Kontör At: Yorumcu Yanılıyor

FST 10 Nisan 2008

cok-sikistim-bana-kontor-atsana_712200790117pm.jpgBurada defalarca milletvekilleri ve üst bürokratalara tanınan kıyak ayrıcalıklara işaret etmeme rağmen insanların daha ulvi davalar peşi,nde olduğu için beni ve olayları umursamadığı izlenimine kapılıyorum. Ama olsun, ben küçük işlerin adamıyım, siyasi ve memurların ellerindeki imkanları nasıl kendi çıkarları için kullandığını ısrarla burada vurgulayacağım. Haber şu:

BAZI milletvekillerinin, TBMM’nin tanıdığı, “Ücretsiz cep ve ofis telefonu” uygulamasından yararlanarak, yakınlarına “Bedava kontör” gönderdikleri belirlendi. Bir yıl içinde yaptıkları görüşmelerin 16 bin YTL’si Meclis tarafından ödenen vekillerin, bu haklarını yakınlarına kontör göndermek için kullandıkları, fatura incelemelerinde ortaya çıktı.

DÖKÜM İSTENİNCE ORTAYA ÇIKARILDI

Vekillerin telefon faturalarının ödenebilmesi için ilgili yönetmelik gereğince yapılan görüşmeler, şehiriçi ve şehirdışı konuşma ücretleri olarak ayrılıyor. Bu hükmü uygulamak isteyen TBMM yönetimi, milletvekillerinden telefon faturalarının dökümünü istedi. Fatura dökümlerinin istenmesi bazı milletvekillerini rahatsız etti. Bir milletvekili, Meclis bürokratlarına, “Buna neden gerek duyuyorsunuz. Kimlerle görüştümüğümüz kimi ilgilendirir” diyerek, tepki gösterdi.

YAPANLARIN SAYISI HİÇ DE AZ DEĞİL

Bunun üzerine bürokrat, “Yönetmeliğe göre yurtiçi ve yurtdışı konuşmaları ayırmamız gerekiyor. Teknik bir durum. Fatura dökümleri incelenirken bazı vekillerin eş ve çocuklarına bedava kontör gönderdiğini de tesadüfen saptadık” dedi. Buna hayli şaşıran milletvekili, bunu yapanların sayısının hiç de az olmadığı bilgisini de edindi. Bazı vekillerin, yakınlarının yanısıra seçmenlerine de bedava kontör gönderdiği öne sürüldü. Sistem gereği bir ay içinde bir milletvekili (vip abone) hattından bu yolla en fazla 500 kontör gönderilebiliyor.

DÖKÜM KALDIRILDI KONTÖR BAKİ KALDI

TBMM Başkanlık Divanı’nın, geçen ay yapılan son toplantısında bazı üyeler, milletvekillerinin, fatura dökümü istenmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiler. Bunun üzerine Başkanlık Divanı, vekillerden fatura dökümü istenmemesi için yönetmelik hükmünü değiştirdi. Böylece vekiller fatura dökümanı vermekten kurtulurken, “kontör denetimi”de ortadan kalktı.

Öncelikle vekillere yıllık 16 milyar bedava, beleş, kafadan konuşma hakkı tanınıyor, bilginiz olsun. Diğer bedava ve imtiyazlar, üçkağıtlar için bir zahmet benim arşivleri dolaşınız. Yorum yapmıyorum, sadece Hürriyete yorum yapan vatandaş şunu demiş;

Mehmet GÜRÇAY
BİZ KONTÖR’ e RAZIYIZ DEVLETİ VE ÜLKEYİ SATMASINLARDA.

İNADINA

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Mehmet bey kardeşim, devlet ve ülke satışı muğlak laflardır, ama kontör gönderme gayet somut bir iştir. Ben diyorum ki, nasıl olsa öyle birşey yok, vatanı satabiliyorlarsa satsınlar ama kontör yollamasınlar. Eğer siz vatan, devlet gibi siyasilerin size yolladığı dolmaları yutmaya devam ederseniz telefonunuza kontör bulamaz hale gelirsiniz. Kafayı değiştirmek lazım.

Milliyetçilik, vatanseverlik ahmaklıkla, davarlıkla karıştırıldıkça daha hepimizi donumuza kadar soyacaklar, bilginiz olsun. Elbette milliyetçilik ettiğini zanneden ahmaklar oldukça da siyasiler “kontör denetimini” çaktırmadan kaldırıverirler, zırlamaya gerek yok.

Bir Türk Dünyaya Bedeldir. (Yorumcuya nazire.)

Popularity: 16% [?]

16 Yorum

  1. Bulent Murtezaoglu - 10 Nis 2008 - 3:21 pm

    Bu edebiyatimizda yer etmis bir konudur. Ben de yorum yapmayayim, ustatlara birakayim.

    (18 yasindan kucuklere uygun olmayabilir)

    Mesela:

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=4883898

    ve

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=1258258

    “ama ama nasil olur hep boyle hep boyle?” diyenlere de:

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=1258308

  2. Mr No - 10 Nis 2008 - 5:18 pm

    Bülent Bey,
    Üçüncü link teki dizeler çok sağlam.
    Halk arasında vekil ve belediye reisi için şöyle denir: Yesin ama iş yapsın, çalışsın. Halk diğerlerini gördükçe yani iş yapmayanları, bu limite razı olmuş anlaşılan. AKP tam olarak yesin ama iş yapsıncıların partisidir. Haklılar da çünkü, daha öncekiler sadece yediler.

  3. FST - 10 Nis 2008 - 5:23 pm

    Şunlar da Şair Eşref’ten

    Her biri kendince zulüm etmekte:
    Insan bir memur görünce eskiya saniyor…
    Ey zavalli,bos yere yakinma,bagirip çagirma;
    Çünkü ezilenlerin ahini isiten hükümet bunu musîki saniyor!

    …….

    nazır paşam halk derler bir uyuz merkebe binmiş
    yemiş yemiş doymamış külli sülalesine ikram etmiş

    ……….

    geldi çöktü meclise vali gibi
    barek allah çaldı emsali gibi
    gerçi her telden çalar amma
    daire öz ceddinin malı gibi

    ……..

    vükela kabrine heykel dikelim şöyle yazıp
    ki: ‘bunun hal_i hayatına yeri münhal idi
    sanmayın yavm_i vefatında bilindi kadri
    sağlığında yine bu böylece bir heykel idi’

    18 yaşından büyükler için ve devamı:
    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sair+esref
    http://home.datacomm.ch/s.alcinkaya/esref_fikralari.html

  4. FST - 10 Nis 2008 - 5:30 pm

    Şu da var:

    bizdeki san’atı taklîd edemez avrupalı.
    sanma âheng-i umûmîye bu hey’et kapılır;
    milletin ağzı açıldıkça kilit vurmak için
    bâb-ı âli’de ne san’atlı anahtar yapılır!

  5. Mr No - 10 Nis 2008 - 5:33 pm

    “vergi miktarını ol mertebe arttırmalı kim,
    sahib-i servet olanlar da züğürt kalmalıdır.
    yalnız fahişeler vergisi haksızlık olur,
    evlilerden de yaptıkça rüsum almalıdı”

    :)

  6. Bulent Murtezaoglu - 10 Nis 2008 - 5:33 pm

    Fethi bey, kalp kalbe karsidir, bugun google da sansur yemis (usenet arsivi) ben de simdi o siire bakip bakip sunu bir yere eksem diyordum.

  7. FST - 10 Nis 2008 - 5:36 pm

    Ben de gördüm, google groups sansürlenmiş diyorlar. Bence gmail de sansürlenmeli, insanlar birbirine neler gönderiyor Allah bilir.

  8. FST - 10 Nis 2008 - 5:37 pm

    Mr No,

    O şiir Şair Eşrefin değilmiş:
    Şöyle deniyor:

    …. dörtlüğü aslında hüseyin rıfat (ışıl)’ındır. ancak bir çok kaynakta eşref’in kıtaları arasında gösterilmektedir. bundan dolayı hüseyin rıfat, “ölülerin şiirlerini yaşayanların sahiplenmesine alıştık ama, yaşayan birinin şiirinin bir ölüye mal edilmesine ilk kez rastlanıyor” dermiş.

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sair+esref&kw=&a=&all=&v=&p=2

  9. Bulent Murtezaoglu - 10 Nis 2008 - 5:40 pm

    No bey, bir de bu topraklarda devlet sanata onem vermez derler. Basbayagi mesai yapiyor buyuklerimiz senelerdir hem sairlerimiz motive olsun hem halk bu eserlere deger verir hale gelsin diye. Daha ne olsun? Helal olsun o kontorler, ustune yedi sulaleleri de uber-emekli edilsin hatta — %19.7 faizle borclanip daha fazlasini verelim ki halkimizin sanat ve sanat tarihi sevgisi kuvvetlensin.

  10. FST - 10 Nis 2008 - 5:43 pm

    Bülent bey,

    bir de bu topraklarda devlet sanata onem vermez derler.

    Olur mu? Picasso I-II-III ne çabuk unutuldu? Sanatın içine tükürenler sizi yanıltmasın.

    http://www.izlenimler.net/2006/10/16/picasso/
    http://www.izlenimler.net/2006/10/18/picasso-ii-rabbim-bana-firsat-verdi/
    http://www.izlenimler.net/2008/01/16/picasso-iii/

  11. Bulent Murtezaoglu - 10 Nis 2008 - 6:05 pm

    No bey,

    Halk arasında vekil ve belediye reisi için şöyle denir: Yesin ama iş yapsın, çalışsın.

    Bunun bir de “aman bunlar dursun, belki biraz doymusturlar, yerlerine gelenler ac gelecek” seklinde soyleneni vardir benim buyuklerimden duydugum. Simdi ‘istikrar’ diyoruz buna.

  12. FST - 10 Nis 2008 - 6:10 pm

    Bal tutan parmağını yalar, harmanda öküzün ağzı bağlanmaz filan da denir.

    http://okuz.wordpress.com/category/dil/fikralar/
    Harmanda öküzün ağzı bağlanmaz

    Amasya Valisi Merzifon’un kölerini dolaşıyormuş. Derken köyün birinde Valinin ziyareti münasebetiyle bir kuzu çevirmişler. Valinin karnı tokmuş. Sofrada birşey yemiyormuş. Muhtar ”Vali Bey niye yemiyorsun” demiş. Vali de cevaben “Tokum” demiş. Bunun üzerine köyün muhtarı Valiye dönüp: “Harmanda öküzün ağzı bağlanmaz, ye sayın Valim” demiş. Vali bu söz üzerine çok hiddetlenmiş, köyü terketmiş.

    Hadise burada bitmiyor;

    Vali ve beraberindekiler bir başka köye vasıl olmuşlar. O köyün muhtarı da Valiyi keyifsiz görünce “Hayrola sayın Valim, ne oldu? ” demiş. Vali de sinirli bir şekilde olanları anlatmış. Bunun üzerine muhtar: “Bırak sayın Valim, o köyün adamları böyledir, salla kulağını geç” demiş.

  13. fatihdemir - 10 Nis 2008 - 7:13 pm

    Simurg_ 07 10/04/2008 - 12:26
    TABİ FATRUA İSTENİNCE ABDESTLER DE BOZULMUŞTUR.

    fikri alkus 10/04/2008 - 5:48
    BU KONUDA ULEMANIN FETVASINA BASVURULMUSMU??

    Milletvekillerine ne tur imkanlar verildigi, onlarin bu haklari nasil kullandiklari bir yana , Hurriyet haberde milletvekilinin kimligini yada partisi hakkinda bilgiyi gizledigi icin hepsini zan altinda birakmis. Ama millet mesaji almis.

    Ben Hurriyetin “Toplumun” yada “Devletin” yararina haber yapmak gibi bir kaygisi olduguna inanmiyorum…

    Bir iki alinti da ben yapayim :

    “Ekonomik konular çok önemli. Aklı başında herkes şu fikirde birleşiyor. Türkiye’nin ekonomik konularda tam anlamıyla bir gerçekçiliğe ihtiyacı var. Ve yine herkes biliyor ki, hükümet içinde ‘‘gerçekçiliği” Devlet Bakanı Güneş Taner temsil ediyor.

    TANER GERÇEKÇİLİĞİ

    Tayland’da yaşanan son kriz, Güneş Taner tipi gerçekçi politikaların önemini bir kere daha ortaya çıkardı. Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde Tayland’ın düştüğü duruma düşmemek için mutlaka ve mutlaka Güneş Taner’in ekonomide ağırlığını artırdığı bir zihniyete ihtiyacı var.

    Hong Kong’da yapılan Dünya Bankası toplantısında Taner’e gösterilen büyük ilginin anlamı da işte bu durumdan kaynaklanıyor. “

    Bu da gizli gorusme kaydi :

    “22.10.1998 GÜNEŞ TANER-ERTUĞRUL ÖZKÖK
    Özkök: Sen şey de mi, şeyden mi dinliyorsun beni açıktan mı?
    Taner: Hı, tabii alayım. Ha şimdi söyle.
    Özkök: Ya şimdi Güneş biz biliyorsun bir tane karton fabrikası
    kuruyoruz Kocaeli�nde, ondan sonra ee..size bir teşvik başvurumuz var.
    Taner: Tamam.
    Özkök: 50 milyon dolara kadar teşvik veriyorsunuz, şey pardon 50
    milyon dolar en az olacak. Bizimki 130 milyon dolarlık falan bir teşvik…
    Taner: Eee, veririz.
    Özkök: Senin masanda duruyormuş bu.
    Taner: Yoo, daha bana gelmedi.
    Özkök: Gelmiş sana, öyle dediler bana.
    Taner: Dur bakayım bana gelmedi ama şimdi sordururuz söyle bakim
    isim ver.
    Özkök: Meyta.
    Taner: Meyta mı?
    Özkök: Meyta galiba, evet Meyta mı Meyfa mı öyle bir şey karton
    fabrikası.
    Taner: Bana teşvik uygulama genel müdürünü bağlar mısın? Ha sen
    söyle bana ben öbür. telefonla istettim.
    Özkök: Bir sor bakalım bir öğren yahu?
    Taner: Ben şimdi öğreneyim de ne olduğunu durumun.

    Kimse beni Hurriyet’in altinda baska hicbir amaci olmadan haber yaptigina inandiramaz. Kimse…

  14. FST - 10 Nis 2008 - 8:47 pm

    Fatih Bey,

    Hurriyet haberde milletvekilinin kimligini yada partisi hakkinda bilgiyi gizledigi icin hepsini zan altinda birakmis

    Bu konuda AKP ya da diğerleri farklı değil. Olasılık hesabı çerçevesinde şu soru geliştirilebilir:

    Ders: İstatistik
    Hoca: Prof. Dr. Fatih Terim

    Soru 1: “Bir mecliste 550 milletvekili bulunmaktadır. Bunların 353 tanesi AKP, …. CHP vs.dir. Tesadüfen seçilen bir milletvekilinin kontör yolsuzluğu yapma ihtimali nedir? %95 güven düzeyinde tahmin ediniz. Aynı milletvekilinin yaptığı yağlıboya resimleri parayla meclis lokantasına asma ihtimali yüzde kaçtır?”

    Soru 2: “Bir sepette 20 sarı, 30 da kırmızı top vardır. Sepetteki toplam top sayısı nedir?”

    Soru 3: “Fener ile Chelsea kırk gün kırk gece oynasalar bir daha Fenerin galip gelme şansı nedir?

    Başarılar, süre 90+5 dakikadır.

  15. FST - 10 Nis 2008 - 8:54 pm

    Bir de;

    Ben Hurriyetin “Toplumun” yada “Devletin” yararina haber yapmak gibi bir kaygisi olduguna inanmiyorum…

    Elbette. Buna şüphe yok. Gerçi “devlet” ile kastedilene bağlı olarak bu değişebilir.

    Yazdıklarınız yanlış değil ama AKP bu konuda neden diğerlerine göre daha temiz olsun ki? Kıyak emekliliği gizlice araya sokuşturmaya kalkanlar AKPli idi en son.

  16. fatihdemir - 10 Nis 2008 - 9:15 pm

    Fethi Bey,
    Simdi “AKP’liler Allah’tan CHP’lilerden daha cok korkarlar” desem, dedigimin ne ispati ne de gercekligi mumkun. Istatistik guzel bir ilimdir ama en gozel ve boyuk yalanlar da onunla soylenir…

    Siz bana devlet imkanlarini kullanma konusunda CHP’liler AKP’lilerle aynidiri ispatlayin sizin dediginizi kabul edeyim…

    O yuzden siz onu bunu birakin da Hurriyet’in su haberine odaklanin…

    Eger bu haber sonucunda
    1- Butun PKK’lilar Fenerlidir,
    2- Artik avrupa karsisinda Galatasaray’i desteklemiyorlar
    3- Fenerli ve Avrupa’ya karsi futbolu savas gibi dusunduklerine gore bizden farklari yoktur
    4- Fenerli olduklarina gore Cavcav’in bir donem dedigi “Fenerbahce Turk Futbolunun PKK’sidir” lafi dogrudur
    5- Eger sirf mac izlemek icin o saatte TV’de iseler diger kanalda Liverpool-Arsenal maci varken o maci seyrettiklerine gore futboldan da anlamiyorlar
    6- Asker PKK’lilarin maci seyrettigini nerden biliyor?

    gibi konularda bana katilir misiniz onu soyleyin :)

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş