Delil Olsa Ne Olacak
FST 13 Mart 2008
Atilla Yayla’ya verilen ceza geçen ay hiç umursanmadan unutulup gitti, daha önceki örneklerinde olduğu gibi bir siyaset bilimi profesörü hem de mesleği gereği söylemesi gereken sözleri söylediği için 1 yıl 3 ay hapis cezası aldı ve cezası ertelendi. Gazetede okuduğuma göre meğer Atilla Yayla hiçbir delil olmadan yargılanıp cezalandırılmış. Tabii buna şaşıracak halim yok. Haber şöyle:
Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla hakkında Atatürk’e hakaretten verilen mahkumiyet kararının gerekçeli kararı açıklandı. Karara göre Yayla’ya elde hiç somut delil olmadan ceza verilmiş.
Gerekçeli karara göre haberi yapan muhabir Nuray Kaya, “Olay tarihinde benim ses kayıt cihazım ve görüntüm yoktur.” diye ifade verdi. Ancak mahkeme buna rağmen muhabirin yazdığı haberi doğru kabul etti. Haberi delil gösteren müşteki Hüseyin Durdu, “Ben basın ve yayın organları vasıtasıyla yapmış oldukları haber sonucu iddianamede belirtilen hakaretleri öğrendim.” derken diğer müşteki Selahattin Akçam da, “Söz konusu haberleri gazeteden okudum.” şeklinde ifade verdi. Diğer müştekiler Mehmet Toptaş, Türker Kızılok ve Hayrullah Şenel de iddiaları gazeteden öğrendiklerine dair benzer ifadeler kullandı. Atilla Yayla ise savunmasını şu sözlerle yaptı: “Aleyhte olan tanık beyanını kabul etmiyorum, öncelikle ben Atatürk ve Atatürkçülük üzerine konuşmadım. Kemalizm üzerine konuştum. ‘Ben bizi ortaçağdan kurtardığı söyleniyor bu tartışılır.’ dedim. Tartışmalı kısımda da ‘Neden her yerde Atatürk’ün heykelleri var diye soracaklar, neden Avrupalılar her yerde fotoğrafları var, neden her yerde sadece Atatürk’ün heykelleri var diye soracaklar.’ dedim. Ayrıca Yeni Asır gazetesindeki haber, haber değil yorumdur, problem de buradan doğmuştur.” 18 Kasım 2006′da AK Parti İzmir İl Gençlik Kolları tarafından Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen ‘Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkilerinin Toplumsal Etkileri’ konulu panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Yayla’nın, Atatürk’e ve hatırasına hakaret ettiği ileri sürülmüştü. Yayla hakkında açılan davaya gerekçe olarak ise Yeni Asır’da çıkan haber gösterildi. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 20 Ocak 2008′de 1 yıl 3 aylık hapis cezası 2 yıl süreyle ertelenmişti.
Alın size çağdaş ülke. Müştekiler de pek pişkinmiş, gazetede gördük, hemen koştuk demişler. Hassasiyete bak. İki duyarlı vatandaşın “hee, biz gazetede okuduk, Atatürk’e adam demiş” sözü üzerine bu sözü söylemediği anlaşılan bir profesör hapis cezası alıyor. Allahtan Atilla bey savunmada “Hayır, ben Atatürk’e adam demedim, değildir” dememiş. İş bu sefer çetrefilli hale gelirdi.
Bir de bu vesileyle Atatürkü Koruma Kanunu denen ucubeyi ülkenin başına bela eden, İsmet İnönü’ye şahsi kinlerinden dolayı ülkeyi yeniden tek parti zihniyetine sokan DP, Celal Bayar ve Adnan Menderes’i buradan geçmişe dönük kınıyorum. Türkiye’yi 1947′den itibaren girmiş olduğu ABD dümenindeki çağdaş uygarlık yolundan çevirip Kemalist dikta görünümlü kasaba eşrafı ve besleme sanayici idaresi altına soktuklarına artık daha fazla iman ediyorum. Veysel bey buraları izliyorsa geçmişte İsmet Paşa aleyhine söylediklerimden dolayı pişmanlık beyan ediyorum, ah ne olaydı 1950 seçimini CHP alıp DP’nin rantını yediği tek konu olan Türkçe ezan “kazanımını” üstlenivereydi. Türkiye değişim yoluna zaten girmişti, ne bugünkü güdük ve karikatür ortam kalırdı ne de baskıcı tek parti dikatörlüğü.
Atilla Yayla’ya yapılanı da unutmadım, siz de unutmayın. Önünüze çıkan AKP’li yandaş, yetklili vs. ilgililer size nutuk atmaya kalktığında “Atilla hoca ne durumda, davet ettiğiniz panelde iftiraya uğradığında sahip çıkmadığınız gibi arkasından biz bu adamı böyle bilmezdik diye edepsizlik etmişsiniz” deyiverin. Haydi bakalım AKP yol almak istiyorsa şu Atatürk’ü Kurtarma Kanunu utancından da kurtulma için bir yol açsın. Gerçi 301. madde laf salatasına kurban verildikten sonra bu kanuna kimse elini süremez.
Alın size özgür, demokratik, laik “cumhuriyet”.
Popularity: 56% [?]
- Medya , Siyaset
- Yorum(153)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Fethi bey,
Hukumet “reform”larda cuvalladikca siz ha bire citayi yukseltiyorsunuz. Ben umutsuz budalanin teki miyim neyim, daha fazla yol almayi birakin, ozgurlukler adina “var olan durumun” korunmasini bile kendime sevinc kaynagi yapacak hale geldim. Izlenimim o ki, yillar gectikce hem dusunce ozgurlugu adina, hem ekonomik ozgurlukler adina bugun sahip oldugumuz (devlet baba sagolsun, bize bunleri bahseylemis) ozgurlukleri bile mumla arayacagiz gibime geliyor. Daha fazla ozgurluk, hak, hukuk isterken umarim bugunleri mumla aramayiz.
Baris
Barış bey,
Benimki ümitsiz bir feryattan ibaret, işin dediğiniz gibi olduğunu biliyorum.
Ama birileri de bunları yazmalı, Nasreddin Hoca misali “ya tutarsa” diyorum. Malum hocanın o zaman maya çaldığı göl bırakın yoğurt olmayı şimdi suyunu çekip çamur deryasına dönüştü. Bizim de gidişimiz yoğurt beklerken balçık bulmak olacak herhalde.
Ben bunu anlamadım. Menderes Atatürk’ü koruma kanununu Atatürk’ü çok sevdiğinden mi çıkarmış? Yoksa CHP’nin elinden Atatürk kozunu almak için mi? Ülkenin yeniden tek parti zorbalığına yönelmesi DP’nin İnönü’ye şahsi kininden mi kaynaklanıyordu, yoksa İnönü’nün vicdan ve ahlak yoksunu muhalefetinden mi? 23 senede memleketi dibe vurduran İnönü, 10 senede memlekete çağ atlatan Menderes’e karşı kıskançlık ve kin besliyordu. Eğer DP’nin o 10 senesinde İnönü yerine daha aklı başında bir muhalefet olsaydı bugün çok farklı bir Türkiye’de yaşıyor olurduk.
Türkiye’nin değişim yoluna girmesi 4lü takrir’le olmadı mı? CHP karşısında Menderes-Bayar muhalefeti olmasaydı İnönü değişim yoluna girelim, demokrasiyle idare olunalım mı diyecekti? TCF ile Serbest fırkayı harcayan da İnönü değil miydi? DP’nin tek marifeti türkçe ezana son vermek miydi? Hiç mi bir şey yapmadı bu Menderes? Yollar, köprüler, barajlar falan? Basın özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü?
Kusura bakmayın Fethi Bey, bana kantarın topuzu biraz kaçmış gibi geldi.
Fizikçi,
Bence memleketin çağ atlaması DP ile başlamamıştır. II. Dünya Savaşı sonrasında ABD’ye yanaşan CHP olmuştur. Thonburg raporu filan var, ABD uzmanları gelip “bizim dediğimizden çıkmazsanız size para veririz, yardım ederiz” filan diyorlar. DP’nin iyi dönemi de 3-4 senedir, 1954 sonrası işler hiç de çağ atlamaya benzemiyordu.
Bir de Celal Bayar’ı küçümsemeyin, komitacılıkta mahirdir, üstelik Atatürk’ün sağlığındaki son başvekil de odur. İsmet İnönü Atatürk’ü yavaş yavaş yok etti, evet 1940′lı yıllarda tek parti faşizmi vardı ama 1946 sonrası işler değişti ve bunun sebebi dörtlü takrir değil Dünya Savaşı sonrası ortamdır.
Hissiyatım, kendi haline bırakılsa CHP zaten liberal demokrasiye evrilecekti. DP bilerek veya bilmeyerek bu gidişi durdurdu.
Bilemem, emin değilim, 1960 27 Mayıs faciası ayrı konudur, DP’nin yüceltilmesi bambaşka birşey. Ben 1945-50 arasının salim kafayla bir daha incelenmesini tavsiye ederim.
Fethi bey,
Ben 1945-50 arasının salim kafayla bir daha incelenmesini tavsiye ederim.
Aklinizda bir kaynak var mi?
Metin Toker’in İsmet Paşalı yılları anlattığı serinin ilk kitabı Tek Partiden Çok Partiye 1944-1950 olabilir.
Evet faşizmin Avrupa’da başarısız olmasının da 1945′deki değişimde rolü var. Buna sizin söylediğiniz Amerika desteği de eklenince 4lü takririn eli güçleniyordu.
Ama benim demek istediğim şu: Atilla Yayla’yı mahkum eden zihniyetin Menderes’le bir ilgisi yok, o bilakis CHP zihniyeti. Yani Atatürk’ü Koruma Kanunu bir kanundur. Onunla insanları mahkum etmek ya da etmemek ise yargıçların işidir. Eğer yargıçlar Menderes tabanından (kafasından) olsalardı Atilla Yayla o kanunla mahkum olmazdı, CHP tabanından oldukları için mahkum oldu. CHP’nin dayattığı resmi ideoloji Atilla Yayla’yı mahkum etti.
Atatürk’ü Koruma Kanunu bugün hiç olmasa daha iyi. Ama kaldırmak kimin haddine. Menderes’e tu kaka diyenler, Menderes’in Atatürk’ü Koruma Kanunu da baştacı ederler. Kaldırılması söz konusu olursa en esaslı rejim meselesi yaparlar.
Atatürk’ü Koruma Kanunu olmasaydı bu yargıçlar Atilla Yayla’yı hakaretten falan mahkum ederlerdi. Kanun bahane yani bence, aslolan ideolojik bağnazlık..
Necdet Ekinci’nin “II. Dünya Savaşından Sonra Türkiye’de Çok Partili Düzene Geçişte Dış Etkenler” adlı kitabını da okumuştum, ters taraftan konuya bakıyor, İsmet Paşa karşıtı ama iyi bir araştırma izlenimi edinmiştim okuduğumda.
Size daha komigini soyleyeyim, eger bant cozumleri ile Yeni Asir’in haberi arasindaki farklar hatirladigim sekilde ise, asil AY’nin dava edip tazminat almasi makul olurdu demek de kabil. Ortada kotu niyetle ve olan seyler olsun diye yapilmis bir iftira, bir de kismen olculebilir zarara ugramis bir magdur var — bu durumda tazminata hukmedilen bir hukuk duzenini hayal etmek zor degil.
Fizikçi,
Sonuçta bu araç Menderes icadı ve bu yasa olmasa kimsenin içeri atılacağını zannetmiyorum. Bu tür yasalar bahsettiğiniz kötü niyetlilere dayanak hazırlamış oluyor. 301 gibi bu kanunun da ilk fırsatta kaldırılıp atılması lazım.
Bülent Bey,
Ne ilginç değil mi, bir işin makul, hatta olması gerekeninden söz etmenin gülünç olabileceği bir ortamda bulunuyoruz.
Dun bir arkadas (yabanci) aradi beni. Dedi “Ahmet , bir tanidigim kitabin arasinda 500.000 lira bulmus, zengin olduk mu?” Ben tabi bastim kahkahayi. Ertesi gun anlattim durumu ve wikipedia’daki yeni lira yazisini gosterdim. orada tum paralarin resmi var. Arkadas bana aynen sunu dedi “Who is that dude on all the money..” . Aklima Atilla Yayla gelip gulumsedim
Ahmet,
Sen şu arkadaşın kimlik bilgilerini ver bakalım, İzmir’deki emekli memurlar belki müşteki olmak isterler. Savcı da doğrudan harekete geçer, İnterpol, CIA, MI6, KGB, Jason Bourne topyekün ayaklanırlar.
Dude , züppe demek değil mi?
Neyse ben daha fazla kuracalamayayım, zaten Derindüşünce ile dine saygısızlık iddiasıyla papaz oldum, bir de Atatürk’e hakaretten tepki toplamayayım.
Jason Bourne vatanını milletini seven bir delikanlıyken, bir kızın peşine düşüp gerçek kimliğini aramaya başlamıştır. Mister No ile kaderleri benzer tecelli etmiştir. Bir farkla Mister No daha umursamaz, bohem bir hayatı seçmiştir.
Bourne identity, supremacy ve ultimatom üçlüsünü bir gecede izlemiştim. Süperdi.
Dude, “lan” gibi bir hitap sözü.. Amerikalılar kullanır. Türkçe “ahbap” kelimesi ile karşılanabilir. O cümlede kullanım şekliyle “Bu resimlerdeki eleman kim?” olarak çevirebiliriz.
Ben de Bourne serisini izledim. Harikaydı.. İyi seçim No.
“Resimlerdeki bu eleman kim?” Olacaktı pardon
Rumuz yok,
Eleman şeklinde çevirmek oturmuş.
Bütün paralardaki o eleman kim?
Atilla Yayla ile beni aynı koğuşta misafir mi etmek istiyorsun, Mister No
Ben para tasarımlarına karar veren kurumda olsam, her paraya Atatürk resmi koymazdım. Azra Akın, Keriman Halis, Deniz Akkaya, Sabiha Gökçen ve uçak,Kemal Sunal,Aziz Nesin,Lale, Isparta gülü, gibi resimler olabilir.
Azra Akın olsun .. Türkiye’nin Jeanne D’Arc’ı
Rumuz yok,
Ho ha ha.
Mussolini ne demiş adam olmanın 6 şartı var: yükseköğrenim görmek, aşık olmak, baba olmak, askere gitmek, para kazanmak, hapis yatmak.
Bu kriterlere göre ben yarım adamım. Hedefim 6 da 5, sonuncusu sana kalsın.
Ahaha
Yaş kaç Mister No?
Çeyrek asırı devirdik.
Aman kardeşim hapse girecekseniz kendiniz girin, Dude mude anlamam ben, kötü birşey olmasın. Gerçi 6 ay girsek kış ayında 3 kap yemek, yan gelip yatarız fena da olmaz ya.
Yaşıtız demek ki Mister Noç
Hapisanenin önünden geçerken bile ürperiyorum. nerde kaldı iki kap yemek için yatmak. Siz meraklıysanız, bi girin bakın, laptopınızı yanınızda götürürsünüz, Cep telefonu ile internete bağlanabilirsiniz, gizlice
3 kap yemeği beleşe getirmek iyi olur.
Benim öyle siyasetten hapse girecek bir durumum yok. Karikatürist filan olsaydım, belki bi Tayyip çizer, para cezası ödeyemez, hapsi boylardım. Beni yeteneksizlik kurtarıyor.
Hapse girmekle gözaltına alınmayı denk sayarsak o kriterleri 6′da 6 tuttururum ben. Adamız yani her türlü.
Gene o kriterlere göre Atilla Yayla Atatürk’e adam demekle hata etmiş. Atatürk baba olmadı çünkü. Hapse girmiş ama. Abdülhamit atmış.
ne korkuyorsun hemen fethi efendi? hapishane müslümanın ikinci adresidir.
fizikçi: Ulu Hakan elemanı hapse atmış demek ha? bak bunu bilmiyordum!
He ya delidumrul. Delikanlı gibi yatmış çıkmış. Geçen hafta Zaman’ın Pazar ekinde Mustafa Armağan yazdıydı yanlış hatırlamıyorsam.
her sabah içtima da vermişmidir acaba?
Delidumrul,
Bu ne, Türk Ticaret Bankası reklamı gibi olmuş. Hapis aylak adam için iyidir, mesela memuriyete gireceğine hapse gir, aynı yola çıkar. Ben de korkarım ama beleş yemek kafa karıştırdı.
Ama intikam acı oldu. Ulu hakanın torunları şimdi Fransa’da mezarlık bekçiliği yapıyor.
öyle deme fethi efendi, hapishane medreseyi yusufiyedir. oradanda alınacak dersler vardır.
o da o koltukta rahat oturamadı ama. ömürbillah ödü patladı ya bu hanedanı osman geri gelirde beni boğaza atarsa diye. madem bu konuları bilen adamsın söyle bakalım yalanmı?
Bana gayet konforlu bir hayat sürmüş gibi geliyor. Yalova, Dolmabahçe. Niye korksun, her imkan elindeydi.
hiç öyle olurmu? ödü kopuyordu. boşunamı astılar o kadar adamı?
Hist, hist, hazirun, buyurun buradan yakin:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8460564.asp
Boşuna olur mu, o sayede devrimler yerleşti, asılanlar diğer inatçılar için ibret oldu. Biraz İnkılap Tarihi okusan iyi olur.
Bülent Bey,
Bir yorumcunun dediği gibi:
adiler! alçaklar!
Biz ne davalar ve parti kapatmalar gördük. Adına uyuz oluyorum zaten AK Parti yerine adam gibi bir parti kurup yedeklesinler.
Yalnız savcı geç kalmış, Cumhurbaşkanlığı, YÖK vs. kaleler düştü. Bu girişimle İzmir ve Diyarbakır kaleleri de uzun dayanamaz herhalde.
yine dellendiriyorsun beni fethi efendi! adamlarin ettiğine bak sen partinin isminden dem vuruyorsun. hem ne varmış adında? temiz ve ak pirü pak AK Parti işte aslanlar gibi. çekemeyip kapatmaya çalışanlara kapak olsun. (olduyduda zaten geçen seçimlerde.)
Bu partinin anayasayı değiştirecek gücü var. Partiyi kapatabilecek yasaları değiştirirler olur biter.
Bu mümkün mü bundan sonra?
Fizikçi Bey,
Anlaşılan siz beni hapse attıracaksınız. Ben onları Atatürk için demedim. Hem Atatürk Türk milletinin Ata’sıdır. Fatherturk diye çevrilir. Bu vesile ile adamlığının eksiği yok, fazlası var.
No bey,
Hersey mumkun burada. Akli basinda gozuken insanlardan alkislayani bile cikar. Ha olur mu bilmiyorum, bana ciddi bir hal gibi gozukmedi. Kapatmaktan cok bu sopayla bir is halletmek olabilir maksat, ben bilemem. En azindan bu bloglarda bir takim AKP icraatina muhalif laf etmek daha zorlasti artik, ilk elde olan o. Sosyal guvenlik kanunu vs. de laga lugaya gelebilir bu konu gundemi mesgul ederken.
Bu arada kurlar cok oynamadi gorebildigim kadariyla. Bu tip isler olunca cumalari bu saatte dahi bir tepki olurdu eskiden galiba.
Bülent Bey,
Bu haber piyasalar kapandıktan sonra düştü.
Zaman Gazetesi haberi verdiğinde saat 18.05 miş.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=664772
AKP nin başına 27 Nisan dan sonra ikinci talih kuşu kondu. Yüzde 80 ile yeni seçim kazanırlar artık. Bence de kapatmaktan çok bir sinyal yollama durumu var. Ama en azından muhtıra filan değil, yasal bir süreç.
No bey,
FX piyasasi sadece buranin zaman diliminde calisan birsey degil. Yazdigimdan beri USD-TRY kuru yarim kurus civaninda oynadi mesela. Ben suradan bakiyorum:
http://www.xe.com/ucc/convert.cgi?template=crm1&Amount=1&From=USD&To=TRY
Simdi yanlis yonlendirmis olmayayim, no bey de hakli, buyuk ihtimalle bizim parayla ilgili buyuk hacim bizim piyasalar acikken goruluyordur. Hacim bilgisi nereden bakilir bilmiyorum, sadece cok dusuk hacimde olusan fiyatlar yaniltici olabilir diye not duseyim dedim.
Kurun değişimi için YTL den vazgeçip, dövize doğru bir talebin gerçekleşmesi lazım. Dış piyasada bu işlemlerin gerçekleşmesinin etkisi daha küçük oluyor. YTL için asıl piyasa burada.
Ben haftasonu işlemlerini bilmiyorum. Mesela internet bankacılığından döviz alınıp satılıyor mu hafta sonları? Cumartesi döviz büroları çalışıyor da, bankalarını bilmiyorum. Hafta sonları TCMB nin de para arzı ile oynadığını sanmıyorum.
Yaw bu Tayyip ne şanslı adam yahu. Ne zaman sıkışsa ya ordu ya yargı yetişiyor, daha güçlü çıkıyor.
No bey,
Kurun değişimi için YTL den vazgeçip, dövize doğru bir talebin gerçekleşmesi lazım. Dış piyasada bu işlemlerin gerçekleşmesinin etkisi daha küçük oluyor.
Simdi kuculdu biraz, ben birkac sene evvel ara ekranin kenarina bir pencere acmistim (o zaman yahoo’dan ceken bir program kullaniyordum) cok oynadi mi “yine noldu yahu?” diye gazeteye bakiyordum, cogunlukla tutuyordu.
O oyunlari oynayanlar bir suru seyi bizden iyi biliyorlar. Bizim gibi propaganda ve manipulasyon gazetelerini degil parayla satin alinan haberleri okuyorlar bir kere. Buyuklerin hem kendi devletlerinde hem bizimkinde bizden iyi kaynaklari olabilir. (Hatta bir yerde marifetmir gibi ozel brifinglerle ozel bilgiler filan verildigini anlatan bir haber cikmisti, biz liberalizmi biraz devletin yetkililerinin finanscilarla yataga girmesi diye anliyoruz herhalde ki benden baska pek ses eden de cikmamisti. Dikkat edin komplo teorisinden bahsetmiyorum burada ama o kapiyi acmadan da olan kulaga komplo gibi gelebilir tabii.)
Ben haftasonu işlemlerini bilmiyorum. Mesela internet bankacılığından döviz alınıp satılıyor mu hafta sonları?
Bankasina bagli olabilir. Is Bankasi yaptiriyor ama alis/satif fiyati farki yuksek oluyor. Otomatik yapip yapmadiklarini bilmiyorum, bizim bankalar kapaliyken olan buyuk oynamadan kar etme imkani olabilir oralarda. Uyanik vatandaslara haber vermis olayim.
Mussolini ne demiş adam olmanın 6 şartı var: yükseköğrenim görmek, aşık olmak, baba olmak, askere gitmek, para kazanmak, hapis yatmak.
Muhahaha. Bende 6 da 6 yaw. (Nezarette sabahlamak da sayılıyor değil mi?)
Kapatma iddianamesinde şunlar varmış.
http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?cid=10577&p=1&rid=4369
Benim 6 da üç ama askerlik duruyor hala. Onu da “seve seve” yapacaz mecbur. Çantada keklik. Babalık ve hapis kalıyor.
mrno, türkiyede askerlik bir nevi mapusluktur. o yüzden askerliği bitirince 6 üstünden 5 buçuk adam olmuş sayabilirsin kendini.
Bence eksik. Mahpus adam gayet rahattır, yemeğini yer, voltasını atar, gel keyfim gel. Meslek edinir, kitap okur, yerine göre kaza namazı kılar. Asker ise bir sürü lüzumsuz işle sorumluluk altındadır. Dolayısıyla askerliği yapan hapis puanını fazlasıyla alı, 6 üzerinden 7 olabilir.
6 ay hapis mi, 6 ay askerlik mi desem ne dersin Deli Dumrul?
şimdi düşündümde sana hak verdim. mapusluk daha iyi askerlikten. hele birde koğuş ağası falan olsan dışarıdan bile iyisin.
Ağa olunsa güzel olur ama o da sorumluluk gerektirir, koğuşa ayar vereceksin, racon keseceksin, uzun iş. Düz mahpus bana uyar. Tesbih, ağızlık, “Mahpushane Hatırası” yazılı küçük kutular yapıp hediyelik eşya işine girilebilir.
Halkı askerlikten soğutmaktan hepimiz içeri girebiliriz, sizin tuzunuz kuru tabii askerliğinizi yaptınız.
Ben içerdeyken askerlik zamanım gelir, askerde “ayrıcalıklı” muamele görürüm üstüne.
Fethi Bey,
Ama bu 340 kusur vekile sahip,iktidarda olan, ana kadrosundan cumhurbaşkanı çıkarmış bir parti.
Ekonomiye bir şey olmasın diyeceğim, ama umutsuzum.
Mevzubahis iktisadiyat ise demokrasi, laiklik teferruattır.(olmalı)
Bilakis, biz burada askerlik-mahpusluk kıyası yapıyoruz. Geçenlerde bir rektör “hapishanelerde bu ülkenin değil mi, şerefimizle yatarız” filan diyordu. Sonuçta hapishane de bu ülkenin bir değeri.
Öte yandan ben şerefli bir askerlik hizmeti yaptım. Cepheden cepheye sayılabilecek nice görevlerden alnımın akıyla çıktım. Askerlik iyidir, her Türk genci yapmalıdır. Tabii askerlikte uslu durmazsa hem hapis hem askerliği bir arada da yapabilirsin ama pek tavsiye etmem.Hapis günleri askerlikten sayılsa iyi ama sayılmadığı gibi askerliğin uzayabilir.
Bu arada konu buraya nereden geldi, ben ipin ucunu kaçırdım.
Birşey olmaz. Vatandaş bu işlere kulak asmıyor artık, kısa süreli bir iki spekülatif hareket dışında umursanacağını zannetmem. Geçen seneki e-darbe döneminde de gülüp geçildi. Şimdiki ondan bile gülünç. AKP kapatılsa da umursayacak değilim, benim partim dimdik ayakta sonuçta.
Siyasi belirsizlik var. Darbe bile daha az belirsizlik demek. Askeri biliyoz en azından, 1980 de iktisadi liberalizm asker zoruyla geldi. Şimdi kimse AKP kesin kapatılamaz diyemiyor.
AKP kapatılabilir tabii ama bu da olumsuz birşey değil. Kasımpaşalı gider başkası gelir. Son gerçek kale olan yargı da bu vesileyle düşecektir. Bu arada askerden evvel iktisadi liberalizme geçilmişti, 24 Ocakta.
“Yok deyen beri gelsin”.
her türlü akp kazanır
mahkumiyet , %50+ oy demek , BKP kurulur (bu pahalı yol)
beraat , antilaik eleştirilerine karşı bağışıklık aşısı ( anayasa mahkemesinden onaylanmış tescilli laik parti ) (bu da ucuz yol )
ben yerel seçimlerdeki akp başarısından sonra ulusalcıların başsavcıya neler diyeceğini merak ediyorum
“erken doğum yaptırdı , akp’yi kurtardı , zaten bıyıklı bir adam hiç de çağdaş değil , tipden kaybediyor”
başsavcı kimseye yaranamayacak ………….
son günlerin en olumlu gelişmesi bu kapatılma davası oldu.
özgürlük ve demokrasi için kapatmaya “evet”.
No bey,
Ekonomiye bir şey olmasın diyeceğim, ama umutsuzum.
Siz benden daha iyi biliyorsunuz bu isleri. Bu hadise bir seyleri tetikleyici olabilir belki ama hem dunyada hem burada bilen insanlarin dahi onlerini net gormediklerini soyledikleri bir durum var. ‘Onumu net goremiyorum’ derken de ‘nasil cok kazanirim’dan ziyade, ‘nasil kendimi korurum’u kastediyorlar gibime geliyor. Tabii cok fena seyler olacak diyen insanlar her zaman vardir o ayri ama olculebilir bozulmalar da gozukuyor. Bundan bugunku haberden bagimsiz olarak tedirgin olmak da makul olabilir.
Dervis’le baslayan programdan hukumet degisse de — ic sebeplerle — cikilmaz herhalde. AKP’nin ilk secildigi zamanki yok moratoryum imalari yok Malezya’ya gidip kucaktan kacma usulu ogremeleri yok IMF’i kovma filan laflarini hatirlatayim. Oldu mu hicbiri?
Vadi beyin dedigi dogru geldi bana, her turlu AKP kazanir gibi gozukuyor eger ekonomiye can yakan birsey olmazsa. Olursa, ‘bunu bu savci yapti’ gibi bir suclamanin ne kadar makul olduguna daha onemlisi ne kadar alicisi cikacagina bagli — yine AKP’ye yarayabilir.
AKP ağlamaya başlamalı, prim üstüne prim olur. Başbakan birkaç şiir de patlatırsa tadından yenmez.
Fethi bey,
Bu arada askerden evvel iktisadi liberalizme geçilmişti, 24 Ocakta.
Iktisadi liberalizme mi gecilmis? Hani?
Neyse bu hafta ikinci defa dogru laf komiklik oldu burada aramizda. Dediginiz cok dar anlamda kesinlikle dogru ama askeri idare olmadan 24 Ocagi oturtmak mumkun olmayabilirdi. Bir yerde Marksistler bunun cetelesini tutmuslardi hangi sene kac grev yapildi kac is gunu isyerleri calismadi diye. O zamanki orgutlu solu askeri idare olmadan tasfiye etmek nasil olacakti? Bunlar legal kuruluslardi, politik grevden de cekinmiyorlardi. En basitinden onu dusunmek lazim. Gerci alinan dis yardima bagli bunlar bir yerde herhalde, bilmek zor.
Ben sunu merak ederim o donem icin, mesela 77 1 Mayisi olmasa, Ecevit %42′nin de uzerine cikabilir miydi? O zaman 226′yi temiz bulsaydi ne olurdu? Daha ilginci, Turkes’in gonlu varken CHP-MHP koalisyonuna Ecevit tarafindan tas konmasaydi siddet olaylari ne sekilde gelisirdi? Ipin ucu o secim civarinda kacti gibime geliyor.
MrNo öyle dediği için aynı kelimeleri kullandım. Askerin durumu desteklemesi gerçek tabii, rayından çıkmış bir politik sistemde ekonomi de düzgün işleyecek değildi muhtemelen.
Bilmek mümkün değil. Sanki Türkiye’de işler ille de sert bir sille olmadan yerine oturmayacak halde gibiydi. Yaşayanlar daha iyi bilir, ben küçüktüm ilkokula gidiyordum ama yıllarca hergün akşam babamın eve sağ dönmesi ümidiyle pencerede beklediğimi hatırlıyorum. Mesela, dükkanımızın bulunduğu sokak bombalanmıştı, küçük bir ilçede durmadan adam ölüyordu.
1960 gibi değildi bu darbe, Bliyaal’e hak vermemek elde değil bazı açılardan.
Laikliğe aykırı uygulamalar:
1. Devlet okullarında zorunlu din dersi,bu dersi İslam-Sünni İmam Hatip mezunu öğretmenlerim vermesi,
2. Kamu kaynaklarıyla İslamın sadece ortodoks mezhebine din hizmeti vermek,
3. Nüfus cüzdanlarında din hanesinin bulunması,
Birisi bu devlete karşı kapatma davası açmalı. AKP iddianamesinden daha ciddi gerekçeler var.
Fethi Bey,
İktisadi liberalizmin oturtulmasında TSK icraatcı olmuştur. 24 Ocak darbe öncesi koşullarda zor uygulanırdı.
TSK her zaman “zeitgeist” i izlemiştir. 1960 da ,1980 de yapılanlar küresel konjönkturu yakalamamızı sağlamamıştır. İş miyop siyasetçilere kalsaydı, biz daha kötü olurduk.
Rusya’nın en iyi dostu rus ordusudur diye bir laf vardır. TC de için de galiba kısmen doğru.
AKP iktidarı daha farklı görünüyor. ABD ve AB çıpası olursa asker sopasına gerek kalmaz.
No bey,
TSK her zaman “zeitgeist” i izlemiştir. 1960 da ,1980 de yapılanlar küresel konjönkturu yakalamamızı sağlamamıştır.
Iyi de iki tane daha kucugu atladiniz. Hadi 28 Subat arkasindan buyukce bir kitleyi cekenlere ‘gomlek’ degistirtti diyelim, 12 Mart’a ne diyecegiz? Teoriniz olanlara oturmaz demiyorum, nasil oturacagini goremiyorum diyorum.
Fethi bey,
AKP iktidarı daha farklı görünüyor. ABD ve AB çıpası olursa asker sopasına gerek kalmaz.
Bu nicin ‘cipa’ diye konusuluyor da ‘dumen’ diye konusulmuyor?
TSK 12 Eylülde “dünya değişiyor, açılalım, iktisadi liberalizm uygulansın” diye darbe yapmış demek gülünç olur. O elinde bulduğunu sürdürdü o kadar. Muhtemelen 23 Ocak darbe günü olsa ithal ikameci, kapalı ekonomi sistemiş sürerdi.
Bülent bey,
Çıpa gemiyi biryere tutturan şey değil mi? Yani Türkiye ABD ve AB’ye çıpayı takaıp arkalarından ayrılmazsa demek istiyorum.
Dümen anlamını bilmiyorum.
Çapa ile aynı anlama geliyor herhalde.
Şu açıklama fena değil gibi.
http://www.dzkk.tsk.mil.tr/TURKCE/BunlariBiliyormuydunuz/capacipanedir.asp
Bülent bey,
Sonradan jetonum düştü siz “ABD dümenine girsin mi” kastettiniz?
Bülent Bey,
12 Mart Soğuk Savaş resmine oturur. 28 Şubat’ı pek bir yere oturmuyor gibi. Bu noktada Milli Görüş’e kulak vermek anlamlı olabilir: Natonun yeni varlık nedeni İslam.
Fethi Bey,
Bir olayı tek bir nedene bağlamak her zaman gülünç olur. Başka etkenler de var.
O zaman askerin bu işlerdeki rolü abartılıyor demektir, ki bana göre öyle.
Ben şekilde anladım.
Türkiye’nin ve bölgenin AKP gibi daha ılımlı muhafazakar bir parti ihtiyacı vardı, askerler buna bilmeden sebep oldular denebilir. Konjonktüre uygun görünüyor.
Fethi Bey,
Türkiye IMF arasındaki destekleme düzenlemeleri (stand by) anlaşmaları tarihlerine, ve alınan destek tutarlarına bakınız.
Ben şimdi bulamadım onları.
Fethi bey,
Yok ‘oraya baglayalim da gemi basibos kalmasin’ tavrinin yerine, ‘dumeni onlar da tutarsa daha hayirli olur’ tavri olabilir diyorum.
TSK 12 Eylülde “dünya değişiyor, açılalım, iktisadi liberalizm uygulansın” diye darbe yapmış demek gülünç olur.
Evet. Bunlarin daha genc olanlarca anlasildigindan emin degilim ben. 27 Mayis’ta hayatta degildim, bilemem, ama ne 12 Mart ne 12 Eylul daha yakin zamanda olan mudahalelere benzemiyordu. SIkIyonetim nasil birseydir, sokaga cikma yasagi nasil olur, sokakta ne olur oyle zamanlarda gormemis buyuk bir bir kitle var (Turkiye’de ortanca (median) yas 28 cikmis galiba). Gecen bahardaki bildiriyi 12 Mart’a benzetenler dahi cikti ki yakin tarih daha nasil sulandilir bilmiyorum ben.
O zamandan kalma filmler filan var gerci, bir de Birand bir 12 Eylul belgeseli yapmis orada ’sokak’ ve ‘hayat’ ile ilgili da goruntu var (ben seyrettim, icerik biraz kof ama goruntuler havayi veriyor). Google’da var:
http://video.google.com/videoplay?docid=-1409487265120906318
O elinde bulduğunu sürdürdü o kadar. Muhtemelen 23 Ocak darbe günü olsa ithal ikameci, kapalı ekonomi sistemiş sürerdi.
