FST Nisan 11th, 2008
Madem günlerden Cuma ve hepimiz çoğunluğunun müslüman olduğu iddia edilen bir ülkede yaşıyoruz, bugün biraz vaaz dinleyelim. Tabii vaazı ben vermeyeceğim, herkesi uyutacağım garantidir, o sebeple sözü büyük alim Erol Manisalı hocaefendiye bırakacağım. Malum son zamanlarda başörtüsünün Kuranda olmadığını ispatlamak başta olmak üzere solcu ve ulusalcılar birer müctehid alim vasfıyla ayet okuyup tefsir yapıyorlar, Erol Manisalı da bu akımda geri kalmak istememiş anlaşılan. Hatta geçenlerde Deniz Baykal da bir canlı yayında ayet okuyunca yandaş yazarın biri “yahu başbakan ayet okudu diye adama demediği bırakmıyoruz, bari siz bunu yapmayın, adamın günahını alıyoruz” diye serzenişte bulunmuş. Bizim yorumcular içinde de kafayı abuk subuk konulara takan çok, Erol Manisalı’dan biraz ders alsınlar, belki işe yarar.
Efendim, Erol hocanın (buradaki hoca bildiğimiz hoca manasındadır) bu haftaki yazısının, pardon hutbesinin mevzu “Gerçek Müslüman, Ulusalcının Yanındadır” başlığını taşıyor. Diyanet onaylı mıdır bilemem ama bakalım Erol el-Manisavi hazretlerinin hutbesinin içinde neler var:
Gerçek Müslüman, Ulusalcının Yanındadır
Yazılarımda kullandığım ” İşbirlikçi İslamcılar ” deyimine bazı okurlarımdan tepki geldi; “Gerçek Müslüman işbirlikçi olamaz, münafık sözü uygun düşer” diyorlar. Ben de aynı kanıdayım.
Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada “Sömürgecilerin Büyük Ortadoğu Projelerinin yanında yer alarak komşu devletleri arkadan vurmak “nasıl bir İslamcılıktır? Gerçek Müslüman böyle bir şey yapmaz.
Türkiye’de “Ulusalcılar ve sömürgeciler olarak iki cephe oluşmuşsa”, gerçek Müslümanların sömürgecilerin değil ulusalcıların yanında yer almaları gerekir. Kimi İslamcılar eğer, ulusalcılara karşı sömürgecilerin yanında yer alıyorsa sonuçta ne olur? Bu coğrafya sömürgecilerin (Hıristiyanların) eline geçer.
Halkı Müslüman olan bölgenin insanları, sömürgeciler tarafından lime lime dağıtılır, parçalanır. Aynen bugün Irak’ta ABD (ve Batı’nın) sürdürdüğü işgalde olduğu gibi. Milyonlarca insan birbirlerine düşürülür, öldürülür, sakat ve yoksul bırakılır.
“İşbirlikçilik” bu sonucu getiriyorsa, okurlarım çok haklı. “İşbirlikçi İslamcı” olamaz, “Münafık” sözcüğü uygun düşer.
İran başta olmak üzere bu coğrafyada emperyalizme karşı İslamcı-sol işbirliği, geçmişte zaman zaman görülmüştür.
-İslamcılarla solcuların bu coğrafyada birbirlerine uzak kaldıkları ve birbirlerini “Öteki ” olarak gördükleri doğrudur.
- Ama başka bir gerçek daha vardır; “Bu coğrafyada en büyük tehdit (ve düşman) Batı sömürgeciliğidir.” En büyük tehdide karşı” İslamcılarla halkçıların işbirliği yapmaları gerekmez mi ? “Üstelik ulusalcılar artık, “Sağ ve sol olarak da bütünleşiyorlarsa”.
[…] ABD ve AB, bu nedenle kimi İslamcıları kendi ortakları ve işbirlikçileri durumuna getirerek ulusal bütünleşmeleri önlüyorlar.
- Kimi ülkelerde, Irak’ta olduğu gibi bu bölünmeyi silahla yapıyorlar…
- Kimilerinde ise, Türkiye’deki gibi, işi askersiz çözmeye çalışıyorlar.
Bu onların sorunu; ancak biz kendi çözümümüzün, “aramızda bütünleşmekten geçtiğini” görmek ve bunu sağlamak zorundayız. Sağcısı solcusu, İslamcısı ateisti herkesin hiç çekinmeden emperyalizme karşı bütünleşmesi gerekiyor.
Bölge halkını sağcı, solcu, İslamcı diye ayırmadan ezip geçmek isteyen en büyük tehdit emperyalizmdir. Ona karşı birleşmeliyiz.
Sömürgecileri Atatürk’ e tercih etmek, günahların en büyüğü olmaz mı?
Ela inne ahsenel kelamu ve ebleğannizam … Erol hocaefendinin hutbesi aslında uzun, arada Abdullah Gül ve Katoliklerden filan da bahsediyor. Ama işin özü herhalde anlaşılmıştır. Bakalım kendisinin bu hutbesinin ardından çağdaş dernekler, ADD, CUMOK vs. müslümanlara kapıları açıp emperyalizme karşı kucaklaşacaklar mı? Bir ara Erbakan’ın önünde diz çöken Tuncay Özkan’ı hatırlar gibi oluyorum ama şu ara Saadet PArtisinden pek ses çıkmıyor. Gerçek Müslüman-Patates ayrımı gözönüne alınırsa aslında Erol hocanın dediği çoktan olmuş da sayılabilir. Bir de hocanın parantezi de dikkatinizi çekmiştir sömürgeciler> hristiyan (anlarsınız ya). Erol hoca seni köftehor, uyanık adamsın, nabza göre şerbeti verivermişsin. Yok, bu adamdan iyi vaiz olur, arkasından epey cemaat toplar. Fakülte çıkışı Beyazıt Camiine veya Süleymaniye’ye bir uğrasın bakalım, belki ek maaş da verirler.
Bir de günahların en büyüğü denmiş, benim fikrim yok ama mesela gıybet etmek topluma da zarar veren büyük bir günah olabilir, demek Atatürk’e sömürgecileri tercih etmek bununla kıyaslanınca daha büyük bir günahmış. Tersten bakarsak, ADD üyesi olmak, darbecilik filan da cennetin anahtarını cebe atmak için kifayet ediyor demektir. Cumhuriyet gazetesi de gerçek müslümanın yayın organı oluyorsa bu işi ne edeceğiz, yani irtica durumu filan biraz karışabilir, iş iyice sarpa sarar. En iyisi uzatmamak.
İnnallahe yemuru bil adli vel ihsani ve itai zil gurba ve yenha anil fahşai vel münkeri vel bağyi: Şüphesiz Allah adaleti ve iyilik yapmanızı emreder…
Muhterem cemaat, ADD ve CUMOK dernek binalarının kalorifer yakıt parası ve mitinglerdeki pankartlar için yardıma ihtiyacımız vardır. Cenabı Allah yapacağınız yardımları şimdiden dergahı izzetinde kabul buyursun, boş geçmeyin. Saflarımızı sık ve düzgün tutalım, Allahın rahmet ve bereketi üzerinize olsun.