Diyecek lafım kalmadı

FST 29 Ocak 2008

atlahc.JPGAtilla Yayla’ya “tenzilatlı” olarak 15 ay hapis cezası vermişler, bir de büyük kıyak geçerek kendisini hapse koymayıp gözetim altında tutacaklarmış. Bir dostum BBC’deki linki yollamış ve “utanç” demiş. Bu konuda uzun yazı yazmayacağım, zira artık söylenecek sözüm kalmadı, eski yazılarıma bakın. Atilla bey bu işten yılacak biri değil, daha önce Mustafa Erdoğan ve Fikret Başkaya gibi örneklerde olduğu gibi o da hamama girenin terleyeceğini biliyordu, aslında bu hepimiz için geçerli. Nazım Hikmet, Kemal Tahir, Necip Fazıl yoludur bu, Atilla bey hiç mahcup olmasın, alnı açık başı dik dursun. Bu insanlar kendilerini ülkenin aydınlık günleri için feda ediyorlar, isteseler bir elleri yağda devlet memuru akademisyen olarak rahat hayat sürerlerdi, zoru seçtiler, başlarına neler gelebileceğini zaten biliyorlardı. Ben kendisiyle gurur duyuyorum, zor zamanında elimden başka gelen birşey yok, inşallah kısa zamanda bu durumdan iyi sonuçlar ortaya çıkar.

Bu işlerin mesulü 2-3 senedir ipe un seren AKP zihniyetidir, utanacak bir yer varsa o da 6 yıllık iktidarları döneminde söz söyleyip yazı yazdıkları için öldürülen, memleketten kaçan, hapse atılan aydınlar ayıbını sürdüren “şiir okuma” gazisi, karikatürcü mücahiti Tayyip Erdoğan, 301 müdafii Cemil Çiçek ve şürekasıdır. Bu zihniyet Fazilet Partisi kapatıldığında sırf adalet adına Anayasa Mahkemesini eleştirip nahak yere anormal para cezasına çarptırılan Prof. Mustafa Erdoğan’a sırtını dönen zihniyetin ta kendisidir. AKP kendi düzenlediği panelde hiçbir suç unsuru içermeyen bir konuşmanın ardından kopan fırtınada Atilla Bey için “biz tanımıyorduk, bilsek çağırmazdık” şeklinde olabilecek en aşağılık, terbiyesiz tavrı takınmış mensuplara sahip bir partidir. Tepedeki zihniyet de, Abdullah Gül müstesna, bundan farklı değildir. Bunlar köylü kurnazıdır, keserleri hep kendine yontar.

Ekonomi Türk sitesinden Barış Türkiye’nin manzarasını iyi çizmiş, Ergenekon saçmalığıyla milleti uyutan AKP’nin artık nasıl raydan çıktığını göstermiş.

Bugünlerde türban ve başörtüsü konusu tartışılıyor. Sakın ha kimse sonuç alınacağını sanmasın. Tartışılacak, sonra kaynayıp gidecek. Daha önceki tecrübeler bunu gösteriyor. Oysa bu ülkenin türban ve başörtüsü sorunu yok. Özgürlük sorunu var.

Bu ülkede herkes özgürlükten korkuyor. Bu iktidar da öyle. 2005′ten bu yana ne ekonomi alanında ne özgürlükler alanında yeni hiç bir şey yapılmadı. Yapıldı diyen beri gelsin.

Daha öncekiler gibi bu iktidar da vatandaşından korkuyor. Bir yandan RTÜK vatandaşın ne izlemesi gerektiğini belirliyor, ekranlara çeki düzen veriyor. Bir yandan devlet vatandaşın hangi sitelere girip girmeyeceğine karar veriyor. Ayda bir YouTube’a yasak geliyor. Diğer yandan bir profesör konuştuğu için hapis cezasına çarptırılıyor. Temelde marketlerin ne zaman indirim yapacağına devletin karar vermesi ile türban yasağının hiç bir farkı yok. Bu hükümet vatandaşın ahlak bekçisiyim rolüne soyunuyorsa birilerinin de ben de laikliğin bekçisiyim diye ortaya çıkmasına şaşırmamalı.

CHP’den ümit yok, MHP ve AKP tribüne oynuyor, yerel seçimde ahbap çavuşa rant sağlamak için başörtüsü tiyatrosu tezgahlıyor. Ümitsiz miyim, hayır, tırmalaya tırmalaya da olsa belli bir noktaya geldik, AKP bu süreçte önemsiz bir detaydır, mehter adımıyla da olsa ilerleyeceğiz, barbarlıktan medeniliğe doğru yürüyeceğiz, sancılı olacak, nice akil adamlar arada feda olacak ama dönüş olduğunu zannetmiyorum, biz istesek dünya bırakmaz faşizm burada iyice kök salsın.

Konuyla ilgili son yazım: Suç ve Ceza

Diğerleri: Talihsiz Sözler, AB Projesi, Çelik Blek, Atilla Yayla

Popularity: 25% [?]

79 Yorum

  1. bliyaal - 29 Oca 2008 - 1:03 pm

    Böylesine üçkağıtçılardan oluşan AKP’ye hala Müslümanlık adına, demokrasi adına destek verenlerin bulunması, bu insanların da destekledikleri kişiler gibi sahtekar olduklarını gösteriyor. AKP’nin diğer partilerden ne farkı var Allah aşkına?

    Hocaya bu yapılanlardan sonra AKP sesini çıkarmayacaktır. Zira şu anda türban gibi en gereksiz “önemli” meseleyi tartışıyorlar, ama emin olun Atilla hocaya türbanı savundu diye ceza verilseydi, bu AKP takımı çığlıklar atarak hocayı savunmaya koştururdu.

  2. FST - 29 Oca 2008 - 1:12 pm

    Bliyaal,

    ama emin olun Atilla hocaya türbanı savundu diye ceza verilseydi, bu AKP takımı çığlıklar atarak hocayı savunmaya koştururdu.

    Emin değilim, AKP Atilla Yayla’nın liberal etiketi sebebiyle buna yanaşmazdı. AKP’nin problemi kendini özgürlükçü zannetmesi, halbuki köklerini aldığı gelenek özgürlükten fikrinden nasipsizdir ve AKP içinde adı konmasa da çok güçlüdür. AKP’nin özgürlük kelimesinin içeriğiyle ilgili hiçbir fikrinin olduğunu zannetmiyorum.

  3. bliyaal - 29 Oca 2008 - 2:28 pm

    Fethi bey,

    Elbette böyle bir durumda AKP hocayı özgürlük adına savunmayacaktır. Maksat, hoca üzerinden türban savunusu yapmak olurdu. Yoksa AKP’nin özgürlükle ilgisi olmadığı aşikar.

    Bakalım, şimdi mahkeme kararı hakkında ne diyecekler? Veya bir şey demeyecekler.

  4. Da Vinci - 29 Oca 2008 - 3:00 pm

    Fethi bey,

    Bu işlerin mesulü 2-3 senedir ipe un seren AKP zihniyetidir, utanacak bir yer varsa o da 6 yıllık iktidarları döneminde söz söyleyip yazı yazdıkları için öldürülen, memleketten kaçan, hapse atılan aydınlar ayıbını sürdüren “şiir okuma” gazisi, karikatürcü mücahiti Tayyip Erdoğan, 301 müdafii Cemil Çiçek ve şürekasıdır. Bu zihniyet Fazilet Partisi kapatıldığında sırf adalet adına Anayasa Mahkemesini eleştirip nahak yere anormal para cezasına çarptırılan Prof. Mustafa Erdoğan’a sırtını dönen zihniyetin ta kendisidir. AKP kendi düzenlediği panelde hiçbir suç unsuru içermeyen bir konuşmanın ardından kopan fırtınada Atilla Bey için “biz tanımıyorduk, bilsek çağırmazdık” şeklinde olabilecek en aşağılık, terbiyesiz tavrı takınmış mensuplara sahip bir partidir. Tepedeki zihniyet de, Abdullah Gül müstesna, bundan farklı değildir. Bunlar köylü kurnazıdır, keserleri hep kendine yontar.

    Olayı gerçekten de çok güzel özetlemişsiniz. Bunun üzerine söylenecek pek birşey olduğunu sanmıyorum.

  5. vadi - 29 Oca 2008 - 3:06 pm

    yavaşş……sakinn ……………..

    tamam birçok eleştiriye hak veriyorum da ,Atilla Yayla olayında korkakça sindiler
    olağan şüpheli oldukları için tam destek beklemiyordum ama daha karakterli davranabilirlerdi

    ama mesela şu Türban için açıklama yapan milletvekilini disipline sevketmeleri de çok karaktersizce ve korkakça

    22 temmuzdan öncekini saymayalım , sonraki dönemde gösterdikleri çekingenliğin-korkunun
    pek izahı yok
    6 yıldır….. demek yanlış olur ,

    kuru gürültüye pabuç bırakılacaksa Abdullah Gül’ün adaylığında ısrar etmemeliydiler,

    yani ozaman tehdit daha fazlaydı ama ısrar edildi ve sonuç alındı , şimdi de alınabilir,

    “AKP bu süreçte önemsiz bir detaydır” bu da ağır kaçmış , o kadar da önemsiz değil

    “biz istesek dünya bırakmaz faşizm burada iyice kök salsın.” dış faktörleri gereğinden fazla
    ciddiye alıyorsunuz , öyle olsaydı AIHM o salak leyla şahin kararını alırmıydı ?
    beş dakkada değişir bütün işler, bir bakarsınız AB’de , ABD’de bir doğu ülkesinin laik olduğu standartları hatırlayıverirler ………….

    iç veya dış öyle yada böyle rüzgarın toplandığı(toplanacağı) yelken AKP

    Abdullah Gül’ü neden ayırıyorsunuz anlamadım ?

    şahsi fikrim “daha iyisi çıkana kadar AKP” yada en azından ” kötünün iyisi AKP” şeklinde

    alternatifsiz olmak , kötünün iyisi olmak pek methedilecek birşey değil tabi

    bu olayda ve benzeri bir çok olayda yargının rolünü küçümsememek lazım , rolünü derken aslında başrol o , hakim olan mantalite de malum.

    herneyse çıkmam gerek , fazla yüklenmeyin yazıktır……..

  6. FST - 29 Oca 2008 - 3:38 pm

    Vadi,

    Söyledikleriniz yanlış değil, başka yazılarda onlara da detaylı olarak değinilmiştir, bu yazı AKP’nin istikametinin bozulduğuna işaret ediyor o kadar.

  7. Geçmiş olsun.. — düşünceler - 29 Oca 2008 - 3:59 pm

    […] bey “diyecek lafım kalmadı” demiş, benim de öyle. Yazısı ahvali iyi özetliyor, genel olarak AKP’ye yönelik […]

  8. Librarian - 31 Oca 2008 - 1:07 am

    Kavga sesleri geliyor / Localar ve SİAD’lardan / EKSERİYET ilerliyor / Bugün “avam” yarın her şey hey hey / Bugün “parya” yarın herşey /

    Not: Bu bir marşın uyarlamasıdır; müziği olağanüstüdür; ancak kaydı Youtube’da bile yok ve ben nota yazmayı pek bilmiyorum.

  9. recep - 31 Oca 2008 - 10:09 am

    Librarian;
    bu marş TKP’nin marşıdır… Şuradan dinleyebilirsiniz…

  10. FST - 31 Oca 2008 - 5:46 pm

    Recep, marşın ezgisi berbat.

  11. metin - 31 Oca 2008 - 6:36 pm

    Veysel Bey,

    Fethi Bey haklı; berbat bir melodi. Marş dediğin böyle mıymıntı bir ezgiyle olmaz. Ama asıl berbat olan şey nedir biliyor musunuz? “Komünizm” ve “marş” kavramlarının yarattığı oksimoronal vaziyet! 1989′dan bu yana bunu anlayanların gözü açıldı. Daha önce anlayanlara ise “revizyonist” falan diye küfrediliyordu reel-sosyalistler tarafından. Dünya yine de dönüyor azizim! Komünistlerin marş bestelemekten filan vazgeçeceği ve böylece Marx emminin kemiklerini sızlatmayacağı, kapitalistlerinse kendileriyle birlikte bütün bir medeniyet birikimini batırmayacağı bir dünyayı umut etmek ahmaklık değilse ben bunu umut etmek istiyorum.

  12. metin - 31 Oca 2008 - 6:48 pm

    Bliyaal Bey,

    Sizinle polemiğimiz hangi ilmekteydi bulamadım bir türlü, neyse buradan sesleneyim. Umarım gözünüze çarpar.

    Bir kere şunu arzetmekte faide mülahaza ediyorum efenim: Bilmediğini bilmemek fevkalade vahamet kesbeden bir vaziyettir. Sizde bu sendromu müşahade etmekse insanı herşeye rağmen müteessir kılıyor.

    Saniyen, bir hususta kalem oynatmamış olmak ile cehalet içinde olmayı aynı şey addettiğinizde mantık dediğimiz disiplinin bütün tersanelerine girmiş oluyorsunuz ki bu bir nevi vandalizm değil midir, vicdanınıza bırakırım.

    Salisen, esasında sizin hem sosyalist olduğunuzu iddia edip hem de ittihatçının en bi ittihatçısı kesilmeniz beni rahatsız ettiğinden dolayı sesimi çıkarıyorum. Bu vahim tenakuz, sineye çekilip susulacak birşey değil çünkü. Yoksa, gerek Tansel kardeşimle, gerek başkalarıyla yürüttüğünüz polemikleri okumak benimçün kafi geliyor. Ayrıca da ben haddimi bilirim; iktisadın teknik problematiklerine ilişkin derinlemesine kalem oynatmaya kalkışmam buralarda. Üstüme vazife değil çünkü. Lakin sizin ne dediğinizi biraz bilmeniz iktiza ediyor kanaatimdeyim naçizane.

    Durumdan vazife çıkardığım için affımı talep ve saygılarımı arzederim.

  13. Librarian - 31 Oca 2008 - 7:29 pm

    Sevgili FST, sevgili Metin, benim müzikte güzellik anlayışım pek mütevazi ve “öznel”dir: aklımda kalıyorsa o müziği beğenmişim demektir. Bu da kalmış işte.. Siz benim UYARLAMAYI nasıl buldunuz, ondan haber verin :-)

  14. Librarian - 31 Oca 2008 - 7:32 pm

    Eseri onyıllar sonra tekrar dinlememe imkan verdiği için Recep beye nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.

  15. FST - 31 Oca 2008 - 8:03 pm

    Librarian,

    SİAD ile MHP arasında bir atışma var, localar işin arka planında herhalde. En son Rodos adasında bir tapınakta görülmüşler.

    Ekseriyet ise ancak seçimden seçime halt karıştırıyor.

    Marş kötü ama sizin uyarlama her zamanki gibi 10 numara.

  16. bliyaal - 31 Oca 2008 - 8:53 pm

    Metin bey,

    Şu sosyalizm meselesini daha önce açıkladım. Öte yandan, ben kendime göre bir çözüm öne sürüyorum, siz beni bunun için eleştiriyorsunuz. “Peki sizin çözümünüz nedir?” diyorum, cevap vermiyorsunuz.

    İşte bütün olay bundan ibaret.

    Sürekli eleştiren, ama hiçbir çözüm üretmeyen bir insan düşünebiliyor diyebilir miyiz? O zaman bunun kocakarı dırdırından farkı kalır mı? Teşbihte hata yoktur derler.

    ***

    Ben marştan pek anlamam, ama youtube’da şunu buldum. Pek de güzel giderdi şimdi

  17. suat - 31 Oca 2008 - 8:54 pm

    @Bliyall,

    Böylesine üçkağıtçılardan oluşan AKP’ye hala Müslümanlık adına, demokrasi adına destek verenlerin bulunması, bu insanların da destekledikleri kişiler gibi sahtekar olduklarını gösteriyor.

    Aklında olsun, seninle ilk karşılaşmamızda benden kuvvetli bir kafa darbesi alacağın var. Ben bana sahtekar diyen adama dava felan açmam, kendi işimi kendim görürüm. Artık nerede karşılaşırız, kapadokya da LDT kongresi mi olur, bir blogger toplantısında mı bilmiyorum.

    Önce kafayı atarım sonra sohbete muhabbete geçebiliriz, kin gütme huyum yoktur.

  18. suat - 31 Oca 2008 - 8:55 pm

    @Bliyall,

    Böylesine üçkağıtçılardan oluşan AKP’ye hala Müslümanlık adına, demokrasi adına destek verenlerin bulunması, bu insanların da destekledikleri kişiler gibi sahtekar olduklarını gösteriyor.

    Aklında olsun, seninle ilk karşılaşmamızda benden kuvvetli bir kafa darbesi alacağın var. Ben bana sahtekar diyen adama dava felan açmam, kendi işimi kendim görürüm. Artık nerede karşılaşırız, kapadokya da LDT kongresi mi olur, bir blogger toplantısında mı bilmiyorum.

    Önce kafayı atarım sonra sohbete muhabbete geçebiliriz, kin gütme huyum yoktur.

  19. FST - 31 Oca 2008 - 9:37 pm

    Bliyaal,

    Ben marştan pek anlamam, ama youtube’da şunu buldum. Pek de güzel giderdi şimdi

    Hakikaten süper oldu. Hey gidinin kıratı be.

  20. recep - 31 Oca 2008 - 10:46 pm

    Recep, marşın ezgisi berbat.

    Marşı ben mi besteledim? Sen besteledin deyen beri gelsin…

    Aklında olsun, seninle ilk karşılaşmamızda benden kuvvetli bir kafa darbesi alacağın var. Ben bana sahtekar diyen adama dava felan açmam, kendi işimi kendim görürüm. Artık nerede karşılaşırız, kapadokya da LDT kongresi mi olur, bir blogger toplantısında mı bilmiyorum.

    Önce kafayı atarım sonra sohbete muhabbete geçebiliriz, kin gütme huyum yoktur.

    Aman üstad :) şu ülkede kafası çalışan üç-beş adamın toplandığı kongreyi CHP kongresine çevirmeyin lütfen… Kapadokya girişinde halledin işinizi…

  21. bliyaal - 31 Oca 2008 - 10:52 pm

    Fethi bey,

    Türküyü internetten bulup indirdim, vatansever birileri Kahramanlık Türküleri albümünü tam liste koymuş.

    “Görünüyor yandım aman,
    “Bize zafer yolları.”

    Heyt be!

    ***

    Hay Allah, iyi ki Metin bey İttihatçılıktan bahsetti. Suat bey damlayıvermiş hemen. İti an çomağı hazırla mı desem? Teşbihte hata yoktur “netekim.”

    Suat bey de benimle uğraşmaktan bu gidişle uzak doğu sporları uzmanı olacak. CHP’lileşmeyin lütfen Suat bey.

  22. suat - 31 Oca 2008 - 10:58 pm

    Recep Bey,

    Bliyaall gibiler o kongredeki davulcu yellenmesi gibi kalır. Muadili fazla olmadığı için CHP kongresine döneceğini zannetmem. Ne varlığı ne kadar yokluğu da hissedilmez zati.

    (Ayrıca kafası çalışan derken Bliyaal gibi faşoları kasdetmediniz umarım.)

    Kapadokya girişinde halledin işinizi…

    Hımm. Bu daha mantıklı. Sağolun.

  23. suat - 31 Oca 2008 - 11:04 pm

    Bliyaal,

    Hay Allah, iyi ki Metin bey İttihatçılıktan bahsetti. Suat bey damlayıvermiş hemen.

    Hiç yakışıyor mu senin gibi ateye Allah demek? Doğa diyeceksin doğa! Kaç kere söyleyecem..

    Hayatta en nefret ettiğim şeylerin başında ittihatçı zihniyeti gelir.

    Senin ciğerini biliyorum ben artık, ittihatçının önde gideni sensin, döktürme bana şimdi buraya sağda solda yazdığın faşizmin dibini çıkartan yorumlarını. DD’de rezil rüsva oldun burada da olursun.

    Suat bey de benimle uğraşmaktan bu gidişle uzak doğu sporları uzmanı olacak.

    Uzakdoğu değil, hamdolsun turkish. Bi adet turkish kafa.

  24. fatihdemir - 31 Oca 2008 - 11:26 pm

    Benim aklima soyle birsey geldi :)

  25. bliyaal - 01 Şub 2008 - 12:01 am

    Suat bey,

    Geçiniz bu kongre laflarını efendim. Ürgüp’teki son kongrede neredeydiniz? “İşim falan vardı vs. vs.” Sizin durumunuz Mehmet hocanın dediği gibi, “gençken işim var, yaşlıyken çişim var.” Öyle internette kafa sallamakla olmuyor bu işler. Ben geldim, konuştum. Siz gelmemek için seneye de bulursunuz bahane. Gelirseniz de Cüneyt abinin dediği gibi tankla, topla, uçakla falan gelin. Ağır sanayi hamlenizle gelin.

    Recep bey kafası çalışan adam derken sizi kastetmiştir, merak etmeyin Suat bey. Kafa atan adamın başka neresi çalışacak zaten? Kıçı mı?

  26. suat - 01 Şub 2008 - 1:26 am

    @Bliyaall,

    Akademisyen değilim, öğrenci değilim, yazar değilim; boş gezenin boş kalfası da değilim, iş yapıyorum, iş veriyorum, kapitalizmin dibine vuruyorum.. İki ayrı şehirde önemli iki fuar vardı aynı tarihlerde, katılmam gerekiyordu o sebeple gelemedim.

    Tabii ki kafam çalışıyor; senin gibilerin zihniyetini, beğenmediğin muhafazkarlar yerle bir etti zaten, hala çakozlamadın mı? Bak ne demiş bugün Engin Ardıç;

    “Oysa, 12 Eylül’ün “toplumu ve özellikle gençliği dıngıllaştırma” zokasını dinciler yutmadılar, Tuna Kiremitçi’nin dediği gibi, okudular ve tartıştılar. Berikilerin “guruları” artık çişlerini tutamaz duruma düşerlerken, onlar zıpkın gibi genç aydınlar yetiştirdiler.”

    Deniz bitti Bliyaal, yenildiniz, darmadağın oldunuz. Baykal bile anlamış bunu sen anlamadın halen.

    Haa diyeceksin ki madem öyle bu kafa neyin nesi. Nesi olacak, tabii ki bonusu değil. En yukarıda ettiğin genelleştirme terbiyesizliğinin tam hakkaniyetli olamasa da telafî bakımından bir karşılığı.

  27. metin - 01 Şub 2008 - 11:21 am

    Suat Beyciğim,

    Bliyaal Bey’e karşı böyle bir hareket düşünmeniz ne kadar ayıp birşey. Gelenekte, düşene vurmak var mıdır yahu?!

  28. metin - 01 Şub 2008 - 11:26 am

    Bliyaal Bey,

    Geçenlerde bir arkadaşımızın mimi üzerine şöyle bir e-serüvenime dönüp baktım da, yaklaşık üç yıldır buralarda yazıp çiziyorum. İzleyenlerin az çok bir fikri olmuştur hakkımda. Tutup da sizin isteğiniz üzre sahneye çıkıp şarkıcılık yapacak halim yok maalesef. Büyük ihtimalle siz henüz bu dünyaya teşrif buyurmamışken bendeniz ATÜT tartışmaları filan yapıyordum mesela. Lütfen güldürmeyin beni, gerçekten halim yok.

    Ben size -dikkat buyurduysanız eğer- yalnız ve yalnız şu meşhur oksimoronal vaziyetinize sinirlendiğim zamanlar sataşıyorum. Onun dışında sizin yazdıklarınız, yorum üretecek kadar harekete geçiremiyor beni. Zaten bundan da bıktım, bir daha size tek kelime edersem Suat Bey bana kafa atsın, kendisini çok ama çok severim biliyorsunuz, başımın üstünde yeri vardır.

  29. metin - 01 Şub 2008 - 11:31 am

    Ek:

    Bliyaal Bey,

    Aman tutup da bir klişeyi cevap olarak sürmeyin önüme, hani şu aklın yaş ve baştan hangisinde olduğu klişesini. Biliyorum ben onu.

  30. metin - 01 Şub 2008 - 11:32 am

    Veysel Beyciğim,

    Benim vereceğim cevabı Fethi Bey vermiş!

  31. FST - 01 Şub 2008 - 1:06 pm

    Bliyaal,

    Metin beyin namına ben kısa ve tahmini bir cevap vereyim. Metin Bey 301 türü yasaklardan temizlenmiş özgürlükçü bir ortama ilaveten ehlileştirilmiş bir sosyal devlet anlayışını savunur. Eşitlik onun için güzel bir ütopyadır ama senin dünyada olmadığın sıralar da dahil, zaman kendisine acı da olsa gerçeği öğretmiştir. Bu da insanoğlunun bir tür melek olmadığı ve dolayısıyla toplumculuğun bireyciliğe göre verimsiz kalacağı, insanların birbirinin sırtına yüklenmeye çalışacağı gerçeğidir. Bu ister Nazi türü milliyetçi toplumculuk olsun, ister Sovyet türü toplumculuk. Her ikisi de bireyi inkar etmiş ve dünyayı ateşe atmıştır. İslamcı toplumcuların eline imkan geçse yapacakları farklı birşey değildir.

    (Zapatistalar istisna, onların kar maskesi var. Bu taşın Tansel ile ilgisi yoktur.)

    Bu sebeple bence Metin bey gönül olarak sosyalizme yakın olsa da zoraki bir kapitalizm yandaşıdır, çaresizdir.

    Ben ise Hasan Mutlucan’a yakınım.

  32. bliyaal - 01 Şub 2008 - 1:25 pm

    Fethi bey,

    Metin bey, eğer anladıysam, düşüncelerinde biraz hayalperest biri. Eşitlik gibi meselelerde düşünmek gerçekten de insanın biraz ütopyacı olmasını gerektirir. Sanırım Metin bey gerçeği gördükten sonra, neler yapılması gerektiğine dair herhangi bir şey düşünmemiş. Çaresiz olması bu açıdan doğru olabilir.

    Metin bey,

    Görüyorum ki, havlu atmışsınız. Üç senedir yazıyorum diyorsunuz. Size sadece bir defaya mahsus ne düşündüğünüzü sordum, bir cevap veremediniz.

    ATÜT diye neyi tartışmışsınız, merak ettim. Bende o dönem ATÜT üzerine yazılmış makalelerin çoğu vardır. İsminizi tam olarak verin de neler yazmışsınız bir bakalım – yazdıysanız tabii.

    Suat bey,

    AKP’nin yaptığı türlü türlü üçkağıdı görmesine rağmen bunlara hala destek veren biri kesinlikle iyi niyetli değildir. Yapmaya çalıştığı şey sadece avanta sağlamaktır. Zaten son dönemlerde birtakım kesimler kendi işlerinde avanta sağlamak için AKP’ye açıktan açığa destek vermeye başladı. Sanırım sizi bu kesim içinde değerlendirmek daha doğru olacak.

  33. FST - 01 Şub 2008 - 1:43 pm

    Bliyaal,

    Sanırım Metin bey gerçeği gördükten sonra, neler yapılması gerektiğine dair herhangi bir şey düşünmemiş

    Düşünmüştür de, hepimiz ekmek derdindeyiz neticede. Asli işi olanlar bizim adımıza düşünüveriyor nasıl olsa. Bak üniversiteler “ayakta” imiş şu aralar.

    Metin beye şunu demişsiniz;

    Size sadece bir defaya mahsus ne düşündüğünüzü sordum, bir cevap veremediniz.

    Canım sen hemen Hasan Mutlucan kasedini koyunca teybe insanda cevaba mecal mi kalır?

  34. metin - 01 Şub 2008 - 1:53 pm

    Bliyaal Bey,

    Tek kelime etmeyeceğim diye söz verdim kendime ama insanı kışkırtıyorsunuz. Ne havlu atması kardeşim, quel-alaka? Ufacık bir blog yorumunda dünyayı mı kurtaracağımızı vehmediyoruz? Bu ne aymazlıktır böyle? Cevap veremedinizi mi var? Saçmalamayın rica ederim.

    Size önerim, postmarksist ve postmodern dünyanın ruhunu kavramaya çalışın. Modernizm-marksizm ilintisini kurcalayın. Lukacs, Althusser, Gramsci, Bloch’a filan geri dönün bi tekrar. Hatta bir fincan sıcak suda Kant filan için, içiniz ısınsın. Sonra söyleminizde rahatsız ve eğreti duran liberal ve liberteryen düşünürleri daha derinlemesine okuyun. Sonra reel-sosyalist ve İttihatçı maceraların nehir-romanlarını okuyun. Bu ayaküstü önerdiğim işler, yapılacaklar deryasında bir damla.

    Ben, bilmediğini bilenler kümesinin bir elemanıyım. Siz, allame olduğunu sananlar kümesinin elemanı olmaya devam edecekseniz, bu sizin bileceğiniz bir iş tabii. Ama yukarıda önerdiklerim yine de işe yarayabilir. Üstü kalsın.

  35. Librarian - 01 Şub 2008 - 1:58 pm

    Eveeet “üniversiteler ayakta”!

    Debout les damnés de la terre
    Debout les forçats de la faim
    La raison tonne en son cratère
    C’est l’éruption de la fin
    Du passé faisons table rase
    Foules, esclaves, debout, debout
    Le monde va changer de base
    Nous ne sommes rien, soyons tout

    [Refrain]
    C’est la lutte finale
    Groupons-nous, et demain
    L’Internationale
    Sera le genre humain
    (bis)

    vaziyetinde yani. Recep bey bunun linkini de lutfederse, keyfim tam olacak :-)

  36. metin - 01 Şub 2008 - 2:13 pm

    Fethi Beyciğim,

    “Eşitlik onun için güzel bir ütopyadır”

    “(…) gönül olarak sosyalizme yakın olsa da zoraki bir kapitalizm yandaşıdır, çaresizdir.”

    Teşekkür ederim. Yorumunuzdaki diğer şeyler, evet, doğru. Lakin bu iki cümle üzerinde uzun uzun durmak lazım. Ekmek elden su gölden yaşamadığım için, uzun uzun ne zaman dururum bilmiyorum ama artık elzem hale geldi. Öyle görünüyor. Jazzetta yeniden açılırsa yazacağım. Burada şimdi sadece çok minicik bir şerh düşeyim bu iki söze.

    Birincisi, eşitlik ve özgürlük gibi iki değerin birbiriyle ilişkisi korelatiftir. Çok da acıklı bir izdüşüm bırakmıştır yakın tarihte. Reel-sosyalizm eşitlik getireceğini iddia etmiş, getiremediği gibi özgürlük değerinin de çanına ot tıkamıştır. Kapitalizm ise soyut ve spekülatif bir özgürlük söyleminin ardında eşitlik değerinin de özgürlük değerinin de asla hayat bulamadığı ve bulamayacağı bir vandalizmden başka birşey değildir. Çıkışsızlık ve çaresizlik benim sorunum değildir yalnızca, insanlığın sorunudur. Dolayısıyla şöyle de diyebiliriz: Ben, sosyalizmi amaç/yöntem sorun ve sarmalında çıkmaza saplanmış bir arayış olarak görürüm. Kapitalizmi ise, dünyanın ve insanlığın ağzına sıçmış, gelgelelim yerine ikame edilebilecek güçte bir kuram-uygulama ikilisinin henüz hayat bulamadığı bir ilkellik, bir bela olarak. Bu bağlamda siyasal-kültürel liberalizmi sonuna kadar savunurken, iktisadi liberalizme pek de o kadar sıcak bakamam. Mamafih, iktisadi liberalizm husuunda kapitalist sicilin de hiç parlak olmadığını düşünürüm.

    Çok dağınık ve yetersiz bir biçimde özetlemeye çalıştığım şeyler bunlar şu anda.

    Muzmin Bey ve Afşar Bey’in kulaklarını çınlatayım. Reelpolitiği bir yana bırakırsak, beni aslında bir bakıma bir anarşist sayabilirsiniz.

  37. metin - 01 Şub 2008 - 2:17 pm

    “yerine” ve “ikame”den biri fazla. Dilim sürçmüş, pardon.

  38. metin - 01 Şub 2008 - 2:24 pm

    Fethi Bey,

    Yukarıda iki cümlenizin dışındakiler için doğru demişim ama atlamışım şunu ben, özür dilerim:

    “ehlileştirilmiş bir sosyal devlet anlayışını savunur.”

    Hayır hayır, beni sosyaldemokrat saymamanızı rica etmiştim daha önce de. (Gerçi siz “sosyaldemokrat deyince bizdeki jakoben zorbaları anlamayın” diye itiraz etmiştiniz, ben de zaten öyle anlamadığımı söylemiştim. Yani sözdelerinden bahsetmiyorum, gerçek sosyaldemokratlardan da saymayınız beni.) Bendeniz, ehlileştirilmiş veya yabani kalmış, her türlü devlet nosyonuna, sosyal olsun olmasın, ne sxxxx olursa olsun, uzağım.

  39. metin - 01 Şub 2008 - 2:36 pm

    “Liberal sol” üzerine lehte ve aleyhte birtakım tartışmalar yapılmaya başlanmıştı ama arkası gelmedi Radikal İki’de. Ben kendimi “liberal solcu” olarak addediyorum ama çok kaba ve yetersiz bir etiket bu. Etiket meraklısı da değilim zaten pek.

  40. metin - 01 Şub 2008 - 2:37 pm

    Bliyaal Bey yüzünden “ben, ben” deyu ünleyip durdum. Kusuruma bakılmasın lütfen.

  41. FST - 01 Şub 2008 - 2:47 pm

    Metin bey,

    Teşekkür ederim. Yorumunuzdaki diğer şeyler, evet, doğru. Lakin bu iki cümle üzerinde uzun uzun durmak lazım.

    Bakın ağzınızdan epey laf almış oldum böylece. Yalan yanlış ithamda bulundum, hemen Bliyaal dahil herkesin merak ettikleri ortaya çıktı.

  42. FST - 01 Şub 2008 - 2:59 pm

    Librarian,

    Benim gibi entellikten nasipsizler için anadilimiz ingilizce ve yerel lehçemiz Türkçe versiyonlarını da koyalım:

    Englisch
    http://www.youtube.com/watch?v=t1kDw_fh3VA

    Turkisch
    http://www.youtube.com/watch?v=gWNlkad6QYA&feature=related

    the internationale

    arise ye workers from your slumbers
    arise ye prisoners of want
    for reason in revolt now thunders
    and at last ends the age of cant.
    away with all your superstitions
    servile masses arise, arise
    we’ll change henceforth the old tradition
    and spurn the dust to win the prize.

    so comrades, come rally
    and the last fight let us face
    the internationale unites the human race.
    so comrades, come rally
    and the last fight let us face
    the internationale unites the human race.

    no more deluded by reaction
    on tyrants only we’ll make war
    the soldiers too will take strike action
    they’ll break ranks and fight no more
    and if those cannibals keep trying
    to sacrifice us to their pride
    they soon shall hear the bullets flying
    we’ll shoot the generals on our own side.

    no saviour from on high delivers
    no faith have we in prince or peer
    our own right hand the chains must shiver
    chains of hatred, greed and fear
    e’er the thieves will out with their booty
    and give to all a happier lot.
    each at the forge must do their duty
    and we’ll strike while the iron is hot.

    Enternasyonal

    uyan artık uykudan uyan
    uyan esirler dünyası
    zulme karşı hıncımız volkan
    bu ölüm-dirim kavgası

    yıkalım bu köhne düzeni
    biz başka alem isteriz
    bizi hiçe sayanlar bilsin
    bundan sonra herşey biziz.

    bu kavga en sonuncu
    kavgamızdır artık
    enternasyonal’le
    kurtulur insanlık

    tanrı, patron, bey, ağa, sultan
    nasıl bizleri kurtarır
    bizleri kurtaracak olan
    kendi kollarımızdır

    isyan ateşini körükle
    zulmü rüzgarlara savur
    kollarının bütün gücüyle
    tavı gelen demire vur

    bu kavga en sonuncu
    kavgamızdır artık
    enternasyonal’le
    kurtulur insanlık

    hem fabrikalar, hem de toprak
    her şey emekçinin malı
    tufeyliye tanımayız hak
    her şey emeğin olmalı

    cellatların döktüğü kan
    bir gün onları boğacak
    bu kan denizinin ufkundan
    kızıl bir güneş doğacak

    bu kavga en sonuncu
    kavgamızdır artık
    enternasyonal’le
    kurtulur insanlık.

  43. Librarian - 01 Şub 2008 - 3:09 pm

    Çok çok teşekkürler sevgili FST. Eserin Fransızcasını tercih etmem için çok geçerli nedenlerim var: bu “debout”, ayağa kalkmak, kıyam etmek demektir. “arise” ise bildiğin gibi görünmek, boy göstermek, zuhur etmek gibi anlamlara geliyor. “uyan”ın ise ne “debout”, ne de “arise” ile uzak-yakın ilişkisi yoktur. Yani diğer marksist klasikler gibi bu Enternasyonal de mütercimler tarafından iğfal edilmiş!! Aaaah, onları ben çevirmeli idim..

  44. bliyaal - 01 Şub 2008 - 3:11 pm

    Fethi bey,

    Benim dediğim, iyi ya da kötü olsun, insanların birtakım çözüm önerileri düşünmesidir.

    Hasan Mutlucan’ın mp3’lerinin olduğu siteye baktınız mı? Şu internet ne güzel şeymiş vesselam.

    “Hey ağalar kızıl kanın renginden
    “Kırat altımızda kınalanmalı”

    ***

    Metin bey kendisini yetersiz olmakla birlikte “liberal solcu” addediyormuş. Bunun tercümesi “tatlı su solcusu” demek sanırım. Bu tavır, genelde, 80’ler sonrasında Türkiye’de sol hareketin durmuş olmasının, 90’larda da Rusya’nın yıkılmasının yarattığı başıboşluk ortamının bizim eski solcularda neden olduğu zihin buhranından kaynaklanıyor. Her ne ise, Metin beyin sitemlerine uyarak onu düşünmeye zorlamaktan vazgeçmek daha iyi olacak.

  45. metin - 01 Şub 2008 - 3:23 pm

    Bliyaal Bey,

    “Bunun tercümesi ‘tatlı su solcusu’ demek sanırım. Bu tavır, genelde, 80’ler sonrasında Türkiye’de sol hareketin durmuş olmasının, 90’larda da Rusya’nın yıkılmasının yarattığı başıboşluk ortamının bizim eski solcularda neden olduğu zihin buhranından kaynaklanıyor. Her ne ise, Metin beyin sitemlerine uyarak onu düşünmeye zorlamaktan vazgeçmek daha iyi olacak.”

    Sizin sanırım Şahan Gökbakan’ın yerinde gözünüz var. Niye o? Linkini bulursam yazarım. İyisi mi Taraf’ın geçen günkü nüshasını bulup Zeki Coşkun’u okuyun. Gerçi Cumburliyet denen nazi paçavrasından başka gazete okuduğunuz kanısında değilim ya. Nazi muhibbi olmaktan iyidir sizin deyiminizle “tatlısu solcusu” olmak. Kaldı ki alakası yok liberal solla dediğinizin. Saçmalarınıza bir son verin bence, komikliği aşıp trajikomik oluyorsunuz Bliyaal Bey. Sizin düşünme biçiminiz ve düşünceleriniz bana nedense şu papyonlu Türk Mengele’sini hatırlatıyor bana. Hani telefonda hazırola geçen, tatlısu faşisti p[o]rofu…

    Beni kışkırtıp durmayın. Polemik yapmak istemiyorum daha fazla, kimseye bir faydası yok. Vakit kaybı.

  46. metin - 01 Şub 2008 - 3:24 pm

    İki “bana”dan biri fazla. Pardon. Bu gereksiz polemiğin cilvesi.

  47. metin - 01 Şub 2008 - 3:29 pm

    Ha, ayrıca, gözümden kaçmıyor; siz bana “filanca konuda ısrarla yazmıyorsun, demek ki fikrin yok” şeklinde mantık katliamı yaparken, işinize gelmeyen hususlarda 3M’i oynuyorsunuz. Kimsenin de gözünden kaçtığını zannetmiyorum, sadece benim değil. (Bu da bonus olsun.)

  48. metin - 01 Şub 2008 - 3:30 pm

    Fethi Bey,

    Sondan bir öncekini siler misiniz lütfen…

  49. FST - 01 Şub 2008 - 3:33 pm

    Bliyaal,

    Hasan Mutlucan’ın mp3’lerinin olduğu siteye baktınız mı?

    Bakılmaz mı? İndiriverim hemen.

    “Genç Osman geliyor alaylı handan
    Kılıcın kabzası görünmez kandan”

  50. metin - 01 Şub 2008 - 4:21 pm

    Zavallı Hasan Mutlucan! Adı çıktı… Halbuki kendisi ılımlı bir solcu olduğunu söylüyordu. O güzelim ses tonu ve rengi, adamcağızı darbeci despotların müzikal sembolü yaptı çıktı…

  51. metin - 01 Şub 2008 - 4:21 pm

    Bliyaal Bey,

    Sesiniz nasıl, merak ettim.

  52. metin - 01 Şub 2008 - 4:23 pm

    Yok yok, yanlış anlamayın! Şarkı türküye gerek yok. Konuşmanız yeter.

  53. metin - 01 Şub 2008 - 4:23 pm

    Soğuk espriydi. Boşverin…

  54. bliyaal - 01 Şub 2008 - 4:29 pm

    Fethi bey,

    Bundan sonra bıraktığım yorumların sonuna Hasan Mutlucan alıntıları mı eklesem? “Duruşumu” daha iyi belli eder diyorum.

    “Kılıncımı vurdum taşa,
    “Taş yarıldı baştan başa.”

    Ah ülen ah, yıkıldın gittin Osmanlı, ortalık sünnetsiz mendeburlara kaldı.

    ***

    Yahu Metin beye sadece fikrini sordum, o da cevap vermek yerine dolduruşa gelmiş gibi bir ton şey yazmış. Bu kadar şey yazmak zorunda değilsiniz Metin bey, bana bir şey kanıtlamak zorunda da değilsiniz. Zaten tavrınızı belli ettiniz, fazlasına gerek var mı?

  55. FST - 01 Şub 2008 - 4:48 pm

    Ah ülen ah, yıkıldın gittin Osmanlı, ortalık sünnetsiz mendeburlara kaldı.

    Bu işle Zaman gazetesi ilgileniyordu en son.

    Hasan Mutlucan’ın sesi de ses ha, Bende olsa paraya para demezdim.

  56. bliyaal - 01 Şub 2008 - 5:00 pm

    Ben de dinleyince özeniverdim, şöyle bir söyleyeyim dedim, ama daha “yine de şahlanıyor amaaan,” der demez bizimkiler susturdular.

    Zaman nerede ilgilenmiş konuyla acaba?

  57. metin - 01 Şub 2008 - 5:16 pm

    Bliyaal Bey,

    Eğleşiyoruz şurada işte. İki lafın belini büküyoruz. Yakında o da ol[a]mayacak. AKP sandığımdan daha korkak ve oportünist çıktı. (Şimdi hemen mağrıbi olmayın sakın.) Yanında duran ya huyundan ya suyundan derler, o hesap. Bunlar da egemenlerle fazla haşır neşir olunca kendilerini devletlû sanmaya/saymaya başladılar. Haydi hayırlısı bakalım. Bonapartist despotizmin, ilkel ideolojisiyle zihinleri mankurtlaştırması işte böyle yan etkilere yolaçıyor. Adamlar bekalarını toplumsal destekte (ki bu desteğin toplamında entelektüel demokratların işlevsel ve önemli bir niteliksel katkısı da var) göreceklerine, bürokratik oligarşinin zihniyetini transfer edip içselleştirmekte görmeye başlıyorlar koltuğa oturunca. Halbuki o koltuk eğreti bir koltuk.

    Ama siz siz olun, Türkiye’deki pırıl pırıl müslüman entelektüellere laf atmayın. Onlar başka, çapsız ve köylü siyasiler başka. Engin Ardıç abimiz bunu iyi vurgulamış. Müslüman entelektüeller dünyayı çok iyi okuyabiliyorlar, kül yutturmak çok zor artık onlara. Angajman meselesini de çözdüler sayılır. Darısı “çağdaş” (!!!) ve “aydınlanmış” (!!!) eşhasın başına.

  58. FST - 01 Şub 2008 - 5:27 pm

    Zaman nerede ilgilenmiş konuyla acaba?

    http://www.izlenimler.net/2008/01/17/ben-desem-kabahat/

  59. mrno - 01 Şub 2008 - 6:01 pm

    işlerin mesulü 2-3 senedir ipe un seren AKP zihniyetidir, utanacak bir yer varsa o da 6 yıllık iktidarları döneminde söz söyleyip yazı yazdıkları için öldürülen, memleketten kaçan, hapse atılan aydınlar ayıbını sürdüren “şiir okuma” gazisi, karikatürcü mücahiti Tayyip Erdoğan, 301 müdafii Cemil Çiçek ve şürekasıdır. Bu zihniyet Fazilet Partisi kapatıldığında sırf adalet adına Anayasa Mahkemesini eleştirip nahak yere anormal para cezasına çarptırılan Prof. Mustafa Erdoğan’a sırtını dönen zihniyetin ta kendisidir

    elal olsun be yaw!
    Bu ülkede gören gözler , çalışan kafalar hala varmış.

  60. mrno - 01 Şub 2008 - 6:10 pm

    Bliyaal Bey,

    Böylesine üçkağıtçılardan oluşan AKP’ye hala Müslümanlık adına, demokrasi adına destek verenlerin bulunması, bu insanların da destekledikleri kişiler gibi sahtekar olduklarını gösteriyor.

    Üçkağıtçı değil de satışcılardan oluşan demek yukarıda anlatılmak istenene daha uygun düşüyor. Hepsi böyledir denemez. Üçkağıtçılar da var netekim,bal tutanın parmağını yalaması olayı var burada.
    AKP yi destekleyenleri sahtekarlıkla suçlamak haksızlık,hatta kötü maksatlı.
    En azından 5 yıldır iktisadi kriz çıkmaması bile AKP yi desteklemek için bir neden olabilir. 5 yıldır tekbaşına iktidar olan CHP olsaydı mesela, ekonomi daha kötü olabilirdi. Zaten CHP nin 350 vekili olsa 35 tane parçaya bölünür,orası ayrı mesele. AKP istikrar ve güven sağlıyor.

  61. metin - 01 Şub 2008 - 6:20 pm

    Yok anam yok, kronik yorgunluk sendromunun pençesine düşmüşüm ben. Bliyaal Bey bana da sahtekâr demiş de ben nelerle uğraşıyorum! Malum, ben de seçimde AKP’ye oy verdiydim -emanet ve her an geri alınabilecek oy. (Yok, henüz geri almadım.) Bliyaal Bey, ben kafa atma işlerinden anlamam (aslında Suat Bey’de de öyle kafa atma huyları filan yok benim bildiğim), ama en azından bir özür borcunuz daha var. Bekliyorum.

  62. mrno - 01 Şub 2008 - 9:27 pm

    Atilla Hocam,
    Gazi de uzun saçlı, top sakallı çocuklar dayak yerken bir liberalliğinizi görmemiş olsak da, sizden önceki ifade özgürlüğü mağdurlarının yanında sizi görmesek de, biz(ben azından) sizin yanınızdayız. Ortaya attığınız tez de bu ceza ile birlikte doğruluk kazanıyor.

