Bir Avuç Dolar

FST 15 Mayıs 2008

fistfulofdolar.gifTuncay Özkan Kanaltürk’ü 30 Milyon Dolara AKP yanlısı bir gruba satmış, herkes şaşkın vaziyette. Öncelikle ben de bir konudan dolayı şaşkınım, sen sonuna kadar ulusalcı, ABD düşmanı ol ama koca televizyonu YTL olarak değil de Dolar cinsinden sat. Olacak şey mi? 38 Milyon YTL dese bir şey mi eksilecek? Hasılı beni en çok yaralayan şey bu oldu. Yoksa adamın malı Kanaltürk, satar satmaz bizi ne ilgilendirecek. Bu arada Yiğit Bulut, Mustafa Balbay, Emin Çölaşan gibi ulusalcı aydın ve önderler de “düşene bir de biz vuralım” kavlince Tuncay Özkan’a oh olsun çekip gülüyorlarmış. Bunlar “Biz kaç kişiyiz” türü oluşumlara girenlere de “oh olsun, gördünüz gününüzü, bu herifin ardına takılır mısınız” mealli laf da atıyorlarmış. Yine olaydan keyfolan muhalifler derhal bir site açarak “biz kaç dolarız” diye dalga geçmeye başlamışlar. Yiğit Bulut da “biz kaç safız” sitesini öneriyormuş. Biraz beklesek “kaçparalıkadamsınızulan.net.tr”, “üçkuruşlukşerefsizler.blogspot.com” gibi siteler de açılmakta gecikmeyecektir. Anladığım kadarıyla ulusalcılar da kendi içinde Tuncay Özkan’ın liderlik bayrağını taşımasından pek hoşnut değilmiş. Baksanıza bir sürü adam zil takıp oynayacak neredeyse. Hele Doğan grubu tam kadro Tuncay Özkan’a yükleniyorlar. Radikal de dün manşetten Tuncay Özkan’a satılık anlamında laflar etmiş. İşin açığı Tuncay Özkan da ulusalcıların lideri pozunda pek sırıtıyordu, AKP karşıtı mitinglerde de hayli sönük bir profil çizmişti. Karizma sıfır, o haliyle 1.300.000 adamı peşine takması büyük başarı olmuş, hayret.

Peki Özkan bu duruma ne cevap vermiş? Haberde okuduğum kadarıyla Radikal başta tüm Doğan grubuna ateş püskürüp epey bağırıp çağırmış. Tuncay Özkan’ın bu esnada ağladığı da rivayet ediliyor. Videodan da dinlenebiliyor, ama özetle şuymuş:

Kanalı neden sattığını açıklayan Özkan, Berkan’a ‘Sana sesleniyorum. Kaç kuruşsun. Maaşın kaç paraysa söyle satın alkacağım seni.. Köpek… Alçaaakk.. Namussuz.. Hayasız adamlar.. ‘ sözleriyle seslendi.

Biz kaç kişiyiz web sitesinde de ilginç bir durum var, kimi üyeler hayal kırıklığı izhar ederken kimi de “yıkılmadık, ayaktayız” diyerek birlik ve beraberlik mesajı veriyor. Biri Tuncay Özkan’ı Atatürkle kıyaslamış ve liderlikle ilgili mesajlar vermiş. Aleyhte şöyle şeyler söyleniyor:

“Yazık oldu sevgili kardeşim Tuncay. Hakikaten yazık oldu. Şu anda sabahın onbiri ama ben kederimden içiyorum. Kanal senin, tabiki satabilirsin ama herhalde Koza’ya değil.Ne yaptın? (n-semerci)”

“Tuncay Özkan’a güvenim sarsıldı. Kendi elleriyle düşmana etkili bir silah verdi. Mademki gerçekten yurtseversin Kemalistsin , üç kuruş aşağıya sat başkasına sat, eğer satmak zorundaysan.” (Revai Görgülü)

“Her şeyin fiyatı vardır. Yurtseverliğin, Memleket Sevdasının fiyatı yoktur. BizKaçKişiyiz hareketi yoluna devam edecektir. İnaçlarına fiyat biçenlerin aramızda yeri yoktur.”(MustafaMüjdat ERGÜN)

[…] İlk ve son defa yorum yazıyorum. Çevremde ben ve diğer ulusalcılar alay konusu olduk. Dünden beri başım ağırıyor. Çevremde sürekli tartışıyorum. Kaça satıldığımız soruluyor. Eğer istenilseydi BKK üyelerinden yardım toplanasilirdi. Bu utanç içinde yaşamak istemiyorum. Aşk olsun sana Tuncay Özkan aşk olsun” (Onsan)

Diğer taraftan sitedeki yazarlardan biri bu eleştirilere karşılık farklı bir açıdan yaklaşarak Tuncay Özkan’ı savunuyor:

[…] Değerli arkadaşlarım,

Dediğim gibi bende çok üzüldüm ama, böyle olmasının çok önemli bir nedeni olduğuna yürekten inandım ve aklıma en küçük bir fesatlık dahi gelmedi. Çünkü ben Tuncay Özkan’a bir çok arkadaşım gibi gönülden inananlardanım.Ne kendisine ne de yönetimde olan arkadaşlarıma telefon açıp nedenini sormadım bile.Çünkü gerek duymadım.Sadece onun açıklamasını bekledim.Çünkü hissediyordum ki, o asla kimseyi aldatmaz sözünün eri ve gerçek bir liderdir.Liderlik öyle kolay bir şey ve sadece yöneticilik değildir.

[…] Şüphesiz ki Atatürk dünyada eşine az rastlanan bir liderdi.O, gerek etkileyici kişiliği, gerekse ahlaki meziyetleri ile tüm dünyanın kalbinde taht kurmuş, eşsiz bir liderdir. Kendisi “Türk Devleti’ni bizlere, özellikle de tüm kalbiyle güvendiği gençlere emanet etmiştir. Türk Milleti’nin bağrından, benim izimi süren yüzlerce, hatta binlerce Atatürk çıkaracaktır.”demişti. O azmi, kararlılığı ve çalışkanlığıyla hayattaki bütün ideallerini gerçekleştirmiş bir liderdi. İşte Tuncay Özkan’da binlerce Atatürk’ten birisidir. Halkı, Atatürk’e güvenmişti ve onu izlemişti, her zaman yanında olmuştu.

Bizler ne yaptık , en ufak bir şeyde hemen şüpheye düştük ve Özkan’ı suçlamaya başladık.Bu olmadı arkadaşlar olmadı.Onun ve arkadaşlarının çaresizliklerini aylardır görmüyormuyduk? …

Doğrusu tam da AKP için kapatma davası açılmasına keyfolunacak zamanda şu gelişme hiç olmadı, ulusalcıların kendi içinde hem de böyle bir manzarayla yırtılmış görüntüsü vermesi iç ve dış düşmana epey kahkaha attırdı. Kederden millet sabahın köründe içki masasına çökmeye başlamış, kimisinin de alay konusu olmaktan başı ağrıyormuş. Hakikaten yenip yutulacak bir şey değil. Doğan grubu da ulvi davada kendilerine ayakbağı olan bir pürüzden kurtulmanın keyfiyle göbek atıyor. Bakalım meydan mitinglerinde Tuncay Özkan’ın boşalttığı yeri Yiğit Bulut mu dolduracak yoksa Mustafa Balbay mı? Yahut artık boşta olan Emin Çölaşan mı?

Aklıma gelmişken, acaba Ahmet Necdet Sezer ne alemdedir? Malum geçen sene Emel Sayın’ın bir şarkısına Allah dememek için epey yutkunulan bir merasim için Kanaltürk gecesine giden sayın Sezer ‘biz ailecek Kanaltürk izliyoruz’ gibi bir şey demişti. Herhalde o da benim gibi Açıköğretim kanalı ile çita-geyik belgesellerine talim edecektir.

Kısaca gelişmeler ilginç, ulusalcıları sevin ya da sevmeyin, seyre değer bir hadise olduğunu inkar edemeyiz.

86 Yorum

  1. Quo Vadi - 15 May 2008 - 12:47 am

    Başlık harika olmuş , www.bizkaçlirayız.com’dan daha güzel bence ,

    gerçi bu filmin devamı daha güzel , ‘bir kaç dolar daha’ mıydı neydi ,

    neyse onu da yakında görürüz , para parayı çeker , bakalım tuncay’ın yeni projesi ne olacak

    Dolar hassasiyetinize katılıyorum , yeni projede kuveyt dinarı - suudi riyali falan kullanırsa hiç şaşmam , bazılarına inme inebilir

    harbiden bu kaçkişiyiz’ciler neden gidip anıtkabir’e dilekçe vermiyorlar , ben böyle bir atraksiyon beklerdim mesela

  2. Quo Vadi - 15 May 2008 - 12:55 am

    eklemeden edemeyeceğim , Tuncay Özkan’ı Cem Uzan’la birarada düşünüyorum da yüzyılın parasını kaldırırlardı heralde , genç parti + ulusalcılar şöyle 5 milyon kişiyi falan yolabilirlerdi heralde

    ha buarada Erdoğan , Baykal ve Bahçeli içinde de şöyle “iyi kötü çirkin” başlığı isteriz yakışır…………………….

  3. knz - 15 May 2008 - 3:57 am

    Boşuna yazıyorsunuz,

    burada sadece akp yanlısı medya sırıtyor. Herşeyi parayla satın aldığını düşünen
    siyah gözlüklü bond çantalı tiplemeye doğru gidiyor. yani karikatürleşiyorlar.
    Kültür yok. Sözlere hükmetme yetenekleri yok. ama bond çanta ile her yere bulaşıyorlar.

    en son mizah dergilerine kadar düşerler bu bond tiplmesi kara gözlüklü karikatür adayları olarak da hatırlanmaktan kurtulamazlar.

    tuncay özkan satmadık, gagaladık demiştik.

    ben bu adamı ciddiye almazdım ama hen mağduriyeti kullanma becerisine
    bağlı olarak ne oalacağını görürüz.

  4. TT - 15 May 2008 - 1:46 pm

    knz:Boşuna yazıyorsunuz,burada sadece akp yanlısı medya sırıtyor

    Doğru söze ne denir…o medyadan ulusalcıların şaşkınlığını ve sizi okudukça bende sırıtıyorum…:)

  5. TT - 15 May 2008 - 1:47 pm

    Yani sizi burada okurken sırıtıyorum…:)

  6. knz - 15 May 2008 - 3:04 pm

    parayla satınan işlerde sırıtmaya devam ederseniz sırıtırsınız.

    hani benden söylemesi misali. ( pingpong topu gibi sırıtmak kelimesinin iki anlamı aramızda gidip geliyor)

  7. TT - 15 May 2008 - 4:49 pm

    Eeee kelime oyunlarını lafı çevirip durmaları hep siz mi yapacaksınız…

  8. nesrin - 18 May 2008 - 6:55 pm

    bence tamamen saçmalamışsınız. Ama yiğit Bulut vs onları da sizinle birlikte kınıyorum. Benim için kanaltürk izlenmeye değer tek kanaldı ancak şöyle bi durum var:

    Adamı haksız yere döversin sonrada masana oturtup sigaranı yaktırırsın. Ve kimse seni haksız olduğun halde adam dövmekle suçlamaz da sigaranı yakan adamı ‘Vay şerefsiz hem dayağını yedi hem de sigarasını yakıyor yalaka’ diye acımasızca kınarlar. oysa sen o adamı önce dövmüşsündür sonrada zorla masana oturtup sigaranı yaktırmışsındır. işte bizim milletimiz bu ayrıntıyı görecek zekâya sahip değildir. yOksa sahiptir de işine mi gelmez bu tartışılır

    Tuncay ÖZKAN olayı da aynısıdır kimse devletin uyguladığı baskıyı kınamıyorda vay efendim tuncay kanalı satmış diye yaygara kopartıyor.
    ÇOK SAÇMASINIZ BENCE KUSURA BAKMAYIN HELE Kİ DOLAR OLAYINI KONU EDİNMENİZ SAÇMA ÖTESİ. eyyyyyyy millet bu ülke dolar sahiplerine satılıyor tık yok neymiş efendim de tuncay dolarla sattım diyormuş pes doğrusu. Gündem değiştirmede üstümüze yok bence ulusalcıları solcuları chplileri vesaire vesaireleri bölme çabasıdır bunlar bakalım bunu gören beyinli insanımız ne kadar göreceğiz. Biz ulusalcıyız biz sosyal demokratız bunlar bizi bitirmez yeter ki bölünmeye niyet etmeyin gün beraberlik günüdür %30u aşmayacak oyumuzu da bölmenin alemi yoktur. Tuncay özkan saygıdeğerdir ama yeni parti de biz arkasında değiliz bunu herkes bilsin

  9. knz - 19 May 2008 - 7:36 am

    sabah yine gazete de okudum. tuncay özkan gerçekten dikkatimi çekti ( dikkat diyorum )

    karşı tarafın ticari ahmaklığını anlatayım. adamlar parayı alın teri ile kaznanmadığı burdan belli. Bir kere bir kanal tek başına makina değil, insandır. diyelim 1 milyan kişi, bunu en az 4 ile çarpmak lazım bu kanalı izliyor. Bu değerli birşey. şu salaklığa bakın ki, bu milyon kişi kanal fetullah gülene yakın bir işa damına satılınca bı izleyici kitlesi bir tak kişi dahi olsa kalacak ? kanal türk gibi bir hedef kitle bu asla ve katiyen yapmaz.

    bu kitle kanal bulmazsa televiyon açmaz. ADAM yani dünyanın parasını hiç seyricisi kalmayan bir kanala döktü. Çünkü doymuyor. bu doymazlığın tek sakıncası kafayı da işletmiyor.

    şimdi zannediyorlar ki, o 1 milyon çil yavrusu gibi dağlılacak. bu kanala çuval apara verenler bunun hiç farkında değil. insan psikolojisi bilmeden ticari işletme olur mu ? eminim tuncay özkan ( benim kuvvetli tahminlerime güvenin)
    yeni bir hamle için bekliyor. şimdi bu kanalı satın alanla bunu fizikçi seyretsin diye mi aldılar ? O zaten 10 tane kanal içinden neyi seçsin ? ticari saçmalık kadar beter birşey olamaz.

    bütün istanbulda gasete diye renksiz içeriksiz broşürleri bedeva dağıtarak para harcayanlar da bunlarmış meğer. insanlar bedava aldıkları şeye değer vermiyorlar ki ?
    sayfa çevirip çöpe atıyorlar. Bazı insanlar kendilerini, hem liberal, hem çok zeki,
    hem de deha falan sanıyor ki.. içlerinde bolca faşizm nüveleri taşıyan yurdum insanları :)

  10. Resul Cibril - 19 May 2008 - 8:03 am

    Knz hanim,

    karşı tarafın ticari ahmaklığını anlatayım.

    Kazin ayagi her zaman o kadar linear olmayabiliyor..

    Bazan, ‘karsi taraf’i susturmak, etkisiz kilmak amaciyla elindeki oyuncagi satin almak ilk bakista gorundugunden cok daha degerli olabilir..

    Buna bir suru ornek verebilirim. Mesela, Microsoft, bu baglamda bir hayli ‘can kiy’mistir.. Satin alip halinin altina supurmekten bahsediyorum..

    Benzer seyleri, ABD’de, (galiba) General Motors icin de anlatilar.. Hayli basarili olan bir sehrin tramway idaresini satin alip batirmistir. Daha cok otomobil satabilmek icin bu gerekliydi?

    Ayni seyi, bizim Tekel’i satin alanlar icin soyleyebilecek miyiz?

    Bence oyle; ama, zaman gosterecek tabii ki..

    Kisacasi, karsi tarafin ahmakligina hukmetmeden once biraz durup dusunmek veya beklemek lazim.

    Fakat, butun bunlari yazdiktan sonra, sizin hakli olmanizin imkansiz oldugunu soylemis olmuyorum –cunku, bunu da zaman gosterecek (ve cogumuz da fakinda, idrakinde bile olmayacagiz) tabii ki.

  11. knz - 19 May 2008 - 8:23 am

    evet haklısınız Resul Cibril Bey, bu kadar ahmak olamyacağına göre kanalı yok etmek için satın aldılar.

    fakat o insanlar dağılmaz. ilginç bir durum var. o insanlar orada. o insanlar dağılmaz.
    aksine daha fazla psikoljileri bozulacak.
    insanın ticari değeri ile sermayenin tekel gibi ticari değeri farklı olsa gerek.

    tuncay özkanın donanımsızlığı talihsizlik gerçekten. tamamen başka biri, başka bir liderlik olabilseydi keşke.. dünyaya model olacak insan kapasitemiz vardı.
    insanları ihmal etmenin sonuucu bu olacak * kaçan tren.

  12. knz - 19 May 2008 - 8:29 am

    ha bi de mağduriyet dozunu unutmayın.

  13. nesrin - 19 May 2008 - 12:58 pm

    bence sorun kanaltürkün satılması değil sonuçta bu böyle bitmez sorun şu an da ulusalcıların bölünmeye başlaması. zaten kaç kişiyiz şimdi birde tuncay özkancıyım deniz baykalcıyım olayına girilmeye başladı. bizler bizkaçkişiyizin kurulma amacını tam manasıyla biliyorduk ve desteklediğimiz için üye olduk ancak kötü niyetli insanların oraya da bulaştığını üzülerek izledik. Tuncay özkanın amacını anlamadan orada varlıklarını sürdürmeye çalışan insanlar bizkaçkişiyizin CHPnin bitirilmesi için kurulduğunu sanıyorlar ve bu son günlerde o sitede yalnızca BAYKALın eleştirilmesinden dolayı sonsuz üzgünüm. ve Mustafa Balbaya başlatılan karalama kampanyasından da sonsuz üzgünüm. Tuncay özkan iyi bir lider adayıdır ama liderimiz DENİZ BAYKALdır. Dileğim artık BAYKAL ya DA tuncay ÖZKANın değil abdullah tayyip fetullah ve yandaşlarının yaptıklarının eleştirilmesidir. Ne kadar duyarlısınız sizler keşke kendi malını baskıyla satmak zorunda kalmış olan TUNCAY ÖZKANı ya da derdi yalnızca ülkemizin cumhuriyeti laikliği ve kalkınması olan BAYKALı değil de ülkemizin yıllarca uğraşıp elde ettiği değerleri babasının malı gibi ve sadece yandaşlarının cebini doldurmak için satan tayyibi ve akpsini eleştirseniz. BU ÜLKEDEN HİÇ UMUDUM YOK ÇÜNKÜ NE KADAR DUYARSIZ VATANDAŞA SAHİBİZ YAZIKLAR OLSUN YA!!!!!!!11

  14. TT - 19 May 2008 - 6:43 pm

    bu kadar ahmak olamyacağına göre kanalı yok etmek için satın aldılar
    Bu kanal zaten yok olmaya doğru gidiyordu…İzlenme oranı çok düşük…Yayınladığı filmler çok eski…Tuncay Özkan ve ulusalcılar gibi halka antipatik gelen tiplerin doluştuğu bir kanal niçin yok edilmek istensin ki…Tam tersine bu halleriyle AKP ve diğer karşı oldukları kitlelere puan kazandırıyorlardı…Bahsettiğiniz atv,show,kanald,star gibi kendini halka kabul ettirmiş bir kanal değil sıradan bir kanaldı…

  15. knz - 19 May 2008 - 7:08 pm

    iyi de TT de, madem dediğin gibi ticari olarak satın almanın anlamı ne peki ? madem dediğin pek önemsiz bir kanaldı ? eski kameralara bu kadar para saydılar demyeceksin
    değil mi ? valla ben ticret mentığı ile bakınca anlamıyorum.

    facebook satışını anlıyorum. değerini üye sayısı belirledi. ve üyeler face bookun sahibinin başkası olmasına aldırmaz. şimdi ben “macebook” gibi bişey yapsam, yanbi bunu herkes yapabilir biraz bilgisayardan anlıyorsa, ama para etmez ?

    ama kanalturk seyircisi facebook gibi değil. adamlar fetullah gülene yakın birinin tv sini seyretmez. eee o halde ? ynai sen dedin ya TT,madem önemsizdi bu para niye ?
    demek ki korkutmuş. öteki de satranç tahtasında sanki bir hamle yaptı gibi.

    fakat yanılabilirm, ben de tahmin yapıyorum.

    valla resul cibril , ben bugün siteye baktım. bizkackişiyiz derseniz çıkıyor. ana sayfada Tuzla tershanesi ile ilgili haber göremediğime üzüldüm, olsaydı daha dikkali bakacaktım.

    neyse, netice de duyduğum diğer bir duyum da, yurtdışından bir kanalın yayına hazır beklediği şeklinde. Böylelikle retürk para cezalarıyla yıldırma engelini de aşıyorlar.

    ya işte TT, cemaat cemaat dediniz al sana cemaat gibi bir durum.

  16. TT - 19 May 2008 - 7:37 pm

    Koza gurubunun amacı bana göre faaliyetleri sırasında kendilerine bir medya desteği sağlamak.
    Altın madenleri işletirken bu eksikliğin sıkıntısını çok çektiklerini tahmin ediyorum.Bu amaçla seçilen kanal ise çok manidar geldi tabiiki herkese…Sembolik olarak CHP’nin ve Ahmet Necdet Sezer’in izlediği tek kanalı almak soğuk duş etkisi yaptı bir herkeste…Patron Akın beyin F.Gülen cemaatine yakın olması da bu duştaki en önemli etkendi…Burada şaşkınlık ve şoku yaşayan tabii ki ulusalcılar oldu…Diğer taraf zaten karşılarında duran ulusalcılığın marjinal yada yapay bir akım olduğunun farkındaydı ve bu durum onların tezlerini haklı çıkarmaktan başka bir işe yaramadı..Bu arada bir diğer hususta Tuncay Özkan’la yanyana duran ekibin CHP içinde ağırlıklarını artırmış olması…Baykal’ın kısa bir süre sonra elemine olacak olması tahmin edilebilir bir şey olduğundan bu kadronun kanaltürk gibi CHP’nin de bir daha geri dönmeyecek şekilde sonunu getirecek olması yakındır bana göre…:)

  17. mesut - 19 May 2008 - 8:09 pm

    arkadaşlar
    aklımızı kiraya vermediysek eğer
    şunu iyi bilmemiz gerekiyor
    yanlış metre ile doğru bina yapılamaz
    bu millet hep kutsal bildiği değerleriyle aldatıldı/halada aldatılıyor
    bunları süs olarak zehirin(şahsi çıkar/maddye tapınma/tiranlık firavunluk)üzerine anbalajladılar.
    süse kandırıldık süsün sadece bir süs olduğunu/tuzak olduğunu farketmedik
    aptallığımıza doymayalım onlarda dolar/törkişliralara doymasın.insan milliyetçi olmaz milli olur/dinci olmaz dindar olur ulusalcı olmaz yerli olur ve bunu eylemleri ile bütünleştirir.
    ve sahnede rol alan insanların geçmişini araştırır.söyledikleri ile yaptıkları arasındaki makasa dikkat eder.doğru davranış /doğru bilgi yanlış adamlardan öğrenilmez
    aldanmaya hazırsak bizi aldatan çıkar.bir olguyu enine boyuna dört bir yanını incelemeden lüp diye midemize atarsak karın ağrısı baş ağrısı çekeriz bize bu süsü satanlarda paralarımızı çeker.görmüyormuyuz her kurtarıcı bizden para istiyor varmı bize veren yok biz niye vericez o zaman onlara ya
    aldatana değil kendimize kızalım.

  18. knz - 19 May 2008 - 8:10 pm

    ben soğuk duş falan görmedim valla., sanki kıs kıs gülüyorlar gibi geldi,.
    demek altın madeniymiş koza :)

    bakalım görelim o halde.

  19. Resul Cibril - 20 May 2008 - 6:43 am

    Koza gurubunun amacı bana göre faaliyetleri sırasında kendilerine bir medya desteği sağlamak.

    En son baktigimdan beri dunya taninmaz hale gelmediyse, ‘Koza Grubu’ dedigimiz taifenin ele gelir bir kiymet-i harbiyesi yok.

    Altın madenleri işletirken bu eksikliğin sıkıntısını çok çektiklerini tahmin ediyorum.

    ‘Koza’ kelimesi ilginc tabii..

    Bergama’daki altina arama isiyle, dugun davetiyesi basmanin ne gibi ortak/taraflari var; ben bilmiyorum.

    Bu tur quantum sicramalarina ozel sektorde cok rastlamayiz; hele de bugune kadar isi hepi-topu davetiye basmak olan birilerinin aniden boyle kel alaka (daha onceki uzmanliklariyla ilintisiz) konulara yonelmesi cok dikkat ceker.

    Simdilerde ismi apansizin ‘Koza Grubu’na terfi eden ‘Koza Davetiye’nin durduk yerde bu kadar farkli ve riskli bir alana girmege cesaret edebilmesini aciklamak guctur.

    Cok olsa, 400 kisinin istihdam edildigi, ve 20-22 bin m2 kapali sahasi olan bir sirketten bahsediyoruz. Bkz. ilgili sirketin web sitesi.

    Cirolari hakkinda da, Zaman gazetesindeki bir yazida 2003 yilinda 14 trilyon oldugu soyleniyor. Yani, o gunku kur ile, 8 milyon USD civari. Karlari da 90 bin USD civar imis.

    Tamam, davetiye basim isinde fatura alisverisi pek/hic yoktur. Dolayisi ile, gercek (yani vergi acisindan beyan etmedikleri) cirolarininin 10 kat daha fazla olabilecegini kabul ederim. Ama, bu da bu sirketi yillik 75-80 milyon dolar ciro yapan bir sirket yapar cok olsa. Bu dogruysa, 20-30 milyon USD da –kayit disi– kar ettigini de farzedebiliriz.

    Ama, butun bunlar, bu (bu ulke icin) orta-karar bir buyukluktur. Ellerinde birikmis nakit olsa bile, madencilik gibi (hele de altin madenciligi gibi) riskli ve hic tecrubeleri olmadigi bir konuya bu kadar hizli girmelerini aciklamak kolay degil –alisilmis degil, demek istiyorum.

    Bu amaçla seçilen kanal ise çok manidar geldi tabiiki herkese…

    Bu degil benim ilgimi ceken: Boyle bir seye neden ihtiyac duyduklari daha ilginc bir soru. Yani, neden basin yayin konusuna ilgi duydular? Basin yayin, dogrudan kar ettiren bir saha degil; aksine, bir masraf merkezidir. Neden lazim oldu?

    Sembolik olarak CHP’nin ve Ahmet Necdet Sezer’in izlediği tek kanalı almak soğuk duş etkisi yaptı bir herkeste…

    Baskalarini bilemem, bende dus etkisi filan yapmis degil. Ben sadece, ticari acidan bakinca, anlamli gormedigim bir seye neden yoneldiklerini anlamak isterim.

    Patron Akın beyin F.Gülen cemaatine yakın olması da bu duştaki en önemli etkendi…

    Bu da, tek basina aciklayici degil. FG cemaatinin istemedigi kadar yayin organi var zaten –bence.

    Burada şaşkınlık ve şoku yaşayan tabii ki ulusalcılar oldu…

    Ulusalciligin ‘karsi cephe’si sizce nedir?

    Diğer taraf zaten karşılarında duran ulusalcılığın marjinal yada yapay bir akım olduğunun farkındaydı ve bu durum onların tezlerini haklı çıkarmaktan başka bir işe yaramadı..

    Marjinal bir kanala 25-30 milyon USD odemek sizce mantikli midir?

    Bu arada bir diğer hususta Tuncay Özkan’la yanyana duran ekibin CHP içinde ağırlıklarını artırmış olması… Baykal’ın kısa bir süre sonra elemine olacak olması tahmin edilebilir bir şey olduğundan bu kadronun kanaltürk gibi CHP’nin de bir daha geri dönmeyecek şekilde sonunu getirecek olması yakındır bana göre…:)

    Ben bu tur ifadeleri duygusal buluyorum.

    Kendi cenahinda ‘davayi satan’ olarak gorulen birisinin nasil olup da ‘agirligini artirmis’ oldugunu dusunuyorsunuz?

    Tuncay Ozkan’in cebine 25-30 milyon USD para koymanin tabii ki bazi gelismelere yol acmasi mumkundur; fakat siyasetin finansmani olceginde bakarsak, bu para leblebi-cekirdek bile sayilmaz.

  20. knz - 20 May 2008 - 9:46 am

    Rıza Zelyurt Gazeteci. http://www.gunes.com/2008/05/17/yazarlar/y4.html. Kesinlikle yazısında islamiyete hakaret yok. aksine o savunuyor. Ama kıt kafalı biri bunu anlayamaz.( yanlış anlaşılmasın ne olursa olsun tehdit edilemez) ve şu tehdit demek değil mi ? Bu nasıl birşey ? nasıl olur da gündüz vakti, alenen
    bir insan tehdit edilir ? yani insan öldükten sonra mı vah yazısı yazacaklar ? Bugün gazetesi nasıl böyle bir yazı yazabilir ? ne demek özür dilemezse kendi bilir ?

    Tehdit bununla da kalmadı…15 Mayıs 2008 tarihli Bugün Gazetesi’ndeki Nuh Gönültaş’ın köşe yazısını okuyun. Bakınız özetle neler diyor: ‘Rıza Zelyut (…) Hz. Peygamber’e iftira atıp hakaret edenler kervanına katılıyor. (…) Ona hakaret eden er ya da geç bir şekilde belasını bulur. Onun için Zelyut’un en kısa sürede yazdığı hakaretlerden dolayı tevbe edip özür dilemesi gerekiyor. (…)Göstermezse kendi bilir.’
    Elbette beni İlhan Arsel ve suikaste kurban giden yazar Turan Dursun kervanına katarak söylüyor bunları.
    Nuh Gönültaş, Bugün Gazetesi’nde yazıyor. Bugün Gazetesi’nin sahibi Akın İpek…
    Akın İpek; İpek davetiyeleri ile ünlenmiş ve altıncılığa el atmış yeni işadamlarımızdan birisi.
    Şu, Kanal Türk’ü alan patron. Kendisinin Fethullah Gülen’e çok yakın olduğu söyleniyor.
    İnsanların inancına hiç karışmam ama Akın İpek’in eline geçen medyada işte Nuh Gönültaş çizgisindekiler egemen… Nuh Gönültaş, Fethullahçı Zaman Gazetesi’nde yetiştirilmiş bir isim.

    la havle. resul cibril nedir bu ya ? TT stadyumda değiliz, sizler bari otokontrol yapın.

  21. Resul Cibril - 20 May 2008 - 11:00 am

    Anlamli bir seyler okuyacagim umidiyle, Nuh Gonultas’in ‘Derin Vatan’ isimli kitabini aldim gecen hafta. Meger kose yazilari diye kenarda kosede yazdiklari seyleri bir kitapta toplayip para kazanmaga tahvil denemesiymis. Basarili sayilir –en azindan beni kandirdi.

    Kitabin 22nc sayfasinda “Üzgünüm; ama Helmut Schmidt haklı!” baslikli yazisinda su hikmetleri dile getiriyor.

    Siz olsanız AB ülkeleri ile böylesine zıt, farklı geleneklere, böylesine “farklı bir demokrasiye” sahip, böylesine “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” anlayışı ile çevresindeki herkesi düşman gören ve bu yüzden sürekli silahlanan, hatta memur ödeneklerini bile silah alımına yönlendiren, sivil iradeyi hep geride bırakan böyle bir ülkeyi AB’ye alır mısınız?

    Kararı verecek kişi ben olsam elbette almam.

    Kitapta bundan daha sig yerler cok, ben ele gelir bir paragraf ornegi olarak bunu aldim.

    “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sozunu eksik anlamak ya da carpitmakla lafa baslamasi hic de hos degil. Cunku, hayat hic bir zaman siyah ya da beyaz degil. Arada grinin sayisiz tonlari var. Dolayisi ile, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” deyince geriye kalan herkesin “dusman” oldugunun farzedildigini dusunmek ve bunun uzerine bir arguman kurmak, en hafi tabiri ile sigliktir. Demagoji de diyebilirdik tabii ki.

    Fakat, rafadan hikmetler orada kalmiyor…

    Yazinin sonu soyle bitiyor:

    Üzgünüm; ama Batılılar haklı: AB’ye giriş onlardan çok bize bağlı.

    Biz, bize düşenleri yaptıktan sonra onlar bizi isterlerse almasınlar!

    Buyrun bir mustemleke aydini daha..

    Batililarin bizi almamak icin one surdukleri sebeplerin ciddi oldugunu dusunuyor olmasi kendisine apayri (fakat cok sayida kisi ile paylasacagi) bir not kategorisi acmagi gerektiyor ama tek mesele o degil:

    Onca zamandir Kinler/Dinler Arasi Diyalog kisvesi ile verilen gayretleri de unutmus gibi..

    Unutmus, cunku o gayretlerin neredeyse tamaminin arkasindaki anafikir Batiya yaranmak idi.

    Yaranmak, cunku Musluman bir ulkeyi kendi aralarina almak yerine cehenneme gitmege razilar.

    Bunu Nuh Gonultas isimli birilerinin tetikcisinin tetigi ve sayfa ziyancisi bilmiyor olabilir; ama acaba okuyuculardan bir kisi bile bilmiyor mu: Batinin bizim uzerimize duseni kemalen yapmis oldugumuzu dusunmesi icin oncelikle Islamin buralardan silinmesi temel sartlardan birisi.

    Kimsenin cikip itiraz etmeyisine bakarsam, Zaman ve okuyuculari, ‘uzerimize duseni yapmak’ ile bunun kastedildigini biliyordu da ben yeni farkettim galiba…

  22. nesrin - 20 May 2008 - 12:23 pm

    yaaaa burası tartışılacak bi konum değil onu anladım yahu sağcılarda en azından bi zekâ vardı her ne kadar zıt kutuplarda olsakta en azından adamlar bişiler bilerek tartışıyordu ancak dincilere bakıyorum bomboş ya sen: cumhuriyet, demokrasİ, laiklik, ekonomi, siyaset, varlık, birlik diyorsun adamlar sana: din, namaz, ezan, peygamber, allah, yallah, bismillah diyor.

    Okulda bazen cemaatçi bazı sıradaşlarım bana laf atacak oluyor cevap alamayınca yani karşılık vermediğim zamanda bu solcular bizi adam yerine koyup cevap vermiyor tartışmaya bile layık görmüyor diye sitemde bulunuyorlar. Aynen öyle yine sağcılarla tartışıyorum falan filan çünkü belki onlardan alacağım birşeyler vardır belki diye düşünüyorum.

    ama bu dincilere bakıyorum bana verecekleri en ufak bir düşünceleri bilgileri yok. Tamam din iman bizim peygember bizim vs ama bunlar dünyada yaşamak için yetmiyor eğer yetiyorsa okullarımız neden var bilim neden var 24 saat namaz kılalım oruç tutalım yiyelim içelim yatalım tayyiplen apo da bizi yönetsin

    Allah Allah ya biz TUNCAY ÖZKANI YILLARDIR TAKİP EDİYORUZ NE OLDUĞUNU BİLMİYORMUYUZ. HAAAA TUNCAY ÖZKAN MİTİNGLERDE YILAN DEDİĞİ ADAMA NİYE SATTI TVSİNİ ONU ARAŞTIRACAKSINIZ VE TUNCAY ÖZKANI DEĞİL SATMASINA NEDEN OLACAK BASKILARI UYGULAYAN HÜKÜMETİ ELEŞTİRECEKSİNİZ.

    sahi bu Tuncay niye sattı yılan dediği adama sebeplerini saydık daha önce peki bu abdullah gül sizin gâvur dediğiniz kâfir dediğiniz bi milletin kraliçesini sırf karısı istedi diye niye davet etti hemde 29 ekimde bile giymeyi kabul etmediği smokini takarak???? Doğrusu hediye paketine dönmüştü. Deniz Baykal o davete gitmedi helal olsun ona!!! Tayyipçikte gûya tavır koyar gibi o davete katılıyor ama smokin takmıyor vay be ne ilkeli adammış şu tayyip haaaaaaa peki bu ilkeli başbakan bu dincilerin gâvur dediği millete neden ülkesinin topraklarını hemde sadece yandaşlarının ve kendisinin cebini doldurmak için satıyor. yok siz bu kafir dediğiniz millete toprak satışını değil de tuncayın baskıyla hemde kendi malını fetullah yandaşına satmasını eleştirirsiniz. HELAL OLSUN YA GÖZLERİNİ BU KADAR KAPATABİLMEK DOĞRUSU YALNIZ TÜRKLERE MAHSUS OLSA GEREK

    ATV SABAH İHALESİNİN GENSORUSU VAR BUGÜN MECLİSTE VE tayyip gözünü bahane edip katılmayacak acaba 1,3milyar doların hesabını vermekten mi kaçıyor idealist başbakanınız

    yurdumuzda 1923-2002 arasında alınan toplam borç 220milyar dolarken bugün 480milyar dolar yani 6 senede 260milyar dolar borç alınmış bu para nereye gitti acaba merak ediyor musunuz

    yurdumuzda 1923-2002 arasında yabancılara satılan toprak 11milyon metre kareyken bugün 23milyon metrekare yani 2002-2008 arası 12milyon metre kare daha satılmış yalnız 6 senede

    peki satılan toprak ve özelleştirme bu kadar çokken dış borcumuz gerileyeceğine neden katlanmıştır bu paralar kimlerin cebinde merak edeniniz var mı?

    manisada 3milyon dolara tayyibin okul arkadaşına satılan arazi sadece iki hafta sonra alan kişi tarafından yarısı 15milyon dolara satılmıştır demekki bu arazinin değeri 30milyon dolardır acaba aradaki 27milyon dolarlık vurgun kimin cebinde merak edeniniz var mı

    maliye bakanı kanakıtan 3milyar dolarlık ortağı olduğu citibankın vergi borcunu neden ve nasıl affetmiştir bi araştırın

    c.başkanının karısı 65.000lik yüzüğü nasıl takıyor

    deniz fenerindeki milyar dolarlık vurgun fakirlere dağıtacağız diye toplandı hem de rtük başkanı zahid akmanın cebinden neden alınmıyor bi araştırın

    istanbul belediyesinde ki 100milyon euroluk İETT yolsuzluğunun üstü neden kapatıldı bi konuşun bakalım

    anayasanın değişmeyecek maddeleri hangi cüretle değiştirildi

    yargıya saldırı demokrasiye saldırı laikliğe saldırı türban özgürlüğü dışındaki bütün özgürlüklere saldırı hımmmmmm demek bizi TUNCAY ÖZKAN KANDIRIYOR VAY BEEE

    DAHA ÇOK YOLSUZLUK VAR AMA YAZDIKÇA İÇİM ACIYOR OKUDUKÇA İÇİNİZ ACIR MI BİLMEM ANCAK DİNCİLERLE TARTIŞMAYI YERSİZ BULUYORUM ÇÜNKÜ BUNLARI ANLATTIĞINIZ ZAMAN ALLAHIN DİNİNİ YAYMAK İÇİN ÇALIYOR TAYYİP BU UĞURDA HIRSIZLIK SEVAPTIR DİYORLAR NE DİYİM ÇALANA LAF YOK MALINI SATANA LAF ÇOK CAHİLLİK DİZ BOYU BU ÜLKEDE VE FAZIL SAYIN DEDİĞİ GİBİ BU ÜLKE YAŞANILMAYACAK BOYUTA GELDİ HALKIN CAHİLSE SEN NE KADAR BİLGİLİ OLURSAN ESNİ O KADAR AZ ANLARLAR

  23. knz - 21 May 2008 - 8:42 am

    vakit gazetesinden sonra “bugün” gazetesi de kervana katıldı demek. yeni tv kanalının bu yolda olduğunu tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. hem de zaman gazetesinden yani., hrant dink güvercin yazısı yazarken hiçkimse duymadı ve susmuştu. ama vah yazısı yazan çok olur hep. ( asayiş çünkü sadece 1 mayıs günü sağlanmak zorunda ya )

    TT , nesrin biz burdayız ve 3-5 kişiyiz. Biz burada birşey başaramıyorsak dışarda da olmaz. konuş sen. TT burası stadyum da değil ? sana açıkça gösterileni görmezden gelemezsin.

    bir gazate bu ifade nasıl yer alabilir ? ne demek, tövbe edip özür dilemek zorunda, yoksa kendi bilir ? Bir gazetede bir yazar bunu nasıl yazar ?

  24. fizikci - 21 May 2008 - 5:53 pm

    Knz,

    şimdi bu kanalı satın alanla bunu fizikçi seyretsin diye mi aldılar?

    demişsin. Bildiğim kadarıyla burada başka fizikçi yok. Ne demek istedin? Anlamadım. Yoksa yine her zamanki gibi boş mu konuşuyordun?

    (Hayret bişey ya! Hasta mıdır nedir.. Bu kadar iyi sağlıklı taklidi yapan hasta zor bulunur. Sinerlenmiyorum gülüyorum bilakis..:))

  25. nesrin - 21 May 2008 - 6:38 pm

    knz,

    benim düşüncemde olmana sevindim yazılarının devamını bekliyorum arkadaşım

    daha duyarlı yazdığımız ortada neyin eleştirilmesi gerektiğini bilerek eleştiriyoruz

    hakaretlere cevap verme zira kendi artılarımızdan kaybederiz

  26. fizikci - 21 May 2008 - 6:58 pm

    Hah, nesrin de gelmiş, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
    - Diimi Cevat Abi?
    - Evet. Ekmek getir dibini sıyıracam..

    Terelelli Pictures takdim eder…

  27. kemal eren - 21 May 2008 - 7:01 pm

    “bir gazate bu ifade nasıl yer alabilir ? ne demek, tövbe edip özür dilemek zorunda, yoksa kendi bilir ? Bir gazetede bir yazar bunu nasıl yazar ?”

    Su demek sayin knz, bu ulkedeki en buyuk tabulardan biri de dini ve Muhammedi elestirmektir ki bence ki Ataturk’u elestirmekten cok cok daha zordur. Her gorusunuzu aslinda bizim dinimiz soyle guzel boyle guzel diye baslarsaniz sizden buyugu yoktur. Turan Dursun’un, Aziz Nesin’in, Ilhan Arsel’in basina gelenleri hatirlayiniz. Muhammed’in adinin basina Hazreti koymamak bile bir hakaret sayilir, Zaman gazetesinde sanki hepimiz musluman olmak zorundaymisiz gibi “peygamberimize saygisizlik mansetleri atilir!!!”. Vah ki ne vah…

  28. knz - 21 May 2008 - 7:04 pm

    sevgili nesrin daha çok konuşacağız :)

  29. nesrin - 21 May 2008 - 8:57 pm

    kemal eren ve knz,
    sevgili arkadaşlar din bunların müslümanlık bunların pis araplar bizden üstündür arapça başımızın tacıdır yıllardır hala ne olduğunu bilmediğimiz dualar ederiz sorarım bizden başka kim dinini farklı dilden öğrenmeye çalışmaktadır? İran bile kendi diline çevirmiştir öyle dua okur. Yok biz illaki arapça… Araplar bizden üstün yaaaaa!!!!! bunların zekâsı bu kadar daha önce de söylediğim gibi bunlarla tartışmaya girilmez çünkü göbeğiniz çatlar.. Anlamazlar bunun yanı sıra anlatamazlar çünkü anlatacak bilgileri yoktur. Bunların önüne bi seccade bi türban bi cübbe iki torba da kömür atın bakın bakalım dünyada onlardan mutlusu var mıdır??

    hala sayın olamayan başbakanın tek hayali vardır ki halifeliği getirmek kendisi de halife olacak araplarda bunların emrine girecek hahahahaha gülün gülün bunların hayali bu. Zekası olmadığı halde zeki olduğunu söyleyen bir de buna inanan bu insancıklar bilmezler ki tarihi. Halbuki tarihi açıp baksalar o kadar güçlü padişahlarımız zamanında yani yavuz kanuni vs. zamanında araplar bizim halifeliğimizi hiç bir zaman gerçekten kabul etmemiştir ve birinci dünya savaşında bile arapların kalleşliği yüzünden kaybetmişizdir. şimdi tayyiplen abdullahın peşine düşecekler:) yani bunlar öyle hayal ediyor

    Ama yok hala başbakan cumhurbaşkanı 3 kuruş para bulmak adına gider arapların ayağına kapanır ve bu hepsi bir ağızcılarda gelir burda sizi bizi eleştirmeye kalkarlar daha öncede dedim ben solcuyum arkadaşlarım tavsiyem solcuyla tartışın sağcıyla tartışın hiç siyasi düşüncesi olmayanla konuşun ama bu muhafazakarım diyenlerle hiç tartışmayın çünkü hiç birşey bilmezler sağcıdan solcudan birşeyler öğrenir hiç siyasi görüşü olmayana birşeyler öğretirsiniz ama bunlara ne birşey öğretebilir ne de öğrenebilirsiniz bilmezler bileni de dinlemezler…. Tek bildikleri hakaret küfür vb. haaaa bi de Allah yallah bismillah başka bişi bilmezler duyrulur

  30. Resuli Cibril - 21 May 2008 - 11:07 pm

    Knz hanim,

    sevgili nesrin daha çok konuşacağız :)

    Nesrin hanim hayli hizli bir giris yapti. Bu hizla oteki kapidan cikip gitmesinin an isi oldugunu dusundugunden olsa gerek ki, –sizin tabirinizle– cok konusuyor.

    Siz ona uymayin :P

  31. Indigo - 22 May 2008 - 12:26 am

    Yürü bea Tuncay bu kadar fanatik sana yeter kaç kişiyiz diye yoklama yapmaya gerek yok :)
    3-5 tanesi bile cansiperane savunmada
    savunmayı bırak
    Nesrin akıncı birliğinden savunma olayını aşmış saldırıya bile geçmiş helal olsun kök tengri yuzunu ak etsin düşmanlarına yenilmez zevaller versin
    Indigo dedem soyladı ne de güzel soyladı
    (bir de içinden soylayıp sopladı)

    Pis Araplar, pis ermeniler, pis yunanlılar,pis kürtler
    bu alemde tek temiz biz Türkleriz zaten
    bu kaçkişiyiznoktakomcuların hepsi bu kafadaysa mezbahaneden kafa ayarlamak lazım bunlara mevcut kafa yapıları işlevini yerine getirmez olmuş….

  32. nesrin - 22 May 2008 - 9:47 am

    hadi yaaa işte tezimi doğrulayan biri çıktı bunlar birşey bilmezler.

    gördünüzmü bu alemde yalnız türkler temizdir dediğimi sandın bakın arkadaşlar ben ne söyledim bunlar ne anladı. Ben dedim ki dinimizi neden kendi dilimizde öğrenmiyoruz neden dualarımız arapça neden ölen insanların başında okunan kuran arapça dedim bu ne anladı. Bakın bunlar hep yanlış anlaşılır başbakanlarının bile konuşmalarına bakın bugün söyler yarın yanlış anlaşıldık diye düzeltmeye çalışır. Yanlış anlaşılmalarını bırakın bir de yanlış anlarlar. Aslında ne dediğimi anlamıştır ama anlamazlığa vuruyor. Tabi ki Türkler üstündür ben türk olduğum için her ne kadar o koltuğa layık olmasalarda benim ülkemin cumhurbaşkanın başbakanının katar emirlerinin önünde diz çökmesini hazmedemiyorum siz ediyorsunuz o ayrı. Ben arapların üstün kabul edilmesini de hazmedemiyorum tamam mı arkadaş. Türk üstündür ama insanlık açısından bütün milletler eşittir. İngiliz fransız alman ermeni arap farketmez hepsi aynı hukuk hakkına ve insanlık hakkına sahiptir bizim gözümüzde böyledir. Biz ki hristiyana gâvur yahudiye kâfir diyip sonrada para dilenenleri aman gel bizim şu kapatma davasına bi el at diyenleri kınıyoruz. Biz düşüncemizin arkasındayız kişilerin değil. Tuncay ÖZKAN

  33. nesrin - 22 May 2008 - 9:54 am

    hadi yaaa işte tezimi doğrulayan biri çıktı bunlar birşey bilmezler.

    Gördünüz mü? Bu alemde yalnız türkler temizdir dediğimi sanmışlar. Bakın arkadaşlar ben ne söyledim bunlar ne anladı. Ben dedim ki; dinimizi neden kendi dilimizde öğrenmiyoruz? Neden dualarımız arapça? Neden ölen insanların başında okunan kuran arapça dedim bu ne anladı. Bakın bunlar hep yanlış anlaşılır… Başbakanlarının bile konuşmalarına bakın bugün söyler yarın yanlış anlaşıldık diye düzeltmeye çalışır. Yanlış anlaşılmalarını bırakın bir de yanlış anlarlar. Aslında ne dediğimi anlamıştır ama anlamazlığa vuruyor. Tabi ki Türkler üstündür ben türk olduğum için her ne kadar o koltuğa layık olmasalarda benim ülkemin cumhurbaşkanının başbakanının katar emirlerinin önünde diz çökmesini hazmedemiyorum siz ediyorsunuz o ayrı. Ben arapların üstün kabul edilmesini de hazmedemiyorum tamam mı arkadaş. Türk üstündür ama insanlık açısından bütün milletler eşittir. İngiliz fransız alman ermeni arap farketmez hepsi aynı hukuk hakkına ve insanlık hakkına sahiptir bizim gözümüzde böyledir. Biz ki hristiyana gâvur yahudiye kâfir diyip sonrada para dilenenleri aman gel bizim şu kapatma davasına bi el at diyenleri kınıyoruz. Biz düşüncemizin arkasındayız kişilerin değil. Tuncay ÖZKANı savunuyormuşuz haha gülerim size
    arkadaş siz ve sizin gibiler bu ülkeyi soyanları savunurken, sırf akp yanlısı diye tecavüzcü hüseyin üzmezi savunurken, ne yazdığı belli olmayan taraflı gazeteleri savunurken laf yok biz kendi malını hem de zorla satmış birini savunmaya çalışırken laf çok ben daha öncede söyledim sizin bana verebileceğiniz ne bilginiz ne düşünceniz var bence artık konuşmayın çünkü dibe battıkça batıyorsunuz bence başbakanınızı örnek alın bakın o bile konuşmuyor artık çünkü CHPye kara sürmeye çalıştıkça bir bakıyor ki kendisinin bütün pislikler ortada

  34. knz - 22 May 2008 - 10:27 am

    TT nerdesin ? ben yüz bin defa rıza zelyurt yazacağım.
    50 bin fizikçi, 50 bin indigo gelseler yine sessiz kalacaklar.

    gerçekten bugün gazetesindeki yazıya bir tek kişi haricinde ses veren çıkmayacak mı ?
    ne kadar nitelikli bir sessizlik bu :)

    Nesrin biz kendi dinimizi kendi dilimizde öğrenmesek bile bilirdik. mesela veren el, alan eli bilmezdi. Bu bir kültürdü., sağ elin verdiğini sol el bilmez diye bir özümüz vardı.

    ama eski din kültürünü unutturmaya yeni bir dini palazlamaya çalışıyorlar.
    bu dilenci kültürü, hangi dilde olursa olsun geçmişimiz değil.

    dil konusuna takılma. arapça arapların işine yaramadı. halbuki zengin bir dildir.
    arapça kendi dilinde kadınların şahitliğini çözmedi daha.
    önce kendimiz çözeceğiz sonra arapça olarak arap kadınlarının yardımına biz gideceğiz.
    dil bir araçtır.

  35. TT - 22 May 2008 - 11:09 am

    Nesrindaha öncede söyledim sizin bana verebileceğiniz ne bilginiz ne düşünceniz var bence artık konuşmayın çünkü dibe battıkça batıyorsunuz bence başbakanınızı örnek alın bakın o bile konuşmuyor artık çünkü CHPye kara sürmeye çalıştıkça bir bakıyor ki kendisinin bütün pislikler ortada
    VE TUNCAY VE BAYKAL VE NESRİN…
    Nesrin git başımızdan
    Biz kötüyüz karanlığız çirkiniz
    AKP bilmiyor seni kimseler bilmiyor
    Hep yanlış anlaşılmışsın

    Nesrin git başımızdan
    Belli ki körsün kırılmışsın telaş içindesin
    Sonun kötüye varacak
    Bu AKP seni götürecek yoksa seni

  36. nesrin - 22 May 2008 - 11:38 am

    knz beni anlamanı dilerdim dil araç olduğu için iyi kullanılmalıdır zaten ben arapçayı beğenmediğim için değil bizim kendi dilimiz olmadığı için istemiyorum. Ben isterdim ki herkes dininin ne dediğini anlasın

    bizim dinimizde türban yoktur bu arapların ürettiği birşeydir hele ki bu yobazların taktığı gibi rahibe türü türban hiç yoktur. bizim dinimizde faiz haramdır ama bak akpye madem dindarlar uyacaklar bu kadar faizi sol hükümet uygulasa vay dinsizler diyiverirler. bizim dinimizde müslüman kanı akıtmak yasaktır ama bak akpye abdyle birlik olup kimlerin üstüne asker yolladı üslerimizi onların emrine verdi. Bugün Filistinde oluk oluk müslüman kanı akarken nerede bizim akpliler hani dindarlar ya buna sessiz kalan biz olsak seyreyle cümbürtüyü.

    Benim demem o ki insanlar dininin neye karşı olduğunu en güzel kendi dilinden öğrenir ettiğin duanın ne olduğunu bilmelisin ve ben neden iki dua öğrenmek zorunda kaliim hem türkçe hem arapça… ama knz senin beni anladığını düşünüyorum TTye gelince;
    biz sıkıştık demek tabi haklısın korkudan tir tir titriyorum bırrrrrrrr bi dakka titremem geçsin yazacağım

    hah geçti ama bi dakka bu kez de kahkaha tuttu zuhahahaaha

    tamam yazıyorum evet TT çok korktum akpden

    hakikaten körüm kırılganım telaş içindeyim
    ya baksana CHPye kapatma davası açmışlar genel başkanım hakkında 57 yolsuzluk davası var ahh benim başkanım paçayı kurtarmak için abye abdye yalvarıp duruyor korkusundan anayasayı değiştirmeye çalışıyor benim başkanım yargıyı tehdit ediyor dinlettiriyor vs. haaaa bi de çeşme akarken kovamı doldurayım diye çaldıkça çalıyor di mi?? haklısın bu durumda başkanıma kırgın ama onu savunmak içinde kör olmam lazım haaaa bi de kapatılırsa diye tedirgin olmam lazım

    geçin bu işleri geçin

    bu arada ben yanlış anlaşıldığımı söylemedim sizin herşeyi yanlış anladığınızı çünkü doğrusunu anlamaya yetecek aklı selimliğe ulaşamadığınızı iddia ettim

  37. TT - 22 May 2008 - 11:51 am

    TT nerdesin ? ben yüz bin defa rıza zelyurt yazacağım.

    ne kadar nitelikli bir sessizlik bu

    knz
    Öncelikle buraya yazmak için fırsat bulamadım…
    İkincisi Gönültaş,Zelyut polemiği hakkında
    bilgi sahibide değildim ve sıradan bir tartışma olduğu için ilgimi de çekmiyordu…
    Peki sizin için değerlendireyim:)

    Nuh Gönültaş bu ülkede son zamanlarda sıkça yapılan kutsal değerlere ve kimliklere
    hakaret edenler kervanına Rıza Zelyut’un da katıldığını yazmış…
    Yazısının sonunu da “tehdit” olarak anlaşılabilecek bir cümleyle bitirmiş…
    Böyle bir üslup doğru değil bence de..
    Kendisi de niyetinin tehdit olmadığını söylüyor…

    Bahse konu olan R.Zelyut n uzun bir yazı yazmış hepsine değinmeye gerek yok…İstenirse yazıyı da değerlendirmiş oluruz…
    Belki tamamen değerlendirmek burada abes olur ancak buna bakarak Gönültaşın üstü kapalı yoruma açık bir cümlesinden alınanların tehdite gösterdikleri hassasiyeti hakarete,saygısızlığa gösterip göstermediklerini de test etmiş oluruz…
    Neyse sırayla bir gidelim bakalım:

    http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=117726,10,195
    Zelyut’un yazısının başlığı: Çocuk yaştakilerle evlenmek Arap işidir

    78 yaşındaki gazeteci yazar Hüseyin Üzmez’in 14 yaşındaki kız çocuğuna sarkıntılık ettiği iddiasıyla tutuklanması toplumsal çöküntümüzün başka bir boyutunu ortaya çıkardı. Hüseyin Üzmez, her yerde “Ben şeriatçıyım!” diyerek yaşam modelini dine dayadığını gösteriyordu.

    Demek ki neymiş?
    78 yaşında Hüseyin Üzmez şeriat(İslami hayat) modelinden dolayı sübyancılık yapıyormuş…
    Knz, bu cümle İslamiyete müslümanlara hakaret değil de nedir ?

    Senden de bir cevap alalım
    Zelyut müslümanlığa hakaret etmiş mi?
    Yaşam modelinde İslamiyeti esas alanlar potansiyel sübyancı adayımıdırlar?
    Müslümanlara ve İslamiyete hakaret olarak algılanabilecek bu sözleri de kınıyormusun?

    Lafı dönüp dolaştırmadan açık bir cevap yazmanı bekliyorum…

  38. nesrin - 22 May 2008 - 11:55 am

    NESRİNDEN TAVSİYE

    bugün hava yağmurlu
    dışarda itler uluyor
    açtım baktım pencereden
    kervanlarda hâlâ yürüyor
    yağmur yağdıkça yağıyor
    itleri temizlemek için
    itler hâla uluyor
    pisliği sevdikleri için
    yağmura diyorlar acı bunlara
    yağmur: ‘Zamanında acıdık’
    ‘iyilik yaramaz’ Bunlara
    Derken güneş geliyor:
    ‘Yazık değilmi’ bunlara
    Yağmur yine:
    ‘iyilik yaramaz bunlara…’

    EY GÜNEŞ ŞANLI GÜNEŞ
    itlere acınır mı?
    güneş ama onlar insan soyu
    yanılıyorsun
    onlar insan dölü it soyu

    it soyu değişmez huyun
    hâlâ davarsın hâlâ koyun
    eskiden padişahçıydın
    şimdi ……çi
    uğraştık uğraştık
    hiç bitmedi cahil soyun

    demokrasi İNÖNÜden hediye
    cumhuriyet ATATÜRKTEN
    satıp durma ülkeyi
    düşeceksin eşşekten

    nesrinceden tavsiye
    gözünü yumma herşeye
    …… diye tutturma
    gideceksin eşşekli köye

    …… YERLERE ÜLKEYİ SOYUP SOĞANA ÇEVİREN UYGUN BİRİLERİNİ KOYUN TAMAM MI YARASI OLAN GOCUNUR

  39. FST - 22 May 2008 - 12:13 pm

    Yahu bu Nesrin bizim kolpa AD sitesinden bir uyanık olmasın? Burada ulusalcılarla kafa bulunuyor gibime geldi, haberiniz olsun. Onlar da süper şiir yazarlardı, “Laiklikten ödün veren en adi şerefsizdir” filan diye.

  40. FST - 22 May 2008 - 12:43 pm

    TT, Knz,

    Bu Rıza Zelyut meselesi nedir anlamadım, adamın yazdığında birşey yok, söyledikleri yanlış değil, yer yer belaltı “oh sünnilere laf atma imkanı buldum” iması var ama söylediklerinde gerçek payı çok. Bir de biri bunu ölümle tehdit etmiş deniyor, Rıza Zelyut önemsiz bir adamdır, bu yazdıklarında da birşey yok, neden adam öldürülecek olsun?

    Nuh Gönültaş vs. öyle birşey mi ima ediyor deniyor, Nuh Gönültaş da aynı derecede önemsiz bir adam neticede, bunlar burada lafı edilecek şeyler değil, bence boşa kendinizi yoruyorsunuz. AKP-Ulusalcı kamplaşmasında millet nereden boşluk bulursa birbirine giriyor, abartmanın alemi yok. En iyisinden ben Zelyut olsam gider Gönültaş’a dava açarım, beni alenen tehdit etti derim. Savcılar konjonktür gereği de Zelyut’u tutacaktır.

    Sonra, Rıza Zelyut Türkçü-Alevi-Ulusalcı biridir, tipik, geleneksel sünni müslümanlıktan hoşlanmaz, bunda da mahzur yok, Hüseyin Üzmez türü uçkuruna sahip olamayıp bu işleri müslümanlığa bağlamaya kalkan fırsatçıların pasını almış güzelce değerlendirmiş, adama kızmaya gerek yok.

    Son olarak, İslamiyete ve müslümanlara hakaret de eden çıkar, nasıl birçok “müslüman” Allah mealen “karşınızdakilerin kutsalına sövmeyin, onlar da sizinkine söver” diye uyardığı halde Atatürk’e, Papaya şuna buna küfür ediyor, bunlarla dalga geçiyorsa karşıdakiler de bunu yapacaktır. Müslüman adam bu işlere yol açmamaya çalışır.

    Bunu TT için söylemiyorum, maalesef toplumumuzda bu işler çok yaygın. Bir de İslam dünyasının elle tutulacak tarafı kalmamış, pespaye, despotlar, darbeciler, krallar, hurafeciler, statükocu donuk bir hukuk anlayışı filan heryeri kaplamış. Mehmed Akif’in 100 sene evvel ağladığı yerin çok daha gerisindeyiz.

    Titreyip kendimize gelelim, gençlik heyecanı, mensubiyet taassubu ile uğraşılacak zaman değil, Hüseyin Üzmez işi iyi bir vesile oldu, herkes başını öne eğip hesabını kitabını yapsın kardeşim. Muhaliflere, ateistlere, iyi niyetli eleştiri yapanlara “bizi eleştirmeyin, biz sütten çıkmış ak kaşığız” demek kafayı kuma gömmek demektir.

    Lütfen bana da “karşı tarafa niye laf etmiyorsun” demeyin, bu işten bıkkınlık geldi. Kendi çöpümüzü bir temizleyelim hele, sıra karşı (nereyse artık) ona gelsin. Şu islam dünyasına bak, en iyisi Türkiye ile İran diyeyim, gerisini siz anlayın.

  41. FST - 22 May 2008 - 12:49 pm

    Resul Cibril’e not:

    Bir ara sıkça bahsi geçen konuda bir yazı yazılmış. Ben olsam tarz olarak böyle yazmazdım ama içindekilerin önemli bir kısmı buradaki ilgililere de hitap eder düşüncesiyle alıntılıyorum. Malum siteye Firefox ile girilemiyor

    Liberalizm ve Din Özgürlüğü
    Bilal Sambur

    22 Mayıs 2008, Perşembe

    Yeni bir insan ve toplum yaratma iddiasını taşıyan totaliter din ve ideolojiler, birey ve özgürlük değerlerini dışlamalarından dolayı çoğu zaman liberalizmi kendilerine baş düşman olarak görmektedirler. Totaliter din ve ideolojilere mensup kimselerin, liberalizme olan düşmanlıklarının tezahür etme biçimleri çok farklıdır. İslami değerleri savunma adına “İslamcı” geçinen bazı yazarların liberalizm düşmanlıklarını örnek olarak verebiliriz. Liberalizme düşmanlık adına ortaya konan fikirlerin, çoğu zaman özgürlük ve çoğulculuk düşmanlığından başka bir niteliğe sahip olmamalarından dolayı gerçek bir talihsizlik ve zihin tutulması örneği oluşturduklarını söyleyebiliriz.

    Dini totaliter bir ideoloji olarak benimseyen, kendilerine ‘İslamcı yazar’ sıfatı verilen bazı yazarlarda iflah olmaz bir liberalizm ve özgürlük düşmanlığı görülmektedir. İslamizm adına liberalizme karşı çıkanlar, stratejik bir hatayı sürekli olarak tekrar etmektedirler. Bunlar, yanılmaz, mükemmel, hayatın her alanını en ince detayına kadar dizayn eden bir relijyonizm adına konuştuklarını vehmetmelerinden dolayı olsa gerektir, çoğu zaman liberalizm ve din arasında mukayeseler yapmakta, liberalizmi totaliter bir ideoloji ya da din düzeyinde algılamaktadırlar. İslamistler başta olmak üzere bütün relijyonistlerin liberalizm hakkındaki temel yanılgısı buradadır. Bazı İslamistlerin düzeltmeyi bir türlü başaramadıkları bu yanılgının aksine, liberalizm bir din değildir ya da hayatın her alanını düzenleme iddiası taşıyan totaliter bir ideoloji değildir. Bir din ya da totaliter ideoloji olmayan liberalizm, birey hak ve özgürlüklerinin korunması için devlet gücünün sınırlanması gerektiğini savunan siyasi bir gelenektir. Liberalizmi bir din ya da totaliter ideoloji olarak algılayıp ondan dinî bir fonksiyon ummak, illiberallikten başka bir anlama gelmemektedir.

    Din ve totaliter ideolojilerin –sosyalizm gibi– belirli bir insan ve toplum projeleri vardır. Dinler ve ideolojiler, insanın ve toplumun belirli değerler çerçevesinde yeniden inşa edilmesini öngörürler ve projelerinin gerçekleştirilmesini takipçilerinden dinî vecibe ya da ideolojik sorumluluk olarak talep edebilirler. Liberalizm ise toplumu belirli bir ideolojik ya da dini değerler çerçevesinde dizayn etmeyi reddetmektedir. İnsanın ve toplumun dışarıdan müdahalelerle yaratılmasını liberalizm kesinlikle reddetmekte ve bu tür sosyal mühendislik projelerini rasyonalist ya da irrasyonalist kuruculuğun tehlikeli tezahürleri ve birer kölelik yolu olarak değerlendirmektedir. İslamizm ve sosyalizm gibi kollektivist düşünce biçimleri, belirli bir toplum ve insan modelini öngören ve bunları gerçekleştirmeye çalışan kurucu rasyonalizmin değişik versiyonlarıdır.

    Liberalizmin bir toplum projesi olmamasına karşılık relijyonist ve kollektivist inanç ve ideolojilerin ideal bir toplum ve insan modeli gerçekleştirmenin peşinde koşması, liberal ve illiberal düşünce biçimleri arasında en önemli farklardan birini oluşturmaktadır. Bu fark, liberal ve totaliter yaklaşımların özgürlükle olanla ilişkilerinin doğasını belirlemektedir. Başka bir ifadeyle liberalizm ve relijyonism (İslamizm gibi) arasındaki fark, bir nicelik sorunu değil bir nitelik sorunudur. Bireyi gerçek özne olarak gören liberalizm, bireysel özgürlük alanını dış müdahalelere karşı, İslamizm gibi relijyonist düşünce şekillerinden farklı olarak, tutarlı ve çoğulcu bir şekilde savunmaktadır.

    Bir İslamist ve liberalin, bireysel özgürlüklere ve tercihlere bakışı açısı arasında temel fark vardır. Bir liberal için, her birey kendisine özgü ihtiyaç, ideal, arzu, amaç ve arzularını tatmin eden yaşam tarzını, dinî inancını, felsefî görüşünü ya da ahlâk sistemini seçmekte özgür olmalıdır. Başka bir ifadeyle bir liberal, diğer insanların da en az kendisi kadar özgür olması gerektiğine inanmaktadır. İnsanların, devlet dahil hiçbir otoritenin baskısına uğramadan istedikleri bireysel tercihlerde bulunmaları ve o tercihlerin gereklerini özgürce yaşamaları liberal düşüncede asıldır. Kendisinden farklı olanın özgürlüğünü savunmak, liberal düşüncenin önümüze koyduğu en büyük meydan okumadır, çünkü bu özgürlük anlayışı, bir liberali çoğu zaman benimsemediği görüş ve inançları savunma gibi zor konumlara düşürmektedir. Burada savunulan belirli bir düşüncenin, yaşam tarzının veya dinin doğruluğu ya da yanlışlığı değildir. Savunulan şey bireysel özgürlüklerdir. Bir İslamist için, bireysel özgürlüğün savunulması birincil değer değildir. Diğer insanların farklı dinî, felsefî, ahlâkî ve dinî tercihlerde bulunması, onun için arzu edilen bir şey değildir ve o, bireysel özgürlükleri herkes için savunmayı bir erdem olarak görmemektedir. Onun için önemli olan, diğer insanların kendisine benzemesidir, farklılaşması değil.

    İslamistler için bireysel özgürlük kavramı asıl değildir. Onlar için önemli ve değerli olan dinî vecibelerin yerine getirilip getirilmediği hususudur. İslamistlere göre, dinî vecibeler bireysel tercihlerin ve özgürlüklerin nerede başlayıp bittiğini göstermektedir. İslamist yaklaşıma göre, insanlar dinî vecibelerini kendi rızalarıyla yerine getirirlerse, bu tercih edilen bir durumdur. Ancak dinî vecibeler konusunda fertlerin farklı bireysel tercihlerde bulunmalarından ve bu değişik tercihlerin gereklerini özgürce yerine getirmelerinden pek de memnun olmamaktadırlar. Bu dar yaklaşımın aksine, liberal düşünce çok kapsamlı bir din özgürlüğü anlayışı ortaya koymaktadır. Liberal düşünce açısından, birey istediği dinî vecibeyi yerine getirip getirmemekte, yeni bir dinî, felsefî ideolojiyi ya da ahlâk sistemini benimsemekte hür olmalıdır ve din konusunda maksimum düzeyde özgür olmalıdır. Liberalizm, din özgürlüğüne sadece dindarların özgürlüğü olarak bakmamaktadır. Liberalizm, dindarların özgürlüğü kadar din dışı ya da din karşıtı görüşleri benimsemek isteyenlerin özgürlüğünü de din özgürlüğünün bir parçası olarak değerlendirmektedir. Başörtüsünü takmak kadar takmamak da din özgürlüğünün bir gereğidir. Bir İslamist, konuya sadece başörtüsünü takma özgürlüğü açısından yaklaşırken bir liberal hem takma hem de takmama açısından yaklaşmaktadır. Bir liberal için önemli olan, dinî alanın özgür ve çoğulcu niteliğinin sürekli olarak korunmasıdır. Bundan dolayı, liberaller, bireyin istediği zaman özgürce bir dinden çıkıp bir başka dine geçmesini (free entry ve free exit) din özgürlüğünün ve çoğulculuğunun korunmasının olmazsa olmazı kabul etmektedir.

    İnsanların farklı yaşam tarzlarını, dinleri ve felsefî görüşleri benimsemeleri, bir üstünlük ya da küçümseme nedeni olamaz. Liberal düşünce, her bireyin kendisini tatmin eden inancı ya da yaşam tarzını seçebilecek aklî yeteneğe sahip olduğunu kabul ederek bireye güven duyan bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bir inancın ya da yaşam tarzının bir diğerine göre daha düşük olduğu gerekçesiyle daha az özgürlüğe layık olduğunu savunmak, liberal düşünce ile bağdaşmamaktadır. Asıl önemli olan bütün görüşlerin, inançların ve yaşam tarzlarının özgürce yaşanmasıdır. İslamcı kesimin önemli kalemlerinden bir köşe yazarı, ilkeli ve tutarlı bir şekilde din özgürlüğünü savunan liberal bakış açısından rahatsızlık duymaktadır. İslamcı köşe yazarına göre, liberal bireysel özgürlük kavramı, punkçunun saç modeliyle başörtüsünü kişisel bir tercih olarak aynı düzeyde eşit görmektedir. Doğal olarak liberal düşünce, punkçunun yaşam tarzını da dindar kadının başörtüsü takma özgürlüğünü de savunmaktadır. Liberal düşünce, genel bir özgürlük çerçevesi sunmakta, onun içinin doldurulmasını ise bireylere bırakmaktadır. Birey, bu genel özgürlük çerçevesi içerisinde isterse saçına punkçular gibi şekil verebilir, isterse baş örtüsü takabilir. Dinî yaşam tarzının, punkçuluk gibi din dışı bir yaşam tarzına daha üstün olduğu şeklindeki bir yaklaşım özgürlükle bağdaşmamaktadır. Burada sorun, liberal düşüncede değil, İslamcı yazarın özgürlük karşıtı bakış açısında yatmaktadır. Punkçunun saç modelini küçümsediği belli olan İslamcı yazar, başörtüsünü yüceltmekte ve onun daha çok özgürlüğe layık olduğu mesajını vermeye çalışmaktadır. Başörtüsünü yasaklamak dindar bir bayan için ciddi bir insan hakları ihlâli olduğu gibi punkçunun yaşam tarzına yapılacak müdahale de aynı ciddiyette vahim bir insan hakları ihlâli anlamına gelmektedir. İslamist yazarda tezahür eden bu küçümseyici bakış açısının din özgürlüğünün ve çoğulculuğun özüne tamamen karşıt bir zihinsel durumun yansıması olarak değerlendirmek mümkündür.

    Liberal düşüncede özgürlük ve demokrasi birbiriyle ilişkili, ancak birbirinin aynı olan şeyler değildir. Liberaller, başörtüsünü takmayı bir insan hakkı ve din özgürlüğünün bir gereği olarak savunmaktadır. Özgürlük ve demokrasi arasındaki ilişki, İslamcı yazarımızın sandığı gibi her zaman birbirinin aynı değildir. Konuyu bir örnekle açıklayalım. Örneğin Ramazanda Müslümanların çoğunlukla yaşadığı bir şehirde restoranların tamamı kapalı olsun. Müslümanların Ramazan dolayısıyla restoranlarını kapatmalarını demokratik olarak niteleyebiliriz. Ama bu tutum, demokratik olmasına rağmen özgürlükçü değildir. Azınlıkta bile olsa oruç tutmayan insanların bir restorana gitme seçeneğine sahip olmaları özgürlüğün bir gereğidir.

    İslamist köşe yazarı, liberallerin İslamcılardan özgürlükçü bir dil kullanarak taleplerini dile getirmelerini istediklerini yazmaktadır. İslamcılar dahil bütün görüşlerin, kendi orijinal dillerini kullanmaları liberal özgürlük anlayışının bir gereğidir. İslamcı yazarın sandığının aksine, liberaller İslamcıların taleplerinin kendileri tarafından dile getirilmesini ya da İslamcılardan liberal bir dil kullanmalarını istememektedir. Böyle bir talep olmadığı gibi bu şekilde bir istekte bulunmaya ihtiyaç da yoktur. Ancak farklı görüş ve inançlara mensup insanların, özgürlük arayışlarında liberal fikriyattan etkilenmeleri ve yararlanmaları doğaldır ve gerekli olan bir ihtiyaçtır. Doğal olmayan şey, insanların liberal fikriyat ile olan etkileşimini dinî ya da ideolojik bağnazlık adına engellemeye çalışmaktır. İnsan onurunu, özerkliğini ve özgürlüğünü ilkeli ve tutarlı bir şekilde savunan liberal düşüncenin, İslamcılar dahil herkesten sadece tek bir talebi olabilir: O talep de yapay bir şekilde değil, sahici ve sahih anlamda özgürlüğü savunmaktan başka bir şey değildir.

    Doç.Dr. Bilal Sambur, Din ve Hürriyet Araştırmaları Merkezi Direktörü

  42. Bulent Murtezaoglu - 22 May 2008 - 2:42 pm

    Fethi bey,

    O yazida bahsedilmeyen bir problem var. Devletin var oldugunu ve liberal ilkelere dayali sekilde hareket ettigini farzedersek, sadece rahat birakma degil ozgurluk koruma gibi bir vazifesi de oluyor. Bir takim ozgurlukler ayni zamanda cesitli dinlerin mensuplarini rencide edici, rahatsiz edici, hatta belki dinleri (herhangi bir din olabilir) icabi fiziksel olarak karsi cikmalari gereken seyleri de devletce korunan davranis haline getiriyor. Yani sadece herkesi rahat birakmaktan ibaret degil devletin yaptigi, belli bir rahat birakma tarifi uzerinden rahat birakip birbirlerine yapabilecekleri seyleri de kisitliyor. Ustelik sekuler zeminde durarak yapiyor bu kisitlamayi.

    Bu halin ciddi gerilim dogurdugu yerler var. En basiti ifade ozgurlugunde ortaya cikiyor. ‘Kutsala hakaret’ diye algilanan seyi yapanlari devletin — susturmayi birakin — korumasi efektif olarak devletle belirli bir din anlayisina sahip olanlari karsi karsiya getiriyor. Belki giyim kusam, kadinlarin erkeklerin yaptigi isleri yapmalari (otorite pozisyouna gelmeleri dahil) gibi seyler tipki itici beyanat gibi dindarin hakkina dogrudan tecavuz veya zulum olarak goruluyor. Hal bu olunca, itiraz yersiz degil. Hem mekanizmalar hem degerler sekulerize edilmis oluyor ve arkasinda fiziki guc olan dini kutsal ortadan kalktigi gibi fiziki guc bu sefer ‘ozgurluk’ denen (ama sekuler) kutsalin yaninda oluyor. Kendi toplum tasavvuru ile gelen bir inanci benimsemis biri bunu sekulerlesip belli bir ozgurluk tarifini kabul etmeden nasil savunsun? Olmuyor tabii. Bu Islam meselesi de degil, herhangi bir din olabilir. ‘Evrensel’ havasinda anlatilan ozgurluk tarifinin aslinda bir sekuler meta-kutsal icermesi ve o kutsalin diger kutsallarla catismasi esas mesele. Dolayisiyla:

    İnsan onurunu, özerkliğini ve özgürlüğünü ilkeli ve tutarlı bir şekilde savunan liberal düşüncenin, İslamcılar dahil herkesten sadece tek bir talebi olabilir: O talep de yapay bir şekilde değil, sahici ve sahih anlamda özgürlüğü savunmaktan başka bir şey değildir.

    Bu denenin olmasi ancak mezhebi cok genis dindarlar icin dinden vazgecmeden mumkun olabilir. Burada yanlisi bence dindar kesim degil, arzu edilen duzenin ne derece itici gelebilecek taraflari oldugunu soylemeyen liberaller yapiyor. Azinlik dinine mensup olup cogunlugun ve/veya hakim gucun baskisina karsi ehven-i ser diye liberalizme sarilan dindarlar her zaman iyi bir ornek degil dindarlarin ozgurluk istekleri icin. Bazen cogunluk olduklari veya cogunluk olduklarini dusundukleri icin bir takim arzulari oluyor ki o durumda zaten liberal dusunceyi dusman gibi gormeleri gayet normal — dusman cunku. Hal bu olunca “sahih anlamda ozgurlugu savunun” demek arzularinizdan ve arzularinizin kutsallara dayandigi iddiasindan vazgecin demekle esdeger degil midir?

  43. TT - 22 May 2008 - 4:21 pm

    Fethi Bey’in aktardığı makale bana göre bazı yanlış değerlendirmelere sahip…
    Konuyu liberal ile İslam-ist(cı) karşılaştırması üzerinden anlatmaya çalışmak yanlış bir yaklaşım…

    Eğer siz İslamiyeti inandığı gibi yaşamaya çalışan ve “evrensel bir hak” olan- inandığı değerleri yaymaya,anlatmaya çalışmayı- da bir siyasi hareket olarak gördüğünüzde, otomatik olarak o insanlara “dindar” demek yerine siyasi bir tabir olan “İslamcı” yakıştırmasını yaparsınız…Yazarın düştüğü hata da budur. Kullandığı “islamist” tabiri de bu nedenle yanlıştır.Dindar insanlar yada dindar yazarlar tabirinin kullanılması daha doğru ve anlaşılır olurdu..

    Yani şöyle diyelim: “İslamist” yada “İslamcı” ile kastedilen, bir insan inançlıysa yada dindarsa bu onun ille de sonunda bir İslam devleti kurmak yada öyle bir devlette yaşamak isteği ve zorunluluğu olduğu varsayımına dayanan siyasileşmiş bir müslüman tipi tanımlamasıdır…Bunu böyle kabul edersek şeriat devletinde yaşamayan müslümanları kafalarında hep siyasi emelleri bulunan potansiyel sistem karşıtları olarak konumlandırmak gerekiyor…Buda İslamiyeti ve İslamiyetin müslümanlardan beklediklerini bilmemek demektir.Halbuki İslamiyet insandan illede bir müslüman devleti kurmasını öğütlemiyor.Din, müslümanlara “içinde bulundukları şartlar” ölçüsünde bazı mükellefiyetler vermiş ve onlardan yapamayackları extra şeyleri talep etmemiştir…İslamın yada imanın şartları arasında bir şeriat devletine sahip olmak yada illede bir şeriat devletinde yaşamak gibi bir kural yoktur…

    Buna bakarak alıntısı verilen yazarın liberalleri olumlayarak bunun karşıtı islamistleri olumsuz göstererek verdiği örneklerinde aktardığı gibi olmadığını bir tarafa önyargılı baktığını görebiliyoruz…

    Mesela şöyle diyor: “İslamcı köşe yazarına göre, liberal bireysel özgürlük kavramı, punkçunun saç modeliyle başörtüsünü kişisel bir tercih olarak aynı düzeyde eşit görmektedir…
    ..Burada sorun, liberal düşüncede değil, İslamcı yazarın özgürlük karşıtı bakış açısında yatmaktadır. Punkçunun saç modelini küçümsediği belli olan İslamcı yazar, başörtüsünü yüceltmekte ve onun daha çok özgürlüğe layık olduğu mesajını vermeye çalışmaktadır. ”

    Yukarıdaki örneğe göre İslamcı yada dindar biri okuldaki bir öğrencinin saç stiliyle uğraşılmasını onaylar gibi bir önyargı var..Yani dini,dindarı,inançlıyı bu kadar baskıcı ve özgürlüğü daraltıcı görmek bilgiden değil tamamen “zan”dan kaynaklanıyor…

    Yine yazar Ramazan’da lokantaların kapatılmasının bir demokratik davranış olduğunu onaylamakla birlikte açık tutulması gerektiği gibi liberal düşünceyle bağdaşmayan kendi tercihini ileri sürmüş, sanki Ramazan’da lokantaların kapalı tutulması gerektiğini savunan varmış gibi…

  44. TT - 22 May 2008 - 5:02 pm

    İslamist! yazarlarımızdan Ali Bulaç bir müslümanın siyasi idarelerden beklentisinin ne olduğu hakkında şunları yazmıştı:

    “Uzun zamandır zihnimi meşgul eden bir konu vardı. Kendi kendime şunu soruyordum: Bir Müslüman’ın fert ve topluluk olarak dünya hayatındaki cehdinin nihai amacı nedir? Cehd, mücahede ve cihadın iki hedefi olduğunu düşünüyorum: 1) Allah’ın rızasına uygun yaşayabileceği, helal ve haramı hayatında tesis edebileceği özgür bir ortama kavuşması; 2) İslami hakikatleri başkalarına tebliğ edebileceği, ifade özgürlüğüne sahip olabileceği imkan, güç ve araçlara sahip olması.

    Pekiyi, eğer bu iki talebin karşılandığı siyasi, sosyal ve hukuki bir vasat temin edilmişse, Müslümanların son derece küçük azınlık olduğu bir yerde illa da bağımsızlık savaşı vermek gerekir mi? Her Müslüman küçük azınlığın bağımsız bir ulus devlet kurması dinin olmazsa olmaz emri mi?..”

    Bu sorularla Ali Bulaç, müslümanların da elbetteki siyasi taleplerinin olabileceğini ve bunların da temelinde bireysel ve insani ihtiyaçlar olduğu, müslümanların başkalarıyla birlikte çatışma olmadan yaşayabileceği sonucuna varmıştı…

  45. metin - 22 May 2008 - 5:02 pm

    Ben de tam Ali Bulaç’ın geçenlerdeki bir yazısını konu edinecektim ki Fethi Bey’in aktardığı yazıda tam da ondan bahsedildiğinin farkına vardım. Bülent Bey, liberal tarafın açmazına işaret etmekle iyi etmiş. Gelgelelim dindar kesimin problemi daha içinden çıkılmaz gibi görünüyor. (Sadece işaret edeyim dedim. Tartışacak halim yok.)

  46. nesrin - 22 May 2008 - 6:54 pm

    valla yazdıklarınızın tümünü okuyamadım kusura bakmayın birde ulusalcılarla değil ama milliyetçi muhafazakarlarla kafa bulduğum kesin şiirime süper dediğin için teşekkürler FST. bu arada senin bu fst fazilet saadet ve tayyip galiba bana öyle geldi neyse

    şiir şiirdir anlayana sivri sinek saz anlamayana (ki ülkemiz onlarla doldu) davul zurna değil mehter takımı bile az… bu arada FST senin neyi savunduğunuda anlamış değilim bir nalına bir mıhına vurmak bu olsa gerek neresi denk gelirse artık.

    BİZ NE ELEŞTİRİLMESİ GEREKİYORSA ONU ELEŞTİRİYORUZ ZATEN. Süslü püslü laflarla kem küm diyerek bişey demiş gibi yapmıyoruz ne diyeceksen onu diyoruz. Bütün söylediklerimiz çok açık net ve sert.

    siz onu bunu kemü kümü bırakında ülkenin nerelere sürülendiğini eleştirin vatan sevginiz varsa tabi. Ben bizkaçkişiyiz üyesiyim ama ulusalcı falan diye kimliğimi sıkıştırmıyorum ben başlı başına solcuyuum ve solculuk kavramı içinde ulusalcılık zaten vardır. Sol düşünce herşeyiyle mevcut bizde. bizkaçkişiyiz benim hoşuma giden bi platform zaten değil ama sadece destek amaçlı üyesi olduğum bişi. Yani ben ulusalcı falan değilim ve tekrar söyliim ben ulusalcılarla değil ortacıyım liboşum muhafazakarım milliyetçiyim ve muhafazakar milliyetçiyim diyenlerle kafa buluyorum tamam mı bilmem siz bunların içinde misiniz. Bakın gerçekten bu düşünceleri savunanlarla değil savunurmuş gibi yapanlarla

    ama şu var ki tayyibi övenlerle her zaman kafa bulurum bulacağım da

  47. FST - 22 May 2008 - 7:15 pm

    Nesrin,

    bu arada FST senin neyi savunduğunuda anlamış değilim bir nalına bir mıhına vurmak bu olsa gerek neresi denk gelirse artık.

    İşte ben de bu sebeple senden şüphelendim, ortalama bir ulusalcı “Nesrin” bunu çözebilecek çapta olamaz. Hele ki;

    demokrasi İNÖNÜden hediye
    cumhuriyet ATATÜRKTEN
    satıp durma ülkeyi
    düşeceksin eşşekten

    gibi fantastik bir şiiri (ben hariç) ancak benim tanıdığım 3-5 uyanıktan biri yazabilir. Ulusalcı değilim demekle de durumu aydınlatmışsınız zaten.

    Bu arada yazılarınızla “izlenimler bitti gel yeni projelere yelken aç” mesajı veriyorsanız şimdilik dinleniyorum, dizi, reklam filmi gibi para getirecekler dışındaki tekliflere kapalıyım.

    Nalbant Fethi

  48. nesrin - 22 May 2008 - 8:02 pm

    fantastik mi???? sen kendin fantastik olmayasın!!!

    ne yani cumhuriyet ATATÜRKten armağan değil mi bize?
    ne yani demokrasi İSMET İNÖNÜden yadigâr değil mi??

    şimdi burada tarih dersi verecek değilim araştırın öğrenin böyle olmuyor ben yıllarca okuyup araştırayım didik didik sonra da burda iki dakka da size anlatayım yok öyle yağma

    bak tartışabileceğim bi insan değilsin çünkü dediğimi anlamakta zorlanıyorsun hem de hiç anlamıyorsun ben ulusalcı diye kimliğimi sıkıştıramayacağımı söyledim

    ben başlı başına solcuyum ve solculuğun içinde ulusalcılık zaten vardır solculuğun diğer kavramlarını itipte yalnızca ulusalcılığa sahip çıkmak gibi bi gayretim yok. ben solculuğu bölmeden savunuyorum

    ama ben alışkınım sizlere. herşeyi iki defa anlatmaya alışkınım hatta bazen 5-10 arası anlattığımda olmuştur

    biz ne olduğumuzu hangi düşünceyi savunduğumuzu söylüyoruz ama bakıyorum ortalarda koşanlar var ne diyim
    siz beni onu knzı bırakın da ülkemizin sorunlarını yazın ki bizde en azından bak bu adamlar da memnun değilmiş diyelim.

    takım tutar gibi parti tutmayın ne olursa olsun bizdendir mantığı gütmeyin yazdığımız yanlışlara cevap yazın en azından ben şuna buna oy verdiğimden pişmanım diyin ama kime söylüyoruz akp iş verir güç verir kömür verir yeşil kart verir makarna verir

    buna karşılık CHP hakketmeyene ne iş ne aş verir kuru kuru vatanı bağımsızlığı laikliği demokrsiyi özgürlüğü ne yapacaksınız onur gurur da neymiş di mi????????

  49. knz - 22 May 2008 - 9:31 pm

    TT, Knz,

    Bu Rıza Zelyut meselesi nedir anlamadım, adamın yazdığında birşey yok, söyledikleri yanlış değil, yer yer belaltı “oh sünnilere laf atma imkanı buldum” iması var ama söylediklerinde gerçek payı çok. Bir de biri bunu ölümle tehdit etmiş deniyor, Rıza Zelyut önemsiz bir adamdır, bu yazdıklarında da birşey yok, neden adam öldürülecek olsun?

    bugün gazaetesinde yazan biri , özür dile yoksa sen bilirsin şeklinde bir yazı yazı yazıyor. zelyurdun yazısında özür dileyeceği bir şey yok.( bunu TT ye sonra anlatacağım)

    Bu önemsiz vurgusu beni irete ediyor. her insan önemlidir. Acaba hrant dink güvercin yazısı yazarken de mi, ya bu önemsiz biri mi deniyordu ? Halbuki adam tedirgin olmuştu ama ona önem veren kimse çıkmadı ? vali veya emniyet müdürü ?

    Nuh Gönültaş vs. öyle birşey mi ima ediyor deniyor, Nuh Gönültaş da aynı derecede önemsiz bir adam neticede, bunlar burada lafı edilecek şeyler değil, bence boşa kendinizi yoruyorsunuz. AKP-Ulusalcı kamplaşmasında millet nereden boşluk bulursa birbirine giriyor, abartmanın alemi yok. En iyisinden ben Zelyut olsam gider Gönültaş’a dava açarım, beni alenen tehdit etti derim. Savcılar konjonktür gereği de Zelyut’u tutacaktır.

    herhalde gitmiştir. ama biz de vatandaşız değil mi ? ben bu konuyu ana başlıkla paralel açtım. Kanal türkü satın alanlar bunlar mı yani ? Bugün gazetesinin 3 tane okuru varsa tepki göstermek zorunda. fethi bey biz insanlığımızı kaybederiz.

    Bne burada AKP li biriyle muhatap değilim. TT ye söylüyorum. fizikçiye söylüyorum.
    kendim de ulusalcı kampanya diye bişey değilim. her yere girerim, yeterki söylecek bir sözüm olsun.

    Sonra, Rıza Zelyut Türkçü-Alevi-Ulusalcı biridir, tipik, geleneksel sünni müslümanlıktan hoşlanmaz, bunda da mahzur yok, Hüseyin Üzmez türü uçkuruna sahip olamayıp bu işleri müslümanlığa bağlamaya kalkan fırsatçıların pasını almış güzelce değerlendirmiş, adama kızmaya gerek yok.

    evet.

    Son olarak, İslamiyete ve müslümanlara hakaret de eden çıkar, nasıl birçok “müslüman” Allah mealen “karşınızdakilerin kutsalına sövmeyin, onlar da sizinkine söver” diye uyardığı halde Atatürk’e, Papaya şuna buna küfür ediyor, bunlarla dalga geçiyorsa karşıdakiler de bunu yapacaktır. Müslüman adam bu işlere yol açmamaya çalışır.

    Atatürkü kutsal yapan birileri olduğunu sanmıyorum. Ra kutsal olablir ama atatürk değildir. papa kutsaldır ( benim içimden hep gülmek geliyor ya)

    fakat yine de müslüman adam bu işlere yol açmayaya çalışır, buna katılıyorum.

    Bunu TT için söylemiyorum, maalesef toplumumuzda bu işler çok yaygın. Bir de İslam dünyasının elle tutulacak tarafı kalmamış, pespaye, despotlar, darbeciler, krallar, hurafeciler, statükocu donuk bir hukuk anlayışı filan heryeri kaplamış. Mehmed Akif’in 100 sene evvel ağladığı yerin çok daha gerisindeyiz.

    bu halde siyasete girmek iyice bozdu. herkes birbiirne bişey göstermek ihtiyacında. en son havaalanında uçaklar inip kalkarken din özgürlüğü diye deve kesmişlerdi. halkı yoksul düşürüp dilenci yapmak din değil ki ?

    ben çocukken kutsal emanetlerin olduğu yerden insanlar geri geri çıkmazdı., niye kutsal emanete arkamızı dönemezmişik. Bir işgüzar bunu yapınca kimse ses edemiyor . herkes aynı şeyi yapmaya başlıyor. fİyi dindarlık patent hakkı gibi. Fethi bey bu bir insan davranışı. sirayet ediyor. 5 yıl sonra anıtkabirde insanlar geri geri çıkmasın bari ?
    Bir toplumun davranışına dönüşmesin.

    Titreyip kendimize gelelim, gençlik heyecanı, mensubiyet taassubu ile uğraşılacak zaman değil, Hüseyin Üzmez işi iyi bir vesile oldu, herkes başını öne eğip hesabını kitabını yapsın kardeşim. Muhaliflere, ateistlere, iyi niyetli eleştiri yapanlara “bizi eleştirmeyin, biz sütten çıkmış ak kaşığız” demek kafayı kuma gömmek demektir.

    TT ye cevap vereceğim ya daha sonra.

    Lütfen bana da “karşı tarafa niye laf etmiyorsun” demeyin, bu işten bıkkınlık geldi. Kendi çöpümüzü bir temizleyelim hele, sıra karşı (nereyse artık) ona gelsin. Şu islam dünyasına bak, en iyisi Türkiye ile İran diyeyim, gerisini siz anlayın.

    bir kanalın sahibi sermaye sahibi olmamalı. ister kamu malı olsun, isterse özel sermaye olsun, insanlar yetkin olunca mülkiyetin kimde olduğu önemsizdir. ben burda yaptığımıızın gevezelik olduğunu düşün-mü-yorum.

  50. nesrin - 22 May 2008 - 9:43 pm

    nuh gönültaş pöffffffffffff yazara bak hiç tarzım değil bugün vatan gazetesi yazmasaydı adını bile ilk sizlerden duydum geri kafalı yazar imitasyonu hepsi bu

    aslında yazar bile değil sıkmabaş

    türban olarak sıkma baş ancak benim kastım başında ki türbandan dolayı değil sıkma haber yaptığından dolayıdır doğrusu çok güael sıkıyor o kadın ama ne sıktığını kimse anlayamıyor

    tıpkı FST beyin yaptığı gibi 3-5 süslü lafla gazetenin köşesini dolduruyor ancak anlayabilene aşk olsun lafları da öyle oryantalce ki hemen sağa sola çevirtip ayyyyyy yanlış anlaşıldım şöyle diyecektim diyebileceği türdendir

    insanların okuduğu kitaplar yazarlar gazeteler tv programları kişiliğini yansıtır zira yenişafak zaman vakit bugün yarın sabah birgün öbürgün ertesi gün öbür hafta gelecek ay öbür sene bu ve buna benzer gazeteler okunacak gazeteler değildir çünkü hurafe ve yalanlarla doludur

  51. Indigo - 22 May 2008 - 11:56 pm

    TT nerdesin ? ben yüz bin defa rıza zelyurt yazacağım.
    50 bin fizikçi, 50 bin indigo gelseler yine sessiz kalacaklar.

    knz, bu yazdığından dolayı utanmalısın TT’den fizikçi’den ve benden özür dilemelisin
    dilemessen sen bilirsin

    aa bak knz seni tehdit ettim galiba :)
    keza Gönültaş’ın Zelyut’a yazdığıda bundan farklı değil
    ve umrumdada değil
    Rıza Zelyut’a bir tehdit varsa gitsin şikayetçi olsun ülkede hak var! hukuk var! diye biliyorum ben.
    son derece objektif! olan Türk Adaleti haklıya hakkını! haksıza cezasını! verecektir nokta

    bu arada nesrin senide unutmadan
    Türk’ün üstünlüğü konusunda ideolojik mastürbasyondan öteye geçmeyen bir yaklaşımın var bolcada yapıyorsun seni mutlu ettiği aşikar devamını dilerim

  52. Resuli Cibril - 23 May 2008 - 4:34 am

    Fethi bey,

    Tesekkur derim.

    Sondan baslayayim:

    Tamam, adam okumus-yazmis vs vs.. Koskoca Doc Dr.. Fakat ustune ustluk bir de “Din ve Hürriyet Araştırmaları Merkezi Direktörü”..

    Yaw, merak ettim, daha dogrusu hayret ettim: Bizde liber* hareket ne zamandan beri bu kadar gelisti de “Din ve Hürriyet Araştırmaları Merkezi” kurud da basina bir de “Direktör” getirdi?

    Google sagolsun. 2-3 linkte cikti da anlasildi: Sayin akademisyenimiz bizim degil, Kralicelerinin Birmingham Universitesinde ‘director’ imis.

    OK. Olabilir. Ekmek parasidir, insan nerede karni doyuyorsa orada kilic salliyor.

    Salliyor da sadece kilic degil, bazi seyleri isabetli bazi seyleri de iskali salliyor.

    Yeni bir insan ve toplum yaratma iddiasını taşıyan totaliter din ve ideolojiler, birey ve özgürlük değerlerini dışlamalarından dolayı çoğu zaman liberalizmi kendilerine baş düşman olarak görmektedirler.

    Bu sallama herhalde bambaska iklimlere ait.. cunku, buradaki ‘totaliter din ve ideolojiler’in takipcileri yakin zamana kadar (hatta, hala) liberalizmin korugune nefes oldular.

    “Ozgur olacagiz, istedigimiz gibi yasayacagiz –bu arada, baskalarini da bizim gibi yasamaga ugratacagiz; ama, o kadar kusur kadi kizinda da olur” diyenlerin hayallerini korukleyen liberalizmin ta kendisi degil miydi?

    Liberalizme düşmanlık adına ortaya konan fikirlerin, çoğu zaman özgürlük ve çoğulculuk düşmanlığından başka bir niteliğe sahip olmamalarından dolayı gerçek bir talihsizlik ve zihin tutulması örneği oluşturduklarını söyleyebiliriz.

    Ortada bir fikir tutulmasi olduguna katiliyorum. Ama, bu fikir tutulmasi, kendisi de bir tur totaliteryen olan liber* ideolojinin ozgurluk anlayisinin kendi ozgurluk anlayislari ile ayni oldugunu sananlarin ugradigi hal oldugunun adini koymamiz lazim.

    Neyi ne anlamda vaat ettigini dogru durust dile getirmeksizin, hayal tacirligi yapanlarin, gunun sonunda hayal kirikligina ugrayanlarin kinlerine muhatap olmalarini beklenmedik bir sey saymalari bana hem onlara hem de onlara kananlara karsi saygi duymak yolunda cok musevvik gelmiyor.

    Dini totaliter bir ideoloji olarak benimseyen, kendilerine ‘İslamcı yazar’ sıfatı verilen bazı yazarlarda iflah olmaz bir liberalizm ve özgürlük düşmanlığı görülmektedir.

    Hayir. Bu dogru degil bence.

    Ozgurluk dusmanligi diyemeyiz. Her iki taraf da, kendi tarifledikleri sekilde, ozgurluk askiyla yanip tutusuyor.

    Birinin ozgurluk anlayisi ile digerinin uyusmayisi yuzunden sorunlarin cikacagi mukadder degil miydi?

    Bu kadarini goremediler mi?

    İslamizm adına liberalizme karşı çıkanlar, stratejik bir hatayı sürekli olarak tekrar etmektedirler. Bunlar, yanılmaz, mükemmel, hayatın her alanını en ince detayına kadar dizayn eden bir relijyonizm adına konuştuklarını vehmetmelerinden dolayı olsa gerektir, çoğu zaman liberalizm ve din arasında mukayeseler yapmakta, liberalizmi totaliter bir ideoloji ya da din düzeyinde algılamaktadırlar.

    ‘Relijyonizm’ (yani, dincilik; ya da dindarcilik) tu-ke-ke ise, ‘piyasaizm’ ondan daha mi matahtir?

    Roma Imparatorlugunun cokusune bir dinin (Hiristiyanligin) yol actigini iddia etmek mumkundur ve yeterince ikna edici bulunabilir. Oyle ya, gucu yetenin gucu yetmeyeni oracikta kitir kitir dogramasini ahlaki sayan bir felsefenin, icine empatik sempatiklik katilmis bir maveraperest ideoloji (Hiristiyanlik) ile uzun zaman devam edemeyecegi asikardi. [Islam, bundan ders alip, daha farkli davranmistir tabii ki.]

    Bu boyle olmakla beraber, gucu yetenin gucu yetmeyeni oracikta kitir kitir dogramasini savunan, yani en yalin anlamiyla ideal noktaya ermis liberalizm sayilan Roma Imparatorlugu duzeninin temelindeki felsefenin tekrar geri gelip basat olmasinin kabulunu beklemenin ne denli gercekci oldugunu dusunmek lazim.

    İslamistler başta olmak üzere bütün relijyonistlerin liberalizm hakkındaki temel yanılgısı buradadır.

    Hayir. Orada cok da yanilgi yok bence.

    Ya da, soyle soyleyeyim: Bence, iki tarafin –birbiri hakkinda– dedikleri dogrudur. Ikisi de totaliteryendir.

    Bazı İslamistlerin düzeltmeyi bir türlü başaramadıkları bu yanılgının aksine, liberalizm bir din değildir ya da hayatın her alanını düzenleme iddiası taşıyan totaliter bir ideoloji değildir. Bir din ya da totaliter ideoloji olmayan liberalizm, birey hak ve özgürlüklerinin korunması için devlet gücünün sınırlanması gerektiğini savunan siyasi bir gelenektir. Liberalizmi bir din ya da totaliter ideoloji olarak algılayıp ondan dinî bir fonksiyon ummak, illiberallikten başka bir anlama gelmemektedir.

    Bilinen anlamiyla bir ‘din’ olmadigini –yani, kitabi ve peygamberi olmadigini– kabul ederim. Ama, putperestlik de eger bir din ise, liber* de pekala bir dindir ve bilinen dinlerden daha az totaliteryen degildir.

    Bu noktadan sonra –daha elestirebilirdim, ama– Bulent beyin dediklerinin lafzindan maada ruhu ile hemfikirim: Her iki taraf da –bir sekilde– baskalarini baski altinda tutacak siddeti takdis eder.

    “Ona dokunan yilan bin yasasin”ciligin latincesi nedir su anda aklima gelmiyor.

    Ama, her ne ise, her ikisi de odur bence.

    [PS: Liber* gozunden din elestirisi okuduguma aslinda memnun oldum. Elestirmek yerine, belki sadece tesekkur etmeliydim. Ama, klavye.. klavye rahat durmadi..]

  53. knz - 23 May 2008 - 7:52 am

    Resuli Cibril son satırına devam olabilmeyi umarak yazıyorum. Tek bir örnek üzerinden bu bağlantıyı yapabilmeyi umuyorum.

    konumuz kanaltürkü satın alan gruptu. Tesadüfen rıza zeyurtun yazısını buldum. Bir kanal daha bunun için mi alındı diye sordum ?

    şimdi indigo ve fethi bey bu önemsizdir şeklinde tepki verdi. rıza zeyurt, nuh gönülteş önemsiz diyor. önemli olan kanalı satılan 1 milyon insanın kıç üstüne oturmuş olmalarının verdiği liber ve islamist tarafta oluşturduğu hoşluk duygusu ??

    o zaman hayatı ıskalamak diye bir sorun var. yapılan ihmalller hayatı ıskalıyor. indigo sen beni tehdit ettin mi bakalım ? ayırt edelim. daha önce seninle benim tarzımda konuşan başkalarının bu toplulukta başına birşey geldi mi ? sen bana özür dile derken onları mı örnek gösterdin ?

    ben hrant dink’in yerde o fotoğrafını gördüğümde, ve güvercin diye bir yazı yazdığını öğrendiğimde acı çektim. neden o çırpınırken fark etmedim diye ? farketseydim ne olacaktı ? ben vali değilim. emniyet müdürü değilim. ama o zaman bilseydim izlenimlerde bir başlık açardım belki. bir olay olduktan sonra ben vah yazısı yazmam, pişmanlık yazısı yazarım.

    bakın google da, nuh gönültaş ve rıza zelyurt diye yazın, izlenimler yazısı çıkıyor.
    liber görüşlü bir yerde bu bir başarıdır. Bunu ben yaptım. indigo sen bugün gazetesine
    yorum yazman lazım. o yazarı bulup bunu yazman lazım. fizikçinin yorum yazması lazım. çünkü izlenimlerdeydiniz. bu konu açıldı ve artık duydunuz.

    ben hassaslığımı da, insanlığımı da gizlemiyorum. Bir insan önemlidir.

    yazıya bakın.

    Ona hakaret eden er ya da geç bir şekilde belasını bulur. Onun için Zelyut’un en kısa sürede yazdığı hakaretlerden dolayı tövbe edip özür dilemesi gerekiyor. Bunu yapacak, peygamberden özür dileyecek olgunluğu göstereceğini umuyorum. Göstermezse kendi bilir!”

    nuh gönültaş nasıl cümle sonuna ünlem koyuyor. nasıl gündüz vakti adı sanı olan gazetede yazıyor. bu gazate kanaltürkü satın alsa ne oluyor ? nasıl bela bulmak ?
    üstelik adamın maili isimsiz tehditlerle doluyor .

    onun yazdığı hakaret mi konusu başka bir şey. ama değil tabi. üstelik o yazı fetullah gülenden daha çok islma hizmet ediyor. fetullah gülen hiçbirşey söylemiyor. nötr.
    anlam aramıyor. yani fetullah hocaya kalsak hala kadınlar uğursuzdur diye kutsal kitaplar edinecektik. sorgulayan insan farkediyor.

    küçük kızlarla evlilik arap geleneği sözü ne araplara hakarettir, ne de peygambere.
    yazacam sonra. ama bir düşünün siz de.

  54. nesrin - 23 May 2008 - 11:54 am

    indigo heyyyyy ne diyorsun sen kendine gel türk üstündür benim gözümde haaaa şu son seçimlerden ya da son 50 yıldan dolayı yazmadım bunu daha önceden kurtuluş savaşından vs dolayı yazdım

    türk üstündür derken senin gibi türkleri kasdetmedim bizim bugün ülkemiz gerideyse senin gibi insanlar yüzündendir yoksa benden taraf olman için muhafazakar türk olduğunu sanan arap hayranları üstündür mü demeliydim????

    türkleri üstün görmüyorsan çalış çabala gözlerini açta bizi üstün yap olmaz mı????

    türk üstündür çünkü yıllarca hiç vatansız kalmamıştır
    türk üstündür çünkü yılların geleneğini yıkarak cumhuriyeti ilan edebilmiştir vs vs

    ama sizin gibi türklerde yok değildir teknolojiye şeytan icadı diyen aman bu internet bizi bozdu diyen yenilikleri elinin tersiyle itmeye çalışan ya da hırsızı uğursuzu sırf kendisine az bişicik yem attı diye övmeye kalkan , cuma günü dükkan açmak haramdır diyen neleriniz var sizlerin ya!!!!!

    yani ben senin gibi türkleri kasdetmedim ama sizin sonunuz er geç gelir nasıl ki kurtuluş savaşında yaptıysak yine yaparız

    ne yazık ki ATATÜRK o zaman az yapmış ben olsam sindirmek yerine kesin çözüm yollarına giderdim ama naparsın o pek fazla kıyamamış

  55. çanakkale - 23 May 2008 - 12:09 pm

    Knz hanım, sizin işiniz gücünüz yok mudur Allahaşkına? Gece gündüz buraya laf yetiştireceğinize, çıkın biraz bahar havası alın, güzel kardeşim.

  56. nesrin - 23 May 2008 - 12:11 pm

    knz zaten fetullaha göre kadınlar sadece üreme aracıdır soyunu devam ettirmek için bak çıkan kanunlara

    1-üniversitede türban yasağı kaldırıldı (kız öğrenciler bunu nasıl kabul ediyor hayret)
    2-kadın çalışanlar için kreşler kaldırıldı(bu ne demek kadın çalışmasın)
    3-kadının evlilik dolayısıyla işten ayrıldığında alacağı tazminat kaldırıldı
    4-kadının kocası öldüğünde alacağı emeklilik maaşı düşürüldü

    başbakan ısrarla 70milyonun üstünde nüfusa sahip olduğumuz halde ve işsizlik oranı tavan yaptığı halde 3 çocuk yapın demesi bütün bu söylenen ve çıkarılan kanunlar sence neyin nesi??

    ben söyliyim hey kadın kendine gel 2. sınıf insan türü olduğunu unutma çalışmak senin neyine evinde otur çocuk doğur zaten değersiz bir varlıksın

    düşün bunlar gizli gizli şeriat istiyor ama başbakan bunu alenen de söylemiştir cümlesini aynen naklediyorum:
    — ben şeriatı getirmek uğruna papaz cübbesi giymeye hazırım

    atmışsın nesrin diyenler başsavcının dosyasına bi zahmet baksın!!!

    peki şeriatın kadınlara bakış açısı nedir???

    kadın tavuktur yumurtla başka bi halta yaramaz kadındır sevgilidir anadır.. şeytandır erkekleri baştan çıkartır

    mahkemede 4 kadının şahitliği 1 ekeğinkine eşittir
    mirasta payı yoktur
    konuşma hakkı yoktur
    oğlunun yanında dahi yemek yiyemez günahtır
    gözleri dışında hiç bir yeri görünmemelidir
    kocasının dayağını yerken karşı komşu sesini duyarsa günahtır
    evinde konuşurken dahi sesi dışarı çıkmamalıdır çünkü erkekler tahrik olur

    yahu bu düşüncede olan adamı kadınlar nasıl savunuyor resmen kadına aşşağılık muamelesi uygulanıyor peki ya erkekler nası savunuyor

    bütün bunlar size hakaret değil midir? erkek kadının saçından ya da sesinden tahrik olacak kadar dayanıksız aciz bir varlık mıdır???

    hala da karşıma geçip bana hakaret etymeye çalışıyorsunuz ya neyse

  57. TT - 23 May 2008 - 12:47 pm

    küçük kızlarla evlilik arap geleneği sözü ne araplara hakarettir, ne de peygambere.
    Özetle Rıza Zelyut’un dediği şu:
    Sübyancılık bir arap geleneğidir ve çokeşlilik ile birlikte İslamiyete girmiştir.Hüseyin Üzmez de her yerde “Ben şeriatçıyım!” diyerek yaşam modelini dine dayadığını gösteriyordu.Dolayısıyla Üzmez gibi yaşam modelini İslam dinine dayadığını söyleyenler de potansiyel sübyancıdır.Onlar çok eşliliği de tasvip ederler.Küçük yaşlarda evlenme adetini de uygularlar!…Ayrıca bunların geçmiş tarihleri de böyleydi..mesela yaşam modelinde arap İslamını esas alan Osmanlı tarihi de çokeşlilik ve sübyancılıkla doludur.Padişahlar vezirler birer cinsi sapıktırlar…Öyleki sarayı cariye ve içoğlanlarıyla doldurmuşlardır!…Ancak medeni kanunu getiren cumhuriyet ve Atatürk devrimleri bunlara engel olmuştur….

    Alevi kimliğini her fırsatta vurgulayan bir yazarın gözüyle sünni kesimin inançları,yaşayış tarzları ve geçmiş tarihleri böyleymiş…

    Gönültaş’ın bir cümlesindeki üstü kapalı bir sözü tehdit olarak düşünüp durmadan alınganlık gösteren knz’de muhtemelen böyle düşünen bir alevi vatandaşımız olmalı…Ancak knz gibiler anlamalı ki bu tür mantıksızlıkla,cehaletle,yalan ve iftiralarla beslenen sünni kesime yönelik ifadeler toplumsal barışı bozar karşılıklı önyargıları artırır vede alevilere zarar vermekten başka bir işe yaramaz…Kısaca Zelyut’un yazısında yaptığı şey, Atatürk’ün arkasına sığınıp araplar üzerinden sünnileri ve Osmanlıyı karalamak…

  58. FST - 23 May 2008 - 2:50 pm

    Nesrin,

    Helal, gene iyi hamle yapmışsın, şu cümleleri ancak sağlam bir ulusalcı karşıtı yazabilir:

    peki şeriatın kadınlara bakış açısı nedir???

    kadın tavuktur yumurtla başka bi halta yaramaz kadındır sevgilidir anadır.. şeytandır erkekleri baştan çıkartır

    mahkemede 4 kadının şahitliği 1 ekeğinkine eşittir
    mirasta payı yoktur
    konuşma hakkı yoktur
    oğlunun yanında dahi yemek yiyemez günahtır
    gözleri dışında hiç bir yeri görünmemelidir
    kocasının dayağını yerken karşı komşu sesini duyarsa günahtır
    evinde konuşurken dahi sesi dışarı çıkmamalıdır çünkü erkekler tahrik olur

    Yalnız eksikleri var;

    mahkemede 8 kadın bir erkek gücünde, ormanda ise 8 Fantom bir panter gücündedir.

    Kadının mirastan payı olmadığı gibi, erkek kardeşlerine ilaveten 8′er sene bedava hizmetçilik etmesi de emrolunmuştur.

    Konuşması vs. yasak olması yanında gözünü açması da yasaktır, otomatik olarak gözü yumuk dolaşmalıdır.

    vs. vs.

    Gel şu site açma teklifimi düşün…

  59. nesrin - 23 May 2008 - 3:41 pm

    fst teklifine tsk bence sen işine bak

    Rıza ZELYUTa defalarca mail attım cesaretinden dolayı tebrik ederim.

    doğrusu gerçekleri bu kadar cesurca yazabilen bi insan olduğuna sevindim

    bizim dinimiz aslında sübyancı ya da çok eşli değildir bizim dinimizde aslında kadın da çok önemlidir hatta peygamber dememiş midir cennet anaların ayağı altında diye.

    yine peygembere gelip: ‘ya resullallah anamın hakkını nasıl öderim’ diye soran bi müslümana peygamber: ‘anneni sırtına al kâbeyi 40 defa dolan’ demiştir bunun çok zor olacağını düşünerek yüzünü ekşiten adam o zaman anamın hakkını öder miyim diye sormuş peygamber de tebessümle karnındayken aldığın bir nefesi ödersin demiş

    şimdi aslında bizim dinimiz kadına bu kadar önem verir hoşgörü dinidir kolaylık dinidir vs dinimizin güzel özellikleri liste halinde uzar gider

    ancak bizim dinimiz o kadar başkalaştırılmıştır ki özünden uzakta kalmıştır

    bu hurafeci ve cinsi sapıklar keyiflerine göre yapacakları pisliklere dini kılıflar bulmuşlardır ilk işleri 4 nikah iyidirle başlamıştır sonra regl olan her kızın kadın olabileceği savunulmuştur vs. ya açın gözlerinizi ya bizim de kızlarımız çocuklarımız olacak erkek kim oluyor??

    hiç bir açıdan eşit değiliz erkeklerle benim öyle bir fikrim yok

    zaten Allah bizi eşit yaratmamış ki
    erkek daha güçlüdür bazen daha akıllıdır bazen daha çok çalışma azmine sahiptir vb ama kadında erkekte Allah önünde ve hukuk önün de eşittir haksal olarak eşittir bunu sulandıranlar şeriatı oluşturanlardır

    ayrıca osmanlı zamanında oğlancılık olduğu da haremlerin kadın bolluğu da doğrudur. Osmanlı bizim mirasımız ancak yanlışları çoktur devlet olarak ne kadar zenginse osmanlı halkı da o kadar fakirdir osmanlının savaş zaferleri dışında övülecek tek yanı yoktur güzel olan önemli olan Türkiye Cumhuriyetidir.

    Yani rıza zelyut doğruları yazmıştır ayrıca kanıtlara dayandırarak yazmıştır keşke bütün yazarlarımız o kadar cesaretli olsa

    bu arada yazacak birşeyleriniz olsun benim yazdıklarımı kopyalayıp durmayın

    bi insanın düşüncesine ya katılırsın ya da katılmaz sebebini de açıklarsın

  60. nesrin - 23 May 2008 - 3:44 pm

    bi de fst harbi çok komiksin ya

    senin yazdıklarını gülerek okuyorum yani burda yazdıklarıma rağmen bana ulusalcı karşıtı demene kargalar bile güler

    aynı şekilde bende sana ulusalcı desem kargaları bırak işi gücü yiyecek stoklamak olan karıncalar bile güler

    herkes kimin ne olduğunu biliyor tamam mı

    artık daha fazla komikleşme

  61. FST - 23 May 2008 - 3:49 pm

    Nesrin

    yine peygembere gelip:…

    Yahu sende din bilginliği de varmış. Aferin.

    hiç bir açıdan eşit değiliz erkeklerle benim öyle bir fikrim yok

    zaten Allah bizi eşit yaratmamış ki
    erkek daha güçlüdür bazen daha akıllıdır bazen daha çok çalışma azmine sahiptir vb

    Bunları Knz’ye havale ediyorum, senin hakkından ancak o gelebilir.

  62. fizikci - 23 May 2008 - 4:14 pm

    TT nerdesin ? ben yüz bin defa rıza zelyurt yazacağım.
    50 bin fizikçi, 50 bin indigo gelseler yine sessiz kalacaklar.

    Yerim Nuh Gönültaş’ı yeter ki sen üzülme knz, bi de akıl sağlığına dikkat et gerisi fasafiso.. Senin kadar boş vaktim yok, gördükçe cevap yazıyorum kusura bakma..

    “Şimdi bu kanalı satın alanla bunu fizikçi seyretsin diye mi aldılar ?” demiştin, “ne demeye çalışıyorsun?” dedim sessiz kalmışsın. Bu bir hakaret mi? “Fizikçi’ye şu kanalı seyret derler o da denileni yapar, mal gibi seyreder” mi diyorsun? Dürüst ol, hakaretse hakaret. Bi deli bana hakaret etti diye alınacak halim yok. Güler geçerim yani..
    :D

  63. nesrin - 23 May 2008 - 4:56 pm

    ya allahım ya knz senin gibi lafı kaba etinden mi anlıyor hayret bişi artık beni güldürme yeter ya lafın varsa yaz allah allah çattık ha bi daha bi düşüncen olmadığı sürece benim yazdıklarımı kopyalayıp yazarsan abuk subuk şeyler söylersen cevap alamazsın kusura bakma

    hiç çekinmeden yazılanları makaslıyor ya sanki millet yukarıdakini okumadan seni okuyacak

  64. knz - 23 May 2008 - 4:56 pm

    TT, Fizikçi, indigo ve herkese

    ben bu mecliste bulunan kişilere 3. şahıs olarak hitap etmem. üsül bu.
    lütfen bana knz gibiler diye de hitap etmeyin.

    fizikç,kanal satın alındı ya , iyi güzel. ben diyorum ki bu kanalı kim seyredecek.
    bu kanalın seyircisi bu kanalı terk eder. fizikçi seyretsin mi diye alınıyor ? çünkü senin patronla ilgili sorunun yok. ne var bunda ve neden delleniyorsun ?

    şimdi konuya gelelim.

    az önce zelyurda baktım. ilk hasan üzmez yazısına da baktım. dikkat et TT kabuk bağlıyorsun. bu ülkede sivas oldu, bu ülkede turan dursun, hrant dink öldürüldü.
    bu insanlar hep kendilerine tehdit geldiğini açıklamışlardı ( defalarca yazdırmayın,güvercin )
    ben kuruntulu olmayı, duyarsız olmamaya tercih ederim.

    şimdi zelyurt sayfasına baktım da, gözüme şu çarptı.

    Şimdi bu sahtekarlara soruyorum: Amerikan askerleri Irak’ta İslam dininin kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim’i atış tahtası yaptılar. Kuran’ı kurşunlayan bu adamlara karşı neredeydiniz; niçin sesiniz çıkmıyor?
    Yine ABD’liler; Guantanamo’ya kapattıkları Müslüman tutukluların elinden Kuran’ı alıp helaya attılar.
    Ey sahtekarlar! Ey ikiyüzlüler! O zaman niye ortaya çıkıp da ABD’yi kınamadınız?
    Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız! Sen nasıl Müslümansın
    ?

    madem sözün doğrusuna duyarlısınız da, neden bunu başklarına kaptırıyorsunuz ?

    yazacam daha, ah vakit olsa., şu sunni alınganlığına gerek yani.
    hehehe, fethi bey nesrine yazmamı da istemiş.. fethi hocam siz kapatmayın burayı iyisi :)

  65. FST - 23 May 2008 - 4:59 pm

    Knz,

    fethi hocam siz kapatmayın burayı iyisi

    Site kapalı değil zaten, yorumlar açık, size ve Türk gençliğine emanet.

  66. FST - 23 May 2008 - 5:03 pm

    Nesrin,

    allah allah çattık ha

    Ev sahibi olmanın avantajı bende. Kendin ettin kendin bulacaksın.

    daha bi düşüncen olmadığı sürece benim yazdıklarımı kopyalayıp yazarsan abuk subuk şeyler söylersen cevap alamazsın kusura bakma

    İşte bu olmadı. Benden başka cevap yazan yok ki sana. Boş boş monolog yapar durursun. Bak ben seni adam yerine koyuyorum.

    hiç çekinmeden yazılanları makaslıyor

    Nalbantlığım yanında terziliğim de vardır.

    ya sanki millet yukarıdakini okumadan seni okuyacak

    Millet birşey mi okuyormuş? İlginç.

  67. TT - 23 May 2008 - 5:23 pm

    knz şu sunni alınganlığına gerek yani.

    bir sürü ilmekte zelyut tehdit edilmiş! diye bas bas bağıran ve bizi bu konuyu 100bin kere yazmakla! tehdit eden:) knz, aynı zelyut’un sünni kesimin inancına,yaşam tarzına ve tarihine ettiği hakeret ve iftiraları ortaya koyduğumuzda ise pişkince şu sunni alınganlığına gerek yani. diyerek geçiştirmeye çalışmış…:)

    samimiyet testinden sınıfta kalmak budur işte…

  68. nesrin - 23 May 2008 - 5:36 pm

    knz