“Durumun ciddiyetinin Farkındayız”
FST 19 Nisan 2008
Bir lise din bilgisi öğretmeni öğrencilere VCD izletmiş, burda ölümden bahsediliyormuş, öğrencilerin psikolojisi bozulmuş, konu mahkemeye, pardon Hürriyete intikal edince de ortaya bir dizi tuhaf metin çıkmış. Haberde şöyle yerler var:
Korku filmi gibi din dersi
GAZİANTEP’deki Hasan Ali Yücel Lisesi’nde öğrencilere, namaz kılmayan bir gencin başına geleceklerin anlatıldığı, Azrail ve ölüm konulu şiddet içeren VCD izletildi. Arapça seslendirmeli Türkçe alt yazılı ‘Rabbim geri döndür’ adlı VCD’yi izleyen öğrencilerden bazılarında davranış bozukluğu görülürken velilerin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.
İŞTE O FİLMDEN KARELER
Hasan Ali Yücel Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Fatma Yakar, iki hafta önce 11′inci sınıf öğrencilerine, okulun biyoloji laboratuarında sinevizyon aracılığıyla 35 dadikalık ‘Rabbim geri döndür’ VCD’sini izletti.
FİLMDE ŞEYTAN SAHNELERİ
Korku filmlerindeki gibi efektlerle süslenen VCD, Kur’an-ı Kerim okuyan bir babanın, aynı evde kağıt oynayıp, müzik dinleyerek eğlenen oğlu Hasan’ı namaz kılması için uyardığı görüntülerle başlıyor. Hasan babasının sözüne aldırmayıp, müzik dinliyor. Bu sırada uykuya dalan Hasan’ın yanına, elinde orak beyaz kıyafetli ölüm meleği (Azrail) geliyor ve çırpınarak direnen kurbanının canını alıyor. Hasan, bir imam tarafından yıkanıyor, kefenleniyor, gömülüyor. Yıkama sırasında şeytan da Hasan’a kaynar su döküyor. Hasan gömüldükten sonra zincirlerle bağlı olarak cehenneme götürülüyor.Siyah kıyafetler içindeki Şeytan, ‘Gel Hasan gel. Benim dostumsun. Sen nereye gittiysen benim esirim oldun. Yoldan çıkmana vesile olan arkadaşlarınla tanışmana ben vesile oldum” diye onu karşılıyor. Aynı VCD’de namaz vakti uyanması için bir meleğin çağrı yaptığı Hasan, kalkmayınca, zincirle ateşin içine çekilerek cezalandırılıyor.
Korku içinde ağlayan ve yaşadıkları gözünün önünden film şeridi gibi geçen Hasan, bunları izlerken “Rabbim beni geri döndür” diyerek uyanıyor, namazını kılıp, affedilmesi için dua ediyor.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Korku ve dehşet sahneleriyle dolu bu VCD’yi izleyen öğrencilerden çoğunda davranış bozukluğu başlayınca veliler şikayetçi oldu. Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğü’nün isteği üzerine soruşturma başlatıldı.Öğretmen hakkında disiplin soruşturması başlattıklarını bildiren Hasan Ali Yücel Lisesi Müdürü Ömer Demir, VCD’yi kendisinin de izlediğini belirtirken, “Her saniyesi korku dolu. Durumun ciddiyetinin farkındayız. Gereken soruşturma yürütülüyor” dedi.
[…] EĞİTİM- SEN’İN TEPKİSİ
Eğitim-Sen’den yapılan açıklamada, bu filmin öğrenciler üzerinde psikolojik travmaya yol açabileceği belirtilerek, “Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde inceleme başlatılması için girişimde bulunacağız. Filmin eğitim içerikli bir yanı yok. Tamamen dini propaganda yapmaya yönelik, üstelik de bunu verirken büyük bir korku oluşturarak vermeye dönük film” denildi.Bu görüntüleri izleyen öğrencilerin yaşadığı veya yaşayacağı olumsuz etkilerin ortadan kaldırılmasının hayli zor olacağı belirtilen açıklamada, “Bize göre, bu filmi izleyen çocuklara rehberlik hizmeti verilmeli ve VCD’yi izlettiren öğretmen görevden uzaklaştırılmalıdır” denildi.
Yahu ben ayrı bir memlekette mi yaşıyorum, burada lise üçüncü sınıftan bahsedilmiyor mu? Duyan da korku filmi diye birşey yok bu çocuklar sinema filmi izlemiyor da aniden içinde Azrail olan bir film görünce psikolojik travma geçirmiş zannedecek. Son haftalarda bakıyorum sinemalarda abuk subuk korku, dehşet filmleri vizyondan inmiyor. Gençliğimde ben de giderdim, Stephen King her zaman favorim olmuştur ama artık komedi-aksiyon dışında birşey izlemiyorum. Hatta geçenlerde Kubrick-King işbirliği şaheser Shining’e rastladım bir kanalda, baktım etrafta kimse yok, çaktırmadan kanalı değiştirip History Channel’da eski Mısır-Uzaylı ilişkisini anlatan bir belgesele geçtim. Korku filmi artık ödümü patlatıyor. Ortalık zombi, deccal, yaratık, şeytan ile eline bir testere, darbeli matkap, tornavida, şırınga, hızar, balta geçirip dünyaya nizamat veren manyak filmiyle dolu. Dolayısıyla bu ortama şerbetli tipik bir lise 3 öğrencisini korkutacak film anasından doğmamıştır.
Tersine lise 3 öğrencilerinin çoğu korkulması gereken yaratık türleridir. Tipik bir zombi, karşısında yüzü sivilceli, saçı jöleyle ortaya doğru kaldırılmış, kıravatı yarıya kadar çözülmüş, gömleğinin eteği pantolonun dışında, bön bakışlı, yanında benzer kız ve oğlanlarla itişerek, böğürerek, yılışarak gelen bir lise 3 öğrencisi görse derhal kaçtığı mezara geri döner. Ben lise önlerinden geçmemeye çalışıyorum, ödüm patlıyor. Fukara şeytanın da bunlara gücü yetmez.
Gelelim işin bir başka boyutuna, solcu sendika ve Hürriyet’in olaya ekstra ilgi göstermesinin sebebi paragraf arasında verilmiş: “… tamamen dini propaganda yapmaya yönelik” demiş sendikacı memur. Zaten din dersi değil mi, propaganda ile ne ilgisi var. Kaldı ki propaganda olsa ne yaza, devlet okulunda her memur kafasına göre propaganda yapar, yüz birim propagandanın 80 birimi Kemalizm, öteleyici milliyetçilik, dünyada bizden iyisi yok, dört tarafımız düşman üç tarafımız deniz şeklindeki ulusalcı ideolojik propagandadır ve bunun çoğunu yapmak kanun zorudur. Kalan yüzde 20 içinde Alevilik, solculuk, ülkücülük, radikal yahut ılımlı dincilik gibi şeyleri punduna getiren öğrenciye empoze etmeye kalkabilir. İnkılap Tarihi dersleri resmi ideoloji propagandasıdır, içindekilerin doğruluğu konusunda soru sormak yasaktır. Bunların kaldırılması teklif dahi edilemez. Din dersi ise öğrencilerin eğlendiği, uyukladığı, kaldırılması tartışılabilir bir konudur.
Sendikacı solcu memurun endişesi malum, acaba bu tür filmler çocukların “yahu din de ne imiş” diye sorup yarın birer gericiye dönüşmesine yol açar mı, başını örten, namaza başlayan çıkar mı? Tersine olur, korkmasın, bilakis aklı başında öğrenci “bunun aslı astarı nedir” diyerek bilim ve şüphe eşliğinde araştırmaya başlar. Bu konuları açıktan konuşup hurafe, saçmalık, garipliklerin deşilmesine vesile olur.
Bir de şu var, acaba öğrencilerin korkusu dünyanın yalancı zevklerinin günün birinde biteceği, mahiyeti bilinmeyen bir sonun kendilerini beklediğini anlamış olmaktan mı kaynaklanıyor? Yoksa elinde tırpan olan melek, zincirle ateşe çekilen hayta genç bugünün öğrencisi için korku unsuru değildir. Hatırlarsanız Zincirlikuyu Mezarlığı kapısındaki “Her nefis ölümü tadacaktır” ayeti ilerici kesim tarafından “Ay, bu ne! Her gün bunu görünce psikolojimiz bozuluyor” şeklinde eleştirilmişti. Psikolojisi bozulan öğrencilerin durumu da bu çerçevede değerlendirilebilir.
Daha çok şey söylenebilir bu konuda ama benim zamanım yok, akşam yeniden oynarsa cesaretimi toplayıp Shining’i bir kere daha izlemeyi deneyeceğim. O yoksa Samanyolu TV’deki farklı boyutlara atıf yapan dizilere bakayım, onlar da en az Shining kadar korkunç. Sürekli inleyen, tıslayan insanlar, gelinlerine şeytanın akledemeyeceği kötülükler yapan kaynanalar, evi fesada veren gelinlerden, kızlardan oluşan bu dizilerin yanında zombi filmleri Heidi ve Peter gibi kalır.
(Bir de Doğu Perinçek’in bahsettiği korku filmi vardı, onu da hatırlamak lazım)
Popularity: 56% [?]
- Eğitim , Toplum
- Yorum(227)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
google video’dan bulup izledim ben o filmi. bir exorcist degil elbet. ama izlerken perdeleri de kapattilarsa, kizlar falan korkmuslardir. aha bu da linki:
Rabbim geri döndür
Hep kadinlardan yani..?
“Sendikacı solcu memurun endişesi malum, acaba bu tür filmler çocukların “yahu din de ne imiş” diye sorup yarın birer gericiye dönüşmesine yol açar mı, başını örten, namaza başlayan çıkar mı? Tersine olur, korkmasın, bilakis aklı başında öğrenci “bunun aslı astarı nedir” diyerek bilim ve şüphe eşliğinde araştırmaya başlar. Bu konuları açıktan konuşup hurafe, saçmalık, garipliklerin deşilmesine vesile olur.”
fethi efendi yine amma yapmışın ha! seni tanımasam bu işleri bilmiyor herhalde diyeceğim. yahu adam dinini en özünden doğrusundan bile öğrense bu zındıklar yinede rahatsız olacaklardır. bunların derdi hurafeyle değil. o çocuk bu filmi izleyipde namaz kılmaya başlasa mesela bunlar anında dellenir. halbuki namaz dinin direğidir. ama bu beynamazların dininin direği zaten hiçolmamışki. işleri güçleri milletin inancıyla oynamak şerefsizlerin.
Filmin bir kismini seyrettim. Sacma sapan birsey, altyazilarin da Turkcesi cok bozuk. Tam envai safsata ile de olsa, yalanla da olsa, korku ile de olsa namaz kilinsin diyen turden insanlarin ragbet edecegi turden birsey. Amaclarin araclari mesru kilmasi soz konusu yani. Tavir o olunca herseye ruhsat olabilir, namaz kilan cocugun cenette gittigini gosteren bir film yapilip oraya hurili porno da konabilir mesela. Bizim din hocalari da boyledi zamaninda, birsey degismemis. Cocuklara kotuluk mudur bu bilemem tabii ama Muzmin beyin siiri geldi aklima.
derste gösterilen bir ders materyali farklıdır.
sizin okula gönderdiğiniz çocuğa kimse deli saçması şeyleri refere ederek
göstermez.
yani korku filmin gerçekliğine dair onaylanmış bir müfrredat refere eden onaylanmış bir kurum mu var ?
birileri kazma kürekle islamiyeti yok etmek misyonu ile okullara saldırıyor. olan budur.
diğerleri de aman ne iyi, islam hayatımıza girdi diye salak salak alkışıyor.
çocuklara ne olur ?
en azından birkısmı koyuna döner. bunu amerikada mormonlardan biliyoruz. fBI nası bastı ama. 500 ÇOCUĞU annelerinin kucağından aldığı gibi el koydu. biz de devlet böyle şey yapsa şu satırlara neler yazmazdınız. Yani yok mu türkiyedekiler kadar akıllısı amerikada , bi laf duymadık. kimse devlet teröründen bahsetmiyor.
burası ringo nun ahırı tabi.
Knz hanim,
Yani yok mu türkiyedekiler kadar akıllısı amerikada , bi laf duymadık. kimse devlet teröründen bahsetmiyor.
Simdiki isi bilmiyorum, ama Branch Davidian denen tarikati bastiklarinda bayagi hikaye cikmisti. Wikipedia linkini vereyim:
http://en.wikipedia.org/wiki/Waco_Siege
ABD karsilastirmalari bence bu baglamda yanlis cunku Turkiye’de “bizimkiler devletin imkanlarini kullansin” gibi bir hava var, sadece dindar degil sekuiler kanatta da. Yani hayat tarzini secme veya kendi halinde isine bakma degil bilakis devlet gucunu ele gecirme ve kullanma gayreti var. ABD’de polisle muhatap olan marjinal guruplar en fazla kendi hallerinde oluyorlar, devletle maddi veya guce hakim olma baglaminda bir isleri olmuyor. Mufredata mudahale, devlet fonlarini kullanmaya filan kalktiklarinda da zaten diger (silahli olmayan) toplumsal gucler ile aralarinda hir cikiyor. Orada dogrudan politik etkili olan organize din bu sekilde marjinal degil. Bence onlar da ahlaksiz surusu ama onlara devlet zaten ellemiyor. Oyle bir gucu yok. Kurulus felsefesi, ahalisi, kulturu bizden cok farkli bir memleket oldugu icin orasi bu karsilastirmalar da pek makul degil bence. Avrupa gidi dahi degil orasi, bakin Almanya Scientology denen rezilligin uzerine gidebilirken ABD’de herifler bazi vergileri dahi vermiyorlar.
500 cocuga “el konmasi” (olduysa) heves edilecek birsey degildir bu arada. Devlet kaynaklari ve otoritesi kullanilarak seyrettirilen carsafa burunmus zibidili bir filimle cocuklara namaz kildirmaya calismak ne kadar tiksinti verici birseyse, silahli guclerin cocuklari annelerinden/ailelerinden ayirmalari da o kadar korkunc. Korkunc diyorum cunku ikincisinde bu sefer siddet var.
Bulent Bey,
Muftulukler de bu olaya karsi ciktilar… “korkuyla degil sevdirerek telin edin dini” gibi birseyler okudum…
Okudum okudum da bu “pornolu huri” kismi “kisilerin inanclarina hakaret midir? degil midiri? onu bir turlu bir yere koyamadim…
Okul “Devlet” okulu…
Ogretmen “Devlet”in Kadrolu Elemani…
Ogrettigi seyler oncelikle “Devlet”in mufredati…
Hata yada degil adamin yaptigi sey uzerinden “Islami” inanisla dalga gecmenin mantigi nedir?
Muslumanlar’in Hurilere inanmasi dalga gecilecek birsey midir?
Ya da onlarla Cennette iliskiye gireceklerini dusunmek dalga gecilecek birsey midir?
Bu tarafta isteyen istedigini yapinca “cinsel ozgurluk” aynisini Yaraticinin vermesine inanmak(kaldi ki birkac kendini bilmez disinda tum Islam alimleri Cennet nimetlerinin dunya statndartlari ile dusunulmemesi gerektigini soylemistir) “sapiklik” midir?
Bulent Bey hani biz birbirimizin inanclarina saygi duyuyorduk?
Fatih bey,
Okul “Devlet” okulu…
Ogretmen “Devlet”in Kadrolu Elemani…
Ogrettigi seyler oncelikle “Devlet”in mufredati…
Bizim de kizdigimiz, devletin elemaninin, devletin okulunda yaptigi is zaten. Mufredatta var mi bilmiyorum.
Muslumanlar’in Hurilere inanmasi dalga gecilecek birsey midir?
Carsafa sarilmis seytanin naylon kovayla su dokme filmi ne kadar ‘Musluman’ inanci gosterir ise, ‘hurili porno’ da o kadar ‘Musluman’ inanci gosterir. Ne var bunda? Biri korkutarak, oteki azdirarak birseylere sevk ediyor iste. Biri mubahsa, oteki de mubah. Isin icine Islam’in ‘I’si girdigi dakika dokunulmaz mi olacak hersey?
Bulent Bey hani biz birbirimizin inanclarina saygi duyuyorduk?
Ben boyle birsey soylemedim. Manali bir laf oldugunu da dusunmuyorum. Nicin saygi duyayim yanlis, yaniltici, tarz olarak da asagilik buldugum birseye? Insanlar uzulmesin diye bazi seylere ses cikartmamak insana saygidir, inanca degil. Kenarindan din gibi gozuken seylere bulasmis herhangi birsey benzetme baglaminda dahi dokunulmaz gormek her zaman aklima gelen gelen birsey de degil. Uzulduyseniz ozur dilerim — kastim o degildi. Kaldi ki ben inancsiz biri de degilim, bu film de o hesaptan benim inancima saygisizlik.
Samanyolu’nun Büyük Buluşma, 5. Boyut, Sır Kapısı gibi dizilerine bakmıştım. Bir gece Büyük Buluşma’yı izleyip tırsmıştım.
Müslümanlara göre namaz kılmadığım için, Hıristiyanlara göre İsa Mesih’e inanmadığım için,Musevilere göre kafir olduğum için, benim için değişen bir şey yok. Her inanç, farklı nedenlerden öbür Dünyada beni iyi şeylerin beklemediğini söylüyor.
Betül Hanım,
Yanlış mı?
Benim bir yorum daha vardı, onu göremedim. Şöyle bir korku filmi geliyor.
http://www.taraf.com.tr/haberv.asp?HaberNo=5591
Bulent Bey,
Tamam o zaman “devlet memurunun okulda dini icerikli film gostermesi eylemini” elestirdiginizi kabul edelim…
Hemen yukarda devleti elestirdiginizi soylemistiniz… Bu mudur devlet elestirisi? Siz filmi elestiriyor ve film ile dalga geciyorsunuz. Bence de Azrail’in elinde orakli hali, cocugun kagit oynarken bile kulakligi kulagindan cikarmamasi, cocuklarin “dunyevi” bir hal icerisinde gosterilemeye casilmasi falan cok basarisiz…
Islam’i acidan yapilacak elestiriler ise farkliliklar gosterebilir. “Namaz kilmayan” herkes cehenneme gider mi? tartisilmasi gereken birseydir. Elimizde boyle bir veri yok. Adam olduren gider diye biliyoruz ama bu bile garanti degil. Garanti olan bildigim tek sey “sirk” kosulmasi…
Azdirarak sevk diye birsey var mi? Cinsel ozgurluk, Avrupai giyinim tarzi da “azdirarak sevdirmek” midir? Ben de bununla dalga gecip “Haniminin yada kiz arkadasinin her yeri acik, hanimini millete azdirarak sevdiriyor” diye dalga gecebilme ozgurlugune sahip miyim? Yoksa boyle birseyi soylemem kisiye ayip mi olur?
Birinin mubah oldugunu savunan kimse olmadigina gore boyle birseye neden ihtiyac duyuyorsunuz? Yani biri cikip “ne gozel is yapilmis” falan mi demis? Islami cenahdan boyle bir anlayisin varligi mi duyurulmus?
Iyi de Islamiyetin icinde boyle bir inanis var. Kur’an da belirtiliyor Cennet’e gidecek insanlara “Huriler”in verilecegi… Bunlarin seks kolesi olacagi gorusu ise insani bir gorus… Siz “Islami acidan yanlis bir seyi, insani acidan yanlis birseyle” dalga gecerek elestiriyorsunuz…
Bence mesela basortusu ile dalga gecmek saygisizliktir, basortusunun sekli ile dalga gecmek ise olayin bahsettiginiz insani boyutudur bence. Insanin ciplaklik-giyiniklik boyutunu ise tum bunlardan bagimsiz olarak dusunmek yine farkli bir konu… Yada hurilerin obur tarafta neler yapacagini tartismak da farkli seyler…
Iyi de huriler benim icin dindir. Ayetle hukmu sabittir. Belki beni yanlis anladiniz. Benim uzuldugum sey “hurili porno” tabirinin kendisidir… Ben hurilerle
porno” turu bir uygulamaya girilecegine dair hicbir inanc tasimiyorum. Tanidigim Muslumanlar icerisinde ise “hurilerle sevisirim” diyerek namaz kilip daha iyi musluman olmaya calisan kimse yok… Ama siz bu sanki varmis ve genel gorusmus gibi karsi tez olarak gosterip dalga geciyorsunuz…
Estagfirullah… Ben sizin inancsiz oldugunuzu da soylemedim… Bunun sorgulamasini dahi yapmam… Herkesin inanci kendisini ilgilendirir… Fiziksel birseye donusmedigi surece diger kesimleri de hicbir zaman ilgilendirmemeli zaten…
Ama baska bir sekilde bir kere daha aciklamaya calisayim… Belki bu sefer daha anlasilir olabilirim… Katoliklerde erkeklerin evlenmemesi uzerine dusunmek, konusmak, insanin cinsel ihtiyaclarinin insan uzerine yapacagi baskidan falan konusmak ayri seydir, bir katolik rahibin okulda “exorcist” filmini gostermesini elestirirken tum katolikleri icine alacak sekilde meseleyi genisleterek “bari hatunlu porno gostersinler de papazlar cocuklara sarkmaktan vazgecse” demek farkli birseydir…
Biri “dusunce” digeri degildir… Tabi bu da benim gorusumdur ve dusuncelerim beni baglar… Bununla da dalga gecilir diyen baska biri cikabilir.. Bu benim dusuncemdir…Beni baglar…
Mr No Bey,
Muslumanlar’in da Hristiyanlarin da Yahudilerin de “yalnizca bir kismi” bunu soyluyor… Genelleme yapmayin lutfen…
Samanyoludaki dizileri cok seyretmisligim vardir… Bugune kadar dediginiz tarzda hicbirsey seyretmedim… Bana sagir duymaz uydurur pozisyonundasiniz gibi geldi… Seyretmediginiz icerigini bilmediginiz seyler uzerinden konusmayin, bilmiyorsaniz susun demek zorundayim size…
Samanyoludaki dizilerde verilen mesaj “yapmadigi” seyler degil “yaptigi” seyler uzerinden cezalandirma korkusudur…
Oradaki dizide insanlar “namaz kilmayip, oruc tutmadigi” icin degil “adam oldurup, tecavuz edip, yalan soyleyip, eziyet edip” bu tur seyler yaptigi icin cezalandirilir…
Gecen gun de “fasist” kelimesinden bana birseyler dediniz… Halen cevap bekliyorum…
Yapmayin boyle seyler lutfen… ayip oluyor…
Fatih Bey,
Tamam seyretmemiş olayım, böyle düşünmek sizi mutlu ediyorsa.
1. paragrafla ikinci paragraf birbirinden bağımsız. İkinci kısmın Samanyolu ile bağlantısı yok.
Fatih bey,
Hemen yukarda devleti elestirdiginizi soylemistiniz… Bu mudur devlet elestirisi?
Iki seyi birden yapmak kabil degil midir?
Siz filmi elestiriyor ve film ile dalga geciyorsunuz. Bence de Azrail’in elinde orakli hali, cocugun kagit oynarken bile kulakligi kulagindan cikarmamasi, cocuklarin “dunyevi” bir hal icerisinde gosterilemeye casilmasi falan cok basarisiz…
Hem o, hem ‘bu da faydadir eger namaza tesvik ederse’ tarzina bulasiyorum. Yani amac/arac meselesi. Yazdigim acik degil mi? Alinti yapmissiniz hem.
Ben de bununla dalga gecip “Haniminin yada kiz arkadasinin her yeri acik, hanimini millete azdirarak sevdiriyor” diye dalga gecebilme ozgurlugune sahip miyim? Yoksa boyle birseyi soylemem kisiye ayip mi olur?
Elebette o ozgurlugunuz var. Nicin olmasin? Oyle dusunuyorsaniz oyle dusunuyorsunuzdur. “Ayip” kismi soylemeyi tercih etmeme durumunuzda devreye giren birsey. Dogru anladiysam benim bulastigim birseye isaret ediyrosunuz, ben “oyle dusunuyorsaniz dusunun, bana da diyorsunuz o zaman” seklinde yaklasirim o konuya. Farkindaysaniz kimse de cikip acik acik “evet sana diyorum” demedi bunu. Ayip algisi mevcut olabilir yani.
Birinin mubah oldugunu savunan kimse olmadigina gore boyle birseye neden ihtiyac duyuyorsunuz? Yani biri cikip “ne gozel is yapilmis” falan mi demis? Islami cenahdan boyle bir anlayisin varligi mi duyurulmus?
Bu “Islami cenah” denen seyin ‘cenah’ oldugu asikar da ‘Islam’ kismi problemli olabilir. Benim gordugum lafa lakirdiya dahi pek tahammulu olmayan, gazete ve politikaci savunan, ‘bizin taraf’ filan gibi laflar eden bir guruh. Kaldi ki besbelli bu filmi gosteren de ‘Islami’ bir maksada hizmet ettigini dusunuyor.
Iyi de Islamiyetin icinde boyle bir inanis var. Kur’an da belirtiliyor Cennet’e gidecek insanlara “Huriler”in verilecegi… Bunlarin seks kolesi olacagi gorusu ise insani bir gorus… Siz “Islami acidan yanlis bir seyi, insani acidan yanlis birseyle” dalga gecerek elestiriyorsunuz…
Pekiyi, filmini yapmaya kalkasaniz nedir onun goruntusu?
Iyi de huriler benim icin dindir. Ayetle hukmu sabittir. Belki beni yanlis anladiniz. Benim uzuldugum sey “hurili porno” tabirinin kendisidir… Ben hurilerle
porno” turu bir uygulamaya girilecegine dair hicbir inanc tasimiyorum.
Iyi de Fatih Demir’in aklinda “hurili porno” var diye birsey mi demisim?
Tanidigim Muslumanlar icerisinde ise “hurilerle sevisirim” diyerek namaz kilip daha iyi musluman olmaya calisan kimse yok… Ama siz bu sanki varmis ve genel gorusmus gibi karsi tez olarak gosterip dalga geciyorsunuz…
Herhalde tanidiginiz Muslumanlar arasinda elinde kovayla dolasan kara carsafli seytan, elinde tarim araciyla dolasan melek filan oldugunu dusunen ve o yuzden korkup namaz kilan da yok. Tanimadiginiz ‘Musluman’lar da bunun filmini yapmislar, ‘cocuklar korksun da namaz kilsin’ diye gosteriyorlar iste. Ben neye kizdiniz hala anlamadim. ‘Hurili porno’ denmeyecek onu anladim, ‘iki kelime yan yana gelince ben rahatsiz olurum’ dediginizi de (dememenize ragmen) anladim. Cikarimi anlamiyorum.
Fatih Bey,
Ben söylüyorsam ve izledim diyorsam öyledir.
Tanışmış olduğumuzu sanıyordum.
videonun linkini yazan arkadaştan Allah razı olsun. izledim çok istifade ettim. bazı teknik eksiklikler yok değil tabi ama niyet safi. beğenmeyen daha iyisini yapsın daha çok faydası dokunsun. ben de dahil burdaki herkese ibret olsun. kendimize gelelim hizaya alalım kendimizi.
Bulent Bey,
Daha onceden bu konuda konusmus oldugumuzu hatirladiginizi dusunmustum. Sizinle ayni seyleri konusmustuk. Ordaki kizdigimiz insanlara binaen soyledim bunu. Hatirlamadi iseniz link ararim…
Dun de Fethi bey sadece ikinizin yaptigi 10 kusur yorumlarin en sonuncusunda soyle bir ifade kullanmisti : “Bir başkası da genelde bizim teze yakın yorum yapmış”
Bu biz, siz onlar ifadeleri ulkede cok SIKLIKLA kullanilmaya baslandi… Siz de oradaki yorumunuzda “muhafazakar” basin gibi bir ifade kullanmistiniz.. Burdan birsey soylemeye calismiyor sadece belirli taraflarin varligindan haberdar oldugunuzu soylemek istiyorum.
mesela sizin “lafa lakirdiya ” tahammulu olmayan kesim diye adlandirdiginiz kesimin ortak ozellikleri vardir. Ama birbirlerinden bir surur yerinden ayrilirlar. Dusunceleri de farkli farklidir, ayni seyi yapmalari “ayni” olduklarini gostermez.
Mesela dun de soyledim Fethi Bey bazi ifadeleri kullanarak yapmasa elestirilerini hicbir problemim olmayacak. Belki takinti diyebilirsiniz ama bazi kelimeler dokunuyor. Benim kelime takintim bir tarafli da degil. Bliyaal’i Yahudi menseili nickname sectigi icin koruyan da Arap isimlerini elestirdigi icin ayni konuda saldiran da benim. Tutarli olmayanlarin bazen hakli olduklari meselelerde bile “savunulma” istemelerine “red” cevabi vermem beni baglar…
Herkesin kendine gore bir dusuncesi vardir herhalde. Cenneti “zevk” cenneti olarak gormek gibi bir dusuncem yok… Ben dunyada “huzuru” ne seviserek, ne yemek yiyerek ne de mala mulke konarak bulmuyorum ki obur tarafta bunlarin daha iyilerini hayal edeyim…
Filmini nasil yaparim bilemem… “Mutlulugun resmini cizebilir misin Abidin” diyesim geliyor yani… Cok sukur bugunleri de gorebildik diyebilmenin mutlulugunu cizmeye kalkmak gibi birsey…
Ilahi Komedyadan sahneler herkeste farkli canlanir herhalde…
Ben tasimadigim gibi bir suru muslumanin da tasidigina inanmiyorum diyeyim o zaman…
Cikarim hassaslik Bulent Bey… Bazen oyle noktalara geliyoruz ki hicbirseyi anlayamiyoruz… Birbirimizi anlayamiyoruz… Hani gecen gun “Karaca” terbiyeden gecirmek” deyince “ortunmeyi” nasil anladiginizi da ben anlayamamistim… Bazen oluyor boyle seyler…
Fatih bey, (parcalalayayim)
Daha onceden bu konuda konusmus oldugumuzu hatirladiginizi dusunmustum. Sizinle ayni seyleri konusmustuk. Ordaki kizdigimiz insanlara binaen soyledim bunu. Hatirlamadi iseniz link ararim…
Dedigimden farkli davrandiysam hayret ederim. Ben oyle isnatlar yapacak sekilde dusunen acik acik soylesin isterim aslinda. ‘Ayip’ oldugu icin kendisi soylemek istemiyorsa o ayri.
Hani gecen gun “Karaca” terbiyeden gecirmek” deyince “ortunmeyi” nasil anladiginizi da ben anlayamamistim…
O ortu lafini eden ben degildim ki? Ne ortu anladim ondan, ne sizin dediginiz silah kusanmayi. Anlamadim ne diyor diye zaten. Ikisi de pek akil kari gelmedi bana. Diger taraftan eger ima seklinde birakilacak birsey varsa o ‘kadinlar silahlanirsa bunlar olmaz’ gorusu olamayabilir. O ortu lafini eden kim idiyse belki oyle dusunmustur.
Dun de Fethi bey sadece ikinizin yaptigi 10 kusur yorumlarin en sonuncusunda soyle bir ifade kullanmisti : “Bir başkası da genelde bizim teze yakın yorum yapmış”
“Biz” dun cay ictik demek gibi o, degil mi? Orada iki uc kisi ayni seyi diyorduk. (Belki iki kisi?). Diger taraftan Fethi beye hatir ettigim dogru olabilir de o ‘biz’ olmasindan ziyade tanisidigim biri olmasindandir.
Bu biz, siz onlar ifadeleri ulkede cok SIKLIKLA kullanilmaya baslandi… Siz de oradaki yorumunuzda “muhafazakar” basin gibi bir ifade kullanmistiniz..
Yapmisimdir, tirnak icine almis miyim? Kendimce muhafazakar hatta tutucu oldugum icin bu insan ve yayin organlarina ‘muhafazakar’ etiketinin yapistirilmasindan rahatsizim.
mesela sizin “lafa lakirdiya ” tahammulu olmayan kesim diye adlandirdiginiz kesimin ortak ozellikleri vardir. Ama birbirlerinden bir surur yerinden ayrilirlar. Dusunceleri de farkli farklidir, ayni seyi yapmalari “ayni” olduklarini gostermez.
Elbette. Ortak nokta (hatta belki milletce) “lafa lakirdiya” tahammulsuzluk. 301′i kaldirsin dedigimiz meclisin yine “laf lakirdi” uzerinden neler yaptigini da gorduk evvelsi gun iste.
Mr No Bey,
Ayri ise o zaman “Buyuk Bulusma” ile kurmaya calistiginiz bagin “tirsmak” ile sinirli kaldigini dusunelim… Ve sizin cumlenizin bir versiyonunu da ben yazayim”
“Ben de gecen gun “Good Night and Good luck” filmini seyrettim Kanal D’de…
AKP’nin de CHP’nin de MHP’nin de birbirine karsi yaptigi sey ayni aslinda…” desem siz buradan AKP’lilerin de surek avina ciktigini dusunmez misiniz?
Mutluluk olayi ise apayri, cok denedim olamadim…
Simdi yukarda da seyretmedim varsayin deyip mutlu olun demistiniz. Ne yapacagimi sasirdim…
Iki cumle birbirinden bagimsiz ise dedigim gibi “korkmaniz” konusunda size izlememissiniz falan dedigim yok. Ama izleyip “namaz” mevzuuna bagladiysaniz ben onu elestirdim…
Hani olur ya bazen millet filmi seyreder anlamaz. Belki sizde seyrettiniz anlamadiniz. Olabilir. Bir daha deneyin bu sefer anlarsiniz demeye getirdim…
Fasist kelimesini “ucuz kullandigimi” ileri surecektiniz siz… Simdi iki kisiye kullandin ya diyorsunuz… Ucuz kullanmak bu ise sizin AKP’lilere yada bazi cemaatlere karsi ne kadar ucuz kelimeler kullandiginizi devamli hatirlatirim bundan sonra…
Bir kelimeyi iki kesime yada kisiye karsi kullanmaniz “ucuz” kullanmaniz olacak…
Fatih Bey,
İkinci paragraf filmi izledikten sonrası için. Kompozisyonum zayıftır. Yine tartışmayı anlamıyorsam, bilmiyorsam üzerinden yapıyorsunuz. Dedim ya hastalıklı olan benim doktor kendine haline bırakın dedi benim için, siz de öyle yapın. Sizinle tartışabileceğim bir şey yok, çünkü siz
baştan bazı varsayımlarla konuşuyorsunuz, bunlara göre ben anlamamışım, izlememişim, yalan söylüyorum.
Kullanma frekansınız değil, gerekçeniz önemli. Sayıya değil gerekçeye bakınız.
Fatih Bey,
Benim izleyip de anlamadığım bir şey yoktur. (altyazı yoksa anlayamam)
Nedir bu seyredilip anlasilmayan film? Onun da nette linki var mi?
Fatih Bey,
Anlamadığınızı bu kadar belli etmenize gerek yoktu. Sizinle tartışacak bir şeyim yok, çünkü benim yalancı olduğumu düşünen birisiyle kısıtlı zamanımı harcayamam Full stop.
bizim bazı dindar cahiller , Arapları aşşağılamakta laiklerden geri kalmıyor , Delidumrul‘a katılıyorum , Araplarda öyle saf-samimi bir damar da vardır ve çok kuvvetlidir , Arap bu……………..
hurili bilmemne meselesine hiç girmiyorum cıvık……
büyük buluşma ,sır kapısı , kurtlar vadisi ….. TV dizisine kin tutan adamlar var memlekette ya ,buna çok gülüyorum
ama elif şafak roman yazınca , 301 kalksın…….. civil olalım…..cıvık olma da …….
netice itibariyle o da bir senaryo bu da bir senaryo ? ne ….. fark ne ?
şimdi KV dedik ya , ne faşistliğimiz kalır ne ırkçılığımız , ama “baba ve piç” dersen entellektüel olursun
hele batının hristiyanlıkla dalga geçmesini taklit edip İslama sataştın mı , ruştizadelik payesini de cebe koyarsın……….
Mr No Bey,
Birbirinden kel alaka iki cumleyi niye siraliyorsunuz pes pese izah edin o zaman.
Osmanli’ya ahlaksizlik atfediyorsunuz, ispat edin diyoruz yok… Arkadasim soyle dedi de… rakamlari veriyoruz ben onu demek istemedime donuyorsunuz…
Bana “fasist” kelimesini ucuz kullaniyor diyorsunuz… ispat edin once sessizlik, sonra 2 kisi, sonra da o iki kisiye karsi kullanilan kelimenin icerigi yok gerekcesi… Darbe isteyen adama fasist denmez de ne denir? Muslumanlari ulkeden surmeye calisan adama ne denir? Bu mu ucuzluk?
At iftirayi cevap veremeyince yok sayisi degil gerekcesi…
Kime denir fasist soyleyin de bilelim… Bakalim ne kadar “ucuz” kullaniyormusum bu kelimeyi…
Yukarda “Namaz kilmayan cehenneme gider” menseili cocuklari korkutan bir film uzerine tartisiyoruz gelip “samanyolu’nda ben de sunlari seyrettim” diyorsunuz… Sonra bizim konu uzerinden konusmadiginizi varsayip cumlelerini ayirmamizi her birini birbirinden bagimsiz sekillerde degerlendirmemizi istiyorsunuz…
Ben mantigini sorgulayinca da “vayyy se4n bana yalanci dedin senlen konusmuyorum butun engine’ler heme FULL STOP” diyorsunuz…
Ben de halen tum bunlara cevap veriyorum…
Bulent Bey,
Yahu Samanyolu’nda oynayan bir dizi var : Buyuk Bulusma… Bildigim kadari ile Japonyadaki bir tv show’unun versiyonu… Insanlarin kotu seyler yaptiktan sonra olup ak sacli ak sakalli bir amca olen adama sorular souyor.. Sen niye sunu oldurdun, bunu niye yapmadin… O da “sevdim, aslinda istemedim, sartlar zorladi, kimseler ogretmedi” falan gibi seyler soyluyor…Ayni show’u hristiyan kanla icin yapsalar deli gibi seyredilir… Cunku degindigi hatalar hep “genel ahlak”a ait seyler ve kurallar.. Uyusturuculuk, dolandiricilik, adam oldurme…. Samanyolu’nun sayfasinda bolumlerini online seyredebilirsiniz…
devlet çocuklara el koydu kelime buysa. Daha çok yeni oldu bu.
Bülent bey, hayat dikensiz gül bahçesi değil. Din öyle bir şey kötü kullanımı çok
berbat sonnuçlara yol açabilir. toplu çılgınlık ayinlerine dönebiliyor. Bilinç devre dışı kalıyor. insan zomiye dönüyor. illetini bilmeyen kişi dindar olamaz.
http://www.forumojen.com/forum/bilelim-ogrenelim/22372-en-buyuk-toplu-intihar.html
1978 de 914 kişinin toplu intiharını unutmayın.
914 kişi nasıl intihar eder. orda kucağında çocukları ile anneleri intihat etti.
bazen anne çocuğunu doktora götürmüyor. dua iyileştirir diyor.
ne yapacaksınız ?
toplu hipnoza maruz kalımış insanlara karşı ne yapabilirsiniz.
o çocukların anneleri nerdeyse koyuna dönmüştü.
ha ilk çağda çocukarı kurban diye piramtilerin üstünden aşağı atmışlar, ha 21. yy da
çocukları insanlığın en son geldiği bilgi mirasından mahrum bırakmışlar.
bizim her yeni doğan bebeğe karşı insanlığın bilgi mirasını iletmek gibi borcumuz vardır.
göndermeyecek çocuğu okula, kendisi de bişey öğretmeyecek. kızını dokuz yaşında 50 yaşında adamala evlendirecek.,
sonunda o bebekleri ne yapacaklar bilmiyorum, haberleri türkiyeden takip edemiyorum. ama zannederim ki, o topluluğu dağıtacak, anneleri psikolojik bakıma alacak vs.. böyle birşeyi herhangi bir ülkede devlet organize etmez de kim eder ?
şimdi bizim okulda gösterilen o filim, % 20 öğrencide ( bu istatistik bir oran olablir) öğrenciyi hipnoza sokar. Bu dalga geçilecek birşey değildir.
Madem kimse desteklemiyor, bu öğretmen bu cürreti nerden buluyor ?
çünkü insanlar şunu yalniş düşünüyor. konu din olursa herşey inanç özgürlüğüne girer sanıyorlar., müfredat, kanun , yasa hepsi inanç özgürlüğünün yanında iş görmez sanıyorlar. öğretmen cürreti burdan buluyor.
Bunu belki diğer öğretmenler de yapabilir ama müfredat sınırlıdır ve öğretmen keyfi iş yapamaz.
ve fethi bey bu öğretmeni eleştirenleri neden hedefe koyuyor ?
müfradat harici iş yapan hocayı siz de eleştirin.
fethi bey çok yanılıyor, bayrak , istiklal marşı hepsi dünyevidir. neticede insan hakları evrensel beyannamesi de bir ideolojidir. türkiyede öyle ideolojik beyin yıkama da yoktur. hep örnek verdiğim birşey var. amerikalılar dağlara kendi kurucularının heykelini kazımışlar. İngilizler kraliçe çok yaşa diye marşlar söylüyorlar. ama biizm okulda bir öğretmen müfredat harici bozkurt marşı öğretiyorsa onu da şikayet edersiniz.
ve gelelim samanyolu tv ye . orada beyaz gecelik giymiş ve kafasında takke olan bir adam ( ahmet mekin mi o
sürekli ölüm temasıyla davudi bir sesle tanrının ağzından konuşuyordu. Eskiler böyle bir sahneye haşa falan derdi . yani eski köye böyle adeti biz nasıl kaldırıyoruz ? Eskilerin islamı yerine sanki başka bişey geliyor. ( niyet iyidir mutlaka)
Fatih Bey,
Bir iftira varsa, o da bana şunu izlemedin, sağır duymaz uydurur dedin demektir.
Faşist kelimesini ucuz kullanıyorsun demek iftira değildir.
Osmanlı konusunda, RTE batının ahlaksızlıklarını aldı dedi. Siz RTE şöyle dedi diyorsunuz, hiç bir rakam veri yok. RTE öyle demişse doğruysa, benim arkadaşımın gözlem kabiliyeti RTE’den niye eksik olsun. Benim orada demek istediğim (2. baskı, insan tek seferde anlamayabilir): Biz ahlaksızlıkları Batıdan almışız diyoruz ya, Yugoslavlar ve Yunanlılar da mali yolsuzları,rüşveti Türklerden aldıklarını iddia ediyorlar. Anafikir, main idea bu. Bunun dışında hiç bir şey ispatlamaya çalışmıyorum. Türkokrasi hipotezi doğru olabilir ama buna bakmaya zamanım yok. Her şey Bizans kaynaklı da olabilir. Başka bir şey de.
Ben nerede size çok sayıda faşist kullandınız dedim. Ucuz kullanıyorsunuz dedim.
Ban yalancılık iması yapacağınıza faşist deseydeniz daha iyi olurdu.
Samanyolundaki diziler Fethi Bey’in yazısının son paragrafında. Ben çıkarmadım. (1 defa okumuş olmalısınız)
Benim yorumda birinci paragraf ile ikinci paragraf apayrıdır. İki ayrı yorum yapmak yerine tek seferde yolladım. Lütfen ben hastalıklıyım, teşhis de ettiniz Osmanlı ahlağı konusunda. Kendi halime bırakın. Dedim ya yalancı bilinmektense, faşist bilineyim daha iyi yahu.
@KNZ işine gelince ayet-hadis ile fetva vermeye kalkıyorsun , İslam’da intihar’ın günah olduğunu bilmiyor musun ? yeme bizi……..
bir öğretmen müfredat harici bozkurt marşı öğretiyorsa onu da şikayet edersiniz
oyyy oyyy oyyyy mahmut esat bozkurt olmasın o…….bu adam adına hukuk ödülü veriyorlar hala…..
şimdi izmir buca ya giderken , girişte sağda Nato/Org.Vecihi Akın kışlası , solda merkez komutanlığı , …..ilerle Heykel( Mustafa Kemal heykeli )….hoop sağa Org. Çevik Bir meydanı…güzide ilçemizin güzide mekanı…….sonra az ilerde Org.Cumhur Asparuk meydanı…bu da bir başka güzide mekanımız …… hemen bu meydanın köşesinde iktisat fakültesi içindeki Hukuk Fakültesinin binasının bir köşesi…ciğerimin köşesi hümanist insan….. değerli hukuk adamı…..büyük ırkçı Mahmut Esat Bozkurt alanı….çok ayıp etmişler… orgenerallere o kadar koskoca meydan bu büyük cumhuriyet çocuğuna el kadar yeşillik 2 tane kıytırık bank………ahhh bozkurt ahhhh……….
ya kardeşim teknik bir mesele değil mi bu ? RTÜK’ün +18 , +13 kriterleri yok mu ? uluslararası etiketleme uygulamaları yok mu ? hoca bunları ihlal ettiyse basarsın cezasını olur biter…..üzerinde bu kadar laf çevirilecek bişey değil ki ………
Samanyolunun dizilerini eleştiren arkadaşlar,
Samanyolunda uzun zamandır yeni ve güncel dizileri var.
Yayın listesinde eskilerin esamisi bile yok:
http://www.diziler.com/index.php?page=channels&id=34
Daha güncel diziler var şimdi
Tek Türkiye:Kürt meselesi-Pkk konusunu işliyor
Kollama:Ergenokon Dizi film oldu
http://www.sabah.com.tr/2008/03/25/haber,FB72FDA39AC64C64A7CB23AD92BC75EA.html
Tabii eski bölümler yayınlanıyor olabilir.
Fatih Bey,
Osmanlıya atfedilen ahlaksızlıkları (yolsuzluk, rüşvet vb) ispat etmek işime gelmez. Osmanlı, Türkler hakkında herhangi bir genelleme bir birey olarak beni de bağlar. Türkler ahlaksızdır, ben Türküm o halde ben de ahlaksız durumuna düşerim. Ben kabul etmek istemiyorum böyle bir şeyi.
Yanlış yapıldığında yanlıştan dönmek gerekir. Eğer iddia ettiğim şey yanlış ise yanılmışım demek bana kaybettirmez. Ancak bir ego mücadelesi verirsek, ki ben sık yaparım, o zaman yanılmışım demem. (geri adım atmam.) Belki siz daha diğergam olabilirsiniz.Benim inancım şudur diğer milletler ne kadar ahlaklıysa Türkler de o kadar ahlaklıdır. (fazla ya da eksik değil)
Fatih Zeki Bey,
Tek Türkiye güzel bir dizi. Bir ara izliyordum. Şimdi zaman yok. Kurtlar Vadisine karşı böyle birleştirici bir dizi iyi olmuş. Belki ben anlamamışımdır, milliyetçi biz dizidir
Mr No bey,
Doğrudur, Türkiyede kimse ne olduğunu anlayamıyor zaten.
Kimliğimizi kaybettik, hükümsüzdür :))…
Ya da Türk filmlerinin meşhur repliklerinden;
Ben neredeyim, burası neresi, ben kimim?;
(olsada seyretsek)
iyi de @MrNo ( karışmak gibi olmasın , şu cümleler ilgimi çekti )
“Benim inancım şudur diğer milletler ne kadar ahlaklıysa Türkler de o kadar ahlaklıdır. (fazla ya da eksik değil)”
eğer aşşağıda böyle diyeceksen
Osmanlıya atfedilen ahlaksızlıkları (yolsuzluk, rüşvet vb) ispat etmek işime gelmez. Osmanlı, Türkler hakkında herhangi bir genelleme bir birey olarak beni de bağlar. Türkler ahlaksızdır, ben Türküm o halde ben de ahlaksız durumuna düşerim. Ben kabul etmek istemiyorum böyle bir şeyi.
yukarda böyle demene ne gerek var
şimdi beni yanlış anlama seninle ilgili olarak söylemiyorum ,bazıları Türklüğe karşı içindeki aşşağılık kompleksini kustuktan sonra , hani işin kolayına kaçarcasına , oktay ekşi tarzında ‘her millet eşittir’ diyip işin içinden çıkıyorlar , kolaycı bir cümle , ama kalayı yiyen Türkler(veya diğer müslümanlar oluyor )
birey veya toplum , tek faktöre indirgenemez , üstelik faktörler de birbirleriyle ilişkili , eskiden görece birbirlerinden uzak olan , iletişim ve ulaşım imkanlarının kısıtlı , ilişki de ticaret-savaş gibi yine kısıtlı düzeyde yürürken , faktör girdileri farklı da olsa yapılar birbirinden kısmen soyutlanmış kısmen daha homojen bölümlerdi , eskiden bile doğrudan karşılaştırma yapmak zor iken , günümüzde batı kültürünün , ekonomisinin diğer kültürlere/toplumlara muazzam baskısı , tenfizi ile karşılaştırmada adaletli olmak iyice zorlaştı
ahlaki zaafların hangileri bize has , hangileri batıdan ithal , batıda sorun olmayan , onların kültürünün bağışıklığı olup da bizi hasta eden burada farklı semptomlar gösteren unsurlar yok mudur ? nelerdir ?
toplumlar ahlaken eşitmidir ? ortalama ahlak diye bir tabir olabilir mi ? grafik paralel mi seyreder ? inişler çıkışlar olamaz mı ?
her insanın insan olmaktan dolayı hakettiği saygı ile insanlığından verdiği tavizler birbirleriyle çatışmaz mı ?
her insanın her yönü birbirine eşit midir ki ? kimi daha duygusal ,kimi daha acımasız , kimi hırslı , kimi cesur….vs
bir Türk almanyada iş ve toplum kurallarına/standartlarına uygun çalışıp,yaşayıp ,kapıkuleden içeri girince gaza basıyorsa buna ne etkisi demeliyiz iklim etkisi mi , sistem etkisi mi , otorite etkisi mi ?
herneyse kısaca değinmek istedim ama uzadı ,belki daha sonra birşeyler ekleriz……..
qua vadi, Bülent beye örnek verdim. 915 kişinin toplu intiharı amerikada olmuştu 1978 yılında, bakın link de vermişim.
günümüzde mormon tarikatının kadınlarının bebeklerini kucaklarından toplnaması ile ilgili konuşuyorduk..
din kötü kullanıldığı zaman bütün tarihte insan beynini dumura uğratma özelliği vardır.
direk hipnozdur.
kuran sizin başına gelmez demeyin diyor. Öyle bir ayet var.
iyi takip edin.
tehlikeli işler bunlar yani , inanmasak daha mı güvendeyiz diyosun kısaca ?
insan hakları beyannamesine ideoloji diyosun , insanların insan olmaktan kaynaklanan bir takım hakları olduğu gerçeğine,insanlar arasında basit asgari müşterek oluşturma tespit etme mantıksal gayretine ideoloji kılıfı geçirmeye kalkıyorsun
peki ideoloji uğruna avrupa,rusya,çin,kore,hindiçin’de ölen 50-100 milyon insanı hangi hipnotikler öldürdü acaba ?
birkaç komünist/marsist/sözümona hümanist hergele paris kafelerinde zıkkımlanırken kurdukları ütopik oyunlarının efsununa kapılmış başıbozukların, onların çömezlerinin marifetleri değil mi ?
ne güzel söylemiş üstad
‘ ideolojiler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir ‘ Cemil Meriç
Quo Vadi
Güzel bir soru. Sistemdir heralde.
Diğer soruların bir kısmıyla ilgilenmiş olanlar var.
Özeleştiri yapanlara da ihtiyaç var. Benimkileri böyle gör.
Bu konularla ilgilenmiş olan Erol Göka’nın sayfası.
-bu bir denemedir -bakalım yayınlanacak mı , banlandım mı ne oldu , bir mesaj onaylamaya takıldı ,ilk defa oluyor burda,FST ağabey buralardaysanız bi el atın
Mister No Bey,
Bakin mesela ben “Devil’s Advocate”te adam doktordu desem “filmi anlamadin galiba” “filmi nerenle izledin” “filmi uyurken mi seyrettin” “filmi ingilizcesinden mi seyrettin” “oha be amma da attin” “ulan uydurma be” “city of angels ile karistiriyor olmayasin” gibi olayi “yanlis” bildigini gosteren seyler soylenebilir… Bu benim “yalan” soyledigim anlamina gelmez(Eger altinda cok daha buyuk bir plan yok ise)…
Yanlis anladi iseniz ozur dilerim ama burdaki her anlami ayni manada kullanip ve dusunup “yalan” kelimesini cikartabilirsiniz. Anlamama meselesi de size “aptal” dedigim anlamina gelmez… Harbiden anlamamissinizdir… Requiem Dream” miydi neydi bir film vardi… uyusturucu kullanimi ile alakali… High oldugu kisimlarin bir kismini “kafasi guzel” olan arkadaslarin neler yaptigini bildigim icin anladim ama bir kismi harbiden bana mantiksiz ve manasiz geldi… Gecen gun “Good Will Hunting” filmindeki kisiyi de yanlis tanimlayinca acaba bunu anlamadi mi diye dusunmem normal olamaz mi?
Benim igneleyici cumlelerime “yalanci” dedin, “full stop” gibi kesin ve sert cevaplar vermeniz normalde onemli olmayacak seyi buyutmeye neden oluyor… Bu iki tarafli birsey aslinda… Ben de aninda cevap yazarak gerilimi arttiriyorum bazen.. Biraz bekledim bu kez…
Ego meselesine gelince herkesin var egosu… Karsi tarafin da egosunun olabilecegi unutuluyor bazen…
Ben atiyorum, Bulent Bey burada Islama hakaret etti diye firliyorum, yaziyorum birseyler, sonra bir daha okuyorum, bir daha okuyorum “acaba” demeye basliyorum, sonra mesele baska yerlere gidiyor, sonra baska yerlerde baska seylere kiziyorum “yine kesin” hakaret diyorum, sonra yine geciyor falan…(Bu arada hala karar verebilmis degilim o yuzden son yazdigina cevap vermedim, halen dusunuyorum… Bu arada okuyorsaniz Merhaba Bulent Bey
)
Demek istedigim bir “pardon” yada “yanlis biliyormusum” “yanilmisim” yeterlidir… Ben yanilinca donerim… Problem yanildigimi anlayamamam… Anladigim halde direttigim -hatun meseleleri haric, o konuda kesinlikle geri adim atmamak lazim, yoksa sonsuza kadar surecek bir yanlisin icine dusersiniz- vaki degildir herhalde…
Her neyse…
Geri yazdiklariniza donecek olursak Kurtlar Vadisi, Irak, Teror ve Pusu dizilerinin tamamini seyretmis biri olarak ( evet ben de kurtlar vadisi seyredicisiyim,(Quo Vadi merhaba:) ) hatta soguk oda, subat sogugu filan da izlemisligim vardir) diziyi Tek Turkiye dizisi ile karsilastirirken kullandiginiz “Kurtlar Vadisine karşı böyle birleştirici bir dizi iyi olmuş” kismini ben anlayamadim
Ama anlayamamamin sebebi Tek Turkiye dizisini hic seyretmemis olmam… Kurtlar Vadisi neyi ayristiriyormus ki bu dizi birlestiriyor o yuzden cevap veremiyorum…
Quo Vadi Bey,
Misafirlige gitme etkisi olabilir mi?
Hani cocugu misafirlige goturunce akranlarini gorur simarir, ortalikta kosturur falan, sonra annesi “seni bir eve gotureyim, sorarim” yada “bi daha seni getirirsem iki olsun” der…
Saka bir yana Turkiye’de deli gibi araba kullanan bir arkadasim , ehliyeti suspend olana kadar oyle kullanmaya devam ediyordu burada.. Sonra Amerikalilar trafik sucundan memlekete geri gondermeye basladi diye duyduk birkac kisiyi.. Sonra bu arkadas uslandi… Sonra vatandas oldu ve eski yani turkiyedeki haline geri dondu
Iceri girmekle alakali birsey galiba…yani otorite…. (Turkiyede polise uj-bej milyonu verip gececegini ben buradan kontrol ediyorum mesela)
aslında ben de pek emin değilim
belki sistem ( uyum,entegrasyon,güven, insanların özünde iyi niyetli olduğuna inanmak ve uygun ortamda bunun yeşermesi gibi bişey )
belki otorite ( güç,ceza korkusu ,şüphe , özünde iyiniyetli olsa bile uyanıklığı genel kural kabul edip fırsatı değerlendirme…)
belki ikisi birarada , ve belki birkaç faktör daha….
bir de şu var ki , o kısım daha çok bizim insanımızı anlamaya yönelik , mesajın geneli ise toplumları karşılaştırmak üzerine sorularım,aklıma takılanlar…
ben bu KV konusunda çok muzdaripim ,
(eski KV nin tamamını seyrettim , sonrasını pek düzenli seyretmedim , denk gelirse,yarısını seyretmişimdir )
yani alt tarafı bir dizi , seyret geç , seyretmeden geç , her şeye siyaset katmak , sanal gerçeklik yaratmak , öküz altında buzağı aramak , buluttan nem kapmak nedir anlayamıyorum
millete de derdimi anlatamıyorum
yav biz geçen hafta arkadaşın mekanında , bir kafkas , bir laz, bir arap , bir kürt , bir göçmen( ben ), bir egeli 6 arkadaş oturduk muhabetimizi ettik bir yandan diziyi seyrettik , bir yandan şöyle olsa daha iyi dedik , bir yandan burası saçma dedik , bir yandan güldük….bölünmedik parçalanmadık…
sanki bu dizi şırnak da seyredilmiyor
kendi sanal gerçeklerine inanmışlar , bölüyor da bölüyor… kimi bölüyor peynir mi bu dilimlensin…..
şu da var ben binlerce film izlemiş biriyim , klasiklerden , vizyondakilere , bilim kurgudan(favorim) , dramalara……..ben dizi oscar alsın demiyorum ki , oyunculuğuyla da ilgili değilim , senaryo sapmalarıyla da , teknik/efekt eksiğiyle de fazlasıyla da ilgili değilim , ama şunu söylerim bu dizi seyredilmez bir dizi ise hiçbir türk dizisi seyredilmeyi haketmiyor demektir ,
ha yapımcılar uyanık , para kazanmaktan başka bişeyi düşündüklerini pek zannetmiyorum , onlardan bir mesaj da beklemiyorum ,cıvıttılar bence , suyunun suyunu çıkarmakla meşguller ve bunu da gayet iyi yapıyorlar, hiçbir dizi bu kadar güçlü karakterler oluşturmayı becerememiştir türkiyede , doldur boşalt dizinin uzatmalarını uzattılar da uzattılar , bi bakıyorsun baba bir karakter harcanıyor , yerine yenisi geliyor , nerdeyse polat dışında diğerlerinin bir garantisi yok , hiçbir oyuncunun yapımcıya kapris yapma şansı yok , bu az bir başarı mıdır ? at binenin kılıç kuşananın…. adamlar bu işi biliyorlar ….en azından yapılan işe biraz saygı göstermek gerek , yıllarca trt formatlı uyuz diziler sonrasında belden aşşağı ‘yeni sevgili yaptım’ dizileri , ağa dizileri….açtıkları vizyonu hafife almayın ,
herneyse onların avukatlığı bana düşmez de , kolay eleştiride sıkıyor artık , hele hürriyet benzeri sahte gözyaşları ….
Din, film degil. Cok daha ciddidir.
http://youtube.com/watch?v=7azVeRlWghY
Lema: Sadece bir gozlem; Araya dine karsi olan hincindan dolayi laf sokacagim diye baya ugrasiyorsun ama pek kisenin taktigi yok gibi seni
Quo Vadi,
Kuçular Vadisini izleyen gençlik, başka bir altyapısı da olmadığı için senaryoya Türkiye’nin gerçekleri diye bakıyor. Oradaki yöntemleri ,kişileri,giyinişleri taklit etmeye başlıyor. Bu Pretty Women filmi güzel diye kızların yola çıkıp o…luk yapmasına benzer. (böyle bir şey de olmamıştır)
Quo Vadi,
Bir yorumunuz otomatik olarak moderasyona takılmış, bunlar bazen olabiliyor, özellikle çok yoğun mesaj trafiği yaşandığı durumlarda.
turfanda,
Takmadiklarini dusunup dert etme sen. Her yazdigima illa cevap birisi cevap verecek diye bir kural da yok.
Hem.. soyleyecek sozu olmayanin susmasi daha evla degil midir?
Ayrica, benim yazdiklarim ‘dine karsi’ filan da degil.
Herkesin istedigi seye inanmasiyla benim hic bir sorunum yok. Bu kisinin kendi mahremidir. Mahreminde ne yapar eder beni ilgilendirmez.
Isteyen inege, isteyen puta, isteyen de Haberci’ye tapar.
Ammmaaa.. neye inandiklarini dile getirdikleri, yaziya doktukleri –hele de methetmeye, ‘the dogru’ filanmis gibi konumlandirmaya basladiklari ve bir organize orgut (cemaat vs) haline getirilmeye tesebbus ettikleri– andan itibaren tartismaya acik hale gelir.
Benim sadece susana VE cikip tartisana saygim olur.
“Bu benim kutsalim”, “ben boyle inaniyorum” diyene; saygi filan gibi muafiyetler (bagisikliklar) talep edene degil.
Not: Ben bu dediklerimi sadece burada ve birilerinin nedense cok onemsedigi sekilde ‘isimsiz’ yazip soyluyor degilim. Cok daha detaylisini, gercek hayatta ve yuzyuze ilgili ilkel inanc kumelerinin arasinda onde gelenlerle (entellektuel acidan ciddiye aldiklarimla) tartisirim.
Sinirden kipkirmizi olurlar, hop oturup hop kalkarlar; cunku diyecek sozleri bitmistir. Bir faniyi putlastirdiklarini, sirf bunu yapabilmek icin de Allahi acizlestirdiklerini (Allah tanimini eksikli yaptiklarini) kabul etmek zorunda kalmak ile muesses nizamin agirligina direnmek noktasinda cok ciddi acmazlar yasarlar…
Benim ilgim de orada sona erer. Cunku, ben herhangi bir dinin misyoneri filan degilim. Kimseyi inandigi dinden caydirmak niyetim de yoktur. Limitlerini bilsinler yeter.
Lema: Dediklerine katiliyorum. Ama insanlarin inandiklari seyi yaymaya calismasi ya da organize olmalarinda bir sorun gormuyorum. Cunku o onlar icin “the dogru” dedigin sey. Senin gibi ben de elestiririm o ayri. Fazla soyleyecek bir seyim yok, susayim.
Fatih bey,
Saka bir yana Turkiye’de deli gibi araba kullanan bir arkadasim , ehliyeti suspend olana kadar oyle kullanmaya devam ediyordu burada.
Cezaya ve sigortaya nasil para yetistiriyor? O tip bir iki insan ben de biliyorum, biri en sonunda kelepce ve nezarethane ile tanismisti. Kelepcenin degil belki de cezanin caydirici gucu yok eger para yetisiyorsa, o yuzden galiba Finlandiya’da trafik cezalari gelire gore aliniyor. Link vereyim:
http://findarticles.com/p/articles/mi_m1571/is_40_17/ai_79439327
turfanda,
Susmak istemene saygim duyuyorum, ama benim ekleyeceklerim var:
‘The dogru’ (’el hakikat’) oldugunu dusunenin bunu kendisine tatbik etmesine ben karisamam.
Zararli bulursam soylerim, dinlemezse uzulurum, faydasiz bulursam belki soylerim ama sonucta onemsemez gecerim. Yani, her hal u karda, sayet, kisi sadece kendisine tatbik ediyorsa, karisamam.
Fakat, uyanigin birisi cikip, muhatabini ‘dine cagirmak’ kisvesi altinda aslinda kendi hizmetine dahil etmek istiyorsa, o zaman durum degisir.
Ve, isin ilginci de butun ‘yol’lar (tarikatler), ‘topluluk’lar (cemaatler) hep bu sebeple kurulur. Hayattaki birilerine hizmet etmek, o birilerinin siyasi, sosyal, maddi vb vs iktidar ihtiraslarina piyon bulmak icin…
Bunu gerceklestirmek icin de, siradan bireylerin korkularini –bir yerlere siginmak arzularini– ve ihtiralarini –bir seyler olmak/edinmek umitlerini– kullanirlar..
En iyi araclardan birisi de, mesela, ahiret meselesidir.
“Sen bizim cemaate katil {bize hizmet et}, biz de senin oteki dunyani mamur edelim” ayaklari yani..
Nasil diyeyim.. bu aslinda “biz seni Allaha karsi koruruz” demenin bambaska bir seklidir fakat tabii ki bunu acikca soylemezler..
Zokayi yutan garibim sadece kendisinin bir lokma bir hirka ‘hizmet’ etmesi ile yetinmez –buna firsat verilmez–, serflerin sayisinin artmasi onemlidir; bu serf (muntesip) de ortaliga cikar ve baskalarini ikna faaliyetine girisir… bu (erlerin askerde karsilastiklari turden) bir ‘tertip’ciliktir –sen bir comez edinirsin, ve kidemli olursun. Comez senin hizmetini gorur artik. Sen de senden yukaridakilerin hizmetini.. ta ki sen tepeye cikincaya kadar.
Fakat, en tepenin sahipleri vardir. Silsileler, ulemalik payeleri…
Silsilenin kokundeki kisi hep kutsaldir. Boylece ona kadar uzanan butun cizgi de kutsallasmis olur…
Silsileye dahil olamayanlar ancak bir sekilde ‘ulu zat’ oluverirse bu ic halkaya dahil olabilirler ve yaveleri elden ele dilden dile gezdirilir.
Bu ic halkadan birisini, ya da kurulu duzeni elestirecek olursaniz, “Allaha dil uzatmis” oldugunuz iddia edilir.
Oyle ya, bu ‘ulu/mubarek’ taife ve sistem (model) Allah ile butunlesmistir (!), onlara laf edilemez. {Vahdet-i vucud denilen seyin mukemmeli de bu olsa gerek.}
Bir faniyi ululamak, iktidar sahibi etmek icin, Allah adina zulumler, cinayetler islenecek ve daha da kotusu bunlar da kutsanacaksa, bu yondeki orgutlenmelerin yayginlasmasina goz yummaktir, bence, Allahin asil gucune gidecek olan…
Fatih bey,
Ben atiyorum, Bulent Bey burada Islama hakaret etti diye firliyorum, yaziyorum birseyler, sonra bir daha okuyorum,
Hakikaten oyle gozuktu degil mi?
bir daha okuyorum “acaba” demeye basliyorum, sonra mesele baska yerlere gidiyor, sonra baska yerlerde baska seylere kiziyorum “yine kesin” hakaret diyorum,
Bunlar biraz da hissedilen aidiyet ile ilgili olabilir. Yabancilarla yazisirken bana da olur bazen. Yalniz tabii Ingilizce’de bu ‘fesmekana hakaret var burada’ demenin bana (ve buyuk ihtimalle ana dili o olan okuyuculara) komik gelmeyen yolu yok, o kultur pek oyle degil. Onu PClik ile ikame ediyorlar.
sonra yine geciyor falan…(Bu arada hala karar verebilmis degilim o yuzden son yazdigina cevap vermedim, halen dusunuyorum… Bu arada okuyorsaniz Merhaba Bulent Bey
)
Merhaba. Karar verilecek olan nedir? Elimizdeki veri rahatsiz oldugunuz su veya bu sekilde. “Hakaret” olup olmamasi rahatsizligin “hakli” olup olmadigina mi karar vermenizi saglayacak? Yani rahatsizligin sizinle mi metinle mi alakali oldugu mudur karar verilecek olan?
Baska birsey soyleyeyim. Argumanin yapisi belli:
X metodunun, namaza yoneltme sonucunu dogurmasi muhtemelse X metodunu kullanan sey faydali ve mesrudur.
X=ceza veya X=mukafat, olabiliyor. “Ceza” olmasi begenilmis (iki yorumcu begenmis), “ceza”nin tasvirinin biraz komik olmasi onemli gorulmemis. Ayni yapida X=mukafat olmasi midir problem, o mukafatin muhetemel bir (ve benzer siglikta) tasviri mi? Cayir bayir guzel bir manzara filan seklide tasvir olsa o mukafat ve — nedense insanlarin cektigi fiziksel iskencenin tasvirinden cok daha itici bulunan — cinsellik icermese problem olacak miydi?
Lema: Cemaatlerin ya da dini gruplarin temelde bu isi genel olarak toplumun genel yapisini iyilestirme amacli kuruldugunu dusunurum. Zamaninda bir iki cemaatle de icili disli oldugum icin genelinin samimiyetle kendi davranisina ceki duzen verdigine, ve benim acimdan “iyi insan” oldugunu soyleyebiliim. Baskalarini da buna davet etmek yapilan bir seydir ve en azindan benim o bulundugum yerlerde bu asla siddet ya da zorlama ile olmazdi. Gordugum temel bir eksiklik eski “seyh-murit” iliskisinin halen devam etmesi idi yani cemaat icinde hiyerarside ve Allah kelami olmamasina ragmen inanilan seylerin sorgulanmamasi idi.
Isin ekonomik yani ya da fanilerin (cemaat liderlerinin) yucelestirilmesi elbette soz konusu idi. Fakat bu sosyal yapilarin dogasinda olan bir sey olsa gerek. liferler yuceltilir, topluluk uyleleri birbirini kayirir. Arada da mutlaka iki yuzlukle bunu kendi cikari icin kullananlar olacaktir. Neticede -muhtemelen senden farkli sekilde- cemaat ya da topluluklarin genel olarak toplum acisindan iyi yapilar oldugunu dusunuyorum. Cemaat uyeleri kisiel mutluluklarini oralarda bulmuslarsa ne ala. Yapilan elestirileri bilerek Ister yuceltsinler ister paralarini versinler.
Elbetteki siddet ya da zorbaliga karisanlar mustesna, zaten onlarla benim isim olmaz, bu suca girdiginden kolluk kuvvetleri ilgilenmelidir.
Bu yapilarin, hurafe ya da geleneklerin dine verdigi zarar konusu var ama simdi yazmak istemiyorum. zaten su kadar cumleyi yazmak icin bile kastim, Dedim ya soyleyecek cok seyim yok.
Lema bey, ne hosmus o sarki oyle? Tesekkur ederim link icin.
Turfanda,
Dine karşı hınç olduğunu zannetmiyorum. Din adına öyle şeyler var ki, bunlar ancak laf sokma ile nispeten deşilebiliyor.
“Takmama” konusunda da emin değilim, burada çok kızılan knz, tuhaf tavırlı delidumrul dahil herkesin yazdığının dikkatle okunduğunu tahmin ediyorum.
Bunların çoğu cevabı olan veya en azından kolay olan şeyler değil. Dini inançlar en sert muhalif görüşlerin itirazlarıyla test edilmedikçe kağıttan kuleden ibaret kalırlar. Elbette sert muhalif görüşler iyiniyeti, dostane tavrı hiçe sayıp yersiz ve haksız bir üsluba, hele gereksiz hakarete bürünürse, en azından kendim için konuşuyorum, bir kırgınlık oluşabilir. Ama bu durum yazılanların içeriğinin değerini düşürmez.
Aslında benim bazı yazılarım da laf sokma olarak görülebiliyor, son günlerde özellikle, mesela bir arkadaş Ahmet Hakan’a benzetmiş beni. Halbuki kızacaklarına yazılan şeyin içinde ne dendiğini daha detaylı düşünseler daha doğru olurdu. Benim her yazdığımda bir keramet var demiyorum, çoğu da çalakalem ve yanlışlıklar da içerebilir ama kör yandaşlığın zararlarını tecrübeyle bildiğim için bunlara tahammül göstermeyi öğrenmek gerektiğini düşünüyorum.
Uzun zamanin takipcisi olarak; bazi rumuzlarin yorumlarini hic bakmadan es geciyorum. Banu Alkan kaset cikarttiginda o Tv senin bu TV benim gezerdi, bende rastgeldikce oturup kendisine hareketlerine illet olmama ragmen, yine de izlerdim. Bazilarini okumam da Banu Alkani takip edisim gibi oluyor, o da uzun degilse.
Kim benzettiyse buyuk hata etmis. Ahmet Hakan kosesini doldurabilmek icin iki kelimelik cumle ile paragraf yapip, onu da cift bosluk birakarak yaziyor. Icerigini konusmaya degmez.
Bulent Murtezaoglu,
Siddetsizlik tapiniciligi da sakattir bence.
Hele de konunun ne oldugunu bilmeden, sirf olaya silahli devlet gucleri karismis ise bu tur seyler soylemek…
Affedilir gibi degil.
Hikaye su:
http://www.timesonline.co.uk/tol/news/world/us_and_americas/article3736218.ece
Alinti:
Boyle bir durumda, kendi evlatlarinin kole olmalarini, cinsel ve diger tacizlere, tecavuzlere ugramalarini ilgili mercilere haber vermeyen (yani, seyirci kalan) annelerin hala daha ‘anne-evlat’ imtiyazi vardir mi diycegiz?
Bu sorunun dinle alakasi yoktur. It’s simple judgement call.
fatihdemir,
Allaha giden yolun illa ve illa dinden gectigi, onun da mutlaka Islam oldugunu soylemek, digerlerini kafir/zindik diye nitelemek de bir cesit sirk sayilmaz mi?
Aslinda bir algi meselesidir; fakat ‘dalga gecmek‘ dedigimiz icraat zaten pesinen negatif hukum giymis oldugu icin, her sekli cogu zaman saygisizlik addedilir.
Bu bapta degerlendirirsek, evet, basortusu ile dalga gecmek de saygisizlik sayilir.
Ama, bu ’saygisizlik’i, basortu takan kisinin bu tercihinin sebebinin ‘dinin emri’ oldugunu soylemesi ne artirir ne de gunah filan yapar.
Basortusu takan kendi kisisel tercihini yansitmak istemistir. Dalga gecen de, kabaca da olsa, bu konudaki kanaatini dile getirmistir.
Ayip etmistir: Daha nazik olup, benzeri bir basortusunu plajda basenine/mabadina da sarabilirdi.
Bu konu dalga gecilecek bir konu degildir bence. Incelenmesi ve adinin konmasi gereken bir seydir.
Erkeklere neden huri, kadinlara neden gilman verilecegi vadedilmistir?
Neden colde omur gecirenlere yemyesil vahalar, yasaklanan sarabin aktigi akarsular vadedilmistir?
Boyle bir suru soru vardir ve bu tip sorularin sorulmasi gerekir.
Bu sorulara, “muhakkak bir hikmeti vardir” diyerek cevap vermeye calisanlarla dalga gecilebilir mi sorusunu ayrica tartismak uzere okuyucuya birakiyorum.
Pek de degil.
Var olan bir probleme bir baska cozum onerisidir sadece.
Alkol, kumar (yani, adrenalin artirici bahisler vb), uyusuturucu/keyfverici seyler de yoksa o listede, ‘Huzur’da size kanat takilacaginizi soylemek isterdim.
Birincisi, Osmanli esittir Turkler diye dusunmek bence eksik ve/ya hatalidir.
Osmanli bir hanedan.. Iclerinde durust olanlari da var olmayanlari da. Ahlaklisi da ahlaksizi da.
Parlak bir ermeni cocugunu kaldirip bir muddet bir kapatma olarak kullanan sultan (padisah kizi) da olmamis midir?
Hamamlarda nelerin dondugunu bilmiyor muyuz? Camasirci kadinlik meslegini de borekci dukkanlarini da..
Pay-i Tahtin ortasinda hem de..
Bu baglamda nesredilen fermanlarin hamamlardaki peskirler kadar dahi kiymetinin olmamis oldugu bilinmiyor mu?
Yeniceri ocagindaki Civan/Civelek konusunu hic mi okumadik?
Kisacasi, Osmanli dedigimiz devlet baska her devlet gibiydi. Roma kadar asiri zengin olamadigi icin o kadar sefih olamadigini kabul ederim tabii ki. Ama, sutten cikmis ak kasik da degildi.
Quo Vadi,
Adina ‘ideoloji’ dedigimiz kavram hayli yenidir. ‘Ideoloji’ kelimesinin eski haline pek ala ‘din’ de diyememek icin ne gibi engel var?
Illa bir ‘Dusunur’un vaftiz etmesi mi gerekiyor?
Lema bey,
Hele de konunun ne oldugunu bilmeden, sirf olaya silahli devlet gucleri karismis ise bu tur seyler soylemek…
Siz “devletin cocuklara el koymasi” ifadesine cevap verdigimi kacirmadiginizdan emin misiniz?
Bulent Murtezaoglu,
Eminim.
DNA teslerinin sonuclari karar vermek icin yeterli olamazsa, ya da anneleri suclu bulunursa, devletin ne yapacagini (yapmak zorunda olacagini) dusunuyorsunuz?
Hadi burasini gectik: Anneler evlatlarini seks kolesi yapacak ve devlet de buna seyirci kalacak.. ya da (evladini gonul rizasi ile vermek bir yana, olan bitene seyirci kalmayi tercih) annenin elinden zor (siddet) kullanarak alacak..
Hangisini tercih ederdiniz?
Fethi Bey,
Bir yanlış anlaşılmayı tashih için yazıyorum.
Benim tam olarak yazdığım şu:
Belki bir ilave yapmalıydım:
Böyle şeylere gerek yok.
Demek istediğim “Bizde böyle br sendrom var,böyle alınganlığa gerek yok, istediği gibi yazsın” falandı.
Ama yanlış anlaşılmışım galiba.
Böyle bir şeye sebebiyet verdiğim için özür dilerim.
Lema bey,
O zaman neye ses ettigimi acik edememisim. Sordugunuz sorular dogru sorular, dogru sorular da devletin el koymasi seklinde bir ifadenin nicin itici oldugunu, cocuga el koymasina heves edilen ve hatta icazet verilen bir gucun (bu durumda merkezi ustelik) kendisinden cekinilmemesinin hatta korkulmamasinin bilakis hevesle bahsedilmesinden duydugum tedirginligini dillendirmeye calistigimi anlatamamisim.
Bahsedilen durumda topluma dusen bir vazife oldugunu, hatta toplumun (buna hisim akraba da dahil ilgili kisiler icin) bu vazifesini yapmamasindan dolayi berbat bir secimle karsi karsiya kalindigi ve eldeki — gorunen — tek aracin kullanilmasinin makul oldugu argumanini kabul ederim[1]. Ilac/arac olarak heves edildigini algiladigim duzen ise mahzursuz olmadigi gibi, sisede durdugu gibi de durmayabiliyor. Bir memlekette cocuklar seni polise sikayet ederim diyebiliyorsa ebeveynlerine, hatta ucuncu kisilerin ihbariyla devlet aile-cocuk iliskisine olur olmaz mudahil olabiliyorsa, o mahzurlar coktan ortaya cikmis demektir.
O memleketin ‘laik’lik anlayisinin organize dinleri diger sosyal olusumlardan bir derece daha zor dokunulur hale getirmesinin bu ozelde ortaya cikanda rolu olabilir tabii, o da ayri.
[1] Bu orada beklenmeyen birsey de degil. Ben Franklin’den alinti yapayim:
In these sentiments, Sir, I agree to this Constitution with all its faults, if they are such; because I think a general Government necessary for us, and there is no form of Government but what may be a blessing to the people if well administered, and believe farther that this is likely to be well administered for a course of years, and can only end in Despotism, as other forms have done before it, when the people shall become so corrupted as to need despotic Government, being incapable of any other. (vurgu benden)
Lema bey,
Deli saçması sözlerinizi ilgiyle izlemeye devam ediyorum.
(Fadıl takipte.)
Üslübunuzun Danimarkalı karikatürist üslubu olması size bulaşmamı engelliyor.
Bu sizin tercihiniz. Buna kimsenin verecek cevabı yok demenizi bir algı yanılgısı olarak kabul ediyorum.
İslam hakkında hiç bir şey bilmediğinizi şu sözlerinizden çıkarmak mümkün:
Yakinda Hz Haberci’nin bustleri meydanlari, ‘Istikbal Semavidedir’ filan diyen hadisli, trenden ya da trene bakan posterleri de makam odalarini suslerse hic sasirmayacagim.
..
Simdi ilk isiniz, bir mezarin basina ya da bir pedestalin onune gitmek ve mum yakmak olmalidir.
Daha sonra da sarap ve peynir davetine katilirsiniz.
Gördüğüm kadarıyla dini konular dışında pek topa girmiyorsunuz.
Vefatından 1500 yıl sonra dahi kendisinden başka bir şey konuşamadığınız insan (sav) büyük bir insandır.
Namazın, kurbanın vs putperestlerden İslama geçtiğini söylemenizse başlı başına ayrı bir zırva.
Daha öncede söylemiştim ilk insan ilk peygamberdi namazı da vardı kurbanı da.
Son söz “Peygamber müminlere nefislerinden daha sevgilidir.” (Ahzâb, 33/6)
Yazlıarınızı bu minvalde yazarsanız cevap alırsınız.
Bulent Murtezaoglu,
Her seyin suistimali ihtimali var. Buna kutsallar da dahil.
Bunyamin nam keferenin hikayesi farkli. O despotik bir krallik ve angut bir klisenin baskisindan kacip oralara gitmis. Ustelik etrafinda da mebzul miktarda kanun tanimaz haydut var. Herkes kendi kafasina gore takilmak hayalleriyle yasiyor.
Olusmus bir devlet gelenegi yok. Dolayisi ile, yazili birseylerden medet ummak zamani. Onu yazmak da birkac kisi ile birlikte ona kalmis.
Garibim, mecbur oldugunu bildigi devlet yapisini, buna yonelik endiseleri olanlara karsi vaftiz etmek durumunda kalmis.
Azicik dusununce, devletin, Allah inancinin, dinlerin, ebeveynlik/evlatlik gibi seylerin birer singularity oldugunu gormek zorunda kaliriz –yok olduklarini, var olmadiklarini teorik acidan farzetmek mumkundur.. teorik olarak mumkundur, de pratikte yurumez.
Merkezi^ olmayan devlete de ‘devletler’ diyoruz. Siddet kullanamayan devlete de devlet demiyoruz.
Bizim hikayemiz farkli.
Bizim devlet gelenegimiz Bunyamin efendinin muhatap oldugu kadar acemi degil. Degildi.
Ta ki, oralari matah sananlarin maydanoz olup da, devleti kirpip, taze feodallere, sivil bilmemne orgulerine yem etmeye baslamalarina kadar.
Ben, genelleme yaparak soyluyorum, kotu ana-baba, akraba, mahalleli vb gibi (b)aglara, vasat/hantal/verimsiz/sedit bir devleti tercih ederim. En azindan herkes icin asagi yukari aynidir.
Iyi ana-baba, akraba, mahalleli vb varsa, zaten devletin karismasina ihtiyac yoktur.
Fatih (na)Zeki,
Beni ne kadar mesut ettin sen bilemezsin.
Hep ayak takimindan okuyucum, cahil takimindan da izleyicim olsun istemistim.
Iyi de oluyor. Bulasici seyleri oldum olasi sevmedim. Eksik kalsin.
izlemek yerine okuyup anlamak icin ugrassaydiniz, “kimsenin verecek cevabı yok” demedigimi, “Hem.. soyleyecek sozu olmayanin susmasi daha evla degil midir?” diyerek ne kasdettigimi de idrak ederdin belki.
Sen, soyleyecek sozun olmadigi halde yaziyorsun.
Aferin. Fakat, cikardigin sey yanlis.
Hac dedigimiz sey coook oncelerinden beri vardi. Tek farki, o zamanlar oradaki putlara tapinip putlari tavaf ediyorlardi.
Ne degisti?
Putlar kalkti sadece.
Kurban dedigimiz sey de, kendisi bir putperest olan (sonradan Peygamber oldugu iddia edilen) Ibrahim isimli kisinin evladini kurban etmek vaadini gerceklestirmesi esnnasinda oldugu iddia edilen bir efsanedir. Efsanedir cunku elde kaynak yoktur. Var olan kaynaklar da degistirildigi iddia edilen kaynaklardir.
Oyle mi gorunuyor oradan.
Sen bir de benim Buyuk Iskender konusunda soylediklerimi duysan, bu dediklerin seni kufre gotururdu.
Tadat ederken kisa gecmis ve namazi yazmamistim. Ama, aferin. Unutmus olmaliyim. Hatirlattigin icin sagol.
Eveeeet.. Aynen boyle yapilir. Ilk insan hemen peygamber ilan edilir. Edilmek zorundadir.
Zorundadir ama bu da basli basina bir suru muammaya sebep olur.
Mesela, Allah o kadar gucsuz muydu ki, topu topu iki ‘kul’unu istedigi sekilde yeniden yaratamadi?
Ya da, bir Havva’ya bir Peygamber gelmis olmasina ragmen, nasil oluyor da hala daha yeryuzunde dinen kabul edilemeyen seyler oluyor? Adem, uzuuun yasamis diyorlar. Bunca zaman icinde, yastik muhabbetinde Havva’yi nasil olmus da duzeltememis?
Ya da, kotuluklerin kadinlardan yurudugu dogru mudur?
Oyle ya, ilk iki insandan birisi peygamber, digeri de ummet.. Ummet olan da kadin.
Ve, hala daha da kotulukler var..
Kadin gercekten seytan mi?
Hadi bakalim..
[Not: ‘Imtihan’ filan gibi sungerimsi seylerle cevap vermeyi denerseniz cok eglenecegimizi soyleyebilirim.]
Minvalini ben tayin ederim. Cevap verip vermemek sana kalmis.
Ahzab suresinden bir cumle aktarman iyi olmus.
Simdi de, 56 noluya bir bak derim:
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=425
“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.”
Bu diyenetin yorumu. Cok da itibar etmiyorum, cunku bir oncekinde (55 noluda) tamamen cuvallamislar.
Neyse.
Simdi git ve ara bakalim.
‘Salat etmek’ ne demektir?
Ne bulacaksin ben sana soyleyeyim: Bir suru kivirtma!
Al sana bir ornek: http://www.forumturkiye.com/arsiv/index.php/t-13458.html
Kivirtmadir; cunku, bu kelimeyi Allah kullanirsa baska, melek kullanirsa baska, kul kullanirsa da bambaska anlama geldigini iddia ediyorlar.
Boyle bir zorunluluk var. Aksi halde bir cuval incir berbat olacak.
Halbuki, anlami belli.
Allah ve melekler de ‘peygamber’e duaci imisler..
Normaldir.
Allahi bir Haberci’ye muhtac tariflemekle baslayinca buraya varmasi normaldir.
Lema bey,
Her seyin suistimali ihtimali var. Buna kutsallar da dahil.
O kadar basit degil bence. Yapi itibariyle suistimale hatta geri besleme ile suitimal gucunun ululanmasina itilen bir olusumdan bahsediyoruz. Kutsallar elbette dahil buna.
Bizim hikayemiz farkli.
Elbette farkli, benzetme ancak ‘insan boyle birsey’ gibi baglamlarda veya ‘bakin soyle bir yapi bu hale geliyor’ derken makul olur. Ornek bizden degildi bu arada.
Bizim devlet gelenegimiz Bunyamin efendinin muhatap oldugu kadar acemi degil. Degildi.
Ayni seyin pesinde olmadigi gibi, o rahatlik ve imkanlara sahip bir cografyada da degildi.
Ta ki, oralari matah sananlarin maydanoz olup da, devleti kirpip, taze feodallere, sivil bilmemne orgulerine yem etmeye baslamalarina kadar.
Boyle bir heves ve kismi bir caba goruyorum da, bunun basarili oldugunun alametini gormuyorum. Farkindaysaniz (yeni 301′e bakin mesela) bahsettiginiz kirpilma sunnet bile degil, tirnak kesilmesi.
Kaldi ki oralari matah sanmak baska, oralarin halini anlamak baska. O hallere asina bir kitle olsaydi burada ve ima ettiginiz gibi laflari gecseydi ne telekom ozellesmesi boyle olurdu, ne internet sansur kanunu.
Ben, genelleme yaparak soyluyorum, kotu ana-baba, akraba, mahalleli vb gibi (b)aglara, vasat/hantal/verimsiz/sedit bir devleti tercih ederim. En azindan herkes icin asagi yukari aynidir.
Burada ayriliyoruz galiba. Ilkinden kacis var, ikincisinden yok. Ilkinden kacma yolunu bulan kalanlara yardim edebilir — en azindan teorik olarak — ikincisinden kacis zaten toplumdan topyekun uzaklasmakla oluyor (cografi veya efektif olarak).
Iyi ana-baba, akraba, mahalleli vb varsa, zaten devletin karismasina ihtiyac yoktur.
Kotu ana-baba, akraba filanin yaygin oldugu yerde olusacak olan devlet ne kadar sure ile iyi oldugunda mutabik kalacagimiz seyleri yapar? Ben cevabini bilmiyorum bunun, ama tersi tersi biraz absurd geliyor: yukaridan sopaya ihtiyac duyacak kadar birbirine mukayyet olamayan insanlarin, o guclu/merkezi ‘yukari’yi yoldan cikartmamasi veya kendilerine benzeyenlere teslim etmemesi zor gibime geliyor. Devletin ‘aklini’ kaybetmesi, daha onemlisi aklini kaybettikten sonra bulamamasi gorulmemis seyler degil — bizimki boyle degildi derken onu da diyor olabilirsiniz belki. Bunyamin beyi hafife almayin, ‘varilacak nihai yer her zaman fasizmdir’ diyen insanlar var ara sira buraya da ugrayan.
Bulent Murtezaoglu,
Fiziksel bir benzetme yapmak ihtiyacimiz oldugunu farzederek, ’su’ (H2O’yu) kullanmayi oneriyorum.
Bir birikinti halinde ise, kirli olmak ihtimali de vardir, tertemis besberrak olmak da –bu ikisinin arasinda bir yerlerde de.
Beni ilgilendiren ‘kirli’ halidir; yani sagliksiz haliyle ilgileniyorum.
Bu su, bir birikinti degil de, cok daha buyuk bir kitle, bir gol ya da akarsu ise, kenarinda kosesinde kirli bolgeler olsa bile, ortalamasi kirli-temiz arasinda bir yerdedir. Temiz olan kisimlari da, kirli olan kisimlari da –zaman icinde– ortalamaya avdet eder.
Kitle ne denli buyukse, kirli kisimlarin etkisi o kadar azdir. Temiz olan kisimlarin katkisini artik onemsemiyorum –cunku yeterince temiz olmayan bir ummanda zaten yasanmaz.
Bu ummani durup dururken kucultmek arzusu sergileyenleri ben o yuzden anlamiyorum.
Anlamiyorum, cunku gercekten yasanmayacak kadar kirli ise, bunu parcalayarak daha yasanir hale getirmek ihtimalimiz, onu temiz tutmak ve devam ettirmek ihtimalimizle birlikte bana hic de cazip gelmiyor.
Neyse.
Ozetlemek istersem, ben ‘devlet’in equilizer ozelligini ve yetenegini ve kapasitesini daha tercih edilebilir bulurum.
“Kotu ana-baba, akraba filanin yaygin” (baskin, ezici cogunluk) oldugu devletlerde ya yasam bitmistir, ya da –devam ediyorsa– yeni norm bu olmustur.
(dal)lema,
Ayak takımı dediklerinin size bütün işlerde beş çektiğini gördüğünden hırsından bu lafları ediyorsun.
Pisliğe taş attığında sıçrayan nesne olduğundan kimse sana bulaşmıyor.
Bu arada bukalemunluktan kurtulman iyi olmuş.
Bunu düzeltmene sevindim.
Bulent Bey,
En son sigortaya aylik $500 oduyordu… Bir de arada yirtmak icin avukata bir suru para verdi… Vesselam dediginiz gibi para yetisiyorsa cok da umursamiyor millet isin o yanini…
……
Ne yalan soyleyeyim oyle gozuktu…
Gecen gun Suudi Arabistan’da Allah’a kufur ettigi icin idama carptirilan Turk’un haberini gordum ve okurken o geldi aklima… Sonra “Liderlerine hesap sormak isteyen AKP’lilerin goruntuleri ile birlestirdim” bunu… Sonra kendimi sorguladim… Benzer birseyi yapmis olabilir miyim diye?
Aklima buradaki “Muhafazakar olan hersey hakkinda” atip tutan bir Turk geldi… Boyle devamli kufurler falan da ederdi… Sesimi cikarmazdim… Birgun sakin sakin bu konusurken ben de “iyide Mustafa’da sunu sunu yapmis” deyiverdim… “O kisi askerlik arkadasinmidan girip baska yerlerden cikti… En son kafama birseyleri gecirmekle tehdit etti… Ben tum bunlar olurken son derece sakindim… Ama “damara basmak” dedigimiz her turlu seyi yaptim… Normalde isi gucu konusmak olan bugune kadar siddete basvurdugunu ne duydugum ne gordugum bu adam bir anda “savas makinesine” dondu…
Lema Bey’de yukarda bahsetmis… Kirmiziya donen adamlardan… Bazen oluyor oyle seyler… Kirmiziya donmek de mesele degil… Kirmiziya dondum simdi tekrar beyazladim… Ornegin yanlis oldugu konusunda halen ayni sekilde dusunuyorum ama bunu “hakaret” seviyesinde dusunmuyorum artik…
eğer dini kötüye kullanıyorsan bu sorunun cevabı ne kadar kötüye kullandığına bağlıdır.
qua vadi benim sözlerim kuran ayetlerinden daha yumaşaktır.
dini kötüye kullanmak seçeneğiniz yoktur, böyle lüksünüz olmaz.
Aklını kullanmak zorundasın. mormonlara hiç bir kılıf altında empati duymamak zorundayız. Sonuç hipnozdur.
ben ideoloji kelimesine senin gibi kötü anlam yüklemiyorum. ideolojilerin de din gibi kötüye kullanımı olablir ancak.
insan hakları sadece asgari müşterek değildir. Yaşama geçirmek söz konusu olduğunda bunu nasıl yapacağımızı sorarız ? verdiğimiz cevaplar farklı olduğunda farklı yollar izleriz.
qua vadisi, kendine daha burnumuuzn dibinde 600 bin ıraklının , üstelik sivil ıraklının öldüğü örneği vermediğini sor. sen ne olduğunun farkında mı değilsin ? Bak Filistinde ne olduğunu insanlara göstermek uğruna italyan gelin yollarda ölümü göze aldı ?
Biz burada amerikalı ermeniler olsaydık osmanlının yaptığı ermeni soykırımını konuşuyor olacaktık., çünkü öyle görmek isteyecektik.
herşeyi bir yarış şeklinde ele alma. benim yazımda dinsizlere dinlilerin bir kıyası yok. ben kim olursanız olun illetinizi bilin diyorum.
blockquote>ne güzel söylemiş üstad
‘ ideolojiler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir ‘ Cemil Meriç
iyi de kelime oyunu bu. ideolojilerin evrimleşme sürecini göz önüne alırsak idrak ideolojinin hizmetine girer., nasıl dinin kötüye kullanımı varsa, ideolojilerin de olabilir.
ideoloji kelimesi ile boşuna takışıyorsunuz. Hem islami ideoloji de vardır.
bülent beye : ameriakn devleti mormonların çocuklarına el koyması mı ? o çocukların hakkı ailelerin hakkından önde gelmez mi ? o hak bilgi edinme hakkıdır. insanlığın geldiği bilgi birikimini onlara aktarmak zorundayız. hipnoz olmuş bir topluluk o çocuklara sadece engel koyar.
Vay be ortalık Ebu Talip ile Ebu Leheb’i aynı kişi sanacak kadar zırcahil olduğu halde, cahil cesur olur kabilinden, siyer, tefsir akaid vesaire dersler vermeye kalkanlara kaldı.
Aynı zevat iki önceki isim hayatında da Kur’an’da farklı basım ayet keşfettiğini iddia etmiş ama beş dakika sonra ‘opps, false alarm’ diye feryat etmişti. (Anladı o onu..)
Ben de midem neden bulanıyor diyordum, meğer buralardaymış.
Ayak takimi iki etti.
Midesi de yukselmek korkusundandir.
Ayak takimina not:
Daha asagi seviyeye inmek istemedigim icin, bunu sadece burnunuza sokmus olayim.
http://www.diyanet.gov.tr/kuran/meal.asp?page_id=425
Abhaz/55
Diyanetin metni aynen budur.
Okuyun bakalim.
Peygamberlerin hanimlarina bunca akraba ve taalukatla iliskilerinde gunah yokmus?
Peki bahsedilen iliskileri nedir?
Dininizi bu kadar biliyorsunuz. Diyanetiniz de o kadar titiz.
Onlar icin ‘adam’ sifati dogru.
Ama, nevzuhur sokun edenler icin ayni seyi soyleyebilecegime emin degilim.
Fatih bey,
Lema Bey’de yukarda bahsetmis… Kirmiziya donen adamlardan… Bazen oluyor oyle seyler…
Lema beyin dedigine gelinceye kadar ornegiyle ben varim ortada. ‘Davletin cocuga el koymasi’ mesela beni yerimden ziplatti. O kolaylikta ve o hevesle telaffuzu daha dogrusu.
Lema Bey,
Walla yanlis oldugu konusunda hemfikiriz sizinle. Ama “sirk” denir mi buna, zannetmiyorum.
Musluman bir toplulugun icine dogan bir cocugun “Musluman” olarak yasama yada bunu ayni sekilde surdurme ihtimali ile Hristiyan bir dunyada dogan bir cocugun insanin dogasinda olan ananeye baglilik, toplulugunun yaptigi seyleri tekrarlama, gelenek, gorenek gibi seyleri hice sayarak (bir taraftan da Afganistanda sekilden sekile girmis dindaslariniz dediklerinizin Kitapta yazilanlari kendilerine gore “modern” dunyada kabul edilemez hale getirmis iken) ayni “testten” gecirildigini soylemek bana da kabul edilemez geliyor…
Demek ki testin bilinmeyen yonleri var… (Gerci bu konuda Gulen’in Hristiyanlik cennete gitmeye engel degil dedigini biliyorum, demek ki bu konuda boyle dusunen tek ben degilim)
Peygamberin “devleti” insa etmemesi, ilk 4 halifenin secimleri sirasindaki yontemler, yasananlar zaten bizlere “tek”lesmenin onerilmedigini soyluyor gibi…
Sosyalist Muslumanlarin varligi Komunist Muslumanlarin varligina, onlarin ki Liberal yada milliyetcilerin varligina engel degil…
Hz. Ali bin Ebu Talib’in karsisina dikilen Hz Ayse̵