Timur Eziyeti: Türkiye Okuyor

FST 27 Mart 2008

merkezb13kahvehane.jpgTürkiye’nin birşey okuduğu yok da “devlet niçin lüzumsuz olmadığını sağa sola ispatlamak için saçmalamak zorundadır” konulu bir kompozisyon yazmaya zorlandığı anlaşılan İstanbul valisi bir alay laf etmiş, kahveler kıraathane olacak buyurmuş. Eziyet, pardon kampanya 4 yıl sürecekmiş. Ayvayı yedik demektir. Konunun detayına bakarsak;

Kahvehaneler kıraathaneye dönüşüyor

İstanbul Valisi Muammer Güler, Türkiye genelinde başlatılan ”Türkiye Okuyor” kampanyası kapsamında İstanbul’da kahvehanelerin kıraathanelere dönüştürülmesi için yeni bir yapılanma içine girileceğini, nikah töreninde eşlerin eğitim kurumlarına en az 3 kitap bağışlamasının özendirileceğini söyledi.

Güler, Afet Yönetim Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayelerinde Türkiye genelinde başlatılan ”Türkiye Okuyor” kampanyasını tanıttı.

İstanbul Valiliği tarafından hazırlanan kısa film gösterimi ile başlayan toplantıda konuşan Güler, kampanyanın, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in eşi Semra Sezer tarafından başlatılan ve başarılı bir şekilde yürütülen ”Ulusal Eğitime Destek Kampanyası”nın devamı niteliğinde olduğunu belirtti.

[…] Kampanyanın, bilgi çağının ve değişimin beraberinde getirdiği önemli bir ihtiyacı karşılayacağını belirten Güler, ”Kampanya kapsamında bilmeyenlere okuma-yazma öğretilecek, birinci ve ikinci kademe eğitimlerin tamamlanmasına fırsat verilecek, kitap okuma alışkanlığı kazandırılacak ve bilgisayar okur-yazarlığı oranı yükseltilecek” dedi.

Türkiye’nin ekonomi alanında hızla gelişmesini kültürel alanlara da taşımak zorunda olduğunu vurgulayan Güler, kampanyanın, ülke genelinde eğitim sorunlarına katkı sağlamayı amaçladığını söyledi.

Eğitim ve öğretime daha fazla önem verilmesi gerektiğine işaret eden Güler, Atatürk’ün çağdaş uygarlık seviyesi üzerine çıkılması ve okuma-yazma konusunda gösterdiği hedeflere ulaşılması için birçok şey gerçekleştirdiğini, ama bunların yeterli olmadığını kaydetti. Güler, ”Bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Hedef çağdaş dünyanın tüm olanaklarından Türk insanının da yararlanması ve bundan yararlanması için bilgi düzeyini artırması, bilgi birikimini kazanması ve bu suretle de hak ettiği yaşam koşullarına ulaşması gerekiyor” diye konuştu.

Kampanyada devlet ve sivil toplum kuruluşlarının güzel bir işbirliği ortaya çıkardığını belirten Güler, […] özellikle genç nüfusta kitap okuma alışkanlığını geliştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.

-KAMPANYA 4 YIL SÜRECEK-

Toplumda kitap okuma alışkanlığının yaygın olmadığını ifade eden Güler, vatandaşlara kitap okuma alışkanlığı aşılanarak üreten, düşünen ve yargılayan bireylerin topluma kazandırılmasının amaçlandığını kaydetti.

[…] Genç nüfusun erken yaştan yetiştirilmesi ve bilgi toplumuna atılmaları konusunda çalışmalar yapmak üzere İstanbul’da bir planlama yapıldığını belirten Güler, […]kampanyayı, kahvehanelerin uygun bölümleri, semtlerde bulunan uygun yapılar, muhtarlıklara bağlı yapılar, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı kütüphaneler ve uygun fiziki mekanlarda yürüteceklerini anlattı. Güler, kampanya çerçevesinde yapılacakları da şöyle sıraladı:

”İstanbul’da bu amaçla yürütülen çalışmalar çerçevesinde çeşitli afiş ve broşürler ile tanıtım klipleri ve müzikleri hazırlanacak. Bu klibin sürekli televizyonlarda dönüşünü sağlayacağız. İlk ve orta öğretim okullarında sürdürülen kitap okuma çalışmaları değerlendirilecek. Rehber öğretmenler, edebiyat ve Türkçe öğretmenleri kampanya hakkında bilinçlendirilecek. İl genelinde bilboardlarda tanıtım afişleri yer alacak. Özellikle ulaşım araçlarında, istasyonlarda, bankalarda, resmi ve özel kurumlarda, park ve bahçelerde kampanyaya uygun bölümler oluşturulacak.”

Güler, satılan kitaplardan yola çıkılarak İstanbul’un kitap okuma haritasının da oluşturulacağını söyledi.

”Kahvehanelerin kıraathanelere dönüştürülmesi için yeni bir yapılanma içine girileceğini” bildiren Güler, ”Aslında buralar kahvehane değil, kıraathane. Eski tabirle okunan, ‘kıraat’ edilen yer anlamında kullanıyorum. Buraların amacına uygun hale getirilmesine çalışacağız. Nasıl sigara yasağı kanuni olarak uygulanıyorsa belediyeler de standartları getirirken, ruhsat verirken bu eksikliklerin olup olmadığına da bakacak” dedi.

Bu kadar uzun alıntı yapmak zorunda kaldığım için affedin ancak kesmeye gönlüm elvermedi. Bir beyanatın içinde bu kadar boş, anlamsız ve lüzumsuz lafın biraraya getirilebilmesi hakikaten kolay değil. İstanbul valisi Süleyman Demirel’in yerini doldurmaya aday görünüyor. Önce şu ağza bakın “Cumhurbaşkanının himayeleri”. Bırakın efendim bu lafları. Cumhurbaşkanı bir kişi, “himayesinde” de gitsin. Yalama protokol ağzı yapılacak ya. Sonra neden Sezer için “taraflarından” denmiyor da “tarafından” deniyor? “Valilikten meclise, bakanlığa, olmadı müsteşarlığa sıçrasak ne olur” hesabı. Ha, bu projenin mimarı Abdullah Gül ise ona ve bu aklı bulan danışmanına da yazık. Zamanınızı başka işlere harcayın.

Aslında söylenecek söz çok ama zaman az, ben bazı yerleri koyu olarak işaretledim, oralar üzerinde fikirleşebilirsiniz. Sadece bir paragrafa dikkat çekeceğim. Bakın “sayın” vali (bu tür adamlara sayın demezseniz bozulurlar, devlet geleneğidir, ihmal etmeyelim) reklam filmi çekimi, afiş, broşür basımı, klip çekimi filan demiş. Demek ki 4 yıl boyunca devlet kaynakları yağmalanacak. Allah bilir trilyonlar gidecek bu işe. Peki biz ne yapalım? Elbette keseyi doldurmaya bakacağız, hemen aklıma geliveren projeler şunlar:

1- FST ve Kırk Haramiler Yapım ve Prodüksiyon LDT. KOLL. A.Ş. Milli Eğitim Bakanlığına sunulmak üzere “Türkiye Okuyor, Çağdaş Uygarlık Buna Ne Diyor”, “Haydi Türkiyem Kıraathaneye”, “Vali Diyor ki: Oku, Biz Neden Yedik bu B.ku”, “Okumayan Alim, Yazmayan Katip Olmaz”, “Oku, oku, nereye kadar”, “Bilinçli Yurttaş Kitap Okur, Bilinçsizi Okumaz” türü projelerle ülke kalkınmasına katkı için gönüllü olur.

2-FST Jeodezi, Haritacılık A.Ş. İstanbul’un kültür-fizik-okuma haritası için AKP il teşkilatı üzerinden Belediye ve valilik nezdinde teşebbüsi şahside bulunur. Çizilen “Okuma Haritaları” stratejik bilgi içerdiği gerekçesiyle çok yüksek bedelle Savunma bakanlığına satılır.

3- FST Matbaacılık A.Ş. ucuz broşür, dandik afiş, “Ah Osmanlı Neredesin” temalı kitap basımı konularında yaratıcı projelerle ve sağlam komiyonlu siyasi referanslar eliyle harekete geçer.

4. FST Bilişim, Bilgi ve Uzay Çağı, İletişim ve Koordinasyon AŞ “Türkiye Okuyacak, Bilgi Çağını Parçalayacak: Her Okula, kahvehaneye, lokale, dernek binasına bir laptop, yanında kablosuz modem, klavye” projesiyle gündemi sarsar. Elde edilen gelirin bir kısmı Mehmetçik Vakfına bağışlanır.

5. FST Müteahhitlik ve İnşaat AŞ “Türkiye’de kahvehanelerin modernizasyonu ve yeniden kıraathaneye dönüştürülmesi” projesiyle TOKİ’ye başvurur.

Aranızdaki bazı kötü niyetli devlet düşmanları “canım bu iş için bu kadar masrafa gerek var mı, lüzumsuz işler bunlar, üstlerine vazife olmayan işe karışmasınlar, vatandaş ne yapacağını bilir” dese de beni devlete, millete hizmetten alıkoyamazsınız.

Son söz; “Okuyunuz babanız gibi eşşek olmayınız” Fethi Sipahi Tan, FST Şirketler Grubu Başkanı.

15 Yorum

  1. Mr No - 27 Mar 2008 - 7:45 pm

    Fethi Sipahi Tan, FST Şirketler Grubu Başkanı.

    Hür müteşebbis en asil duygunun insanıdır.

  2. fatihdemir - 27 Mar 2008 - 8:04 pm

    Fethi Bey,
    Su cumleyi niye bold yapmadiniz anlamadim : “bilgisayar okur-yazarlığı oranı yükseltilecek” dedi.”
    Nedir bu bilgisayar okur-yazarligi?? :)

    Ama su 5 sirketin besine de yonetim kuruluna konulmak uzere ulkucu pasalardan bulabilirim. Boylelikle her iki taraf da oynariz. Malum yarin ne olacagi belli olmaz bu ulkede? Ne dersiniz Sayin Ortagim? :)

  3. FST - 27 Mar 2008 - 8:09 pm

    Su cumleyi niye bold yapmadiniz anlamadim

    Aslında tüm yazıyı bold yapmak lazım.

  4. fizikci - 27 Mar 2008 - 11:13 pm

    Bizim şirkete yakın bir kahve var. Öğle aralarında bir kaç arkadaş taşlarımızı yanımızda götürüp, tavlanın arkasında satranç oynuyorduk. Bir ay kadar devam edince kahvehane sahibi güzel bi satranç takımı aldı. Bir senedir hemen hemen her gün oynuyoruz. Geçenlerde kahveye adam bir kitaplık yaptı. Kahvehane müşterileri de evlerinden kitap getirmiş. Felaket bi kitaplık. :) Bir tarafta misyoner tehlikesi üzerine ulusalcı ağızlı kitaplar, diğer tarafta Harun Yahya kitapları, Hikmet Çetinkaya’nın FG tehlikesine dikkat çeken kitapları.. Tam ortaya karışık birşey yani.. Herkes kendi mesaj kaygısına göre kitap yüklüyor kitaplığa. İlginç olan da kitaplar gıcır gıcır.. anlaşılan kitapları evden getirmiyorlar, parasını bastırıp alıyorlar, mesaj kaygısı yüksek demek ki. :)

  5. afşar - 02 Nis 2008 - 11:46 am

    “…nikah töreninde eşlerin eğitim kurumlarına en az 3 kitap bağışlamasının özendirileceğini söyledi.

    aman ağam! beni hiç bir şeye özendirmeyin, çok rica ederim. develt milleti bir şeyi özendirmeye kalktı mıydı mutlaka iş, bir yerinden pırtlar. şimdi nikah dairesinde memur “bu gün git yarın gel,vergi dairesindne onaylı kitap fişini getirmeden nikahını kıymayacağız!” der , bunun da adı “özendirme” olur.. Allah’tan beğenen beğenmiş de evlilik işini zamnında hallettik, yoksa hakkat işimiz yaştı.

  6. John Rambo - 06 May 2008 - 10:20 am

    Helal olsun, biri KRAL ÇIPLAK demiş sonunda.

  7. Resul Cibril - 06 May 2008 - 11:15 am

    Bu ‘ozendirmek’ konusunda ben de bir iki laf edeyim:

    Gecen gin Migros’taydim. Alisveris arasinda 2 kitap da almistim –isimleri kalsin.

    Sira odemeye geldiginde, kasadaki cocuk –gide gele artik tanis sayiliriz–, “iki kitap alana ucuncu bedava” demesin mi?

    Ne diyecegimi sasirdim..

    Hani, “2 ekmek alana 3nc bedava” filan deseler anlarim. Ilk 2 ekmek ile 3nc ekmek arasinda icerik acisindan da gramaj acisindan da fark yok cunku.

    Fakat, kitap oyle degil… Icerigine bakip sececeksin.. falan filan..

    Ben bunlari soylerken, kasadaki cocuk –melul mahzun gozlerle– “Abi, bu firsati tepme, git bi kitap daha al” diyen gozlerle bakiyor.. ben daha bir kiziyorum.. Bir de kasada arkada baskalari var. Gidip kitap bakacagim diye zaman kaybetmek, onlari da bekletmek var..

    Aaa.. arkadaki adam “Hadi kardesim. Git kitabi al. Bunca sey almissin. Hediyesini heba etme” demesin mi?

    Mecburen bir kosu gittim.. ama, alacak kitap yok –olsaydi zaten alirdim.

    Yalap sap bir sey sectim.

    Doooru kasaya..

    Aldim 3nc ve bedava olacak olan kitabi. [aslinda, bedava olan en dusuk fiyatli olanmis ya, neyse]

    Hala daha icime sinmedi..

    Ama, ossun, ilerde tekrar kitap alacak olursam, oradaki satis gorevlilerinden birini cagirtip “Oglum/kizim, bana oradan 3 kitap ver. Fiyatlari da birbirine yakin olsun” diyecegim.

    Migros beni daha fazla sayida kitap okumaga, ben de Migros’u daha fazla sayida kitap satmaga ozendirecegim.

    Mutlu mesut gunler yasayacagiz yani..

  8. metin - 06 May 2008 - 12:19 pm

    Sayın FST
    FST ve Kırk Haramiler Yapım ve Prodüksiyon LDT. KOLL. A.Ş.
    Andromeda

    Kitaplar okunmakla aşınmaz binaenaleyh.
    Harami kadrosunda boş yer var mı? Hamili yakinimdir.

    İmza:
    The Sülü

  9. Resul Cibril - 06 May 2008 - 12:27 pm

    Hamil-i taze yakinimdir.” demek istediniz herhalde :P

  10. metin - 06 May 2008 - 12:29 pm

    Pardon pardon… Tabii ki!

  11. metin - 06 May 2008 - 12:29 pm

    Haber beni pek heyecanlandırdı da!..

  12. Resul Cibril - 06 May 2008 - 12:34 pm

    Ilerde kullanacaksaniz, soyle olabilir:

    Kart benim. Hamil-i taze yakinimdir.

  13. metin - 06 May 2008 - 12:54 pm

    Efenim bendeniz de karta kaçtım gayrı. Ama The Sülü’nün yanında lafımız mı olur!

  14. Quo Vadi - 06 May 2008 - 1:31 pm

    FST şirketler gurubunun projelerini beğendim , eminim istanbulun mıymıy valisi de beğenecektir , fakat bir sorun gözüme çarptı , finansman , katardan para bulamazsak bu iş yatar

  15. FST - 06 May 2008 - 2:00 pm

    Quo Vadi

    FST şirketler gurubunun projelerini beğendim , eminim istanbulun mıymıy valisi de beğenecektir , fakat bir sorun gözüme çarptı , finansman , katardan para bulamazsak bu iş yatar

    Merak etmeyin, benim oğlan birkaç yıla AKP kabinesinden bir gelin kapar, ANDROMEDA Holding bünyesinde bu işleri hallederiz.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş