Camideki Protokol-II: Çıldırtmayın Adamı

FST Ağustos 15th, 2008

protokol.jpgBundan 3 yıl önce Ankara’da protokolün camide yaşadığı çeşitli problemlere istinaden bir yazı yazmıştım. O zamanlar “Kocatepe Camisinde protokole ayrı bir yer açılsın, devlet erkanı içinde yaşlısı, çişini tutamayanı, ayak takımı vatandaşla aynı yerde bulunmak istemeyeni var” temalı yazı bugün ayrı bir cami projesine dönüşüp karşımıza gelmiş bulunuyor. Haberde insanı çıldırtacak detaylar var:

Başkente 15 bin kişilik VIP cami

Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara’da ihtiyacı karşılamadığını düşündüğü Kocatepe Camii’ne alternatif, “VIP” hizmetinin de verileceği yeni bir cami için düğmeye bastı.

Başkanlığın Eskişehir Yolu üzerindeki binasının hemen yanına yapılacak camide aynı anda 15 bin kişi namaz kılabilecek. Camide, devlet protokolü “VIP” standartlarında ağırlanacak. Protokol için özel abdest ve dinlenme yerleri olacak. Protokol, abdest ve dinlenme bölümlerinden özel asansör sistemiyle caminin içine geçebilecek. Cami, önemli isimlerin cenazeleri için de kullanılacak. Kubbe çapı 31 metre olan caminin 54×54 boyutlarında kapalı bir alanı olacak ve bu alanda 5 bin kişi namaz kılabilecek. Dini ve Sosyal Hizmet Vakfı tarafından yapılacak caminin temeli 16 Ekim’de atılacak. 4 yıl içinde bitirilmesi planlanan caminin maliyeti 15 milyon doları bulacak. Kocatepe’nin aksine cemaate 4 bin araçlık otoparkıyla da hizmet verecek olan camide teknolojinin son örnekleri kullanılacak. Başkanlık binasıyla cami arasında protokolün kullanacağı bir alt geçit bulunacak. Diyanet İşleri Başkanı, konuklarıyla bu geçidi kullanarak camiye ulaşacak.

Camide, “avize aydınlatması” yerine “kubbe aydınlatması” sistemi kullanılacak. Kubbeden gelen ışıkla iç aydınlatma sağlanacak. Modern ve klasik cami mimarisinin bir karışımı olacak olan camide tek şerefeli 4 minare bulunacak. Projenin başındaki isim olan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İzzet Er, “Her şeyden önce yaklaşık 1000 kişilik başkanlık personelinin ibadet yeri ihtiyacı bu camiyle karşılanacak. Bugüne kadar personelimiz namazlarını spor salonunda kılıyordu” dedi.

Afedersiniz ama ister istemez ağzımı bozmak durumundayım, içimden geçenlerin zekatını söylemezsem etrafa zarar vereceğim. Laflara bak, VIP hizmeti verilecekmiş, düğmeye basılmış vs. Saçma sapan boş sözler. Sonra özel abdest ve dinlenme yeri denmiş ama abdest bozma yerinden bahsedilmemiş. ‘Önemli isimlerin’ cenazesine gelen ‘önemli isimlerin’ abdest bozma işine son teknolojiyle yardımcı olmak lazım. Mesela Tuvalet kağıdı yerine 15 Milyon adet bir dolarlık banknota kıçlarını silebilirler. Ondan sonra da asansöre binip defolup camiye çıkarlar. Son teknoloji lafı var, ne olabilir, her “önemli” isme bir laptop dağıtılıp imamın sıkıcı vaaz ve hutbesi sırasında eğlenmesi sağlanacak olabilir mi? Başkan da “konuklarıyla” camiye tünelden gidecekmiş. Ulan cami sizin babanızın evi mi konuk kabul ediyorsunuz, duyan da patron gazinoya misafir kabul ediyor zanneder. İslam dini tarihte çok maskaralık gördü, nice rezillikle akil müminlerin başı öne eğildi ama böyle bir edepsizliği ilk defa görüyorum. Türk Diyanet İşleri teşkilatı bu şımarıklıkla ne kadar vicdansız insanlardan oluştuğunu, bir grup devlet memurunun nasıl uç noktada milletin kaynaklarını sorumsuzca kullanma imkan ve kabiliyetine sahip olduğunu göstermiştir.

