<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Comments on: Hele Yiğitlere</title>
	<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/</link>
	<description>Memleket Manzaraları</description>
	<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 19:17:56 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
		<item>
		<title>By: Fatih Zeki</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13912</link>
		<dc:creator>Fatih Zeki</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Apr 2008 20:40:57 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13912</guid>
		<description>Burada Ahmet Hakan sendromu yaşanıyor galiba..
Fethi bey keyfine göre yazmak istiyor,
bizde gönül koyuyoruz böyle yazamassın diye ...
Allahtan aramızda Hasan Karakaya yok...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Burada Ahmet Hakan sendromu yaşanıyor galiba..<br />
Fethi bey keyfine göre yazmak istiyor,<br />
bizde gönül koyuyoruz böyle yazamassın diye &#8230;<br />
Allahtan aramızda Hasan Karakaya yok&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Bulent Murtezaoglu</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13873</link>
		<dc:creator>Bulent Murtezaoglu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Apr 2008 13:31:49 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13873</guid>
		<description>Su &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&#38;ArticleID=518669&#38;AuthorID=57&#38;Date=19.04.2008" rel="nofollow"&gt;hikayeyi&lt;/a&gt; baska yazan var mi?   Desteksiz mi atiyor bu adam yoksa kavgadan ve maas zammindan firsat bulunursa mecliste konusulmasi gereken birsey midir bu?  O Calik'a kredi verme ihtimali oldugu soylenen devlet bankalari ozellesmeyecek miydi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Su <a href="http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=YazarDetay&amp;ArticleID=518669&amp;AuthorID=57&amp;Date=19.04.2008" rel="nofollow">hikayeyi</a> baska yazan var mi?   Desteksiz mi atiyor bu adam yoksa kavgadan ve maas zammindan firsat bulunursa mecliste konusulmasi gereken birsey midir bu?  O Calik&#8217;a kredi verme ihtimali oldugu soylenen devlet bankalari ozellesmeyecek miydi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Lema</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13845</link>
		<dc:creator>Lema</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 18:12:31 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13845</guid>
		<description>Şu son birkaç döktürüyü okuyunca, meşhur 3 zarf darb-ı meselini hatırlamadan edemiyor insan..

Bilmeyenler için kısa bir hatırlatma:

&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Üç zarf

Zarf 1: "Muhalefeti kötüle"
Zarf 2: "Etrafını kötüle"
Zarf 3: Bu üç zarfta yazanların aynısını içeren üç zarf hazırla.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;

Ne alaka diyen olabilir.. kısaca açıklayayım:

"çok daha demokrat, çok daha özgürlükçü, çok daha antimilitarist muhafazakar kalemler"in bulunduğu o cici gazetelerin sahiplerinin artık karun kadar zengin gruplar olduğunu/edildiğini --yani, evet, muhafazakarların hayli yol katettiğini-- bunları da Belediye başkanlığından başlayan süreçte ve daha çok da bu iktidar sırasında peydahlandığını bir yana bırakırsak:

&lt;strong&gt;Zarf 1&lt;/strong&gt;: Bir yandan CHP'nin etkisizliği ve yetersizliğini dile getir, diğer yandan da CHP'nin herşeyin engelleyicisi olduğunu zikret dur.

&lt;strong&gt;Zarf 2&lt;/strong&gt;: Beceriksizlikleri örtmek için "mevcut tabanının yapısı", "siyasi parti"dir filan gibi bozbulanık mazeretler yaz, söyle.. oligarşiden filan dem vur.

&lt;strong&gt;zarf 3&lt;/strong&gt;'ün hazır olduğu aşikar da, bunu söylemek zor tabii ki..

Gönül bağı cenderesindeki akıl.. Saman sevdası yüzünden göle doğru koşamamak..

Zordur eminim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şu son birkaç döktürüyü okuyunca, meşhur 3 zarf darb-ı meselini hatırlamadan edemiyor insan..</p>
<p>Bilmeyenler için kısa bir hatırlatma:</p>
<p><em><strong>Üç zarf</p>
<p>Zarf 1: &#8220;Muhalefeti kötüle&#8221;<br />
Zarf 2: &#8220;Etrafını kötüle&#8221;<br />
Zarf 3: Bu üç zarfta yazanların aynısını içeren üç zarf hazırla.</strong></em></p>
<p>Ne alaka diyen olabilir.. kısaca açıklayayım:</p>
<p>&#8220;çok daha demokrat, çok daha özgürlükçü, çok daha antimilitarist muhafazakar kalemler&#8221;in bulunduğu o cici gazetelerin sahiplerinin artık karun kadar zengin gruplar olduğunu/edildiğini &#8211;yani, evet, muhafazakarların hayli yol katettiğini&#8211; bunları da Belediye başkanlığından başlayan süreçte ve daha çok da bu iktidar sırasında peydahlandığını bir yana bırakırsak:</p>
<p><strong>Zarf 1</strong>: Bir yandan CHP&#8217;nin etkisizliği ve yetersizliğini dile getir, diğer yandan da CHP&#8217;nin herşeyin engelleyicisi olduğunu zikret dur.</p>
<p><strong>Zarf 2</strong>: Beceriksizlikleri örtmek için &#8220;mevcut tabanının yapısı&#8221;, &#8220;siyasi parti&#8221;dir filan gibi bozbulanık mazeretler yaz, söyle.. oligarşiden filan dem vur.</p>
<p><strong>zarf 3</strong>&#8216;ün hazır olduğu aşikar da, bunu söylemek zor tabii ki..</p>
<p>Gönül bağı cenderesindeki akıl.. Saman sevdası yüzünden göle doğru koşamamak..</p>
<p>Zordur eminim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13834</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 17:08:18 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13834</guid>
		<description>Suat bey,

&lt;blockquote&gt;“İşte o zaman tadından yenmeyecek bir Fethi bey olur” arzusu olarak da görebilirsiniz bunu
&lt;/blockquote&gt;
Bu beceriksizler, Hürriyet, falan filan adamı arnavut biberine çeviriyor, çare yok. Neyse asabımın bozukluğu geçer yarın öbürgün, Zonguldak valisiyle yeniden rotaya girdik.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey,</p>
<blockquote><p>“İşte o zaman tadından yenmeyecek bir Fethi bey olur” arzusu olarak da görebilirsiniz bunu
</p></blockquote>
<p>Bu beceriksizler, Hürriyet, falan filan adamı arnavut biberine çeviriyor, çare yok. Neyse asabımın bozukluğu geçer yarın öbürgün, Zonguldak valisiyle yeniden rotaya girdik.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Suat</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13833</link>
		<dc:creator>Suat</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 17:03:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13833</guid>
		<description>Fethi hocam,

"Hürriyet milletvekillerinin kıyakçılık girişimlerini deşifre etmese el altından bu işleri halledeceklerdi." derken doğru diyorsunuz da  bu konuların hallolması Hürriyet gibi bir sahtekar ve manipilasyon abidesi yayın organlarına kaldıysa, vah bizim halimize.  Zaten dediğiniz gibi parmak makinesi hepsi, sistem çürümüş, bütün olarak temizlenmesine de yine bu Hürriyet gibi oligarşik zihniyet en başta karşı çıkıyor, bu uğurda var gücü ile savaşıyor. Şu aşamada bu adamların kursağına girecek birkaç lokmayı kısmakla kurtulacak değiliz, hele bunu deşifre için Hürriyet gibi halihazırda bambaşka alanlarda ülkeye zararı olan bir organın yapmasına bel bağlamanın ne gibi bir artı faydası olabilir bize.

Hürriyet'in yaptığı şuna benziyor: Züccaciye dükkanına fil girmiş, her tarafı yıkıp dökerken hortumu ile rafta bozuk duran bir kaç tane de bardağı düzeltmiş gibi birşey.

Doğan grubunun şu ülkeye verdiği zarar neyle hesaplanabilir ben bilmiyorum. Toplumdaki kutuplaşma beni ciddi şekilde endişelendiriyor, bu açıdan bu sahtekarların bu biçimdeki sade suya tirit yaklaşımları çok anlamlı değil bana göre.

Bunlarda ilkeli olmak, omurgalı olmak, doğru haber, medya ahlakı  gibi bir şey yok. Köşe yazılarından manşetlere, haberlerde kullanılan fotoğraflardan, aynı düzlemde kullanılan bir başka haber ile ilinti kurulması amacıyla yapılan sayfa düzenlemelerine kadar, her türlü aracı kullanıyor bu adamlar.

Bu zihniyettekilere bu tip küçük ve bütünde çok da anlamlı olmayan şeylere olan vurgularından dolayı aman verilmemesi taraftarıyım. Algıda bu önemlidir, "hımm Hürriyet bu işi halletti" gibi bir algı, genel Hürriyet politikasının o muazzam zararını, bunu yaparken uyguladığı yöntemlerdeki ahlaksızlıklarına perde olabilecek bir algı.
 
Ben bundan dolayı ses ettim, yoksa yazdıklarınıza katıldığımı en baştan söyledim.

Hürriyet gazetesi olmasa bu ülke hiçbirşey kaybetmez, aksine çok şey kazanır. Onu bu ülkenin başına bela olduğu konumdan indirmek, bunun için entelektüel çaba sarfetmek olanı biteni doğru yorumlayan her ehli insafın görevi olmalı bana göre.. Savaş ortamındayız hocam, bu açıdan Hürriyet ve Doğan grubunun diğer yayın organları konusunda bu tip centilmenlikleri bir kenera bırakalım diyorum.

Bu yazıdan -ilintisi olsa da- nispeten bağımsız olarak da şunları söyleyeyim.

AKP'nin son zamanlardaki saçma sapan uygulamaları, benim de çok sinirlerimi bozuyor, reformlar konusundaki savsaklığı eleştirilerinize de çoğunlukla katılıyorum. Ancak yine de bu eleştiriyi yaparken 2007-2008 döneminde yaşadığımız pekçok olayı gözardı ettiğinizi düşünüyorum. 27 Nisan muhtırası, 367 kararı apar topar seçim, sonra tekrar C.başkanlığı tartışmaları, yükselen terör, yaratılan militarist hava, sonrasında hava herakatı, sonra kara harekatı  vs vs. Bunların iç siyasetin işleyişine etki etmemesi olanaksızdır.   AKP'nin mevcut tabanının yapısını ve bir siyasi parti olduğunu göazrdı etmek de buna ilave edilebilir. Dediğiniz gibi hala umut AKP'de, ama "dost acı söyler"in dozu "yıkmak da bir nev'i yapmaktır"a evriliyor bana göre. (Elbette, yıkmak da bir nev'i yapmaktır, kabul, ama o zaman "dost acı söyler"den bahsetmek anlamsız, "düzen yıkılsın" demek gerçekçi olacaktır.)

AKP konusu böyle, ancak çoğu kez bu Hürriyet gibi yayın organlarıyla müsavi görer tarzda aynı çuvala koyup tekmelediğiniz muhafazakar yayın organlarının  bunu haketmediğini düşünüyorum.  Muhafazakarlar çok yol katetti, medyası ile aydını ile. Ama karşıt olarak konumlanan cenahın ideolologları ve kalemşörleri aynı otoriter zihni yapıda debeleniyor. Ne ülkedeki eksen kavgasının tarafları ve bu kavgadaki hakkaniyet konumları açısından ne de kavgada kullanılan enstirumanlar açısıdan musavi bir durum yok. Doğan grunun okunabilir tek gazetesi Radikal bile birkaç yazarı hariç "demokratlık" antimilitaristlik" ve liberallik" açılarından lime lime dökülüyor. Mesela Radikal'deki "askerlik şubeleri" gibi yazar bulmazsınız Zaman'da, Y.Şafak'ta. Çok daha demokrat, çok daha özgürlükçü, çok daha antimilitaristtir muhafazakar kalemler. Üstelik, bildiğim kadarı ile aynı taraftayız, aynı ilkesel doğrulara sahibiz, ülkenin geleceği için aynı şeyleri tahayyül ediyor, karınca kararınca aynı şeyler için mücadele ediyoruz.

Ben bu tip konularda daha hakkaniyetli bir Fethi bey bekliyorum sadece, maruzatım bu. "İşte o zaman tadından yenmeyecek bir Fethi bey olur" arzusu olarak da görebilirsiniz bunu :-)

Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fethi hocam,</p>
<p>&#8220;Hürriyet milletvekillerinin kıyakçılık girişimlerini deşifre etmese el altından bu işleri halledeceklerdi.&#8221; derken doğru diyorsunuz da  bu konuların hallolması Hürriyet gibi bir sahtekar ve manipilasyon abidesi yayın organlarına kaldıysa, vah bizim halimize.  Zaten dediğiniz gibi parmak makinesi hepsi, sistem çürümüş, bütün olarak temizlenmesine de yine bu Hürriyet gibi oligarşik zihniyet en başta karşı çıkıyor, bu uğurda var gücü ile savaşıyor. Şu aşamada bu adamların kursağına girecek birkaç lokmayı kısmakla kurtulacak değiliz, hele bunu deşifre için Hürriyet gibi halihazırda bambaşka alanlarda ülkeye zararı olan bir organın yapmasına bel bağlamanın ne gibi bir artı faydası olabilir bize.</p>
<p>Hürriyet&#8217;in yaptığı şuna benziyor: Züccaciye dükkanına fil girmiş, her tarafı yıkıp dökerken hortumu ile rafta bozuk duran bir kaç tane de bardağı düzeltmiş gibi birşey.</p>
<p>Doğan grubunun şu ülkeye verdiği zarar neyle hesaplanabilir ben bilmiyorum. Toplumdaki kutuplaşma beni ciddi şekilde endişelendiriyor, bu açıdan bu sahtekarların bu biçimdeki sade suya tirit yaklaşımları çok anlamlı değil bana göre.</p>
<p>Bunlarda ilkeli olmak, omurgalı olmak, doğru haber, medya ahlakı  gibi bir şey yok. Köşe yazılarından manşetlere, haberlerde kullanılan fotoğraflardan, aynı düzlemde kullanılan bir başka haber ile ilinti kurulması amacıyla yapılan sayfa düzenlemelerine kadar, her türlü aracı kullanıyor bu adamlar.</p>
<p>Bu zihniyettekilere bu tip küçük ve bütünde çok da anlamlı olmayan şeylere olan vurgularından dolayı aman verilmemesi taraftarıyım. Algıda bu önemlidir, &#8220;hımm Hürriyet bu işi halletti&#8221; gibi bir algı, genel Hürriyet politikasının o muazzam zararını, bunu yaparken uyguladığı yöntemlerdeki ahlaksızlıklarına perde olabilecek bir algı.</p>
<p>Ben bundan dolayı ses ettim, yoksa yazdıklarınıza katıldığımı en baştan söyledim.</p>
<p>Hürriyet gazetesi olmasa bu ülke hiçbirşey kaybetmez, aksine çok şey kazanır. Onu bu ülkenin başına bela olduğu konumdan indirmek, bunun için entelektüel çaba sarfetmek olanı biteni doğru yorumlayan her ehli insafın görevi olmalı bana göre.. Savaş ortamındayız hocam, bu açıdan Hürriyet ve Doğan grubunun diğer yayın organları konusunda bu tip centilmenlikleri bir kenera bırakalım diyorum.</p>
<p>Bu yazıdan -ilintisi olsa da- nispeten bağımsız olarak da şunları söyleyeyim.</p>
<p>AKP&#8217;nin son zamanlardaki saçma sapan uygulamaları, benim de çok sinirlerimi bozuyor, reformlar konusundaki savsaklığı eleştirilerinize de çoğunlukla katılıyorum. Ancak yine de bu eleştiriyi yaparken 2007-2008 döneminde yaşadığımız pekçok olayı gözardı ettiğinizi düşünüyorum. 27 Nisan muhtırası, 367 kararı apar topar seçim, sonra tekrar C.başkanlığı tartışmaları, yükselen terör, yaratılan militarist hava, sonrasında hava herakatı, sonra kara harekatı  vs vs. Bunların iç siyasetin işleyişine etki etmemesi olanaksızdır.   AKP&#8217;nin mevcut tabanının yapısını ve bir siyasi parti olduğunu göazrdı etmek de buna ilave edilebilir. Dediğiniz gibi hala umut AKP&#8217;de, ama &#8220;dost acı söyler&#8221;in dozu &#8220;yıkmak da bir nev&#8217;i yapmaktır&#8221;a evriliyor bana göre. (Elbette, yıkmak da bir nev&#8217;i yapmaktır, kabul, ama o zaman &#8220;dost acı söyler&#8221;den bahsetmek anlamsız, &#8220;düzen yıkılsın&#8221; demek gerçekçi olacaktır.)</p>
<p>AKP konusu böyle, ancak çoğu kez bu Hürriyet gibi yayın organlarıyla müsavi görer tarzda aynı çuvala koyup tekmelediğiniz muhafazakar yayın organlarının  bunu haketmediğini düşünüyorum.  Muhafazakarlar çok yol katetti, medyası ile aydını ile. Ama karşıt olarak konumlanan cenahın ideolologları ve kalemşörleri aynı otoriter zihni yapıda debeleniyor. Ne ülkedeki eksen kavgasının tarafları ve bu kavgadaki hakkaniyet konumları açısından ne de kavgada kullanılan enstirumanlar açısıdan musavi bir durum yok. Doğan grunun okunabilir tek gazetesi Radikal bile birkaç yazarı hariç &#8220;demokratlık&#8221; antimilitaristlik&#8221; ve liberallik&#8221; açılarından lime lime dökülüyor. Mesela Radikal&#8217;deki &#8220;askerlik şubeleri&#8221; gibi yazar bulmazsınız Zaman&#8217;da, Y.Şafak&#8217;ta. Çok daha demokrat, çok daha özgürlükçü, çok daha antimilitaristtir muhafazakar kalemler. Üstelik, bildiğim kadarı ile aynı taraftayız, aynı ilkesel doğrulara sahibiz, ülkenin geleceği için aynı şeyleri tahayyül ediyor, karınca kararınca aynı şeyler için mücadele ediyoruz.</p>
<p>Ben bu tip konularda daha hakkaniyetli bir Fethi bey bekliyorum sadece, maruzatım bu. &#8220;İşte o zaman tadından yenmeyecek bir Fethi bey olur&#8221; arzusu olarak da görebilirsiniz bunu <img src='http://www.izlenimler.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13804</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 11:53:48 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13804</guid>
		<description>Bülent Bey,

&lt;blockquote&gt;O 7000YTL net ucret degil mi? Yabancilarinki brut verilmis.&lt;/blockquote&gt;

Geçen sene net 8240 YTL diye biliyorum, bugün net rakamı bulamadım. 2007 Temmuzunda yüzde 3 zam almışlardı ama vergi dilimi büyüdüğü için net artış olmamıştı. Yüzde 2 de ocak ayında almış olsalar 8400 YTL civarındadır. O da yaklaşık 6500 USD net yapar.

Dolar kuru oynak olduğu için 6500-7000 dolar net olarak tahmin yürüttüm.

Sizin parayı zaman değerine göre indirgeme yönteminizle ve ülkenin genel gelir düzeyiyle kıyaslandığında çok iyi görünüyor durum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bülent Bey,</p>
<blockquote><p>O 7000YTL net ucret degil mi? Yabancilarinki brut verilmis.</p></blockquote>
<p>Geçen sene net 8240 YTL diye biliyorum, bugün net rakamı bulamadım. 2007 Temmuzunda yüzde 3 zam almışlardı ama vergi dilimi büyüdüğü için net artış olmamıştı. Yüzde 2 de ocak ayında almış olsalar 8400 YTL civarındadır. O da yaklaşık 6500 USD net yapar.</p>
<p>Dolar kuru oynak olduğu için 6500-7000 dolar net olarak tahmin yürüttüm.</p>
<p>Sizin parayı zaman değerine göre indirgeme yönteminizle ve ülkenin genel gelir düzeyiyle kıyaslandığında çok iyi görünüyor durum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Bulent Murtezaoglu</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13802</link>
		<dc:creator>Bulent Murtezaoglu</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 10:44:47 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13802</guid>
		<description>Fethi bey,

O 7000YTL net ucret degil mi?  Yabancilarinki brut verilmis.  Ustelik erken emeklilikleri var, hukmettikleri diger paralar var (kontor isi gibi).  

Ailelerinin saglik harcamalari da karsilaniyor.  Oyle kapsamli ozel saglik sigortasi fiyatlarini bulamadim, kac paradir oyle paketler bilen var mi?  Bir ara hesaplamistik, kisi basi harcama (senelik) 1590YTL &lt;a href="http://www.izlenimler.net/2006/06/29/86-yilda-ilk-kez-iso-9000-mankenler-ve-tatil-duyurusu/#comment-1898" rel="nofollow"&gt; cikmisti&lt;/a&gt;, bunun icinde coluk cocuk da var tabii yani maas alan kisi basina harcama daha yuksektir, oyle harcamayi karsilayan sigortanin primi de ona gore olur.

Maas ve diger gelirlerin bugunku degerinin onun icin pesideydim.  Yani bu haklar paketi pesin parayla devrediliyor olsa kac para eder diye hesaplayip, atanmak icin kac para yatirim yapilinca makul olur diye de bakabilmek icin.  

Insanlar net maastan gidiyorlar ama o makul degil, bir suru hayatin sonuna kadar gecerli sey var o hesapta.  Devlet memuru maaslari da  o yuzden yanlis degerlendirilir bence, cunku isten cikartmanin zor olmasi ve hayatin sonuna kadar maas+sigorta garantisi var onda da.     Vekillerde tabii donem bitince ise gitme mecburiyeti de yok.   

Insanlarimizin bu konuda Stokholm Sendromu geciriyor olmalari muhtemel.  Devleti zaten bozulup sapitmis bir bankamatik gibi gordugumuzu, zenginlerin dahi sunun surasina biraz para sIkIstIrIp orasina da basinca cok para cikiyormus diye bir suru is yaptiklarini (yeni kanundan evvel bebekleri sigortali yapmak gibi) biliyoruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fethi bey,</p>
<p>O 7000YTL net ucret degil mi?  Yabancilarinki brut verilmis.  Ustelik erken emeklilikleri var, hukmettikleri diger paralar var (kontor isi gibi).  </p>
<p>Ailelerinin saglik harcamalari da karsilaniyor.  Oyle kapsamli ozel saglik sigortasi fiyatlarini bulamadim, kac paradir oyle paketler bilen var mi?  Bir ara hesaplamistik, kisi basi harcama (senelik) 1590YTL <a href="http://www.izlenimler.net/2006/06/29/86-yilda-ilk-kez-iso-9000-mankenler-ve-tatil-duyurusu/#comment-1898" rel="nofollow"> cikmisti</a>, bunun icinde coluk cocuk da var tabii yani maas alan kisi basina harcama daha yuksektir, oyle harcamayi karsilayan sigortanin primi de ona gore olur.</p>
<p>Maas ve diger gelirlerin bugunku degerinin onun icin pesideydim.  Yani bu haklar paketi pesin parayla devrediliyor olsa kac para eder diye hesaplayip, atanmak icin kac para yatirim yapilinca makul olur diye de bakabilmek icin.  </p>
<p>Insanlar net maastan gidiyorlar ama o makul degil, bir suru hayatin sonuna kadar gecerli sey var o hesapta.  Devlet memuru maaslari da  o yuzden yanlis degerlendirilir bence, cunku isten cikartmanin zor olmasi ve hayatin sonuna kadar maas+sigorta garantisi var onda da.     Vekillerde tabii donem bitince ise gitme mecburiyeti de yok.   </p>
<p>Insanlarimizin bu konuda Stokholm Sendromu geciriyor olmalari muhtemel.  Devleti zaten bozulup sapitmis bir bankamatik gibi gordugumuzu, zenginlerin dahi sunun surasina biraz para sIkIstIrIp orasina da basinca cok para cikiyormus diye bir suru is yaptiklarini (yeni kanundan evvel bebekleri sigortali yapmak gibi) biliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13801</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 09:56:45 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13801</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;isi gucu, kariyeri olan kaliteli bir adamin politika yapmasini istiyorsaniz, ona maddi olanak da sunmalisiniz. bu kadar basit.&lt;/blockquote&gt;

Keşke o kadar basit olsaydı.

İki söz var aklıma gelen, 

Birincisi, vekillerin elinde elinde maaş arttırma imkanı, sende de bu ense varken daha çok şamar yersin. 

İkincisi, eşşekliği kabul edene semer vuran çok olur.  

Üçüncüsü, dünyadaki en iyi aylığı bizimkiler alıyor siz hala Quo Vadi de dahil o tarafa bakmadan atıp tutuyorsunuz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>isi gucu, kariyeri olan kaliteli bir adamin politika yapmasini istiyorsaniz, ona maddi olanak da sunmalisiniz. bu kadar basit.</p></blockquote>
<p>Keşke o kadar basit olsaydı.</p>
<p>İki söz var aklıma gelen, </p>
<p>Birincisi, vekillerin elinde elinde maaş arttırma imkanı, sende de bu ense varken daha çok şamar yersin. </p>
<p>İkincisi, eşşekliği kabul edene semer vuran çok olur.  </p>
<p>Üçüncüsü, dünyadaki en iyi aylığı bizimkiler alıyor siz hala Quo Vadi de dahil o tarafa bakmadan atıp tutuyorsunuz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: FST</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13800</link>
		<dc:creator>FST</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 09:50:36 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13800</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;onlari da ellerinden alin isterseniz…&lt;/blockquote&gt;

Nerde o imkan.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>onlari da ellerinden alin isterseniz…</p></blockquote>
<p>Nerde o imkan.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: dj</title>
		<link>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13799</link>
		<dc:creator>dj</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 09:34:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.izlenimler.net/2008/04/17/hele-yigitlere/#comment-13799</guid>
		<description>arz-talebin siyasette gecerli olmayacagini kim soylemis? isi gucu, kariyeri olan kaliteli bir adamin politika yapmasini istiyorsaniz, ona maddi olanak da sunmalisiniz. bu kadar basit. 
ikincisi, turkiye'deki sirketlerdeki ust duzey yoneticilerin maaslarini  bulup buraya yazsam, muhtemelen en yuksek maaslar koc, sabanci, eczacibasi vs'nin yoneticilerinde cikmaz. kimin en kalifiye adama en acil ihtiyaci varsa, en cok parayi o verir. 
kaldi ki ben elinin altina devletin tum olanaklari serilmis insanlarin, maaslarinin sorun olmasini da garipsiyorum dogrusu. maas, emeklilik ve diger haklar politikacinin en mesru, en seffaf kazanimlari. onlari da ellerinden alin isterseniz...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>arz-talebin siyasette gecerli olmayacagini kim soylemis? isi gucu, kariyeri olan kaliteli bir adamin politika yapmasini istiyorsaniz, ona maddi olanak da sunmalisiniz. bu kadar basit.<br />
ikincisi, turkiye&#8217;deki sirketlerdeki ust duzey yoneticilerin maaslarini  bulup buraya yazsam, muhtemelen en yuksek maaslar koc, sabanci, eczacibasi vs&#8217;nin yoneticilerinde cikmaz. kimin en kalifiye adama en acil ihtiyaci varsa, en cok parayi o verir.<br />
kaldi ki ben elinin altina devletin tum olanaklari serilmis insanlarin, maaslarinin sorun olmasini da garipsiyorum dogrusu. maas, emeklilik ve diger haklar politikacinin en mesru, en seffaf kazanimlari. onlari da ellerinden alin isterseniz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
