“Yakın Geçmişimiz”

FST 4 Ağustos 2008

demrile1.jpgSüleyman Demirel son haftalardaki gelişmelere dair açıklamalarda bulunmuş. Hep birlikte bakıp derin tecrübeden ders alalım:

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, emekli orgeneraller Şener Eruygur ile Hurşit Tolon’un Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmasının halkta büyük bir rahatsızlık yarattığını söyledi. Demirel Eko Enerji Dergisi’nde çıkan yazısında, “Yakın geçmişimizde, orgeneral rütbesine kadar gelmiş generallerin tutuklanması diye bir olayla Türkiye karşı karşıya olmamıştır. Türkiye için hoş bir durum değildir. Şahsen ben de bundan rencide oldum. Kuvvet komutanlığı, ordu komutanlığı tevdi ettiğiniz yüksek rütbeli subayların bu duruma düşürülmüş olması, beni de rencide etmiştir, üzüldüm. ‘Efendim, hani yargının icraatına bir şey demeyecektik.’ Bir şey demiyoruz yargının icraatına, ama bu hadisenin halk tarafından yadırgandığını da kabul etmemiz lazım. ‘Biz askere bile dokunabiliriz’ şeklindeki bir takım kuvvet gösterilerin, Genelkurmay Başkanlığı’nı da rahatsız etmiştir” dedi.

Sayın Demirel’in söylediklerini biraz şaşırtıcı buldum, zira neredeyse içinde doğru yer yok. Sırayla gidersek, Ergenekon konusunda bazı şahısların tutuklanmasının “halkta” ve hem de “büyük” bir rahatsızlık yarattığını nereden çıkarmış? Bilakis AKP’den hoşlanmayanların bile büyük kısmı “ateş olmayan yerden duman tütmez” diyerek boynunu eğmiş görünüyor. İkinci safsata ise yakın geçmişimizde orgeneral rütbeli birinin tutuklanmaması. Yahu daha geçen sene 27 Mayıs darbecilerinin talimatıyla iki askerin emekli orgeneral Nuri Yamut’u tekme tokat döverek tutukladığını okumadık mı? Bir daha hatırlatayım bakın darbeciler orgenerali hem de nasıl tutukluyormuş:

[…] İhtilalden birkaç gün sonraydı. Sokakta oynuyorduk.
Bizim apartmanın önünde askeri bir araç durdu.
İçinden bir subay, bir astsubay ve erler indiler. Subay üsteğmendi veya yüzbaşı… Yıldızları vardı. Hepimiz koşuştuk.
Apartmana girdiler, babam evde yoktu, Nuri Paşa’nın kapısını çaldılar.

Kapıyı Nuri Paşa açar. Elinde asası, yakasında İstiklal Madalyası vardır.
Subay bağırır:
- Hırsızlar!.. Vatanı sattınız!.. Tutukluyoruz… Gel bizimle.
Nuri Paşa asasını kaldırır:
- Ben Çanakkale kahramanıyım, Atatürk’ ün silah arkadaşıyım, İstiklal Savaşı gazisiyim, eski Genelkurmay Başkanıyım… Bana hakaret edemezsiniz.

Hidayet Sinanoğlu ağlayarak, anlatmayı sürdürdü:
- Subay bir tokat patlattı… Astsubay da Nuri Paşa’ nın kıçına bir tekme…
- Paşa düştü, gözlüğü kırıldı, merdivenden yuvarlandı.
- Sonra?
- Biz çocuklar merdiven sahanlığında korkuyla büzülmüştük.
- Sonra?
- Askerler koşup geldiler… Kan revan içindeki Nuri Paşa’ nın kollarına girdiler, alıp götürdüler… Paşa’ yı bir daha hiç görmedik.

Mehmet Nuri Yamut 1890′da Selanik’te doğdu.
1912′de esir düştü.
1920′de kurmay oldu, Anadolu’ya geçip, Milli Ordu’ya katıldı.
1950-1954 arasında Genelkurmay Başkanlığı yaptı.
Ve 1961′de “yargılandığı” Yassıada’da öldü.

Yaa, ne tutuklamalar varmış değil mi. “Vay, 70 yaşında İlhan Selçuk sabaha karşı nasıl tutuklanır” diye ağıt yakanlara duyurmak lazım. Haydi Nuri paşa muhalif kanattan, Oramiral İlhami Erdil daha geçen senelerde tutuklanıp hapse atılmadı mı? 12 Mart sırasında da tutuklanan, yargılanan generaller oldu. Kaldı ki “orgeneral” tutuklamak tuhaf da korgeneral, tümgeneral tutuklamak normal birşey mi? Demirel bu noktaları açık bırakmış.

Bir sonraki cümlede “ben şahsen bundan rencide oldum” diyor. Niye oluyorsun? Senin bir kabahatin mi var? Sen mi darbeyi planlayıp kışkırttın? İnsan general olunca ismet sıfatı kazanıp hatasız hale mi geliyor? Ha, “generallerin yaptığından yüzüm kızardı da utandım” diyorsan o ayrı. Sonra, hem bir sürü şey söylüyor, hem de yargıya birşey demiyoruz diyor sayın Demirel. Bu da olmamış, yakışmamış. Hem de gene aynı terane “halk tarafından yadırganmıştır” lafı. Halk niye yadırgasın, büyük ihtimalle bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyordur halk. Yahut “oh aman ne iyi, darbe olmadan yakayı ele vermişler” diyen de vardır. Son olarak genelkurmay da “güç gösterisinden” rahatsızmış. Yahu genelkurmay olsa olsa içindeki kanunsuzluğa meyilli generallerden, subaylardan rahatsızdır, kolay mı iki koca emekli generali orduevinden derdest edip götürmek? Genelkurmay bal gibi bunlarla ilgili şaibelerden rahatsızmış ki izin vermiş tutuklamaya. Olmadı sayın Demirel, koca paragrafta bari tek doğru laf olsa.

Bu arada şu eko enerji dergisi nereden bulunur bilen var mı?

177 Yorum

  1. Mister No - 04 Ağu 2008 - 6:52 pm

    Nuri Yamut Paşaya bu şekilde davrananlar karaktersizmiş. Hukuka inanmayan,
    saygısız tipler de olabilir toplumda ama en azından karakter sahibidirler.

  2. Obli Vious - 04 Ağu 2008 - 7:25 pm

    Ben bu yaziyi anlamadim.

    Iki (veyda daha cok sayidaki) yanlisin bir dogru mu ettigini soyluyor?

    O degilse ne diyor?

    Ayrica, kuvvet ve ordu komutanliklari yapmis iki emekli orgeneralin iceri alinmasinin kimseyi rahatsiz etmedigini de neye dayanarak iddia ediyor?

    Haberlere gelen yorumlari da mi okumamis?

  3. FST - 04 Ağu 2008 - 8:02 pm

    Obli bey,

    Iki (veyda daha cok sayidaki) yanlisin bir dogru mu ettigini soyluyor?

    Hayır, önce Demirel’in yanlışını düzeltiyor sonra İlhan Selçuk vs. tutuklandığında şikayetlenenlere de “daha kötüsü var, buna şükredin” diyor.

    Ayrica, kuvvet ve ordu komutanliklari yapmis iki emekli orgeneralin iceri alinmasinin kimseyi rahatsiz etmedigini de neye dayanarak iddia ediyor?

    “Kimseyi” rahatsız etmemiştir demiyorum. Ulusalcı camia bundan pek hoşnut olmasa da, zaman ilerleyip ortada bazı ciddi iddiaların olduğu anlaşılınca rahatsızlık beyanları da zayıfladı gibi.

  4. Obli Vious - 04 Ağu 2008 - 9:07 pm

    Fethi bey,

    Demirel’in yanlisini duzelttiginizi dusunuyor olabilirsiniz; ama, cok daha vahim bir hata yapiyorsunuz.

    Bahsettiginiz hadise sivil yonetim sirasinda gerceklesmis degildi. Bu bir.
    Ikincisi, Demirel’in 27 Mayis’i takdis ettigini varsayiyormus gibi bir ornek kullaniyorsunuz.

    Ikisi de dogru degil. Ama, sizin dediklerinizden (yani, “cok daha beteri olabilirdi” yollu sozlerinizden) bugunkunun aslinda bir darbe ortami oldugunu, fakat darbeyi askerlerin yapmamis oldugunu cikarsamak mumkundur.

    Bu durumda, sizin ne memen/denli liberal oldugunuzu sormak zorundayim.

    Diger konuya gelecek olursak:

    Rahatsiz olanlari topyekun ‘ulusalci’ cuvalina koyar ve cuvalin agizini baglayip suyqa atarsaniz, tabii ki geriye kimse kalmamis olur.

    Ama, kazin ayagi oyle degil. Her rahatsiz olan ulusalcilik klubu mensubu degil; ve her ulusalci da rahatsiz degil.

    Bu farki gormemek icin bakmamak yeter ve gerek sarttir –baska seylerin varligindan da bahsedebiliriz ama gerek gormuyorum.

    Iddialarin ciddiligini zamanla gorecegiz. Ama, korkarim, bu beyaz dizi yazarcasina iddianame yazilmis iddialarin onemli bir kismi daha sonra –dava acilanlardan maada– hepimize zarar verecek..

  5. Nihat - 04 Ağu 2008 - 11:49 pm

    Ben, burada “hani yarginin icraatina bir sey demeyecektik” kismina takildim. Polis/savci icraati ile yargi icraati, kesisiyor olsalar da, tam olarak ayni seyler degil. Arama, tutuklama vs. polis faaliyetinin mahkeme/yargic iznine tabi oldugunu dikkate alsak bile, bunlar icin gerekli ‘yeterli suphe’ standartlari ile nihai ceza davasi surecindeki yargilama, delil kabul vs. standartlari arasinda fark olsa gerek. Herkesin dikkatle izledigi sozkonusu bu davada da oyle olacagina inanmak istemiyorum, ama bizim diyarlarda, insanlarin bizzat polis/savci takibiyle cezalandirildirildigi rivayet ediliyor. Tabii, bu davadaki kisilerin cogu hamama girmis tipler, kuskusuz terlemeyi de biliyorlardir.

  6. FST - 05 Ağu 2008 - 12:10 am

    Obli bey,

    Demirel’in yanlisini duzelttiginizi dusunuyor olabilirsiniz; ama, cok daha vahim bir hata yapiyorsunuz.

    Bahsettiginiz hadise sivil yonetim sirasinda gerceklesmis degildi. Bu bir.
    Ikincisi, Demirel’in 27 Mayis’i takdis ettigini varsayiyormus gibi bir ornek kullaniyorsunuz.

    Ben hata yapmıyorum, Demirel Orgeneral tutuklanmamıştır diyor ben de tutuklandığını gösteriyorum. Darbeci yahut sivil ayrımı yapmaya gerek yok.

    Demirel 27 Mayısı takdis eder mi bilmem ama son 10 yılda epey gelişerek değiştiğini söyleyebilirim.

    Rahatsiz olanlari topyekun ‘ulusalci’ cuvalina koyar ve cuvalin agizini baglayip suyqa atarsaniz, tabii ki geriye kimse kalmamis olur.

    Ama, kazin ayagi oyle degil. Her rahatsiz olan ulusalcilik klubu mensubu degil; ve her ulusalci da rahatsiz degil.

    Bendeniz de zamanında az AKP yandaşı yahut liberal olarak toptancı vasıflandırmalara kurban gitmiştim. İntikam almıyorum ama böyle denk geliyor, istisnaları ayıklamak zor olunca kolaylık açısından genellemek gerekiyor.

    Ben nasıl AKP yandaşlığını, omurgasızlığı üzerime alınmadıysam makul ama endişeli devletçi insanlar da ulusalcılığı üzerine alınmamalı.

    İddiaların ciddiliği konusunda ben hiç umutlu değilim, sonuçta iki general oturmuş, ülkeyi kurtaralım diye sohbet etmiş olabilir. Defalarca darbe olmuş bir ülkede bu niye takibata uğruyor anlamak mümkün değil.

    Ve Özden Örnek, Aytaç Yalman niye dışarıda?

    Ben Ergenekon konusuna hiç girmiyorum.

  7. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 1:18 am

    Fethi bey,

    Ben hata yapmıyorum, Demirel Orgeneral tutuklanmamıştır diyor ben de tutuklandığını gösteriyorum.

    Anladim. Peki. Aferin o zaman… :)

    Darbeci yahut sivil ayrımı yapmaya gerek yok.

    Nasil yok.

    Goruldugu uzere, sizin cok itinali bir sekilde ispatladiginiz uzere, bir Orgeneralin tutuklanmasi icin darbe olmus olmasi gerekiyor.

    Demek ki, darbe yasiyoruz.

    Oyle degil mi?

    Ama, biz bunu Ecevit’in alasagi edilisinde de yasadiydik ve kimsenin giki cikmamisti..

    Yani, anlasilan herkesin favori bir darbesi var.. Ama, bu beni hic sasirtmiyor: Bu eskiden de boyleydi aslinda.

    Demirel 27 Mayısı takdis eder mi bilmem ama son 10 yılda epey gelişerek değiştiğini söyleyebilirim.

    Hangimiz degismedik ki.. Ben bile degistikten sonra.. :P

    Bendeniz de zamanında az AKP yandaşı yahut liberal olarak toptancı vasıflandırmalara kurban gitmiştim.

    Onu soyleyenlerden birisi eger ben idiysem muhakkak isabetli bir teshistir; degilsem, aldirmayin gitsin :P

    İntikam almıyorum ama böyle denk geliyor, istisnaları ayıklamak zor olunca kolaylık açısından genellemek gerekiyor.

    Bilirim, perakendecilikte hicbirzaman ekmek olmadi ki, simdi olsun..

    Ben nasıl AKP yandaşlığını, omurgasızlığı üzerime alınmadıysam makul ama endişeli devletçi insanlar da ulusalcılığı üzerine alınmamalı.

    Ah.. arada ciddi farklar var.. AKP gelip gecicidir.

    İddiaların ciddiliği konusunda ben hiç umutlu değilim, sonuçta iki general oturmuş, ülkeyi kurtaralım diye sohbet etmiş olabilir. Defalarca darbe olmuş bir ülkede bu niye takibata uğruyor anlamak mümkün değil.

    Ben ise, okudugum kadarindan, fikir beyan etmek, hatiratina fetislerini yazmaktan oteye henuz bir sey gorebilmis degilim.
    Benim bildigim, her Allahin gunu, memleketin her kahvesinde surekli hukumetler kurulur ve yikilir.

    Ve Özden Örnek, Aytaç Yalman niye dışarıda?

    Nasil yani, onlar da mi ulkeyi terkettiler?
    Yoksa, bazi liberallerimizin ‘Turkiye, bir acik hava hapisanesidir’ onermeleri yanlis miydi? :P

    Ben Ergenekon konusuna hiç girmiyorum.

    Mecvcut savcimizla yaris edebileceginizi ben de sanmiyorum :)

  8. Fatih Zeki - 05 Ağu 2008 - 11:03 am

    En çok bu bölmdeki ince ayarı sevdim:

    Bir sonraki cümlede “ben şahsen bundan rencide oldum” diyor. Niye oluyorsun? Senin bir kabahatin mi var? Sen mi darbeyi planlayıp kışkırttın?

    Galiba fitne fücur hanesinde bu da varmış…
    http://www.haber7.com/haber/20080724/Ergenekonun-akil-hocasi-Demirel-mi.php

  9. FST - 05 Ağu 2008 - 11:25 am

    Obli bey,

    Anladim. Peki. Aferin o zaman… :)

    Eyvallah.

    Nasil yok.

    Goruldugu uzere, sizin cok itinali bir sekilde ispatladiginiz uzere, bir Orgeneralin tutuklanmasi icin darbe olmus olmasi gerekiyor.

    Ben sadece bir orgeneralin tutuklandığını ispatladım. Oregeneralin tutuklanması için darbe olması gerekir sizin teziniz. Oramiral İlhami Erdil bu tezi çürütür. Aslında darbesiz tutulanan bir de general Muğlalı vardır ama tarihi Nuri Yamut’a göre 10-15 senegeridedir.

    Demek ki, darbe yasiyoruz.

    Oyle degil mi?

    Hayır. Ben darbe görmüyorum. Devlet içindeki güçlerin itiştikleri belli ama ortada bir darbe varsa en son yargı tarafından denendiğini düşünebiliriz.

    Ama, biz bunu Ecevit’in alasagi edilisinde de yasadiydik ve kimsenin giki cikmamisti..

    Yani, anlasilan herkesin favori bir darbesi var.. Ama, bu beni hic sasirtmiyor: Bu eskiden de boyleydi aslinda.

    İktidar oyunu eksik olmaz, Ecevit de 11 milletvekilini ayartıp hükümet devirmişti, bunların hepsini darbe diye adlandırırsak iş uzar.

  10. metin - 05 Ağu 2008 - 11:39 am

    Fethi Bey,

    “Ben darbe görmüyorum.”

    Allah Allah! Bunu siz de söyleyebiliyorsanız daha neler göreceğiz duyacağız kimbilir!

    Darbeler artık böyle oluyor. Süreçsel ve yargısal!

  11. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 11:43 am

    Gittim Madanoglu’nun rutbesine baktim. Korgeneralmis. Herhalde ‘or’ olmadigi icin onun tutuklanmasindan Demirel pek rahatsiz olmamistir. Mesela Batur ve Gurler tutuklanmis olsa feryat figan edecekti, n’ayir, n’olamaz, n’orgenerallere n’ilismeyin filan diye.

  12. FST - 05 Ağu 2008 - 11:46 am

    Metin bey,

    Yanlış anlamışsınız, ben Obli beyin darbe zannettiği şeyi görmüyorum dedim. Zannedersem o Ergenekona yapılan şeyi darbe olarak kabul ediyor.

  13. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 1:24 pm

    Tamam. Haklisiniz. Darbe filan yok; hic de olmadi.

    Simdi de, meraklisina eglencelik olsun diye, Milliyet gazetesinden su haberi aktarayim buraya..

    Yazinin basligi, “Dosyadaki tuhaf bir konuşma!”.

    Tuhaf ki sormayin gitsin. Ergenekon dosyasindan cikan her sey asli delil olarak kabul edilirken, bunu Milliyet alintilarken ‘kurmaca‘ oldugunu 2 yerde eklemegi unutmamis.

    Simdi, duyar gibi oluyorum:

    Bu tur bir konusma Basbakan ile (og unku) Kara Kuvvetleri Komutani arasinda gerceklesmis olamaz. Onlar birbirleriyle oyle konusmazlar. Hem, oyle bir sey olsaydi, Kara Kuvvetleri Komutani terfi edip Genelkurmak Baskani olamazdi.

    Falan filan.

    Yani, tabii ki oyledir.

    Neyse. Ilgili metin asagida:

    Ergenekon dosyasında Kuvay-i Milliye Derneği Genel Başkanı Fikri Karadağ’a ait kurmaca belgede, Başbakan Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt arasında bir gizli görüşme yapıldığı ve görüşmenin hakaretler içerdiği iddia edildi.

    Ergenekon terör örgütünün liderleri arasında olduğu öne sürülen Kuvay-i Milliye Derneği Genel Başkanı M. Fikri Karadağ’ın yazdığı 3 sayfalık, “Türkiye Artık Bizim Kontrolümüzde” başlıklı kurmaca yazıda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile o dönem Kara Kuvvetleri Komutanı olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt arasında bir gizli görüşme yapıldığı iddia ediliyor.

    İddianamenin eklerinde yer alan dökümanda Karadağ, Erdoğan ve Büyükanıt arasında yaşandığını iddia ettiği dilayoglara yer veriyor.

    Bu diyaloglar özetle şöyle:

    Büyükanıt: Sayın Başbakan Şemdinli iddianamesi kapsamında elde ettiğimiz istihbarat TSK’ya karşı hükümetinizin ve partinizin bir komplo içinde olduğunu gösteriyor. Bana ve TSK’ya karşı tavrınızı ve YAŞ’a yönelik dış destekli oluşum tezgâhını kabul etmemizi ve sessiz kalmamızı bekleyemezsiniz. Eğer bugüne kadar TSK olarak, sorumlu paşalar birçok tepkiyi Anayasal platformda şahsınıza ve makamınıza iletmemişsek ülkemizde bir kaosa malzeme edinmekten çekinmemizdendir, “TSK konuştu, ekonomi çöktü” dedirtmemek için kamuoyuna açık konuşmadık. Ama hükümetinizin ve partinizin dış destekli TSK’ya yönelik hamlelerine çok fazla seyirci kalamayız.

    Erdoğan: Sayın Paşam, korkmayın “TSK konuştu” diye Türkiye’de ekonomik kriz çıkmaz. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarıyla anlaştık. Şemdinli iddianamesinde size ve TSK’ya yönelik araştırılması gereken ne varsa araştırılacak. Türkiye artık TSK’nın kontrolünde bir ülke değil, millet idaresinin hâkim olduğu bir ülke olacaktır. TSK’da bir paşa da konuşsa ekonomide bir şey olmaz. Rockefeller gibi dünyanın en zengin, en güçlü gruplarıyla birlikte hareket ediyoruz.

    Büyükanıt: Sayın Başbakan, bu üslup Türk Hükümeti’nin Başbakanı’na ait olamaz. Dünyanın önde gelen finans kuruluşları ile TSK’nın Anayasal sorumluluklarını yerine getirmesini engellemek için mi anlaştınız? Sayın Başbakan, Türkiye’ye karşı bir komplonun içindesiniz. Şemdinli’de Türk askerine karşı girişilen linç hareketinin arkasında partinizi iktidara taşıyan dış güçlerin istihbarat servisleri var. Sayın Başbakan, Şemdinli araştırılırsa TSK aklanır, ben aklanırım ama siz bu işin altında kalırsanız. Sayın Genelkurmay Başkanım, soruşturmaya gerek görmeyerek beni değil, Türk Hükümeti’nin onurunu ve haysiyetini korudu. Şayet, Şemdinli iyice soruşturulursa o işin ardından siz, sizin müsteşarınız ve sizi destekleyen dış güçler görülecekti. Hükümetinizin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil ettiğini unutuyorsunuz. Sayın Başbakan, siz Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı değil, Rockefeller’ın başbakanı olmuşsunuz.

    Erdoğan: Sayın Paşam, istihbaratınız yanlış, Şemdinli’deki hadisenin ardında TSK’daki ‘Savaş Lordları‘ var.

    Büyükanıt: O ‘Savaş Lordları‘, AKP’yi iktidara taşıyanların içinde. Sizin ve partinizin arkasında ‘Savaş Lordları‘ var. Bazı müttefiklerimiz, partinizi ve sizi ‘Truva Atı‘ olarak kullanıyorlar. Siz Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Başbakanı değilsiniz, “Savaş Lordları”nın başbakanısınız! çuval olayını Türk Silahlı Kuvvetleri’ni cezalandırmak için sizi iktidara getiren ABD içindeki güçlerle birlikte tezgâhladınız. Şemdinli hadisesini sizi iktidarda tutmaya çalışan siyonistler ve İngilizler kurguladı. Siz Türk milletine değil siyonistlere güvenen bir korkaksınız! TSK bu durumu eninde sonunda ortaya çıkaracaktır.

    Erdoğan: Türkiye, bizim kontrolümüzde, TSK da benim kontrolümde. Kimi istersem onu paşa, Genelkurmay Başkanı yaparım. Biz ABD ile anlaştık, Irak’a da İran’a da Suriye’ye de birlikte operasyon düzenleyeceğiz. BOP’ta ABD bizi de ortak olarak görüyor. Sayın Paşa, Türkiye artık TSK’nın elinde değil.

    Büyükanıt: Bu görüşmeyi Sayın Genelkurmay Başkanıma rapor etmek zorundayım. Sizler, gerçek Müslüman olamazsınız, sizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olamazsınız? Bu haliniz apaçık bir ihanet. İhanetiniz cezasız kalmayacaktır. Bu millet sahte dincilerden, sahte Atatürkçülerden, sahte milliyetçilerden, sahte demokratlardan çok çekti ama eninde sonunda hepsini cezalandırdı.

    Erdoğan: Hiçbir şeye gücünüz yetmeyecek. Türkiye başka ellere geçti ve geçiyor. Her yere hâkimiz, Size tavsiyem, siz de bize katılınız.

    Büyükanıt: Sayın Başbakan… Sizler gibi ihanet içinde olamam…

    Erdoğan: Beni yanlış anladınız. (Ayakta Paşa’nın çıkmasını engellemeye çalışırken)… Biz Şemdinli olayında Savcı’yı cezalandıracağız. Bazı cemaatler, TSK’nın aleyhinde olabilir. Olayı onların uzantıları araştırdı.

    Büyükanıt: Bu tavırlar ve yalakalıklar bir Başbakan’a yakışmıyor. Bu iğrenç ortamdan çıkıyorum, toplantı bitmiştir.

    “Yanlış yaptık”
    Bu diyalogların ardından metinde parantez içinde şunlar yazıyor: RTE, bir takım telefon konuşmaları yapar. çok sinirlidir. “Birini bul, Paşa’yı teskin etsin arkadaş, çok büyük yanlış yaptık. Kim dediyse Yaşar Büyükanıt her türlü teklife açık diye bizi yanılttı, onu bana bulun, ismini verin” emirleri ve azarları birbirini kovaladı)

  14. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 1:53 pm

    Obli bey, ‘darbe’den ne anliyoruz? Ecevit icin soylediginiz o hukumetin intihar etmesi surecinde askerlerin yaptigi soylenen telkinler mi?

    ‘Demokrasi’, ‘liberalizm’, ’serbest piyasa’. ‘laiklik’ filan gibi kelime ve tabirleri manasizlastirdik zaten, simdi de ‘darbe’ oyle olacak galiba. Onun icin soruyorum.

  15. FST - 05 Ağu 2008 - 2:10 pm

    Obli bey,

    Tamam. Haklisiniz. Darbe filan yok; hic de olmadi.

    Niye olmamış, bir sürü darbe oldu. Siz şimdiki süreci bir darbe olarak görüyorsunuz ben ise muhtemel darbeye karşı başka derin güçlerin cevabı olarak görüyorum. Malum buraya “orgeneral” işinden çıkıp geldik, tutuklanmalar olduğunu Süleyman bey ve size gösterdim. Kor, Tüm, Tuğ işine Bülent Bey bakıyor.

    Başbakan ile Büyükanıt arasındaki konuşma ise hakikaten komik olmuş. Bana ihale etseler daha iyi yazardım.

    Mesela şu cümleler

    Şemdinli hadisesini sizi iktidarda tutmaya çalışan siyonistler ve İngilizler kurguladı. Siz Türk milletine değil siyonistlere güvenen bir korkaksınız!

    Biz ABD ile anlaştık, Irak’a da İran’a da Suriye’ye de birlikte operasyon düzenleyeceğiz. BOP’ta ABD bizi de ortak olarak görüyor.

    Bunları ortaokul talebelerine müsamere için yazdırmış olmasınlar? Aslında sahneye konsa güzel manzaralar çıkar. Başbakan paşanın koluna yapışmaya çalışır, ama paşa sertçe çıkar, o sırada can havliyle ileri atılan başbakan paşanın paçasını yakalar, ayakkabısını öper. Paşa ise “bu yalakalıklar bir başbakana yakışmıyor” diyerek iğrenç ortamı terk eder. Perde iner.

    Ben de bir iki alıntı yapayım, bunların kurmaca olmadığı söyleniyor, asıl eğlence orada. Sizin verdiğiniz çok resmi olmuş, ikili makale yazar gibi konuşuyor:

    ECZACIBAŞI KAFA ÜTÜLÜYOR!

    İlhan Selçuk ve Emre isimli şahsın konuşmasında Mehmet Barlas ve ailesi de gündeme geliyor. İlhan Selçuk, Canan Barlas için “gerizekalı” ifadesini kullanıyor. Selçuk, “Evet. İşte efendim Canan Barlas zavallı, çok şişmanlamış falan. İşte kızları, şey Mehmet Barlas’ın çok güzel bir kızı var. Onlar kendi ailelerinde rüya görüyorlar. Canan da biliyorsun geri zekalı” diye konuşuyor. Selçuk’un konuştuğu telefondaki Emre de, Şakir Eczacıbaşı için, “İnsanın kafasını ütülüyor, aptala çeviriyor“ diye devam ediyor.

    ERUYGUR ZAVALLI BİR ADAM

    DOĞU Perinçek’in, partinin Genel Sekreteri Mehmet Bedri Gültekin ile yaptığı görüşmede Şener Eruygur’a “zavallı” demesi de dikkat çekici. Perinçek; İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Şener Eruygur, Alev Coşkun’un da bulunduğu toplantıya katılan Bedri Gültekin’e Perinçek şöyle sesleniyor:“Bunların hepsi zavallı. Halkı örgütlemek istemeyen ve bütün umutları ordu olan adamlar yani. Orduyla yatıp orduyla kalkıyorlar. Kendileri bir şey yapmak istemiyorlar.”

    NECDET SEZER, M… KAFANIN TEKİ

    AlemdaroĞlu’nun 15 Şubat 2008’de yaptığı ‘Güngör ?’ ile yaptığı telefon görüşmesine de iddianamade ayrıntılı yer verilmiş. Güngör ‘Yazık, ülkeye yazık oluyor canım” diyor. Bunun üzerine Alemdaroğlu “Henüz cumhurbaşkanından ses seda yok de mi?” diye sorunca Güngör “Yok hayır yok ya yok deli misin şey de konuşmuyor, Sezer denilen herif de konuşmuyor” yanıtını veriyor. Alemdaroğlu’nun iddianamede yer alan yanıtı ise şu: “Sezer denilen man kafa… evine kapandı şimdi bitti artık.”

    KENAN EVREN’E AĞIR İTHAM

    VEli Küçük ile Muhammet Yüce ve emekli Albay Fikri Karadağ arasında geçen telefon görüşmelerinde, Kenan Evren’e hakaretler yağdırılıyor. “Kenan Evren’i görmüyor musunuz PKK’ya destek amaçlı konuşmalar yapıyor” diyen Yüce’ye Karadağ, “Bunak pezevenk oğlum, bunağın teki pezevenk, Kıbrıs’ı bile fazladan aldık diyor şerefsiz, Türk gençliğini mahvetti 12 Eylül’de. Adam bulamıyoruz vatanı koruyacak, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan sağ olsaydı satar mıydı adamın ağzına sı…lardı” yanıtını veriyor.

    Madem eğlencelik arıyoruz bir iki de ek yapalım:

    Turan : Biz ne yapabiliriz, bizim elimizden ne gelir, ben artık kudurdum, çıldırdım komutanım.

    Mehmet Fikri Karadağ / Ergenekon Terör Örgütü Zanlısı : Dedim ya, üzülmeye değmez, o oğulları şehit olan şerefsiz köpekler de bunlara oy verdi, ben mi verdim.

    22 Temmuz sonuçlarına çok kızan Karadağ , yine bir telefon konuşmasında milletimize şöyle hakaret etmişti:

    Mehmet Fikri Karadağ / Ergenekon Terör Örgütü Zanlısı:

    Eşşek Türk diye boşuna dememişler Mamocum. İşte bunun için Eşşek Türk`ün manası bu.

    Ergenekon iddianamesinde bulunan 3695 numaralı tapede İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu ile 12.27.2007 tarihinde telefonla konuşan Habib Ümit Sayın “Yok şeyden bir şey çıkmaz. Büyükanıt, artık kümbet bile olamadı. Anıtı bırakın.” dediği, “Rezillik yani” ve “Minyatür oldu. Minyatür.” şeklinde konuşmaya devam ettiği telefon dinlemesine takıldı.

  16. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 2:13 pm

    Bulent bey,

    Vaktiyle, Playboy isimli entellektuel :P dergide soyle bir karikatur gormustum:

    Kadinin biri, agir makyajli, cart kirmizi kolsuz bir t-shirt ve (suni) deri mini etekli, fishnet corapli, apartman topuklu ayakkabili.. oldukca liberal bir sekilde bacak bacak ustune atmis..

    Bir polis memurunun oturdugu masanin onunde… Belli ki, orasi bir tur karakol.

    Kadin soyle diyor: “I didn’t know it was rape until after the cheque [check] bounced!” {”Cek karsiliksiz cikana kadar tecavuz oldugunu bilmiyordum.”}

    Kissadan hisse..

    Neyin tecavuz, neyin darbe olduguna karar verirken sadece sureci ele almak bence yeterli degil. Sonucuna ve sonucun elde edilis sekline bakmak gerekir kanaatindeyim.

    Bizdeki murekkep yalamislara sinmis bir phobia var: Asker.

    Aman Allahim, birakin kimildamagi, asker tek kelime edecek olursa ‘kacin darbe!’ diyen sayisiz mabed muhafizimiz peydahlandi.

    Iyi.

    Iyi de, bu kadar kolay tespit edilebilecek bir seyi –eger ben gorebiliyorsam–, baskalari da muhakkak goruyor ve kullanabilir demektir.

    Yani, eger darbe yapacak olursam, bunu artik askere yaptirtmam. Dahasi, hazir zemin de yaratilmisken, cigirtkanlarimi kullanir, askeri ‘darbe yapacaklar’ diyerek pasifize ederim.

    Bence, yapilan da budur. Yani, asker darbe filan yapmis degil; bilakis, darbe soylentileri cikarilmis, ‘cambaza bak’larla ahali mesgul edilmis, asker de pasifize edilmistir.

    Ecevit’e yapilan muamele, evinin icinin pislik icinde oldugu, gunlerdir banyo yapmadigi, koktugu, akli melekelerinin dumura ugradigi, doktor raporu ile uzaklastirilmasi gerekti turunden soylentileri yaydiktan sonra, adami derdest hastaneye sevk etmege kalkmalar..

    Bunlar, benim baktigim yerden, hic bir sekilde ’sivil siyasi hamle’ sayilamaz. Burada, perde arkasinda daha fazlasi da olan, zor kullanimi tesebbusu, tehdidi ve icrai vardir.

    Bu darbedir.

    Bunun milletvekili calmak ile benzerligini goremiyorum.

    Bunu, sizlerin (siz, Metin bey, Fethi bey et al) gormuyor olmasini garipsiyorum.

    Hem de cok.

  17. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 2:20 pm

    Fethi bey,

    Verdiginiz magazinel linkler gercekten hos.

    Hos da, benim baktigim yerden ayni oneme sahip degiller.

    Birisi Basbakan, digeri de Kara Kuvvetleri Komutani (sonradan da Gn. Kur. Bsk) olan iki kisinin arasinda gecen konusmalardan bahsediyoruz.

    TSK icinde, bu tur konusmalari raporlamak aliskanligi oldugunu bilmesem, bunu iki kisinin arasindaki konusmanin senaryo turu bir metni olabilecegini ben de soyler kestirir atardim. Ama, o kadar emin degilim.

    Bazan gercek hayat, trajedilerden daha acikli ve komik olabiliyor.

    Meger ki nadan yellene.

  18. FST - 05 Ağu 2008 - 2:25 pm

    Obli bey,

    Bazan gercek hayat, trajedilerden daha acikli ve komik olabiliyor.

    Ben bu tür bir toplantının olduğunu hatta konuşmanın bu havada geçmiş olabileceğini inkar etmiyorum. Ancak cümleler çok sırıtıyor, kurma olduğu oradan anlaşılıyor.

    Yoksa başbakan ile o zamanın müstakbel genelkurmay başkanı bu mealde konuşmuş olabilirler. Yalnız aklıma şu geldi, diyelim diyalog bu şekilde cereyan etti, Yaşar paşa ne demeye bu iğrenç yalakaların emrine girsin, istese çeker giderdi.

    Ben de sizin bunu önemseminizi garipsedim.

  19. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 2:35 pm

    Obli bey,

    Sondan baslayayim:

    Bunu, sizlerin (siz, Metin bey, Fethi bey et al) gormuyor olmasini garipsiyorum.

    Ben yoktum burada valla. Ilgilenmiyordum da, zaten o yuzden 2001-2002′de ne oldu o hukumet nicin ve nasil intihar etti merak edip duruyorum.

    Yani, eger darbe yapacak olursam, bunu artik askere yaptirtmam. Dahasi, hazir zemin de yaratilmisken, cigirtkanlarimi kullanir, askeri ‘darbe yapacaklar’ diyerek pasifize ederim.

    Iyi de, burada darbeden kasit cigirtkanlarin yogun propagandasiyla siyasi otoriteye hukmedebilecek gucte olanlarin bir seyler yapmasinin kolaylasmasi ise, bir suru — moda ve terimiyle — ‘tam demokratik’ ulkede devamli darbe oluyor da diyebiliriz. Degil mi?

    Turkiye’de net sansurunun merkezi teknik ve hukuki altyapisini kurdurtmanin yolunu da basindaki yogun ‘cocuk pornosuuu’ cigirtkanligi acti. Darbe mi diyecegiz ona da simdi?

    Aman Allahim, birakin kimildamagi, asker tek kelime edecek olursa ‘kacin darbe!’ diyen sayisiz mabed muhafizimiz peydahlandi.

    Bu dogru. Ben de onu diyorum. Kelimelerin iclerini bosaltiyoruz.

  20. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 3:23 pm

    Fethi bey,

    Ben bu tür bir toplantının olduğunu hatta konuşmanın bu havada geçmiş olabileceğini inkar etmiyorum. Ancak cümleler çok sırıtıyor, kurma olduğu oradan anlaşılıyor.

    Bu konusmayi kimin kaleme aldigina bagli. Buyukanit’in kendisi mi, yoksa donus yolunda yanindaki biri mi? Yani, evet, ‘edit’ edilmedigi belli. Ama, bu neden onemli?

    Yoksa başbakan ile o zamanın müstakbel genelkurmay başkanı bu mealde konuşmuş olabilirler. Yalnız aklıma şu geldi, diyelim diyalog bu şekilde cereyan etti, Yaşar paşa ne demeye bu iğrenç yalakaların emrine girsin, istese çeker giderdi.

    Bu, evet, sorulabilir bir sorudur. Cevabini da ancak ilgili kisi verebilir.
    Akla gelenlerden birisi de, kalip, elden geldigi kadar hasarin onune gecmek arzusu olabilir.

    Ben de sizin bunu önemseminizi garipsedim.

    Ayni yerden bakmiyoruz da ondan olsa gerek.

    Bu tur bir diyalogun gerceklesmis oldugu ulke hakkinda insanin iyimser olmasi cok zorlasiyor.

    “Butun kaleler, butun limanlar..” diye giden uzunca bir cumle vardir ya.. oraya geldik ya da gelmek uzereyiz anlasilan.

    Bunun sonunun hayirli olacagini soylemek zor.

  21. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 3:32 pm

    Bulent bey,

    Ben yoktum burada valla. Ilgilenmiyordum da, zaten o yuzden 2001-2002′de ne oldu o hukumet nicin ve nasil intihar etti merak edip duruyorum.

    Siyasi iktidarlar, ancak secmen kitlesinin ezici cogunlugunun aleyhine olan kararlar alirlar ve hemen ardindan sandiga giderlerse intihar etmis olurlar.

    Bahsettiginiz donemde, ilk adimda intihar yok. Cana kasit sayilabilecek hamleler var. O tutmayinca, konuya MHP dahledilip siyasi intihara yol acildi ama o ayri.

    Iyi de, burada darbeden kasit cigirtkanlarin yogun propagandasiyla siyasi otoriteye hukmedebilecek gucte olanlarin bir seyler yapmasinin kolaylasmasi ise, bir suru — moda ve terimiyle — ‘tam demokratik’ ulkede devamli darbe oluyor da diyebiliriz. Degil mi?

    Hayir. Siz, filmin o kesitini galiba atliyorsunuz.

    Ecevit’e yapilan sey, basin yardimiyla derdest edilmek idi. Buna, nezaket dilini cok zorlarsak, ’saray darbesi’ diyebiliriz, ama daha azi degildir bu. Unutmayin, saray icindeki darbeler hep pamuk eldivenlerle olmuyor; yagli kiris kullanimi da, zehirlemek de, cikilan bir av partisinde ‘kaza kursunu’ ile vurmak da darbedir.

    Turkiye’de net sansurunun merkezi teknik ve hukuki altyapisini kurdurtmanin yolunu da basindaki yogun ‘cocuk pornosuuu’ cigirtkanligi acti. Darbe mi diyecegiz ona da simdi?

    Hangi kelimenin ne maksatla mukaddes kabul edilmesi konusunda ne denli hassas oldugunuza bakar bu.

    Yani, hayir, bu dediginiz bir ‘hukumete karsi darbe’ filan degildir tabii ki –dolayisi ile, musterih olunabilir, ‘darbe’ kelimesinin namusu korunmus sayilir.

    ‘Bireylerin ozgurlugune karsi ortulu bir darbe midir?’ sorusuna sizin cevap verebileceginizi dusunuyorum.

    Bu dogru. Ben de onu diyorum. Kelimelerin iclerini bosaltiyoruz.

    Her zaman bosaltiyoru diyemem. Bazan da kelimeleri cok dar bir sahaya hapsediyoruz. Saglikli dusunmemizin onunde engeller teskil ediyor bunu yapisimiz.

  22. metin - 05 Ağu 2008 - 3:39 pm

    “Bunları ortaokul talebelerine müsamere için yazdırmış olmasınlar?”

    Bence hayır. İlkokul talebeleri için yazdırmış olmalılar. Ortaokul için bile fazla dandik.

  23. metin - 05 Ağu 2008 - 3:42 pm

    Bizans entrikası başka şeydir, darbe başka şey. Obli Bey yine bilmezlikten gelme sanatını konuşturarak keçiye koyun dememizi istiyor.

  24. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 4:12 pm

    Obli beyin alintiladigi Milliyet haberi hakkinda ek$i sozlukte biri der ki:

    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=13770117

  25. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 4:14 pm

    “Bence hayır. İlkokul talebeleri için yazdırmış olmalılar. Ortaokul için bile fazla dandik.”

    Aramizda nice allame var ki ilkokul tahsili bile ziyan olmustur onlara..

  26. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 4:17 pm

    Ek$i sozluk gibi bir otoritede bunlar yazilmissa kimin ne diyebilecegi olabilir ki.

    Iddianamede baska yazan hersey gercek, bir bu degil.
    Di mi?

  27. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 4:24 pm

    Obli bey, o yazar oyle bir sey dememis ki?

  28. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 4:28 pm

    “Bizans entrikası başka şeydir, darbe başka şey. Obli Bey yine bilmezlikten gelme sanatını konuşturarak keçiye koyun dememizi istiyor.”

    Durduk yerde insanin birilerine yonelik saygisi zedelenince kendini nasil hisseder bilir misiniz?

    Oyle bir hayal kirikligidir ki, dayanilir gibi degildir.

    En agir olani, suclanacak olanin kisinin kendisi oldugunu bilmesidir..

    Muhatap aldiginiz kisinin kabahati yoktur.. kabahat kendinizindir. Eksik ve yanlis bir degerlendirmek yapmissinizdir cunku…

    Neden mi?

    Sundan?

    Bizans entrikasi dedigimiz sey bir surectir. Tipki satranc oynamak gibi.

    Karsilikli hamleler yapilir –oyunun onceden anlasilmis ya da herkesce bilinen kurllari cercevesinde…

    Taraflar birbirlerinin acigini yakalamaga, birbirlerini ketenpereye getirmege calisirlar..

    Rakibin dikkatini dagitmak da oyunun kabul edilebilir bir parcasidir.

    Butun bu sureci ‘Bizans entrikasi’ olarak niteleyebiliriz.

    Ama, taraflardan birisi, karsi tarafin kafasina satranc tahtasini indirip onu oyuncu olmaktan cikarirsa, satranc oyunu oldugunu soylemek zorlasir.

    Yengi/galibiyet hala daha satranc tarikiyle elde edilmis olsa bile, bunu –akli basinda olanlar– satranc saymazlar.

    Bu farkli bir seydir.

    Bir darbedir.

    Bu kadarcik basit bir seyi dahi goremeyen birilerini muhatap almak ve biteviye bunu anlatmak zorunda kalmak insana olumlerden olum begenmegi aratiyor.

  29. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 4:31 pm

    Bulent bey,

    Obli bey, o yazar oyle bir sey dememis ki?

    Ben, demis demedik ki.

    Yazarin ‘hayali bir diyalog’ lafini tabii ki ‘yalan’ diye niteliyor degilim.

    Bu benim genelden cikarsadigimdir.

  30. Mister No - 05 Ağu 2008 - 4:41 pm

    Obli Bey,

    Neyin tecavuz, neyin darbe olduguna karar verirken sadece sureci ele almak bence yeterli degil. Sonucuna ve sonucun elde edilis sekline bakmak gerekir kanaatindeyim.

    Bu memlekete liberalizmin( iktisadi olan) bir darbeyle gelmedi zaten? Size katılıyorum hem gülmekten, hem fikren.

  31. Mister No - 05 Ağu 2008 - 4:50 pm

    Obli Bey,

    Bazan gercek hayat, trajedilerden daha acikli ve komik olabiliyor.

    Hmm ya da:

    Truth is stranger than fiction, but it is because Fiction is obliged to stick to possibilities. Truth isn’t.

    Mark Twain

  32. metin - 05 Ağu 2008 - 5:36 pm

    Obli Bey,

    Yapmayın rica ederim. O diyaloğun rezilce bir uydurmasyon olduğu o kadar açık ki. Kendinizi kandırmayın. Siz ki nice açıklar yakalarsınız, buna mı kanıyorsunuz?

    O sözümü geri alıyorum: İlkokula bile fazla.

  33. metin - 05 Ağu 2008 - 5:40 pm

    Obli Bey,

    “Bu kadarcik basit bir seyi dahi goremeyen birilerini muhatap almak ve biteviye bunu anlatmak zorunda kalmak insana olumlerden olum begenmegi aratiyor.”

    Ölümlerden ölüm beğenmeye de, darbelerden darbe beğenmeye de lüzum yok. Ecevit olayını darbe olarak değerlendirmek sizin subjektif ğgörüşünüzdür, kusura bakmayın. Şimdikini darbe olarak nitelendirmemek de öyle.

    Aşağılayıcı lakırdılara ise gerek yok. Aramızdaki hukuka yakışmıyor. Sizin yakadan öyle görünmüyorsa bileyim.

  34. metin - 05 Ağu 2008 - 6:00 pm

    Ek:

    “Bunlar, benim baktigim yerden, hic bir sekilde ’sivil siyasi hamle’ sayilamaz. Burada, perde arkasinda daha fazlasi da olan, zor kullanimi tesebbusu, tehdidi ve icrai vardir.”

    Evet. De, kim[ler] tarafından?

    Bu darbedir.”

    Hayır. Bir önceki sorduğum soruya bağlı olarak hayır diyorum.

    Siz de bunu benim subjektif görüşüm sayın, olsun bitsin.

  35. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 6:05 pm

    Metin bey,

    Yapmayın rica ederim. O diyaloğun rezilce bir uydurmasyon olduğu o kadar açık ki. Kendinizi kandırmayın.

    Kendimi kandirmak pesinde olsam, ben de (o yazida Milliyet’in 2 defa tekrarladigi) ‘kurmaca’ lafini yeterli bulurdum. Sizin ayrica yorulmaniza gerek olmazdi.

    Siz ki nice açıklar yakalarsınız, buna mı kanıyorsunuz?

    Acik yakalamak pesinde degilim.

    Bunu farketmis olmaniz lazim.

    Yani, benim onemsedigim bu (ve baska bir iki nokta) Ergenekon iddianamesini ne gecerli kilar ne de ilaveten kuvvetlendirir.

    Zaten, bu tur ifsaatlerde, taraflarin dogrudan dogruya kendilerinin ne dedikleri degil, benim ilgimi ceken, bunlari soylerken satir/dosya aralarindan sizan soz ve belgelerdir.

    Yukaridaki de tam anlamiyla onlardan birisine ornektir.

    Savcilik (heyet) bunu okumadan dosyaya eklemis olamaz. Dosyayi, mahkemeye teslimden once, savcilar heyetinden daha genis bir heyetin okumus olmak ihtimali de az degil. Dolayisi ile, o kadar da ‘kurmaca’ olmamak ihtimali hic de uzak degil.

    Dahasi, boyle bir ‘kurmaca’ belgeyi, saniklardan birisi (Fikri Karadag) neden uydursun? Bunun ona ne faydasi var?
    Tipki, sizden aldigim reaksiyonlar gibi, buna kimi kolay kolay inandirabilir?
    Hele de, soruldugunda, butun taraflarin –hamamin namusunu korumak adina da olsa– derhal reddedecegi bir seyi?..

    O sözümü geri alıyorum: İlkokula bile fazla.

    OK. Ben de, ilgili kisilerinilkokuldan once ziyan oldugu seklinde duzeltiyorum.

    Ölümlerden ölüm beğenmeye de, darbelerden darbe beğenmeye de lüzum yok.

    Luzumunu –izniniz olursa– birakin da ben tayin edeyim.

    Ecevit olayını darbe olarak değerlendirmek sizin subjektif görüşünüzdür, kusura bakmayın.

    If it walks like a duck..

    Şimdikini darbe olarak nitelendirmemek de öyle.

    Simdikinin bir darbe oldugunu ben soylemis degilim. Kim soylediyse onunla bunun hesabini gorseniz daha iyi olur bence –ben yorulmam en azindan.

    Ama, bu, simdiki, bir oncekinin tamamlayici harekatina cok benziyor.

    Tipki, 12 Eylul’den sonra Ozal’in isbasina getirilmesi gibi.. Tek fark, 12 Eylul’de askerler sahnedeydiler. Simdi degiller.

    Aşağılayıcı lakırdılara ise gerek yok. Aramızdaki hukuka yakışmıyor. Sizin yakadan öyle görünmüyorsa bileyim.

    Bunun iki cevabi var:

    1) Benim ne diyecegimi onceden bilen birisi olarak, bana sormaniz biraz abes kaciyor.

    2) Onceden tahmin edemediginizi varsayarak –ne yapayim, kul kulu kendi gibi biliyor bazan–, gayem asagilamak degildi. Yukarilamak icin ugrasiyorum. Cekerek olmadigi zaman, altan iterek; o da olmazsa, reaksiyon elde ederek hedefe ulasmak umidiyle yukaridan azicik bastirarak..

  36. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 6:18 pm

    Metin bey,

    Evet. De, kim[ler] tarafından?

    ‘Hirsiz-polis’cilik mi oynuyoruz?

    Her vak’ada derhal bir fail bulmak ve dosyayi kapatmak midir butun ufkumuz?

    Resme azicik daha uzaktan ve salim kafa ile bakmak neden akliniza gelmez?

    Ecevit hukumetinin gidisi ile yer ile yekzan olan ekonomimiz, sizce, aniden nasil oldu da –daha once bu ulkede, birakin bireysel olanini, 3 ay vadeli ticari kredi bulmak imkansiz iken– paraya boguldu?

    Bu kadarcigi dahi olsun dikkatinizi cekmedi mi?

    Yoksa, sizce onemli olan hersey vaktinde bilmem kac numarali otobus ile, insani bunlatan sicaklar arasinda mi cereyan ediyor?

    Hesapta hurafelere inanmayan ne cok sayida insan biliyorum ki, yillardir ismine El Kaide dedigimiz (ne yerdedir ne goktedir ne surdadir ne de burda ama her an her yerde –11 Eylul gibi, butun ABD’yi sarsabilecek turden– her seyi yapabilir olmasi yuzunden) Allah tanimina birebir oturan bir ‘orgut’un varligina iman ettiler/ettirildiler..

    Garip/acayip bir vahdet-i vucud inancidir bu.. Illa ve derhal arkasindakileri elle tutulur sekilde gostermeniz beklenir. Eldeki isaret ve delillerden istifade etmek, yani akli kullanmak akla gelmez..

    Hayır. Bir önceki sorduğum soruya bağlı olarak hayır diyorum.

    Size illa da bunu kabul edeceksiniz diyen mi var?..

    Siz de bunu benim subjektif görüşüm sayın, olsun bitsin.

    Saydim.

    Saydim da, o yuzdendir hayal kirikligim.

    Ama, uzulmeyin: Ben bu hayal kirikligi ile de yasarim. Siz ilk degilsiniz; son da olmayacaksiniz.

  37. metin - 05 Ağu 2008 - 6:24 pm

    Obli Bey,

    Peki, hassasiyetim için kusura bakmayın. Fazla geriyor bu olan bitenler insanı.

    Şimdi bakınız, ben bu “belge”de söylenenlerin özü itibariyle konuşulamaz olduğunu söylüyor değilim. Ama o üslupta konuşulmuş olabileceği çok su götürür.

    1: O hakareti o şekilde (dikkat: o şekilde!) işiten bir başbakan hiçbir şey olmamış gibi davranamaz. Yoksa ben de biliyorum ki bu memlekette sivil seçilmişlere yüksek yüksek tepe[ler]den bakılır ve her türlü hareket çekilir! Ayrıca herşeye rağmen “devlet terbiyesi” dedikleri birşey vardır ve içlerinde en onmaz öfkeleri biriktirenler bile o makamlarda birbirlerine öyle ilkel ifadelerle saldırmazlar -apoletli olsalar dahi.

    2: Bir seçilmiş -isterse başbakan olsun- asla bir apoletli yüksek bürokratın yüzüne karşı o lakırdıları etmez, edemez bizim ülkemizde. Görülmüş şey değildir. Hele de bugüne kadarki performansını gördüğümüz bir AKP’li başbakan…

    Bilmem anlatabildim mi derdimi şimdi?

  38. FST - 05 Ağu 2008 - 6:28 pm

    Eski bir darbe girişiminin bugünkü etkilerine dikkat çekilmiş:

    http://www.haber7.com/haber/20080805/Darbenin-faturasi-Basbuga-kesildi.php

  39. metin - 05 Ağu 2008 - 6:30 pm

    Obli Bey,

    “Her vak’ada derhal bir fail bulmak ve dosyayi kapatmak midir butun ufkumuz?”

    Öyle mi demiş oluyorum? Siz bir önermede bulunuyorsunuz, bense soruyorum, arkasını getirir misiniz diye. Ne alakası var hırsız-polisçilik oynamakla?

    “Resme azicik daha uzaktan ve salim kafa ile bakmak neden akliniza gelmez?”

    Niye gelmesin? Geldiği için sizin sorunuzun açımlanmasını sağlamaya çalışıyorum sizin tarafınızdan. Önerme sizinse niçin ispatı bana ait olsun?

    “Illa ve derhal arkasindakileri elle tutulur sekilde gostermeniz beklenir. Eldeki isaret ve delillerden istifade etmek, yani akli kullanmak akla gelmez..”

    Siz edin bu konuda. Fener tutun. Fener elinizde izlenimi doğdu çünkü. Bende fener yok sayın.

  40. metin - 05 Ağu 2008 - 6:36 pm

    Pardon, unutmuşum şunu:

    “Saydim.
    Saydim da, o yuzdendir hayal kirikligim.”

    Niye? Sizin görüşünüzün subjektifliği benim görüşümün subjektifliğini döver de onun için mi? Subjektiflik subjektifliktir.

  41. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 6:57 pm

    Erdogan : Pasam, yuzunu goren cennetlik
    Buyukanit : Hic sorma Basbakanim, is guc coluk cocuk
    Erdogan : Ama olmuyor boyle, yengen gecen gun manti acti, seni andik walla
    Buyukanit : Basbakanim…
    Erdogan : aramizda ayrilik gayrilik mi var, resmi agzi birakalim yahu
    Buyukanit : Disarda sasirmayayim diye
    Erdogan : olmaz bisi bana Recep diyebilirsin
    Buyukanit : Tamam Recep
    Erdogan : Hah soyle
    Buyukanit : Recep abi tamam soz en kisa vakitte cocuklari da alir gelirim
    Erdogan : Aslinda burasi guzelmis de dikkat ceker coluk cocuk da gelirse
    Buyukanit : dogru soyluyorsun
    Erdogan : Yahu biz ne zamandir tavla oynamadik seninle
    Buyukanit : Dur ben hemen getirteyim
    Erdogan : Heh heh he ben hazirlikli geldim gerek yok
    Buyukanit : Vay sedef kakmali hem de
    Erdogan : Ebay’den 50 kagida dusurdum
    Buyukanit : Walla supermis keske bana da haber etseydin benim ki eskidi
    Erdogan : Senden kiymetli mi pasam, hediyem olsun
    Buyukanit : Cok tesekkur ederim
    Erdogan : siyah mi beyaz mi
    Buyukanit : Beyaz beyaz da keske sunun taslarini sari lacivert yapsalarmis
    Erdogan : Iyi aklima getirdin, hemen not alayim, sana yollarim bizim oglanla
    Buyukanit : Zahmet olmasin
    Erdogan : Ne zahmeti pasam senden kiymetli mi yaw, lafini etmeye bile degmez
    Buyukanit : Sagolasin Recepcigim
    Erdogan : Haydi kemik
    Buyukanit : Hah pencuse
    Erdogan : Severler guzeli gencuse
    Buyukanit : Kaptin Zeki Muren kapisini
    Erdogan : Aaaa ayip oluyo ama
    Buyukanit : Keh keh
    Erdogan : Ya baksana gecen gun yengen soyledi onu da aklimdayken hatirlatayim
    Buyukanit : hayirdir
    Erdogan : Sizin hanim halilarin tozunu almis balkonda
    Buyukanit : eeee
    Erdogan : bizim hanim o gun temizlik yapmis her yer batti diyor
    Buyukanit : yapma yahu
    Erdogan : he walla
    Buyukanit : yahu yengeye hormetler, ben bizimkinin kulagini cekerim
    Erdogan : elciye zeval olmazmis
    Buyukanit : yahu sunlara elli defa soyledim makineyle yikayin diye
    Erdogan : bosver olur gider
    Buyukanit : ses bes
    Erdogan : yakisir
    Buyukanit : yahu neyine oynuyoruz?
    Erdogan : bak aklima ne geldi
    Buyukanit : ne geldi?
    Erdogan : ben kazanirsam 1 yil sen aciklama yapma
    Buyukanit : eee
    Erdogan : sen kazanirsan ben aciklama yapmayayim
    Buyukanit : alirim siyasi karizmani asagi bak soylemedi deme
    Erdogan : heh heh hazirlikli geldim aslanim
    Buyukanit : Recoooo, al bakalim du car
    Erdogan : vayyyy yandim anam
    Buyukanit : hehehhehehhe
    Erdogan : ben bunun kitabini yazarim
    Buyukanit : keh keh
    Erdogan : hadi kemik
    Buyukanit : yemezler…… buna da mars derler
    Erdogan : ……….
    Buyukanit : bu da ikinci mars…..
    Erdogan : ……
    Buyukanit : …..
    Erdogan : 4-1
    Buyukanit : ….
    Erdogan : 4-3
    Buyukanit : …..
    Erdogan : 4-4
    Buyukanit : yaw ne oluyor…
    Erdogan : keh keh
    Buyukanit : …..
    Erdogan : 4-5
    Buyukanit : way anasini…
    Erdogan : Yasar bak aklima ne geldi…. Bi gun kizin biri eve gelmis…Uzgun bir sekilde “baba baba ben kizligimi kaybettim” demis…. Babasi yuzunden dokulen bin parca.. Kizim sen ne diyorsun o da birsey mi ben bugun tavlada 4-0′dan oyun verdim demis……
    Buyukanit : :(
    Erdogan : Asma suratini leyn!!!
    Buyukanit : Koltuk arama da cok yakisti di mi
    Erdogan : keh keh….

    Bakalim benim versiyonu kim alintilayacak :P

  42. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 7:00 pm

    Metin bey,

    Peki, hassasiyetim için kusura bakmayın. Fazla geriyor bu olan bitenler insanı.

    Bence kendinizi cok kolay kaptiriyorsunuz. Asiri duygusallik da diyebilirim.

    Onun yerine, daha ahat olmagi deneyin, isterseniz.

    Sonucta, benim dediklerim, sizin hayatinizi karartacak, refahinizi elinizden alacak kasitlar icermiyor –en azindan benim taamudum bu istikamette degil.

    Isin aslina bakacak olursaniz, ben, bu konularda soylediklerim ile bir bakima kendimle celisiyorum…

    Sunu demek istiyorum: Kisa vadeli baktigimda (benim hayatim kadar sure demek istiyorum), olan biten benim, genel anlamda kisisel ve maddi muhasebem cinsinden inceledigimde, lehimedir. Ecevit-Sezer kapismasinda borsada yakalanmistim ve yuzde otuz civarinda hit yemistim. O gunden bu yana ise, ne ulkeye jumbo tankerlerle sokulan doviz yuzunden tersine calisan kambiyor rejimimiz, ne de ele verir talkini kendi yutar salkimi cinsinden uygulanan banka faizleri beni zerre kadar zarara soktu –tersine, o eski kaybimi da coktan telafi ettim.

    Kisacasi, yukarida bahsettigim senaryo (ulkenin aniden paraya bogulmasi) beni menfi sekilde etkilemis degil –bilakis. Dolayisi ile, soylediklerimin arkasinda kisisel bir kuyruk acisi filan yok. Sukurcu ya da yalaka olmam icin ise bir suru sebep var da denebilir.

    Ama, o kadar bencillik hak degil bence.

    Ote yandan, liberllerimizi, adeta evde kalmasina ramak kalmis bir kiz kurusunun –nihayet– kim ya da nasil olursa olsun buldugu bir kocayi yere goge sigdiramamis olmasina benzer tavirlar sergiler buluyorum..

    While it is true that the most loyal beings in this life are old shoes, dogs and aged women; bu tur ufuksuz ve sorgusuz sadakati –her turlu fanatizmde gordugum sekilde– zarar potansiyeli yuksek olarak degerlendiriyorum.

    Şimdi bakınız, ben bu “belge”de söylenenlerin özü itibariyle konuşulamaz olduğunu söylüyor değilim. Ama o üslupta konuşulmuş olabileceği çok su götürür.

    Ben hic de emin degilim.

    Simdi, size, “askerde ben cok cavus dovdum” muhabbeti yapan er gibi yansimak istemem, ama, bu muhabbetten cok daha agirini bendeniz (astegmen iken) bir iki albayla yapmisimdir. Sunun surasinda kiytirik bir astegmendim; ama, diyecek sozum vardi ve makam filan da dinlemek durumunda degildim. Basima da hic bir sey gelmedi. [hey gidi genclik :P ]

    Dolayisi ile, kapali kapilar ardinda, sizin gormek istediginiz sekilde muhabbetler edilmez demek istiyorum.

    1: O hakareti o şekilde (dikkat: o şekilde!) işiten bir başbakan hiçbir şey olmamış gibi davranamaz.

    Hicbirsey olmamis gibi davranildigini bilmiyoruz ki.. Buyukanit icin nice soylentiler cikarilmisti bir zamanlar.. unuttunuz mu?

    Yoksa ben de biliyorum ki bu memlekette sivil seçilmişlere yüksek yüksek tepe[ler]den bakılır ve her türlü hareket çekilir!

    Hangi devirden kaldi bu efsane.. Uzun zamandir bu dediginiz artik yok. Yok, cunku, asker de biliyor artik sivilde son derece iyi egitimli, bilgi ve gorgusu hayli genis kisilerin oldugunu.

    Ya da, soyle diyeyim: Yigit, yigidi gozunden tanir.

    [Sizin o dediginizin sona erdigi tarih asagi yukari su devre denk gelir. Hatirlar misiniz bilmem, ama, Basbakanligin kapisinda, Demirel, kolunda da tutarak “Gel bakalim, Dogan Pasa” demisti.. O gun o sekilde soylenmis ve Pasa da pasa pasa gitmisti.. Ayni Pasa, bilirsiniz, “Tak diye emrediyor, sak diye yapiyorum” da demisti Tansu Ciller icin.. Yani, cok sular akti koprulerin altindan..]

    Ayrıca herşeye rağmen “devlet terbiyesi” dedikleri birşey vardır ve içlerinde en onmaz öfkeleri biriktirenler bile o makamlarda birbirlerine öyle ilkel ifadelerle saldırmazlar -apoletli olsalar dahi.

    Apoletle alakasi yok. Once bunu idrak etmeniz gerekiyor bence.
    Ve, ornek olmasi bakimindan da, Devlet’in (arguably) en onemli kurumunda (MGK) Cumhurbaskani ile Ecevit arasinda birbirine bir seyler firlatilmisti.. Ecevit bunu kamuoyuna acmasaydi hiiic haberimiz olmayacakti. Konusma metinleri hala daha aciklanmis degil..

    Dolayisi ile, devlet terbiyesini siz yanlis yerde ariyorsunuz bence. Halkin karsisinda –sahnede– nasil davranildigina bakip mutfakta ne yapildigina karar vermek bence cok da isabetli olmaz.

    2: Bir seçilmiş -isterse başbakan olsun- asla bir apoletli yüksek bürokratın yüzüne karşı o lakırdıları etmez, edemez bizim ülkemizde. Görülmüş şey değildir.

    Edemez deyisinizin sebebi, ‘arkasi yeterince kuvvetli degildir’ olsa gerek. Halbuki, o konusmada, bunun boyle olmadigi acikca soyleniyor. Dolayisi ile, edebilir hale gelmis gibi gorunuyor.

    Hele de bugüne kadarki performansını gördüğümüz bir AKP’li başbakan…

    Iyi de, bir de –belki– gormediklerimiz vardir.

    Bilmem anlatabildim mi derdimi şimdi?

    Okudum tabii ki. Anladim da diyebilirim. Ama, hemfikir oldugumu soyleyemem.

  43. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 7:05 pm

    Fatih bey,

    Buyukanit : Walla supermis keske bana da haber etseydin benim ki eskidi

    http://muzminanonim.blogspot.com/2006/11/bala-zarf.html

    ;)

  44. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 7:06 pm

    {ikinci defa}

    Fatih bey,

    Buyukanit : Walla supermis keske bana da haber etseydin benim ki eskidi

    ;)

  45. metin - 05 Ağu 2008 - 7:09 pm

    Obli Bey,

    “Tak şak” meselesi, bana kalırsa fazla da inceden inceden olmayan bir dalga geçmeden ibaretti. Öyle değil idiyse de, Tansu Bey’in (yanlış yazmadım!) sivil olmayışının (yanlış yazmadım!) getirdiği kamp arkadaşlığındandı.

    Kitapçık fırlatmaya gelince… O da biraz ADD’ye 100 bin lira bağışlamayı andırıyor nedense…

  46. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 7:13 pm

    Obli Bey,
    Simdi dusunuyorum acaba sizin gibi yapip sucu klavyeye mi atsam deyu :P
    Ama yok yok sadece harf dusmus! diyeyim :)
    benim ki eskidi=benim kit eskidi olacakti :P

  47. Mister No - 05 Ağu 2008 - 7:48 pm

    Fethi Bey,

    Ve Özden Örnek, Aytaç Yalman niye dışarıda?

    Takibata alınan darbecilik değil ki, terör örgütü kurmak.Yoksa darbecilere kimsenin bir şey dediği yok.
    Bazı basında yanlış bir algılama var, darbe yapmak artık suç felan diye. Darbe yapmayaya teşebbus edip başaramamak suç Talat Aydemir vakasında olduğu gibi. Talat Aydemir 2.defada da başaramayınca idam ediliyor. Başarılı olanlar bir şey olmuyor.Evren,Gürsel gibi.

  48. metin - 05 Ağu 2008 - 7:53 pm

    Aynen.

  49. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 8:11 pm

    Mister No bey,

    Takibata alınan darbecilik değil ki, terör örgütü kurmak.

    Hay Mukaddesiniz sizden razi olsun…

    Bunca zamandir Metin beye, konunun darbe olmadigini anlatmaga calisiyorum.
    Ama, o surekli ‘darbeci’ ‘darbeci’ deyip durdugu icin, ben de –farketmedigi– bir darbeye isaret ediyorum.

    O da, gerceklesmis oldugu halde farketmemis oldugu bir darbeyi kabul edecek olursa erkeklige sey surmek endiseyle olacak, benim ‘darbeci’leri aklamaga calistigimi dusunup beni bir kampa yerlestirip duruyor.

    Beni bir nebze olsun rahatlattiniz, sagolunuz.

  50. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 8:14 pm

    Metin bey,

    “Tak şak” meselesi, bana kalırsa fazla da inceden inceden olmayan bir dalga geçmeden ibaretti. Öyle değil idiyse de, Tansu Bey’in (yanlış yazmadım!) sivil olmayışının (yanlış yazmadım!) getirdiği kamp arkadaşlığındandı.

    Kitapçık fırlatmaya gelince… O da biraz ADD’ye 100 bin lira bağışlamayı andırıyor nedense…

    Size, din adamligi kariyeri onerebilir miyim?

    Hayir, hic de gec degil.

    Alakasiz seyleri, alel itlak olusturulmus mecazlarla, metaforlarla o kadar iyi acikliyorsunuz ki; din camiamiz adina bir kayip oldugunuzu dusunmege basladim :P

  51. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 8:18 pm

    Obli Bey,
    Su linkteki 3. yorumda ben de ayni seyi size karsi soylemistim :p
    Benim sozlerim neden rahatlatmadi da Mister No’nunkiler rahatlatti?
    Mister No Bey , diyin bakalim nedir bunun sirri? :)

  52. metin - 05 Ağu 2008 - 8:22 pm

    Obli Bey,

    Mr.No Bey’in dediğiyle sizin benimle ilgili dediğinizin ilgisi öyle kurulamaz. Ergenekon iddianamesinin x’i değil de y’yi konu edinmiş olması, x’in gerçekliğine halel getirmez. Mantık denen şeyi ipte oynatmayınız rica ederim. Darbe başlatılmıştır ve sürmektedir, hepimize geçmiş olsun. İddianamede bahsinin geçmemesi birşeyi değiştirmez.

    Sizin darbe olduğunu iddia ettiğiniz şeye ise ben darbe diyemiyorum. Onun üzerinde anlaşamayacağımız belli olduğu için de daha fazla uzatmıyorum o konuyu.

    “Alakasiz seyleri”

    Niyeymiş? Siz alakasız deyince alakasız oluvermiyor efenim.

  53. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 8:28 pm

    Fatih bey,

    Ben o ilmegin tamamini iskalamisim. Bir zaman boyunca Net erisimim olmadi, o da o zamana rastlamis.

    Ote yandan, siz orada bana hitaben, konunun darbe olmadigini soylemissiniz. Bana degil de Metin beye soylemis olsaydiniz –ve ayrica sakaliniz da olsaydi– belki faydali olabilirdi.

    Bir de, tabii ki zamanlama onemli…

    Hem esref saati unsuru var; hem de, o gunden beri ben onca gayret gostermis, yormusum Metin beyi.. Semeresini gormek de Mister No beye denk geldi..

    Kismet iste :)

    [PS: Dunyanin Onemli meselelerini tartismaya actiginiz yerde en absent olanlarin basinda zat-i aliniz geliyor. Nedir, ne oluyor? Dunya islerini bu kadar mi savsakliyorsunuz. Deger mi? :P ]

  54. Mister No - 05 Ağu 2008 - 8:30 pm

    Darbe deyince ben militarist bir müdahale anlıyordum ama öyle değilmiş.

  55. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 8:36 pm

    Metin agabey,

    “Alakasiz seyleri”(O.V.)

    Niyeymiş? Siz alakasız deyince alakasız oluvermiyor efenim. (M.t.P.)

    :))
    Zaten farki orada. Obli bey deyince olur, biz deyince olmaz. Kullen haram. Tas oluruz walla.
    Obli bey altinda uydurma yazan yaziyi dusuncelerini desteklemek adina kullanabiliyorsa o yazi “uydurma olsa bile”(ne demekse uydurma olsa bile) faidelidir. Yok eger tersi seyler soyluyorsa gercek olsa bile “uydurmadir”.
    Mesela Obli Bey vahiy nasil gelir diye sorgular ama mesele “Buyukanit-Erdogan” ise ve her ikiside bu mesele kimselerce asla bilinmeyecek” dese bile vahiy yolu ile bir gazeteciye inerse inanir.
    Benimle beraber bunu uzun bir zamandir farkeden bir suru insan var diye biliyordum ama sizin bunu farkedememis olmaniza sasirdim :)
    Ben onun yolunu uzun zamandir zodum. Obli Bey’in ciddi ciddi bir seyi savundugunu gorursem ciddi yaziyorum, sirf bir dedigini hakli cikarmak icin birseyler uzerinde direttigini gorursem (bakiniz yukarisi) onun da hosuna gidecek alternetifini kendim uyduruyorum :)
    Bunlara yapmaz iseniz Allah muhafaza sabahin korunden gecenin bir yarisina ne zaman uyuyor bu adam dedirten yorumlar yazabilen biri ile basetmek cok zor. Allah korusun. Insan yuksek tansiyona yakalanir walla :)
    Neyse bu kadar bilgi verdigim yeter, vurulmadan ve yerim tespit edilmeden hemen IP degistireyim, eyalet degistireyim, isim degistireyim. Yine de hepiniz hakkinizi helal edin :p

  56. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 8:39 pm

    zodum=cozdum :) Ama guzel bir fiil buldum gibi :)
    Ben bunu sagda solda kullanayim. Turk Dil Kurumuna kelime basvurusu nasil yapiliyor bileniniz var mi? :P

  57. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 8:46 pm

    No bey,

    Bu basarisiz ihtilalcinin asilmasi konusunda bir komiklik var Ben Franklin’den:

    “We must hang together, gentlemen or we shall most assuredly hang separately.”

    (Kaynak, mesela:
    http://www.quoteworld.org/quotes/4956 )

    Biraz bozup tercume edeyim:

    Bu ise hep beraber asilmaliyiz beyler, yoksa muhakkak teker teker asilacagiz.

    (O is Amerikan Ihtilali tabii)

  58. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 9:19 pm

    Obli Bey,
    Elledim istediginiz yaziyi. Ama dunya isi var dunya isi var. degil mi? :P

    Neyse siz ve Fethi Bey’in katkilari ilk andan itibaren gozlerimi yasarttigi icin bir duygu bosluguna girmistim. Sagolsun Mister No bey beni o bosluktan cekip cikardi.
    Hormetler efenim…

  59. Mister No - 05 Ağu 2008 - 9:37 pm

    Bülent Bey,
    Bu işe asılmazsak, bazen teker teker bazen onar yirmişer suikastlara kurban gideceğiz diye adapte edilebilir. Bu konuda bugün sevindirici bir yazı okudum.
    http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?mid=1458

  60. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 9:53 pm

    O fikir degistirmenin alameti degil, No bey, sadece iyice rezil olmak istememenin alameti. “O guruh iddia ettiklerinin zekati kadar duzgun olsaydi bugun Turkiye baska turlu olurdu, AKP de ehven-i ser gozukmezdi” desem bunun yanlis oldugunu ispat etmeye kalkan bayagi ugrasir — o da orani icin. Ben yakindan tanimiyorum tabii. Metin bey daha iyi bilir ve cevresine karsi kopurup durmasindan neler hissettigini anliyoruz. Bosuna degildir.

    Benim uzuldugum bagimsizlik ve ‘ulusalci’ refleksin oyle alay konusu olacak seyler olmamalari. Insanlari su veya bu sekilde solcu yapan sikayetlerin de yanlis oldugunu dusunmuyorum. O guruh ile bunlar maskaralik haline geliyor.

  61. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 10:01 pm

    Henri Poincare emmimizin “bir matematikçi sanmaz fakat bilir. Inandırmaya çalısmaz çünkü ispat eder. Güveninizi beklemez. Belki dikkat etmenizi ister” lakirdisini ben, “bir matematikçi sanmaz fakat bilir. Inandırmaya çalısmaz çünkü ispat eder. O da olmazsa, yepyeni bir transform/uzay uydurur” olarak okuyageldim uzun zamandir.

    Simdi, bu Ergenekon isi de biraz oyle olmaga basladi gibi..

    Kavrami genisletiyoruz ve yepyeni bir tarnsform/uzay uyduruyoruz: Bugune kadar yapilmis her turlu melaneti Ergenekon’a mal edecegiz.

    Izmir Sukastindan baslayarak, Mustafa Suphi’lere, Topcu Ihsan ve Muglali davalarina kadar eski-yeni ne varsa Ergenekon yapti deyip, arinacagiz gibi geliyor bana..

    Iyi olacagina suphem yok. Yeni olusumlara yer acmak lazim.

  62. Mister No - 05 Ağu 2008 - 10:04 pm

    İyi ki Talat Aydemir başarılı olmamış, başarılı olsaydı darbeler 4 yılda bir yenilenirdi.
    Obli Bey darbenin sonuçlarına odaklanma konusundaki fikirlerinde haklı. Her kesimin kendince iyi darbesi de var. Hilmi Özkök demokrat, Karadayı darbeci diye bir şey yok. Bu güce sahip olan ve bu ordunun tepesinde olan her “or” potansiyel bir darbeci. Dindar bir genelkurmay başkanı olsa bu defa laik bir hükumete sopa gösterirdi.Darbecilik milli spor gibi bir şey.
    Mevcut sistemde laikler çek karşılığı veriyor, dinci-dindar-mhfz kesim kaçınılmaz olduğu için veriyor. Laikler için çekin karşılıksız çıkması 12 Eylül olduğu için o “darbedir”,fakat 1960 müdahalesi “ihtilal”dir.Din dersini zorunlu hale getirdiği için diğer taraf nazarında Eylülistler ehveni şerdir. Obli Bey müthiş bir tespitte bulunmuş.
    Bir de bugün literatüre kazandırılan “siyasi münafıklık” kavramı var. Siyasi münafıklık da iyi bir kavram.Bugün AKP nin yanında darbeye karşı çıkanların bir kısmı demokrat filan değil. Pragmatist siyasi münafıklar var. H.Celal Güzel, M. Türköne gibi adamlar demokrasi yanlısı filan değiller. En hakiki militarist bu şahıslardır. Genelkurmay başkanı Türk-İslam sentezci olsa 10 numara darbeci olurlar.

  63. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 10:36 pm

    Obli Bey,

    Simdi, bu Ergenekon isi de biraz oyle olmaga basladi gibi..

    Kavrami genisletiyoruz ve yepyeni bir tarnsform/uzay uyduruyoruz: Bugune kadar yapilmis her turlu melaneti Ergenekon’a mal edecegiz.

    Izmir Sukastindan baslayarak, Mustafa Suphi’lere, Topcu Ihsan ve Muglali davalarina kadar eski-yeni ne varsa Ergenekon yapti deyip, arinacagiz gibi geliyor bana..

    Iyi olacagina suphem yok. Yeni olusumlara yer acmak lazim.

    Hah :)
    Hic gulecegim yoktu…
    Bakin size avukat listesi….
    Bugune kadar yapilmis her melunlugun avukati savcisi hakimi toplu olarak Ergenekonu savunmaya gitmis…
    Agca’nin Catli’nin Bucak’in avukatlari, Banker Bako’nun, Drej Ali’nin avukatlari tarafindan savunulmak herhalde “piyasanin en iyi avukati onlar oldugu icin” gibi basit bir nedenle aciklanir.
    Ve elbette bu baglantilar kuruldugu zaman birileri cikip “Fatih’in zehirlenmesinde ergenekon parmagi” gibi ifadelerle olayi sulandirir. Turkiye’nin basina nerdeyse 2 asirdir musallat oldugu gun gibi ortada olan bu orgute “yoktur” demek bence Izmir suikastinden daha komik….

  64. Nihat - 05 Ağu 2008 - 10:37 pm

    Sozkonusu konusmanin iceriginin oyle olabilecegine ihtimal veriliyorsa uslup ne derecede onemlidir? Fikri Saglar meselesi ne oldu bu arada? Mahkemelesmeden bir sey cikti mi?

  65. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 10:46 pm

    Fatih bey,

    Bunu komiklik olsun diye mi dediniz:

    Turkiye’nin basina nerdeyse 2 asirdir musallat oldugu gun gibi ortada olan bu orgute “yoktur” demek bence Izmir suikastinden daha komik….

    Hani Obli beyi hakli cikartmak icin filan?

  66. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 10:49 pm

    Nihat bey,

    Sozkonusu konusmanin iceriginin oyle olabilecegine ihtimal veriliyorsa uslup ne derecede onemlidir?

    Azizim, biraz Slashdotizm kacacak ama, you must be new here :)

    Bunca zamandir neler cektigimi bir bilseniz..

    Sunun az bisey daha kucuk piti kareli olaninin daha koyu zemin renginden olanindan olsun; ayrica ambalaji da janjanli olacak; bir de mor kadife fiyonklu hediye paketi olsun” turunden begendirmeklerle kiyaslaninca, ben, bu uslup pipirikligine ben bin defa raziyim.. :P

  67. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 10:51 pm

    Hani Obli beyi hakli cikartmak icin filan?

    Sah ve mat :P

  68. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 11:05 pm

    Nihat bey,

    Hosgeldiniz. (Ingilizce bloglardan tanidigim Nihat bey misiniz?)

    Sozkonusu konusmanin iceriginin oyle olabilecegine ihtimal veriliyorsa uslup ne derecede onemlidir?

    Iceriginden neyi anladigimiza bagli. Golabal finansin filan AKP’yi tercih ettigini de, TSK’nin AKP’nin projelerine[1] destek vermesinin istendigini de biliyoruz zaten. Bunun icin gizli gorusme tutanagi veya iddianame gerekmiyor, gazete okumak (herhangi biri) kafi. Degil mi? Yani yeni bir sey yok orada pek,

    [1] “Bir demokrasida destek vermeyip de ne yapacak?” denecekse, mesela tezkere isinde “asker konusup desteklemedi o yuzden gecmedi” diye sikayet edildigini hatirlatayim. Hepsi ‘darbe’ ile alakali degil TSK’nin yaptiklarinin.

  69. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 11:13 pm

    Bulent Bey,

    Hani Obli beyi hakli cikartmak icin filan?

    Simdi ben Besiktas-Fenerbahce maci oncesi “Bu macta Fenere 5 atariz, Fenerliler de mactan sonra cikip “Hakemle yendiniz adiler” derler” desem, macta hakem Besiktasa yardimci olsa ve mactan sonra Fenerliler “adiler hakemle yendiniz” deseler bu beni ne kadar hakli cikartirsa benim dedigim de Obli Beyi o kadar hakli cikartir.
    Ama Fener’in 5 yedigi sonucunu degistirmez…

    Turkiye’de 2.Abdulhamit’in indirilmesi ile el degistiren guc yapilanmasini o gucun kaynaklarini yaptiklarini gazetelerini gazete yazarlarini yazdiklari konulari (biz adam olmayizlardan cevre ve ic dusmanliklara kadar) incelemeden “yoktur” diyen herkesin olaya vakif olmadigindan Turkiye’de yasdananlari bilmediginden kuskulanirim. Herkesin bunlari soyleyenin akil sagligindan suphe etme hakki da vardir. Ben alinmam oyle seylere :)
    Sah mat falan :)

  70. Bulent Murtezaoglu - 05 Ağu 2008 - 11:34 pm

    Fatih bey,

    Yani komiklik degilmis? Onu mu anlayacagim? Kalani Obli beyin alani, ben karismiyorum.

  71. Fatih Demir - 05 Ağu 2008 - 11:42 pm

    Bulent Bey,
    Komiklik yapinca genelde ismail bey resmi koyuyorum yorumdan sonra, aynen birazdan yapacagim gibi. Bakin :)

    Ama bir konuda yardiminizi isteyecegim. Hani gecen gun “Alman ve Nazi ornegini ilk kim kullanirsa o kaybeder” onermesi vardi ya bunun bir benzeri “sah ve mat, hehehehhe ben yendim, dumduz ettim, sumuk gibi yapistirdim” diyen birileri icin de var midir? Varsa adi nedir? :)

    Simdiden tesekkur ederim… Hormetlerimi sunarim…

  72. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 11:49 pm

    Bulent bey,

    Iddianamede (simdi arasam bulamam) bazi baska ilginc seyler daha vardi aklimin bir kosesine sinen..

    Mesela, lafin arasinda, “PKK ile mücadele için büyük paralar harcandı. Bunun için Yahudi bankalarından büyük krediler alındı. Bu kredilerin karşılığı olarak GAP bölgesinde araziler ipotek edildi.” cinsinden ifadeler var. Icinde gectigi metnin butunlugune bakinca, bu lafi siradan birisi etmis gibi gorunmuyor. Nitekim, bir aralar ayyuka cikan soylentiler de o yonde, yabancilara/Israil’e GAP’in peskes cekildigi yonunde idi. Ama, anlasilan, bu, pek de AKP-GlobalSermaye halveti degilmis…

  73. Obli Vious - 05 Ağu 2008 - 11:51 pm

    Fatih bey,

    ‘Sah ve mat’i ben kendi adima yazmadim ki –bilirsiniz, ben oyle seyler yapmam.

    Fakat, Bulent bey, belki de kasdi o degilken, kut diye –bir cumle ile– bunu yapinca, takdir etmeden edemezdim.

  74. Bulent Murtezaoglu - 06 Ağu 2008 - 12:01 am

    Yok benim bildigim bir sey bu istediginiz isi gorecek, Fatih bey.

    “Sakaysa cok komik ciddiyse saka gibi” filan diye bir laf var tabii ama o sizin aradiginiz degil. Gulun gecin bence, o beni guldurdu Allah da onu guldursun gibi bir seyler de demistim demin burada zaten.

  75. Obli Vious - 06 Ağu 2008 - 12:04 am

    Bir not:

    Kisaca, gures tarihimizden cok sevdigim bir guresciden bahsedecegim. Siz, yeni nesiller pek bilmezsiniz –ah, ah.. Murat Sertoglu ustadim; sen internet caginda yasayacaktin… Neyse.

    Once, ‘hergele’ kelimesinin anlamini aciklayayim… ‘Hergele’ yabani at demektir.. Evcillesmemis, insana aliskin olmayan yani.

    ‘Hergeleci Ibrahim’ isminde cok yetenekli bir gurescimiz vardi bir zamanlar.. Yagli gures pehlibani.

    Adamin, ‘day-time job’u, meslegi, yabani atlari terbiye etmek oldugundan, lakabi ‘hergeleci’ idi.

    Hic yenilmedi. Berabere kaldigi tek kisi de, Koca Yusuf’tur. Gures saatler surmustur.

    ‘Hergeleci Ibrahim’, hic bir zaman ustte guresmemistir. Tarzi oyle idi. Hep altta guresir (ki, cok zordur); fakat, bir pundunu yakaladigi anda da rakibinin karnini gokyuzune dikiverirdi. [Malesef, Internet’te hakkinda ele gelir bilgi bulamiyorum.]

    Simdi.. icimizden bazilari benim agresif tartisma tarzimi gorup beni bir sey sananlar oluyor galiba.. Fakat, ben, Bulent beyin tarz ve teknigini o efsanevi gurescimize benzetiyorum.. cok da takdir ediyor oldugumu eklememe gerek yok sanirim.

  76. Bulent Murtezaoglu - 06 Ağu 2008 - 12:11 am

    Obli bey, sagolun da bilerek bir sey yaptigim yok benim. Cok gulerim boyle seylere. Fatih beyin 5-0 orneginden ziyade, yine cok guldugum icin aklimda kalan bir seyi ekleyeyim, universite zamanindan:

    Sacma bir gazete okuyan bir aylak: Koc burcu … bidi bidi bidi … hemen her cumleye ‘ben’ diye baslarlar…

    Baska bir aylak, koc burcu: Ben oyle degilim yaaa, uyduruyorlar.

    (Ucuncu aylak tepine tepine tepine gulup bunu 25 sene hatirlar).

  77. Mister No - 06 Ağu 2008 - 12:18 am

    Fatih Bey,

    Bugune kadar yapilmis her melunlugun avukati savcisi hakimi toplu olarak Ergenekonu savunmaya gitmis…
    Agca’nin Catli’nin Bucak’in avukatlari, Banker Bako’nun, Drej Ali’nin avukatlari tarafindan savunulmak herhalde “piyasanin en iyi avukati onlar oldugu icin” gibi basit bir nedenle aciklanir

    Bu kadronun karşısında iddia makamına şans tanıyor musunuz? :)

  78. Fatih Demir - 06 Ağu 2008 - 12:39 am

    Obli Bey,

    ‘Sah ve mat’i ben kendi adima yazmadim ki –bilirsiniz, ben oyle seyler yapmam.

    Bilmem mi :)

    Fakat, Bulent bey, belki de kasdi o degilken, kut diye –bir cumle ile– bunu yapinca, takdir etmeden edemezdim.

    Ama ben zaten okudugunu anlama kabiliyeti olan bir insanim. Ozellikle de size karsi ucu nereye gidecek hesaplamadan cumle kurdugum “vaki degildir” desem abarti olmaz. (Bunun icin ayrica tesekkur etmm lazim size, zor sartlara hazirliyorsunuz)
    Vesselam benim acimdan birisi “bunu deyip arinacagiz”dedi diye o lafin kullanim hakkini kaybetmenin Bulent Bey’in her gun yuksek sesle vurgulayarak “bunu demessen sunlardan olursun”culara karsi yaptigi elestirileri size ve dolayisiyla kendisine de yapmali.

    Ben bugune kadar Bulent Bey’den cok isittim bunun yanlis oldugunu…
    Bakin mesela ben yukarda siz daha “su olayi da baglarlar demeden” size okumaniz icin Jazzettadan bir link gondermistim. Orada yuz yildir devam eden deyip duruyorum. Daha once de “bu isi Ergenekon 600 yildir varmis” diyerek sulandiracaklar demistim. Simdi siz gelip “o olayi da baglarlar” dediginiz zaman “sulandirma isine soyunmaniz” acisindan SAH-MAT mi olmus oluyor?
    Aslinda ben boyle birsey demis olsam Bulent bey “Boylekonusmazsansucusun”lardan alir verirdi agzimizin payini. Ama ayni seyi siz yapinca “yani bunu da yapar bunlar” deyince ve biri yapinca buna tepki koymadi…

    O da sulandirmaya karisiyor herhalde :p

  79. Nihat - 06 Ağu 2008 - 12:42 am

    Obli Bey, evet, burada yeniyim. Aslinda usluptaki bazi unsurlar, oyle bir tartismanin olmadigini suphesini dogurabilir. Ama Fethi Bey, bir yerde, bu icerikte bir tartisma olabilecegine ama o uslupta olamayacagina inandigini belirtmisti. Bu bana biraz (medem Ingilizce karistirmak mubah), distinction without difference gibi geldi; demem oydu yani.

    Bulent Bey, evet, Kamil Pasha ve Istanbul Despatch’ten tanisiyoruz. Bak simdi, beyli meyli hitabet, bir tuhaf oldum… (pek hoslanmadim diyebilirim)

    Icerikten ne anladigima gelince, sizin soylediklerinize itirazim yok. Bunun otesinde, ben, Erdogan ile Buyukanit arasinda o cins bir aciksozlu kafa tokusturma olabilecegine pekala ihtimal veriyorum. Keza Fikri Saglar’in aktardigi, meclis koridorlarindan yansidigini iddia ettigi santaj vasitasiyla yola getirme durumlarina da ihtimal veriyorum. Devlet buyuklerimizin usul ve ahlak abidesi oldugu gibi bir takintim yok.

    Bir de, su soru ortaya atilmis yukarida bir yerlerde. Oyle gergin bir tartisma sonrasinda Erdogan nasil sakin kalabilir, birsey olmamis gibi davranmaya devam edebilir ki, denmis. Simdi, tam bu iddia edilen tartismayla iliskilendirilebilecek bir ornek bilmiyorum, ama, Erdogan siklikla sukunetini yitirip, birsey olmus gibi davranmiyor mu?

  80. Fatih Demir - 06 Ağu 2008 - 12:46 am

    Mister No Bey,
    Iddia makami iyi oynasin yeter. Kazanmasinda gozum yok. Ben ve -gordugum kadari ile- benim gibi dusunen milyonlarca insanin da derdi bu. Allah’a ve Kiyamet gunune iman etmis dogulularin hep yaptigi da bu degil mi?
    Burda olmasa orada esaplasacagiz nasil olsa. O yuzden temiz oynasinlar yeter. Oyle yada boyle kazanan bellidir cunku.

  81. Bulent Murtezaoglu - 06 Ağu 2008 - 1:06 am

    Fatih bey, eh iyi ya iste siz yapin hazir ikna etmisim oyle konusmanin dorgu olmadigina/olmayabilecegine? Herseyi devletten beklemeyin. Yalniz bu baski vs. dilinin icine ‘iki kere ikiye bes diyen yanlis diyordur’ filan gibi ornekler girmiyor, farkindasiniz tabii.

    Obur isteki komiklik hakikaten dedigim (ve ornekledigim) gibi. Obli bey arzu ediyorsa kalani icin ikiyuz sene evvelinden baslayip hadisati ozetleyenbilir (yapabilecek gibi bir intiba uyandi bende, iki sira kitapli raflarindan da bilip, bulup bakamayacagimiz kaynak verebilir). Ben ancak “o hangi Mahmut’tu? Kacinci Selim idi oteki? Vaka-i hayriye ‘26′da miydi?” filan diyebilirm simdi. II Abdulhamit icin zaten masallahimiz var, herkes herseyi biliyor da o ‘hersey’ler pek ortusmuyor.

  82. Obli Vious - 06 Ağu 2008 - 1:32 am

    Fatih bey,

    Ama ben zaten okudugunu anlama kabiliyeti olan bir insanim.

    Aklinizda olsun, bunun aksini birisi size soylerse, duymazliktan gelin; tekrar ederse de anlamazliktan..

    :)

    Ozellikle de size karsi ucu nereye gidecek hesaplamadan cumle kurdugum “vaki degildir” desem abarti olmaz.

    Farkindayim. Yukaridaki cumle de bunlardan birisiydi, eminim ;)

    (Bunun icin ayrica tesekkur etmm lazim size, zor sartlara hazirliyorsunuz)

    Umarim cok yasarsiniz, yani yeterince hazirlanmaniza yardimci olurum.

    Vesselam benim acimdan birisi “bunu deyip arinacagiz”dedi diye o lafin kullanim hakkini kaybetmenin Bulent Bey’in her gun yuksek sesle vurgulayarak “bunu demessen sunlardan olursun”culara karsi yaptigi elestirileri size ve dolayisiyla kendisine de yapmali.

    Haklisiniz.. O kadarla kalsa bari.. Kac zamandir –giyabinda– sigarayi birakmasini, ev bark sahibi olacak sekilde artik yerlesmesi gerektigini soyluyorum ben de; ama, kendim dinlemiyorum ki kendimi, baskasina nasil hal sayabilirim..

    Ben bugune kadar Bulent Bey’den cok isittim bunun yanlis oldugunu…

    Dogrudur. Tutarli olduguna katilirim.

    Bakin mesela ben yukarda siz daha “su olayi da baglarlar demeden” size okumaniz icin Jazzettadan bir link gondermistim. Orada yuz yildir devam eden deyip duruyorum. Daha once de “bu isi Ergenekon 600 yildir varmis” diyerek sulandiracaklar demistim. Simdi siz gelip “o olayi da baglarlar” dediginiz zaman “sulandirma isine soyunmaniz” acisindan SAH-MAT mi olmus oluyor?

    [Burasi ciddi] Hayir. Benim, ’sah-mat’ olarak nitelendirdigim nokta, sizin bana itiraz ederken kendinizi tekzip edisinizi Bulent beyin tek cumle ile tespit edisi idi. Yani, ’sah-mat’ eden ben degilim.

    Aslinda ben boyle birsey demis olsam Bulent bey “Boylekonusmazsansucusun”lardan alir verirdi agzimizin payini. Ama ayni seyi siz yapinca “yani bunu da yapar bunlar” deyince ve biri yapinca buna tepki koymadi…

    Bana iltimas gectigini sanmiyorum –olsa olsa bulasmamak istiyordur. Ya da, her yazdigimi okumuyor da olabilir; I can’t really blame him for this –I don;t either.

    O da sulandirmaya karisiyor herhalde :p

    Fatih bey, hani dunku cocuk olsaniz gam yemeyecegim; ama, bu Ergenekon konusunun sulandirilmaga ihtiyaci mi var? Bu kadar cok aktorlu (Harp ve Sulh yaninda halt etmis sayilir, eminim), bu kadar genis bir kronoloji ve cografyayi kapsayan bir davanin ne amaclarla acildigini dusunuyor oldugunuzu da, nereye varacagini umuyor oldugunuzu da cidden merak ediyorum.

    Bunun bir cezalandirma davasi olmadigini, ‘nush ile uslanmayani etmeli tekdir’ cinsinden (tekdir yoluyla) tasfiyeye davet/icbar oldugunu gormek cok mu zor?

    Yoksa, eger gercekten bu dava, karabalta usulu ve ‘nereye kadar giderse gitsin’ seklinde yurutulecek olursa, Kurt, Turk, Alevi, Sunni vs vb, bu ulkede yasayanlarin yedi ceddinin mezardan kaldirilip asilmasi gerekir.

    Hic kimse masum degil.

    Hic kimse.

    Erzurum’dan dadascilikla yola cikip, milliyetcilik tarikiyle globalizme varmis olan Allahin sevgili kullari bile.

    Turst me on this –for I would have had a silvery whitish beard had I grown one.

  83. Fatih Demir - 06 Ağu 2008 - 1:33 am

    Bulent Bey,
    Heh heh :)

    eh iyi ya iste siz yapin hazir ikna etmisim oyle konusmanin dorgu olmadigina/olmayabilecegine? Herseyi devletten beklemeyin.

    Ben ikna oldugum icin degil tutarli olmak adina onu soyledim. Ben zaten oyle cumleler! kurmaktan sanik sandelyesine sizin tarafinizdan oturtuldugum icin benim haddime dusmez o tur seyler soylemek. Ben vergisini odeyen bir vatandas olarak devletten beklerim oyle seyleri. Devlet yapmaz ise hatirlatirim, yine yapmaz ise hicbirsey degismez. :P

    Yalniz bu baski vs. dilinin icine ‘iki kere ikiye bes diyen yanlis diyordur’ filan gibi ornekler girmiyor, farkindasiniz tabii.

    Ha anladim… Matematikciler, Muhendisler kurduysa ornekleri bir problem yoktur, baski yoktur, masum cumlelerdir, ama iktisatcilar, sosyal bilimciler kurduysa vardir, baski aracidir, zinhar soylenemez, kelleri tiz vurulur. Dogru anlamis miyim?

    Obur isteki komiklik hakikaten dedigim (ve ornekledigim) gibi.

    Ama ben onu komiklik olsun diye yapmadigimi soyledim. Mesela benim biraz yukardaki linkim baglaminda ben “yuz yildir yapiliyor bu is” dedikten sonra Obli Bey’in “simdi yuz yil onceki olayi da buna baglarlar” demesi komik midir? Yoksa “iyi de yeni birsey degil soylediginiz adam yukarda yazmis, okumadiniz mi?” midir?

    Obli bey arzu ediyorsa kalani icin ikiyuz sene evvelinden baslayip hadisati ozetleyenbilir (yapabilecek gibi bir intiba uyandi bende, iki sira kitapli raflarindan da bilip, bulup bakamayacagimiz kaynak verebilir)

    Obli Bey’in tarih bilgisi benim de hep gozlerimi yasartmistir :p

    Ben ancak “o hangi Mahmut’tu? Kacinci Selim idi oteki? Vaka-i hayriye ‘26′da miydi?” filan diyebilirm simdi. II Abdulhamit icin zaten masallahimiz var, herkes herseyi biliyor da o ‘hersey’ler pek ortusmuyor.

    Yo bence bilgiler degil yorumlar ortusmuyor. Hickimsenin Abdulhamit sansurcu degildi, istihbarati yoktu, meclisi feshetmedi falan dedigini isitmedim mesela. Yani bilgide bir tartisma yok. Problem “niye yaptigi?” sorusunda ortaya cikiyor. Bir de “herkesin” herseyi bilmesi konunun konusulmasina engel mi? Bir serzenis mi seziyorum bu konuda da mi konusmak yasak?

  84. Fatih Demir - 06 Ağu 2008 - 1:50 am

    Obli Bey,

    hani dunku cocuk olsaniz gam yemeyecegim; ama, bu Ergenekon konusunun sulandirilmaga ihtiyaci mi var? Bu kadar cok aktorlu (Harp ve Sulh yaninda halt etmis sayilir, eminim), bu kadar genis bir kronoloji ve cografyayi kapsayan bir davanin ne amaclarla acildigini dusunuyor oldugunuzu da, nereye varacagini umuyor oldugunuzu da cidden merak ediyorum.

    Bu konudaki dusuncemi daha once sizlere soylemis ve takdirinizi kazanmistim diye hatirliyorum.
    Bu davanin tek amaci “goz korkutarak” gucsuzlestirmedir kanaatimce.
    Bu davadan cikacak mahkumiyetler sonrasi ne Ilhan Selcuk tarzi ismi Cumhuriyetle bir anilacak gazeteciler, ne anarsizmin basi sayilacak Perincek tarzi insanlar ne Uygur gibi komutanlar “illegal” her teklifi bugune kadar geldigi gibi “bana birsey yapamazlar” diyerek kabul edemiyecek.
    Bu bile tek basina birseydir. “Korkmayin size birsey yaparlarsa partilerini baslarina yikariz” lafini duyacak insanlar partilerin baslarina yikilmadigini gorunce bu tur tekliflere sicak bakmayacaklar. Yani Turkiye’de yer altinda devlete yonelik is ceviren eli kanli gruplar adimlarini parkta gezer gibi atamayacaklar. Belki daha profosyonellesicekler ama kuculmek zorunda kalacaklar. Biz bu ulkede buna alisigiz. Canimizi cok yaktilar, cok defa acittilar, ama belimizi yere bir daha degdiremeyecekler.

    Turkce isim, din yazma zorunlugu gibi “cover up” operasyonlari ile icimizde biz gibi dolasan disardan ihrac edilmis bu insanlar artik gucu devredecekler. Ben eski sasaali gunlerimize donmeyi bir romantik inancla degil, politik stratejileri gorerek, neden yapildiklarini, sonlarinin nerelere varacagini dusunerek soyluyorum.

  85. Obli Vious - 06 Ağu 2008 - 2:03 am

    Nihat bey,

    Bu bana biraz (medem Ingilizce karistirmak mubah), distinction without difference gibi geldi; demem oydu yani.

    Ingilizce karistirmak, evet, mubah. Yani, aslinda baslangicta pek degildi de, uygulayan kendisi olmadigi icin dil naziligi olarak nitelendirdigi durumdan bu faniye daral geldi bir aralar. Blog sahibimiz bir liberal/libertarian oldugundan, ne yapsin, karismak daha iyi dediydi diye hatirliyorum.

    Bulent Bey, evet, Kamil Pasha ve Istanbul Despatch’ten tanisiyoruz.

    Lurker sifatiyla ikisini de okumustum. Lisan-i ecnebiyyedeki belagatlerinizden ayrica gurur duydugumu, uzun bir muddet EE-cup hissettigimi eklemek isterim.

    Bak simdi, beyli meyli hitabet, bir tuhaf oldum… (pek hoslanmadim diyebilirim)

    Oyle bakmayin lutfen. Bu bir tur infanticide olarak cok faydali oluyor; aksi halde cocuk parkina doner burasi.

    Keza Fikri Saglar’in aktardigi, meclis koridorlarindan yansidigini iddia ettigi santaj vasitasiyla yola getirme durumlarina da ihtimal veriyorum.

    Tabii ki ihtimal disi degil. Dahasi da var. Yalcin Kucuk’un koskoca bir kitap hasrettigi [’Epilepsi ile Orgazm’] bir konu daha var. Buyukanit’in, manialari asip Erdogan’i (seker komasi olarak bilinen gerekceyle yattigi) hastanede gidip bizzat ziyaret (daha dogrusu, yerinde musahade) edisi var.

    {Yalcin Kucuk, yakin zamanda, yonetmenlerin ricasi uzerine de olsa, durduk yerde ellerini cirpip raksa kalkar gibi yapmasa, bu konunun daha ciddi takip edilmesi mumkun olacak belki, ama neyleyim ki ciddiye alinmamak icin ugrasiyor.}

    Baska kaynaklardan gelen iddialar dogruysa, Dolmabahce Zirvesi ve ardindan gelisen bir dizi mutabakat, bir tur tehdit/dehset dengesi sonucu elde edildi.

    Simdi, tam bu iddia edilen tartismayla iliskilendirilebilecek bir ornek bilmiyorum, ama, Erdogan siklikla sukunetini yitirip, birsey olmus gibi davranmiyor mu?

    Davrandigi oluyor tabii ki. Ama, bunu sadece ve sadece bu bahsettigimiz olaylara baglamak da cok adil olmayabilir: O tur makamlarda insanin celikten sinirleri olmak zorunda, cunku, size dogru durust yapilmamis, olmamis ya da eksik kalmis, aksi gitmis islerin haberi gelir surekli.

  86. Fatih Demir - 06 Ağu 2008 - 2:14 am

    Mesela habere bakin…
    Bu bize yaptiklarinin baslangic asamasi. Isbirlikci bulana kadar isi kendileri gorurler. Sonra onlara devrederler. Bunu bizim cephane evlerle birlikte dusunsek ne elde ederiz acaba?

  87. Nihat - 06 Ağu 2008 - 2:22 am

    Obli Bey,

    Davrandigi oluyor tabii ki. Ama, bunu sadece ve sadece bu bahsettigimiz olaylara baglamak da cok adil olmayabilir: […]

    Suphesiz.

    Dusundugum/yazdigim bir sey, Yalcin Kucuk’le teget olmus. Eyvah ki, eyvah… :(

    EE-cup nedir diye sorsam…

  88. Obli Vious - 06 Ağu 2008 - 2:24 am

    Fatih bey,

    Bu konudaki dusuncemi daha once sizlere soylemis ve takdirinizi kazanmistim diye hatirliyorum.

    Orasi oyle. Ama [ve iyi de], karakolda dogruyu soyler mahkemede sasar turunden kamusal alanda farkli intibalar birakmak zorunda degilsinizdir herhalde.

    Bu davanin tek amaci “goz korkutarak” gucsuzlestirmedir kanaatimce.

    O da var; ama, daha genis bir amac olmasi lazim: ‘old guard’ yerine ‘new guard’ gelsin isteniyor bence.

    Bunu soylerken, umarim yanlis anlamazsiniz, ben, her yeniligi alayuvala ile karsilamak hevesinde degilim. Eskilerin neden degistigine baktigimda, aklima Menderes de gelmiyor degil. hani, sonunda akillanip –bize ne ticaret imakni ne de sanayilesme yardimi yapan ABD ve Avrupa yerine– SSCB ile yakinlasmak karari alan Menderes..

    Samimi olarak umuyorum yaniliyor olmagi. Ama, hic sanmiyorum. Ve, malesef bu tur operasyonlarin neticelerini gormek cok uzun zaman alir –ben goremem buyuk bir ihtimalle..

    Her devletin ‘pis isler’i vardir ve bunlari da birileri yapmak zorundadir. Ne kadar begenmesek de, bu boyledir… Benim korkum, bu ‘pis isler’i yapacak yeni kadrolarin, isi ogrenip konunun ufkunu gorunceye kadar, bilmeden/istemeden de olsa baskalarinin ‘pis isler’ini yapmalaridir.. yani, gelen gideni aratir; hele de boyle apansiz ve allak bullak bir yontemle ve devir-teslim yapmaksizin..

    Bu davadan cikacak mahkumiyetler sonrasi ne Ilhan Selcuk tarzi ismi Cumhuriyetle bir anilacak gazeteciler, ne anarsizmin basi sayilacak Perincek tarzi insanlar ne Uygur gibi komutanlar “illegal” her teklifi bugune kadar geldigi gibi “bana birsey yapamazlar” diyerek kabul edemiyecek.

    Kisilerle bu kadar mesgul olmak, korkarim, agaclardan ormani gorememek anlamina gelebiliyor.

    Bu bile tek basina birseydir. “Korkmayin size birsey yaparlarsa partilerini baslarina yikariz” lafini duyacak insanlar partilerin baslarina yikilmadigini gorunce bu tur tekliflere sicak bakmayacaklar.

    Ah.. keske inanabilsem. Ama, mumkun degil. O dediginiz lafi bir baskasi edecek.. ayni futursuzlukla.

    Yani Turkiye’de yer altinda devlete yonelik is ceviren eli kanli gruplar adimlarini parkta gezer gibi atamayacaklar. Belki daha profosyonellesicekler ama kuculmek zorunda kalacaklar. Biz bu ulkede buna alisigiz. Canimizi cok yaktilar, cok defa acittilar, ama belimizi yere bir daha degdiremeyecekler.

    Bu topraklar, belki de her toprak, bu dediginizin gerceklesmesini bekleyen nice kan davalilarla doludur. Ama, olmaz. Yani, olur da, olan sadece aktorlerin degismesidir; roller degismez pek. Daha rafine olurlar –yeri geldiginde– ama, bu sadece telefat/zayiati artirir.. Sebebi de basittir –siz de pekala biliyorsunuz– duzen dedigimiz sey ‘ya devlet basa, ya kuzgun lese’ turunden bir acimasizligi da beraberinde getirir. Hep de oyle olmustur.. Devr-i Saltanat’ta da, devr-i Tanzimat’ta da, devr-i Demokrat’ta da oyle oldu hep cunku.

    Ama, umit dunyasi..

    Yeni kizlara, farkli simalara da firsat vermek gerekiyor tabii ki.

    Kucuk bir lezzet farki kucuk bir mutluluktur.. O da lazim.

    Turkce isim, din yazma zorunlugu gibi “cover up” operasyonlari ile icimizde biz gibi dolasan disardan ihrac edilmis bu insanlar artik gucu devredecekler.

    Kimlere?

    Tuncay Guney gibi, xxx Noyan ‘bizden’lere mi?

    Ben eski sasaali gunlerimize donmeyi bir romantik inancla degil, politik stratejileri gorerek, neden yapildiklarini, sonlarinin nerelere varacagini dusunerek soyluyorum.

    Politik stratejiler, bence, boyle kendi icinde iti ite kirdirarak degil; eldeki kadroyu parcalamadan asil oyuncularla oturup pazarlik yaparak olur. Bizim yaptigimiz o degil pek. Biz, su anda, bence, uzerinde yine ‘ne is olsa yaparim abi’ yazan bir CV ile vasifsiz fedailige soyunuyoruz.

    Ama, yine tekrarlayayim: Umarim yaniliyorum.

  89. Fatih Demir - 06 Ağu 2008 - 2:26 am

    Nihat Bey,

    EE-cup nedir diye sorsam…

    Obli bey gogsum oyle kabardi oyle kabardi ki (Avrupada kadinlarin gogus olcusu icin kullanilan 90′i Amerikan olculerinde C yada D kabul ederseniz EE diyerek) gogsum 180 size’a cikti demek istiyor…
    Arada yapar oyle seyler :)
    (Ama ben de cup kismina taktim neden ozellikle cup? degil mi? :p)

  90. Obli Vious - 06 Ağu 2008 - 2:29 am

    Nihat bey,

    Dusundugum/yazdigim bir sey, Yalcin Kucuk’le teget olmus. Eyvah ki, eyvah… :(

    Dert etmeyin derim ben..

    Kimdi o, butun isletim sistemleri farkli baslar ama sonunda Unix’e [*] benzesirler diyen?

    Demem o ki: YK olmaktan kacis zordur, cok zor.

    [*: artik, bence unix degilde Plan9 demek lazim ama o ayri.]

    EE-cup nedir diye sorsam…

    A very very oversized ikizleretakke ;)

  91. Bulent Murtezaoglu - 06 Ağu 2008 - 2:32 am

    Fatih bey,

    Ha anladim… Matematikciler, Muhendisler kurduysa ornekleri bir problem yoktur, baski yoktur, masum cumlelerdir, ama iktisatcilar, sosyal bilimciler kurduysa vardir, baski aracidir, zinhar soylenemez, kelleri tiz vurulur. Dogru anlamis miyim?

    Evet, gayet dogru. T