Şaka gibi lan

FST 14 Nisan 2008

barosso.jpgAB Komisyonu başbakanı Barosso Türkiye’de epey iz bıraktı, işin açığı ben de adamı beğendim fakat iki gaf yapmış ki, olacak şey değil. Allahtan kendisine yetkili makamlarca had bildirilmiş, edep, erkan öğretilmiş. Malum Türkiye’de kafaya geçen gerçek çuvalın intikamı filmde alınır, gerçek dünyadaki fukaralık, ileri ülkeler karşısındaki eziklik tarihte şunu yapmıştık masallarıyla örtülmeye kalkılır. Yahut bilemediniz “canım Araplar daha mı iyi” diye meşrulaştırılmaya kalkılır. Neyse durduk yerde ders vermeyeyim, ne de olsa Fatih Terim değilim, Barosso ülkemizde çok önemli iki iz bıraktı, şunlara bir bakalım.

Öncelikle sayın AB yetkilisi Anıtkabir’deki müzeyi gezerken eli cepte dolaşmış. Haklı olarak hepimiz infiale kapıldık. Mesela ben ilk olarak Portekiz’e Türk usulü bir ders verilmesi gerektiğini düşündüm. Elbette bu ders ancak bir film yoluyla verilebilir. Barbaros Hayrettin Paşa’nın şamarını az yememiştir bunlar, iki tane de Polat Alemdar aşkeder, hadlerini bildirirdik. Mesela “Kurtlar Vadisi: Akdeniz’de Şamar” filmiyle Portekiz’in canına okunabilir. Polat ve adamları tekme tokat girişip Anıtkabirde el cepte gezmek neymiş yedi düvele gösterirler. Tabii Yeniçağ Gazetesi Polat’a iş düşürmemiş. Detaylarda Barosso’ya bir Nutuk hediye edildiğini de öğrendiğimiz haberin genel mesajı kısaca: “Çıkar Lan Elini Cebinden” veciz cümlesiyle özetlenmiş. Yeniçağ Gazetesine tek diyebileceğim “Aferin lan hergeleler” olacak. Taşı gediğine koymuşlar. Gazetede şunlar da yazıyor:

Ata’nın huzuruna çıkarılan AB Komisyon Başkanı’nın küstah tavırları öfke yarattı

Ajanlarına TBMM’de inceleme yaptıran, Türkiye’nin içlerine karışan, bağımsız Türk yargısına baskı yapmaya kalkışan Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı J. Manuel Barroso, Türk milletini çıldırttı. Sömürge valisi edasıyla geldiği Ankara’da, Anıtbakir’e götürülen ecnebi, alçak tavırlarını burada da sergiledi.

Milli benliğin yoksa av olursun

Atatürk’ün manevi huzurunda soytarı gibi dolaşan Barroso, Büyük Önder’in, “Milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır” yazılı özdeyişinin önünden eli cebinde geçti. Gazetemizi arayan vatandaşlar, “Bunlar mandacı tavrıdır” diyerek tepki gösterdi.

Müstemleke valisi gibi

Atatürk’ün huzurunda alçakça tavırlar sergileyen Barroso, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ise 301 dahil birçok konuda küstahça emirler yağdırdı

Barosso’ya ikinci ders CHP genel başkanı Baykal tarafından verilmiş. Bu Barosso denen densiz yaptığı bir konuşmada “mucize” kelimesi geçince etrafa “yahu mucize dedik, laiklik için problem oluşturmasın” diye bir nükte yapmış. Ne büyük küstahlık. Adam alenen bizdeki laiklik anlayışının düpedüz hödüklük olduğunu ima ediyor, dalga geçiyor. Milliyet gazetesinde son derece uyduruk şeyleri büyük önem arzediyormuş gibi yazan Fikret Bila bakın neler demiş:

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Türkiye ziyaretinin İstanbul ayağında, bazen siyasi gelişmelerde mucizeler olur, dedikten sonra, “Mucize sözcüğünü, laikliğe karşı algılanmayacağını düşünerek söylüyorum” diye espri yapmış.

Barroso’nun esprisinden, Türkiye’de halkın önemli bir kesiminin laiklik konusunda duyduğu endişeyi hafife aldığı anlaşılıyor. Ankara’da TBMM çatısı altında sarf ettiği, Türkiye “köktendinci eğilimlere güçlü bir alternatiftir” sözünün önemiyle ve ağırlığıyla pek uygun düşmedi. Laiklik konusunda endişe duyanlara “alaycı” bir gönderme niteliğindeki “şaka”sı, “AB Komisyonu Başkanı” sorumluluğu açısından da yakışık almadı.

“Şaka konusu değil”

Barroso’nun bu alaycı yaklaşımı, CHP lideri Deniz Baykal’ın da dikkatini çekmiş. Baykal, laikliğin Türkiye için taşıdığı yaşamsal öneme vurgu yapıp “Bu şaka yapılacak bir konu değildir” diyerek tepki gösterdi.
Baykal, laiklik olmadan demokrasinin yaşayamayacağına vurgu yaptı. AB yöneticilerinin bunu iyi anlamaları ve iktidarın dışındaki Türkiye’yi tanımaları gerektiğini belirterek, Barroso’ya mesaj göndermiş oldu.

Baykal’dan üç mesaj

CHP lideri Baykal, Türkiye’nin kurtuluş ve demokrasi mücadelesini Batı’ya rağmen yaptığını anımsatarak şu değerlendirmede bulundu:
“1- Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, kurtuluş mücadelesini maalesef Batı’yla çatışarak vermek zorunda kalmıştır. Kurtuluş mücadelemiz Batı’nın desteğiyle değil Batı’ya rağmen başarıya ulaşmıştır.
2- Türkiye demokrasiye de kendi iradesiyle geçmiş ve demokrasi mücadelesini de Batı’nın desteğiyle değil, ona rağmen kazanmıştır. Türkiye demokrasi mücadelesi verirken askeri müdahalelerle karşılaşmıştır. Batı ise hep askeri yönetimlere destek olmuş, 12 Mart’ta da, 12 Eylül’de de demokrasi mücadelesi verenlerin yanında olmamıştır. Bizler sürülürken, Zincirbozan’a sürgüne giderken, Batı askeri yönetimlerle çalışmayı tercih etmiş; demokrasiye müdahale edenlerden ‘bizim çocuklar’ diye söz etmiştir.
3- Şimdi öyle anlaşılıyor ki, Türkiye laiklik mücadelesini de Batı’nın desteğiyle değil, Batı’ya rağmen yapacaktır. AB yöneticilerinin laikliği ihlal edenlerle birlikte olması bunu gösteriyor. Biz laikliği Avrupa gibi yüzyıllar süren bir mücadeleyle elde etmedik. Kolay elde ettik. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar, dünya deneyiminden hareketle laikliğin önemini gördüler ve bu ilkeyi yerleştirdiler. Çağdaş, modern Türkiye’yi böyle inşa ettiler. Ama bugün, laikliğe karşı çıkanlar işbaşına geldiler.”

Baykal ders yanında çeşitli mesajlar da vermiş. Laiklik konusunda söylediği de tam isabet. Türkiye’de “ateşle oynama” denirdi şimdi “laiklikle şaka olmaz” da literatüre giriyor. Hakikaten öyledir, birinin başına bela getirmek için en ciddi hamle laiklikle ilgili bir suç isnat etmektir. Misal tanıdığım ateist bir profesör için “namaz kılıyor” diye iftira atılmış, adamın başı belaya girmişti. Tabii Barosso ne bilsin, adam uluorta laiklik anlayışımızla dalga geçiyor. Halbuki Türkiye’ye gelmeden bir deyimler sözlüğü açsa “laik olmayan insan sayılmaz”, “laik olmayan adam değildir” gibi A. N. Sezer vecizelerini görmesi işten bile değildi.

Sonra şunu da anlamak mümkün değil. Kardeşim siz kim oluyorsunuz, dünyaya laikliğin ne olduğunu Türkler öğretmiştir. Hala Fransa gibi bir kalede bile lisede dini simge olur mu diye tartışma yaşanıyor, üniversitelerde başörtüsü diye bir mesele yok. Kilise denen müessese tüm ihtişamıyla laik Batıda hüküm sürüyor. Tabii anlamazsın laikliğin gerçekte ne olduğunu böyle gülersin aklınca. Aslında biz sana gülüyoruz.  Dünyaya öğrettiğimiz tüm değerler yanında laikliği de yakında öğreneceksiniz. Diğer değerlerin şu anda hatırlayamadım, bir ara sayarız. Yoğurt, kebap filan vardı herhalde.

Bu arada Baykal’ı alkışladım ama saydığı maddelerde bir iki yer dikkatimi çekti, alkışımın dozu biraz düştü, mesela ilk maddede demiş ki “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, kurtuluş mücadelesini maalesef Batı’yla çatışarak vermek zorunda kalmıştır. Kurtuluş mücadelemiz Batı’nın desteğiyle değil Batı’ya rağmen başarıya ulaşmıştır.” Ne alakası var, 1921′den itibaren İngiltere, Fransa filan bu işi bırakmıştı. Kurtuluş Savaşı dolaylı da olsa Batının desteğiyle kazanılmıştır, belki Yunanlılar “Batı bizi başta destekledi sonunda sattı” diye şikayetlense anlarım. Ortada yedi düveli geçtik, Yunanlılar dışında kimse kalmamıştı. Rusya’nın bize yolladığı para filan da cabası. Engin Ardıç bir ara yazmıştı, oradan bakılabilir.

İkinci madde tümden yanlış: “Türkiye demokrasiye de kendi iradesiyle geçmiş ve demokrasi mücadelesini de Batı’nın desteğiyle değil, ona rağmen kazanmıştır.” Boş laf, II. Dünya Savaşını ABD kazandıktan sonra bizimkiler can havliyle demokrasi gemisine atlamak zorunda kalmışlardır. Amerikan sopası olmasa kimse elindeki tatlı tek parti imkanını bırakır mı? Baykal da siyaset bilimi doçenti deniyor ama ne iş anlamadım. Gerçi Fatih Terim’in profesör olduğu yerde herhalde Baykal’a en fazla doçentlik düşer.

3. Madde de saçma, “Şimdi öyle anlaşılıyor ki, Türkiye laiklik mücadelesini de Batı’nın desteğiyle değil, Batı’ya rağmen yapacaktır. AB yöneticilerinin laikliği ihlal edenlerle birlikte olması bunu gösteriyor.” denmiş. Bunu şöyle düzeltelim “Batı kendi anladığı daha özgürlükçü bir laiklik anlayışını bizim zorbalığımızla değiştirmek istiyor” demek istiyor herhalde ki, ben de Batının bu kanaatte olduğunu zannediyorum. Batının ipine sarılmak lazım. Mustafa Akyol iyi bir yazı yazmış “Modern dikta rejimlerinin hemen hepsi “bağımsızlık” meraklısıdır” diyor. Bizdekilerin anladığı tarzda tam bağımsızlık mı olur, bak AB ülkelerinin hiçbiri tam bağımsız filan değil. Dünyada Kuzey Kore, Küba (ki o da elden gidiyor) ve Venezuela gibi yerler dışında tam bağımsız yer mi var, illa ki BM, ILO, NATO, AB, NAFTA, AFTA bir yere bağımlısın. Boş laf işte. Kulağa hoş mu geliyor nedir. (Öküzler için özel not: burada yazılandan “Türkiye bağımsız olmamalıdır” manasını çıkarmayın, lan.)

Uzatmazsak, Barosso Türkiye’den geldi geçti, iki nala bir mıha vurdu, AKP’nin denyoluğu bırakıp AB yörüngesine girme dışında şansı olmadığını 3 sene sonra yediği sopayla hatırlaması gerektiğini pekiştirdi, bu arada Yeniçağ ve CHP’den de bir ayar aldı, hepsi bu.

Fikret Bila sen de saçmalamayı kes, yok “alaycı gönderme” imiş falan. Ne zannediyordun, AB yetkilisi gelip “süper bir laiklik sisteminiz varmış, bizimkilerde kafa olsa bunu alırdı, hele demokrasiniz cihana nümunelik” mi diyecekti yani? Bize millet bir tarafıyla gülüyor, Barosso devlet adamı olunca nükte havasında biraz dalga geçmiş o kadar. Herhalde kapalı kapılar ardında “yahu ne moloz memleketmiş, gelip görmek lazım” diye gülmekten bir hoş olmuştur.

Popularity: 22% [?]

90 Yorum

  1. Mister No - 14 Nis 2008 - 6:07 pm
    yahu mucize dedik, laiklik için problem oluşturmasın

    Adam matrak geçmiş ya :)

    Bu arada Mustafa Akyol Güney Kore’nin nasıl geliştiğini bilmiyor ya da bizim bilmediğimizi sanıyor.

    O diktatör senin, bu diktatör benim; dışa kapalı bir kavanozda kapalı kalmış.

    Kore’nin “kör talihini” sonunda, Park Chung Lee isimli bir general değiştirmiş.

    ‘61′de yönetimi bir darbeyle devralan general Lee, stratejisini “Çin er geç bizi yutmadan ne yapacaksak yapalım!” hesabına dayandırdığından, bugün dahi rahmetle anılıyor.

    Güney Kore’yi 18 yıl vizyon ve demir yumrukla yöneten “mucizenin babası”, “yüksek teknolojiye” geçişin ilk adımlarını atmış. Eğitim ve altyapı yatırımlarını büyük ölçüde tamamlamış.

    http://www.kemalistpolitika.com/modules.php?name=News&file=article&sid=217

    Güney Kore devlet destekli bir programla iktisadi büyümesini sağlamıştır, dışa açıklıkla,serbest piyasa ile değil. .Bu konuda Ha Joon Chang’ın “Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü” adlı kitabına bakılabilir.
    Köşe yazarları çok ezbere kaçıyor, hayat daha kolay olmalı öyle.

  2. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 6:11 pm

    Kendileri komik olmadan bu tur adamlarla alay edemeyen muhalefetimiz sagolsun, hepimiz AKP’ye “eh bunlar ehven-i ser galiba” diyoruz.

    Ben ‘bati’dan gelmis olsam, “biraz da ‘ahlaksizlik’ getirdim ister istemez, kusuruma bakmayin” derdim. Bu zatin o lafa ilismek yerine firsat bulunca laiklik dokundurmasi yapmayi tercih etmesi elbette bati veya dogu tipi degil evresnel politikaci ahlakininin ne menem sey oldugunu gosteriyor — ‘devlet adamligi’ni degil. RTE bir dahaki sefere burada oteki gorduklerine dokundurmak icin batililarin analarindan bahsetse bile hic merak etmeyin yine tehlike sezince kicina neft surulmus kopek gibi kosa kosa gelirler ve destek icin ne laf lazimsa ederler. Kolay degil tabii, o ABli politikacilarin hakiki efendileri bilmemkac milyar para yatirdilar buraya. Zannettigimizden guclu pozisyonda olabiliriz yani aslinda. Soyle bir iyi polis kotu polis mizanseni kotarsak da biz de utsek bunlari biraz diyorum — belki blogcu ve blog yorumcusu fonlari da vardir.

    O oyun ‘aman asker gelir’ diye degil ‘aman dinciler gelir’ diye oynanirken Gul kavramisti bunu. Adam ana hatlariyla dogru soyluyordu o zaman. Tabii simdi aleyhine kullaniliyor, o da baska is. Linkini vereyim: http://www.youtube.com/watch?v=TxJGlaRP0iY

  3. FST - 14 Nis 2008 - 6:13 pm

    Mr No,

    Ha Joon Chang’ın “Kalkınma Reçetelerinin Gerçek Yüzü” adlı kitabına bakılabilir.

    O kitaba zamanında bakmıştım ama ağzımda yavan bir tat bıraktı. “Zenginler kapalı ekonomi ile zengin oldu, siz de kapalı olun” demek haydi topluca pencereye atlayın aşağıya der gibi birşey.

    Bu arada Güney ve Kuzey Kore’nin kapalılığı farklı şeyler, ABD ve Japonya’nın da etkisi olmuştur bu işte.

  4. FST - 14 Nis 2008 - 6:17 pm

    Bülent Bey,

    Ben ‘bati’dan gelmis olsam, “biraz da ‘ahlaksizlik’ getirdim ister istemez, kusuruma bakmayin” derdim.

    Hakikaten iyi espriymiş. Portekiz’e başbakan olacak adammışsınız. Tabii Deniz Baykal herhalde o zaman epey keyfolurdu.

    Bu arada Abdullah Gül epey değişerek gelişmiş. Yalnız aferin, o zaman iyi konuşuyormuş, akıcı geldi bana.

  5. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 6:26 pm

    Fethi bey,

    Bu arada Abdullah Gül epey değişerek gelişmiş. Yalnız aferin, o zaman iyi konuşuyormuş, akıcı geldi bana.

    Ben bir degisme olduguna inanmiyorum aslinda ama gelisme olabilir. Gorebildigim kadariyla Gul akilsiz veya dunyayi goremeyen bir adam degil. Simdiki (veya 2002 sonrasi) konjonktur hem sahsi cikari hem pozisyonu itibariyle simdi gordugumuz sekilde olmasini gerektiriyor, o da oyle oluyor. Politikaci milleti boyle, simdiki calisma bakani da muhalefetteyken ‘mezarda emeklilik’ diye aleyhinde laflar ettigi isleri kendisi yapiyor iste (link aramadim ama sasiran yoktur herhalde). Bu adamlarin isi bu, baska turlu davranisi alkislayacak kalabaliklara dayaniyor olsalar ikbal icin, onlar da kendilerini baska turlu gosterirler bize.

  6. FST - 14 Nis 2008 - 6:33 pm

    Gorebildigim kadariyla Gul akilsiz veya dunyayi goremeyen bir adam degil.

    Yalnız şu da inkar edilmemeli, 28 Şubat döneminde dindar, dinci vs. insanlar tokat yeme dışında epey liberal fikirlerle düşüp kalktılar, kökten fikir değişimleri de olmuş olabilir. Mesela Kemalistler öyle değildir.

  7. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 6:57 pm

    Fethi bey,

    Yalnız şu da inkar edilmemeli, 28 Şubat döneminde dindar, dinci vs. insanlar tokat yeme dışında epey liberal fikirlerle düşüp kalktılar, kökten fikir değişimleri de olmuş olabilir.

    Zaten politikaci olmayanlarda bu degisimin olmasi bana da akla yakin geliyor. Bir de sizin bir ara burada soylediginiz gibi, ‘lider’ bellenen insanlarin agiz ve tavir degistirmesi tabana da yansiyor olabilir. A derken de dogru soyluyor B derken de dogru soyluyor hesabi yani. Tabii soylem biraz daha tutarli bir dokuya sahip fikriyata kayinca ister istemez lider koyunlugu sebebiyle bile olsa o fikriyati benimsemenin ek cikarimlari beraberinde getirmesi ve benimseyeni biraz degisime zorlamasi kacinilmaz olabilir. Aslinda mesnetsizken, bagirarak ve belki (dini veya sekuler) ‘kutsallara’ atifla bir ilkeli derinligi varmis gibi yapilan fikriyatla hic olmazsa uc bes adimlik cikarimlara imkan taniyacak ilkelere sahip fikriyat arasindaki bir fark bu olabilir.

    Mesela Kemalistler öyle değildir.

    Bunun hesabina bir bakmak lazim politikacilar icin. Degismenin bir getirisi olacak miymis acaba? Ben Baykal ve cevresinin icinde olduklari durumdan gayet memnun olduklarini dusunuyorum. Ne acayiplik yaparlarsa yapsinlar ana muhalefet olmayi garantilemis gozukuyorlar. Boyle, buyumeyen, ‘tehlikeli’ de olmayan muhafete darbe yapmak filan soz konusu olmadigina gore, herhalde ancak baska bir olusumun mevcut mevkileri icin tehlike olusturmasi degisik konusmalarina yol acar.

  8. Mister No - 14 Nis 2008 - 6:59 pm

    Zenginler kapalı ekonomi ile zengin oldu, siz de kapalı olun

    Benim fikrim bu yönde değil. Hong Kong gibi laissez faire başarı hikayeleri de var. Singapor kapalıydı, sonradan açıldı, Güney Kore de böyle. Şuradaki ülkelere bakınca serbestlik ile gelişme arasında olumlu ilişki olduğunu düşünebiliriz. Şu da var serbestleştikleri için mi geliştiler, geliştikleri için mi serbestleştiler?
    Güney Kore için serbestleşti, dışarı açıldı öyle gelişti demek biraz zorlama oluyor. Marshall parası aldılar. Kalkındırılmak zorundaydılar,öyle oldu.

  9. fizikci - 14 Nis 2008 - 7:06 pm

    Bülent Bey,

    Aslını bilmeyen

    Ben ‘bati’dan gelmis olsam, “biraz da ‘ahlaksizlik’ getirdim ister istemez, kusuruma bakmayin” derdim.

    yorumunu okusa Başbakan’ın “batı ahlaksızlık kaynağıdır” gibi bir laf etmiş olduğunu zanneder.

    Halbuki başbakanın dediğinde bu kadar felaket süsü verilecek bir durum yok. Yurt dışına eğitime gidecek olan 1000 öğrenciye;

    istiklal şairimiz ‘alınız ilmini garbın, alınız sanatını’ diyor ya ‘veriniz hem de mesainize son süratini’ diyor ya… biz batının ilmini, sanatını almadık. maalesef, değerlerimize ters düşen ahlaksızlıklarını aldık. biz batının sanatını, ilmini almakta bir yarış etmeliydik. işte bu adım, aynen cumhuriyetimizin banisinin de başlattığı bir adımın artarak, hızlanarak devamıdır…

    şeklinde devam eden hem bir nasihatta bulunuyor hem de tribünlere bir “icraatın içinden” reklamı yapıyor.

    Yalan mıdır yani? Batı ilimde fende olduğu gibi ahlaksızlıkta da bizden ilerdedir. İlmini, teknolojisini aldık da uyuşturucu gibi, cinsel sapkınlık gibi, aile bağlarının zayıflaması gibi “ahlaksızlıklarını” dışarda mı bıraktık? Yoksa tam tersini mi yaptık? Yanlış anlamayın biz çok ahlaklıydık, batı bizi bozdu demiyorum. Ama batıyla alışverişimizde ilimden çok ahlaksızlık aldığımız doğrudur yani.

  10. fatihdemir - 14 Nis 2008 - 7:25 pm

    Erdogan’in lafi tam olarak ne idi :

    “Batı’nın ilmini, sanatını almadık. Maalesef değerlerimize ters düşen ahlaksızlığını aldık”

    Bulent Bey,
    Siz de kapilmissiniz ayni duruma gibi geldi bana… Soylediginiz su cumle : “Ben ‘bati’dan gelmis olsam, “biraz da ‘ahlaksizlik’ getirdim ister istemez, kusuruma bakmayin” derdim.” ile Erdogan’in orijinal cumlesi bence ayni yere cikmaz.
    Hani oyle bir yere cikmasi icin Erdogan’in : “Bati ahlaksizliktan baska bir sey vermez bize” gibi birsey soylemesi lazimdi…

    Yine de Erdogan’in soyledigi o cumlenin hangi kisimlarinin yanlis oldugu tartisilabilir. ama bu manada degil bence…

    Bir de “Anani da al git” cumlesinin “kufur yada kotu soz” olarak tanimlanmaya calismasi bizim “malum” medyanin basardigi en buyuk carpitma olarak aklimda kalacak. Stad kulturum ilkokuldan, Cayocagi ve kahve kulturum ortaokul yillarindan beri vardir… Aklinizin alamayacagi envai cesit kufuru, hakareti ve benzetmeyi bilirim… Ama “Anani da al git” diye bir kotu soe hic sahit olmadim…

    Bizim medyanin vakti zamaninda Pascal Nouma’nin bir Genclerbirligi(Yada ankaragucu tam hatirlayamiyorum) oyuncusu ile kavgasi sonrasi verdigi “You motherfucker…” ile baslayan cumleyi televizyonda “aaaa ne ayip, annesine kufur etti” diyen ingilizceden anlamaz yorumcularin carpitmalarindan bu yana boylesine buyuk bir dezenfarmosyon’a ve cahillige sahit olmamistim….

    Vesselam AKP’nin ehven-i serligi ayri bir konudur ama yigit oldurulmeden hakki verilmelidir derim ben… Ki gozleri acik gitmesin en azindan obur tarafa….

    simdiki calisma bakani da muhalefetteyken ‘mezarda emeklilik’ diye aleyhinde laflar ettigi isleri kendisi yapiyor iste (link aramadim ama sasiran yoktur herhalde)
    Ahan da linki...

  11. Mister No - 14 Nis 2008 - 7:28 pm

    Fizikçi Bey,

    Batı ilimde fende olduğu gibi ahlaksızlıkta da bizden ilerdedir.

    Bir kadın sanatçı İtalya’dan çıkıp, Slovenya, Hırvatistan, Bosna, Sırbistan ve Bulgaristan’ı otostopla sağ salim geçip Türkiyede tecavüze uğrayıp öldürülüyor ve siz hala Batı Ahlaksızlıkta bizden ileri diyebiliyorsunuz. Ne diyelim, ahlakımızla gurur duyabiliriz.
    Ha şöyle düşünüyor olabilirsiniz, Batı’nın ahlaksızlıklarını almasaydık bu olmazdı. Ülkemizde, hatta İslam Dünyasında ensest, çocukları suistimal gibi olaylar olmuyor değil. Bizim batılılardan farkımız bu konuların üstünü örtüyor olmamızdır, onların ise açık olabilmeleri. Bizdeki suistimal vakaları Norveçten düşüktür çünkü istatistiklere yansımaz. Biz de bizim durumuz onlardan iyi diye övünürüz.

    Ahlak deyince şu soruda akla geliyor?
    Rüşvetin, yolsuzluğun, adam kayırmanın yaygın olduğu ülkeler neden Slovenya, Çek Cumhuriyeti değil de Romanya, Bosna, Sırbistan, Makedonya gibi Osmanlıdan ayrılan ülkeler bunu hiç düşündünüz mü?
    Yunanlıların ülkelerindeki yolsuzlukların kaynağını Türkokrasiye bağladığını hiç duydunuz mu?
    Ahlaktan kastettiğiniz şey bu değil galiba? Peki cinsel sapkınlıkla neyi kastettiniz?

  12. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 7:28 pm

    Fizikci bey allahinizi severseniz o lafin ne maksatla ve ne mana icin dendigini ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. Ugrastirmayin beni simdi.

  13. fatihdemir - 14 Nis 2008 - 7:28 pm

    Yaw Fizikci bey ile benzer yorum olmus :)))
    Ben “calisirken” yorum yaptigim icin bazen update etmeden yorum yolluyorum… Kusura bakmayin… Tekrar olmus ilk kismi….

  14. fatihdemir - 14 Nis 2008 - 7:38 pm

    Mister No Bey,

    Rüşvetin, yolsuzluğun, adam kayırmanın yaygın olduğu ülkeler neden Slovenya, Çek Cumhuriyeti değil de

    Bunun icin bir link verebilir misiniz? Ben de bu konuda daha once birseyler konusmustum da kaynak bulamadigim icin “Osmanli”dan ayrilan ulkelerin benzerliklerini anlatamamistim… Nerden bulabilirim bu tur istatistikleri??

  15. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 7:42 pm

    Hay Allah Fatih bey de sahip cikmis. Beyler sasirdiniz mi? Yahu langur lungur konusan ve bunlar icin sifir bedel odeyen bir basbakan var, alt tarafi ucundan dokundurdum diye niye akademik bildiri yazmadin diyrorsunuz bana efektif olarak. Gerek var mi? Mal meydanda, bunlari niye yapabildigi de sizin gibi insanlarin dahi savunmaya kalkmasindan belli.

    Soyle diyeyim: Istanbul gibi bir payitahti olan/olmus bir medeniyetin ne sapiklik, ne uyusturucu icin birsey ithal etmesine gerek yoktur. Basbakan gayet sig bir ezberi tekrar ediyor, o ezberi yayanlarin dinle alakali olmalari yanlisligini ve aslinda kendisinin ahlaksizca bir propagandanin parcasi olmasini degistirmiyor.

    Bati usulu ahlaksizliga ornek ariyorsaniz yalan soylemeden adam karalama, duzgun ve kosesiz cumlelerle fikir adamiymis gibi gozukup partizanlik yapma filan gibi isleri bunyesinde barindiran yayin organlarina bakin bence. Yalandan sakinmayan Hurriyet ‘dogulu’ ve ‘yerli’, o tarza sahip olanlarin yaninda.

  16. delidumrul - 14 Nis 2008 - 7:44 pm

    Adam alenen bizdeki laiklik anlayışının düpedüz hödüklük olduğunu ima ediyor, dalga geçiyor. Milliyet gazetesinde son derece uyduruk şeyleri büyük önem arzediyormuş gibi yazan Fikret Bila bakın neler demiş

    fethi kardeşim,

    bunların gözleri vardır lakin görmezler, kulakları vardır lakin duymazlar.

    hadi birde ben ekleyeyim: adidirler şerefsizdirler, domuzunu bilirler ama işlerine gelmez.

  17. BetüL - 14 Nis 2008 - 7:54 pm

    (Öküzler için özel not: burada yazılandan “Türkiye bağımsız olmamalıdır” manasını çıkarmayın, lan.)

    : ))))

    Astiniz siz de, astiniz.

    Benim haberim olmamisti bunlari soylediginden, harika. Adamcagiz resmen dalga gecmis cuk oturtmus, bizimkiler fena olmuslardir simdi.

    Bulent bey,

    ben de basbakanin sozlerinin o sekilde olmadigini dusunuyorum. Aslinda bu ‘dalga’ da guzel anlatiyor bizim ‘batici’larin bati deyince ne anladiklari, nelerini aldiklarini, nelerini kafalari basmadigini, kendilerini nasil sempaze ettiklerini vs.

    Simdi bizim baticilar “ama… ama.. sizden taraf olan bizdik siz bizle dalga geciyosunuz nasil oluyo bu” diye eror mesajlari vermege, noldugunu anlayamadikca paranoyak yanlarini kabartmaga, batinin en iyisi ulusalci batidir diye makaleler hazirlamaga baslamislardir.

  18. fizikci - 14 Nis 2008 - 8:06 pm

    Mister No,

    Bir kadın sanatçı İtalya’dan çıkıp, Slovenya, Hırvatistan, Bosna, Sırbistan ve Bulgaristan’ı otostopla sağ salim geçip Türkiyede tecavüze uğrayıp öldürülüyor ve siz hala Batı Ahlaksızlıkta bizden ileri diyebiliyorsunuz. Ne diyelim, ahlakımızla gurur duyabiliriz.

    Güldüm buna. :) Okumadınız mı yoksa; o sanatçının Türkiye’ye gelen kardeşi “Türkler çok iyi” demiş. Hadi buna da cevap yazın..

    Ne dediğimi anladınız mı siz Allah aşkına? Benim “biz çok ahlaklıyız, batı çok kötü bizi bozuyo” dediğimi mi anlıyorsunuz? Anlayışınıza gıpta ettim yani maşallah…

    Osmanlı okusun sonra da memlekete hizmet etsin diye yurt dışına bir sürü öğrenci gönderdi. Bunlar okuyup, ilim almak yerine orada kendilerini kaybettiler. Başbakan da -eminim- onu hatırlayarak yurt dışına gönderdiği öğrencilere nasihat ediyor işte. Siz de başbakan “ahlaksızlığın kaynağı batıdır” demiş gibi yorum yazıyorsunuz diyorum.

    Bana göre ahlaksızlığın kaynağı dinsizliktir ya da münafıklıktır. Yani ya Allah’a hiç iman etmemek ya da yarım iman etmektir. Gerçekten iman edenler -Hristiyan, Müslüman farketmez- her türlü fenalıktan uzak dururlar.

  19. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 8:10 pm

    Betul hanim,

    Aslinda bu ‘dalga’ da guzel anlatiyor bizim ‘batici’larin bati deyince ne anladiklari, nelerini aldiklarini, nelerini kafalari basmadigini, kendilerini nasil sempaze ettiklerini vs.

    Ben de propaganda diye tam onu kastediyorum. Hal o degil, yani kimse ‘batili olacagim’ diye heves edip ’simdi sapiklik edecegim, hemen kokain getirin, anam babam gebersin umurumda olmaz’ diyecek degil. Olabilir mi boyle birsey? Ne kadar sebeklik ederlerse etsinler bu mumkun mudur? Memleketin hakiki savrulmasi ekonominin acilmasiyla oldu diyenler cok daha dogru diyorlar bence. Ben bunu gorebiliyorum biraz, benden 44 yas buyuk rahmetli babamin tarz ve kulturune benden 10 yas kucuk insanlarin tarz ve kulturune oldugumdan daha yakinim mesela. Niye? Araya 1980 (ve televizyon tabii) girdi diye belki.

    Metin bey zamaninda genc komunist arkadaslari icin bunlar ateistti hesapta ama kadinlara bakislari (koruma namus nikah vs.) farkli degildi mealinde bir laf etmisti o aklima geldi. Gardrop sampanya ve balo batililasmasi da oyledir buyuk ihtimalle.

  20. Mister No - 14 Nis 2008 - 8:12 pm

    Fatih Bey,
    Değişik endeksler var. benim söylediklerim bu ülkelere gidip gelenlerin gözlemleri. El yordamıyla bir tane buldum.
    Corruption perceptions index

  21. Mister No - 14 Nis 2008 - 8:21 pm

    Fizikçi Bey,
    Ben de kızıyorum bu duruma. Böyle mutluysanız, böyle devam edin. Çevremizdeki hakikatler bizi yalanlarken biz(millet olarak) ahlaksızlığı başkalarında aramaya devam ederek mutluysak öyle olsun.

    Bana göre ahlaksızlığın kaynağı dinsizliktir ya da münafıklıktır. Yani ya Allah’a hiç iman etmemek ya da yarım iman etmektir. Gerçekten iman edenler -Hristiyan, Müslüman farketmez- her türlü fenalıktan uzak dururlar.

    Fizikçi Bey, bu milletin yüzde 95 inden fazlası Müslüman diyorlar. Demek ki fenalıklar yüzde 5 den geliyor.

  22. fatihdemir - 14 Nis 2008 - 8:40 pm

    Mister No Bey,

    Değişik endeksler var. benim söylediklerim bu ülkelere gidip gelenlerin gözlemleri. El yordamıyla bir tane buldum.

    Burdaki istatistikler sizin “arkadas gozlemleri”ne dayanarak yaptiginiz cikarimin dogru olmadigini gosteriyor… Ulke ayarlamalarini degistirip Osmanli’yi isin icine katmaz iseniz yada daha farkli bir acidan yaklasirsaniz daha anlamli olabilir…
    Bu arada kendi kendinizi kendi linkiniz ile curuttunuz yahu :)

  23. BetüL - 14 Nis 2008 - 8:45 pm

    Hal o degil, yani kimse ‘batili olacagim’ diye heves edip ’simdi sapiklik edecegim, hemen kokain getirin, anam babam gebersin umurumda olmaz’ diyecek degil. Olabilir mi boyle birsey?

    Olabilir gibime geliyo : )

    Bizim ‘batili’lar bana hos bi genc kizi hatirlatir bi vesileyle defaatle ayni ortami paylastigimiz. Gayet SHIK hos giyinen, ne agir ne abarti kivaminda, yerinde, guzel yapilmis makyaji ve saclariyla bakimli 17 -18 inde bi kizcagizdi. Bi konusmanin arasinda evlerindeki sobayla ilgi biseyler soylerken “zoba” demisti, benzeri bi kelime daha kullanmisti simdi hatirlayamadigim, biraz nerde oturdugunu ailesini falan sorunca Ankaranin cingene mahallesi diye bilinen hirsizi vs unlu bi yerden geldigi anlasildi. ( okuzlere not ;) : hayir, assagilik gormuyorum ya da kiz orda oturuyo diye hirsiz bellemedim, sadece verdigi goruntu ile ayni kisi degildi.)

    Bizim batililar da o kizcagiz gibi oyle gorununce oyle olacaklarini saniyorlar, halbuki ‘zoba’ cok fena siritiyor. Bu sekilcilik sadece mini etekle, sarapla bitmiyor.
    Yani Turk anlasilirligi ile ahlak=namus= cinsellik ile de devam edebiliyor. Mesela cok batiliyim bekaret, evlilik sonrasi iliski felan anlamam, cok batiliyim bikiniyle sokakta gezince ne kadar batili oldigimi daha iyi anlatmis olurum, cok batiliyim en iyi ben icerim, hatta bira icerim -adini benim bilmedigim- diger batili ickilerden icerim raki icmem cunku ben sizin gibi banaaall biri degilim vs vs vs.

    Olabilir mi? Evet, olabilir degil oluyor, cok.

    Hatta cok batiliyim ve cagdasim -kahretsin ne mukemmelim!- en sevdigim et urunu domuz pastirmasidir tipleri bile var. Eksi sozlugu seviyorsunuz biliyorum, orda coklar.

    Baskan bunlari elestiriyor, batililar ahlaksizdir, butun ahlaksizligimizi batidan aldika cikmiyor.

  24. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 8:47 pm

    No bey,

    Fizikçi Bey, bu milletin yüzde 95 inden fazlası Müslüman diyorlar. Demek ki fenalıklar yüzde 5 den geliyor.

    O oran diyenin maksadina gore degisiyor. Mesela eger dine ilisilen bir konuda ‘halkimiiiiz’ denecekse, %99. “Gercek musluman” filan denecekse oran diyenin aklindaki ozellikleri tatmin edenler ile sinirli oluyor (ki Fizikci bey hakli, onun tarif ettigi sekilde davranan insanlar tarif itibariyle zaten kotuluk yapmazlar ne dinden olurlarsa olsunlar). ‘Secim degil Musluman sayimi yapiyoruz’ diye anket de yapilmisti bir zamanlar (bu MSP zamani olabilir) oyle 90lara cikmamisti oran.

  25. BetüL - 14 Nis 2008 - 9:00 pm

    Mr. No

    Bir kadın sanatçı İtalya’dan çıkıp, Slovenya, Hırvatistan, Bosna, Sırbistan ve Bulgaristan’ı otostopla sağ salim geçip Türkiyede tecavüze uğrayıp öldürülüyor ve siz hala Batı Ahlaksızlıkta bizden ileri diyebiliyorsunuz. Ne diyelim, ahlakımızla gurur duyabiliriz.

    Cok uzucu bir olay ama bu ornegin ahlaksizligimiza iyi bi ornek oldugunu sanmiyorum. Bu tip seyler dunyanin hemen yeryerinde olabilir. Bazilarinda daha kolay olur, bazilarinda daha zor.

    Ben de ahlak genellemesi yapilirsa batidan ahlaksiz oldugumuzu ve sinifta kalacagimizi dusunuyorum o ayri.

  26. Mister No - 14 Nis 2008 - 9:03 pm

    Fatih Bey,
    “Bu arada kendi kendinizi kendi linkiniz ile curuttunuz yahu.”
    Tabi ki Venezeulla’nın yolsuzluğunu Osmanlıya bağlamıyorum :)
    Benim düşüncem Osmanlı yolsuzdur şeklinde değil.
    özetleyeyim anlatmaya çalıştığım şey şu:
    Biz diyoruz ya Batıdan ahlaksızlık aldık diye, bazı Balkan ülkeleri de Ahlaksızlığı (yolsuzluk, rüşvet vb) Türklerden aldık, bir türlü kurtulamıyoruz diyorlar.
    Tayyip ve sizin yorumlarınızla, benim arkadaşların yorumları (bazıları think tanklerde balkan uzmanıdır) arasında veri sağlama konusunda bir fark yok:)
    Siz de Batıdan aldığımız ahlaksızlıklarla ilgili bir index,veri, çalışma linki gösterin diyebilirdim değil mi? :)

  27. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 9:06 pm

    Betul hanim,

    Yani Turk anlasilirligi ile ahlak=namus= cinsellik ile de devam edebiliyor. Mesela cok batiliyim bekaret, evlilik sonrasi iliski felan anlamam, cok batiliyim bikiniyle sokakta gezince ne kadar batili oldigimi daha iyi anlatmis olurum, cok batiliyim en iyi ben icerim, hatta bira icerim -adini benim bilmedigim- diger batili ickilerden icerim raki icmem cunku ben sizin gibi banaaall biri degilim vs vs vs.

    Ben de diyorum ki bunlar 80 sonrasinin isleri. Oyle Abdulahmit’in disari yolladigi, yahut memleketteki garip ‘modernlesme’ projelerinin marifetleri olmadigi gibi bahsettiginiz tarz insanlar bu sacma lakirdilari etmeyi birbirlerinden ogreniyorlar, gidip de batidan almis degiller. Nereden biliyorum bunu? Cunku bikini giyenlerin de bekaret filan dedikleri bir nesli taniyorum ben. Yani giyimden cinsellige, cinsellikten artik iyice sagliksiz cinsellige gecis o sekilde olmuyor. (Ki Turkiye’de bir de iyice zivanadan cikmis para manyakligi var o cinsellik islerinde faktor olabilen, o da ‘yerli’ buyuk olcude bu islerin dibini cikartan ve basinda gozuken insanlar yine ‘yerli’ genelev ve pavyon kulturunu yeni devre tasiyorlar). Bunlarin arasinda neden/sonuc iliskisi o sekilde olmadigi gibi ithalat da cok kisitli olmus olabilir.

    O raki/bilmemne karsilastirmasi da ayni yeni tur zottirikligin urunu. Burada ‘batili’ olan ‘ahlaksizlik’ ayni ince propaganda icin dedigim gibi, pazarlama ve medya kanallarindan insanlari bombardimana ugratip sapsirtma hali. O konuda fenersiz yakalanmis olabiliriz. Bundan kacis acik/serbest ekonomilerde cok cok zor olabiliyor. Bakin dini cemaatler dahi basarilarini anlatirken icab ettiginde ’su kadar paraya hukmediyoruz’ gibi bir olcu kullanabiliyorlar. Olculer sasirdi biraz.

  28. BetüL - 14 Nis 2008 - 9:09 pm

    Mister No

    Tayyip ve sizin yorumlarınızla,

    Askerligi berber yaptiniz herhalde.

  29. fizikci - 14 Nis 2008 - 9:10 pm

    Bülent Bey,

    Evet “biz çok iyiydik, batı bizi bozdu” şeklinde eskisi kadar yaygın olmayan sığ bir ezber var toplumumuzda. Ama başbakan bundan bahsetmiyor. O yüzden Barosso’nun laiklik dalgasına sizin sunduğunuz alternatif pek olmamış.

    Mister No,

    bu milletin yüzde 95 inden fazlası Müslüman diyorlar. Demek ki fenalıklar yüzde 5 den geliyor.

    Bu ne şimdi? Gerçekten böyle mi düşünüyorsun, yoksa espiri falan mı? Barosso taklidi mi yapıyorsun? :)

    %95 adam gibi müslüman olsa fenalıklar %95 az olurdu. Yoksa Osmanlı torunları olduğumuz için fenalıklara meyilliyiz Romanya falan gibi diye mi düşünüyorsun? Yunanlı işgüzarlar ahlaksızlığı türkokrasiye bağlıyormuş… Maşallah sen de bir Osmanlıya bir %5′e bağlıyorsun. Karar ver hangisi? :)

  30. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 9:14 pm

    Pekiyi Fizikci bey, ‘ben gulmedim’ dediniz seklinde alayim onu ben. Obur tarafi konusunda ikna olma icin basbakan hakkinda simdi dusundugumden farkli dusunmem lazim ki onu yaptiracak veri yok elimde.

  31. Mister No - 14 Nis 2008 - 9:17 pm

    Betül hanım,

    Bu tip seyler dunyanin hemen yeryerinde olabilir.

    Olabilir ama farklı ihtimallerde. Biz de böyle bir şeyin olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu hepimiz tahmin edebiliriz. Yüzleşmeye hazır değiliz

  32. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 9:20 pm

    Betul hanim, ben de bu “Tayyip” isinin nasil oldugunu merak ediyorum. Mesela Abdullah, Bulent, Abdullatif denmiyor da nicin Tayyip deniyor? Gerci Demirel zamaninda ‘Suleyman’ da denirdi (”Coban Sulu” de denirdi ama kendisi dedirtirdi onu galiba), sarkisi bile var: http://www.youtube.com/watch?v=JOe4Ddcstg0

  33. fizikci - 14 Nis 2008 - 9:21 pm

    Bülent Bey,

    …Oyle Abdulahmit’in disari yolladigi, yahut memleketteki garip ‘modernlesme’ projelerinin marifetleri olmadigi gibi…

    Hah işte o. Başbakan da 1000 öğrenciyi gönderiyor yurt dışına “aman ha” diyor. Olay budur, “batı ahlaksızdır” falan değil. “Batının ahlaksız taraflarıyla değil ilmiyle ilgilenin” diyor yani.

  34. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 9:29 pm

    Fizikci bey, Akif Beki ebcet hesabi ve numeroloji kariyerine donmek uzre vazifesinden istifa ederse bence siz veya egiteceginiz biri munasip olur o is icin. (Yani, benim fikrim degismedi.)

  35. Mister No - 14 Nis 2008 - 9:29 pm

    Betül Hanım,

    Tayyip ve sizin yorumlarınızla,

    Erdoğan mı demeliydim? İçten gelen bir saygı yoksa saygı duyuyormuş gibi yapmanın anlamı yok.

  36. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 9:31 pm

    Hmm serkinin kirpilmis versyonuna link vermisin galiba (yorumlerdan anladim). Su olsa gerek tamami: http://www.youtube.com/watch?v=K-UGlXe2vKo

  37. Mister No - 14 Nis 2008 - 9:34 pm

    Yunanlı işgüzarlar ahlaksızlığı türkokrasiye bağlıyormuş…

    Hah işte Türk işgüzarları da batıya bağlıyor.

  38. BetüL - 14 Nis 2008 - 9:37 pm

    Bulent bey

    Basbakan Abdulhamitten Osmanlinin disariya okusun diye yolladiklari ogrencilerden soz etmis mi o konusmasinda bilmiyorum. Etti ise, demekki onu kastediyor, ne ala. Etmedi ise Fizikci beyin kendi yorumu olabilir. Bilmiyorum. Bildigim sizin ahlaksizlik getirdim deseydi sozunuzu haketmedigi.

    Ben de diyorum ki bunlar 80 sonrasinin isleri.

    Zannetmiyorum. Ornekler belki olabilir ama anlayis cok daha eskilere dayaniyor.

    yahut memleketteki garip ‘modernlesme’ projelerinin marifetleri olmadigi gibi

    Modernlesme projelerinin yan etkileri diyebiliriz.

    bahsettiginiz tarz insanlar bu sacma lakirdilari etmeyi birbirlerinden ogreniyorlar, gidip de batidan almis degiller.

    Cep telefonu degil ki gidip batidan getiresin. Fransada icad edilmis yilin modasina uymamiz icin Fransaya gitmemiz gerekmiyor. Birileri bi sekilde getiriyor, biz yilin modasinin ne oldugunu meakla bekleyen tipler de baliklama atlayip aliyoruz.

    Birileri gidip ingilizce kelimeleri dilimize ihrac etmiyor ama bi suredir TRden uzak biri olarak daha once kullanmadigimiz halde simdi turkce bi kelimeymis gibi ingilizceden devsirme ne cok kelime kullanildigini gormek beni bazen hayrete dusuruyor.

    TRye giderken hep kendimi kasiyorum agzimdan ingilizce bi kelime cikmamasi icin. Gittigimin ilk gunlerinde Anka-Mall da DVDlere bakarken bi kizcagizla carpistik, ben “soo…” diyecek gibiyken -ama demeden- kendimi yakalayip ozur diledim, kizdan aldigim cevap “No puroblem” oldu. Evet bu kiz gidip ihrac etmedi birilerinden duydu, ama birilerinin nerden aldigi da ortada iste.

  39. fatihdemir - 14 Nis 2008 - 9:44 pm

    Mister No Bey,

    Tayyip ve sizin yorumlarınızla, benim arkadaşların yorumları (bazıları think tanklerde balkan uzmanıdır) arasında veri sağlama konusunda bir fark yok:)
    Siz de Batıdan aldığımız ahlaksızlıklarla ilgili bir index,veri, çalışma linki gösterin diyebilirdim değil mi?

    Yapmayin simdi…
    Osmanli’nin altindaki ulkelerin bazilarinin durumunun bizden iyi bazisinin kotu olmasi hicbirsey kanitlamaz. Soylediginiz yerden o yuzden ilk kullandiginiz genelleme cikmaz.

    “Tayyip” ve benim neyi genelledigim de guzel bir soru…. “Tayyip”i bilmem ama ben boylesine “buyuk” bir genellemeyi futbol muhabbeti haricinde ne zaman yapmisim soylerseniz uzerimden bu “lekeyi” temizlerim…. Bu konuda samimiyim…

    Not : Bir de “ahlak” tanimi yapmak lazim…. Aldatmak, Pornografi, Escinsellik, Uyusturucu kullanimi benim icin ahlaksizlik baska biri icin olmayabilir… Isi “rusvet”e indirgemek de ayri bir problem…

  40. BetüL - 14 Nis 2008 - 9:54 pm

    Mister No

    Evet Erogan daha SHIK olurdu. Saygi duymak zorunda degilsin elbette ama bu saygisizlik etmeni de gerektirmez bence.

    ‘Abla’lik hakkimi kullandim :)

    Olabilir ama farklı ihtimallerde. Biz de böyle bir şeyin olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu hepimiz tahmin edebiliriz. Yüzleşmeye hazır değiliz

    Elbette. Ama benim dedigim farkli, bu daha cok ahlaksiz oldugumuzu gostermez diyorum. Batida da eline firsat gecse yapacak kisiler vardir, ellerine gectiklerinde yaparlar da. Ama buralarin duzeni daha oturmus oldugundan ellerine daha az firsat gecer. Mesela cok TR gibi 3. dunya ulkelerine gidip cocuklari taciz eden hatta tecavuz eden batililar var, cunku kendi ulkelerinde yapamiyorlar.

    Zaten bunu ornek kabul edersek, her ahlaksizin bi kadina tecavuz edip oldurebilecegini varsaymis oluruz ki dogru bir varsayim olmaz.

    Kadinlar da otomatik olarak ahlakli olur :)

    Bu ornek sapiklik ve psikolojik rahatsizliklarin ornegi olabilir, ahlaksizligin degil.

  41. Mister No - 14 Nis 2008 - 9:55 pm

    Fatih Bey,
    Linkte

    Slovenya 27
    Estonya 28
    Hungary 38
    Çek Cumhuriyeti 41
    Slovakia 49
    Latvia 50
    Lithuania 51
    Greece 56
    Bulgaria ,Hırvatistan 64
    Romanya 69
    Serbia 79
    Bosna ,Makedonya, Karadağ 84
    Armenia 99
    Albania 105

    İlk 7 ülke Doğu Avrupa ülkesidir ve Osmanlı toprağı değildir. Listede yukarıda olan yolsuzluk konusunda daha temizdir. yani 1. en temiz ülke, 179 en yolsuz ülke. (Macaristan tam Osmanlı eyaleti olmadı)
    Greece den sonra Osmanlı toprağı başlar. Burada beni yanıltan tek ülke Hırvatistan. Avust-Macaristan toprağı olduğu halde yolsuzların arasına girmiş. Tam da bilmiyorum aslında, belki atalarımız almıştır.

    Burada Türkokrasi ile tutarsız davranan tek Hırvatistan var. (kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan gibi Türki cumhuriyetlerden hiç bahsetmiyorum, belki onlara Ruslardan geçmiştir. )

    Avrupanın en yolsuzları bizimkiler, Dünyayı bakmayalım çünkü Japonya’dan ahlaksızlık ithal ettiğimizi söyleyen olmadı.

  42. Mister No - 14 Nis 2008 - 9:59 pm

    Betül Hanım,

    Saygi duymak zorunda degilsin elbette ama bu saygisizlik etmeni de gerektirmez bence

    Mustafa Kemal deyince de saygısızlık oluyor mu? Ben Atatürk demiyorum da.

  43. Mister No - 14 Nis 2008 - 10:06 pm

    Ahlaksızlık ithalı var, bir de bizim ihracatımız var, belki cari fazla bile veririz :)

    İki tane linkle günü tamamlayayım.
    Bacca’nın Katledilmesi

    Bu konuda yine topluca bir riyakârlık ayinine çağırılıyoruz.
    Elbette büyük gazete, meşrebine uygun olarak, milli savunma refleksiyle Pippa’nın kız kardeşinin sözlerini manşet yapmıştı:
    “Kötü insanlar her yerde var.”
    Bu yürek yakıcı hikâyede bu toprakların yerleşik nizamını, ideolojik örüntülenmesini çarpıcı bir biçimde dışavuran nokta, katilin dedikleriydi. Katil, yakalanmadan önce televizyonda Bacca’nın kayıp olduğu haberini izlerken “AB’ye rezil olduk. Hangi şerefsiz acaba?” demiş.

    Perihan Mağden Birliği

    Büyük muhafazakâr zeminin en temel yapı taşı nedir? Edebin ahlakın önünde olması.

    Muhafazakâr toplumların en büyük ‘başarısı’ budur. Ahlakı ve dolayısıyla ahlaksızlığı mahrem kılmak. Kolu kırıp yen içinde bırakmak. Bunun söylemini ve zalim imkânlarını her gün tekrar tesis etmek.
    Bu yüzden Norveç, dünyada ‘ensest’in en çok rastlandığı ülkedir. Türkiye’de Pakistan’da ya da muhafazakâr Yunanistan’da ‘ensest’ neredeyse yoktur. Çünkü büyük ve gizli bir dayanışmayla görünmez olmuştur.
    En ahlaksız cümleyi, en ‘edepli’ kelimelerle söyleyin, dünya sizin, bu topraklar sizin. Hele bir de o cümlenin üzerinde yarı-akademik ‘bilgi’
    sosu gezdirirseniz, tadından yenmez.

  44. BetüL - 14 Nis 2008 - 10:10 pm

    Bulent bey

    Bu ‘Tayyip’ konusu surdan geliyor bence;

    Ak parti - AKP - AKePe

    Basbakan - Erdogan - Tayyip

    Ben bey -hanim - sifatlara felan takilan biri degilim ama bizim kulturumuzde bu boyle. Ozel hayatimda cok kullandigim bisey degildir “bey/hanim” yine de benim bey/hanim diye hitab ettigim birinin bana ismimle hitab etmesi hosuma gitmez (arada bey/hanima gerekyok falan diye bi konusma gecmedi ise tabii : )

    Bi tanidigim konumu geregi kendinden yasca oldukca buyuk kisilere bile, kendi emrinde olduklari icin ve rajon onu gerektirdigi herkes oyle yaptigi icin isimleriyle hitab ediyor. Beni nasil tirmaliyor bu anlatamam. Halbuki burda ben de yas konum ayrimi yapmadan insanlara gayet rahat isimleriyle hitab ediyorum. Cunku buranin kulturu bizimki gibi bunu saygisizlik olarak gormuyor.

    Bizim kulturumuzde senden 15 yas buyuk birine Ahmet sunu yap diyemezsin, Basbakana ilk adi ile hitab edemezsin. Edersen bir tek manaya gelir.

  45. BetüL - 14 Nis 2008 - 10:20 pm

    Mustafa Kemal deyince de saygısızlık oluyor mu? Ben Atatürk demiyorum da.

    Mustafa Kemal durumu soyadi kanunundan once ile baglantili bence.

    Ataturk diyemeyenlerin Sayin Mustafa Kemal demeleri caizdir.

  46. BetüL - 14 Nis 2008 - 10:30 pm

    Bulent bey

    Onceki yorumlardan birine ek:

    Cunku bikini giyenlerin de bekaret filan dedikleri bir nesli taniyorum ben.

    Sozlerimden bikini giyenler bekaret demez mi anlasiliyor? Bu sozler sizden gelince hayretle ve yanlis anladim herhalde diye bikac kez okudum. Yapmayin.

  47. fatihdemir - 14 Nis 2008 - 10:31 pm

    Mister No Bey,
    Madem oyle cumleleriniz uzerinden gidelim…
    Ilk soylediginiz sey su :

    “Rüşvetin, yolsuzluğun, adam kayırmanın yaygın olduğu ülkeler neden Slovenya, Çek Cumhuriyeti değil de Romanya, Bosna, Sırbistan, Makedonya gibi Osmanlıdan ayrılan ülkeler bunu hiç düşündünüz mü?”

    Simdi Erdogan’in sizin yada benim “ahlaksizlik” deyince aklimiza gelmesi gereken seyin “rusvet, yolsuzluk, adam kayirma” olmasi gerektigini ima eden sizziniz burada…

    Cunku biz “ahlak” kelimesi uzerinden konusurken bunu siz getirdiniz…

    Ayrica ilk yorumunuzda olayin “Bati”dan alinan yada verilen ile ilgili bir baglami yoktu… “Osmanli’dan ayrilan ulkeler” tanimini yapmistiniz ki listede Osmanli’dan ayrilan ulkeler’den yalnizca birkac tanesi Turkiye’den daha kotu durumda…
    25(Spain)
    27 (Slovenya)
    30 Israil
    32 Katar
    33 Malta
    34 UAE
    39 Kibris
    39 Macaristan
    41(Czech)
    (41 Italy)
    46 Bahrein
    51 Jordan
    53 Umman
    56 Yunanistan
    60 Kuveyt
    61 (Polland! (4.2))
    64 Bulgaristan, Hirvatistan, Turkiye (4.1)

    Simdi Osmanli altinda yasamis yada yasamamis bir suru ulkenin durumu boyle iken “bolge kulturunden” degil de “Osmanli”dan kaynaklanan birseyi ima eden sizdiniz…
    Yukardaki listeden nasil oyle bir sonuc cikariyorsunuz hayret ediyorum…
    Ara ulkeleri ne yapiyorsunuz bu manada?

    Simdi sorunuza bu noktalar uzerinden cevap verince “Elbette ki dusunduk ve Osmanli=Corruption” korelasyonunun “bu bilgiler isiginda” kel alaka bir korelasyon oldugunu ve ulkeden ulkeye farklilik gosterdigi icin bir sonuca varmanin imkansiz oldugunu farkettik…. Ayrica konunun ilk cikis noktasi “ahlak” oldugu icin de bu tur bir bilginin bu asamada sunulmasinin “tarafli” oldugu da benim dusuncem idi…

    Tayyip Erdogan’in yasadigi dunyada kullandigi kelimelerin “anlamlandirilmasi” sirasinda Erdogan “ahlaksizlik” deyince benim aklima ima ettigini dusundugum sey olarak “cinsellik” gelirken sizin akliniza gelen seyin “rusvet ve adam kayirma” olmasi bu manada Erdogan’i ikimizden birinin yanlis tanidigi, anlamlara farkli manalar yukledigi gibi sonuclara vardiriyor beni…

    (Macaristan tam Osmanlı eyaleti olmadı)

    Bu “tam uyelik” nasil olunuyordu o zaman???

    Vesselam mesele “Ahlak” olunca “buyuge saygi” da isin icine girmeli “bacak bacak ustune atma” da “anne babanin onunde sigara icmek” te…

    Tum bu seyler goz onune alindiginda Turkiye’de “carpitma” kulturunun de nasil gelistigi anlasiliyor… Biri bati manasinda laiklik kelimesini kullanip laik degil diyor oburu Turkiye manasinda kullaniyor ve yeni manalar yukluyor kelimeye… Ahlaksizlik kelimesi de boyle… Demokratlik, liberallik, taraftarlik da boyle… Anlamiyorum ki her kelimeyi yeniden tanimlamak zorunda birakilarak “oteki” ile nasil iliski kuracagiz… Oteki’ni nasil anlayacagiz…

  48. fatihdemir - 14 Nis 2008 - 10:38 pm

    Mister No Bey,

    Mustafa Kemal deyince de saygısızlık oluyor mu? Ben Atatürk demiyorum da.

    “Mustafa’nin kendi heykellerinin dikilmesi karsisinda sessizligini korumasi bana hep garip gelmistir, yada paralara resmini basmasi” deyiverin bakalim da ne isler gelecek basiniza :p
    Walla bundan gayri “Mustafa” deyiverin okulda falan konusurken… Sonra sonuclari bize bildirin ki hatalarinizdan ders alalim :)

  49. Bulent Murtezaoglu - 14 Nis 2008 - 11:00 pm

    Betul hanim,

    Sozlerimden bikini giyenler bekaret demez mi anlasiliyor?

    Bilmiyorum, belki oyle gozukmus bana? Aklimdakine vesile etmis de olabilirim. Yani gidisati o sekilde kurunca bunlarin arasindaki ilsiki hem kacinilmaz hem ithal gibi oluyor. Demek istedigim suydu: giyim kusam veya kac santimetrekare et kapanacak hesabi ile, cinselligin turlu cesidi arasindaki atlama makul bir atlama degil. Birinin kopyasi otekini gerektirmiyor. Giyimi gormek ve taklit etmek kabil/kolay. Otekinde cok ciddi ve ciddi sonuclari olan kulturel engeller var ve giyim o engelleri kaldirmiyor. Zaten batili soyle batili olunsun denince de zaten ne birbirinizi becerin mutemadiyen deniyor ne uyusturucu kullanin ne ailenizi perperisan yalniz birakin. Buralarda devamli bulasirim farketmissinizdir, tahminen RTE’nin de zamaninda dinledigi ‘bunlar fahise’ doldurusu (ki ben IHL kokenli degilim ve ben de cok duydum) ve ondan bir adim gerideki “acilinildi ve fahiselesildi” cikarimi cok populer olabiliyor. Halbuki cinselligin bu simdi sikayet edilen sekilde ifadesini saglayan dinamigin o projeden bagimsiz gelistigini buyuk ihtimalle 80 sonrasi gelismelere bagli olabilecegini dusunuyorum. O projenin 50. yilinin resmi de hafizamda oldugu icin onu takip eden yirmi senedeki degisim ile ilk elli senedeki degisim arasinda nitelik farki oldugunu ve tetikleyicinin farkli bir surec olabilecegini dusunuyorum. Bikinisi batili/cinselligi burali oradan aklima geldi. Simdi ‘burali’ daha degisik oldu tabii.

  50. BetüL - 14 Nis 2008 - 11:34 pm

    Buralarda devamli bulasirim farketmissinizdir, tahminen RTE’nin de zamaninda dinledigi ‘bunlar fahise’ doldurusu (ki ben IHL kokenli degilim ve ben de cok duydum) ve ondan bir adim gerideki “acilinildi ve fahiselesildi” cikarimi cok populer olabiliyor.

    Ben sekilcilikle ilgili oldugunu varsaydim. Fizikci bey Osmanli zamanda olanlardan ders almak adina soylenmis oldugunu varsaydi. Siz sizinde isittiginiz doldurus ile edilmis sozler oldugunu varsaymissiniz. Siz bu doldurusa ne kadar geldiniz bilmiyorum ama o zaman gelmis oldugunuzu varsaysak bile bu gun ettiginiz bir cumleden o zamanin kalintilarini ve dolduruslarini armak ne kadar dogru olurdu. Herhalde boyle dusunmenize sebep olacak baska seyler de isittiniz.

    Halbuki cinselligin bu simdi sikayet edilen sekilde ifadesini saglayan dinamigin o projeden bagimsiz gelistigini buyuk ihtimalle 80 sonrasi gelismelere bagli olabilecegini dusunuyorum. O projenin 50. yilinin resmi de hafizamda oldugu icin onu takip eden yirmi senedeki degisim ile ilk elli senedeki degisim arasinda nitelik farki oldugunu ve tetikleyicinin farkli bir surec olabilecegini dusunuyorum.

    Ben batililastirma ile direk alakali oldugunu dusunuyorum, son 20 senedeki farkin bu zamanda nasil daha iyi batili kopyacisi olabilecegimizi daha iyi ogrenebilecegimiz cesitli araclarin olmasina bagliyorum. Farketmez. Sonunda baslangicinda ve gelisiminde buyuk bir etkisi oldugunu kabulediyoruz anlasilan. Bu yeterli.

  51. BetüL - 14 Nis 2008 - 11:36 pm

    Ithal yerine ihrac deyip durmusum. Pardon.

  52. Fatih Terim - 15 Nis 2008 - 12:11 am

    Gene sahsima bir takim dokundurmalar yapilmis. Bunlari kiniyorum. Bir de AB, ABD kim oluyor? Herkes tabeleye bakmaya davet ediyorum. Ben imparator oldugum icin tek parti taraftariyim. Ben, futbolcunun cevik ve laik olanini severim, Adana kebap yerse daha da iyi olur. Hakan Sukur ne oluyor diye sorabilirsiniz.. Kemal Sunal’a bu kadar benzemeseydi takima almazdim, o gol atiyor ben guluyorum.. Yarabbi sukur.. Bakin gene gulme krizi tuttu… Allah hepinizi boyle guldursun. Sevgilerle, bol kebapli gunler dilerim,

    Sovalye Doktor Imparator Fatih,

  53. knz - 15 Nis 2008 - 12:32 am

    fuzuli ,selam verdim rüşvet değildir diye almadılar dediği zamanlar batıdan ilim de almıyorduk.

    300 yıl batıdan ilim almadık., çünkü topları nasılsa macar topçuya döktürüyorduk.
    ilme ihtiyacımız olmaz sanıyorduk.

    o zamanlarda da hem yüksek kaldırım, hem de namus cianayetleri , hem aile için tecavüz( gizli kapaklı olursa nedense ahlaksızlık sayılmıyor), hem de yüksek kaldırım zaten vardı, bekri musatafa da gizli içtiğine göre asayiş berkemaldi..

    biz toplum olarak ahlaksızlığın görülmeyenini ve gizli olanını severiz.

    netice de osmanlı olarak, toplumca duvara tosladığımız da ( yani tefecilere dahi borçlandığımızda ) ilim için batıya gittik. hem 300 yıl geç kalmıştık, Fakat malesef o ilmin pek merakslısı da değildik.

    şimdi ben başbakan ne demek istedi çok endişeliyim.
    ilimden cep telefonu anlaşıldığına eminim.
    sanattan ne anlaşıldığından emin değilim.

    ahlaksızlıktan ne kast edildiğinden ise çok endişeliyim.,

    çünkü nüfüsü 2 milyon fazla olan şehirlerde yüksek nüfüsa sahip yerleşimlerin ortaya çıkardığı sorunlar sadece batıya ait değildir.. bizde sanayi sonrası oluşan şehirleşme kültürünü ve sorunlarını batı zanetmek gibi çok vahim yanlış var.

    o zaman batıdan gelen ahlaksızlık ne ? medeni hukuku kastetmiş olmasın sakın.
    kadının şahitlik hakkı, erkeğin kadına uyguladığı şiddette haklı taraf oalbileceği gibi
    düşüncelerle batıya karşı durmuş olmasın, endişem budur..

  54. Suat - 15 Nis 2008 - 1:19 am

    Hımm, madem mal bulmuş mağriplik durumları var, belatı vurmak var, benim de katkım olsun, ‘Batı ahlakı’na örnek vereyim:

    http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=39731,10,104&tarih=13.05.2006

    http://www.milliyet.com.tr/2006/08/10/yazar/dundar.html

    Acaba ABD/Almanya falan da Osmanlı eyaleti miymiş zamanında birisi bakıversin bizahmet artık.

  55. Suat - 15 Nis 2008 - 1:49 am

    Şimdi aklıma geldi, bir de Fuzuli’den çok daha öncesine dair bu taraflardan bir örnek vereyim:

    http://www.dusunceler.org/tarih/2006/11/18/bir-mektup/

    O zamanlar Avrupa’nın nelerle iştigal ettiğini yine bir başkası bulsun artık. (Madem konular özünden kopartılıyor, ucuz ucuz analizler yapılıyor, belatının hakkı vermek lazım.)

  56. BetüL - 15 Nis 2008 - 2:15 am

    selam knz*

    şimdi ben başbakan ne demek istedi çok endişeliyim.

    Endiselenme, yok bisey.

    ilimden cep telefonu anlaşıldığına eminim.

    himm *

    sanattan ne anlaşıldığından emin değilim.

    himmm..

    ahlaksızlıktan ne kast edildiğinden ise çok endişeliyim.,

    Nicun? *
    :)

    *- Siddetli tahrik unsuru var.

  57. afşar - 15 Nis 2008 - 2:15 am

    kalkınmayı devlet eliyle oluyor sananlar için g. kore örneği aldatıcı. zira iflas müessesesinin devlet zoruyla dondurulması ve kredi manipülasyonu gibi konulardan dolayı 98′de patlayan krizin en büyük sorumlusu devlet müdahalesi. yanlıyorsam lütfen düzeltin.

    g. korenin ithalatına bakılmış mı mesela? herkes anladığım kadarıyla sanıyor ki g. kore “hep satıp hiç almayan”, devleti çok akılcı müdahalelerde bulunan bir ülke…

    onun dışında ” sen işine bak kardeşim, darbemize de karışma” tarzı bağımsızlıkçılık da harbiden cozuttu. “cozuttu” filli umarım herhangi bir dinci anlam içermiyordur, yoksa hapı yuttuk..

    saygılar,selamlar.

  58. BetüL - 15 Nis 2008 - 2:26 am

    Suat bey

    ABD ve AB tam Osmanli eyaleti olmamisti ;)

    Fatih Terim bey

    Bu ‘tabele’yi Kibariyenin annesinin dilinde de (bknz. “şefeer”) soyler misiniz? Hani tum dunya Imparator neymis kac dil bilirmis gorsun diye, pls.

  59. knz - 15 Nis 2008 - 6:51 am

    ucuz yorum bence batıdan aldığımız kötü şey nedir sorusunda
    ” ahlak ” gibi muğlak ve belirsiz bir ifade kullanılması olmuştur.
    bu kelimeyi sık kullanmak, hele siyaseten kullanmak çok yalnıştır.
    kısa zamanda getirisi olablir ama sorumluluk açısından çok yanlıştır.

    gebzedeki o kamyon şöförüne sorsak, bir kadının tek başına otostop yapması batının ahlaksızlığıdır., belki de günlük dilde en çok ahlak kelimesini kullanan o adamdır.
    o kadar manipilasyona açık kelimedir.

    eğer kast edilen ahlak tanımı saidi nursinin pazar günü raikalde yayınlanan alıntısında olduğu gibiyse, ben batıdan alınan ahlaksızlığın medeni kanun olduğunu düşünürüm.
    ve elbette endişelenirim.

    Bazıları için barrossa’nın mezarlık ve anıt ziyaretinde eli cebinde dolaşması batının ahlaksızlığı olarak algılanmış olabilir yani. biliyorsunuz biz büyüklerimizin yanında bacak bacak üstüne atmayız vs vs.. Bizlerin batılılara çok hava attığımız doğulu davranış biçimlerimiz vardır. Mesela bir tayland’lının bir anıt ziyeretinde böyle bişey yapmayacağını adımız gibi biliriz.

    Barossa siyasetten laikliği eleştirebilir. onlar siyaseten ermeni soykırımını da kabul ettiler. Tarihçilere ait bir konuyu siyasetten kabul ettiler.

    Perlementoları kabul etti. Biz de nasıl mahkemeler ve siyaset ayrıdır. Onlarda da ayrıdır. Barasso siyaseti temsil ediyor, avrupa hukukunu değil.

  60. FST - 15 Nis 2008 - 9:43 am

    Fatih Terim Hocam (Doktore),

    Gene sahsima bir takim dokundurmalar yapilmis. Bunlari kiniyorum.

    Bir takım densizlere haddini bildirebilmek için yakın zamanda profesör ünvanı alan zatı alinizden istimdat eyledik. Hoşgörün.

    Bir de AB, ABD kim oluyor? Herkes tabeleye bakmaya davet ediyorum. Ben imparator oldugum icin tek parti taraftariyim. Ben, futbolcunun cevik ve laik olanini severim, Adana kebap yerse daha da iyi olur. Hakan Sukur ne oluyor diye sorabilirsiniz.. Kemal Sunal’a bu kadar benzemeseydi takima almazdim, o gol atiyor ben guluyorum.. Yarabbi sukur.. Bakin gene gulme krizi tuttu… Allah hepinizi boyle guldursun. Sevgilerle, bol kebapli gunler dilerim,

    Sovalye Doktor Imparator Fatih

    İşte tam bir profesör. Konuyu bir paragrafta özetleyivermişsiniz. Buradan sevgili Hakan’a da selamlarımı gönderiyorum (Hıncal çık aradan).

  61. MisterNo - 15 Nis 2008 - 12:48 pm

    Fatih Bey,
    Katar,Bahreyn,Arabistan vs Osmanlıyla güçlü etkişime sahip ülkeler değil. Örnek Sırpçadaki Türkçe kelimeler ile Arapçadaki Türkçe kelimelerin sayısına bakın :)
    Osmanlı etkisi hakkında bir korelasyon olsa bile bu bunun bir nedensellik olacağı anlamına gelmez. Böyle savunabilirdiniz. Ahlakı ne taraftan alırsanız alın,sarayı cariyelerle doldurmak ahlaki mi? Şimdi kimse çıkıp harem eğitim yuvasıydı,akademiydi felan demesin lütfen.

    Osmalıdan daha gerilere gidelim, Dünyaca meşhur Çin seddi bizim yağmacı, hırsız atalarımızı durdurmak için yapılmıştır :)

    Korelasyona felan gerek yok, bizim ahlakımızın abidesi dimdik ayakta. Çin seddi ucuz analiz de değil,kapı gibi orada.
    Benim ilgilendiğim konular Osmanı etkisi veya yan etkisi değil,Anglo Sakson etkisi daha ilgi çekici.

  62. MisterNo - 15 Nis 2008 - 12:50 pm

    Fatih Bey,
    Mustafa’ya Kemal derim. Tabii ki okulda değil.Okulda üç harfliye (RTE) de Tayyip demem.

  63. MisterNo - 15 Nis 2008 - 1:06 pm

    Şimdi ben Türkleri yağmacı filan diyebilirim de 301 e bakmam lazım.Başıma iş açmayayım :)

  64. Bulent Murtezaoglu - 15 Nis 2008 - 2:34 pm

    No bey,

    Benim ilgilendiğim konular Osmanı etkisi veya yan etkisi değil,Anglo Sakson etkisi daha ilgi çekici.

    Iyi, bu incelenmeye deger birseydir ama linklediginiz Heritage Foundation listesinin zaten o kulturde baskin olan ‘ozgurluk’ ve ‘yolsuzluk’ anlayisini olctugunu de akilda tutmak lazim.

  65. Rumuzyok - 15 Nis 2008 - 2:41 pm

    Mr. No,

    Bence bu Çin Seddi meselesinde yanılıyorsun. Benim okuduğum kadarıyla olayın özü şu:

    M.Ö 2. yy’da Çin’in Qing Hanedanı ülkedeki feodal derebeyliklerini ortadan kaldırmak, merkezi yönetimi güçlendirmek için askeri seferler düzenlemeye başlıyor. Bu döneme dek göçebeler Çin’in içlerindeki su kaynaklarına, otlaklara rahatça erişebiliyorlarmış bu parçalanmış feodal toprak beylikleri arasından. Merkezi hükümetin giriştiği savaşlar neticesinde göçebeler otlaklardan ve su kenarlarından atılmışlar. Feodal toprak beyliklerine baş eğdirilmiş. Çin ülkesi içinde merkeziyetçi bir yönetim tam egemen olmuş. Verimli otlaklardan ve su kaynaklarından mahrum kalan göçebeler ile Çin yönetimi arasında savaşlar başlamış. Göçebeler Hiongh-su (Türkçesi ile Hun) önderliğinde birleşmiş Çine karşı savaşmışlar. Çin bu göçebeleri yenip topraklarından tasfiye etmiş.. Bunun sonucunda Türkler batıya doğru yönelmişler

  66. Rumuzyok - 15 Nis 2008 - 2:43 pm

    Eski osmanlı dominyonlarında görülen bu yolsuzluk da bence özelde Bizans kaynaklı. Kadim güçlü devlet geleneğinin, devletten başka iktisadi aktör olmaması ile bağlantılı.

  67. fizikci - 15 Nis 2008 - 3:07 pm

    Rumuzyok, boşuna nefes tüketme. Adı üzerinde Mr. No’ya anlatamazsın. Ahlaksızlığın sebebi Osmanlıdır, Çin Seddi yağmacı Türkler için yapılmıştır(!)

    Hayır işin komik tarafı kimse ahlaksızlığın sebebi batıdır demiyor ki, niye gücünüze gidiyor, bu gayretkeşlik niye? :)

  68. Rumuzyok - 15 Nis 2008 - 3:24 pm

    Fizikçi,

    Mr. No ile aynı siyasi çizgideyim diyebilirim. Sadece bu hususta Türklere haksızlık ediyordu. Onu düzelteyim dedim.

    Sizin dediğinize gelirsek,

    Bizim muhafazarın kesimin Batı’nın ahlaksızlığından anladığı, Batı’daki özgür cinsel yaşam temelde. Bence cinsel özgürlük yanlısıyım.

  69. Rumuzyok - 15 Nis 2008 - 3:49 pm

    Yazmayı unutmuşum.
    Çin-feodaller-göçebeler savaşları neticesinde, feodal beylikler arasındaki kaleler birbirine bağlanmış duvarlar inşa edilmiş ki, ülke sınırları belirlensin, göçebeler tekrar geri gelmesin.. 12. yy’da Moğollara karşı eski duvarlara yenileri eklenmiş Çin Seddi bugünkü halini almış.

  70. Bulent Murtezaoglu - 15 Nis 2008 - 4:07 pm

    Rumuzyok bey,

    Bu Cin Seddi ve Turkler veya Turki kavimler arasindaki iliskinin dillendirilmesi bir yerde ‘vay be, bizimkiler neymis ki adamlari bu kadar masrafa sokmus ve duvar yaptirtmis’ seklinde bir ortulu boburlenme tarzindan ibaret de olabilir. Tarihsel gerceklerle uymasi cok onemli degil denenin, eger soylenme sebebi o hissiyati aktarmak ise. No bey boyle midir bilmem tabii.

  71. Rumuzyok - 15 Nis 2008 - 4:23 pm

    Bülent Bey,
    Tabii işin o yönü de var :-)

  72. fatihdemir - 15 Nis 2008 - 6:40 pm

    Mr No Bey,
    Yukarida yazdiklariniz kayitli :)
    Mesele nerden nereye gelmistir bellidir. Turklerin diger milletlerden ekstra ne bir ahlaksizligi ne bir fazlaligi var. Benim elestirdigim sey nedenini “Bize” baglamanizdi…

    Cin seddinin yapilmasinin nedeni ise “Turk ve Mogol” kavimlerinin saldirilarindan korunmaktir. Dogrudur. Ama ayni zamanda “dunyanin en uzun mezarligi” da denir… Yapiminda 1 milyondan fazla Cin’linin olene kadar calistirildigindan olunce de yerine yeni birinin konuldugundan bahsedilir…

    Bir tarafta “medeni” Cin ve milyonlarca olu, diger tarafta “barbar” Turk koy basip vergi aldigi icin…. Yok oyle birsey….

    Bir de su harem konusunda birsey soyleyecegim : Bizim haremde yapilan butun “ahlaksizliklari” bir araya getirseniz su anglo-sakson-french derebeylerinin “ilk gece hakki” kadar olamaz….

  73. knz - 15 Nis 2008 - 6:45 pm

    A

  74. knz - 15 Nis 2008 - 6:47 pm

    hehe kendi hızıma yetişemedim :)

    avrupa hukuku diyecektim, avrupa çöktükten sonra çökecektir.

  75. Mr No - 15 Nis 2008 - 11:44 pm

    Fatih Bey,

    Mesele nerden nereye gelmistir bellidir. Turklerin diger milletlerden ekstra ne bir ahlaksizligi ne bir fazlaligi var. Benim elestirdigim sey nedenini “Bize” baglamanizdi

    Burada sizinle aynı kanıdayım. Bize bağlamaya gelince:
    Dün Pacca cinayeti ile ilgili medyada yazılan ve söylenenlerin üstüne RTE’nin batının ahlaksızlıklarını aldık lafı gelince iyice dengem bozuldu. Bu adam böyle söylerken Türkiye’de yabancı kadınlara karşı tutum ortada. Bu ahlaksızlığın ithal olduğunu sanmıyorum. Dine, Osmanlıya, Türklüğe bağlamak da yanlış olur. RTE her şeye rağmen bunun böyle olmadığını söyleyemeye devam edecektir. Çünkü gözleri vardır görmez, kulakları vardır duymaz.

    Fizikçi Bey,
    “Hayır işin komik tarafı kimse ahlaksızlığın sebebi batıdır demiyor ki, niye gücünüze gidiyor, bu gayretkeşlik niye? ”

    Siz de anlayamazsınız Fizikçi Bey. Mr No olmak demek behemahal Mr No’nun yaşadıklarını yaşamak değildir.

    Rumuz Yok Bey,
    Tarihi bilgi için teşekkür ederim.

    Eski osmanlı dominyonlarında görülen bu yolsuzluk da bence özelde Bizans kaynaklı.

    Bizans kaynaklı olmasına fazla itiraz gelir mi acaba :)
    Olabilir de.

    Betül Hanım,
    ABD’nin Osmanlı eyaleti olmadığı doğrudur :) AB artık tamamen değil.
    Selam.

  76. Bulent Murtezaoglu - 15 Nis 2008 - 11:59 pm

    No bey,

    Dün Pacca cinayeti ile ilgili medyada yazılan ve söylenenlerin üstüne RTE’nin batının ahlaksızlıklarını aldık lafı gelince iyice dengem bozuldu.

    Benim ‘marifetim’ bu, isin bu mecraya girecegini tahmin edemedim (savunan cikar diye beklemiyordum). Benim aklimdaki, AKP hukumeti AB’nin isine gelmese, o agizlardan cikabilecek alternatif dokundurmalardi. Benzer bir isi ABD, basbakan “PKK’nin tanki var” (hatta siz veriyorsunuz imasiyla belki) mealinde laflar ettigi zaman hatir ederek yapti diye dusunuyordum. O cinayetle bir araya gelecegi ve o acidan insanlari kizdiracagi aklima gelmedi dedigimin. Kusura bakmayin.

  77. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 12:23 am

    Mr No Bey,
    Bizans‘in etkilesimi ve elindeki topraklar biraz daha farkli… Italya da var isin icinde…
    O yuzden Bizans hakkinda biri “gercek” olmayan bilgilere yada “bilmem neredeki arkadasim dedi, adamlar melek gibi insanlarmis, bizimkiler ise uckagitciymis” benzeri “baskalarinin gozlemlerine dayanan” bilgileri sorgulayabilecek kadar kendini Bizansa yakin hissediyor mudur ? bilemem…

    Gerci boyle seyler guzel oluyor, insan ogreniyor. Biri cikip Guney Kore’nin yukselisi diyor, sonra ogrenmek degil “curutmek” adina gidip Guney Kore’nin yukselis tarihini arastirip karsi yonde bilgiler kullaniveriyoruz… (Gerci herkesi de zan altinda birakmamak lazim, eminim ogrenmek adina haraket edenler de vardir)

    Ben de bugun sabahtan beri -gittigini sandigim icin gobek atarak sevindigim- su adamin yazisinda atladigi diger dersler ne olabilir ile ugrasiyorum….
    Yani adamin diger dersleri atlamasindaki nedenin kesinlikle “nefret” ettigi kesimin isine yarayacak seyler oldugunu dusunuyorum… Galiba buna sartlanmislik diyorlar :)

    Bunun bir benzeri de sizde var gibi Mr No Bey… RTE’yi falan gozunuz kesmediginden herhal… Benim farkim bunu kabul etmem :) “Hastaligi” kabul etmek iylesmenin yarisi imis… Siz de kabul edin siz de iyilesin…

  78. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 12:37 am

    Bulent Bey,

    Benim aklimdaki, AKP hukumeti AB’nin isine gelmese, o agizlardan cikabilecek alternatif dokundurmalardi.

    Zaten yukaridaki arkadaslarinda soyledigi sey genel olarak “o” dokundurmanin yanlis olacagi…
    Yani ben “AKP yada AB yanLISI” oldugum icin degil o ifadenin orada ifade edilebilecek bir ifade olmadigi icin savundum onu…
    Mesela AB’liler gelse “Bu mecliste konusuyorum ama bir Ecnebi olarak burada konusmam 301′inize gore Turkluge hakaret degil di mi?” falan dese mesela hic bir itirazim olmazdi…
    Ne biliyim Barusso “DTP”nin kapatma davasi hakkinda konussa tepkim AKP’nin gibi olmazdi ama bunun sebebi “yalniz kendine Musluman” olayi degil, DTP’lileri ve soylemlerini ve amaclarini bilen biri olarak bu boyle olmazdi…
    Baas’a ne kadar konusma “ozgurlugu” veriyorlarsa onlari o kadar konustururdum… AB’yi istememiz bu yuzden onlerinde “egilecegimiz(iki yonde de)” anlamina gelmiyor tabi…

    Tayyip Erdogan’in “islami” dusuncelerinden dolayi bati manasinda “cinselligi” “ahlaksizlik” olarak “genel goruslerinde” yanlis olarak tanimladigini yada harbiden oyle dusunen bir adam oldugunu da kabul edebilirim…

    Ama tekrar soyluyorum, burada “benim” acimdan meseleye “Ahlaksizlik” dahli sizin kanaatimce ornegi yanlis kullanmaniz ve Mr. No Beyin de kelimeyi oyle alarak onun uzerinden diger degerlere yaptigi haksiz elestiriler oldu…

    Tekrar belirtmek isterim…

  79. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 12:38 am

    Mr No Bey,
    Bizans‘in etkilesimi ve elindeki topraklar biraz daha farkli… Italya da var isin icinde…
    O yuzden Bizans hakkinda biri “gercek” olmayan bilgilere yada “bilmem neredeki arkadasim dedi, adamlar melek gibi insanlarmis, bizimkiler ise uckagitciymis” benzeri “baskalarinin gozlemlerine dayanan” bilgileri sorgulayabilecek kadar kendini Bizansa yakin hissediyor mudur ? bilemem…

    Gerci boyle seyler guzel oluyor, insan ogreniyor. Biri cikip Guney Kore’nin yukselisi diyor, sonra ogrenmek degil “curutmek” adina gidip Guney Kore’nin yukselis tarihini arastirip karsi yonde bilgiler kullaniveriyoruz… (Gerci herkesi de zan altinda birakmamak lazim, eminim ogrenmek adina haraket edenler de vardir)

    Ben de bugun sabahtan beri -gittigini sandigim icin gobek atarak sevindigim- su adamin(Ozkok’un) yazisinda atladigi diger dersler(College of the Six Days Works) ne olabilir ile ugrasiyorum….
    Yani adamin diger dersleri atlamasindaki nedenin kesinlikle “nefret” ettigi kesimin isine yarayacak seyler oldugunu dusunuyorum… Galiba buna sartlanmislik diyorlar :)

    Bunun bir benzeri de sizde var gibi Mr No Bey… RTE’yi falan gozunuz kesmediginden herhal… Benim farkim bunu kabul etmem :) “Hastaligi” kabul etmek iylesmenin yarisi imis… Siz de kabul edin siz de iyilesin…

    Not: Linkler yuzunden spam oldu da tekrar linksiz yollayayim dedim…

  80. Bulent Murtezaoglu - 16 Nis 2008 - 12:47 am

    Fatih bey, sizin ora kaynakli ve yeni Turkce’ya gecmis tabiriyle not ettim efendim.

  81. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 1:12 am

    Bulent Bey,

    “yeni Turkce’ya gecmis tabiriyle not ettim”

    Walla merak ettim. “note-to-self”in yerine kullaniyorlar gibi de dalga gecmek icin mi, yeni ogrenilen birseyi kaydetmek icin mi, yoksa harbiden hatirlatma amacli mi kullaniyorlar?

  82. Bulent Murtezaoglu - 16 Nis 2008 - 1:25 am

    Fatih bey,

    Onu o sekilde tercume edene sormak lazim onu. Baglam su oluyor, Ingilizce konusan bir yabanci burada edilen bir laf yahut yapilan protesto filan gibi birsey hakkinda ‘noted’ diyor, bizim gazetelerde ‘not etti’ diye cikiyor. Adam “farkindayiz, kacirmadik, gorduk” yahut “dedigini duydum tamam” diyor halbuki, bir yere birsey ciziktirdik degil. Turkce’de not etmek o demek, kelimelerin benzemesi hatta ithal edilmis olmalari anlamlari ayni olacak demek degil tabii.

    Neyse buyurun:

    http://www.google.com/search?q=not+etti&ie=utf-8&hl=tr

  83. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 1:59 am

    Bulent Bey,
    Sagolun anladim…

    Ben “not ettim” deyince “note to self” diye cevirdim niyeyse :) “Noted”dan cevirdilerse “bir kenara yaziyorum” manasindadir diye aklima geldi benim…

  84. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 2:04 am

    Bu arada Ertugrul Ozkok konusunda onyargiliyim dedim ya bosuna degil ….
    Kitaptan bir paragraf :

    “He had on him a gown with wide sleeves, of a kind of water chamolet, of an excellent azure color, far more glossy than ours; his under-apparel was green, and so was his hat, being in the form of a turban, daintily made, and not so huge as the Turkish turbans; and the locks of his hair came down below the brims of it. A reverend man was he to behold.”

    Bu Turban’i sarik degil Turban diye cevirip intikam almak lazim :)))
    Gerci sarik da olur da “turban”a karsi oldugu icin daha ironik olur …

    Daha bir suru yer var da yarin benim orda bir yazi yazarim artik… Okumam bitmedi henuz…

  85. Bulent Murtezaoglu - 16 Nis 2008 - 2:25 am

    Fatih bey,

    “Noted”dan cevirdilerse “bir kenara yaziyorum” manasindadir diye aklima geldi benim…

    Tam degil ama yakin, kaydettimden ziyade farkindayim, anladim tamam filan benim gordugum trecume orneklerde. Google yakin zamanda AB/AYM isi icin olanlari bulmus ama ABD idaresi de buyukelciligi de ‘not edip’ duruyorlar aylardir bizim gazetelere gore. Ben oradan aymistim.

    Neyse online Webster der ki (kismen):

    1 a: to notice or observe with care b: to record or preserve in writing

    Turkce’de o 1a manasi yok “not etmek” fiilinin. Genelde kasit o oluyor, “noted” denince.

  86. Mr No - 16 Nis 2008 - 1:38 pm

    Fatih Bey,
    “Hastaligi” kabul etmek iylesmenin yarisi imis… Siz de kabul edin siz de iyilesin…
    Tartışmalarda bu şekilde tarzı sevmiyorum. Elitist bir yaklaşım. Kaldı ki sizin yorumlarınızda da kolayca faşist deme gibi bir şartlanmışlıktan sözedebiliriz ama ben deşmiyorum. zamanım yok.

  87. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 6:10 pm

    Mr No Bey,
    Afsar Bey ve Bliyaal haricinde kime karsi kullanmisim o sifati ben?(Mesaji tekrar okurken Mustafa Akyol’da bir kac kisiye karsi daha kullanmis olabilecegim aklima geldi…. H harfi ile baslayan biri vardi, hudelgami ne… bir de bana irkin ne senin diye soran bi tanesi vardi…. beagle’di galiba… ) Adimi cikaracaksiniz yahu… (Bunlar hep Alper Beyin marifeti “cok ucuz kullaniyorsunuz” dedi siz de inandiniz…)

  88. Mister No - 16 Nis 2008 - 6:34 pm

    Fatih Bey,

    Alper Beyin marifeti “cok ucuz kullaniyorsunuz.

    No, No. Alper Bey dedi diye değil.

  89. fatihdemir - 16 Nis 2008 - 6:39 pm

    Mr No Bey,

    E o zaman kime karsi demisim yahu bir gosterin… link verin…
    Ne biliyim belki harbiden kullaniyorumdur, yaslanip hafizami kaybediyorumdur, hatirlamiyorumdur… Duzeltmeye calisayim kendimi…

  90. Mister No - 19 Nis 2008 - 9:47 pm

    İşte söylediniz ya Afşar Bey ve Bliyaal için faşist ifadelerini kullandınız. Sizin söylediğiniz şeylere ben mi link vereyim? Kendiniz biliyorsunuz.
    Şimdi ben hastalığı kabul edeyim, doktor kendi haline bırakın dedi, benim için.

Geri bildirim | Yorumlar için RSS

Yorum yapın

Kapat
E-posta ile paylaş