Hitit Medeniyeti
FST Şubat 20th, 2008
“Kaçakçılar bilim adamından fazla çalışmış” diye bir habere rastladım, hayrola bilim adamı çalışmaz ki, demek çalışanı varmış diyerek detaya baktım. Meğer Hititleri ile meşhur vilayetimiz Çorum’daki tarihi eser istatistiklerine göre kaçakçılardan yakalanan eser sayısı resmi kurumlrca yürütülen kazılarda bulunandan daha fazlaymış. Haberde şöyle deniyor:
Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Çorum, tarih boyunca Anadolu’yu yurt edinen farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Köklü bir geçmişi olan ilde çok sayıda antik şehir kalıntıları bulunuyor. Hitit Medeniyeti’nin önemli şehirlerinin yer aldığı Çorum’da beş farklı bölgede yaklaşık 100 yıldır kazı çalışmaları yürütülüyor. Kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserler Ankara ve Çorum’daki müzelerde sergileniyor. Bilimsel kazılar devam ederken yeraltındaki zenginlik tarihi eser kaçakçılarının gaspına uğruyor. Şehrin tarihsel önemi nedeniyle devamlı alarm durumunda olan güvenlik güçleri, kaçak kazılarla ortaya çıkardıkları eserleri satmak isteyenlere göz açtırmıyor. Eski eser kaçakçılarını sıkı takibe alan emniyet ve jandarma, son yıllarda çok sayıda operasyona imza attı. Güvenlik güçlerinin operasyonlarda ele geçirdiği tarihi eser sayısı, Çorum’da devam eden kazı çalışmalarında ortaya çıkarılanları ikiye katladı
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, düzenlediği 50 operasyonda 534 adet bronz sikke, 132 adet süs eşyası, 1 adet el yazması Kuran-ı Kerim, 1 adet tarihi mermer sütun, 8 adet tarihi taş eser, 182 adet ise muhtelif ebatlı tarihi eser yakaladı. Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri de, 4 tarihi eser kaçakçılığı olayında 22 şüpheliyi gözaltına alırken 333 tarihi eser ele geçirdi.
Aynı dönemde Hitit Medeniyeti’nin ortaya çıkarılması için devlet desteği ile yürütülen Boğazkale, Alacahöyük, Şapinuva, Resuloğlu ve Yörüklü kazılarında ise 160 adet tarihi değeri bulunan eşya, 3 adet sikke, 193 adet tablet, 14 adet mühür olmak üzere toplam 370 tarihi eser gün ışığına çıkarıldı. Ayrıca arkeolojik değeri bulunan 251 adet eser satın alındı. Böylece toplam 621 adet tarihi eser Çorum’daki müzelerin envanterlerine girdi. Kaçak kazılar sonucu ele geçirilen eser sayısı ise bu rakamı geride bıraktı.
Kaçakçı tabii daha fazla eser bulur, adam oradan ekmek parası kazanıyor, maaşlı arkeolog, müze müdürü, kültür müdürü ne demeye eser bulacakmış, bunlar akşam beşte dükkanı kapatır, işi de ağırdan alırlar. Memuriyete giren boğa misali, fıkra malum. Hatta bunlar buldukları bazı şeyleri kaçakçıya bile satar. Ama bakın, kaçakçı tabir edilen girişimci insanlar gece gündüz demeden, üstelik çok pahalı aletler yardımıyla dağ tepe dolaşıp Çorum’daki Hitit kalıntılarını deşeliyor, üstelik adamın fazla mesai, yolluk, yevmiye derdi de yok.
Ben olsam bilim adamlarını kovalar, onlara ödeyeceğim maaş, yolluk, yevmiye, yemek parası vs. ile kaçakçılarla pazarlık edip eserleri müzeye kazandırırım. Daha iyisi Çorum müzesinin idaresini kaçakçılara bırakırım, eserlerin bir kısmını sergilemek ve belli bir süre sonra satmak üzere anlaşır Çorum’u bir antika, eski eser piyasasının döndüğü cennete çeviririm. Japonlar filan pek meraklı bu Hititlere, gelen turist bir miktar döviz bıraksa fena mı olur? Ayşegül Nadir’den de bu konuda yararlanmak lazım.
Resmi kurumlar kendilerini gayri resmi ve akıllıca yürüyen yeraltı sistemine adapte etmedikçe debelenip dururlar. Mafya sisteminde bakmasını bilenler için nice ibretler vardır mesela. Arkeoloji bölümlerinde de derslerin çoğunun defineci, müzayedeci ve kaçakçılarca verilmesi gayet yerinde olur.
Hammurabi yaşasa benim dediğim gibi yapardı, muhtemelen beni de Çorum Valisi yahut başdanışmanı olarak atardı. Şimdikiler pek akıllı ya, bilim adamı, profesörden filan birşey olur zannediyorlar.
(Not: Hammurabi’nin Hititlerle doğrudan bir alakası olmadığını Afşar bey kardeşimiz hatırlattı, yazının özüyle ilgili olmasa da kendisini bu işe yanlışlıkla bulaştırdığım Hammurabi’den de özür dilerim.)
Genel kültür test sorusu: “Sen de mi Bürütüs” kadar ünlü “Bunlar Şupilliluma’ya da ihanet etmişlerdir” sözünü hangi dahi söylemiştir? Adının baş harflerini yazmanız yeterlidir.
Librarian,
Şu soruyu Çorumlu sormaz, nereden bilelim.
İhanet işinden en iyi ulusalcılar anlar, onlar haini gözünden tanır, acaba bu “dahi” Tuncay Özkan mıdır?
hayır, çok daha büyük bir efsane! adının sadece baş harfleri yazıldığında ortaya derin bir ezoterik-batıni sır da çıkıyor
. arkeoloji, antropoloji deyip geçmeyeceksin, en derin bilimlerdendir bunlar..
Hititler iyidir,benim de Hititli arkadaşlarım var.
Bu büyük medeniyetin ve İslam medeniyetin eserlerinin British Museum da, Tokyoda vs sergilenmesini sietemiyorum. Onların yeri Anadolu olmalıdır. İslam olanların da kökü nereyse orası olmalı.Resmi görevliler hakkındaki fikirlerinize katılmamak elde edeğil. Eserleri burada tutacak
bir müşevvikler önerilmeli. Eserleri bulup getiren kaçakçılar ödüllendirilebilir.
araştırmacı paylaşımın için teşekkürler..
Hocam yanlışım varsa düzeltinama Hammurabi “Babil” hükümdarıdır, “Hitit” değil.
Ama zaten burası da “muasır medeniyet” değil, değil mi, pardon..
Afşar Bey,
Dediğiniz gibi olsa gerek, benim tarih bilgim pek iyi değil. Lakin meşhur bir Hitit kralı hatırlamayınca Hammurabi deyiverdim. Bir de nereden aklımda kaldıysa Kadeş savaşı vardı herhalde.
Aslına bakarsanız bunlar birbirinin takipçisi iki kavim, benim yazıyı da şöyle yorumlayın: Hitilerden önce Babil kralı beni Çorum valisi olarak atamış, ben de ilk iş olarak meydana bir saat kulesi dikmişim.
Valla Mirim, tabii bu kral milletinin işlerine bizim aklımız ermez. Belki fakir, Avustralya’ya genel vali olamadığı için zat-ı âlilerini kıskanmaktadır?
Yeni vilayet makamınız hayırlı ve uğurlu olsun. Çorum’dan askere gider iken transit geçtiydik, ne “adamını” biliyorum ne leblebisini yani bizim coğrafya bilgimiz de bu kadar.
De hadin kalın sağlıcakla.
Şupilliluma’’yı hatırlayan birileri var demek:)
Bir de Puduhepa vardır öyle dişli bir kadın hükümdardır ki, Kadeş antlaşmasının altına bile benim neyim eksik diyerek imzasını atıvermiştir:)
Tarihe geçen önemli adın figürlerinden biri.
Bir de Fethi Bey gene hafife almışsınız bin tarılı halk Hititleri:) onların yazı sistemleri farklıdır, hiyeroglifleri andırır. Siz Babillileri sevmişsiniz daha çok:)
Snowqueen,
Hayret, gene mi yanıldım? Ben bunu Hitit yazısı zannediyordum. Çiviyle kazınmıyor muydu bunlar? Neyse daha fazla batmayayım. Benim el yazım da bundan farksız olunca hoşuma gitmiş olabilir.
Öte yandan, Hititleri sever ve sayarım, Çorum’a da Kemal Tahir’in romanları sebebiyle ayrı bir ilgim vardır. Gitmedim ama ilk fırsatta hem Hititler hem de Kemal Tahir adına bu şehrimizi mutlaka ziyaret edeceğim. Bu yaza kesin gözüyle bakıyorum.
Öte yandan, asla Hititleri hafife aldığımı düşünmeyin, ben müze müdürü ve arkeologları defineci ve kaçakçılara karşı hafife aldım. Hititleri severim, aynı bölgenin adamıyız sonuçta, geç dönem, yıkılma sürecindeki Hititlerle hemşehrilik bağımız da var. Sonuçta devrinin süper gücü sayılacak bir devletten söz ediyoruz.
Bu işlere meraklı olanlarla bu yaz bir tur düzenlenirse ilk katılan olmayı ve Hattuşi’nin mezarında (varsa eğer) bir fatiha okumayı garanti ediyorum.
Kısaca bir hata yaptım ama sonuçta tarih bilgimizi arttıracak yan sonuçlar doğurduğunu zannediyorum.
(Derindüşüncede yazdığım yorumu buraya da aktarayım, belki başka katılanlar da olur.)
Afşar Bey,
Bu arada siz de Urartu bölgesi genel valiliği için aday olabilirsiniz. Maaş iyiyse ben de özel kaleme talibim.
Fethi bey, Hititler her iki yazi cesidinide kullaniyordu, merak etmeyin..
evet iki yazı çeşidini de kullanıyorlardı elbette fakat çivi yazısı Hititlere ait değildir onlarınki Hrozny, Sedat Alp ve birçok degerli biliminsanlarının ortak çalışmalarıyla çözülmüş hiyeroglif tarzı bir yazı.
Hititler hakkında aslında başka bir yanlış bilgi de Ankara’nın eski simgesi(!) güneş kursunun Eti yane Hitit olduğudur,
oysa bu Hititlerden önce Anadolu yerlisi olan Hattilere ait semboldür. Okul ders müfredatında ne Hattilere rastlarsınız oysa
ne Hurrilere…
Bir Kayserili olarak(eski Kültepe/Kaniş) bende aynı bölgenin insanı sayılırım ama Kayseri’dekilerin “ya kardeş bak burası dönemin önemli bir ticaret kentiymiş” dendiğinde ne ölçüde kayıtsız yaklaştıklarını yakinen biliyorum:-)
Hititler buharlaşıp uçmadığına göre biz de onların torunlarıyız oysa.
Ama bizdeki tarih anlayışı ya Ortaasya’ya dayanır ya tarihi sultanlarla başlatır.
Bergama Zeus Sunagı Berlin Pergamon Müzesinde ve inanın utanç içinde inceledim. Gerçi Pergamon Museum’un maşallahı var sadece bizi soyup soğana çevirmemişler, Babil’in ünlü Ishtar kapısından Mısır eserlerine bir çok eser var.
Osmanlı’nın gevşek ve kontrolsüz tavrı yüzünden Ortadoğu eserleri çil gibi dağilmiş.
Ortamı rahat bulunca akbabalar çogalıyor, Amerka’nın işgali sırasında Irak’ta müzeler yağmalandı ve sanat tarihi derslerinde gördügümüz en ünlü eserler şimdi kimbilir nerede…
Fethi Bey,
Karamanoğullarıyla da bağınız vardı değil mi?
Zamanında iyi beylikti, Bizans çocuğu Osmanlılar geldi yıktı medeniyeti.
Muhtemelen, eskiler öyle söyler, oradanmış atalarımız. İyi olup olmadıklarını bilmem ama kimi zaman Timur, kimi zaman Uzun Hasan, Kimi zaman Venedik, Cenevizle işbirliği yapsalar da Osmanlıyı alt edememişler, Fatih, Yavuz filan da bunları tepeleyip Trabzon’a, Sırbistan’a, İstanbul’a sepetlemiş.
Bir ara Stalin’in II. Dünya savaşı sonrası planlarında Anadolu’da “Karaman Devleti” kurmak da olduğunu okumuştum. Acaba şimdi Karamanlılar bu işe ne diyor? Anadoluda oyun bitmez, Çorum, Konya, Kayseri hepsi bir alem.
Fethi bey,
Reelpolitik hocam, olacak böyle şeyler. Tarihi Osmanlı yazdığı için biz taraflı okuyoruz.
Fethi Bey,
Bu Karamanoğulları Afşar boyundandır ve övünmek gibi olmasınlar çapul işinde fevkalâde mahirdirler. Kuvvetle muhtemeldir ki ” Bize ne be devletten bürokrasiden kardeşim! Şurada gül gibi at çalıp kız kaçırıyorduk, Osmanlı geldi başımıza iş aldık!” diyerekten isyan etmişlerdir.
Ayrıca kanaatimce özel kalem müdür olmak valilikten daha kıyak bir iş. Ne de olsa valinin bavulu her zaman hazır olmalı. Ama özel kalem öyle mi? Vallahi bürokrasinin ballı/ kaymaklı bir köşesi gibi görüüyor buradan ama bilmem siz ne dersiniz?
Konya /Karaman, Silifke/Mut’tan azıcık Akdeniz rüzgârı alıyor mirim… O bakımdan Çorum kültür ve meteorolojisindendense Akdeniz kültürüne ecik daha yakın gibi geliyor bana, ne dersiniz?
Yok mu yakınlarda bir sempozyum vs bişey? Özledik vallahi!
De hadin sağlıcakla kalın!
Afşar bey,
Durun, ben Karamanoğlu filan değilim, muhtemelen Hititlerdenim. Bizim atalarımız at hırsızı olamaz, hukuk adamıydılar.
Karaman, Konya, Silifke taraflarından geçmişliğim, yüksek rakımlı Toroslarda enfes pirzola yemişliğim yok mudur, evet vardır ama orada gördüğüm kadarıyla coğrafya olarak Silifke havasının Konya ovasına intikali ihtimali sıfırdır. Konya, Niğde, Karaman gibi Toroslara sınır vilayetlerimizde kışın eksi 15-20 derecede donarken Silifke’de günlük güneşlik havanın keyfini sürersiniz.
Bir de tarih kitaplarından okuduğum kadarıyla Hititler Konya Ereğli’deki İvriz bölgesinde epey eğleşmişler. Yıkılma döneminde de Çorum Malatya hattından güneye Konya, Mersin bölgesine doğru yayılmışlar. Konya ovasında epey Hitit kalıntısı, yazılı yıkıntısı var. Arkeologlar filan gelip eşeleyip gidiyorlarmış artık ne buluyorlarsa.
Ben olsam defineciler ve kaçakçılarla komisyon karşılığı anlaşıp kazılmamış höyükleri onlara ihale ederim.
Var, Haziranda Çorum’da olacağım, toplayın elemanları Hititleri bir ziyaret edelim. Ali Süavi’nin kafasını dağıtan yedi sekiz Hasan Paşa’yı da saat kulesinin dibinde yad ederiz.
YA HANİ RESİMLER BEN SLAYT YAPCAM ÇOK DEĞİŞİK RESİMLER ARIYOM YARDIM EDİN LÜTFEN:)
Çorumlu arkadaşlar, Özleme yardım edelim.
Ben şu linkle destek oluyorum.
Buyur Ozlem bacim : Tikla buraya