Buna inanmiyorum ben. O duzen ozellikle petrol soku ve ambargodan sonra zaten tikanmisti. Tikandigi icin 24 Ocak oldu — yoksa Demirel’in sosyal guvenlik ile iki defa oynamasina bakip makul olculerle ‘liberal’ diyebilecegimiz bir egilimi olmadigini goruyoruz. Sili’de olan olurdu buyuk ihtimalle, Ozal bakan olup uygulamaya devam edecegine Friedman gelip pasalara akil verirdi.
Fethi Bey,
Kemalizmin sopası 300 kişiyi 5 (1997-2002) yılda radikalizmden demokrasi sularına itti. Bu adamlar (AKP tayfası) 10 yıl önce anti-laik, anti-demokratik ve batı karşıtıydı. AB yi Hıristiyan Birliği, TC yi Cahiliyye devri olarak görüyorlardı. Böyle transformasyona az rastlanır bence.
No bey,
Böyle transformasyona az rastlanır bence.
Kucukken sizin hic firildaginiz olmadi mi?
Bülent bey,
Filmler pek iyi değil, bir de şu ara oynayan “Hatırla Sevgili” diye bir dizi var, budalaca birşey. Deniz Gezmiş ve arkadaşları birer halk kahramanı filan gösteriliyor. Tabii Türk dizi mantalitesiyle birleşince iyice cıvımış.
Bir de Beynelmilel var, 12 Eylül açısından iyi sayılabilecek bir film. En azından entel sabuklaması değil.
Benim kastettiğim şey “ordu ne bulursa onu devam ettirecektir” idi. Yani gidişat Özal dönemiyse öyle olacaktı, asker hızlandırıcı ve muhalefetten koruyucu etki yapmıştır.
Bülent Bey,
Güç yüzüğü böyle bir şey demek ki. İnsanı fırıldak yapıyor.
Aman Fethi bey, o Hatirla Sevgili’yi duydum oyle uyduruk seylerden bahsetmiyorum. O zamandan kalma gercek olaylarin filmleri vardi aklima. Istanbul’da sokakta ceset goruyorduk mesela. O hali gormeden anlamak zor olabilir.
Fethi Bey,
Halk niye kendi kahramanları ispiyonladı? (dizide değil, gerçek hayatta)
Dizide de ispiyonluyor muhtar, dün gördüm. Halk ne bilsin bunların kahraman olup kendilerini kurtaracağını? Bir alay öküz işte, hemen kahraman gerillaları jandarmaya veriverdiler. Köy-kent projesi.
M. Ali Birand’ın belgeselini hatırlıyorum, haftalarca sürmüştü galiba ve gerçek görüntüler etkileyiciydi.
Fethi bey,
Benim kastettiğim şey “ordu ne bulursa onu devam ettirecektir” idi.
Anladim. Ben de diyorum ki devam etmesi mumkun degildi, Demirel’i 24 Ocak icin mecbur eden sartlar bu sefer askerleri ayni seye mecbur edeceklerdi. 24 Ocak’in azinlik hukumeti de olsa guven oyu olmis bir hukumet tarafindan yapilmasi o yuku onlarin uzerinden aldi tabii.
Şunu tekrar basayım:
Demek biz bu adamı tanımıyoruz tavrı almışlar. Konuşmacı değil, izleyiciydi, çaycı sandık felan dememişler en azından.
AKP liler önce kendi düşüncelerine sahip çıksınlar.
Halk Menderes’i asanları da alkışlamış öyle diyorlar.
Halk otoriteden çekinir… Normal böyle şeyler.
Yok öyle birşey. Kimsenin ağzını bıçak açmamış. Darbecileri alkışlayan çoktu aynen şimdi yargıtay savcısını alkışlayanlar gibi ama idamları alkışlayan hiç duymadım.
Bu Emin Çölaşan’ın hanımının rivayeti.
Bir cihet mutlaka çılgınlar gibi sevinmiştir Menderes’in idamına.. Tansel Çölaşan haksız da değil.
Bu konuda yazmıştım.
http://www.izlenimler.net/2006/11/21/atilla-yaylayi-ne-yapalim/
Orası kesin de, bunu açığa vuran darbe günü kadar olmamıştır.
No bey,
Halk Menderes’i asanları da alkışlamış öyle diyorlar.
Kenan Pasa da meydanlari dolduruyordu. O zaman TRT yayinlardi, seyrederdik. Hatta bir seferinde tezahurati abartmisti meydandaki kalabalik, pasa da ’siz bizden evvelkileri de boyle alkisliyordunuz’ demisti.
Diger taraftan o idamlarin alkislandigi dogru gelmiyor bana. Bunu dogrudan tartmam mumkun degil tabii ama ‘o zaman sevinmistik’ diyene hic denk gelmedim. Oyle ‘asmayalim da besleyelim mi?’ denmis ve ahali ‘hakikaten dogru diyor adam’ demis ve alkisi basmis degil duydugum kadariyla. Hava o degil yani.
Deniz Gezmislerin idamlari da cok populer degildir bence. Onlar yerine Cayanlar yakalanip asilsaydi durum farkli olabilirdi (adam oldurmuslerdi cunku). Ben de o zaman ilkokuldaydim, daha buyuk biri ses etsin lutfen.
Link şu olacak:
http://www.izlenimler.net/2006/11/19/talihsiz-sozler/
Ahaha bu epey komik bir sahneymiş..
Rumuzyok bey,
Komikti tabii, simdi insanlar sanki o zaman herkes demokrasi kumkumasi imis de olan islere ‘aa ne berbat oldu’ demis gibi davraniyor. Yoktu oyle bir hal. O konusmalarin arsivi vardir bir yerde (asmayalim da besleyelim mi dahil) nete asan(!) cikar nasil olsa, gorursunuz.
Bülent Bey,
Belgenette vardır belki.
90-80lerin gazete küpürlerine bakıyorum da, ülke nasıl kökten değişmiş. Bir zamanlar kendi ufak tefek sorunları ile kavrulup giderken, şimdi neredeyiz. O dönem tartışılan meselelere bakıyorum da, ne kadar ufak meseleler yüzünden büyük hengameler kopmuş..
Rumuzyok bey,
Evet belge.net’de bazi metinlerin olmasi lazim ama TRT’nin Everen’in meydanlarda konusma filimlerini nette bir yerde gormedim ben. Neyse link vereyim:
http://www.belgenet.com/12eylul/12eylul.html
O dönem tartışılan meselelere bakıyorum da, ne kadar ufak meseleler yüzünden büyük hengameler kopmuş..
Heh, basortusu problemi de bugun bebek olanlara oyle gozukecek.
Hmm, Rumuzyok bey, biraz daha dusundum simdi, o zamanki buyuk cekismeler o kadar da uyduruk gelmedi bana. Mesela Devlet Guvenlik Mahkemeleri ciddi meseleydi ve meclis o konuda kilitleniyordu (o zaman CHP simdiki gibi degildi, karsiydi DGMlere yanlis hatirlamiyorsam), sendikal hareketler, kurtarilmis bolge denen yerler uzerindeki cekismeler filan da oyle manasiz isler degil. Haller daha hayirliydi diyemeyecegim pek de, en azindan sekil olarak daha temele inen bir politizasyon olmus olabilir. Bir de o zamanin merkez sayilacak basinin yaninda orgut basini da vardi, bunlar oyle tirajsiz seyler degildi, kimisini bulundurmak yasak oldugu icin ne kadari kalmistir arsivlenmistir bilmiyorum. Onlara bakmak da fikir verebilir.
Simdiki basinda Kurt meselesi filan icin de o zaman icin cocukca gozuken seyler yaziyor yok iste bunlari ‘dag Turku’ diye bilirdik filan diye. Yok boyle birsey, ben oyle hatirlamiyorum. Ben Bolu’nun dogusuna gecmedim ama 5-6 yasindan itibaren Turkce olmayan bir dil konusan Kurt denen insanlar oldugunu bilirdim. Cevremdeki herkes de bilirdi. Gayet de normal gelirdi bana, cunku Ermenice, Rumca, bizim Yahudilerin konustugu Ispanyolcaya benzeyen lisan filan da vardi isittigim. Onlar da Turkce’yi aksanli konusurlardi, dolmusta, otobuste, carsida pazarda gorurduk bu insanlari. Solcular da sokakta ‘halklara ozgurluk’ diye bagirirlardi, hatta mecliste yemin toreni sirasinda bu ‘halklar’ lafindan hir cikmisti yine.
yaw adamlar maaşları ödeyecek bir muhasebeci arıyorlardı , özal’a da o niyetle müsade ettiler , diğer dış politik hesaplar bir yana üstelik amerika da aptal değil bizi yedeğine alan almanya da , birazcık da çalışın , hep nato yardımı hep nato yardımı olmuyor böyle dediler kısaca ……(hade askerler neyse de sivillerin maaşını da bize ödettirmeyin dediler kısaca,bkz. 27mayıs , kasa tam takır kurubakır, ilk görüşülen ABD büyükelçisi…. )
serbest piyasa falan düşünerek mi yaptılar ? gülerim ben buna …. liberalizm mişşşş
kenan evren de o beyin var mı ? herhangi bir zeka pırıltısı görebiliyormusunuz ? peki büyükanıt , ekonomiden anladığına , dünyayı okuyabildiğine dair herhangi bir belirti mi var ? kıdemini doldurmuş bir devlet memuru o kadar, fazlasını bekleyen avucunu yalar……
büyükanıttan bir kaç gömlek üstün olması beklenen , az çok memlekette yaşananlara dair bilgisi olması beklenen başsavcının çapını gördük …
şimdi ne diyeceğiz , başsavcı kendini rezil etme pahasına demokratik bir siyasi partiler kanunu yapılmasına zemin hazırladı , bu kanunun fikir babası o sayılır mı diyeceğiz ???
aynı kelalaka zihniyeti……
her şerde bir hayır vardır diye şerleri sevmemiz gerekmiyor
( ya bırakın kardeşim bu deniz gezmiş ile adnan menderes’e eşitmiş gibi görmeyi , sağ göz miyop , sol göz hipermetrop herhal .. , çok klasik sıktı artık ….)
keser döner sap döner gün gelir hesap döner , prof’u paşası rektörü başkanı savcısı çaycısı ….kıtlık var kıtlık , adam çıkmıyor , çıkan da rezil olup oturuyor……..
ee ne demişler vermediyse mabud neylesin sultan mahmut….
oturur millete karşı yapılmış darbelerin yararlarından bahsedersiniz ……kurufasülyenin faydası daha öncelikli bence…..
Vadi bey,
ya bırakın kardeşim bu deniz gezmiş ile adnan menderes’e eşitmiş gibi görmeyi , sağ göz miyop , sol göz hipermetrop herhal .. , çok klasik sıktı artık ….
Orgut lideriyle basbakan ayni sey degil, ama ‘uc bizden uc onlardan’ diye bir lakirdi vardi. Kaynagini tam guvenilir sekilde bulamadim, sozluk linkini vereyim:
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=uc+bizden+uc+onlardan
Rumuzyok bey, siz 80-90lar derken ben 70lerden cevap vermisim. Gozumden kacmis, ozur dilerim.
Bülent Bey,
Yazdıklarınız Türkiye’nin son elli senesinin bir özeti aslında. Demek 50 sene boyunca boşuna didişmiş ülke.
Engin Ardic 1953′ten memleket manzarasi vermis yine….
Cok bir sey degismemis gibi siyasi acidan….
Ayrica benim buyuklerimin anlattigina gore millet belki sokaga cikip gosteri yapmamis ama Menderes’i asan hakimler de bir daha sokaga cikamamis.
Bir de ben MHP’nin yerinde olsam AKP’ye mesnet edilen suclarin tamamini iki gunde isler hadi o zaman beni de kapatin derdim. Bu isleri bilmiyor politikacilar. Biz de isler “Kara Murat benim”lerle yurur. Baskaldiri kulturumuz budur bizim. Sus pus olup gikini cikarmayana iyi gozle bakilmaz sonucta… Magdurur da sever…
Bir de Kezban Hatemi ilginc seyler soylemis dun… Siyaseten sorumsuz cumhurbaskaninin adi gectigi icin savci hemen gorevden alinmali diyor… Buyukanit’in adi gectigi icin gitmisti savci… bakalim kim buyuk cumhurbaskani mi genelkurmay baskani mi?
Heh Rumuzyok bey, 50yi bilemem 40 seneye yakin zamani en azidan buyukerin birbirlerine cellallenme seklinden filan da biliyorum, dediginiz dogru. Ayrica bu birbirimizi yememiz, kahpe dusmanla cevrili olmamiz, isbirlikcilerin onlara benzemesi hal ve algilarinin cok eski olduguna dair de dellilerimiz var:
Beyleri, milleti ahenksiz olduğu için, aldatıcı olduğu için, Çin milleti hilekâr ve sahtekâr olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiği için, Türk milleti il yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş. Çin milletine beylik erkek evlâdını kul kıldı, hanımlık kız evlâdını cariye kıldı. Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kağanına itaat etmiş. Elli yıl işi gücü vermiş. Doğuda gün doğusunda Bökli kağana kadar ordu sevk edi vermiş. Batıda Demir Kapıya ordu sevk edi vermiş. Çin kağanına ilini, töresini alı vermiş. Türk halk kitlesi şöyle demiş: İlli millet idim, ilim şimdi hani, kime ili kazanıyorum der imiş. Kağanlı millet idim, kağanım hani, ne kağana işi, gücü veriyorum der imiş. Öyle diyip Çin kağanına düşman olmuş. Düşman olup, kendisini tanzim ve tertip edemediğinden, yine tâbi olmuş.
Bugune uyarlayip, ‘Cin cipasi’, ‘dukkan isimlerinin Cince olmasi’, ‘illi millet idim, ilimi sattim’, ‘bu handa is yok, daha iyi han bulalim eskisi gibi olalim’ filan demek belki mumkundur.
Genetik olarak o insanlarla bagimiz nedir bilemem ben, ama kultur benziyor. Aklima eski bir arkadasimin yazdigi birsey geldi:
Türklerin geçmişlerinden çektiği mutfakla bitmiyor. Oran’a göre Türk toplumunun davranış biçimlerinde de geçmişin izleri var: “Bu Asya boyutu gereği…insanlar çabuk da sinirlenir ve mevcut durumla orantısız sertlikte tepki gösterebilirler.” Türklerin nispeten çabuk sinirlenen, kavgaya eğilimli bir toplum olduğu tespitine katılırım. Fakat bu bir Asya özelliği midir? Mesela komşumuz İranlılar, Hintliler, Çinliler, Filipinliler böyle midir? Bu toplumları gözleme imkanı olanların hemen fark edeceği gibi bu ülkelerin insanları böyle değildir. Peki bu bakımdan Türklere benzeyen başkaları yok mudur? Vardır, tabii ki bunlar Orta Asya Türkleridir. Savaş ve yağma Orta Asya atlı göçebeliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu için bu kökenden gelen toplumlar hâlâ büyük çoğunlukla bu mirası taşır. Tabii Türkçe konuşan halklar Asya nüfusunun sadece bir kısmı olduğu için buna Asyalılık deyip geçmek bilimsel bir esere yakışmayacak bir savrukluk ve özensizlik.
Bunu ozellikle hatirladim, cunku o makaledeki usluba bakarsaniz oyle pek de sakin bir akademik uslup olmadigini, Selim Somcag’in da duramayip son paragrafta gayet sert bir uslupla ’sonu fena olur sizin gibilerin’ dedigini farkedip gulmustum.
Orhun yazitlari icin kullandigim link: http://tr.wikisource.org/wiki/Orhun_Abideleri_%28Bilge_Ka%C4%9Fan%29
Bulent Bey,
Ben arkadasinizin bu sozlerine katilamayacagim. Yunan, Kurt, Ermeni, Italyan, Ispanyol ve Bircok Arap ulkesi insani da tezcanli, cabuk parlayan ve sonen, kavgaci olarak adlandiriliyorlar… Bence bu biraz Akdenizlilik gibi kokuyor… Hem benim Ortaasyadan tanidigim cocuklarin hemen hemen hepsi cok sakin insanlar… Belki biraz Kazaklar kavgaci gibi… Tabi insanin bildigi cevresi kadardir… Benim cevrem ve bugune kadar gorduklerim boyle…
Fatih bey,
Dogru diyorsunuz, zaten gayet dikkatli bir sekilde Iranli Hintli Cinli Filipinli(!) demis. Benim tanidigim Araplar oyle tezcanli degildi yalniz, digerleri icin benim de tecrubem sizinki gibi. Tabii benim olcum de ailem Karadenizli oldugu icin biraz carpik, Izmir’de calisirken de ‘ne agir cekim insanlarsiniz’ diye giydirip duruyordum etrafima.
Bulent Bey,
Ozellikle Fas, Cezayir, Libya gibi Kuzey Afrikali Araplar ve demin soylemeyi unuttugum Israilliler de oyleler… Belki Arap yarimadasi Araplari farklidir diyecegim ama tanidigim iyi kavga eden cok Urdunlu var
Bulent Bey,
Bu arada gecen gun Yunan bir arkadasla konusuyordum. Dedi ki “sizin ulkenizin Pontus bolgesinden gelen insanlar farkli mi?” ben de evet dedim hatta cok saka yapariz onlar hakkinda… O da “biz de!” dedi… gulustuk falan….
)
Yani Karadeniz insaninin eksisi ile artisii ile biz normal insanlardan farkli oldugu zaten ortadadir :p
(Alinmazsiniz umarim… Cok Trabzonlu arkadasim var ve onlarla da cok yapmisimdir bu muhabbeti
Fatih bey,
Urdun’un Cerkez nufusu da coktur, belli olmaz. Ben bunu bilmiyordum, Janset, Beslan filan gibi ismi olan Urdunlulere bakip Arap ismi zannediyordum onlari. Meger bunlar Cerkez ismiymis. Neyse, benim denk geldigim Araplar oranin zenginlerinin okusun diye ABD’ye yollanan cocuklariydi belki o bana agir gozuken haller normal insanlarda yoktur.
Yok niye alinayim, o denenler kismen dogru. Siz komiklik tarafini duyuyorsunuz tabii, bunun bir de ‘dunyanin en zeki insanlari biziz’ tarafi var ki onlari aciga pek soylenmez ama konusulur.
Iste MHP’ye de kapatma davasi acilmasi icin bir gerekce… Madem bu delil dava iki parti adina cilmaliydi oyle degil mi? Ama Turkiye iste…
Kavga mevzusu açıldı da..
Bakın size bir Arap kavgası izleteyim..
http://www.liveleak.com/view?i=5c128f4eac
Saddama Fatiha okuyan adama dikkat edin: “Sana hayal edemeyeceğin şeyler yaparım” diyor. Arada da “vallahi” falan çekiyor..
Almanya’da işçi olarak bulunan bir yakınım İtalyanların en kavgacı millet olduğunu söylerdi hep.. Araplar, Türkler, Kürtler, Yunanlılar sakinlermiş. İtalyanlar topluca dalıyorlarmış
Hehehe, sagolun Rumuzyok bey.
Rumuzyok Bey,
Biz de bunu diyoruz iste. Bu kavga degil. Biraz “Amerikan Kavgasi”na benziyor… Onlar da boyle saatlerce bagirip fiziksel kavgaya girmezler genelde… Bizde olsa yumrugu yediydi biri
Fatih bey,
Bizde olsa yumrugu yediydi biri
Yumruktan hemen evvel edilen kufurleri de unutmayin tabii — bunlar terbiyeli.
Bulent Bey,
Iran Ayakkabisi ve “Master=sahip”i saymazsak tabi
)
(Iran ayakkabisi o kadar kotu birsey mi acaba yaw.. merak ettim simdi
Fatih Bey,
Bizimkiler kavga etmeden önce adam çağırırlar
Cemaat kültürü. Yalnız bu videodaki Arap adam da komiğime gitti.. Kavga ediş tarzı buralara benziyor: Karşısındakini hain ilan ediyor, şehitten bahsediyor, hakaret ediyor..falan filan
Rumuzyok Bey,
Yok yok once kavga ederler… Dayak yiyen sonra adam cagirir… Dayak atana bire on cumbur cemaat girilir.. Sonra diger tarafta adam cagirir.. Savas cikar falan :p
Direk adam cagirma olayi is eger okulda falan ise ve kavga okul cikisi yapilacak ise olur
en azindan ben oyle hatirliyorum…
Çetin Altan’ın dediği şey var bir de: “Batı’da düello yapılır, doğu’da pusu kurulur”.. Bu adam çağırma mevzusu oraya çıkıyor biraz.
Valla, ben Alevi kökenden geliyorum. Aleviler daha az kavgacıdır diye düşünüyorum. Bilmem yanılıyor muyum.. Sizce?
Bu arada, sanırım Türkçe’deki “sağlam pabuç” “pabucuma anlat” gibi deyimler, herhalde Ortadoğu kökenli.. Arap adam da öyle diyince ayıktım, ben de.
Bir de kel alaka olacak ama Araplardan konusurken Dubai towers’a karsi bizimkilerin gosterdigi tepkiye karsi bir de Ingilizlerin Liverpool’un satisi ile ilgili Araplari Amerikalilara tercihi ile ilgili su tepki manidar geldi…
Rumuzyok Bey,
Zannedersem Ic Anadolu ve bu bolgeye yakin Dogu anadolu illeri Alevileri Dogu anadolu ve Guneydogu Anadolu Alevilerine gore farklilik gosteriyor…
Kim oldugunu hatirlamiyorum Baskin hoca yada Ilber hoca olabilir bir gun derste “Baski goren cemaat, irk, yada kulturlerin yerlesim birimleri bu baskilarin bir numarali gostergesidir” demisti… Early Christianity’de kiliselerin peri bacalari gibi karadenizde dag yamaclarindaki kiliseler gibii kimselerin onlari rahatsiz edemeyecegi yerlere yapilmasi buna sebep demisti… Ic anadoludaki Alevi koylerinin yerleri de buna gosterge demisti…
Benim tanidigim Tunceli’li ve Erzincanli Alevi arkadaslarim bire 3 bes dinlemeden cok kavga cikartan taraf olmuslardir
O yuzden sizinle o noktada ayni fikirde degilim :p
Rumuzyok bey,
Çetin Altan’ın dediği şey var bir de: “Batı’da düello yapılır, doğu’da pusu kurulur”..
Bunun arkasi ne kadar doldurulabilir bilmiyorum. “Beni cok fena dovdu bu Kiziroglu Mustafa Bey, aferin ona” manasinda bir Koroglu siiri/turkusu bile var, belli ki birebir islere de onem veriliyormus.
Valla, ben Alevi kökenden geliyorum. Aleviler daha az kavgacıdır diye düşünüyorum. Bilmem yanılıyor muyum.. Sizce?
Biz Alevi kokenli olmayanlar bunu nasil bilelim? Cok yakin zamana kadar kimse cikip da ‘ben Aleviyim’ demiyordu ki? Burada uc senedir hem alisveris hem laklak ettigim esnaf biri daha yeni soyledi bana — soyleyecegi de yoktu, once ’sen oruc yiyorsun galiba’ diye bir de ustume gelip ne kadar dindar oldugumu yoklayip sonra anlatti. (Ramazan’da sabah sabah ‘yasasin ekmek taze’ diye bakkala gitmek dahi ‘mesaj’ veriyor bu memlekette!).
Az buçuk tanırsınız diye sorduydum, Bülent Bey. Dışarıdan insan nasıl göründüğünü merak ediyor
Fatih Bey,
Evet, Aleviler Toroslar ile Kuzey Anadolu dağ sıraları boyunca serpilmişlerdir. Egedeki Alevi köyleri bile dağlara yakın. Eeee, Osmanlıya isyan edince, böyle oluyor
Rumuzyok bey,
Az buçuk tanırsınız diye sorduydum, Bülent Bey. Dışarıdan insan nasıl göründüğünü merak ediyor
Valla tanidigimi seviyorum ve dogru durust insanlar olarak goruyorum ama sakinlik konusunda birsey diyemeyecegim, ozellikle sakinmis gibi gelmedi bana kimse. Bu ‘disaridan’ isi aslinda rahatsizlik veriyor bana ama kisa vadede yapilacak birsey yok, insanlar oyle hissediyorlar ve yakin/uzak tarihe bakilinca da haksiz degiller.
Böyle genellemeler nasıl yapılabilir ki? Mesela yaşadığım yerde iki büyük alevi köyü var. Ben üretim/ticaret yapıyorum, son kullanıcı ile muhatap olmadığım için bilmiyorum ama çok duyuyorum sağdan soldan, küçük esnaf vadeli mal vermiyormuş farkederse o köyden olduklarını. Çünkü verdiğinde alamıyor parayı, icra takibi yapılamıyor, köye girilemiyor, korkuluyor vs. Bir avukat arkadaşım gitmişti icra takibine, 2005 yılıydı yanılmıyorsam hem onun hem icra memurunun kafasını gözünü yarmışlar, taksinin camlarını kırmışlar göndermişler geri. Tabii nihayetinde ayrı bir cumhuriyet değil, jandarma ile falan girersin de uğraşmak istemiyor kimse. Bir galerici arkadaşım da araba davasından jandarma marifeti ile girdi büyükbaş hayvanları kaldırdı ama ertesi gece galerinin, içindeki arabaların camlarının tamamını indirmişlerdi mesela. Hangi aklı başında insan uğraşır, lanet olsun giden gitsin der..
Yani buna bakıp genelleme yapmak nasıl yanlışsa diğerleri de yanlış olur. Bir çok sebebi olabilir, kavgacılığın da halim selimliğin de.
Suat Bey,
Alevi kesimini övmek için söylememiştim. Sadece, kendi çevremde gözlemlediğim şey, Alevi kesimin daha az kavgaya meyilli olduğuydu. Biraz daha tırsaktır Aleviler.. Azınlıkta oldukları için.
Sizin oradanın Alevileri amma “yiğitmiş”
Yok övdüğünüzü söylemedim, gözleminizde de haklısınızdır muhakkak. Sadece bu gibi gözlemlere dayanarak genelleme yapılmasının yanlış oılacağını belirttim.
(Bu arada Batı’dayım ben, Güney Marmara’da..)
Bursa?
Yok, biraz daha aşağıdan: Balkesir.
Tabii ya.. Bursa’nın yerlisi Alevi pek yok. Genelde Balıkesirdedirler..
Siz Balıkesirli misiniz Suat Bey?
“Çetin Altan’ın dediği şey var bir de: “Batı’da düello yapılır, doğu’da pusu kurulur”..
sanırım çetin altan birara da dalkavukla soytarı kıyaslaması yapmıştı ( ki o yapmasa da farketmez kafa aynı kafa)
batıdan gözleri kamaşmış ahmak kafası,
duellonun yasal olduğunu da yaz , buna din izin verir mi doğuda ? vahşi hayvanlar toplumu mu burası ?
yasal yapılan duello ile herhangi birinin işleyebileceği bir suç’u pusu’yu karşılaştır , ondan mana çıkar….
görende doğuda yasalar kişiler arasında pusu kurma hakkına/sözleşmesine imkan tanıyor zanneder
(ki teknik olarak , suç öldürmektir , pusu yöntem ,dahası yöntemin yöntemi , silahla öldürürsün ,fakat pusu kurarak ateş edersin , yakalamak için de pusu kurulabilir , duello ise bizatihi öldürmeye matuftur,elma ile armut alsana angut )
tercih etmek zorundaysam pusuyu duelloya tercih ederim buarada , ne demek duello ya ? zayıf biri erkekliğini kanıtlamak için güçlü biriyle duello edecek , genç-zayıf erkek aslanın varlık mücadelesi , hayvani,vahşi hayat , altta kalanın canı çıksın , doğal seleksiyon olsun ……
pusu netice itibariyle şahsidir , adidir ama şahsidir ,hasmına pusu kuran övülmez,toplum yapılacağını bilmez , gizli yapılır , şahsi herhangibir suçtan farkı yoktur , kocasını aldatan kadın gibi……. kabul gördüğü anlamına gelmez…..
@suat hocam ,ona yiğitlik’den ziyade eşkiyalık diyorlar , bahsettiğiniz bölgenin bir benzeri bizde de var
ben lisede okurken okulun eşkiyalarının %70 i aleviydi , sonra su testisi misali gibi bir kaçının öldürüldüğü haberini aldım,
katılıyorum genelleme yapmamak lazım ,
sıra arkadaşım da kürt-aleviydi ( solcu bir alevi aileden fakat komünist-ateist olduğunu söylüyordu , inşallah şuan değildir ) çok da samimiydik
sonra yine çok yakın bir arkadaşım da türk -aleviydi , ( o da solcu bir aileden gelmiş , siyaseten liberal görüşlü denebilir, ) keza onunla da samimiydik , hala irtibatım var,
ondan sonraki arkadaşım da arap+kürt+sunni/şafi , ………….
aslında bu kişisel tecrübemi laf olsun diye yazdım , kişisel tecrübelerin burada pek bir önemi olmamalı , bizi bir noktaya götürmez, iyi birkaç örnekle karşılaştım diye sempatik bakmak yada kötü birkaç örnekle karşılaştım diye negatif bakmak adil olmaz , illede bir görüş bildirmek de zorunda değilim “aleviler şöyledir” gibi ….herneyse fazla uzadı ……..
tırnakları görmemişim özür dilerim , altındaki ilk cümleyi yok farzedelim @suat hocam ,aynen katılıyorum
gözlerim kızardı bu beyaz zeminde ,(ilgilenenlere RGB 139,198,233 mavi çok daha az yoruyor,default pencere rengim )
@Rumuzyok,
Evet, Balıkesirin yerlisiyim.
İnsanları ırklarına, dillerine, kültürlerine göre otomatik kategorize etmezdim hiçbir zaman. Dinleri konusunda da epeydir etmiyorum, etmemeyi öğrendim dieyim ya da. Bu açıdan herhangi bir konuda genelleme gördüğüm zaman ses ediyorum, o kadar.
@Vadi,
Yiğitlik elbette işin latifesi. Eminimki Rumuzyok’da onu şaka ile söyledi, zaten gülme işareti var ardında. Eşkiyalık elbette yapılan.
Alevi arkadaşlarım var, ateist bir dostum da var. İnsanlar çeştli düşüncelerde olabiliyorlar. Bu arkadaşlık yapmaya, iş yapmaya engel olmuyor. Benim için saygı duyulacak olan şey kişinin felsefi görüşünü bir sorgulamadan geçirmesi ve öyle edinmesi/sağlamlaştırmasıdır, bu hangi görüş olursa olsun. Bunu yapmadan inancını derme çatma bildikleri ile tahkim edenlerin ise kafa konforuna gıpta ediyorum sadece.
Çetin Altan demişken de şunu söyleyeyim. Çetin Altan’ı kestaneye benzetirim, çıktığı kabuğu beğenmeyen kestaneye. O kadar önyargılı ve hatalı bir tarih okuması vardır ki Osmanlı hakkındaki düşünceleri ondan okuyarak şekillenen insanlar tam bir Osmanlı düşmanı oluyorlar.
Has huylarımızdan birisidir, bir kısım mukaddesatçı tarihçilerimiz yüceltir yüceltir her padişahı evliya yapar, menkıbeler düzer, tarihi yalan yanlış efsanelerle donatırlar, yetmez yapılan pekçok hatalı uygulamaya İslamî kılıf bularak İslam’ı da kirletmeye kalkarlar; bir kısmımız da kötüler, haklı haksız saldırır, yerin dibine batırmaya uğraşır. Arada olan tarihe ve kutuplara savrulan zihinlere olur.
Genetik olarak o insanlarla bagimiz nedir bilemem ben
Turkiyelilerin cekik gozlu diyar ile baglantisi %10-15 sularinda… Bu ulke topragindaki insanlarin Avrupa’da genetik olarak en cok benzedikleri milletler Finlandiyalilar ve Ingilizler.. Ne alaka? Bilemiyoruz.
Rumuz Yok bey,
Benim çevremde (üniversitede ve yurtlarda) gözlediğim şey de bu. Tedbirlidirler diyelim, anneleri böyle öğütlemiştir. Özlerinde sünni Türkilerden bir farkları yok. Yurtta kadlığım zamanlar, ülkücülerin sahurda gıcıklığına gürültü çıkarma, zorla bilet satma, yemek sırasını gaspetme gibi hareketlerine ses çıkaran onlardan çıkmazdı. Bu işler Türk-sünni bendenize düşerdi.
Aleivilerde ve Kürtlerde grup dayanışması güçlü. bu da doğal bir şey. Kürtler özellikle “benim 3000 kişilik aşiret var, anlayın” şeklinde güç gösterisi yaparlar.
Bizim ise muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcud
Sicilyalılar, Arnavutlar ve Karadenizliler arasındaki benzer davranışları bu bölgelerin coğrafi yapısıyla açıklanıyor.
Bu işlerle Erol Göka iştigal eder.
Bu arada Fethi Bey, ya zaman sıkıntısı çekiyor, ya da konu sıkıntısı. Burada iyice geyik peşinde koşmaya başladık.
Bir konu
AKP nin kapatılmasına dair yazı bekliyoruz.
selamlar,sizlerle,olmaktan mutluyuz.benim gündemim,hergün,metya haberlerini seyrederek vardıgım kanı izlenim tepki.parti kapatma,kapata bilirsin, sebep bölücülükmü,vatan hayinligimi, yoksa halkın, milli duygularımı.SAYIN SAVCININ, İRTİCA, SUC TEŞKİL EDİYOR,DİYE DOSYALADIGI SÖZLERE BAKIYORUM VE DİYORUMKİ SAMİMİ İSEN BUNLARDA BİR İKTİDAR PARDİSİNİ DEVİRECEK KADAR SUCSA, İMAMHATİPLER,İLAHİYAT FAKÜLTELERİ,DİYANET, CAMİLER,HATTA ,İSTİKLAL MARŞINDA GECEN DİNİ KELİMELERDE DEVLETİ TEHTİT EDEN İRTİCADIR. ONLARADA DAVA ACSIN. OKSİ OLURSA, HUKUKU BİR SİLAH GİBİ İSTEDİGİNE CEVİREN BİR ANLAYIŞIN, KÖŞEYE SIKIŞTIGINDA, HER KELİMEDE KENDİSİNDEN GÖRMEDİGİ SİHNİYETİ MAHKUM EDECEKTİR GÖRÜLÜYOR PES ŞAŞIRTICI HUKUKCULAR SİYASİ DÜŞÜNCELERİNE GÖRE HUKUKU HER YERE CEKİP UZATI YOR ÜLKEYİ BATIRSADA İNADINA AKPARTİ SANDIKTA GÖRÜŞÜRÜZ SİZ GİDECEK SİNİZ BİZ HEP VAR OLACAGIZ BU TOPRAKLAR DA GÖZÜMÜZÜ ACTIGIMIZDA BİZE DİNİ AŞILAYAN DEVLETTİR, DÜŞMAN GÖRENDE KENDİ.TARİHİ SİL, HIRİSTİYAN TARİNİ ANLAT OZAMAN,ONUDA BEYEN MİYORSAN, ATAYİZİM, SEN NE İSTİYORSAN O OLURUZ, BİZİ YÖNLENDİREN, DEVLETTİR, BU VATAN BİZİM BİZ HIRİSTİYAN BİR DEVLETTE DOGSAYDIK OZAMANDA HIRİSTİYAN OLURDUK, LAİK AVRUPADA DİNİ HIRİSTİYAN PARTİLERİN NE İŞİ VAR. YOKSA BU HALKA ZULUMMÜ YAPılıyor sorarız düşünce ye kilit vuramassınız.
savaşta cephede omuz omuza bir bütün isek, saygı, sevgimizi, güclendirmeliyiz. kendimize düşman yarattıkca bize yaşanacak alan kalmaz.insan olmak hoş görüden gecer, aşkın milleti dini yok tur. aşık oldunmu,sevmedigin düşünceden birine herşeye ramen seversin.ben bu vatanı sevdim,bu topragın insanını, dogarken,din ve anne babamızı secemiyoruz.hepinize selamlar. türkiye