,
    İyi tespit. Bir zamanlar İHL de okuyan kızların başlarını örtmeleri zorunluydu, şimdi sadece Kuran derslerinde zorunlu galiba.

    Kaldi ki bazi meslekler icin memur olmaktan kacinmak zor.

    Tabi ki din kültürü ve ab öğretmeni devlet dışında istihdam edilemez mesela.

    onlara gidin özelde çalışın denemez zaten.

  12. Mister No - 20 Oca 2008 - 8:53 pm

    FST Bey,

    Bu konuda da yanılıyorsun, İslami sermaye denen şey gerici görüntü vermemek için tersine başı açıkları çalıştırmayı tercih edebiliyor.

    Daha çok hizmetler sektöründe bu doğru.

    Asya Finans KB, Kuveyt Turk gibi bankalarda bile örtülü çalışana rastlanmıyor.

    Dersane sektöründe benim kendi iddiam doğrultusunda bildiğim örnekler var.

  13. Mister No - 20 Oca 2008 - 8:56 pm

    gerici görüntü vermemek için tersine başı açıkları çalıştırmayı tercih

    Şu anda moda başı açmak mı, kapatmak mı onu tam bilemiyorum. gerici görüntü vermemekle ilgili olduğunu düşünmüyorum.

  14. Bulent Murtezaoglu - 20 Oca 2008 - 9:22 pm

    Fethi bey,

    Şartlar aynı mı ABD ile Türkiye arasında, kamu ile ne kastediliyor, özel sektöre göre bizle kıyaslanınca ciddi avantajları var mı, ballı emeklilik vs.

    Akademik veya detayli degil kaynak (oranin boyali basini gibi dusunun ama daha az rezil) ama buyurun: Pension gap divides public and private workers. Bu federal icin, ama eyaletlerde de emeklilik paketleri fena degildir, Californinki en buyugu olabilir: CalPERS.

    Bizim SSK’nin muadili yok orada. Cok fakir filan degilseniz saglik sigortasi ozel, devletin mecburi yaslilik sigortasi da sefaletten koruma amacli rahat emeklilik icin degil. Buyuk sirketlerin ek emeklilik fonlari oluyor, veya vergi avantajli bir sekilde biriktiriyorsunuz paranizi kendiniz. O yuzden karsilastirmak kolay degil.

  15. FST - 20 Oca 2008 - 10:26 pm

    Mr No,

    Dersane sektöründe benim kendi iddiam doğrultusunda bildiğim örnekler var.

    Bu çok zor. Milli Eğitim müfettişleri başörtülü öğretmene özel dersanelerde bile göz açtırmaz, bu iş tahmininizden daha derin. Sizin bildikleriniz epey istisna olabilir.

  16. FST - 20 Oca 2008 - 10:30 pm

    Şu anda moda başı açmak mı, kapatmak mı onu tam bilemiyorum. gerici görüntü vermemekle ilgili olduğunu düşünmüyorum.

    Bu daha ziyade şirketlerin devletle yüzyüze geldikleri noktalarda geçerli. 28 Şubat sonrası yeşil sermayeli denen şirketlerin yönetim kurullarına birer emekli asker almaları olağan hale geldi. Bunu da şirketlerin “biz dindar değil moderniz bak başı açık çalışanlarımız” mealli girişimleri izledi. Bunları ben yakınen tanıyorum.

    Öte yandan AKP ile birlikte bu süreç nisbi bir gerileme yaşamıştır fakat malum AKP hala gerçek iktidar olmadığı için işletmeler dengeli bir politika izliyor gibiler. Misal AKP’ye yaranmak için Akbank tutup da başı örtülü memur istihdam etmiyor, eğer AKP cidden iktidar olsa bugün birçok şirkette başı örtülü çalışan istihdamı değişebilir.

  17. FST - 20 Oca 2008 - 10:38 pm

    Bülent Bey,

    AIHM ille gidilecek idiyse asil, ‘bize bunu bu devlet belletiyor, sonra da yasak diyor’ diye gidilmeliydi bence. Milletin kendi gecmisi bir tarafa, bir de aktif olarak ogretiliyor din, kapatmaniza luzum yoktur filan da denmiyor benim anladigim.

    Bu konuda başka şeyler de eklenebilir, mesela AİHM “bak okula girerken başı açık olacak denmiş, bile bile niye gittin” dediğinde “iyi ama Türkiye’de tevhidi tedrisat diye birşey var, başka tür okul açılması yasak” da denmedi bildiğim kadarıyla. Halbuki Fransa dahil laikmemleketlerde üniversitelerde zaten yasak olmaması bir yana, devletten nağımsız, kafasına göre eğitim veren okullar mevcut. Türkiye’de ise tercih hakkı yok.

    Dediğiniz çelişkili durum da ayrı bir muamma. Diyanet “baş mutlaka örtülmeli dinin emridir” diyor, bu kurum başçavuşun beygiri mi? Laiklik ise kaldırılsın, değil ise bu nasıl lahana turşusudur?

    Belki de AİHM’ne başvuranlar sizi danışman olarak alsa daha karlı çıkarlar. Gerçi şu da bir hakikat, PKK konusunda maşallah mahkeme pek birşey sektirmiyor ama başörtüsü ile ilgili Türkiye’nin epey bir “dış politika başarısından” söz edebiliriz. Yani devlet başörtüsüne karşı Batıyı “aman ha bunları serbest bırakırsanız Avrupanın da şeriatçılarla başı belaya girer, Üsame bin Ladin gelip sizi de bombalar” şeklinde bir argümanla da korkutuyor. Oradaki hakimimizin de buradaki hakimler gibi rejimi kolladığını varsaymakta mahzur yok.

  18. Mister No - 21 Oca 2008 - 12:30 am

    FST bey,

    Milli Eğitim müfettişleri başörtülü öğretmene özel dersanelerde bile göz açtırmaz

    bu durumlarda dog doesnt bite dog kuralı geçer.

  19. FST - 21 Oca 2008 - 10:17 am

    Müfettişler genelde AKP’li olmayabiliyor artı AKP’li de olsa başımız belaya girmesin diye baskı yapabiliyorlar.

  20. knz - 21 Oca 2008 - 12:48 pm

    BİRAZ DEĞİŞİK BİRŞEYE CEVAP VEREYİM.

    diyorIyi de teolojik acidan dogrusu/yanlisi bir tarafa, devletin subvanse ettigi, zorla dersini aldirdigi bir din var ve devletin bu konuyla ilgili en yetkili gorevlisi “başörtüsü dinin gereği” filan .

    Bu faşizan baskıya aman diyen yürekli adamı mummla arasak bulamıyoruz bülent bey. şunu desinler bu dini bunca yıl kendi başımıza tepe tepe kullandık, kimseyi konuşturmadık.
    laik olması diyaneti kendi çiftliğimiz eçevirdik ve başka hiçbir dine hizmet etmedik. inanın bu sözleri bir duysam ağlayacağım.

    başbakan dahi gelişigüzel konuştu. ben mürekkep yaladım bu dinin emri diyor, Bir siyasi otorite nasıl din ve vicdan özgürlüğüe bu şekilde darbe vurabilir ? bu ülkede hala faşizm olduğundan haberimiz yok mu ?

    bence farkında değiller. hassasiyet yoksunluğu.

    Bu denilenleri yapanlara sonra donup ‘biz bunlari ogrettik ama memur olamazsin bizi dinlediysen’ mi demeli devlet sizce? Kaldi ki bazi meslekler icin memur olmaktan kacinmak zor.

    halkımızın aziz nesinlik dediği mizahi çıkmaz bir durum bu.
    kadınları piyon yapıp arkadan nal toplamak buna derler.

    AIHM ille gidilecek idiyse asil, ‘bize bunu bu devlet belletiyor, sonra da yasak diyor’ diye gidilmeliydi bence. Milletin kendi gecmisi bir tarafa, bir de aktif olarak ogretiliyor din, kapatmaniza luzum yoktur filan da denmiyor benim anladigim.

    AIHM din arasındaki ayrılıklar hakkında karar vermez.
    o konuyu hiç açmaz.
    zaten o yüzden dini simgeler hakkında, bu innaç zorunluğumu açıklamsının bireysel haklarla ilgisini kurmaz.
    Çünkü bunu bireysel olarak kişi o kadar geniş bir yalpazede kullanabilir ki, bütün bu talepleri karşılamak fiziki olarak imkansızdır. yani AHIM FETHİ BEY, BİREY DİYİNCE Siyaseti ele geçirmiş insanlar topluğunu anlamıyor. dün gece vahiy geldiğini söyleyen birini de
    innaç özgürlüğü kapsamına alıyor. fiziki olarak yetkiyi dinlere veremiyor.

    üniversitede yasakların kalkması için bazı meslekler de bu
    temsilin olmayacağını kabul etmeniz gerekiyor fethi bey.
    Bunu ilgili siyasiler defalarca dile getirmesi ve güvence vermesi gerekiyor.
    AKSİ halde yasak koyanlara haklı gerekçe veriyorsunuz.

  21. Mister No - 21 Oca 2008 - 2:42 pm

    artı AKP’li de olsa başımız belaya girmesin diye baskı yapabiliyorlar.

    Tatlı su müslümanı prototipi.

  22. FST - 21 Oca 2008 - 3:49 pm

    Knz,

    dün gece vahiy geldiğini söyleyen birini de
    innaç özgürlüğü kapsamına alıyor.

    Alacak tabii, adam neye taparsa tapsın. Bunda problem yok.

    üniversitede yasakların kalkması için bazı meslekler de bu
    temsilin olmayacağını kabul etmeniz gerekiyor fethi bey.

    Bunun neden böyle olması gerektiği izah edilebilir birşey değil. Kamu alanındaki her meslek kişinin bireysel inancına göre esneyebilir. Esnemiyorsa zaten bellidir, Mormonların herşeyine katlanılır ama otoyola at arabasıyla çıkarlarsa buna izin verilmez.

    Kılık ve kıyafet, hangi din, ideoloji olursa olsun kamuda iş yapmaya engel değildir.

  23. knz - 22 Oca 2008 - 1:58 pm

    haa . iyi de açın bakalım.

    kadın eli sıkmayan vali : ?

  24. FST - 22 Oca 2008 - 5:12 pm

    kadın eli sıkmayan vali : ?

    Kadın eli sıkmak valilik için gerek bir şart değil, kadının elini sıkmayan ama şehri abad eden bir valide ne mahzur var? Tuhaf şey. Adam yanlış veya doğru öyle inanıyor, bundan size ve bana ne? Valilik işini yapıyorsa adam kimin neresini sıkar veya sıkmaz kendi bilir.

  25. knz - 23 Oca 2008 - 12:33 pm

    Kadın eli sıkmak valilik için gerek bir şart değil, kadının elini sıkmayan ama şehri abad eden bir valide ne mahzur var? Tuhaf şey. Adam yanlış veya doğru öyle inanıyor, bundan size ve bana ne? Valilik işini yapıyorsa adam kimin neresini sıkar veya sıkmaz kendi bilir.

    siz hakim kültür olduğunuz için bu cevabı verebiliyorsunuz.

    kadın eli sıkmak bir vali için gerek şarttır. o insanlara keyfi bir şekilde davranamaz. Ben de orda vatandaşım ama o bana mahrem bir şeklide bir davranıyor.

    o zaman beni aynı odada kabul etmeyebilir. haremlik diye bir odaya buyur edebilir. görev tanımı madem valinin keyfine göre belirlenmiş.

    onun böyle keyfiyeti yoktur.

    bu cevabı verişinizdeki rahatlık şunu gösteriyor. sizin için hava hoş, erkek olduğunuz için hiç dışlanmayı bilmiyorsunuz.

  26. FST - 23 Oca 2008 - 12:57 pm

    kadın eli sıkmak bir vali için gerek şarttır.

    Knz kanunlarına göre mi? Peki vali bir kokteyle katıldı ve viski içmedi, ne yapacağız? Yahut bir yemekte domuz eti getirildi, sizin mantığınızla yemeyecek mi? Adama göre kadının elini sıkmamak dini bir vecibe ise ona zorla “bu dini inancından vazgeç” mi diyeceksiniz? Bu iş hayati bir konu değil ki. Burada el sıkmanın dini vecibe olup olmaması değil, vali olan şahsın onu algılama biçimidir, başörtüsünde olduğu gibi.

    o insanlara keyfi bir şekilde davranamaz.

    Keyfi davrandığı nereden çıkıyor? Kadına da başıyla selam verip gülümseyiversin, pozitif ayrımcılık bile sayılabilir. Kadın bunun ayrımcılık değil erkeğin inancıyla ilgili olduğunu bilmeyecek kadar geri zekalı mı?

    sizin için hava hoş, erkek olduğunuz için hiç dışlanmayı bilmiyorsunuz.

    Yukarıda belirttiğim gibi bu dışlama değil ama siz kafayı bu işle bozmuşsunuz, maalesef önerebileceğim birşey yok. Çok özeniyorsanız cinsiyet değiştirin.

    Ama tavsiye etmem o eleştirdiğiniz gelenekler erkeğin sırtına öyle yükler yüklüyor ki, kadın evinde fıstık gibi oturup çay, çörek, kekini yerken, çocukları da okula savıp dedikodusunu yaparken yahut bir devlet dairesi yahut özel kuruluşta geliri kendisine ait olmak üzere vakit öldürürken erkek nice stresli işlerle uğraşıyor.

    Merak etmeyin bu işlerden biz de anlarız ama hemcinsiniz kadınlara uygulanan “başörtüsü” diye zorba bir yasakla uğraşmaktan kadınların keyif ve hükümranlığına sıra bir türlü gelmedi.

  27. knz - 23 Oca 2008 - 3:37 pm

    kadın eli sıkmak bir vali için gerek şarttır.

    Knz kanunlarına göre mi?

    hayır vatandaş arasında cinsiyete göre ayrımcılık yapamaz. inglizcesini yazayım mı ? :)

    Peki vali bir kokteyle katıldı ve viski içmedi, ne yapacağız?

    viski içmemek dini bir davranış değildir. ayırt edici değildir.
    mide hastası bir ateist de içmez. alkol içimini sevmeyen bir diyet meraklısı da içmez. Bir çok kişi içmez. Vali görev başındaysa, yani kokteydeyken viski içenlerin ceheneme gideceğine dair bir cümle arf edemez. Ama davranışı ayırt edici değildir.

    Yahut bir yemekte domuz eti getirildi, sizin mantığınızla yemeyecek mi?

    domuz yememk de ayırt edici davranış değil. BİR ingliz aile yakından tanıyorum, katiyen domuz yemiyorlar. Kimi yağlı bulur, kimi balık etinden başkasını yemez. yemek tercihinin ayırt edici bir özelliği olması mümkün değil.

    domuz yemeyen beş tane insan yanyana koyun. hangisi müslüman analamak mümkün değil.

    ama vali, domuzun kıskanç olmadığını bu özelliğin de domuz yiyenlere geçeceğini söyleyip domuz yiyenleri aşağılarsa o zaman sorun olur. böyle insanları ayırt edici şeklide dini kullanarak aşağılayamaz.

    Adama göre kadının elini sıkmamak dini bir vecibe ise ona zorla “bu dini inancından vazgeç” mi diyeceksiniz

    hayır efendim., ne münasebet :) herkes vali olmak zorunda değil. işini önemseyenler bu işi yapsın diyeceğim.

    Bu iş hayati bir konu değil ki. Burada el sıkmanın dini vecibe olup olmaması değil, vali olan şahsın onu algılama biçimidir, başörtüsünde olduğu gibi.

    valinin benle ilişkisinde sorumluğu vardır. yanımdaki erkeğin eli sıkıyor ve beni geçiyorsa benim algılamam ne olacak ? benim algılmamın hiç mi değeri yok ? ben vatandaş değil miyim ?

    o insanlara keyfi bir şekilde davranamaz.

    Keyfi davrandığı nereden çıkıyor? Kadına da başıyla selam verip gülümseyiversin, pozitif ayrımcılık bile sayılabilir. Kadın bunun ayrımcılık değil erkeğin inancıyla ilgili olduğunu bilmeyecek kadar geri zekalı mı?

    iiy bir de geri zekalı olduk. iyi bir de beni haremlik odasına alsınlar. o cümlemi görmez mi geldiniz :) kadına mahrem gözüyle bakan biriyle ben nasıl iş yaparım ?

    sizin için hava hoş, erkek olduğunuz için hiç dışlanmayı bilmiyorsunuz.

    Yukarıda belirttiğim gibi bu dışlama değil ama siz kafayı bu işle bozmuşsunuz, maalesef önerebileceğim birşey yok. Çok özeniyorsanız cinsiyet değiştirin

    .

    haaa , bunu suudi arabaistanda ehliye almak isteyen kadınlara da söylüyorlardı.

    aferim fethi bey.

    Ama tavsiye etmem o eleştirdiğiniz gelenekler erkeğin sırtına öyle yükler yüklüyor ki, kadın evinde fıstık gibi oturup çay, çörek, kekini yerken, çocukları da okula savıp dedikodusunu yaparken yahut bir devlet dairesi yahut özel kuruluşta geliri kendisine ait olmak üzere vakit öldürürken erkek nice stresli işlerle uğraşıyor.

    Başkaları beni ilgilendirmez. ben tükeci değilim.
    bir valinin yanında el sıkılmasını hakeden bir yaşantım var. devletin görevlisi bana kadın olduğum için ayrımcılık yapamaz.

    Merak etmeyin bu işlerden biz de anlarız ama hemcinsiniz kadınlara uygulanan “başörtüsü” diye zorba bir yasakla uğraşmaktan kadınların keyif ve hükümranlığına sıra bir türlü gelmedi.

    gelsin. zırnık korkmam ben.

  28. FST - 23 Oca 2008 - 4:03 pm

    viski içmemek dini bir davranış değildir. ayırt edici değildir.
    mide hastası bir ateist de içmez.

    Bu mantıkla tokalaşmyı dini sebeple değil titizlik gereği yapmak istemeyen biri de olabilir.

    Vali görev başındaysa, yani kokteydeyken viski içenlerin ceheneme gideceğine dair bir cümle arf edemez. Ama davranışı ayırt edici değildir.

    Ama dindar olduğu için içmiyorsa zımnen bunu söylüyor aslında. Yani “ben içmiyorum, siz içiyorsunuz, benim inancıma gire siz cehennemliksiniz” demiş oluyor.

    böyle insanları ayırt edici şeklide dini kullanarak aşağılayamaz.

    Din dışında bir faktörle ayırt edici davrandığında nasıl tepki vereceğiz, genelde din üzerinden konuşuyoruz. Misal, devleti kullanarak “Kürtler buraya giremez, PKK’lı olan çıksın” derse, yahut kadınlara ayrımcılığı dini olmayan bir sebeple yaparsa, mesela kadınlar saat 3-5 arası, erkekler 5-7 arası görüşmeye gelecek dese ve adam dinle ilgisizi biri olsa, dini ayrımcılığa göre daha mı hoşgörülüsünüz?

    hayır efendim., ne münasebet :) herkes vali olmak zorunda değil. işini önemseyenler bu işi yapsın diyeceğim.

    Dolayısıyla dindar insanlar kamu görevi yapmasın diyorsunuz. Bu da dindarlara karşı ciddi bir ayrımcılıktır. Sonuçta dindar bir insan “işini” yapıyorsa, dindar olduğu da biliniyorsa kadının elini sıkıp sıkmaması kimseyi zaten rahatsız etmez.Kadın ayrımcılığa uğramadığını bilir.

    yanımdaki erkeğin eli sıkıyor ve beni geçiyorsa benim algılamam ne olacak ? benim algılmamın hiç mi değeri yok ? ben vatandaş değil miyim ?

    Öncelikle, devlet memuru nezdinde sizin zaten bir anlamınız filan yoktur.

    Bu noktada şunu söyleyeyim, bana göre bunda hiçbir mahzur yok, dediğim gibi dindar bir adam öyle gerekli gördüğü için kadının elini tutmayabilir. Bunun doğru veya yanlış olması önemli değil. Öte yandan Türkiye özelinde böyle bir pratik yoktur, yani “kadın eli sıkmadı” diyeceğiniz bir vali yoktur Türkiye’de. İhtimal olabilir elbette, ihtimallere bakarsak din dışında daha neler akla gelir.

    Kadın bunun ayrımcılık değil erkeğin inancıyla ilgili olduğunu bilmeyecek kadar geri zekalı mı?

    iiy bir de geri zekalı olduk.

    Üstünüze alınmayın. Size yapılan bir muamelenin ayrımcılıktan mı başka sebepten mi olduğunu anlarsınız.

    iyi bir de beni haremlik odasına alsınlar

    Pardon, ben sadece fiilen mümkün olan şeye cevap veriyordum. Haremlik odası diye birşey mi var Türkiye mülki idarelerinde?

    kadına mahrem gözüyle bakan biriyle ben nasıl iş yaparım ?

    Hangi vali, hangi kaymakamın bulunduğu yerde kadın çalışmıyor, mahrem vs. dikkate alınıyor? Hayal dünyanızdan çıkın.

    bunu suudi arabaistanda ehliye almak isteyen kadınlara da söylüyorlardı.

    aferim fethi bey.

    Suudi Arabistan’ı bilmem, despotlar, krallar ülkesidir. Kadına köle muamelesi yaparlar vs. İyi de bize ne bundan. Türkiye vatandaşı olarak size uygulanan ne ayrım var -siz Knz yani-. Köy yerindeki, şehirdeki zavallı kadının durumunun ben de farkındayım ve bunun dinle ilgisi olmadığını biliyorum. İlahiyat doktoralı kadar bilgim olduğunu söylemiştim. Türkiye’de kadına yapılan eziyet eskiye göre azalıyor ve kaynağı Türk toplumunun geleneksel erkek egemen tavrıdır.

    Siz işi abartıyorsunuz, ben de eğer kadın olmak bu kadar size eziyet veriyorsa diye söyledim. Türkiye iyiye doğru gidiyor.

    bir valinin yanında el sıkılmasını hakeden bir yaşantım var.

    Valinin el sıkmasını niye gözünüzde büyütüyorsunuz,ben valiyi adam yerine bile koymam, maaşlı saltanat memuru. İlginçsiniz, vali elimi sıktı, sıkmadı filan diye mesele yapar mı adam?

    devletin görevlisi bana kadın olduğum için ayrımcılık yapamaz.

    Yapanı dilekçe yoluyla bir üst makama şikayet edip takibini yapın, sırf bu sebeple din karşıtlığı yahut dindar insanlara yasak uygulansın düşüncesinde olmayın.

    Türkiye’de sizin düşündüklerinizin yüzde biri yok, olanlar da azalma seyrinde.

  29. knz - 23 Oca 2008 - 5:11 pm

    viski içmemek dini bir davranış değildir. ayırt edici değildir.
    mide hastası bir ateist de içmez.

    Bu mantıkla tokalaşmyı dini sebeple değil titizlik gereği yapmak istemeyen biri de olabilir.

    hocam kadını mudar gören bi şey mi yani. vali benim yanımdaki erkeğin elini neden sıkıyor ?
    bak yukarda yazdığım ayrımcılık kelimerini bir say. bana güven ben yıllardır bu davranışları düşünüyorum.

    Vali görev başındaysa, yani kokteydeyken viski içenlerin ceheneme gideceğine dair bir cümle arf edemez.

    Ama dindar olduğu için içmiyorsa zımnen bunu söylüyor aslında. Yani “ben içmiyorum, siz içiyorsunuz, benim inancıma gire siz cehennemliksiniz” demiş oluyor.

    biz de önyargı yok hocam. hukuken insan düşüncelerinden suçlanamaz.

    böyle insanları ayırt edici şeklide dini kullanarak aşağılayamaz.

    Din dışında bir faktörle ayırt edici davrandığında nasıl tepki vereceğiz, genelde din üzerinden konuşuyoruz. Misal, devleti kullanarak “Kürtler buraya giremez, PKK’lı olan çıksın” derse, yahut kadınlara ayrımcılığı dini olmayan bir sebeple yaparsa, mesela kadınlar saat 3-5 arası, erkekler 5-7 arası görüşmeye gelecek dese ve adam dinle ilgisizi biri olsa, dini ayrımcılığa göre daha mı hoşgörülüsünüz

    ?

    kürtler buraya girmesin diyemez. çünkü t.c anayasası ırk ayrımı üzerinde kurulmuş bir devlet değil. vali ayrımcılık yapamaz. pkk suç örgütü, orası için çalışanın boşnak ya da kürt olması değil suç örgütüne üye olması önemlidir. bir vali sedat peker’i de, pkk yı da aynı orada dışlamalıdır.

    kadınlara ayrımcığı din dışı sebepler de yapamaz. kürtlere ayrımcılığı da din dışı sebeplerle yapamaz. çünkü bu devletin kuruluşu cins ve ırk ayrımına değildir. vali görüşme saatlerini kürtler şu saate, türkler bu saaate gelsin diye yapabilir mi ? böyle bişey yapsa siz kıyamet koparmaz mısnız ?

    hayır efendim., ne münasebet herkes vali olmak zorunda değil. işini önemseyenler bu işi yapsın diyeceğim.

    Dolayısıyla dindar insanlar kamu görevi yapmasın diyorsunuz. Bu da dindarlara karşı ciddi bir ayrımcılıktır. Sonuçta dindar bir insan “işini” yapıyorsa, dindar olduğu da biliniyorsa kadının elini sıkıp sıkmaması kimseyi zaten rahatsız etmez.Kadın ayrımcılığa uğramadığını bilir.

    evey ben vatandaşım. benim elimi sıkmayan biri ile özel hayatımda görüşemem, evine gitmem. onu yakınıma almam. ama vali bir tanedir. İş yapmak zorundaysam , onunla görüşmme gibi terchim yok. kendime hakaret olarak gördğüm bir davranmışın dindarlıkla da bir ilikisini kurmuk zorunda değilim. . Takıntılı dindarlığın sonu yok zaten. ona ben çözüm bulamam.

    yanımdaki erkeğin eli sıkıyor ve beni geçiyorsa benim algılamam ne olacak ? benim algılmamın hiç mi değeri yok ? ben vatandaş değil miyim ?

    bak gördünüz mü. ayrımcılık işte bu.

    Öncelikle, devlet memuru nezdinde sizin zaten bir anlamınız filan yoktur.

    bundan sonra olacak o halde.

    Bu noktada şunu söyleyeyim, bana göre bunda hiçbir mahzur yok, dediğim gibi dindar bir adam öyle gerekli gördüğü için kadının elini tutmayabilir. Bunun doğru veya yanlış olması önemli değil. Öte yandan Türkiye özelinde böyle bir pratik yoktur, yani “kadın eli sıkmadı” diyeceğiniz bir vali yoktur Türkiye’de. İhtimal olabilir elbette, ihtimallere bakarsak din dışında daha neler akla gelir.
    Kadın bunun ayrımcılık değil erkeğin inancıyla ilgili olduğunu bilmeyecek kadar geri zekalı mı?

    öte sayfada daha sudan cumhurbaşkanın ziyaretiyle ilgili örnek verdim fethi bey. nerdeyse beni dövecektiniz :) şikayet hakkımız bile yok. ben çok gördüm o davranışı. sizler görmediniz, bu ülkeye 28 şubat mı lazım yani. ( yanlış anlamayın pazarcı döven kolluk kuvveti manasında dedim)

    iyi bir de beni haremlik odasına alsınlar

    parson, ben sadece fiilen mümkün olan şeye cevap veriyordum. Haremlik odası diye birşey mi var Türkiye mülki idarelerinde?

    bir hayli uzayda yaşadığınızı düşüneceğim.

    Çok özeniyorsanız cinsiyet değiştirin

    çok özeniyorsanız cinsiyet değiştirin dediniz bana. bakın yukarda. ben de dedim ki, aferim bunu ehliyet almak isteyen kadınlara da söylüyorlardı. erkekler yapabilir, sen yapamazsın. ben de bu ayrımcılık deyince çok özeniyorsanız cinsiyet değiştirin derler. MADEM SUUDİ İLE BAĞLANTI İSTEMİYORSUNUZ BU CÜMLEYİ
    kuramayın o zaman .

    Suudi Arabistan’ı bilmem, despotlar, krallar ülkesidir. Kadına köle muamelesi yaparlar vs. İyi de bize ne bundan. Türkiye vatandaşı olarak size uygulanan ne ayrım var -siz Knz yani-. Köy yerindeki, şehirdeki zavallı kadının durumunun ben de farkındayım ve bunun dinle ilgisi olmadığını biliyorum. İlahiyat doktoralı kadar bilgim olduğunu söylemiştim. Türkiye’de kadına yapılan eziyet eskiye göre azalıyor ve kaynağı Türk toplumunun geleneksel erkek egemen tavrıdır.

    hocam bir valinin kadın eli sıkmamasını din özgürlüğü olarak görmeyin.
    bu ayrımcılık.

    Siz işi abartıyorsunuz, ben de eğer kadın olmak bu kadar size eziyet veriyorsa diye söyledim. Türkiye iyiye doğru gidiyor.

    kadın olmak niye eziyet versin. ben nefsi müdafa veriyorum burada.

    bir valinin yanında el sıkılmasını hakeden bir yaşantım var.

    evet, devletin görevlisi. ben vatandaşım ve adam yerine koyacak.

    Valinin el sıkmasını niye gözünüzde büyütüyorsunuz,ben valiyi adam yerine bile koymam, maaşlı saltanat memuru. İlginçsiniz, vali elimi sıktı, sıkmadı filan diye mesele yapar mı adam?

    hocam yukarda yazdım ya. o otorite. ben de otorite ile ilişki içinde vatandaşım.

    devletin görevlisi bana kadın olduğum için ayrımcılık yapamaz.

    Yapanı dilekçe yoluyla bir üst makama şikayet edip takibini yapın, sırf bu sebeple din karşıtlığı yahut dindar insanlara yasak uygulansın düşüncesinde olmayın.

    evet benim şikayetimi dindar insanlara baskı olarak görmeyin sizlerde.
    en başa dönsersek, sınırlarımızı görmek için çaba harcıyoruz. sanki öyle bir hava vardı ki, dindarlık
    sanki sihirli kelime.

    Türkiye’de sizin düşündüklerinizin yüzde biri yok, olanlar da azalma seyrinde.

    ben olmasaydım hiç azalırlar mıydı :)
    sen kimsin derseniz, ben sizin mahallenin içinde dirençli bir mikrop gibiyim.

  30. knz - 24 Oca 2008 - 8:25 pm

    o zaman önümüzü görmek isteriz. dindarlık kendiliğinde doğal geçiş üstünlüğüne sahip bir sihirli kelime olması mümkün değil.

  31. FST - 24 Oca 2008 - 8:55 pm

    ben olmasaydım hiç azalırlar mıydı :)
    sen kimsin derseniz, ben sizin mahallenin içinde dirençli bir mikrop gibiyim.

    Benim mahallem neresiymiş?

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş