Şikayet
FST 5 Mayıs 2008
Bazı ilahiyat hocaları Tekbir Giyim için “kapatma davası” açmışlar. Güya bu isimle din istismar ediliyormuş. Bana pek mantıklı gelmedi, marka, lisans, patent gibi konular zaten muammalı bir de böyle girişimler düpedüz saçmalamaya dönüşebilir. Tekbir giyimin defile icraatlarından, patronun “üç karım var kime ne” deyişinden rahatsızlık duyuyor olabilir bu profesörler ama dava açmaları gülünç olmuş. Bence oturup makale yazsalar daha iyi. Öyle olunca ipleyen çıkmaz diyebilirsiniz, eh haklısınız da. Belki de hocalar “bu Tekbir giyimin hakkından ancak böyle medyatik bir girişimle geliriz” demişlerdir.
Tabii burada akla başka sorular da gelebilir. Türkiye’de istismara açık iki konudan biri din iken diğeri de Cumhuriyet ve Atatürk konusudur. Adam okuluna Özel Atatürk Lisesi demişse bu da prim yaptıran bir durumdur ve Türkiye özelinde din istismarıdır. Afyon’da Cumhuriyet Sucukları var mesela. Bir de madem “tekbir” kelimesi din istismarı imiş, RavzaTurizm, Sıbga Boya, Miraç asansör, Medine Pazarı, Arafat Hacı Malzemeleri, Akabe Tesettür filan da var. Türkiye’de vatandaş prim yapar diye çocuğuna isim koyarken, dükkana tabela asarken Kuran veçeşitli din kitaplarına bakar. Hatta bir sürü yanlış da yaparlar ama böyle bir alışkanlık var. Misal bir tanıdığın kızına Kezban adı koymuş, neden diye sorulduğunda “Tükezziban ayeti var ya” demiş. Halbuki oradaki kezban yalan kelimesinden türeyen bir şey. Çocukken mahalle mektebinde ilmihal okurken peygamber isimlerini sayarken İdris yerine İblis diyen de çıkardı. Sonuçta o da yazıyor Kuranda. Hasılı bizde Kuran’ı açıp dükkana, çocuğa isim koyma yaygındır, dava açmaya bir başlarsan arkası gelmez. Ankara İlahiyatın hocalarını takdir ederim ama burada hata yapmışlar.
Bu arada sitenin reytingini arttırmak için bir isim revizyonu da düşünebilirim, benim adımla bir sure bile var “Feth Suresi”. Ama dursun, yarın iki profesör dava açar başımıza iş çıkar. Benim sitem çağdaş bir yer, hatta önümüzdeki ay kuruluş yıldönümünü Anıtkabirde kutlayalım diyorum.
Gitmişken İneternet Üst Kurulu hakkında bir de şikayet dilekçesi bırakırız.
- Güncel
- Yorum(20)
- Bu Yazıyı Paylaşın
- PDF olarak kaydedin
Insanlarin aklina bu dava acma islerini bu kanunlarin varligi mi sokuyor yoksa biz boyle ugrasmaya meyyal oldugumuz icin mi bu kanunlarimiz boyle acaba?
