AKP ve Liberaller
FST Şubat 11th, 2008
Son birkaç yazıda AKP aleyhine sözler söyledim ve bir yerde liberallerin AKP tarafından kullanıldığını ileri süren Cüneyt Ülsever’e hak verdim. Hala da AKP’nin özgürlükler konusunda olayın vahimliğini anlamadığı kanaatindeyim. Yani azınlıklar, geleneksel anlamda müslüman olmayanlar, Kürtler, kadınlar gibi konularda AKP’nin ciddi bir endişesi yok. Ekonomik sıkıntılar çok olduğundan vatandaş geçici bazı tedbirlerden hoşlanıyor. Buna da diyeceğim yok, fakir fukaraya ulaşıyorsa, pansuman kabilinden de olsa bir katkı yapılması iyi birşey.
Diğer taraftan AKP “az zamanda çok ve büyük işler” de yapmıştır. Buna kimsenin söyleyecek lafı olmamalı. Kemal Derviş reformlarını 5 sene kamyonu devirmeden sürdürmeleri, AB’ye yanaşmaları, özelleştirmeleri ciddiyetle gerçekleştirmeleri şayanı takdirdir. Başörtüsü konusundaki çıkışları da iyi bir girişimdir, yarım yamalak da olsa kervan yolda düzülür demişler. MHP ile işbirliği de, iyi idare edilirse mantıklı olabilir. Benim dikkat çekmek istediğim şeyler kısaca şunlar, AKP bu noktalarda harekete geçerse liberali, solcusu, bilmem nesinin diyeceği kalmaz.
1. AKP memurların halkın kalanı üzerindeki imtiyazını sona erdirmelidir. Bu memurlar ile ille de yüksek yargıyı filan kastetmiyorum. SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı farkı diye birşey olmamalıdır. Bu problem hala yerli yerinde duruyor. AKP bu konuda geri adım da atıyor, bence dik durmalıdır. Halk nezdinde yerleşik “it iti ısırmaz” anlayışını artık sona erdirmek lazım.
2 . AKP çok fazla adam kayırıyor. CHP kadrolaşma işinin piriydi, Mehmet Moğultay, Seyfi Oktay gibileri nerede kaşarlanmış militan solcu varsa bunları Adalet bakanlığı, Çalışma Bakanlığına doldurmuş, üstelik bunu “ne yani kendi adamımızı kollamayacak mıyız” diye açıktan da savunmuşlardı. MHP de iyi kadrocudur. Ama insaf edilsin, “onlar yaptı, biz yapmayalım mı” diye devlet idaresi mi olur? Yakınen tanıdığım tüm AKP yerel yetkilileri 5-6 yıldır eş, dost, akrabaya iş bulmaktan, ihale ayarlamaktan yorgun düştüler. AKP yarın kömür ve makarna kozu ekonomik değirmenin suyunu çekmesiyle çalışmadığında sarılacağı bir adalet adacığı bulundurmalıdır. Ama şimdiki gidişat hiç de iyi değil, haberleri olsun.
3. Türk Telekom özelleştirmesi tam anlamıyla bir skandal olmuştur. Doğrudan devlet tekeli yerine devletten imtiyazlı özel bir tekel yaratılmıştır. Üstelik bu kurumda hala yönetimde devlet memurları var. Bakan çıkıp birşey açıklamıyor, şehir içi görüşme tekeli, Telekom dışı şirketlerin sabit telefon hizmeti verememesi, ADSL için telefon hattı şartı olması, sabit ücret hukuksuzluğuna karşı aymazlık konularında ben Ulaştırma Bakanlığından hiçbirşey işitmedim. Eğer Telekom satılırken belli bir süre için imtiyazlar vaad edilmişse ona da eyvallah, ama nedir bunlar? Ne zamana kadardır? AKP bu soruyu cevaplamalıdır. Özelleştirme önemlidir, telekom iyi bir fiyata satılmıştır ama neden imtiyazlar sürmektedir, ne zamana kadar sürecektir? Bunları bilmek vatandaşın hakkı.
4. AKP hükümeti milletvekilleri ve yakınlarına, bazı üst memurlara, TBMM çalışanlarına vs. ballı emeklilik ve ilave imkanlar sunmaktadır. Niçin ayrımcılık yapılmakta, AKP yönetimine yakın olma dışında hiçbir özelliği olmayan bir adam 2 sene mecliste parmak görevi yapınca neden anormal finansal haklar kazanmaktadır? Sonra bakıyorsun Maliye Bakanı maliye memuruna ek 500 YTL, içişleri bakanı polise 500 YTL, Adalet Bakanı yargı mensubuna 500 YTL ek maaş tırtıklamış. Sırada YÖK başkanı var, muhtemelen hocalara da kesenin ağzı açılacak. Bu tür adaletsizlikler toplumda barışı zedeler. Bunlar çok önemli konular ve liberallerin başörtüsü yanında bu konuları da gündeme getirmesi şart.
5. AKP anlamsız sanayi teşviklerini vs. kaldırmalıdır. Bunlar tamamen yağmalanan bir ranta dönüşmüştür. KOBİ, BOBİ bilmem ne teşviği, desteği, tarım sübvansiyonu inanılmaz kaynak israfı sebebidir. Sanayi Bakanlığı bu konularda çok inisiyatifsiz hatta yanlış şeyleri doğru zannediyor. Sanayici aptal, salak mı ki sen ona yol gösteriyorsun? Sen teşviğe, mamaya alıştırırsan o da onu sürekli ister, vermeyeceksin. AKP önündeki sınavlardan biri de bu tür savruklukları dizginlemek.
6. AB ilişkilerinde “amaan, olmazsa olmaz” havası hissediliyor. Şimdiki konjonktürde bu doğru bir tarz değil. Strateji AB’ye girmek için can atmak olmalıdır. AB Türkiye için bir can simididir. Öte yandan benim gönlüm, aklım AB’ye karşıdır. Kendim seçmediğim Brüksel denen memur sürüsü tarafından yönetilmek tam bir kabus. Ama alınmamayı temenni ederek alınmaya çalışmak şart, anlayana Ergenekon destanı başka türlü yazılamaz.
7. Milli Eğitim bakanlığı da çok başıboş, bu kurumun derhal adam edilmesi, devlet okullarının parça parça özelleştirilmesi, özel okul kuranlara “bunlar Fethullahçılara para verecek” denyoluğuna bakılmaksızın öğrenci aktarılmalı, “devlet memuru öğretmen” mantığından da beslenen yanlışlıklar dizisine engel olunmalıdır.
8. Diyanet işleri başkanlığının çktırmadan kapatılmasına dönük hamleler yapılmalıdır. Bu konuda Aleviler tam kıvamında, gereken destek hazır. Tek yapılacak “canım laik ülkede devletin dine müdahalesi mi olurmuş, Alevilere haksızlık ediliyor, bundan sonra biz dinle ilgili kurum beslemiyoruz, Aleviler mağdurdur, aşure güzeldir” türü mesajlarla sünni devlet sultasının yıkılıp camilerin cemaate devredilmesidir. AKP bunu başarırsa sittin sene sırtı yere gelmez. Diyanet kapansın da demeyeceksin, bu iş bodoslama olmaz, partiyi kapatırlar, akıllı olacaksın.
Daha söylenecek şeyler olabilir ama ben “dost acı söyler” mealinde uyarıda bulunuyorum. Liberal görüşlü biri olarak, makul hamlelerinde AKP’nin yanındayım. AKP’yi aptalca gerekçelerle, daha doğrusu gerekçe olmayan saçmalıklarla eleştirenlerin ağzının payını vermeye de hazırım. Mesela AKP ülkeyi satıyor diyene “keşke, ama Petkim’i bile adam gibi satamadı” diyen ilk kişi ben olmazsam “adam” değilim. Ancak AKP de sıkı durmalı, ikinci beş yılı cumhurbaşkanı, YÖK başkanı, ABD, AB desteğiyle daha verimli geçirmelidir. Ekonomide çok katı olunmalı, siyasi hamlelerde akıllı davranılmalıdır. Ergenekondan çıktık mı problem yok, ama aksi durum boşa geçen bir 50 sene daha demektir.
Peki ışık görünüyor mu, bir parça ama dediğim gibi, dikkatli olmak lazım.
