Archive for Mart 18th, 2008

İstek Üzerine: Kapatma Davası

FST Mart 18th, 2008

penalti.jpgBir yorumcumuz kapatma davası konusunda yazı yaz demiş, aslında şu ara hastayım, gribim, başım ağrıyor, bir sürü işim yanında midemde gaz da var, limonlu soda içeceğime şuraya iki satır yazayım, sağa sola çatarsam belki iyi gelir.

Efendim geçen cumartesi günü çarşıda biraz dolaşayım dedim, zamanım vardı büyükçe bir ticarethanesi olan ve sıkça “aman Fethi bey arada uğra sohbet ederiz” diyen yaşça büyük bir ahbabımın dükkanına uğradım. İçeride yaşadığım küçük şehrin üst bürokrasisinden birkaç kişi de oturmuş hararetle “gündemi” tartışıyorlardı. Hemen selam verip kaçayım dedim, zira bu tür ortamlardan pek hoşlanmam, talihsizliğe bakın ki daha beni görür görmez “hah, işte aradığımız adam” diyerek Nasreddin Hoca mevkiine beni oturttular, selam verip çıkmak mümkün olmadı. Hemen “savcı dava açmış ne olur” türünden beni meseleye sokmaya kalktılar ama ben bir süre kaçak güreştim “hayırlısı olsun”, “elbette yasal bir süreç işleyecektir, ülkemizi laik ve demokrattır” türü laf çevirdim, “abi burada bir pideci vardı taşındı mı”, “Çanakkale zaferini nerede kutluyoruz”, “Fener Konya’yı dörtler mi” diyerek konu değiştirmeye çalıştım ama ekip pes etmedi. O sırada dükkandaki geniş bir masaya serilen gazete kağıtlarından öğle yemeğinde peynirli pide olma ihtimalini de düşünerek kaçma planımı erteledim ve ben de konuya dahil oldum ister istemez. Üst düzey bir bürokratla konuşmamı mealen veriyorum:

(Sahne-AKP kapanırsa ülke bir felakete gidecek düşüncesindeki yüksek bürokrat şahıs ve dükkan sahibi dizlerini döverek eyvah çekerler, bir gözü peynirli böreğin geleceği masada olan FST şaşkındır)

FST- Yahu durun, şu ağlamayı bir kesin, ne felaketiymiş biz de bilelim.

Yüksek Bürokrat-Fethi bey sen bilirsin hani derin yerler var ya, bu onların işi.

FST- Ne derin yeri, bilmiyorum, Ergenekon çetecileri mi? Onlarsa mesele yok, derdest edildiler, üzülme

YB: Ohoo, Fethi bey, sen de bunu bilmezsen, (göz kırpar gibi yaparak) hani var ya…

FST- Ne var? İnan bilmiyorum. Emekli paşalar mı? Şener Eruygur, Hüseyin Kıvrıkoğlu mu? Olsa ne olacak, bu iş böyle sökmez, korkma.

YB: Ne emekli paşası, var ya, hani, canım anla işte, sen de bilmezsen…

FST- Yok kardeşim ben kimseyi filan bilmiyorum, bir halt olacağı da yok.

YB-Nasıl yok, ohoo, partiyi kapatacaklar.

FST-İyi ya işte, yenisini açarsınız. Daha önce elli sefer kapatmışlardı.

YB- Yahu Fethi bey ne iyimsersin, işler felaket olacak.

FST- Canım ne alakası var, adam dava açmış, kapanır mı, elbette kapanır, Türkiye burası, sizin elemanlar da gidip yenisini açar, haybeden oy da toplarsınız. Bak, dün akşam tescilli AKP düşmanı bizim peder bile haberi işittiğinde “zorla şunlara oy verdirecekler, hasbinallah” dedi, endişe etme, adam mı bitti, yeniden kurarsınız.

YB- Ohoo Fethi bey sen bu işlerden hiç anlamıyorsun, bu işin sonu fena olacak.Tansu Çiller’e Demirel’in attığı kazığı unutma, bunlar yeni bir başbakan atayacaklar.

FST- Bunlar kim?

YB- Yahu anla işte.

FST- Ne bileyim neyi kastettiğini kardeşim, Demirel şimdi Cumhurbaşkanı değil ki, durduk yerde Güniz sokaktan atama mı yapacak? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, adama kimse dokunamaz. Kanunlar uygun değil. Asker darbe yapar diyorsan o da problem değil, bunlar denendi, iyi kötü ABD ve AB onayı olmadan asker bodoslama birşey yapmaz, merak etme. Sonra arkası sağlam derin devlet filan böyle uyduruk iddianame mi hazırlar, bak yedi düvel gülüyor, bu iş derin filan değil, nerde öyle derin işler, keşke öyle bir kurum olsa, boşa tırsıyorsunuz. Ulusalcılar son hamlelerini deniyorlar, olan odur, askerden ümit kalmadı, gömlek uyduramadık, pantolon verelim hesabı.

YB- Sen hiçbirşey bilmiyormuşsun Fethi bey, eyvah eyvah.

FST- Eh, söyle de bileyim o zaman. Olan bana göre budur. Hem AKP, 301 ve parti kapatma davalarında işine gelmeyince bunları görmüyor ama kendi başına gelince ağlayıp zırlıyor, şiir filan okumaya başlıyor millet. Sahtekar bunlar, zamanında DEP kapatılırken rey verdiklerinde düşüneceklerdi. Bak 301′i kaldırmadılar, başörtüsü ayağıyla top çevirdiler, onu da beceremediler, şimdi savcı bunlara 301′den bir de vatan hainliği davası açsın da şurada köpüklü bir kahve söyleyip keyfolayım. Oh olsun.

YB- Sen zevzeklik ediyorsun ama bu işin sonu kötü, müthiş bir ekonomik kriz çıkacak. Pazartesiyi bekle gör.

FST- Ne ilgisi var, Pazartesi döviz şöyle bir oynar, yerine geri oturur, savcı AKP’yi kapatacak diye dövize birşey mi olurmuş? Bu iş arz ve talebe bakar.

YB- Yahu sen ekonomiden de anlamıyormuşsun.

FST- Anlamam, doğru, sen anlat bakalım, döviz çıksa ne olacakmış? Bak ihracatçı ağlıyor, millet de ithalattan şikayet ediyor, döviz yükselirse herkes mutlu olur, sana ne oluyor da dolar çıkar diye ağlıyorsun? İthalatçı ağlayacaksa ağlasın, onlar da voleyi vurmuştu, kardan zarar ederler.

YB- Devletin dış borcu var, ona ne diyeceksin?

FST- Sen dövize bakacağına başında oturduğun devletin lüzumsuz harcamasına bak. Parayı saçıp savurdunuz, Kemal Derviş yolundan saptınız,  kömürdü, makarnaydı, ahbap çavuşa ihaleydi derken suçu şimdi dövize mi atacaksın? Kaldı ki bana göre doların çıkacağı da yok.

YB- Nasıl çıkmaz, ohoo, senin hiçbirşeyden haberin yok. Pazartesi kriz var kriz.

FST- İyi ya, hemen git döviz al, bak karşıda döviz büfesi var. Paran yoksa borç vereyim, madem döviz fırlayacak sen de sayemde 3 kuruş kazanırsın.

YB- Kem küm. Ama fırlayacak. Ne iddiasına istersen girelim.

FST- Ben iddiaya girmem ama sana şunu söyleyeyim, 1-2 gün piyasa duruma bakar, hafif bir yoklama çekilir, bir grup korkak ve enayinin elindeki döviz ve borsa kağıdı ütülür, sonra herşey sütliman olur. Önümüzdeki hafta burada yeni bir pide toplantısında bakarız kim haklı diye.

YB- Yahu ben de seni birşey zannederdim, şu basit şeyi bile anlayamıyormuşsun.

FST- Dövizin ne olacağını bilen olsa karun gibi olurdu, sen bir memursun, otur alacağın maaşın hesabını yap, sana ne AKP’den, dövizden. Hayret bir şey. Neyse, bak pide geldi, ooo, hem de ıspanaklıymış, helal, boşver vatan, millet edebiyatını.

Evet, işte yaşadığım küçük şehirdeki büyük bir bürokrat epey endişeli. Bir de anlamadığım devletin memuru fanatik AKP mensubu gibi hareket ediyor. Şimdi ben bu şahısların devlet işlerinde partizanlık yapmayacağını nereden bileyim? Devlet rantını ahbap çavuşa peşkeş çekerlerse hiç şaşmam. Neyse, konuya kısaca değinirsek;

Bu davanın içeriği elbette gülünçtür, ama Türkiye’de bildik anlamda bir hukuk sistemi olmadığından, zaten savcı ciddi gerekçeler kullansa asıl o zaman şaşırıp “ne oluyoruz, bu ciddiyet Türk insanına yakışmaz” dememiz gerekirdi.

Öte yandan savcıya kızanları, “ülke milyarlarca dolar kaybediyor, zaman yitiriyor” diyenleri de  anlamak mümkün değil. AKP 6 senedir ne parti kapatma, ne 301 ne de diğer özgürlük konularında adım atmayacak, başka partiler için kapatma davaları açılırken “hukuğa saygılıyız”, Hrant Dink vurulurken, Orhan Pamuk kaçarken “301 başka ülkelerde de var, biraz düzenleme lazım” diye laf çevirecek, hatta Cemil Çiçek eliyle buna şakşakçılık da yapacak sonra kabak göstere göstere kendi kafasına patlayınca nutuk atıp şiir okuyacak, ne ala memleket.

Kısaca, evet, olay yanlıştır, savcı siyasi davranıyor, gerekçelerin çoğu sanki izlenimler sitesinden özenle seçilmiş komikliklerdir, bu Türkiye için bir ayıptır, bunun aklı başında kimse tarafından makul görülmesi, dış dünyaca anlaşılması mümkün değildir.

İyi de bunların bilinmeyen tarafı mı var? Ulusalcılar, Ergenekon, Susurluk, Sarıkız, Keloğlan, Hamam Çetesi, Sauna Beşlisi, filan ortalıkta cirit atarken, 367 örneği, Atilla Yayla’ya mesnetsiz ceza gibi hukuk dışılıklar aleni iken nasıl olur da sen hızla bu garabetleri temizlemezsin? Anayasa değişikliği yapıyoruz diye aptallıkla 1 yıl geçti, güya değişen Anayasa taslağına bakın, bir adım ilerleme yok, 5 profesör eski anayasa ile aynı lafları sakız gibi çevirip ortaya daha kötü ve uzun anlamsız bir metin çıkardılar. AKP kimbilir bunlara ne paralar verdi. Başörtüsü konusunda MHP ile uyduruk iki madde değişikliği yapıldı, aynı laf kulak ters çevirilip söylendi, fıs, bir sürü başörtülü öğrenci ekstra hayal kırıklığına uğradı. Asıl mağdurlar olan özel ve kamu işlerinde çalışamayanların önü iyice kapandı.

Uzatmaya gerek yok, bunlar göstere göstere gelen şeyler ve AKP ekonomi alanında olduğu gibi siyasi alanda da eş, dost, yandaş politikası ile zamanı kaybetti. Bu dava ile de birşey olacağı yok, AKP kapanır yerine yeni birşey açılır, halk da Tayyip Erdoğan her şiir, ayet, destan, mani okuduğunda ağzı açık seyrederse değişen birşey olmaz. AKP titreyip derhal AB ve ABD dümen, yol, çıpasına ne ise geri dönmelidir. Mehmet Barlas geçen gün iyi demiş, kostaklanıyordu ya AKP “Gerekirse Ankara kriterini uygularız” diye, alın size Ankara kriteri görün boyunuzun ölçüsünü şeklinde yazmış. Ankara kriteri filan yok kardeşim, global dünyaya eklemleneceksin, başka çare arama. Yoksa böyle salak durumuna düşer, dünyaya gülünç olursun.

İstek sahibine arz ederim.

Kapat
E-posta ile paylaş