Tuluat

FST 3 Şubat 2008

(Bu yazıyı geçenlerde yazmışım, taslak olarak kalmış, Bugün Cüneyt Ülsever benzer birşeyler yazınca aklıma geldi, biraz düzenleyip ekledim)

AKP ile MHP türban konusunda anlaşmışlar, haberde Bahçeli’ye atfen şöyle şeyler söyleniyor:

Devlet Bahçeli, MHP ile AK Parti arasında sağlanan mutabakatla, son 40 yıl boyunca Türkiye’nin gündeminde kısır tartışmaların malzemesi olan ve Anayasa Mahkemesinin 1989 yılındaki kararını izleyen 19 yıl içinde de çözümü yönünde samimi ve ciddi hiçbir adım atılmayan bu konunun, şimdi çözüm aşamasına getirildiğini bildirdi. Bahçeli, bu anlaşmaya uygun olarak Anayasa ve yasa değişiklikleri tekliflerinin iki partinin ortak önerisi olarak bugün Meclise sunulmasının öngörüldüğünü bildirdi.

Rektörler de toplanıp karşı harekata başlayacakmış. Bence AKP ile MHP vatandaşın gözünün önünde ortaoyunu oynuyorlar. 40 yıllık sorun çözülmüş vs. Ortada çözülen ya da bağlanan birşey yok. 10 senedir istismar edilen başörtülü vatandaş şimdi sadece AKP’nin değil MHP’nin de oyuncağı haline geliyor. Başörtüsü problemi genel özgürlükler içinde önemli bir parçadır ve şurada yıllardır hepimiz benzer bir türküyü çığırıyoruz. Ne hizmet alanın ne de hizmet verenin başını açması ya da örtmesi konusunda geçerli bir gerekçe yoktur. Öte yandan başı açıkların serbestlik konusunda bazı endişeleri sadece paranoya diye de geçiştirilemez. Murat Belgenin geçenlerde isabetle belirttiği gibi bizde genel olarak ideolojik bir problem var, herkes birbirine baskı yapmaya kalkabilir. Bunun altyapısı oluşturulmalı, başörtülülere yapılan eziyet sonucu ortaya çıkabilecek intikam alma duygusuna karşı üniversite hocaları ve öğrencilere karşı dikkatli olunmalıdır.

Öte yandan, başörtüsü rüzgarıyla şu ara AKP ve MHP’nin estirdiği hava tamamen tribündekilerin gazını almaya matuftur. Nasıl Kuzey Irak hava operasyonuyla saldırganlaşan milliyetçi vatandaşın gazı alındıysa, şimdi de başörtüsü oyunuyla muhfazakarların gazı alınacaktır. Bir tür limonlu soda vaziyeti. MHP bu atakla belediye seçimlerinde “bakın biz olmasak 40 yıllık başörtüsü problemi çözülmezdi” diyecek, AKP ise “namus sözü veriştik, yerine getirdik” diyecektir. Yüzde 70′lik sağ, muhafazakar ve aslında AKP, MHP birbirinden farksız iki kesimden oluşan pasta bu partilerce paylaşılacaktır.

Manzaraya bakın, bir profesör Kemalizm eleştirisi yapıyor 15 ay hapis cezası alıyor, bir sürü budala “Ataya hakaret eden daha ağır cezalandırılsın” şeklinde gazetelerde yorum karalıyor. Malatya’da bir rahip 3-5 vahşi tarafından katledilmiş, Trabzon’da bir din adamı uluorta vurulmuş, Nobel ödüllü bir yazarımız canı uğruna memleketten kaçmış, Hrant Dink yazı yazıp söz söylediği için katledilmiş ortada gerzek gerzek sırıtan andavallar, kaybeden konumundaki saldırganlar vatansever olmuş milliyetçilik edebiyatı yapıyor, bizimkiler, AKP ile MHP “üniversiteye çenesinin altından düğüm atarsa kızlar okumaya gelebilir” diye özgürlük havarisi kesiliyor.

Bir de AKP 301 karşılığında MHP ile işbirliği yaptı lafı var, bana göre AKP zaten 301′den memnun, onun da işine gelmiştir. “Oh be, 301. maddeyi kaldırmamak için kulp lazımdı, MHP sayesinde bu beladan da kurtulduk, AB filan da lafın gelişi, biz ahbaplarımızın kesesini dolduralım, kısa vadede vurgunumuzu vuralım, partiyi mi kapatırlar, seçimde çuvallar mıyız önemi yok” diye göbek atıyorlardır.

Bu tiyatroyu bırakın, yiyen varsa da kendine gelsin. Başörtüsüne özgürlük hizmet alan, veren ayrımına tabi tutulamaz, ilaveten gayri müslim ve gayri kemalist vatandaşlarımız da,ilerici geçinenler de istediklerini söyleme, istedikleri tarzda yaşama hakkına sahiptir.

(Cüneyt Ülsever de söylediklerinde büyük ölçüde haklıdır. Liberallerin bir kısmı AKP’ye yamanmış görüntüsü veriyorlar, elbette bir insanın AKP mensubu yahut sempatizanı olması kanahat değil ama bunun üstüne liberallik iddia edip bu sebeple AKP’nin ekonomik ve siyasal hatalarını görmezden gelmesi çelişkidir.)

Popularity: 28% [?]

15 Yorum

  1. mrno - 03 Şub 2008 - 8:44 pm

    Her bir satırına katılıyorum. 10 puan.
    Bu arada MHP iyi hamle yaptı siyaseten. DSP de salaklık etmeyip tasarıyı destek verirse ilk seçimde ona da hasattan kırıntılar düşerdi. CHP karşı çıkıyor babalar gibi, DSP de stratejik l-davransın.
    Başörtüsüne serbestlik dedikleri şey de “çene altı” formülü. Meymenetsiz bir şey.

  2. Quo Vadi - 04 Şub 2008 - 8:40 am

    FST abim , dozu giderek yükseltiyorsunuz

    hadi siz diyin diyeceğinizi de , Cüneyt Ülsever’i ciddiye almak için bir sebeb göremiyorum ben

    Özkök’ün tinerle inceltilmiş hali , çok bilmişşşş…………

    trendi iyi takip eden,IN olan trene binen,OUT olan trenden inen biri benim gözümde , gusto sevdalısı bir tip…..

    neyse ülsever bende ülser yapıyor

    AKP avukatlığı da yapacak değilim şimdi , tam tersine bir tuluat ‘da ben gördüm yazayım dedim

    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=647486

    “Göreve geldikten sonra 3 kaza yaşayan ve bu kazalardan sonra kalbinde stentsiz damar kalmadığını vurgulayan Karaman, “Her telefon geldiğinde korku yaşıyorum. Özellikle mesai dışında gelen telefonlar beni çok korkutuyor. Ölümlü kaza bildirdiklerinde, etraf birden kararıyor, titreme geliyor. Tansiyon sorunu yaşıyorum. Zamanla etraf yavaş yavaş aydınlanıyor.” diye konuşuyor. Günde yaklaşık bin treni hareket halinde olan bir genel müdürlüğün başında bulunan birinin böyle korkular yaşamasını da doğal kabul eden Karaman, kendi hakkındaki eleştirilere hiç kızmadığını; ancak haksız eleştirilerin kendisini çok gerdiğini belirtiyor. Karaman, her kazadan sonra, genel müdürün istifasının istenmesini de doğru bulmuyor. “İstifa etmek suçu kabul etmek anlamına gelir.” diyor”

    buyur aga bu adam yüksek bürokrat mı oluyo şimdi ?

    ağlamış sızlamış acındırmış cicileşmiş micileşmiş….kurtarayım derken batırmış

    bana ne hemşerim senin stentinden bypassından , git rapor al

    olmadı başka bir iş bul

    yaw bilmiyorum belki trenden iyi anlıyordur bana ne de , konuşmayı beceremediği açık

    “her telefon geldiğinde korkuyorum ”

    yaw emmi sen nediyon ya ??? sen korkarsan ben trene hiç binmem be ,

    yani her an kaza olabilir mi diyosun , sistem pamuk ipliğine bağlı mı çalışıyor ?

    valla oynamış ama iyi yazamamış……..

    Tayyip amca şu adamı bi Take-off yapıver gari….yoksa bunlar seni bi take-off yapacaklar bir daha o koltuğa oturamıcan bak benden söylemesi……

  3. metin - 04 Şub 2008 - 12:16 pm

    Fethi Bey,

    Suat Bey’in yazısına gönderdiğim notu buraya da düşmek istiyorum:

    MHP kurdu, AKP kuzusunu yiyecek gibi gözüküyor, bu bir. İkincisi, bir trajikomedi oynanıyor, çene altı üstü diye. Neyse, ben fazla konuşmayayım da, Soli Özel şunları demiş, aktarmakla yetineyim:

    “Bugüne dek herhangi bir temel özgürlük söz konusu olduğunda sesi çıkmamış, hatta bu konularda olumsuz tavır almış MHP’nin bu meseleye özgürlük ilkesi çerçevesinde yaklaştığına inanmak zaten zor. Tüm vatandaşların özgürlük ve hukuku söz konusu olduğunda geçmişteki ve bugünkü sicili açık.

    Neye inandığı, hatta herhangi bir şeye inanıp inanmadığı tayin edilemeyecek derecede kaypaklaşan AKP ise toplumsal uzlaşma arama yönündeki sözünü tutmamıştır. Gündemdeki özgürlükle ilgili meselelerin hiçbirinde göstermediği heyecanla MHP’nin peşine takılmasında da insana bıkkınlık veren oportünizminin tüm unsurları mevcuttur.

    Ancak Hasan Bülent Kahraman’ın Cuma günkü yazısında savunduğu gibi belki de MHP’nin oyununa gelmiştir. Artık başörtüsünü değilse de türbanı yasaklayan parti konumundadır. GATA kriterine uygun başörtüsü demek Silahlı Kuvvetler’in koyduğu tanım ve sınırlamaları kabullenmek demektir. Bu açıdan bakınca Ergenekon davasının en tepedekilere kadar ulaşacağını düşünmek için de pek neden kalmıyor. Zira belli ki AKP artık bir sistem partisidir ve sistemin temel kurumuyla mükemmelen uzlaşmıştır.

    Doğrudur şu sıralarda AKP’nin önünü kesebilecek hiç bir siyasi akım veya parti ortada yoktur. Çıkması da kısa vadede gerçekleşebilecek gibi değildir. Yerel seçimler muazzam bir gelişme yaşanmazsa çantada kekliktir. Ancak tarih şunu da gösterir. Oportünizm bumerang gibidir sonunda gelip kullananı vurur. AKP ya AB işini ciddiye alarak bu ülkenin hak, hukuk, özgürlük ve refah problemini çözecek kurumsal adımları atacaktır. Ülkenin insan sermayesinden yararlanmak için çaba gösterecek ve uzlaşma kanallarını açacaktır.

    Ya da kendisini tüketecektir.”

  4. metin - 04 Şub 2008 - 12:51 pm

    Bu konuda iki de link vermek istiyorum.

    Yıldırım Türker: “Beni en çok üzen şeylerden biri, türbanlı kızların bu yolda daha çok incinecek, çok acılar yaşayacak olmaları. Kirli ittifakların piyonu olarak oradan oraya savrulacaklar.” http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=246412

    Gökhan Özgün’se daha yukarı bir zaviyeden trajikomediyi sergileyip yargılıyor:
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=246327&tarih=03/02/2008

  5. mrno - 04 Şub 2008 - 4:06 pm

    Metin Bey,

    Bugüne dek herhangi bir temel özgürlük söz konusu olduğunda sesi çıkmamış, hatta bu konularda olumsuz tavır almış MHP’nin bu meseleye özgürlük ilkesi çerçevesinde yaklaştığına inanmak zaten zor. Tüm vatandaşların özgürlük ve hukuku söz konusu olduğunda geçmişteki ve bugünkü sicili açık.

    Helal Soli Özel’e.

    Ben AKP nin tökezlemesini istemiyorum, Allah göstermesin MHp başa gelir en yakın ikame bu parti.
    Devlette Mete Han şapkası görmektense, İslam türbanı görmeyi tercih ederim. MHP iktidara gelirse Rodos’a yüzer ,Yunan’a sığınırım. Yunanistanda sığınmacı olurum. Baklava, rakı, çipura orada da var, bir de kızları güzel.

  6. metin - 04 Şub 2008 - 4:19 pm

    Mr. No Bey,

    Valla haklısınız. MHP+CHP iktidara gelseydi ben de Andromeda krallığına başvurup siyasi sığınma talebinde bulunacaktım.

    AKP, demokrat ve liberallerden aldığı desteğin niceliğine değil de niteliğine bakmayı akıl etmeye yanaşmadığı takdirde kimlere yem olabileceğini düşünmeli, aklını başına devşirmelidir. Yoksa kendisi kurtlara yem olmakla kalmayıp bizi de edecek.

    Ayrıca türbanlı kardeşlerimiz için de değişen birşey olduğu kanısında değilim. Laikçi zorbaların perukalı faşizminden oportünist muhafazakâr politikacıların egemenlerle anlaşmalı fiyonkçu faşizmine havale ediliyorlar sadece. Onların kara kaşını düşünen filan yok, üzerlerinden rant elde ediliyor, o kadar. Bu utanç verici faşizan rezillik şekil değiştirip devam edecek.

  7. mrno - 04 Şub 2008 - 4:26 pm

    Liberaller çok az. Partileri vardı bir tane yunuslu, 40-50 bin oy aldı.

  8. mrno - 04 Şub 2008 - 4:29 pm

    Hacım,
    Türkiyede 4 buçuk ana akım var, Milliyetçilik, Kemalizm, İslamcılık ve Muhafazakarlık (merkez sağ ve buçuğu Kürt Milliyetçiliği(DTP). Diğerleri sosyalistler, solcular, liberaller etkisiz eleman.

  9. metin - 04 Şub 2008 - 6:15 pm

    Mr. No Bey,

    Biliyoum, renkli bir hitap olsun diye söylediniz, ama yine de düzelteyim: Ben bir deistim -”hacı” olamam yani! (Deistlerden de eser miktarda var bu güzide memlekette, esamileri bile okunmaz! Ben de tutup hep böyle acayip şeylerden oluyorum; liberal solculukmuş, deizmmiş felan, ne akla hizmetse!)

    Neyse, liberallerden kastım, özel olarak LDP’liler değildi. Ayrıca “etkisiz eleman” diyorsunuz da, ben zaten başta özellikle vurguladım “niceliksel” olanla “niteliksel” olanın farkını. İkincisinin önemi, ağırlığı ve işlevi, gündelik akış içinde pek farkedilmediği için dikkate alınmaz, lakin bu aldatıcı bir durumdur. Uzun vadeli ve geniş bir perspektiften baktığınızda hiç de öyle olmadığını algılayabilirsiniz. Liberal bakış, sanıldığından çok daha önemli ve işlevlidir; biz bulunduğumuz noktadan bunu böyle göremesek bile. AKP de gafletten kurtulabilirse farkedecek bunu, umarım iş işten geçmeden önce farkeder.

    Elbette bu ülkede hakikisinden bir sosyalist sol mevcut olsaydı AKP adam gibi bir muhalefet görerek karşısında, kendine çeki düzen verebilirdi ama ne yazık ki karşısında muhalefet adına yalnızca faşist/faşizan bir koalisyon var. Halimiz içler acısı, kısacası.

  10. metin - 06 Şub 2008 - 1:22 pm

    “ben de Andromeda krallığına başvurup siyasi sığınma talebinde bulunacaktım.” demiştim yukarıda… Andromeda krallığına iltica başvurum kabul edilmiş! Beni almaya gelmişler bile! Buyrun inanmıyorsanız:
    http://www.yenisafak.com.tr/aktuel/?t=06.02.2008&c=5&i=97985

  11. metin - 06 Şub 2008 - 1:24 pm

    Fethi Bey, siz de mi başvurmuştunuz yoksa? Biliyorum, sizin hedefiniz çok daha büyüktü, krallık filan…

  12. FST - 06 Şub 2008 - 1:26 pm

    Evvel eski söylerim zaten, istikbal göklerdedir.

  13. metin - 06 Şub 2008 - 1:50 pm

    Vaktiyle bizim bir kabine projemiz vardı hani. Andromeda’da rejim değişikliği yapıp onu kurmanın zamanı geldi sanırım. Şu UFO’yu bekletmeyelim biz Fethi Bey. Siz Andromeda cumhurbaşkanı, ben de sizin başdanışmanınız. Oh, suyundan da!.. Andromeda monarşisini yıkıp laik bir cumhuriyet kurarız ne güzel. Belki Andromeda kadınlarının kafalarında saç filan da yoktur, o zaman türban sorunumuz da olmaz.

  14. mrno - 06 Şub 2008 - 5:32 pm

    Metin bey,

    Biliyoum, renkli bir hitap olsun diye söylediniz, ama yine de düzelteyim: Ben bir deistim -”hacı” olamam yani!

    Hacım, bir Eskişehir kullanımıdır. Buranın kızları bile birbirine hacım diye hitap eder. Asıl anlamından uzak bir kullanımı vardır. Avrupa Yakasından Burhan Altıntop da kullanır bu hitabı. Ben hiç sevmem bu lafı kullanmayı ama alışkanlık yaptı son zamanlar.

    ülkede hakikisinden bir sosyalist sol mevcut olsaydı AKP

    Liberal sol da yeterli olurdu.

  15. metin - 06 Şub 2008 - 5:38 pm

    Mr No Bey,

    Liberal solun esamisi okunmuyor bu memlekette. Kendini “sol” diye pazarlayan ulusalcı faşistler bu kavramın içine yestehlediklerinden, kitleler nezdinde sol büyük bir itibar erozyonuna uğradı. “Sosyalist” geçinenlere gelince, onlar da ezici çoğunluk itibariyle ya ortodokslukla malul, ya da ulusalcıların kuyruğuna takılmaktan mustarip. Bir avuç liberal solcu elinden geleni yapmaya çalışıyor ama sinek vızıltısından ileri gidemiyor sesleri. (…Diyorsam da, AKP’nin meşruiyet kazanmasında ve bunca zaman yıkılmadan ayakta durabilmesinde onların niteliksel desteğinin rolü önemsenmeyecek gibi değil tabii.)

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş