Archive for Nisan 30th, 2008

Bir Maaş İkramiye

FST Nisan 30th, 2008

tren-large1.jpgTCDD personelin sesine kulak verip proje geliştirmeye başlamış, başarılı olanları da uyguluyormuş. Aferin, modern, çağdaş bir işletmecilik anlayışının TCDD gibi taş devrine ait bir teşekkülde yerleştirilmeye çalışılması gözlerimi yaşarttı. Üstelik başarılı proje sahibi işçi, memura ikramiye de veriliyormuş, bunu duyunca ağlamam hızlanacakken haberde tuhaf bir detaya rastladım. Detayın ardından kendi halime ağlamaya başladım. İşin özü şu:

TCDD yeni başlattığı bir projeyle tüm Türkiye çapında çalışanlarından yeni öneriler aldı. TCDD çalışanları, genel müdürlüğe gönderdikleri projelerde önerilerinin nasıl uygulanabileceğini de anlattı. Personelden mescit, özelleştirme, temizlik ve daha birçok konuda öneriler geldi. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, projeye beklenenin üstünde bir katılım olduğunu belirterek, amaçlarının personelin yönetime katılması ve çalışanların gördükleri aksaklıklara ilişkin ürettikleri çözüm yollarının yönetime iletilmesi olduğunu vurguladı. Daire başkanlarından işçilere kadar birçok personelin TCDD’ye getirdiği önerilerden bazıları şöyle:

Ercan Hakseven (Koruma Güvenlik Memuru): Gar bekleme salonlarında geliri kurum kasasına girecek çay ocakları, saatlerce treni bekleyen yolcuların yüzünü güldürecektir. Bütün garlara bayan ve erkekler için mescit yapılması.

Yapılan İşlem: Konular üzerinde çalışmalar sürüyor.

Ömer Demirel (Bölge Kontrolörü): Yolcu trenlerinde seyyar satıcılığın önlenmesi için, yoğun satıcıların olduğu bölgede koruma güvenlik görevlilerinin görevlendirilmesi, Toros Ekspresi’nin İnönü saydinginde 1 dakikalık gereksiz duruşunun, 11127 numaralı İzmir Mavi Treni’nin Beylikköprü İstasyonu’nda 2 dakikalık duruşunun kaldırılması.

Yapılan İşlem: Personelin önerisi uygulandı, bir maaş ikramiye ile ödüllendirildi.

Ali Ersoy-Naci Erkan (Uzman Mühendis-İşçi): Uzun süre serviste kalan, çeken ve çekilen araçlara ait tekerlek takımlarında bulunan akslarda ve dinamik yükler altında çalışan malzemelerde oluşabilecek yüzey çatlaklıklarının tespit edilmesi amacıyla piyasa değeri 70 bin dolar olan tezgahı, fabrika imkanları dahilinde 7 bin YTL’ye mal ederek tasarrufun sağlanması.

Yapılan İşlem: Personel takdirname ve bir maaş tutarında ikramiye ile ödüllendirildi.

Öncelikle tüm Türkiye’den gelenler içinde seçilen üç beş öneriye bakar mısınız? Geliri kuruma kalmak üzere çayocağı işletmek ve seyyar satıcıları önlemek üzere yeni güvenlik görevlisi istihdam etmek. Zaten garlarda bir sürü çaycı var, parasız vermeyecekse TCDD niye çaycılık yapacakmış? Konuyla ilgili ‘çalışmalar sürüyor’ denmiş, ben olsam öneri getireni kuş uçmaz bir mevkiye çaycı olarak atarım ki, ibreti alem olur bir daha kimse lüzumsuz öneri getiremezdi. Son maddedekini anlamadım, herhalde yeni bir cihaz geliştirilmiş, inşallah ucuza halledelim derken biryerleri bozmazlar. Adama da bir maaş ikramiye vermişler, yazıklar olsun. Seyyar satıcı kovana da aynı parayı veriyorlar, devlet kafası işte.

Öte yandan, bu proje işi beni fena vurdu, arada trenle İstanbul’a gider, İzmit-Adapazarı yöresinde trene binen seyyar satıcılardan ne denk gelirse mevsimine göre ayva, elma gibi meyveler, su, leblebi, pişmaniye, simit alırdım. Demek artık ayağımıza gelen hizmeti bulamayacağız, tren büfesine mahkum olacağız. Her trende yeni istihdam edilecek güvenlikçi de bir koltuk işgal eder, ilave masraf çıkacak, yeni vergiler yolda demektir.

Bre lüzumsuz adamlar, yolcunun ‘yüzünü güldürmek’ istiyorsanız kağnı gibi giden Nuh nebiden kalma trenlerinizi değiştirin, Abdülhamitten kalma tek şeritli rayları çifte dönüştürün, size ne çayocağından, fukara seyyar simitçiden filan.

Ulaştırma bakanı, bak hızlı tren diye senelerce kafamız ütülendi, hala ortada birşey yok,kimbilir kimler ihalelerle yükünü tutuyor, sana bir ‘öneri’ getireyim de bir maaş ikramiyemi yollayın. Türkiye’yi bölgelere ayırın, tüm rayları, trenleri, içindeki memuru, işçiyi olduğu gibi özel sektöre devredin. Üzerine de alan enayiye para verin, inanın Türkiye elde edeceği tasarrufla G-7 ülkeleri seviyesine çıkar. Misal, Afyon- Eskişehir- Ankara -Konya (hatta Adana) hattını verin bölgenin iri otobüs firmalarından oluşan konsorsiyuma, sizin 20 yılda çekemediğiniz uyduruk hattı bir senede çeker jet gibi trenlerle insanlara biraz rahat nefes aldırırlar.

Çayocağı açacakmış, yok seyyar satıcı kovalayacakmış, falan fıstık. Ufka bak be.

Bu Nasıl Başlık

FST Nisan 30th, 2008

mademoyle1.jpgBaşlık şu “Madem Öyle Giymeyin”. Ne tahmin edersiniz, gerici bir internet sitesi yahut gazete çağdaş (dolayısıyla açık) kıyafetli bir hanıma laf atıyor, mahalle baskısı yoluyla kendisini önce babaanemizin başörtüsü, ardından türban, sonra sıkmabaş ve kara çarşafa zorluyor dersiniz. En azından ben öyle tahmin ederim. Gelin görün ki bu düpedüz çağdışı başlık Hürriyet Gazetesi internet anasayfasında atılmış. Ben resimlere baktığımda eğildiklerinde, oturduklarında dekolteleri açılmış garip, pardon modern kıyafetler giymiş hanımlar gördüm. Şöyle de bir ibare vardı:

Madem Öyle Giymeyin

Gösteri dünyasının ünlüleri tuhaf ya da fazla cesur giysiler tercih ediyorlar. Sonra da böyle zor durumda kalıyorlar. Bunun son örneği de Janet Jackson. Katıldığı bir toplantıda iç çamaşırı giymeyip gömleğinin düğmelerini de fazla açınca böyle zor anlar yaşadı. İşte onun gibi zor durumda kalan diğer ünlüler.

Zor durumda denen diğer ünlüleri de biraz turladım, (en kapalısının resmini de buraya koydum) garip şey, problem görmedim. Hangi çağda yaşıyoruz, bir kadın elbette istediğini giyebilir, bunda ne mahzur var? Hürriyete yakıştıramadım. Mahalle baskısı Hürriyeti fazlaca etkilemiş gibi görünüyor. Hala aklım almıyor, lafa bak, “madem öyle giymeyin” imiş. Madem beğenmiyorsunuz bakmayın efendim, biz bu ülkeyi sokakta bulmadık, çağdaşlığı sonuna kadar savunuruz. Bir kadın elbette vücudunu erkeklere gösterecektir, buna itiraz eden olabilir mi? Erkekler kadınlara bakarsa akıllarına kötü şeyler gelir gibi düşünceler gerici zihniyetin ürünüdür.

Bir de Hürriyetle uğraşlacaksak işimiz var demektir. Allahtan “Özgü Namal en seksi rolünde”, “Türk fotoğrafçıya cesur pozlar”, “Artık giyinmeden çıkıyor”, “Bu pozlar nasıl unutulur”, “Ünlüler karşı olduklarını söyleseler de bazen objektifler önünde soyunuyorlar”, “Dünyanın en güzel 50 kadını” gibi haberler var da asabımın bozukluğu biraz geçti.

Lütfen biraz daha dikkat, biraz daha itina.

Kapat
E-posta ile paylaş