Bulent Bey,
Insanlarin dogasinda var herhalde “luzumsuz” islerle ugrasmak…
Bizim buralari biliyorsunuz… Ota .oka dava acma hastaligi var… Bazen kazanip kotu ornek de oluyorlar
South Park’da vardi bir bolum… Herkes herkese dava aciyor… Guzel bir bolumdu…
Neyse “Yorum-Yazi-Gundem Bakanimiz” etrafta degilse gecen gun polisin “orantisiz” guc kullanimi ile alakali haftasonu bizim buranin televizyonu boyuna yayin yapti… Herhalde uluslararasi siddet kullanma haftasi falan dedim kendi kendime… Bizim burdakiler de polisin “taser gun”i luzumsuz kullanmasina takmislar… Hatta haftasonu videosunu da yayinladilar bir tane… 4 polis yakalamislar bir tane cocugu… Baglamislar el ve ayaklarindan sandalyeye.. Cocuk kufur ettikce boynundan veriyorlar elektirigi… Cocuk uyusturucu satmak, silahli soygun falan bir suru suc islemis… Ona ragmen televizyonda konusuyordu… Ben birsey yapmadim siye
Polise dava aciyorlarmis…
Ahan da linki
Fatih bey,
Oyle oldurmeyen ve kullanisli bir alet verilince polisin eline bir sekilde daha sIkI kontrol lazim demek ki. Olmayinca boyle oluyor iste, “taser’la eziyet show” eyalet eyalet dolasiyor. Sira sizin oraya gelmis demek. Daha neler planlaniyor polislere satmak icin ve insanlarin basina daha neler gelecek acaba? Kalabaligi kontrol altinda tutma teknolojisinde de yenilikler var diye biliyorum ama MA’da maca sevinen insanlardan birini ‘oldurmez silah’ kullanip oldurduklerinden beri haberim yok.
akşam gazetesi ana saysasında bir dua eden yüzü peçeli manken var ki,
o kadar zevkisz.. bilmiyorum tüketici koruma kanununa girer mi ?
şikayet edenlerden biri islam dergisi diye yazmış ..
o zaman dersiniz senin adın niye islam ?
mesela ben adana kebabı yapsam, üzerine bal döksem , Adana halkının dava açma hakkı var mı ? bu ne biçim adana kabap diye. netice de adana kebabı da olsa bir özelliği var., yarın öbür gün tekbirin bir mirasçısı , firmaya mini etekli defile yaptırsa siz ne derdiniz fethi bey ?
buyrun burdan yakın.
Bulent Bey,
Arada sirada televizyona cikip “kisilik problemleri” ile polis olmak arasinda baglanti kuranlarin sayisi da az degil… Daha once ayni olayi cop kullanarak yapiyorlardi… Eminim ellerine kitap verseler kitapla milletin kafasina gecirecekler… Mesele alet’in ne oldugu degil yani
Kalabaligi kontrol altinda tutmanin bence tek yolu kalabaliktan daha cok gorevli bulundurmak
10.000kisilik gosteriye 20.000 polis gotururseniz zannetmiyorum ki ellerine tas alsin gostericiler… “Bu yanima kar kalir” diye dusunmezse kolay kolay kimse suc islemeye yanasmaz diye dusunuyorum…
?
Birşey demem. Şimdiki defilesine de birşey demiyorum zaten. Bunlar benim ilgi alanımdaki işler değil. Kadınlar düşünsün.
Fatih bey,
Arada sirada televizyona cikip “kisilik problemleri” ile polis olmak arasinda baglanti kuranlarin sayisi da az degil…
Aslinda bu oralar icin dogru olabilir, onlerinde uc bes is sansi oldugunu dusunebiliyor insanlar cunku. Yani ‘bunu olabildim bunu oldum, kismet iste’ mazereti buradaki kadar gecerli degil cunku daha fazla secme sansi var. Diger taraftan konumlarinin insanlari canavarlastirdigi konusunda bir suru deney filan da var. Irak’ta olanlardan sonra bu arastirmalari zamaninda yapmis olan Zimbardo diye bir hoca Google’da konusmus (bu arada yargilanan askerlerden biri icin de bilirkisilik yapmis, bilgisi var yani), linkini vereyim[1]:
http://www.youtube.com/watch?v=rUyDznt5V4I
(Cok bilinmeyen seyler soylemiyor, o tur deneyleri bilen yeni bir deney filan duymaz oradan. Haber vereyim nahos 18+ bir iki dakika da var icinde.)
Daha once ayni olayi cop kullanarak yapiyorlardi… Eminim ellerine kitap verseler kitapla milletin kafasina gecirecekler…
Dugmeye basmak gibi degil onlar bence. Zaten fiziksel guc harcayip adam dovmek isteyen insanlar icin birsey farketmez belki ama guc harcamadan aci vermek isteyen icin iyi bir alet o taser.
[1] Youtube ‘bozuldu’ diyorsaniz, soyle eglenceli bir site de var ‘duzeltmek’ icin:
http://yetti.be/
Yani, ticari anlamda tesettur uygulanmasini mi istemisler?
Dinen caiz midir bu?
yok Resul Cibril, şunu diyor yani benim anladığım:
tekbir adı anonimdir. tekbir kelimesine sen anlam vermedin diyor.
marka hailne getirilemez. Birçeşit kamu malı gibi.
Evet aynen oyle
Diyorlar ki “Ciplak Mobilya” “Cirilciplak Kahvesi” “Ustsuzler Hoteli” gibi isimler yerine “Giyinik Mobilya” “Gipgiyinik Kahvesi” “Ustluler Oteli” gibi isimler konulsun denmis :p
Ben kopegine don giydiren son derece cagdas insanlar gordum… Bence o caizse bu da caizdir…
Bu arada ben de Tekbir’e dava acan Ilahiyatcilara karsi Tekbir’i sahiplenmek adina dava acayim diyorum… Onlar kim oluyorlar ki bunu savunma hakkini kendilerinde goruyorlar. Bu ilahi avukatlar ilginc insanlar… Uzerine yemin ettikleri sey bir defa etik ve ilahi degil… her neyse ….
Bulent Bey,
Aksam evde bakayim unutmazsam. Ne olur ne olmaz.
Bulent Bey,
Dun gece videoyu izledim. Daha once gormeyeyim diye her turlu haberi by-pass yaptigim o malum resimler bir anda karsima cikinca iyi bir gece gecirebildigimi soyleyemem. Allahtan isyerinde acmamisim…
Neyse adam dediginiz gibi orijinal seyler soylemiyor. “Seytan geni” yoktur ve “Haksizlik karsisinda susmak, haksizliga katilmak yada haksizliga karsi birsey yapmak” gibi 3 seye indirgemis davranis tarzlarini da….
Ben soyledigi seylerden “iyilik ve kotuluk herseyin Allahtan geldigini kabul etmek” ve “Haksizlik karsisinda susan dilsiz seytandir” cozum onerilerine vurgu yapmasini onemli buldum.
Yalniz tum bu olaylarda “iskenceye yada siddete maruz kalanlarin rolu” uzerinde bir vurgu goremedim. Arastirmanin konusu “siddeti yapan” oldugu icin bence birkac yerde deginilmeli idi buna… Bir tek hapishane davranisinda deginilmis ki o cok anlamli gelmedi bana….
Fatih bey,
Daha once gormeyeyim diye her turlu haberi by-pass yaptigim o malum resimler bir anda karsima cikinca iyi bir gece gecirebildigimi soyleyemem.
Sadece insani acidan midir bu rahatsizlik yoksa yapan milleti de insanlarini da tanimaktan midir? (Yapilan zaten tanidik.)
Yalniz tum bu olaylarda “iskenceye yada siddete maruz kalanlarin rolu” uzerinde bir vurgu goremedim. Arastirmanin konusu “siddeti yapan” oldugu icin bence birkac yerde deginilmeli idi buna… Bir tek hapishane davranisinda deginilmis ki o cok anlamli gelmedi bana….
Hmm. Tam anlamadim bunu. Siddete maruz kalanlardan fazla bahsetmis mi diyorsunuz? (Ben seyredeli uzun zaman oldu, simdi hic bahsetmedi diye hatirliyorum ancak).
Siddeti yapanlar konusunda literatur zengin. Organize fenaligin bir baska cesidi icin Arendt’in “banality of evil” seklinde ozetledigi bir kavram geldi aklima. Hatirlamiyorum bile kitabi okudum mu diye, tavsiye edemeyecegim o yuzden ‘iyidir’ diye ama linkini vereyim:
http://en.wikipedia.org/wiki/Eichmann_in_Jerusalem
Niye aklima geldi? Cunku evvelki gun kanun/kural vs. icin burada soyledigimiz laflara da uyan birsey var o yaklasimda, alintilayayim belki Resul bey ses eder:
Her subtitle famously referred to the “banality of evil,” and that phrase is used quite abruptly as the final words of the final chapter. In part, at least, the phrase refers to Eichmann’s deportment at the trial, displaying neither guilt nor hatred, claiming he bore no responsibility because he was simply “doing his job” (”He did his duty…; he not only obeyed orders, he also obeyed the law.” p. 135).
Bana her Allahin kulu su siralarda bir suru odev veriyor zaten –en son da Migros’taki satici cocuk..
Bilmeyen de sanacak burada nekkare dimbirdatiyoz..
http://www.izlenimler.net/2008/05/04/90-yil-laik-duzene-dayali-spor/#comment-14927
Bulent bey,
Verdiginiz linke baktim. Samimi soyleyeyim, hic bir sey anlamadim.
O dedi, bunu dedi; oburu dedi, sunu dedi..
Dava neydi? Neden onemliydi?
Anlamis degilim.. bir de uzerine ustluk, kutuk gibi metin.. Kant’tan tutun bilmem kime kadar referanslar..
Yahu, ben omrunun sonuna gelmis bir pir-i faniyim.. bana bu eziyet Hakka reva midir?
[Belki buradaki ilmegi takip etmedigim icindir.. Su YouTube linkini bir seyredeyim de ondan sonda bir seyler daha diyebilirim belki..]
Aaaa yok, Resul bey, seyretmenize luzum yok. Ben sadece evvelki gun konustugumuz seye ornek bir halin detayli anlatildigi kitap diye aklima geldi. Bir de ‘banality of evil’ ilginc laf.
Bulent Bey,
Yok ben Saddam’in idamini da seyretmedim, bocek yiyen insanlari da seyretmem, trafik kazasinda adama boyle carpti turu haberleri de…
Midem hassas bu konularda… Disturbing image’lari kafamdan silmem uzun vakit aliyor…
Her iki tarafi da tanimam bu konuda problem degil… Ben bire on cok kavga gordum Turkiye’de… Mahallenin delisini dovenleri de… Kedilere iskence yapanlari da… Hayvan her yerde hayvan…
Yok mesela tutuklular kednilerine bunca islem yaptirilirken neler yapmislar yada “pasif” olduklari icin bu diger tarafi daha cok mu etkilemis yoksa “direnc” gostermeleri mi onlari cildirtmis hic deginilmemisti…. Hep iskence yapan yonunden yaklasmis olaya…
Bu gorev meselesini son olayla yada Amerikadaki taserlarla baglarsam elbette ki “gorevini” yapiyorlar hepsi… Gorev alanlarina girmeyen ve kanunun kendilerine tanimadigi seyleri yaptiklarinda zaten onlar da arkadaslari tarafindan tutuklaniyorlar (genelde). Ama bu gorevini “nasil” yaptgi meselesi degil mi?
Mesela iskencecinin gorev tanimi ile bunu daha iyi anlayabiliriz…
Iskence’nin insanlik sucu oldugunu falan soyleyecek degilim…. Bazen teroristlerden bilgi almak icin iskence yapildigini duymuyor degiliz… 24 adli dizide de seyretmissinizdir… (Amerikalilarin bu konuda diziden etkilenerek kendilerine “vazife” yuklendigi ile ilgili bir surur arastirma da var) Bunu gorevli olarak “daha buyuk kotuluklerden” korunmak adina yapiyorlar mesela… Bir nukleer bomba ile milyon insan olecegine bir insan iskence gorsun deyiveriyorlar… Bunlar belirli miktarlarda anlasilabilir seyler… Ama bunu “nasil” yaptigi onemli… Teknoloji gelismis durumda insanlara “aci” vererek onlari konusturmanin bir suru yolu var… Yontemin sekli bu noktada meseleyi ortaya cikariyor…
Polisin Taksim’e yurumek isteyenleri engellememesi “kanun”u cignemek olurdu… Ha bunu hicbirsey yapmadan “pasif” bir direnisle gostericilerin onunde durarak da yapabilirlerdi herhalde…. Veya sadece su sikabilirlerdi… Gaz bombalarina gerek olmayabilirdi… Belki o da gerekli idi de kadinlari yere yatirip dovmeleri, gazetecilerin kollarini kirmalari gerekemezlerdi… gibi…
BİRİ BU TALANA DUR DESİN
Yıllardan beridir, çeşitli servisler ve kulüpler aracılığıyla konuyla hiç ilgili olmayan insanlardan haksız yere kontör alınmaktadır. Müşteri hizmetlerine ulaşmak için birçok güvenlik duvarını aşmanız gerekirken, maksatları belli olan bu kulüplere kayıt olmanız ve kontörlerinizin basit bir şekilde sıfırlanması çok kolay.
Ben uzun bir süre turkcelle bağlı değişik mağazalarda çalışan biri olarak, bu servislerin hangi maksatla çalıştığını biliyorum. Bundan dolayı gelen her mesajı açarken bile korkarak açıyorum. Son zamanlarda, Binko kulüp isminde bir servis var, turkcellin bir alt birimi. Bana gönderilen bir mesajı okumak için açarken o açmayı onay kabul ettiklerini düşünerek, turkcell müşteri hizmetlerini aradım ve kontörlerimin hızlı bir şekilde sıfırlandığını ve bunun sebebini sordum. Bir servise kaydımın olduğunu söylediler. Şikâyetimi bildirdim, en kısa zamanda bana geri dönüş olacağını söylediler. Dönülmediğini görünce bu servisin müşteri h. Aradım oradan bana daha ilginç bir şey söylediler, şifre aldığımı ve bu şifreyle internet üzerinden işlem yaptığımı iddia ettiler. Daha önce turkcellde çalıştığımı ve böyle bir şey yapmamın mümkün olmadığını, olayı bilen biri olarak benim başıma böyle bir şey geliyorsa; okuma yazması bile olmayanların başına neler gelebileceğini tahmin ettiğimi söyledim. Bunun yasal bir kuruluş olduğunu ve istemem durumunda onları mahkemeye verebileceğimi söylediler. Oysa 250 kontör için hiç kimsenin bir mahkemeye başvuramayacağını iyi biliyorlardı.
Şimdi, bir düşünün milyonlarca bilinçsiz tüketici var ve her gün kontörleri haksız yere alınıyor.
Birilerinin bu pervasızca müşteri soygununa son vermesini diliyorum.
Sonuç olarak, ben hiçbir şekilde böyle bir kulübün şifresini almadım ve hiçbir şekilde internetten böyle bir işlem yapmadım.
İkincisi benim telefonumdan hiç kimsenin böyle bir işlem yapması mümkün değildir.
Zaten değişik şekillerde müşterinin kontörleri alınıyor. Örnek olarak, yıllardan beridir müşteri hizmetleri numarasını aradığında “sistem iyileştirme çalışması yapıldığından size cevap veremiyoruz, daha sonra bizi arayın” diyorlar. Birkaç kez bununla karşılaştığın zaman 4-8 kontör gitti. Şimdi bunlar basit bir şey görünebilir, ancak yüz binlerle hesaplandığı zaman konu daha iyi anlaşılır.
Müşteriyle dalga geçer gibi, “bu turkcellin yasal bir alt kuruluşu” demeleri hangi anlama geliyor bu sormak isterim.
Gerekenin yapılması dileğiyle.
Birkaç gün sonra, turkcell müşteri h. ile benim aramda yapılan telefon görüşmesinde benim Blınko Logo&Melodi Servis temsilcilerinden aldığım tatmin edici olmayan bilgilerden farklı bir şey söylenmemiştir.
Yasal bir kuruluş olduğu, bu konunun turkcell tarafından çözümlenemeyeceği söylenmiş, özet olarak.
Müşterilerin kontörlerinin haksız yere alındığını ve buna kesin bir çözüm getirilmesi gerektiğini söylememe rağmen, bana yasal yollarla şikayet edebileceğim yolu gösterilmiştir.
allah beleranını versin bana takım sattılar leşgibi geri almadılar gerekli yerlere şikayet edecem