Archive for Mart 5th, 2008

Traş Şart

FST Mart 5th, 2008

gillette_fusion.jpg2-3 sene evvel izlenimlerde bir haberden söz ettiğimi hatırlıyorum, herhalde eski arşivlerde kaldı, kimbilir nerededir, Zonguldak’ta havaalanı varmış ama dağın önüne yapıldığı için uçak inemiyormuş türü birşeydi. Dağın kesilmesi gerekiyor dendiğinde “yahu bunu nasıl hesaplamamışlar, Aziz Nesin sağolaydı hadlerini bildirirdi” şeklinde dalga geçenlere ben de buradan “bu devlet icabında Zonguldak’ta yanlış yere yapılan havaalanı için memurları cezalandıracağına dağı da keser, Kayseri ve Konya’ya deniz de getirir, yelkenleri atlastan gemi yüzdürür. Siz ne zannettiniz bre gafiller, benim yedi ceddim Kafkaslardan And dağlarına kadar at koşturmuş, mızrakla nice oyunlar yapmıştır ” diye bir vakit kükremiştim. Meğer o zaman gülüp geçilen konu gene gündeme gelmiş. Bugün madem mahalli haberlerden tutturduk, Zonguldak TSO sitesinde gözüme çarpan şu haberi de ele alıvereyim dedim. Yaşasın yerel basın:

[…] Zonguldak Valiliği, Isparta`daki uçak kazasının ardından yeniden tıraşlanması gündeme gelen Zonguldak Havaalanı`nın yakınındaki Bostancılar Dağı`nın traşlanabilmesi için yardım kampanyası başlattı.

Küçük uçaklar için uçuşlara hazır hale getirilen Zonguldak Havaalanı`na büyük uçakların iniş kalkış yapabilmesi ve uçuş güvenliği amacıyla Bostancılar Dağı`nın tıraşlanması yeniden gündeme geldi. […] Hem uçuş güvenliği hem de bölgedeki sanayi, kültür ve yolcu potansiyeli açısından daha büyük uçakların iniş kalkış yapabilmesi amacıyla önem taşıyan tıraşlama işleminde ortaya çıkacak maliyetin de bölge halkından toplanması kararlaştırıldı. 235 metrelik dağın tıraşlanması için Halk Bankası`nın Zonguldak ve Çaycuma şubelerinde hesap numaraları açtırılarak bölge halkından para toplanmaya başlandı. Tıraşlanması için, kurum ve kuruluşların makinelerinin yanı sıra bölge iş adamları ve esnaftan teçhizat donanımından faydalanacaklarını anlatan Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen, kampanyayı çalışma esnasındaki yakıt ihtiyaçları için başlattıklarını söyledi. Erkmen, yıllardır mücadelesini verdikleri havaalanının çevresinde bulunan 235 metre yüksekliğindeki Bostancılar Dağı`nı tıraşlamayı kararlaştırdıklarını söyledi.

Söz konusu proje kapsamında özellikle tıraşlama işlemi sırasında 2 milyon metreküp gibi bir hafriyatın taşınması söz konusu olduğunu anlatan Erkmen, şöyle konuştu: “Bu taşımayla ilgili yakıt giderlerinin karşılanması için Zonguldak, Bartın ve Karabük`ü kapsayan bir yardım kampanyası başlattık. Araştırdık ve normalde 5- 6 milyon YTL`ye yapılması planlanan işi biz, Bartın ve Karabük`ü de içine alan bir kampanyayla imece usulüyle 1 milyon YTL`ye kapatmak istiyoruz. Böyle bir işi müteahhitlik hizmeti olarak yaptırmaya kalksanız 5- 6 milyon YTL`ye malolur. Ancak, sadece yakıt masrafıyla halledebileceğiz. Bunu bölge kentleri olarak hep birlikte başarabilecek güçteyiz. İlgili kurumlara yazı yazdık. Zonguldak bölgesinin gerek Filyos bölgesindeki yatırımlar, gerek turizm ve yolcu potansiyeli bakımından hak ettiği yere gelmesi için büyük uçakların rahatça iniş yapabileceği bir havaalanının hayalini gerçekleştirmek istiyoruz.”

Vali Erkmen, Zonguldak Halk Bankası Merkez ve Çaycuma ilçesi şubesinde “Zonguldak Valiliği Havaalanı Hesabı“ adı altında merkezde “07000016“ numaralı YTL, “58000011“ numaralı avro, Çaycuma`da ise “07000007“ numaralı YTL hesabına vatandaşların para yatırabileceğini sözlerine ekledi.

Sayın valim, sayın garnizon komutanım, basınımızın değerli temsilcileri, sevgili yurttaşlarım… neyse kaptırmayalım, görüldüğü üzere vali işi epey ciddiye almışa benziyor. İmece usülüyle yanlış yere yapılan havaalanının önündeki dağın “traşlanması” işi bu, boru değil. 5-6 milyonluk iş 1 milyona kapatılacak, zevzeklik etmek yerine adamın elini öpmemiz lazım. Bakalım bölge halkı pamuk eli cebe atıp Çaycuma şubesini paraya boğacak mı?

Yalnız valiye bir iki ipucu vereyim, ne de olsa ben de girişimci adamı severim. Şimdi bu Zonguldak havzasının adamı kesin “binmeyeceğim uçağın havaalanının dağının traşına ne para vereceğim, zamanında düzgün yere yapaydılar, gemiye biner geze geze giderim İstanbul’a, yahut Akçakoca-Düzce üzerinden otobana sardırdım mı uçaktan önce varırım” diyerek para ödemeye yanaşmaz, İmece Projesini suya düşürür. Halbuki tek parti dönemimizde parası olmayan vatandaşımızın gönüllü olarak yol yapımında çalıştırılması uygulaması ne güne duruyor?

Bu kurnaz vatandaştan kuruş çıkmayacağı kesin olduğuna göre Vali derhal Zonguldak-Bartın havalisinde “tüm vatandaşlar ellerine Gilette 5 bıçak, Permatik 3 Bıçak, Sapına kadar Derbi, Wilkinson, bunları bulamayan dededen kalma ustura almak suretiyle Bostancılar Dağını traş etme şerefli görevini yerine getirecektir” dese ne lazım gelir? Hatta her 20 kişilik traş ekibinin başına Zonguldak Berberler ve Kuaförler Odasından görevli gelecek birer berber getirilmesi de uygun düşer. Bu arada vicdanlı arkadaşlarımızın yukarıda verilen banka hesap numaralarına yardımda bulunması da hoş olur.

Tabii “yahu Fethi bey sen de 4 senedir burada traş yapıyorsun, biri YTL diğeri Euro iki hesap numarası versen de imece usulüyle destek olsak” diyenlere şimdiden teşekkür ederim. Hesap numaram: FST, Akbank Çankaya Şubesi, 865-15000000 YTL, 865-9000 EURO

Son söz: Traş Adana’da Şart Ey Edip, Adana’da Pide ye, Zonguldak’ta traş yapma.

Azmin Sonu

FST Mart 5th, 2008

tuvalet.jpgAz evvel haber aktardığım yerel gazeteyi şöyle bir inceledim, ilginç şeyler var. İnternet sağolsun en ücra köy ve kasabaya kadar olaylardan haberdar olabiliyoruz. Misal Şu habere bakın, bir devlet okulu, üstelik de güya daha prestijli olduğu iddia edilen Anadolu lisesinde tuvalet skandalı yaşanmış.

Anadolu Lisesi’nde tuvalet rezaleti

Ereğli Anadolu Lisesi’nin tuvaletlerinin bakımsızlığı ve temizlenmeyişi öğrenci velilerinden tepki topladı. Lisenin zemin katındaki erkek öğrenci tuvaletlerinin bazılarının kapısı sökülmüş ya da kırılmış olmasından şikâyetçi olan öğrenciler ve öğrenci velileri, tuvaletlerin kötü koku nedeniyle kullanılamaz durumda olduğunu belirtiyorlar.

700’ü aşkın öğrencisi bulunan okulun tuvaletlerinin uzun süredir bakımsız olduğunu belirten bir veli gazetemize şu açıklamayı yaptı:

“Bir gün oğlum okuldan erken geldi. Nedenini sorunca ishal olduğu için kendini eve zor attığını söyledi. “Tuvalete neden okulda gitmediğini” sorunca şok olacağım bir cevapla karşılaştım. Çocuk “Baba tuvaletlerin kapısı yok ki” dedi. İkinci bir şoku da ‘Ne zamandan beri böyle’ dediğimde yaşadım. Çocuk ‘Ben bu okula başladığımdan beri hep böyleydi’ demez mi? İnanamadım okula kendim gittim, erkek öğrenci tuvaletlerini bir bir gezdim. Gördüklerim karşısında şaşkınlığımı ifade edecek kelime bulamıyorum. Gerçekten de zemin kattaki tuvaletlerin kapısı ya hiç yok ya da kırık bir vaziyette kenarda duruyor. Ayrıca kokudan içeriye adım atma imkânı yok. Üst kattakilerin kapısı var ama oralarda da temizlik namına bir şey aramayın.

Ereğli’nin en başarılı çocuklarının okuduğu bu okulda erkek öğrenciler için toplam 6 kabin var. Bunun da ikisinin kapısı yok. Bu çocuklara böyle temizlikten ve bakımdan uzak bir ortamda ne öğretebilirsiniz?”

Memleket-Ereğli

Baba oğulun diyalogları çok hoş ve anlamlı. Yalnız, tuvalet rezaleti yeni birşey değil elbette, benim talebeliğim zamanında da tuvaletler berbattı, hatta 40 yıllık boruların biri içerde sigara içen arkadaşın üstüne patlamıştı da epey gülmüştük. Demek ki taşraya doğru çıktıkça okulların durumu değişmemiş görünüyor. Gerçi niye değişsin, bir sebebi yok ki değişmesi için, öğretmen aynı öğretmen kafa aynı kafa. Devlet memuru ve ballı imkana sahip eğitimci modelinin geleceği yer bundan öte olacak değil ya. Hele ki gözden ırak il, ilçe ve kasabalarda.

Öte yandan bu şirin ilçemizdeki tuvaletteki delik bana ünlü bir özlü sözümüzü hatırlattı. Acaba “azimle uçan duvarı delermiş” sözünün Konya’nın Ereğli kazasında realiteye dönüşmesi mi söz konusudur? Bu azimli öğrencinin bulunup kendisine bir berat takdim edilmesi tavsiyemdir. Tabii müdürün benim kadar makul davranıp kendisine duvarı ve bonus olarak iki kapıyı ödetmeyeceğini söylemem hayalcilik olur.

Bu olay hepimize ders olsun, azmin nelere kadir olduğunu bir daha hatırlayalım. Ha, unutmadan, “Bu çocuklara böyle temizlikten ve bakımdan uzak bir ortamda ne öğretebilirsiniz” diyen veli dostum, sen çocuklara birşey öğretildiğini mi zannediyordun, gerçekçi ol. Senin çocuğun çağdaş ve laik mi ona bak, gerisine kulak asma.

Bir de ishal için bir kaşık kuru kahveyi aç karna yedir, anında cırıltıyı keser. Kabız ise nane çayı ver.

İyi ki doğdun Mertol

FST Mart 5th, 2008

mertol.jpgAnadolu coşuyor, ayakta anlaşılan, dün Eskişehir derken bugün Konya’dan bir haber yolladılar, bir futbolcumuzun doğum günü kutlanmış. Bize ne demeyin, önemli adam ne de olsa kamusal alana mal olmuş insanlar normaldir, senin benim gibi değil ya. Yalnız bu futbolcunun durumu benim eskiden beri ilgilendiğim bir konuyla da ilgili olduğundan haberi paylaşmak istedim:

Bugün doğum gününü kutluyor

Brezilya asıllı oyuncu Mertol Karatay (Batista) 33 yaşında.

4 Mart 1975’te Brezilya’da dünyaya gelen tecrübeli Konyasporlu Batista (Mertol Karatay) futbolcu bugün 33 yaşına merhaba dedi. Takımın en yaşlı futbolcusu olan başarılı orta saha oyuncusu Batista, takımdaki en genç oyuncu olan 3. kaleci Eray Birniçan’dan tam 13 yaş büyük.

Türkiye’ye ilk kez 1996-97 sezonunda Gaziantepspor için gelen buradaki başarılı futboluyla dikkatleri üzerine toplayıp 2001-2002 sezonunda Galatasaray’a transfer olmuştu. 3 yıl Galatasaray’da başarıyla top koşturan Batista daha sonra Ukrayna’nın Shakhtar Donetsk takımına transfer olmuştu. 5 Ağustos 2005’te Konyaspor için yeniden Türkiye’ye gelen Batista, Ocak 2007’de Türk vatandaşı olup Mertol Karatay ismini almıştı.

Turkcell Süper Lig’de 161 müsabaka oynayan ve 8 gol atan Mertol Karatay, örnek futbolcular arasında gösteriliyor.

Memleket

Mertol Batista Karatay. Doğrusu güzel isim olmuş. Mertol son 10-15 senenin çağdaş isimlerinden olsa gerek. Mert ol, adam ol gibi bir anlamı olmalı. Karatay nedir, bir at türü mü derken, Konya’da bir semt olduğunu öğrendim. Bu da uymuş. Konyasporlu futbolcunun soyadı Kadıköy olacak değil ya, Karatay, Meram olması daha uygun olurdu. Allahtan ipin ucunu kaçırıp etliekmek, tirit, fırın kebap dememişler.

Örnek futbolcu Mertol, doğum günün kutlu olsun. Reşat, Mehmet, Gökçek, Mert ve diğer tüm Brezilya, ABD, Hint, Çin asıllı ama asıl ismiyle vatandaş olması uygun görülmeyen Türk sporcular, size de iyi çalışmalar, hayırlı işler bol güneşler dilerim.

Sünnet meselesini unuttum sanmayın, kulağınızı çekerim ha.

Kapat
E-posta ile paylaş