  63. FST - 01 Şub 2008 - 9:40 pm

    Gazi de uzun saçlı, top sakallı çocuklar dayak yerken bir liberalliğinizi görmemiş olsak da,

    Sen Gazi’de ne zaman okudun? Görmedik deyince.

    sizden önceki ifade özgürlüğü mağdurlarının yanında sizi görmesek de,

    Oha.

    biz(ben azından) sizin yanınızdayız.

    Yok bir de karşıda olaydın. Kırk yıllık yorumcu demem kovalardım.

  64. mrno - 01 Şub 2008 - 10:48 pm

    FST Bey,
    ben Gazi de okumadım ama okuyanlardan biliyorum.

    Oha.

    Cevabınız bu mu sadece?

  65. FST - 01 Şub 2008 - 11:19 pm

    Cevabınız bu mu sadece?

    “sizden önceki ifade özgürlüğü mağdurlarının yanında sizi görmesek de” sözüne karşılık başka ne diyebilirim ki? Türkiye’deki bütün ifade özgürlüğü ihlallerini ayrım yapmaksızın eleştiren birinci kurum LDT’dir ve burasının yönetim kurulu başkanı da Atilla Yayla. Nasıl mağdurların yanında görülmemiş anlamadım. Gidip yanlarında resim çektirmesini mi kastediyorsun?

    http://liberal.org.tr/

    Şu adresten proje ve faaliyetlerinin birkısmını görebilirsin.

  66. FST - 01 Şub 2008 - 11:34 pm

    Bir de,

    ben Gazi de okumadım ama okuyanlardan biliyorum.

    Ben de başka okuyanlardan başka şeyler işitiyorum, tüm uzun saçlı ve top sakallılar dayak yese Gazi Üniversitesi malul gaziler bakımevine dönerdi. Bunların yüzde doksan dokuzu efsanedir. Ülkücüler eskiye göre sıfır şimdi, siz ODTÜ’deki davulcu, halaycı, kesik slogancı solcu takımına dikkat edin. Bugün başörtüsü karşıtı kesik kesik bağırıyorlardı gene, bunlar her tür şiddeti ilericilik adına meşru görür, ülkücüler kadar tehlikelidir. Aman dikkat.

  67. Edi - 02 Şub 2008 - 1:03 am

    Barış adlı kişi başörtüsü işini akp beceremiycek demişti ama az evvel geçti komisyondan. böyle adamların gazına gelmeye değermiydi fethi bey? gittim baktım yazılarına galiba ekonomist kendisi. birde galiba amerikadan yazıyor.

    biz öyle amerikadan atıp tutanları çok gördük. çok biliyorsa ülkenin politikasını gelip yerinde yurdunda yakından takip etsin. böyle uzaktan takip ederse işte böyle yanılır kalır.

    anayasa değişti anayasa! daha ne yapcaktı adamlar? kapak olsun. bende akpci değilim ama objektif bakıyorum.

  68. FST - 02 Şub 2008 - 1:47 am

    Edi,

    Barış tam üstüne basmış, AKP birşeyi başardığı yok. Yasağı legal hale getirecekler. Barış Amerika’dan doğruyu görüyor, sen burada yanılmışsın.

    Bir de bu tartışmalara bakıyorum da, yok çene altına mı bağlayacakmış, serbest olursa halifelik mi gelirmiş, diyecek sadece şunu buluyorum:

    http://www.youtube.com/watch?v=1CRxfyjtt2o

    (+21 yaş için uygundur)

  69. Edi - 02 Şub 2008 - 1:55 am

    FST, kızlar haftaya öyle yada böyle derse girebiliyomu ona bakarım ben. giriyorsa akepe halledemedi falan fişman demeyecek kimse. halledebildiği kadar halletti, gatadan benzetme yaparak bu kadar yapabildi derseniz ona bişey demem ama.

  70. FST - 02 Şub 2008 - 2:11 am

    Edi,

    Haftaya değil kızlar sittin sene derse giremezler. Zaten ortada yasa filan yok başörtüsüne karşı. Bak Baykal bile “askerden ümidi kestik ama hamdolsun yargı var” diyor. Seni biraz saf gördüm, kızma ama uyduruk bir kanun değişikliğiyle olur mu bu iş?

  71. recep - 02 Şub 2008 - 2:46 am

    Kütüphaneci bey buyrun :)

    Rusça:
    http://folk.ntnu.no/makarov/temporary_url_20070929kldcg/internationale-ru.mp3
    Fransızca:
    http://folk.ntnu.no/makarov/temporary_url_20070929kldcg/internationale-fr.mp3
    İngilizce:
    http://folk.ntnu.no/makarov/temporary_url_20070929kldcg/internationale-en-billy_bragg_1990.mp3
    Kürtçe:
    http://folk.ntnu.no/makarov/temporary_url_20070929kldcg/internationale-ku.mp3
    Türkçe:
    http://folk.ntnu.no/makarov/temporary_url_20070929kldcg/internationale-tr.mp3

    Şu da bonus olarak; acapella:
    http://folk.ntnu.no/makarov/temporary_url_20070929kldcg/internationale-ru-vocal.mp3

  72. Edi - 02 Şub 2008 - 3:45 pm

    nası yani ya? koskoca anayasa girebilirsin diycekte on paralık rektör kim olucakta kapıya dikilip giremessin diycek?

  73. FST - 02 Şub 2008 - 8:13 pm

    Edi, sen de çok safmışsın, yurtdışında filan mısın? Kapıya dikilip deyince, bir zamanlar Erbakan da rektörler selam duracak filan derken belayı buluvermişti.

  74. delidumrul - 02 Şub 2008 - 8:25 pm

    ne desen boş fethi emmi haftaya görülecek kazın ayağı.

  75. FST - 02 Şub 2008 - 8:28 pm

    Yobazlara geçit verileceğini sanmıyorum. Bugün yüzbinler Ankara’daydı.

    İki kanun lafzen değişti diye ne olacak? 301 kabak gibi ortada, Atatürk’ü koruma kanunu insanlara ecel teri döktürüyor, türban gazına gelmemek lazım.

  76. metin - 04 Şub 2008 - 11:41 am

    Bliyaal Bey ve diğer herkese,

    “(Yok, henüz geri almadım.)” parantezi ağzımdan öyle çıkıvermiş. Birkaç yılın kötü alışkanlığı işte! AKP’ye kendi adıma açtığım kredi tükendi. Emanet oyumu geri alıyorum. Getirisi (: darbeci alçaklara cevap) yeter.

  77. Librarian - 04 Şub 2008 - 7:08 pm

    Recep bey, çok mahçup ettiniz, çok mesai sarfetmiş olmalısınız, elimde imkan olsa da sizi bizim kütüphanede istihdam edebilsek..

  78. recep - 05 Şub 2008 - 1:42 am

    Ne demek kütüphaneci bey :) Zevktir benim için….
    Hangi kütüphanedesiniz siz? Ben de işimi değiştirmek istiyordum zaten :)

  79. […] Geçen gün değerli dostlarımızdan Fethi Bey hükümetin Atilla Yayla konusundaki ataletini sert bir dille eleştirmiş: […]

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş