Nasıl Ekonomi Yazarı Oldum?

FST Ağustos 18th, 2008

Geçen aylarda epey bir ara verdiğim sırada Ekonomitürk sitesi yöneticisi Ekonomix eski günlerin hatırına işsiz güçsüz dolaşmama üzülüp “Fethi bey, istersen gel senin adını da bizim yazarlar listesine ekleyelim,  ekonomiden anlamıyorsun ama birşey yazmasan da fark etmez, dost kara günde belli olurmuş” diyerek bir teklifte bulunmuştu. Ben de o sıralarda zaten dönüş hazırlığını bitirmeme rağmen, kaliteli arkadaşlardan müteşekkil bu ekibe katılma teklifini memnuniyetle kabul etmiş, karın tokluğuna sözleşme imzalamıştım. Dün bir arkadaş “bak seni ilgilendirir” diye bir haber linki yolladığında bu haberin İzlenimler kadar Ekonomitürk sitesine de uygun olacağını düşündüm. Boşboşuna adım orada durup yer işgal edeceğine yazıyı oraya koyayım dedim. Böylece hem ekonomitürk okuyucularının “bu nedir, herifin adı var yazısı yok, kimden torpilli Allah bilir” eleştirilerilerini ortadan kaldırmış, hem de çoktandır kullanmadığım blogger arayüzünü hatırlamış oldum.

seminer.jpgYazının devamını Ekonomitürk sitesinden okuyabilirsiniz.

Seminer Notları
Geçen yıl gördüğüm bir haber vardı, Konya’da bir esnaf odası başkanı lüks bir otelin hamamında kese attırırken görüntülenmiş, medyada “bu nasıl iş, esnaf kan ağlarken başkanın haline bak” şeklinde haberler çıkmış, yetkililer de konuyla ilgili inceleme başlatmıştı. Bugün gördüğüm haber bu incelemenin sonuçlandığını bildiriyor. …

Tabii bu yazıyla ekonomi yazarlığı maceram da başlamadan bitmiş olabilir, orasını zaman gösterecek.

19 Responses to “Nasıl Ekonomi Yazarı Oldum?”

  1. Fotograftaki kişi yazıdaki kişiyle aynı kişi değildir. Bundan dolayı 5 yerine 4 yıldız verebildim.

  2. bliyaal 19 Ağu 2008 - 10:18:38

    Fethi bey,

    O neo-liberal eğilimli sitede yazarken emekçiden yana tavır koymanızı bekliyorum.

  3. Fethi Bey,
    Bakin kimler devlet imkanlarindan yararlanmak istiyor… :)

    Tatlıses, bir süre önce kaybettiğimiz ünlü yapımcı Osman Yağmurdereli’nin milletvekili olması sebebiyle, hastane masraflarının ekstra harcamalar dışında devlet tarafından karşılandığını hatırlattı. Ünlü türkücü, “Allah devletimizi başımızdan eksik etmesin. Ben de yakında milletvekili olacağım. Devletimin bazı imkanlarından faydalanacağım” dedi.

  4. Fethi Bey, disiplinler arası böyle geçişlerin en güzel örneğini, siyaset-din-metafizik ve dahi mikro-fıkıh türlerini birleştiren Tufan Türenç gösterirken, sizin ekonomi yazmanız ayrıca bunun içine kuantum fiziği, astronomi, kant estetiği katmanızın önünü açacaktır diye düşünüyorum.

  5. FST 20 Ağu 2008 - 01:22:41

    Serkan bey,

    O dediklerinizin ne olduğunu tam bilmiyorum ama gaza gelip fazla açılmak da istemem. Gerçi astronomi ile ilgili yazılarım vardı bir ara ama son zamanlarda pek malzeme çıkmıyor. Belki dediğiniz gibi Tufan hatta Özdemir ve Bekir beyleri daha dikkatli izlemem gerekiyor, biraz ihmal etmiş durumdayım.

  6. Fethi Bey,

    Tufan Türenç, Özdemir İnce, Hadi Uluengin, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil, YAvuz Donat, Cıvaoğlu gibi karşılaştırmalı, karıştırmalı, kâh bilge, kâh derviş, kah devrimci, kah hümanist, kah romantik olabilen çok katmanlı, çok oturgeçli götürgeçli yazarları asla gözden uzak tutmamak gerekiyor.

  7. Suat 20 Ağu 2008 - 08:18:58

    Tufan Türenç, Özdemir İnce, Hadi Uluengin, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil, YAvuz Donat, Cıvaoğlu gibi

    Hadi Uluengin’in sayılan isimlerle aynı listede yeralması haksızlık olmuş bence.

  8. @Suat Bey,

    Yo yo, kendisinin performansını gerçekten etkileyici buluyorum. Örneğin şurada * bahsettiğim türden konularda. Ayrıca -beğenir misiniz bilmem ama- Ahmet Kekeç de bodoslama daldı Haydi’ye geçenlerde. Konu: Cahillik.

  9. Ahmet Kekeç’in bodoslama daldığı kişi Hadi Uluengin değil Özdemir İnce. Sizin yazı ise tam bir saçmalık. Suat Bey’e katılıyorum, Hadi Uluengin’in o listede işi yok.

  10. @ekodok

    Hadi’nin o listede işi var ekodok. En azından benim için. Gerçi ne listesi? Uyuz olduğumuz köşe yazarları listesi, şahsıma ait birşey. Ben Uluengin’e mesela şurada gıcık kapmışım; (Ahmet Kekeç konusunun olayla alakası yok, haklısınız)

    KARA Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Kara Harp Okulu ders yılı açılışı sırasında yapmış olduğu konuşmayı tam metin olarak, çok bir büyük dikkatle okudum.

    Zaten de bilgisayar aracılığıyla yazıcıya kaydettim.

    Çünkü, hitábetin derin, háttá ideolojik sayılabilecek içeriği referans nitelik arzediyor.

    Allah aşkına bir yazarın, zaten 1200 kelime filan olan köşesinin bir kısmının, şu kadar saçma sapan bir bilgiye ayırmasının, ne gibi bir anlamı var, bir açıklar mısınız ekodok? Ya da şu;

    BURADA en önce şunu söyleyeyim: Başbuğ’un konuşmasındaki entelektüel seviye, bilgi birikimi ve kısmen de ufuk perspektifi çok yüksek bir grado taşıyor. Yürekten kutlarım.

    Şimdi bu nasıl bir tartışma, nasıl bir eleştiri, nasıl bir nazire ki, hem eleştiriyor, hem de böyle dalga geçer gibi mi, hayran gibi mi bir tavır sergiliyor.

    Sırf o yazıdaki uslubu yüzünden kovardım dergimden ben Uluengin’i.

  11. Kişisel listenize istediğiniz yazarı koyabilirsiniz tabii. Ona diyebileceğimiz birşey lok. Suat Bey gibi ben de sadece bizim kişişel listemizde bu ismin yer almadığını söyledik, o kadar. Hadi Uluengin’in bahsettiğiniz yazısındaki yazıcı ayrıntısı komik gerçekten. Fakat ben okuduğum yazılarda ayrıntılara pek takılmam, genel olarak ne denmek istediğine bakarım. Hadi Uluengin’in her yazısının altına gözü kapalı imza atabileceğimi söyleyemem ama genel olarak çizgisini beğenirim. Siz de beğenmemekte özgörsünüz tabii, bize ne, kimse kimseyi zorlayamaz. Ahmet Kekeç’in yazısını yanlış anladığınızı görünce biraz takılayım dedim sadece. Biraz kaba kaçtıysa özür dilerim.

  12. @ekodok

    Ne demek, hiç öyle algılamadım. Zira hepiniz net üzerinde durmadan okuduğum insanlarsınız, yorumlarınızı önemseyecek, sahip olduğunuz bilgiyi paylaşmanızı takdir edebilecek ve - eleştirinin tipine değil en azından içeriğine bakacak kadar- da bilgi görgü sahibi olduğuma inanırım. O yüzden o kısmı geçtik.

    Bir de şu var, gıcık olmak için bile okumak zorunda olduğumuz kişiler bu insanlar. Ama liste filan demeye başladım, o da bir “ergenekon efekti” olsa gerek. Bir listem yok, sürekli okuyorum.

    Yine de şu var -konudan sapmadan- gerçekten köşe yazarları, kendilerine ait blog siteleri açsalar ve günlük tutsalar, sizce gerçekten etkili olabilirler miydi? Gazetelerin bu insanlara sağladığı fors, bazen “köşe kadısı” olma yolunda, herşeyi bilirim ben kıvamına sokmuyor mu bu insanları? Haftada 7 gün yazan, üstüne bir de spor filan gibi -Deniz Gökçe’nin kulakları çınlasın- alanlara kayanları da gözönünde tutalım, böyle bir performans ne kadar mümkün?

  13. Bulent Murtezaoglu 20 Ağu 2008 - 18:09:56

    Hzhubble bey,

    Yine de şu var -konudan sapmadan- gerçekten köşe yazarları, kendilerine ait blog siteleri açsalar ve günlük tutsalar, sizce gerçekten etkili olabilirler miydi?

    Su anda munferiden etkililer mi? Sadece kendi usluplariyla ama anafikir benzer olmak kaydiyla sectikleri tarafin takdir edecegi sekilde yazip duruyorlar. Bunda bir zarar yok, aksi nasil olur onu cikartmak da zor ama ’su yazar etkilidir’ dendiginde, insanin aklina baska seyler geliyor. Bir kutpun sempatizanlari arasinda itibar goren biri, o cizgiye cok ters gelecek bir seyi yazsa kac kisi dinler veya o yazisindaki fikre itibar eder? (Obur kutup ‘aa iste bak vicdanli da cikiyor onlarin arasindan da bazen’ der o ayri, o da ‘bu sefer dedigi hosumuza gitti’ demektir cogunlukla tabii.) Iki kutup olmasi da sart degil, muhtelif alt-guruplar olabilir.

    Ben ‘etkili’den bir yone gitmekte olan trenin lokantasinda sohbetiyle ilgi cekeni degil, o trenin istikametine etki edebileni yahut yolculari evvelce gitmeye razi olduklari istikametten farkli istikametteki bir trene binmek ister hale getirebileni anliyorum. Kose yazarinin boyle olmasi zor.

  14. @ Murtezaoglu

    Aslında bunu, daha çok Hasan Cemal’in kitabını okurken fark ediyor insan. Hani şu Cumhuriyet gazetesi ile ilgili olanı. Bu insanlar -köşe yazarları- örneğin bizim, sizlerin, bu siteleri izleyenlerin fark ettiği şeyi henüz farkedebilmiş değiller. Yazdıkları o alanlar birer mecra ve bu mecraların kullanım alanları -gazetenin işlevi- gayet düzgün bir şekilde çizilmiş. Fakat herşeyi olduğu gibi, bir gazeteyi de, web sitesini de, televizyonu da, büyük göstergelerin savaş alanına çeviriyoruz. Onları, amaç kılamıyoruz, araç kılıyoruz. Her şey için.

    Bakın İzlenimler sitesi, benim bloglar alemine bakışımı değiştiren bir weblog oldu. Daha önce bana göre blog denen hadise çoğunluğunun ifşaat, çamur atma, zırvalama hakkını sonuna kadar kullanabildiği, bireyselliğin olduğu kadar, topyekün tahrifatın -dedikodu- pek güzel bir arada yürüdüğü bir mecra idi. Fakat İzlenimler ve diğer bloglar, gayet sivil bir şekilde yazıyı, o çatık kaşlı edebî ortamından ve gevşemiş, araçsallaştırılmış gazete dilinden çıkartıp, tamamen kendine özgü bir üslupla -ki üslup zaten böyle birşey olsa gerek- “bu adam da kim yahu?” demeden okutturan, düşündüren siteler oldular.

    Benim düşünceme göre Fatih Altaylı’nın açtığı kişisel web sitesi, asla -kıyas götürmez- bu sitenin çevrimini yakalamazdı. Çünkü Altaylı’nın düşünceleri, hiç bir zaman öyle bir çeşitlilik göstermeyecek, sivil olmayacak, hep o büyük göstergelerin gölgesinde kalacak.

  15. Obli Vious 21 Ağu 2008 - 12:21:09

    Fethi bey,

    Bunu Jazzetta’ya yazacaktim, orada uygun konu basligi bulamadim. Burada da aramadim :)

    Bakiniz, elin keferesi, bizlerin yuzyillardir dediklerini teyid etmek icin calisiyorlar.

    Faizin toplum hayatina yonelik yikici etkilerini, alkolun ne derece zararli oldugunu, oruc tutmanin insan bunyesinin detoksu acisindan ne derece faydali oldugunu, namaz kilmanin ise en iyi aerobikten daha iyi sonuclar vedigini ispatlamalari bir yana [ki, ben bunlarin nerede ispatlandigini bilmemekle beraber, mutlaka ispatlanmistir artik diye bakabiliyorum –bazan], simdi de cok-eslilik konusunda son noktayi koymak uzereler.

    New Scientist nam kefere nesriyatinin son sayisindaki bir makalede, cok-esli erkeklerin digerlerine kiyasla ortalama yuzde 12 kadar daha uzun yasadiklari tespit edilmis.

    Tanitim konusmasini dinleyenler arasinda olan (Evrimsel Antropolog) Chris Wilson {Cornell Universitesi, ABD}, “gecerli bir hiptez ve iyi bir tahmin” oldugunu da diyormus… Her ne kadar, konunun baska sekilde incelenmesi sonucunda, erkeklerin cok sayida karisinin sefkat ve ihtimami sayesinde daha uzun yasadigi iddia edilebilese de, bunun cikarsamayi degistirmeyecegi de ortada.

    Ustelik, calismayi yapan da bir kadin: Virpi Lummaa, Ekolojist {Sheffield Universitesi, Ingiltere}

    Sonuc: Bilim de teyid ediyor ki, tek-eslilik ile kiyaslarsak, cok-eslilik erkekler icin ‘iyi bir sey’dir. Sadak Allah ul azim..

    Buyrun iste..

    Bakalim hangi munafik buna [erkek bencilligi filan diyerek] itiraz edecek?
    :P

  16. FST 21 Ağu 2008 - 14:11:25

    Obli bey,

    Bakiniz, elin keferesi, bizlerin yuzyillardir dediklerini teyid etmek icin calisiyorlar.

    Allah islamı küffar eliyle güçlendiriyor denir, bu teyid edilmiş oldu.

    Faizin toplum hayatina yonelik yikici etkilerini, alkolun ne derece zararli oldugunu, oruc tutmanin insan bunyesinin detoksu acisindan ne derece faydali oldugunu, namaz kilmanin ise en iyi aerobikten daha iyi sonuclar vedigini ispatlamalari bir yana

    Domuz etindeki tirişini unutmuşsunuz.

    Sonuc: Bilim de teyid ediyor ki, tek-eslilik ile kiyaslarsak, cok-eslilik erkekler icin ‘iyi bir sey’dir. Sadak Allah ul azim..

    Bilim teyid etmişse bize susmak düşer. Kadınların bilim yahut din ne derse desin susacağını zannetmmekle birlikte.

  17. Obli Vious 21 Ağu 2008 - 20:36:57

    Allah islamı küffar eliyle güçlendiriyor denir, bu teyid edilmiş oldu.

    Evet. Hem o, hem de bu teyid edilmis oldu.
    Tevafuk iste.

    Domuz etindeki tirişini unutmuşsunuz.

    Tirisin miydi, insanlarin eslerini kiskanmasinin onune gecen?

    Bilim teyid etmişse bize susmak düşer.

    Yasar Nuri hocanin da benzer sekilde dusundugunu farzedebilir miyim acaba?

    Kadınların bilim yahut din ne derse desin susacağını zannetmmekle birlikte.

    Bilimin, beyanat ozgurlugunun onune gecebilecek bir tedbir –en azindan ongorulebilir bir gelecekte– gelistirebilecegini ben de sanmiyorum.

  18. FST 22 Ağu 2008 - 08:44:11

    Obli bey,

    Tirişinin öyle bir etkisi olduğunu islami geyik muhabbetlerinde işittiğimi hatırlıyorum. Aslını şu bahsettiğiniz profesör sevabına bunu da araştırıverse iyi olur, bizde bilim adamları maaş artışı ve yan ödemelerle fazlasıyla meşgul olduğu için zaman ayıramazlar.

    Yasar Nuri hocanin da benzer sekilde dusundugunu farzedebilir miyim acaba?

    Muhtemeldir. Hocayla siyaset dışında uyuşuruz. Yağız Anadolu delikanlısında kazığı yedikten sonra dünyaya bakışı değişmediyse Yaşar Nuri beyin de en az benim kadar bilime saygılı olduğunu düşünürüm.

    Bilimin, beyanat ozgurlugunun onune gecebilecek bir tedbir –en azindan ongorulebilir bir gelecekte– gelistirebilecegini ben de sanmiyorum.

    Aya gidileceğine de zamanında inanılmıyordu, bilime güvenmek gerek.

  19. serkan 24 Kas 2008 - 01:04:16

    saygıdeger cok kıymetli arkadaslarımız ve kardeslerimiz gorduk ki fatih hoca denılen sÖzde medyum yada cinlimiş kendisi sesinden anlarmİŞ madem sesınden anlardında neden bizi dolandırdın senin sesinden anladıgın kadarı sadece nasıl alırım nasıl bu ınsanın cebındeki parayı alırım dıye dusunmendır sız degerli dostlarımıza soruyorum ınsan kufurle ne elde edebilir bız sadece gerceklerı yazdık gerceklerı yazınca kuduz kopek gıbı kendını acıga cıkarmmak ıcın gordukkı temıze cıkarmak ıcın sıtelerıne yazıyor madem yapmamısda neden sıtelerıne acıkca bana kufür edıyor degerlı dostlarım arkadaslarım
    kardeslerım sıze soruyorum madem yapmadında neden kendını savunmuya gecdın yapmıyan bır ınsan hıc savunma yaparmı ben yapmadım kım ne yazarsa yazsın der gider ben hıc bır medyumu tanımadım ılk defa cinlılere bakıyor dıye buna gıttık buda bızı dolandırdı vede adlı surec zaten basladı bakalım kım kımden hesap soracak vede tazmınat alacak goruyorsunuzkı sıtesınde ben onun hakını verecegım dıyor ne hakımı verecek aldıgı parayımı sırf gerceklerı yazmıyalım gerceklerı acıklamıyalım dıye bızden aldıgı paranın ıkı katını bıze teklıf edende kendısıdır ama bız sadece yuce turk halkı vede turk milletının gozunu acmak ıcın ugras verıp turk halkına gerceklerı gostermek ıcın yemın ettık onu sanaldan sılmek yada ıncıtmek kırmak ıcın degıl ama gordukkı
    gercekden cok ıncınmıs vede kırılmıs ne yapabılırımkı sen o parayı alıp barlarda pavyonlarda yedıgını kendın yazan degılmısınparamızı ıade et dedıgımızde sızın paranızı pavyonda kkadınlara gıtım uzerınde ben rakı ıcdım sen su ıc dıye yazmadınmı fatıh bey yuce turk milletı senın de ne oldugunu anlıyacak kadar cahil degil cunku egerkı sen yapmasadın sıtene onları yazmaz vede kendını savunmuya gecmezdın soyle dusunun degerlı kardeslerım pkk gıbı son cırpınıslarını yasayan bır ınsan ne yapar pkk gıbı saldırı yapıp kendıne propagotorler bulmuya ve yandaslar toplamıya yuce turk mılletının gozunu boyamıya devam etmek ıcın elınden gelenı yazıyor bunuda göz ardı etmeyın size tekrar soruyorum sucsuz bır ınsan asla vede asla kendını bu kadar agresıf hale getırmez cunku ben yapmadıgımı herkes blir der gecer gıder ama pkk gıbı son cırpınıslarını yasayan bır ınsan bunu sıtesıne yazar ve yazıları degıstırıp yayınlar ışte degerlı ve yuce türk halkına gerceklerı yazdım ve yazmayadimda bu sahtakarın gercek yüzünu cıkarmıya yuce turk milletının gozunu boyamaya fırsat vermedıgımız ıcın bu yola bas vurmusdur kendısını bizat biz yüce turk adeletı ve turk devletının yetkılı mercılerıne gereklı suc duyurusunda bulundugumuzudA elımızdekı kendı yazdıgı msn kayıtları oyle degısecek turden olmayıp video olarak msnde konusduklarımızı kaydetmıs vede ne olur ne olmaz ılerde paramızı alır bızı kandırı dıye videosunu cekmıs cd halınde yuce turk adeletıne teslım etmıs
    bulunmakdayız simdi yorumuda dusunceyıde dusunmeyıde yüce türk halkına bırakıyorum…
    sen medyumsan medyum olucaksın sen okulunumu okudunkı hasta tedavı edıyorsun bunun ıcınde suc duyurusudna bulunduk fatıh bey ne doktorluk okumus nede hıpokrat yemini etmıs bır kısıdır sen hasta bakmak ıcın devletden yetkınmı var belgenmı işte soyluyoruz acıklıyoruz bırde cıkmıs hastaya bakıyorum dıye acıklama yapıyor sen kımsınkı hasta tedavı edıyor vede hastaları ıyılestırıyorsun sen doktormusun sız neden gitdiniz o zaman diyeceksiniz bız denize düşen yılana sarılır mısalı gıtık ama bız
    düştük bu sehtakara siz düşmeyin değerli kardeslerimiz ayrıca hasta tedavısı yaptıgı ıcınde suc duyurusunda bizat bulundukyuce turk adeletının onunde hesap verecek bu KİŞİ VE SİTESİNE YAZDIKLARI HERŞEY KENDİ SENERYOSUDUYR ARKADASLAR KENDİ CEVİRİM KENDİ OYNUYORU BU ADAM HAYAL DUNYASINDA YAŞAMAYI COK SEVIYORU VE SUCLAMAYI COK İYİ YAPIYORU SONSUZ GÜVENCEMİZ YÜCE TÜRK DEVLETİ VE ADALETİDİR SUCLULAR MUTLAKA CEZASİNİ CEKECEKTİR İNSANLAR SOMURMASİNA İZİN VERMEYİN ARKADASLAR

    MAGDUR:SERGAN GULDAS SEVGİ VE SAYGILARIMLA

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş