Mart 2008 Arşivi

Hoop

FST 3 Mart 2008

YÖK karşıtı gürültü içinde bir haber dikkatimi çekti. Geçenlerde bir rektörün oğlunun usulsüz olarak Yıldız Üniversitesine alındığı söyleniyordu, olabilir dedim ama şimdi okuduğum haberde yanlış olan nedir onu anlamak zor. Şöyle denmiş:

YÖK üyesinin kızına ‘kılıfına uygun’ kıyak

Eski YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Aybar Ertepınar’ın kızı Pınar Ertepınar Kaymakçı önce Muğla Üniversitesi’ne araştırma görevlisi olarak alındı.

Ardından da doktora çalışması için babasının ve kocasının görev yaptığı ODTÜ’ye görevlendirildi.

ÖSS’yi kazanamadığı halde oğlunu Yıldız Teknik Üniversitesi’ne yerleştiren Muğla Üniversitesi Rektörü Şener Oktik’in eski YÖK Başkan Vekili Aybar Ertepınar’ın kızına da ‘kıyak’ bir atama yaptığı ortaya çıktı. Ertepınar’ın kızı Pınar Ertepınar Kaymakçı’yı mülakatla araştırma görevlisi yapan Oktik’in, doktora için babası ve kocasının görev yaptığı ODTÜ’ye görevlendirdiği belirlendi. Aynı mülakatta öğretim görevlisi yapılan Nesrin Tüfekçi ise Hollanda’da bir üniversiteye gönderildi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün YÖK başkanlığına Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ı atamasına tepki amacıyla YÖK başkan vekilliğinden istifa eden Prof. Dr. Aybar Ertepınar’ın kızı Pınar Ertepınar Kaymakçı, Şener Oktik’in ‘kıyak’ atamasıyla ODTÜ’de doktora yapmaya başladı. Muğla Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü’ne 18 Kasım 2005′te araştırma görevlisi olarak alınan Kaymakçı, bu üniversitede hiç çalışmadan Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ndeki jeoloji bölümüne doktora yapması için görevlendirildi. Muğla Üniversitesi’nden maaşını alan Kaymakçı, 2 yıldır Muğla Üniversitesi’ne hiç uğramadı.

Gazetelerde gördüğü ilan üzerine Muğla Üniversitesi’ne araştırma görevlisi olmak üzere başvurduğunu belirten Pınar Ertepınar Kaymakçı, mülakatı kazanıp göreve başladığını savundu. Doktorasını tamamladıktan sonra Muğla’da çalışmayı arzuladığını ifade eden Kaymakçı, şunları söyledi: “Sınava 3 kişi başvurdu. 2 kişi alınacaktı. Mülakata dekanla birlikte 2 profesör katıldı. Benim dil puanım diğerlerinden yüksekti, bu yüzden başarılı oldum.” Ertepınar ‘Neden kocasının çalıştığı bölüme doktora için görevlendirildiği’ sorusuna ise şu cevabı verdi: “Üniversite yeni açılan bölüme öğretim elemanı yetiştirmek için bizi aldı. Doktora programı olmadığı için üniversite en iyi üniversitelerde öğretim üyesi yetiştirmek ve açığını kapatmak istiyordu.” Torpil iddialarını reddeden Kaymakçı, devletin üst kademelerinde görev yapan insanlar için bu tür karalamaların hep olduğunu ileri sürdü.

Muğla Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. İbrahim Yokaş ise Jeoloji Mühendisliği’nin yüksek lisans ve doktora programı henüz faaliyete geçmediğinden Kaymakçı’nın lisansüstü eğitim için YÖK Kanunu’na uygun olarak ODTÜ’de görevlendirildiğini ifade etti. Yokaş, işlemin kanunlara uygun olduğunu savundu.

Akademisyen tanıdıklara sordum,  bir üniversitede araştırma görevlisi olan kişi başka üniversitede doktora yapmaya gidebilir ve gittiği yerde YÖK’ün ilgili maddesi gereğince kalabilir, doktorası bitince de esas okuluna dönebilirmiş. Yani şu uygulamada problemli bir taraf görünmüyor. İlgili şahsın YÖK üyesinin kızı olması vs. ayrı konu ve üniversitelerimizin zaten büyük bir aile şirketi olduğunu daha önce de belirttim ama şu olayın konuyla ilgisi var mı? Eleştiri sırası geldiğinde acımadığım malumdur ama doğru gördüğümü söylemekten de çekinmem. Daha önceki örnekleri hatırlarsınız.

Samanyolu haberin Hürriyete nazire yapma denemesi olmuş, Zaman’ın artık akıllanmayacağı da belli oldu. Tabii insafsız da olmayalım, Hürriyetin seviyesine inebilmek kolay değil, Zaman henüz doğrudan yalanlar yerine “ileri sürdü, dikkatçekti, savundu” gibi laf yuvarlamalarla saldırıyor. Acaba savaşın kuralı bu mu, düşmana silahıyla mukabele edilmeli diye mi düşünüyorlar? Burası beni ilgilendirmez “ben gördüğümü çalarım”, doğru olup olmadığına kamuoyu karar versin.

Duruş

FST 2 Mart 2008

cuneyt.JPG

Birader dün Cüneyt Arkın’ın Alın Yazısı adlı filminden bir sahne yolladı. Hakikaten klas adam, helal olsun. Derin devlet, ağa, töre ıvır zıvır konulu kelek dizilerde jön geçinip bön bön sağa sola bakınan davarlar biraz duruş görsünler. Alain Delon halt etmiş yanında, ne büyük bir aktörmüş, kıymetini şimdiki zavallıları gördükçe daha iyi anlıyoruz. Dünyayı batırsan da problem değil. (Şu aktivite de iyi).

« Geri

Kapat
E-posta ile paylaş