Ha, bir de cenaze namazı denmiş, yahu zaten namaza gelenler laf olsun diye geliyor, çoğunun abdesti filan da yoktur, ne protokolü, ne namazı, ne duası. Ölen ‘önemli şahsı’ hele hele şehidi bari rahatsız etmeyin. Unutmadan, personel namazı spor salonunda kılıyormuş, şimdi rahat edecekmiş. Git alt kattaki boş yerlerden birini mescit yap, 15 Milyonu cebinden mi harcıyorsun, hayret bir şey. Şimdi bunlar yeni camiye giderken yol yürüdük, asansör çıktık diye harcırah da isterler. Kaldı ki Diyanet İşleri denen arpalıkta 1000 adamın ne işi var? Yediniz bitiremediniz vatandaşın parasını, 15 Milyon dolar daha götürecekiniz. Haram zehir zıkkım olsun, inşallah en son teknoloji tuvalette kabız olur inim inim inlersiniz. AKP’ye de duyurayım, eğer 15 Milyon değil milletin 15 kuruşu bu saçmalığa harcanırsa gücüm yettiğince yeri göğü yıkacağım, aleyhinizde elimden geleni ardıma koymayacağım. Çekin elinizi milletin cebinden. Ne izansız, merhametsiz tipler varmış yahu.

4 yıldır blog işindeyim, böyle densizlik görmedim. Uyanalım, din namına bacağımızdaki donumuzu da alacaklar, gerçek birer çağdaş olup çıkacağız. Bunların dini imanı para, camideki imamından, müezzininden ilçedeki vaiz müftüsüne kadar hepsi birer maaş, yolluk, yevmiye avcısı, insaf aramayın. Kapatın kardeşim camisini, teşkilatını, kuran kursunu, bunların bütçeyi soyma dışında bir faydası yok. Bizim mahallede sırf sidik yarışı için iki tane cami yaptılar tomarla para döktüler, devletin dinini yayacağız diye vatandaşı dinden imandan soğuttular.

Neyse, asabım bozuldu iyice, gidip iki rekat namaz kılayım, kendime geleyim.

23 Responses to “Camideki Protokol-II: Çıldırtmayın Adamı”

  1. Fethi Bey,
    Benim “robot imam” projem vardi. Bu ‘Turko’ reklamindaki robotlar gibi bir imam olacak. Kesinlikle problemsiz bir sekilde (internet baglantisi ile) merkezden aldigi “yesili sev, cevreyi koru” konulu vaazlari eksiksiz aksaksiz bir sekilde cemaate iletecektir. Yalniz daha once de yazdim bir yerde cemaatin “yahu bu robot yag kaciriyor, abdesti bozulmus olmasin” yada “peltek z’yi soyleyemiyor” gibi serzenislerine nasil cevap verilir bilemiyorum.
    Ayrica robotun secdede bozulmasi durumunda cemaatten telef olacaklar cikacaktir.

    Bir de sizden farkli olarak ben zaten bu protokolde durmak isteyenlere hep fitil olmus ve onlarla ayni yerde namaz kilmak istememisimdir. Dediginiz gibi bir suru abdestsizi, rol yapani, muslumanmis gibi yapani olur. O yuzden bu tur insanlarin ayri yerde namaz kilmasini yurekten destekliyorum. Mumkun mertebe halktan uzak olursa bence daha iyi olur. 15 milyonda basimizin gozumuzun sadakasi olsun, yeter ki normal camilere bir daha gelmesinler. Bu sayede belki iclerinden utananlari gelir halkla beraber kilarlar.

    Bir de bu “spor salonu” mescid demek degil mi? Yoksa ben mi yanlis biliyorum…

  2. Obli Vious 15 Ağu 2008 - 03:10:21

    Fethi bey,

    Bu ulkede kim ne zaman hayirli bir is yapacak olsa, mutlaka karsi cikan cekemezler cikar; lutfen siz onlara uymayiniz –bu cennet vatanin ilerlemesinde katkilarinizi esirgemeyiniz.

    Lutfen konuyu daha genis bir perspektiften aliniz.

    ‘Diyanet Isleri Baskanligi kompleksine bir spor salonunu neden yapilmisti?’ sorusunu sormanin alemi yoktur.

    Pur beyin-isi yapan personelin spor ihtiyacini gozardi edemezsiniz. Devlet memuru olsalar da, mesai saatleri icinde spor yapmalarini engelleyecek ne olabilir?

    Hic.

    Hem, spor salonunu amaclari dogrultusunda kullanmasalar, bazi munafiklarin cikip, ‘namazin da ibadet kisvesi altinda bir spor/aerobik oldugu’ iddialarina nasil cevap vereceksiniz?..

    Veremezsiniz –en azindan, kolay veremezsiniz.

    O yuzden, gelniz, spor salonunun Diyanet Isleri Kompleksinde ne isi var sorusunu hic sormamis olun derim ben —nacizane.

    Burada anlastiysak, gerisi kolay:

    Bu denli mufassal hizmetlerin verilebildigi bir kompleks icinde, sunun surasinda hepi topu 20 milyon YTL [*] civarina mal olacak olan modern bir ibadethanenin insa edilmesine karsi cikmak, ulkenin cag atlamasina ayak diremek degil de nedir?

    Lutfen, titreyiniz ve liberal liberal kendinize geliniz…

    Ibadethanelerimizin de, dinin ve inanclarin bizzatihi kendisinin oldugu uzere, zamanin gereklerine uygun sekilde evrim gecirmesine karsi degilsiniz herhalde..

    Bugun bir VIP hizmeti olarak verilecek modernize edilmis abdest alma teknolojisinin ilerde diger camilerimizde de olmasi kotu bir sey midir?

    Mesela, ayaklarinizi yikamak icin iki buklum olmaniz ve kovalarca su harcayip cevreye zararli olmaniz yerine, otomasyon sayesinde bunu cok rahat ve damlalama/puskurtme yoluyla yapmak –ve, hemen ardindan cevreye zarar vermeyecek sekillerde kurulamak– cok da koser olmaz miydi?

    Tabii ki olurdu.

    Dahasi, giderek cok-dilli olmasina el birligiyle gayret ettigimiz cennet vatanimizin, camilerinde de konferans sistemleri olsa ve cemaat ul muslimin kulakliklarla kendi dillerinde gerek dualari gerekse de ayetleri dinlese fena mi olur?

    Tabii ki iyi olur. Milli birlik ve beraberligimiz zaten buradan geciyor.

    Bir de, ‘kolaylastiriniz, zorlastirmayiniz’ prensibini bildiginiz halde; ne amacla asansorlere ve ozel tunellere karsi durdugunuzu anlamak kabil degil… Insanlari yamura camura, yokusa inise surmenin hangi dinde, hangi kitapta yeri vardir?

    Son olarak, Diyanet Isleri Baskanligini, cagimizi cok daha bilhakkin temsil edecek olan Som Kristal Cami degil de, siradan bir sey yapmak ufuksuzluguyla elestirMEmis olmanizi da ayrica yadirgadigimi soylemek isterim.

    [*: Bedelin bu derece az gorunmesi sizi rahatsiz etmesin. Zemin hesaplarinin realiteye uymamasi, surec icinde projenin tadil edilmesi vb vs gibi mutad sebeplerden dolayi bunun en az 5 kati daha artacagina emin olabilrsiniz. Ancak ondan sonra, parmak isirtacak ve parmakla gosterilebilecek bir eserimiz olacagi kesindir.]

  3. Böyle bir haber cıktı. İşin bokuda cıktı…

  4. http://www.ntvmsnbc.com/news/456275.asp link vermeyi unuttuğum

  5. FST 15 Ağu 2008 - 08:46:56

    Deliname, verdiğiniz linkten:

    Arkadaki Mustafa Kemalpaşa mahallesinde hiç cami yok. Danıştay binası yapılacak, Tarım Bakanlığı için de 20 katlı bina yapılacağı söyleniyor. Dolayısıyla bu çevredeki potansiyeli de düşünmek zorundayız.

    20 katlı bina ha, yuh. Çevredeki potansiyel mi? Adam sanki ticari amaçlı iş yapıyor da müşteri potansiyelini inceliyor.

    Prof. Er, “İbadetin VİP’i olur mu” sorumuzu, “Hayır, hayır. Kesinlikle öyle birşey yok. İbadette herkes aynı safta yer alır. İbadette herkes eşittir. VİP’i yoktur bu işin. Allah katında en yüksek protokolde bulunan insanlar da sıradan bir insanda aynıdır” yanıtını verdi.

    “Caminin yapımını Sosyal Hizmet Vakfı üstleniyor. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak cami yapımına bütçe ayırmıyoruz. Temel atma töreni Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nda olacak.

    Allah katındaki protokol nasıl bir iş? Bu sosyal hizmet vakfı parayı gökten mi buluyor yoksa Diyanet eliyle zorla toplanan delidumrul harçlarından da katkı var mı?

    İyice kızdım şimdi hemen kampanyayı başlatıyorum, Anti-Diyanet ve Anti-Vip Camii, bu caminin yapılmaması, hatta yapımı devam eden camilerin, cemevlerinin, tarikat yurtlarının, ADD sosyal tesislerinin derhal durdurulması için çağrı yapıyorum.

    Adres, birazdan, antidiyanet.blogspot.com olacak.

  6. FST 15 Ağu 2008 - 08:57:20

    Obli bey,

    Bu ulkede kim ne zaman hayirli bir is yapacak olsa, mutlaka karsi cikan cekemezler cikar

    Misal şu anda benim yaptığım hayırlı girişime de elbette “canım din düşmanı mısın” diye karşı çıkanlar olacaktır.

    Pur beyin-isi yapan personelin spor ihtiyacini gozardi edemezsiniz. Devlet memuru olsalar da, mesai saatleri icinde spor yapmalarini engelleyecek ne olabilir?

    Eskiden nurcuların her olayı dünyevi bir şekilde açıklamaya çalışan bir ekolleri vardı, Fethullah hocadan farklı olmalı, namaz en iyi spordur, günde 80 kere yatıp kalkıyorsun filan derlerdi. Yalnız pür beyin demişsiniz, bu tür projeler ancak bu tür beyinlerden çıkar, o noktada haklısınız. Ancak pür beyin, yani mahza ruh olan bir diyanet personelinin ibadet ihtiyacı da ortadan kalkmış sayılmaz mı? Sonuçta bu tür sıradan ibadetler cesedi yanında beyni küçük olan bizlere mhsustur.

    otomasyon sayesinde bunu cok rahat ve damlalama/puskurtme yoluyla yapmak

    Evet, Ziraat bankası da damlama sulama projelerine destek veriyor, bakın caminin projesine finansman da buluverdik.

    Bir de, ‘kolaylastiriniz, zorlastirmayiniz’ prensibini bildiginiz halde; ne amacla asansorlere ve ozel tunellere karsi durdugunuzu anlamak kabil degil… Insanlari yamura camura, yokusa inise surmenin hangi dinde, hangi kitapta yeri vardir?

    Benim de kızdığım o zaten. Madem tüneli yaptınız, hani bunun yürüyen bandı?

    Son olarak, Diyanet Isleri Baskanligini, cagimizi cok daha bilhakkin temsil edecek olan Som Kristal Cami degil de, siradan bir sey yapmak ufuksuzluguyla elestirMEmis olmanizi da ayrica yadirgadigimi soylemek isterim.

    Camiye modern bir mimar aranıyormuş, belki gidip başvurabilirsiniz, yalnız tanıdık tavsiyesi olsun, “15 milyonluk cami bizim mahalleye yakışır, size 100 milyonluk, alemi islama emsal olacak bir şaheser yapalım” demeyi unutmayın.

    Ancak ondan sonra, parmak isirtacak ve parmakla gosterilebilecek bir eserimiz olacagi kesindir.

    Artık kafayı mı yeriz, parmağımızı mı ısırırız bilemiyorum.

  7. Obli Vious 15 Ağu 2008 - 09:39:23

    Fethi bey,

    Misal şu anda benim yaptığım hayırlı girişime de elbette “canım din düşmanı mısın” diye karşı çıkanlar olacaktır.

    Ben size hep diyorum: Kurumlari yipratmayalim; kiymetlerini bilelim..

    Bu Cumhuriyet, gozunu kirpmadan kirk tane bakanlik kurdu kaldirdi da, itinayla ve kalici 2 baskanlik birakti bizlere. Bunlardan birisi Diyanet Isleri Baskanligidir. Digeri de, malum, Genel Kurmay Baskanligi..

    15 milyon dolarlik bir cami gibi kil-tuy-yun bir sebepten dolayi, bu kurumu yipratmak siz dahil kimseye yakismaz. Bu para, birkac ucak dolusu haci adayinin geliri ile pekala elde edilebilir, ama kuruma verilecek zararin telafisi mumkun degildir.

    O yuzden, lutfen sinirlerinize hakim olunuz: Hem, sevap gelecek yerden cami esirgenmez.

    Bunu da ben mi hatirlatacagim size?

    Eskiden nurcuların her olayı dünyevi bir şekilde açıklamaya çalışan bir ekolleri vardı, Fethullah hocadan farklı olmalı, namaz en iyi spordur, günde 80 kere yatıp kalkıyorsun filan derlerdi.

    Kelime-i sahadet getirmegi ve t3espih cekmegi nasil acikliyorlardi; hatirlayabiliyor musunuz?

    Ancak pür beyin, yani mahza ruh olan bir diyanet personelinin ibadet ihtiyacı da ortadan kalkmış sayılmaz mı?

    Diyanet personelinin ibadet ihtiyacinin ortadan kalkip kalkmadigi konusunda malesef ben fetva makami degilim. Bunu, mesela, Istanbul (Dersaadet) Muftulugune sormak isteyebilirsiniz: +90 (212) 512 23 20

    Benim de kızdığım o zaten. Madem tüneli yaptınız, hani bunun yürüyen bandı?

    Yuruyen bant?

    Kuzum, siz, yoksa, VIP lafinin anlamini mi bilmiyorsunuz?

    Abdest alsinlar diye otomasyonun feristahini emirlerine amade kilacagimiz nadide insanlarin, siz, anladigim kadariyla ayakta ibadete gitmesini istiyorsunuz…

    Yapmayiniz. Bu kadarina fasik degilse bile munafik dememek icin kendimi zor tutuyorum..

    Bakiniz, surada, svilleri icin ithal bedelleri 20,000 USD civari olabilecek olan araclari, bu ulvi amac icin MKE uzerinden ithal edersek 7,500 USD civarina maledebilecegimiz fevkalade rahat yani uygun araclar var.

    Birisi sofor olmak uzere 2 kisi tasiyorlar.

    Bunlardan yaklasik 100 adet alinirsa, her alisveris merkezinde her faninin kolayca kullanacagi turden yuruyen merdiven banalliginden kurtulabiliriz.

    http://www.prairielandgolfcarts.com/cat/product.php?productid=1796

    Camiye modern bir mimar aranıyormuş, belki gidip başvurabilirsiniz, yalnız tanıdık tavsiyesi olsun, “15 milyonluk cami bizim mahalleye yakışır, size 100 milyonluk, alemi islama emsal olacak bir şaheser yapalım” demeyi unutmayın.

    Mimari isi kolay. Surada bir ornegi var. Her ne kadar, yumurta kabuklarindan yapilmis gibi dursa da, kristal de olabilir.

    Fiyat?

    100 milyon aslinda cok ucuz.

    Bakiniz, kendi ulkesinde yapilmasina karsi olan eloglu, baska yerlerde neler yaptiryor.. Hemi de minaresi 200 metre..

    Simdi is, size, yani sizin her cemaatten tanidiginiz duzinelerce adami faydali bir ise yoneltmege kaliyor..

    Yuzde otuz veririm.

    Hayirli bir ise vesile olmanin sevabi da cabasi.

  8. knz 15 Ağu 2008 - 10:09:04

    bahçesinde erguvan ağacı olan, kışın yaralı leyleklerin tedavi gördüğü bir cami yapmıştım ben. çocukların boyundan büyük bir leylek yazın ansızın uçar gider…

    hem de atesit forumda…buralarda beni kimse sevmiyor diye böyle yaratıcı fikirlerim gelişmiyor..

  9. FST 15 Ağu 2008 - 10:37:07

    Obli bey,

    Bunlardan yaklasik 100 adet alinirsa, her alisveris merkezinde her faninin kolayca kullanacagi turden yuruyen merdiven banalliginden kurtulabiliriz.

    Şu da var, iki tekerli olan. Yalnız bazı protokol erbabı çok zor da olsa bundan düşebilir. Bir de şoför istihdamını olumsuz etkilemesi muhtemel.

    Simdi is, size, yani sizin her cemaatten tanidiginiz duzinelerce adami faydali bir ise yoneltmege kaliyor..

    Yuzde otuz veririm.

    Hayirli bir ise vesile olmanin sevabi da cabasi.

    Sevap tarafı kolay da benim dağıtacağım komisyonlar düşünülünce yüzde 30 biraz düşük kalıyor. Siz cami bedelini biraz yükseltip benim payı net yüzde 35 yaparsanız üzerinde düşünebilirim.

  10. FST 15 Ağu 2008 - 10:39:27

    Knz,

    buralarda beni kimse sevmiyor diye böyle yaratıcı fikirlerim gelişmiyor..

    Bu sevmeme lafı nereden çıktı şimdi?

    Bu arada benim eskiden oturduğum mahalledeki tarihi camide bir leylek yuvası vardı, her yıl gelir, sonra yeni yavrusuyla uçar giderdi.

  11. FST 15 Ağu 2008 - 10:42:30

    Obli bey,

    Hemi de minaresi 200 metre..

    Eyvah, bizimkiler bunu işitirse ‘tiz zamanda bir kilometrelik minare dikile, masraftan kaçılmaya’ emri gelebilir.

    Bizdeki minare takıntısı malumunuzdur, kenar bir semtte küçük bir cami vardı, geçen baktım iki şerefeli devasa bir minare yapmışlar. Bu ucubelerden ne anlıyorlarsa. Minare ustası olmak varmış, yahut kapı oymacısı. Bilemedin cami dernek başkanı.

  12. magrib 15 Ağu 2008 - 10:56:52

    Sayin Fethi Bey,

    Ben oncelikle bu habere temkinli yaklasmistim. Malum haberin kaynagi Hurriyet olunca ve haberin altinda yazilmis olan onca yoruma da bakinca, okuyucuyu kiskirtmak icin yapilmis bir haber kesin diye dusundum. Özellikle su VIP cami olayi insanin kanini donduracak sekilde. VIP cenazeleri falan diyorlar ya, insan ister istemez bunlar ileride bu cenazeleri VIP mezarlara, kurdun kusun ulasamayacagi fanuslara falan da gommek ister diye dusunuyor.

    Diyanet Isleri Baskanliginin aciklamalarina bakinca ise ates olmayan yerden duman cikmaz detirticek cinsten. Diyanetin guzel projeli, insanin goz zevkine ve ruhuna hitap edecek cami yapimlarina destek vermesi guzel. Ozellikle de cumhuriyetten sonra mantar gibi tureyen sekilsiz ve zevksiz bir mimari ile yapilmis camileri dusundunkce, biri buna bir son versin diyor insan. Ama gunumuzde maalesef Diyanet de, diger devlet kurumlari gibi devletin mali deniz… politikasi izliyor gibi geliyor bana. Kendilerine devlet tarafindan verilmis bu gorevi, manevi yönden de Rab katindan almis gibi davranip, kendilerine has bir ruhbanvari bir olusum icindeler.

    Benim bu konuda bir anim var. Benim bulundugum sehirde bu seneki kutlu dogum haftasi icin torenler duzenlenmisti. Haftalar oncesinden de ciddi reklamini yaptilar. Diyanet Isleri Baskani”ni da (DIB) davet etmisler. Bayagi bir gurultu kopartilar, sayin DIB”in programa gelmesi cok buyuk bir onur kaynagi falan diye. Neyse, ben de arkadaslarin israri, biraz da merakimdan gittim. Programin ortalarina dogru DIB salona tesrif etti. Salon zaten bir calkalandi (tabi sunucunun insanlari yonlendirmesini hic saymiyorum), zannedersiniz ki cok ulvi bir sahis girdi iceriye. Kadinlardan aglayanlar bile vardi. Sonra bu sahis, Konusma yapmasi icin sunucu tarafindan sahneye cagirildi. Ancak sunucu yine, dinleyenleri costurdu, sayin DIB”i salavatlar icinde cagiralim oyle bos bos gelemez dedi. Ve bir anda butun salon salavat cekmeye basladi kimisi de alkisliyordu. Ben o sirada dondum kaldim. Bu simdi ne demekti. Hele o DIB”in salona bir cikisi vardi ki, ilk anda kendimi gulmemek icin cok zor tuttum. Yuzundeki husu ifadesi, kugu gibi suzule suzule platformda ilerlemesi, yere kadar uzanan cubbesi, basindaki o sey… Uzaktan gozu cok iyi gormeyen bir insan kendisine dikkatli baksa, gelenin Papa mi, DIB mi, yoksa DIB mi Papa mi oldugunu cok zor ayird eder. (boyle bir kullanimin bir benzeri sanirim George Orwell”in Hayvanlar Ciftligi kitabinin en son cumlesi olarak geciyordu.)

    Velhasili, demek istedigim sudur ki, para ve iktidar cok menem seyler. Bunlari eline geciren insandan her ne kadar din adina birseyler yapiyorum desede urkuyorum. Tamamiyle bu iki gucun hakimiyeti altina girmemis olabilir ama, pisliklerinin uzerine bulasmasina engel olamamistir. Diyanette de cok iyi insanlar vardir mutlaka, bu bahsettigim DIB”in de cok iyi hizmetleri olabilir, ama maalesef bircok insan kendi ihtiraslari icin yaptiklari islere din adina yaptik kilifini giydiriyor.

  13. Obli Vious 15 Ağu 2008 - 10:57:32

    Fethi bey,

    Şu da var, iki tekerli olan. Yalnız bazı protokol erbabı çok zor da olsa bundan düşebilir. Bir de şoför istihdamını olumsuz etkilemesi muhtemel.

    Siz hala ayakta duracak bir cozumu oneriyorsunuz.
    La havle..

    Sevap tarafı kolay da benim dağıtacağım komisyonlar düşünülünce yüzde 30 biraz düşük kalıyor. Siz cami bedelini biraz yükseltip benim payı net yüzde 35 yaparsanız üzerinde düşünebilirim.

    Bunu yuzyuze konusmak daha uygun olur. Iki rekat da atistiririz. :P

  14. FST 15 Ağu 2008 - 11:11:51

    Merhaba Magrib,

    Hürriyetin haberine temkinli yaklaşmanızı anlayışla karşılıyorum ama ben işin evveliyatını bildiğim için doğruluğundan şüphe etmedim. NTV’deki haber durumu teyit etmiş oldu. Hatta ben sadece buzdağının tepesiyle uğraştığımızı bile söyleyebilirim.

    Buzdağının kalan kısmını siz fevkalade güzel anlatmışsınız. Birde nedense ben de bu tür adamları görünce gülmekten kendimi alamıyorum. Gülünç bir sarık, rektörlerinki gibi bir cübbe, kravat. Bir de kibir var ki, breh breh. Para adamın yürüyüşünü bile değiştirir derler, doğruymuş.

  15. FST 15 Ağu 2008 - 11:18:20

    Bir de eklemeden geçemeyeceğim, yazma konusunda elinizden çok iş geleceği anlaşılıyor, keşke bunu internet, kitap, makale şeklinde umumun istifadesine açsanız. Gerçi belki öyledir ama yine de söylemiş olayım.

  16. ilgili 15 Ağu 2008 - 20:55:31

    DIB yaptiriyormus bu camiyi,
    Bir de diyanet vakfi var parsal gucunun dudak ucuklatici oldugunu duymustum islam ansiklopedisinde gorevli olan bir tanidigimdan

  17. FST 15 Ağu 2008 - 22:47:22

    Bir de diyanet vakfi var parsal gucunun dudak ucuklatici oldugunu duymustum

    Evet, Karun bunların yanında gariban kalır. Her köşe başı tutulmuş, hac işinden büyük soygun başta olmak üzere devlet kontrolündeki din sömürüsüyle semirilmiştir.

  18. knz 15 Ağu 2008 - 22:52:32

    fethi bey o camiyi tahmin ettim :)

    içinde leylek olan camiyi yeni gençler hiç hatırlamayack…

  19. FST 15 Ağu 2008 - 22:56:49

    fethi bey o camiyi tahmin ettim :)

    Öyle mi? Mahzuru yoksa hangi camidir, söyleyebilir misiniz?

  20. knz 15 Ağu 2008 - 23:23:50

    insanlar kutsal emanetlere karşı geri geri yürüyerek dışarı da çıkmazdı hani..

    bilmem ki biraz mahzuru var sanki. amacaoğlu falan çıkabilirsiniz :)

  21. FST 15 Ağu 2008 - 23:43:57

    amacaoğlu falan çıkabilirsiniz :)

    Kiminle, leylekle değil herhalde :)

  22. knz 16 Ağu 2008 - 00:07:24

    hehehe :)

  23. ses(s)iz 18 Ağu 2008 - 13:08:06

    enteresan yorumlar gelmiş Kıymet Nadir’den..

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş