İdari Eylem
FST Ağustos 6th, 2008
Ayıları severim, bunu çeşitli yazılarımda da beyan ettiğimi hatırlayan çıkacaktır. Ülkemizde de bol miktarda ayı olduğundan bu konuda zaman zaman yazı yazma ihtiyacı ortaya çıkabiliyor. Bu kimi zaman yasağa rağmen vurulup heykeli dikilen bir ayı olurken, kimi zaman köylü vatandaşın iddiasıyla küresel ısınma sebebiyle kafayı yiyerek (bana göre ise bala olan iştah sebebiyle) arı kovanlarına saldıran başka bir ayı olabiliyor. Evrim teorisindeki kayıp halka arayışlarında maymun yerine -bizim köyde anlatılan hikayelere de atıfla- ayıya işaret etmem ise 3 yıl önce buradaki 4-5 kişi arasında büyük gürültü koparmış, bilim camiasında heyecan uyandırmıştı. Hasılı, ayılar izlenimler sitesinin hep başköşesinde yer almıştır. İşte, köylünün ineklerine saldıran ama av yasağı sebebiyle vurulamayan ayının mahkemede görülen davasıyla ilgili şu haber de bunlara eklenen bir yenisi:
Danıştay 10. Dairesi, inek sürüsüne saldıran ve bir tanesini parçalayarak öldüren, üç ineğini de yaralayan ayıları “av yasağı var” diyerek vurmayan vatandaşın zararının karşılanması için dava açma hakkı bulunduğuna hükmetti. Kararda vatandaşın zararını karşılamak için av yasağı koyan Bakanlığa direkt başvurmasına gerek olmadığı belirtildi. Temel fıkralarını andıran olay Gümüşhane’nin Kürtün İlçesi Akçal Köyü’nde yaşandı. Ö.Y adlı vatandaş, besi çiftliğindeki ineklerine saldıran ayılara “av yasağı” nedeniyle ateş etmedi. Onları uyarmak için sadece havaya ateş etti ancak yine de 3 ineğini ayılardan kurtaramadı. Ö.Y, ineklerinin akıbetinden Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koyduğu yasağı sorumlu tuttu ve Trabzon İdare Mahkemesi’ne Bakanlık aleyhine 5.500 YTL’lik maddi ve manevi tazminat davası açtı. Ancak, Trabzon İdare Mahkemesi, hayvanlarının ölümünün Çevre ve Orman Bakanlığı’nın eylemi sonucu oluşmadığını belirterek Ö.Y’ nin tazminat talebini direk bakanlığa yapmasını istedi.
[…] İdare Mahkemesi’nin “merciine tevdii” (İlgili makama gönderilme) kararı üzerine Ö.Y bu sefer Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kapısını çaldı ve zararının giderilmesini istedi. Ancak Bakanlık, Ö.Y’nin zararını karşılamayı reddetti ve mahkeme kararına itiraz etti. Bunun üzerine dosya Danıştay 10.Dairesi’nin önüne geldi. […] Daire, saldıran ayıların avlanmasının idarece yasaklanmış olması nedeniyle, Ö.Y’nin tüfeğiyle vuramaması sonucu zararın oluşmasında herhangi bir idari eylem bulunmadığına, ancak zararın idarenin başka bir idari eyleminden kaynaklandığına işaret etti ve “Zarar idari işlem olan av yasağı kararından ve bu kararın icrasında doğmaktadır. İdari eylemden doğan zararlar için öngörülen idareye başvurma şartının aranmaması gerekir” görüşünü savundu. Daire, yerel mahkemenin “zararını karşılamak için Çevre Bakanlığına başvur” şeklindeki kararın bozulmasına karar verdi. Danıştayın bozma kararı üzerine Trabzon İdare Mahkemesi, Ö.Y’nin dosyasını gündemine alarak kararını verecek.
Öncelikle Danıştayın bozma kararını ben de mantıklı buldum. Devlet tarafından korunan bir ayı, vatandaşın mülküne saldırdığında doğal olarak vereceği zararın tazmini de devlete ait olmalıdır. Aklın yolu bir. Yalnız buradan bazı ilginç sonuçlar çıkarılabilir. Devletin kurdu, çakalı da var. Zannedersem bunların da (dönem dönem yahut külliyen) avlanması yasak. Danıştayın kararı dağ başındaki börtü böcekten kurda kuşa kadar herşeyin sahibi olan Devletin işini epey zorlaştırabilir. Köylümüz milletin efendisi olma dışında epey kurnazlığa kafası çalışan insanlardan oluşur. Bunların yarın üzümü satıp arkasından “tilkiler üzüm bağıma girmiş, devlet ya tilkisine sahip olsun ya da paramı ödesin arkadaş” demesi de muhtemel. Yahut “ayılar kovanları talan etti, sayın cumhurbaşkanına ve diğer devlet büyüklerine hediye edeceğim anzer balını alıp gittiler, ayının hamisi kimse zararımı tazmin etsin” diyene kim ses çıkarabilir? Hangi üzümün devletin tilkisi, hangisinin köylüsü tarafından toplandığı, kovanlardaki balın ayılarca götürülüp götürülmediği ancak uzman bilirkişilerce tespit edileceğinden işler uzayabilir. Hoş, devlet bu vesileyle yeni istihdam alanları açma şansı da bulmuş olur orası ayrı mesele.
Peki olaya dönersek, dava nasıl sonuçlanabilir? Bence devlet köylünün parasını 3 inek, havaya sıkılan kurşun şeklinde ödemeli, ölen ineklerin artan etlerini de köylüden talep etmelidir. Akabinde ise devlet uğradığı bu zarar için ayıya rücu etmeli, Gümüşhane bölgesindeki bu aç ayı devletin “doğayı sevelim, hep beraber koruyalım” türü tanıtım filmlerinde bedava oynatılmalı, gerekirse ceza olarak “Evimde Ayı Var” adlı bir dizide bir grup ebleh genç kız, çığırtkan çocuk, bön erkek manken ve ciddi bakışlı yeşilçam eskisi jön eziyetine maruz bırakılmalıdır.
Bakın bakalım ondan sonra kimsenin ineğine, kovanına hücum edebiliyor mu.
- Toplum
- Comments(4)
Fethi Bey,
“Devletin kurdu, çakalı da var. Zannedersem bunların da (dönem dönem yahut külliyen) avlanması yasak.”
Heh heh, kapı gibi iddianame var, tam 2500 sayfalık! Avlanma mevsimi açıldı. Lakin avcıların eli kolu o kadar serbest değil.
Bu ayı bizim köye gelse faili meçhul bir avlanmanın kurbanı olurdu. Buralarda av
yasağını takan yoktur.Yukarıdaki köylülerin kendi ihmali var gibi görünüyor. İneğiniz,davraınız varsa sahip çıkacaksınız. Kurnazlık var işin içinde.
Fethi bey,
Anliyorum.
Okuyucu kitlesinin karakter ve demografisi cogu zaman populer bir yazarin da ilgi alaninin tayin edicisidir.
Obli Bey,
Halk böyle istiyor.