Aleykümselam
FST Temmuz 31st, 2008
Üç sene evvel CHP forumlarında gördüğüm bir konuyu dikkatle incelemiş ve bilimsel bir şekilde çağdaş bir insanın islam diniyle ilişkili sayılabilecek her tür simge, hal ve tavırdan uzak durması gerektiği sonucuna ulaşmıştım. Konu şuydu, CHP mensubu çağdaşlık iddiasında bir insanın bir mekana girdiğinde “selamünaleyküm” demesinin Kemalizm şeriatında yeri nedir? ADD Turgutlu şubesi başkanı bu konuya pek sıcak bakmıyor olacak ki şunları söylemiş:
Atatürkçü Düşünce Derneği Turgutlu Şube Başkanı Ali Tezcan, 50. Yıl Alanı’ndaki Atatürk Anıtına çelenk koymasının ardından yaptığı açıklamada, 1946’dan sonra geçilen çok partili sistemle birlikte ülkenin ekonomik, adli, idari ve siyasi alanda kaos ortamına sürüklediğini savundu. Devletin savcı ve polisinin kendi kurumlarına dahi girerken ‘Selamünaleyküm’ diyerek selamlaşmasını eleştiren Tezcan şunları söyledi; “Her fırsat ve ortamda ‘adaletin mülkün temeli’ olduğunu söylememize karşın, belki İHL kökenli, eli tespihli, telefon konuşmalarına ve kendi kurumlarına Selamünaleykümle giren savcı ve güvenlik görevlilerimiz eliyle, ülke çapında bir sindirme operasyonu başlatıldı.
Hakikaten de selamlaşma günlük hayatta önem taşıyan ve yerine göre şekli değişebilen bir iş. Adamına, hitap edilen kesime göre “esselamü aleyküm ve rahmetullah”, “selamünaleyküm”, “merhabalar”, “selaam, naaber”, “napiyon lan” yelpazesinde değişen şeyler söylenebilir. Aslında bu konuda çok kesin kurallar olduğunu da söyleyemeyiz. Mesela birçok muhafazakar yapılı Anadolu şehrinde CHP mensupları da birbirine selamünaleyküm der. Hatta benim yaşadığım yerde beş vakit namazlı CHP’liler vardır. Tersine, İstanbul’da, Ankara’da filan modernleşmiş İslamcılar selamünaleyküm lafzını pek kullanmazlar onun yerine hanımlar “merıbaa, naber” erkekler ise “merhaba azizim” filan derler. Öte yandan, sayın ADD yetkilisinin ihmal ettiği bir konuyu da ben gündeme getireyim, bahsi geçen savcılar muhtemelen ayrılırken de selamünaleyküm, Allahaısmarladık türü şeyler söylüyor olabilirler. Halbuki bu sırada da “baay, çaauv, hadi öptüm, kendine iyi bak dostum, görüşmek dileğiyle” gibi laflar da söylenebilecek alternatifler arasındadır.
Kısaca, konunun sosyal, kültürel, antropolojik tarafları var, ben sadece bir iki noktaya işaret etmiş olayım. Konunun çağdaş, laik kesimdeki hassasiyetine binaen 3 yıl önceki yazımı da buraya aktarıyorum.
14 Temmuz 2005, FST
CHP haber grubu açılmış ve oradaki bir mesaj “selamünaleyküm” ifadesiyle bittiği için bazı grup üyeleri bu işe bozulmuşlar. Gruba gönderilen mesaja baktım, hakikaten bir CHP’liye yakışmayacak ifadelerden oluşuyordu. CHP’li kisvesiyle gruba sızdığı belli olan karşıdevrimci hainin sarfettiği “Cumanizin hayirlara vesile olmasini dilerim” türü bir laf bile ortodoks bir CHP’liyi zıvanadan çıkarmaya yetecekken, adam bir de üstüne “selamünaleyküm” demiş. Elbette “haddini bilmeze haddini bildirmek gerek” kavlince kökten CHP’li grup üyelerinden ikisi harekete geçmişler. Mesajlarında şöyle ifadeler var. (Büyük harfler orijinalinde öyledir, muhtemelen CHP’li dostumuz kızgınlığını belirtiyor):
[…]ÖNCELİKLE CUMAMIMIZIN HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLEYEN ÜYENİZ OLMASI BENİ ŞAŞIRTTI […] ENTERNASYONALİZMİ TANIMAM SOSYALİST ENTERNASYONEL BENİ BAĞLAMAZ BEN ATATÜRKÜ VE KEMALİZMİ BİLİRİM […]
Diğer üye ise bu konuda moderatörü suçluyor (Özel isimlerin küçük harfle yazılmış olması mesajın aslındandır):
[…] gruptan aldigim ilk mesaj’in ilk satiri: “SELAMUN ALEYKUM” belli ki ataturk ilke ve inkilaplarindan haberi olmayan, ataturk’un yasam tarzi ve yasam felsefesini anlayamamis bir kisi, yanlislikla veya bilerek chp grubuna uye olmus. ben aslinda bu kisiyi elestirmiyorum. bu kisiyi gruba alan moderatoru elestiriyorum. bu gruba alinan uyeler nasil seciliyor? […]
Ben de ikinci mesajın yazarına hak veriyorum. Gruba üye olmadan önce laikliğin şartları, Kemalizmin farz ve vacipleri, İsmet Paşanın sünnetlerinden karma oluşturulmuş bir testten Nutuk’a bağlılık icabı 100 alamayanlara üyelik izni verilmesin. Ne bu, dingonun ahırına mı mesaj atıyorsun.
Bundan sonra ben de dikkat edeceğim. Atatürk İlke ve İnkılaplarını su gibi sayabildiğim, Nutuk’u da hatmettiğim halde ağız alışkanlığı sağa sola selamünaleyküm diyor, çağdaşlığa halel getiriyorum. Bundan sonra karşımdan “manyak mısın, kafayı mı yedin” denmesini göze alarak konuşmalarıma “merhaba bayım”, “sayın baylar bonjur” diyerek çağdaşlık kervanına dahil olmaya çalışacağım. Bir de CHP’li gyretli arkadaşlara hatırlatmayapayım. Elbette kendileri çok zekidir, aksini düşünemem ama “Teşekkürler” ifadesi de bodoslama çağdaşlık karşıtı yobaz Araplara ait bir ifadedir. Çağdaş, laik ve “enternasyonalizmi tanımaz” Kemalist olan birinin “şükr” kökünden böyle gerici bir kelimeyi ağzına alması itikaden batıldır. Benim önerim yine karşıdan gelecek alaycı tebessümlere katlanarak “mersi boku” ifadesinin tercihi yönündedir.
Hayirli yolculuklar da dememek lazim. Bon voyage bayim demeli!
Halbuki bütün kelimeler kendi doğal hallerinde güzel..
chp liler tarvmatik havaya girmişler o başka da,
Engin noyanı bir iki dinledikten sonra, selamünayeküm diyemez oldum..
Tekbir’in kırıtan mankenlerinden sonra tekbir diyemez oldum..
Melahiketihi kutibihi vesselam..
Yayina tekrar baslamissiniz, hosgeldiniz. Linkler kisminizda biraz temizlik lazim, kimi link bos cikiyor, kimi absurd yerlere gidiyor.
nasıl ağa karıları zenginliklerini belli etmek için bileklerine kadar bilezikleri takarlar, bunla yetinmez bir de şakur şakur şakırdatmaya başlarlar…
onun gibi görgüsüz bir islam bir islam da yok değildi. yukardaki chp liler de proveke olanlar. ben hiç bir zaman proveke olanları mazur görmem( olmasalardı) Ama onların proveke olması gerçeği değiştirmiyor.
şakır şakır şakırdayan görgüsüz dindarlık. pırlantaların içine oyulmuş cami figürleri, konuşmalrda double üstü big mac aleyküm selamlar( fakat kelimelerdeki bu çıkış daha çok 10 yıl önceydi artık doyuma ulaşmış gibi
imanın ve paranın kimde olduğu belli olmaz sözü ,..
ibadet de gizli, kabahat te gizli sözü ..
din vicdan alanına girdiği için böyleydi.
annelerimiz bize oruçlu olduğumuzu söylemek zorunda kalırsanız, niyetliyiz diyin usulca diye öğretirdi. yani allah katında ne kadar makbul olduğunu bilmediğimiz dindarlıkla toplum önününde gösterişten kaçınırdık.
bence chp ile akp birlikte kaptılsa mı daha iyi olurdu (aman aman şaka yaptım, kinaye)
biri diğerini negatif yönde besler hale geliyor. fakat onlarda son zamanlarda hızla seleymün aleykümlerin doğal halini özler gibi konuşuyorlar. yani alıntı yaptığınız 3 yıl öncesinden onlar da farklılılar.
yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıktı tartışması gibi başlangıç noktasını ututmak en iyisi bence.
öte yandan kimbilir hangi ihmallerden konyada kız çocukları enkaz altında can çekişiyor.
kelimeler kadar ihmalere hassasiyet göstermediğimizin delili.
Selamın hello tarzı gibide olabilir sankim bence buda çağdaş:D
“Allah’ın selamı, Rahmeti ve Bereketi dosdoğru kullarının, hükmettiği zaman, Allah rızası için, Adalet ile hükmedenlerin üzerine olsun”
No bey,
Duali filan bir konusma vardi sizin de taraf oldugunuz ve sizin nette yaptiginiz bir sey hakkinda bir takim iddialarla ilgili, hatirladiniz mi? Niye hatirlattigim acik mi?
mr no nun linki görgüsüzlük gibi sıradan bir eleştiriden çok daha vahim.
dini ticarette kullansınlar, tepe tepe tepilsin ..töbe sözüm yok.
psikolojik işkenceye dönüşmesin.. lütfen, kibarca dedim, duyan olmasa da.
Bülent Bey,
Evet hatırladım ancak açık değil.
Verdiğim linkte hiç bir söz bana ait değil. Karadağ’ın mektubu bu selamla başlıyor.
Bu arada hoşgeldiniz.
No bey,
Burasi faaldi degil mi ben bakmazken? 400 yorumlu bir seyler gordum. Biz jazetta’ya gitmistik. Hosbulduk.
Acayim kastimi. O ‘dini’ lisan orada samimi/halis bir amacla kullanilmamis diey kabul ediyorum. Bol bol mukaddes kavramlara atifta bulunan bir metni linklemissiniz ama hem verdigi mesaj, hem yazilma amaci pek oyle mukaddes olacak bir sey degil. Benzerlik orada sizin durumla. Tabii kutuplar degisik, sizin durumda duali dili yutan bu durumda yutmayabilir ama din ve dini lisanin ne islere yaratilmaya cilisilabileceginin ornegi idi ikisi de. Bence.
Karadağ mektubu normal değil. Bunu görmek lazım. Anladığım kadarıyla adam tutuklu,
cuma namazlarının hesabını verecek bir aşamaya nasıl getirilmiş olabilir ?
Bülent bey size birşey daha söylemek istiyorum. konuştuğunuz blogta ifade özgürlüğüm olmadığı için burda diyeceğim.
konya’da çocuk yurdunda olan kaza basit bir ihmal mi ? Bunu ihmal olarak görmek yanlış olur bence . din konulu olaylarda denetimi engelleyen eden ,gücünü kutsaldan alan bir baskı mı var, diye sormalıyız .
kuran kurslarına yapılan eleştiriler hep kemalistlerin din düşmanlığı ile suçlandı.
çocukların pedogojik ve güvenlik ihtiyaçlarından söz edildiğinde din düşmanı olurdunuz.
niye ? aklın savunduğu bir fikir olamaz mıydı ?
ben belki bunu 2 yıl önce yazmıştım. hatta sorum şöyleydi, siz kafadan inglizce kursu açabiliyor musunuz ? 50 tane mevzuat var. inglizce kursu açacak adamın kabahati ne ?o halde dinin farkı ne ? dokulmaz bir alanda at koşturuyorlar.
kurban kesilmesine mevzuat getirmesini savunduğunuz anda, kemalist din düşmanı olursunuz, ama 10 milyonluk şehir kan akmaya başlayınca, danalar sopalarla otoyollarda kovalanınca bu nerden çıktı diyoruz ? nerden çıktığı belli değil mi ?
kutsalın dokulmazlık alanı cazip bir rant oluşturdu. cumhuriyet devrinde yapılan camilere bakmak yeter.
daha çok şey şey var söylenecek ama, bugün yeni bir söylem gerekiyor.
o zaman o ince çizgi nerede ? dinin baskı ve rant aracına dönüşmeden ortak değerler
havuzunda korunması çok da zor değildi aslında..
Knz hanim, beni o konuda kizdiran sizin bahsettiginizden farkli bir seydi. Oranin Kuran kursu olmasi, hoslanmadigim yazidaki su cumleleri hakli cikarmiyor:
Hele sunlar:
Duyan, insanlar bilerek ve isteyerek malzemeden calmislar, yurt da durup dururken merhum cocuklarin kafasina gecmis zanneder. “Kacak” denmesinin sebebi binanin icine girmeye uygun olmamasi degil, o anda kullanildigi hizmet icin izinlerin alinmamis olmamsi. Cokme sebebi de gaz kacagi yuzunden olan patlama (ben hortum cikmis diye okudum, belki kelepce takmayi ihmal etmistir biri ‘boyle de duruyor, bir sey olmaz’ diye, yahut neyse).
Iyi bir hal midir bu? Hayir. “Yaptigin binaya aldirmadan Kuran dersi vermek” midir? Elbette hayir. “O cocuklari olumden korumayi hic dusunmeyen biri” midir o kursu acan? Hayir. Boyle dusunurseniz — ki ben dusunuyorum — “bu yaziyi yazan adam midir?” diye de sormaniz kacinilmaz olabilir. Maruzatim ve dellenme sebebim budur.
Not: Knz hanimin bahsettigi yorum suradadir: http://jazzetta.wordpress.com/2008/07/31/ninni/#comment-14498
ben kuran kursunu açanlara birşey demedim. hatta ihmalkarlığı( ne yapalım takdiri ilahi, biz zaten böyleyiz, ne olmuş yani) şeklinde savunanlara da birşey demedim.
fakat onları bilinçaltı korumak gibi de bir işim olmaz. sizin yazdığınız yerde ifade özgürlüğüm kaldırıldığı için, burada yeni konu olarak vurgu yapmak istedim.
yeni başlık gibi devam ediyorum.
kimi suçlayalım o halde ?
olayda denetim özgürlüğü ortadan kaldırılmış.
bu böyle bir şeydir. onlar insani hassasiyeti zayıf insanlar olmasalardı, bu kafaya sahip olmazlardı. dindar olmak tabu bir yerde olmak demek değil, değil mi ?
malesef onlar böyle birileridir. bülnet bey, apaçık görünen budur.
ben yukarda somut örnek verdim. kanunlar vatandaşlara eşit işlemiyor. ben kaçak inglizce kursu açsam, yok havalandırması yok metrekaresi diye olmayan mevzuatı bile didkler başıma. bunu biz bilmiyor muyuz ? siz de biliyorsunuz. hem de yatılı yer açacaksınız ? karşınıza hiç bir denetim çıkmayacak. vallah ben saf değilim. bu ülkede yoksul çocuklarının insan hakları yok mu ?
Avrupalı olsaydık o yaşta çocukların yanına bile yaklaşamazdık.
bir uçak düşünce ödenen sigorta cezasının haddi hesabı olmuyor. burası kar amacı gütmese bile özel bir yerdir. devlet veya özel olsun vatandaş sorumluluğumuz vardır.
bugün eski diyanetişleri başkanın bir suçlaması vardı. , bir bakın isterseniz.
dine kemalistlerin saldırdığı, korunması gereken bir alan olarak bakmaktan vazgeçelim.
orası kendi sahip çıkacağımız bir yerdir.
Knz hanim,
Soyle dusununelim, siz bahsettiginiz gibi bir Ingilizce kursu acsaniz, ustelik bunu bu olayda oldugu gibi bir (galiba izinli) bilgisayar kursuna ek olarak yapsaniz. Bir sekilde gaz patlamasi ile o bina cokse, cocuklara birsey olsa, kimse oturup — firsat bu firsat — Ingilizce ustune yazi yazip, ‘ben Ingiliz olsam, bu cocuklari kotu oldugunu bildigim bir binaya sokmazdim herhalde’ mealinde laflara, imali bir yazi yazar miydi?
Kanun herkese uygulansin elbette, yahut kotu bir kanunsa kimseye uygulanmasin degistirilsin, ona bir sey dedigim yok ki benim? Altikulac’in yazisini da gordum, sanki Diyanet’in izni, gaz hortumu konusunda bir sey yapacakmis gibi konusmus. Cikip buralarda soyle yanlis ogretiliyor, boyle ehil olmayan insanlar ders veriyor filan dese anlardim. En azindan ne dedigini ve mantik orgusunu anlardim.
Gittim baktim, suradan alinti yapiyorum:
Konya Milli Eğitim Müdürü Halil Şahin, patlamada tamamen çöken Boğaziçi Özel Öğrenci Yurdu’nun deprem ve itfaiye raporunun bulunmadığını belirtiyor. Binanın 1990 yılında belge alıp erkek öğrenci yurdu olarak hizmete girdiğini dile getiren Şahin, Balcılar Kasabası Kurs ve Okul Talabelerine Yardım Derneği yetkililerinin kendilerine dört ay önce başvurarak binayı kız yurdu olarak kullanmak istediklerini ancak binada yapılan incelemede, deprem ve itfaiye raporlarının bulunmadığını, bu nedenle yeni çıkan yönetmelik gereği izin verilmediğini belirtiyor. Bu da binanın izinsiz kullanıldığını gösteriyor.
Coken kisim 1990′da yapilmis olan kisim. Bu habere gore orasi ‘belgeli’ bir yurt olarak acilmis zaten. Erkek yurdundan kiz yurduna cevirmek icin yeni mevzuata gore izin alamamislar. Yani burada bahsedilen izin ‘yurt’ konusunda olan izin, ustelik erkek yurdu olmaya devam etse yeni izin gerekecek miydi o da belli degil.
Basin bu haberi berbat sekilde veriyor. Ben sadece o yaziya soyledigim sebeplerden dolayi kizdim. Sunlara bir sey demiyorum, konu degil:
– Bina denetimi yapilmasi.
– Kurslar icin mufredat denetimi yapilmasi.
– Toplu kalinan yerlerde denetimin ve mevzuat degistikce uygunlugun devam ettigine bakilmasinin ihmal edilmemesi.
Bu binanin cokmesi konusunu eksik ele aldigimizi dusunuyorum.
Biliyorsunuz, carikli erkan-i harp ve dahi ulemamiz, Deniz kuvvetlerine ait Golcuk Deniz Ussunun Golcuk Depremiyle yer ile yekzan olmasinin asil sebebinin TSK’daki (bilhassa da Deniz Kuvvetlerindeki) laiklik olduguna, dolayisi ile de, Allahin onlari [ol melun laikci gunahkarlari] kendi eliyle cezalandirdigina hukum vermisti.
Saygideger Basvekilimizin “ulemaya sorun!” direktiflerini bugun malesef ciddiye alan olmadigi icin, ayni kiymetli ulemanin {gelen nida “Ikra!” [”Oku!”] idi; “IkraT!” [”OkuT!”] omadigini da hatirlatarak}, bunca Kuran kursunun acilmasinin Allahin gucune gittigini, dolayisi ile bu binanin cokmesinin bir ilahi “Suyunu cikardiniz. Yeter artik!” anlamina geldigi yolundaki fetvalarini da duyan olmuyor…
Obli Vious Bey,
Konyada ölenler şehit hükmünde ilan ediliyor, Donanma Komutanlığında ölenler gazaba uğramış olarak.
Şimdi şu karışıklığı aşmaları gerekir: Ölüm bir ceza mı,değil mi?
Bizim Körfez depreminden sonra İranda da deprem olmuştu. İran için de şeriatten uzaklaşma eğilimine girdikleri için Allah onlara musibet verdi denildi. (Reformcular mı kazanmıştı öyle bir eğilim olmuştu)
Knz hanım,
Çocukların bu tür ihtiyaçlarından velileri sorumludur. Orada ölen çocukların yakınları sorumluların yakasına yapışmak yerine, gazetecilere tepki gösteriyorsa bizlere hiç bir şey düşmez. Çocuklar onların, eti senin kemiği benim hesabı.
Pedagoji ne ola ki?
Mister No bey,
Benim kisisel birikimim buna yetmez.
Ama, cok sukur ki, bu konuya el atanlar var.
Bunlarin basinda da, Beşiktaş’ın Brezilya asıllı Türk futbolcusu Mert Nobre geliyor. “Kuran-ı Kerim’i de incelemeye başladım” demis ki, yakinda mesele hallolacAKP demektir.
http://www.milliyet.com.tr/Spor/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=spor&ArticleID=974577&Date=04.08.2008&b=Nobre%20Kuran-%FD%20Kerim%27i%20inceliyor&ver=39
Obli Bey,
Şu saniye itibariyle tam Nobre’nin derin tetkikini okuyup buradan bir analiz çıkarmak üzereyken yorumunuz çıkageldi.
Ben “biz bu Kuran, din işinin içinden çıkamadık, ama artık rahat bir nefes alabiliriz, Nobre işe el atmış” temalı bir kompozisyon düşünüyordum ama siz cini şişeden çıkardınız.
Mecburen son günlerde rencide olan Süleyman Demirel’e dönüş yapıyorum.
Fethi bey,
Sizin sahsinizda irticaya yol actigim icin uzgunum.
Mr No zaman sonsuz nasılsa, eğer bazı cesur insanlar olmasydı, bizler hala ortacağ rahibe okullarında çamaşır yıkayarak tanrının lütfüna erişen rahibeler devrinde yaşıyor olurduk.
Eğer ben hiç bir şey yapmasam, herşey yine değişecek.
değişmeye mahkum.
biz sadece yapmamız gerekini yaparız.
o da, hisseden insan için basit bir komuttur.
insan yaşamını korumak.
fazla düşünmeye gerek yoktur.
konu başka başlığa taşınmış. fethi beyin yaşantısı ilgimi çekmeye başladı