Bravo

FST 31 Mart 2008

veli1.jpgGeçenlerde bir öğrenci velisi çocuğunu döven öğretmeni okulda iyice benzetmiş. Bravo. Yalnız adamın tek gözü morarmış, bence veli eksiği daha sonra tamamlamalı. Bu öğretmenin mor gözlü resmini de milli eğitim bakanlığı tüm okullara çerçeveletip asmalı ki öğretmenler ayaklarını denk alsınlar. Peki neden tek çare öğretmenlerin doğrudan veliler yahut bu amaçla kurulmuş sivil toplum örgütleri tarafından dövülmesidir?Bu kısaca halk arasında isabetle belirtilen “it iti ısırmaz” mantığının tabii bir sonucudur. Aşağıdaki örneklere bakalım:

İstanbul Ali Kul Çok Programlı Lisesinde oruç tutmadığı için Alevi öğrenciyi döven öğretmen Z.Y’ye kınama cezası verildi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Z.Y’nin görev yerinin de değiştirildiğini belirtti.

CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir’in, konuyla ilgili olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelttiği soru önergesini yanıtlayan Bakan Çelik, öğretmen Z.Y’ye herhangi bir para cezası verilmediğini açıkladı.

Çelik, İstanbul Valiliğinden alınan bilgi kapsamında, İstanbul Ali Kul Çok Programlı Lisesi’nde görev yapan edebiyat öğretmeni Z.Y hakkında soruşturma yapıldığını ve soruşturma neticesinde, “kınama” ve “görev yeri değişikliği” yaptırımlarının uygulandığını ifade etti. Çelik, para cezasına ise gerek görülmediğini bildirdi.

Yahu ne soruşturması, ne kınaması, bir de adam aranıp bulunmasın diye yeri değiştirilmiş. Çocuğun Aleviliği de önemsiz, okullarda dayak mezhep ayırımı tanımaz. Bana göre derhal bir sivil toplum timinin yeri değiştirilen öğretmeni bulup kınama cezasını 3-4 yumruk ve bir dizi tekmeye dönüştürmesi şarttır. Ha, bu işi mezhep dayanışması gayretiyle Pir Sultan Abdal cemiyeti üstlenirse o da güzel olur, şık düşer. Yok “Gelin canlar bir olalım, işi kolay kılalım” prensibi uygulansın denirse bendeniz de seve seve ekibe katılırım. Öğretmeni “kınadıktan” sonra bir yol Cağaloğluna varıp bakana bilgi veren İl Milli Eğitim Müdürünü de “aylıktan kesme”ye mukabil cezalandırırız. Asıl Ankara’daki elebaşları önemli ama artık orasını Ankara’daki Sivil Toplum Örgütleri halletsin. Bakan ve Milli Eğitim Bürokratları akşam vakti birer pusuyla kıstırılsa ne lazım gelir.

Bakın aklıma ne geldi, AB malum proje için vara yoğa para dağıtıyor, bizim valilikler filan “çocuk dostu şehir” diye saçmalıyorlar, gelin bir proje de biz yapalım “çocuk düşmanı öğretmenlere haddini bilfiil bildirme ve ibreti alem yapma” projesi ile AB’den  milyon avro kapıp hem ülke ekonomisine katkıda bulunalım hem de masum ilkokul çocuklarının intikamını almış olalım. Yok bu iş gavur parasıyla olmaz, hamdolsun biz de yeteriz deniyorsa o da olur. Parayla katılamayan bilek gücüyle ekibe girebilir.

Misal bu adamı hallettikten sonra şuna yöneliriz:

Muğla´nın Yatağan İlçesi´nde, derste ayağa kalkan öğrencisine sinirlenen Türkçe öğretmeni Tansel K. (48) yumruklarını konuşturdu. Karnına yediği yumrukla nefes alamayan ve yere yığılan 13 yaşındaki öğrenci S. Y., hastanede tedaviye alındı. Soruşturma kapsamında, verdiği ifadenin ardından Kaymakamlık binasından koşarak kaçmaya çalışan öğretmen ise “Çocuk yaramazlık yaptı. Biraz sert uyarmış olabilirim” dedi.

Anne Havva Y., resmi şikayetlerini yaptıklarını ve öğretmenin mutlaka cezalandırılmasını istediklerini belirterek, “Çocuğumu okula dayak yesin diye değil eğitim alsın diye gönderiyorum. Servet zaten çelimsiz, biraz da hastalıklarla boğuşarak büyüdü. Yumruğu yiyince nefessiz kalmış. Oğlum ya sınıfta ölüp kalsaydı, hastane yakın olmasaydı, bunun hesabını kim verecekti” dedi.

ÖĞRETMEN DERSE DEVAM EDECEK

Öğretmen emniyetteki ifadesinin ardından, idari soruşturma kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Mehmet Yılmaz’a da yaklaşık iki saat ifade verdi. Öğretmenin suçlamaları kabul etmediğini belirten Yılmaz, “Öğretmen hakkında idari ve yasal soruşturma başlattık. Soruşturma bitene kadar öğretmen derse girecek” demekle yetindi

PAZARDA KOVALAMACA

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki (Kaymakamlık binası) ifadesinden sonra, gazetecileri görünce koşarak kaçmaya başlayan öğretmen, soruları yanıtsız bıraktı. Tansel K.’nın, Yatağan Pazarı içerisinde koşarak kaçmasını vatandaşlar, öğrenciler ve veliler şaşkınlıkla izledi. Bazı öğrenci ve velileri öğretmenin peşine takıldı. Bir ara arkasını dönüp, “Beni öğrencilerimi çok severim yaramazlık yapınca uyarırım, çocuk da yaramazlık yaptı, biraz sert uyarmış olabilirim ama pişmanım” diyen öğretmen, pazar yerinde kayıplara karıştı. Kovalamaca saniye saniye kameralara yansıdı.

Yatağan Pazarcı esnafı da ayıp etmiş. İlle biz ekip kurup AB’den para alacağız diye beklemek mi lazım? Balıkçı, marulcu, hıyarcı hiçbirinizin çocuğu  yok mu, 13 yaşındaki çocuğu yumruklayan “eğitim gönüllüsüne” bir meydan dayağı çekip başta fukara kadıncağızın ve tüm ümmeti Muhammedin yüreğini bir parça serinletseniz ne olurdu? Neyse, pazarda kaçıp kurtulmuş öğretmen ama herhalde Pir Sultan el Fethi grubu yakalayacaktır. Tabii başbakan telefon edip “evladım üzülme öğretmenin karnına yumruk atmış, öğretmendir yarın benim de çenemi dağıtır, bak Fatih Sultan Mehmet’in hocası Molla Gürani II. Murat’ı dövmüş” derse ona bişrşey diyemem.

Bu arada AKP’li bakanın yalama cevabından da çapını ölçmüş olduk. 301 davasında kıvırıyorlar, öğretmen işinde de “para cezasına gerek görmemişler”. Zorbaya para cezası verin mi diyen var size, hayret birşey, adam alenen kendisine karşı gelme imkanı ve hakkı olmayan bir çocuğu dövüyor, hala üç-beş kereste “kınama, uyarı” filan diye konuşuyor. Savcıları uayndıracaksın, bu adamı koruyan müdürüne, il müdürüne, bakanına kadar içeri tıkacaksın. Nasıl memleket anlamadık. Yargıtay başsavcısı şu sebepten kapatma davası açsa gidip elini öpeceğim ama nerde.

Evet, öğretmeni döven veliler çoğaldıkça Türk Eğitim Sistemi adam olacaktır, it madem iti ısırmıyor, insan köpeği ısırsın ki biraz haber görelim. Ya “zorunlu devlet eliyle eğitim” zorbalığı biter ya da benim memura meydan dayağı projem AB yoluna girer duyurmuş olayım. Seni kim takar diyen de dikkatli olsun, uçan tekmem zorludur. “Canım aileler de çocuğuna sahip çıksın, öğretmen kaç para alıyor” diyene ilave kafa da düşünülebilir. Zorsa niye öğretmenlik yapıyor, gitsin zaten yaptığı ek işte uzmanlaşsın birader.

Popularity: 22% [?]

13 Yorum

  1. edi - 31 Mar 2008 - 4:17 pm

    Anne Havva Y., resmi şikayetlerini yaptıklarını ve öğretmenin mutlaka cezalandırılmasını istediklerini belirterek, “Çocuğumu okula dayak yesin diye değil eğitim alsın diye gönderiyorum. Servet zaten çelimsiz, biraz da hastalıklarla boğuşarak büyüdü. Yumruğu yiyince nefessiz kalmış. Oğlum ya sınıfta ölüp kalsaydı, hastane yakın olmasaydı, bunun hesabını kim verecekti” dedi.

    nolucanı ben sana hemen soyliyim fethi abi. o öğretmenler çocuğun anne babasına efendim acımız büyük kendi evladımız gibi üzüldük ama ne yapalım taktiri ilahidir vadesi yetmiş diyceklerdi. böyle böyle teskin edip olaydan yırtmaya çalışıcaklardı.

    birde fethi abi, adamlar koca yaz yatıyorlar haftasonu yatıyorlar hafta içi ne oluyorki bu kadar stres olup öğrenci dövüyorlar? az parada lafmı? nüfus dairesindeki bazı memur hem kackat daha fazla çalışıyor ama aynı paraya. o zaman o da bizi dövebilirmi yani?? bişey söyle fethi abi??

  2. FST - 31 Mar 2008 - 4:22 pm

    Edi,

    o zaman o da bizi dövebilirmi yani

    Asabı bozulan nüfus memuru seni dövmeye kalkabilir tabii ama sen en azından karşı koyma şansına sahipsin.

    Öğretmenler stresten değil, bir Türk-İslam geleneği olduğu için öğrencileri dövüyorlar. Bunlara zamanında öyle denmiş, ama bak ben sana söyleyeyim, pisliğin başı müdürlerdir. Bence önce müdürlerin adam edilmesi gerekir, bunlar ancak tehdit ve paradan anlar. Bende de para yok, adamlara haddini bildirmek için ister istemez çete organizasyonuna yöneliyorum. Hani Demirci Efe demiş ya, insanlar ya ilimle, ya zulümle idare edilir, bende ilim yok, mecburen zulüm yapıyorum diye, işte öyle bir şey.

    Bu arada ekibe katılmak istersen cemevinde buluşalım, cem olalım.

  3. FST - 31 Mar 2008 - 4:25 pm

    Yahu bir de anarşist gençler vardı site açmışlar, üniversite filan basıyorlardı, bıraksınlar bu boş işleri bak ne güzel otoriteye karşı ayaklanılacak konu.

  4. edi - 31 Mar 2008 - 4:28 pm

    Asabı bozulan nüfus memuru seni dövmeye kalkabilir tabii ama sen en azından karşı koyma şansına sahipsin.

    nası kalkabilir anlayamıyorum yaa.. adam orda memur. çalıştığı için parasını alıyor. iş garantiside var. yaptırdığım evrakın parasınıda benden alıyorlar. üstüne dayağı niye ben yiyorum şimdi?? inanamıyorum yaa.

  5. FST - 31 Mar 2008 - 4:38 pm

    nası kalkabilir anlayamıyorum yaa.. adam orda memur.

    Canım sen adamı canından bezdirirsen neden olmasın? Misal ben nüfus memuru olsam sırasını bilmeyen, diğer vatandaşı rahatsız eden, hele hele “hemşehrim benim işim acele, şu evrakı bir zahmet araya alıver” diyene Ziya Paşa yöntemi uygularım.

    Ha, tabii adamı iyi tartmak lazım, AKP’de bir yakını olmaması dışında iri yarı ise temkinli olmak lazım. Bir de evrağın arasına bir 20 YTL kıstırmışsa durum değişebilir.

  6. delidumrul - 31 Mar 2008 - 4:42 pm

    edi, sen daha bu işlerde toysun. fethi abini iyi dinle, tecrubelerinden istifade et. bu işler türkiyede nasıl döner o sana öğretir. yukardaki yorumundanda göreceğin gibi, fethi abin işini bilir.

  7. BetüL - 31 Mar 2008 - 5:13 pm

    Bana göre derhal bir sivil toplum timinin yeri değiştirilen öğretmeni bulup kınama cezasını 3-4 yumruk ve bir dizi tekmeye dönüştürmesi şarttır.

    Katiliyorum olursa haber verin de hemen katilalim time.

    Boyle bi sey olsa bende okula gider ogretmeni dovmeye kalkarim herhalde, tabii dovmem zor. En iyisi karete dersleri almak TRye gelmeden once.

  8. fatihdemir - 31 Mar 2008 - 7:19 pm

    Yahu hepiniz Fethi Bey’in safinda birlesmissiniz. Hic yakistiramadim.

    Madem oyle ben de “nasil olsa ogretmen bana dokunamaz” diyerek ortalikta her turlu pisligi yapip, hocalara her turlu hakareti edip sonra da yasim kucuk’u mazeret olarak gostermeye kalkan essek kadar olmus “bunun neresi kucuk, askere gider bu ayol” cocuklarini cezalandirma ve essek sudan gelinceye kadar dovme timleri kuruyorum. Istanbul da ozellikle Vefa, Fenerbahce, Sehremini,… gibi benim bildigim problemli ogrenci sayisi diger okullardan kat kat yuksek olan liseleri gozlem altina aliyorum.

    Hamile ogretmene “hocam yavrulardan bir tanesini ben alabilir miyim” diyen cocuga okulda hicbir sey yapilmayacak ve PODODOPHAGET timleri (Problemli Ogrencileri Dove Dove Problemsiz Hale Getirme Timi) cocugu mahalle de kistirip “mahalle kavgasi” susu verererk dovecek….

    Walla ben 5+3+3 devlet okulunda okudum… Hicbir hocanin oyle olduresiye dayak attigini gormedim. Yalniz bir kere en arkada bizim basket takiminda oynayan uc iri yari cocuk hocayla takismislardi. Hocada cikista disarda halledelim ucunuze karsi ben demisti, hem okul disinda olursa ceza da almazsiniz demisti, 3 iri yari cocuk obur gun agizlari yuzleri dagilmis bir sekilde gelmislerdi okula ve biz hocaya ellerine saglik demistik :) Ya iste boyle…

  9. FST - 31 Mar 2008 - 8:33 pm

    Fatih bey,

    Siz eşşek kadar liselilerden bahsediyorsunuz. Benim örneklerimin hepsi x<14 yani ortaöğrenim döneminden. Kaldı ki liselilerin hımbıl ve hödük olduğuna katılmakla birlikte onların da şiddet dışında bakımı mümkün olabilir.

  10. fatihdemir - 31 Mar 2008 - 8:51 pm

    Fethi Bey,

    Siz eşşek kadar liselilerden bahsediyorsunuz. Benim örneklerimin hepsi x<14 yani ortaöğrenim döneminden. Kaldı ki liselilerin hımbıl ve hödük olduğuna katılmakla birlikte onların da şiddet dışında bakımı mümkün olabilir.

    Ama boyle olmaz ki… 14 yasinin altinda dayakla tanismayan cocuklarda lisede yedigi ilk dayak da ters etki yapabilir… Ben sahsen siddete karsi degilim. Sira dayagina karsiyim, kizlarin dovulmemesine karsiyim, hocalar arasinda dayak atma konusunda bir standart olmamasina karsiyim…
    Mesela bunu bir standarta baglasalar…
    Ders sirasinda konusan cocuk : Eline cetvelle bir kez vurulur… Tekrarinda iki defa vurulur…
    Kiz arkadasinin saclarini birbirine baglayan cocuk : Saclar favori kismindan cocuk “ahhh” deyinceye kadar usulca cekilir…
    gibi…..
    Ziya Pasayi da buradan Rahmetle anmadan gecemeyecegim….
    Tekdir ile uslanmayanin hakki kotektir diye ne guzel demis Rahmetli…

  11. BetüL - 31 Mar 2008 - 11:16 pm

    Madem oyle ben de “nasil olsa ogretmen bana dokunamaz” diyerek ortalikta her turlu pisligi yapip, hocalara her turlu hakareti edip sonra da yasim kucuk’u mazeret olarak gostermeye kalkan essek kadar olmus “bunun neresi kucuk, askere gider bu ayol” cocuklarini cezalandirma ve essek sudan gelinceye kadar dovme timleri kuruyorum.

    Bizim tim sizin timi dover. : )

  12. fizikci - 01 Nis 2008 - 3:12 pm

    Bu haber de bişey mi Fethi Bey, benim kayınpederin kardeşini öğretmeni dövmüş. Sonra kayınpederin abisi bu öğretmeni ormana kadar kovalamış orda kıstırıp satırla doğramış. O zaman da Hürriyet’te çıkmış bu haber. Benim kayınbilader küpürünü saklıyor halen. Yumruk, uçan tekme falan da neymiş.. Satır diye bişey var. :)

    Fatih Bey’in dayağı standarta bağlama şeklindeki çözüm önerisine katılıyorum. Yani sonuçta öğrenci de öğretmen de dayak yiyor. Bi standartı olmalı..

  13. Suç ve Ceza - İzlenimler - 01 May 2008 - 1:18 pm

    […] aleminin yüreğini soğutacak bir meydan dayağı atmak her vatandaşın boynuna borçtur” demiştim. Fakat sesime tepki alamadım, sadece bireysel yakaladığım 3 öğretmeni dövmesem de ettiğim […]

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş