79. Yıl

FST Ağustos 20th, 2008

adatepe1.jpgTürkiye’de Cumhuriyet, Atatürk’ün filanca vilayete gelişi, doğumu, ölümü gibi konularda etkinlikler yapılırken küsuratlı yıldönümleri de en azından tam sayılılar kadar önemli olur. Gerçi, bu yılki durum 2008 sebebiyle biraz farklı, cumhuriyetin kuruluşunun 85 veAtatürk’ün ölümünün 70. yıldönümleri oluyor, şu halde bu yıl kutlama ve anmaların her yıl olduğu gibi ‘daha anlamlı’ olmasının ötesine geçmesini bekleyebiliriz. Peki başlıktaki 79.yıl neyin nesidir derseniz bu Atatürk’ün Yalova’ya gelişinin yıldönümü anlamına geliyormuş. Haber şöyle:

Atatürk’ün ”Benim Kentimdir” dediği Yalova’ya gelişinin 79. yıldönümü Yürüyen Köşk’te düzenlenen törenle kutlandı. Yalova Belediyesi, anlamlı gün için Kiev’de 7 bin YTL’ye yaptırdığı Atatürk’ün son balmumu heykelini Yürüyen Köşkü’n balkonuna çıkarttı. Ulu önderin manevi kızı Ülkü Adatepe, Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu, Şair ve Bestekar Aşkın Tuna, Sinema ve Tiyatro Sanatçısı Salih Güney ile çok sayıda davetlinin katıldığı törende, davetlilere Atatürk’ün sevdiği yiyeceklerden dereotlu baklava favası, zeytinyağlı enginar, fasulye ve bulgur pilavı, karnıyarık, sahanda kuzu pirzolası, tereyağlı irmik helvası ile rakı ve leblebi ikram edildi.

Gecede Atatürk’ün Balmumu heykeli Yürüyen Köşk’ün balkonuna çıkartılınca havai fişek gösterisi yapılıp, ellerinde Türk bayrağı bulunan davetliler 10. Yıl Marşı söylendi. Atatürk’ün Nutuk’undan orjinal pasajlar dinletildi.

Devlet Sanatçısı Umut Akyürek Atatürk’ün sevdiği şarkıları verdiği konserle seslendirdiği Rumeli Türküleri’nin yanı sıra Yemen Türküsü gibi eserlerin okunduğu gecede duygu dolu anlar yaşandı.

Manevi babasının yapılan son balmumu heykelinin yanına giderek saçını okşayıp elini tutan Ülkü Adatepe, “Bu kadar benzerlik olur” diyerek, heykeli görünce çocukluk gönlerini yaşadığını söyledi. “Bir an için o günlere geri döndüm” diyen Atatürk’ün 76 yaşındaki manevi kızı Ülkü Adatepe, “O’nunla burada geçirdiğim günler gözümde canlandı. Hem üzüldüm, hem sevindim. O’nunla geçirdiğim günler için sevindim, O’nu bu kadar erken yaşta kaybetmenin getirdiği üzüntüyü yaşadım” diye konuştu.

Bence balmumu heykel için biraz erken davranılmış. Bir yıl daha beklense de Atatürk’ün Yalova’ya gelişinin 80. yılı bu heykel balkona çıkarılsa coşku daha anlamlı olurdu. Balmumu heykel yeni yaptırılmış, 7.000 YTL deniyor, bu para bana pek fazla görünmedi. Hayır, tabii ki Atatürk heykeli için 7 milyon da normaldir, kimse bunu sorgulayamaz ama geçtiğimiz yıllarda Torbalı belediye başkanı kendisi, eşi ve Atatürk’ün birarada olduğu bir heykele 150.000 YTL ödemişti. 7.000 ona kıyasla ucuz kaçmış. Demek ki balmumu demire göre daha ucuz, yahut da İzmir Torbalı belediyesi iyi bir kazık yemiş. Bu arada heykel neden Kiev’de yaptırılmış? Atatürk’ün sevdiği belde yetkililerine böyle anlamlı bir günde yurtdışına para kaptırmak hiç yakışmamış. Beni Türk hekimlerine emanet ediniz sözü ortadayken ve Türkiye’de nice heykeltraşlarımız mevcutken Kiev’de heykel yaptırmak nasıl bir “anlamlı” iştir, hayret doğrusu. Bu heykelin bir benzeri de Londra’da yanılmıyorsam, bir ara mevzu etmiştik. Hatta Venizelos’un da vardı, küçük bir de problem yaşanmıştı.

Herneyse, dikkatimi çeken iki de bir balkon lafı geçmesi. Bu heykel balkona mı dikilmiş yoksa evin içinde de halk görsün diye balkona mı çıkarılmış? Çok sayıda davetli deniyor, eğer oradakilere kuzu pirzola, rakı, leblebi ikram edilmişse protokol maliyeti balmumu heykelinkini epey katlamıştır. Öte yandan bir yandan ikramlardan atıştırırken Nutuk’tan okunan ‘orijinal’ parçalar da dinlenmiş. Artık o zamanlar çekilen bir telgraf metni mi okundu, bir savaş hatırası mı rastladı bilinmez. Yalnız Yemen Türküsü ‘gibi eserler’ acıklı olduğundan gecenin coşkusunu biraz gölgelemiştir, Yalova’daki daha neşeli hayat ile uyumlu olmamış.

Son olarak da Ülkü Adatepe’nin gözleri artık iyi seçemiyor galiba. Bu resme göre heykel Atatürk’ten ziyade Frank Sinatra’ya benzemiş gibi duruyor. Başkalarına da benzetilebilir ama “bu kadar da benzerlik” durumu söz konusu değil. Koca Atatürk’ü kalkıp Yılmaz Büyükerşen’e değil ucuz olsun diye Kiev’li heykeltraşlara ihale edersen olacağı bu elbette.

Sonuç olarak tüm Yalova halkının “Atatürk’ün Yalovaya Gelişi” bayramını kutlar, nice 79 yıllar temenni ederim.

(Not: Metindeki yiyecekler içindeki bakla favası haberin orijinalinde baklava olarak yazılmıştır, dikkatli meze uzmanlarının gözünden kaçmamış, uyardılar. Hürriyete de insanlık adına duyurmak lazım. Hele Yalova belediyesi bakla yerine dereotlu baklava yapıp Atatürk adına insanlara dağıttıysa bu ülkeyi ayağa kaldırması gereken bir olaydır.)

10 Responses to “79. Yıl”

  1. Levent Cetin 21 Ağu 2008 - 00:54:08

    Fethi bey, bu yorum degil sadece bir duzeltme. Dikkatinize.

    Baklava favasi degil bakla favasi olacak.

    Saygilar,

    Levent

  2. Obli Vious 21 Ağu 2008 - 08:56:29

    Fethi bey,

    Baklava favasi degil bakla favasi olacak.

    Bir de “ev islerinden cok iyi anlarim” diyordunuz..

    Bu yaziyi insallah Yesil Kart memurlari okumaz; yoksa hayallerinizin gume gittiginin resmidir..

    :P

  3. FST 21 Ağu 2008 - 10:42:19

    Levent bey,

    Gazetede yazan bu, hata benim değil ya Yalova’daki muhabirin ya da gazete mürettibinin. Ben pirzola, rakı ve leblebiye odaklandığım için favaya dikkat etmemişim.

    Bir de akşamcılığım eksik olduğundan meze konusunda cahil bir adamım, gözden kaçması normal.

    Selamlar.

  4. FST 21 Ağu 2008 - 10:44:05

    Obli bey,

    Bir de “ev islerinden cok iyi anlarim” diyordunuz..

    Tek eksik olduğum alan yemek pişirmektir. Bir de akşamcılığım olmadığından meze konusunda ekstradan cahilim.

    Dediğim gibi pirzola gözümü kamaştırınca Hürriyetin bu tarihe geçecek hatasını yakalayamamışım.

  5. Obli Vious 21 Ağu 2008 - 11:20:57

    Fethi bey,

    Tek eksik olduğum alan yemek pişirmektir.

    Bu acigi da, en kisa zamanda kapamanizda fayda var.. Aksi halde, yenge hanim, ABD’de gun boyu calisip eve geldiginde bunu yapamayacagi icin, hane halkini abuc cubur (fast-food) yemege mahkum etmek sozkonusu olabilir. Her ne kadar bu bir Amerikan hayat tarzi sayilsa da, ambalajinda yenen nevalenin bulasigi da pek olmayacagi icin, bulasik yikama yeteneklerinizin korelmesi sonucuna yol acmak gibi kotu ve kuvvetli ihtimalden bahsediyor oluruz.

    Bir de akşamcılığım olmadığından meze konusunda ekstradan cahilim.

    Aksamciliginizin olmayisi da ciddi bir eksiklik. Bab-i Ali (Bab-i Mahmutbey) size is vermekte cok zorlanabilir.

    Dediğim gibi pirzola gözümü kamaştırınca Hürriyetin bu tarihe geçecek hatasını yakalayamamışım.

    Bunun kabul edilebilir bir mazeret olmadigini siz de biliyorsunuz. Hurriyet’in hatasini yakalayamayan birisinin belli cevrelerde itibari yok denecek kadar azdir, malum.

  6. FST 21 Ağu 2008 - 14:04:22

    Obli bey,

    Yemek konusundaki tavsiyeniz için teşekkürler, ben zaten ABD işinden soğudum, belki iki de bir çağıran bir iki ahbap var, bir süreliğine gidip gelmek daha iyi, hanıma burada bir iş bakmak daha makul.

    Aksamciliginizin olmayisi da ciddi bir eksiklik. Bab-i Ali (Bab-i Mahmutbey) size is vermekte cok zorlanabilir.

    Bab-ı Ali, Mahmutbey nedir, anlamadım. (Bakladann sonra ikinci eksiklik, al işte malzeme)

    Hurriyet’in hatasini yakalayamayan birisinin

    Hürriyette hata yakalamak değil, gözden kaçırmak maharet olsa gerek.

  7. Obli Vious 21 Ağu 2008 - 19:26:21

    Bab-ı Ali, Mahmutbey nedir, anlamadım. (Bakladann sonra ikinci eksiklik, al işte malzeme)

    Evet, asil malzeme budur.. Cunku, matbuatimizin mukim oldugu muhiti bilmemek anlamina gelir :)

    Hürriyette hata yakalamak değil, gözden kaçırmak maharet olsa gerek.

    He he.. Orasi oyle de, yakalayaMAmak degil :P

  8. FST 22 Ağu 2008 - 08:56:35

    Obli bey,

    Mahmutbey mi? Ben İkitelli zannediyordum o bölgeyi, ondan anlayamadım. Yoksa Babı Alinin yüksek kapısından çok huruc edip çıkmışlığım varır. Bence Mahmutbey derken siz karıştırdınız, benim aklıma Mahmutbey denince otoban çıkışıyla Avrupaya açılmak filan gelmişti.

    http://yenisafak.com.tr/arsiv/2002/agustos/10/kultur.html

    Mahmutbey en fazla adres bilgisinde geçer, esas olan İkitelli medyasıdır. Şu halde malzeme sizden çıkmış oluyor.

    He he.. Orasi oyle de, yakalayaMAmak degil :P

    Evet, bu konuda gaflete düşmüş olabilirim ama eski yakalayabildiklerime sayılsın.

  9. Obli Vious 23 Ağu 2008 - 08:27:46

    Fethi bey,

    Mahmutbey en fazla adres bilgisinde geçer, esas olan İkitelli medyasıdır.

    Hurriyet gazetesinin amiral gemisi oldugu zamanlarda oyle idi.

    Ama, artik medyamiz globallesti, dagildi. O yuzden, Mahmut bey demek bence daha dogru.

    Şu halde malzeme sizden çıkmış oluyor.

    Olsun.

    Yemek yapamayacaginizi biliyoruz nasil olsa.. :)

  10. […] esas olan Rakı ve leblebidir, daha birkaç gün evvel Yalova’daki törenlerde bunu bir kere daha gördük. Şarap da nereden çıkıyor? Şarap asla çağdaş Cumhuriyetin içeceği olamaz. Durduk yerde […]

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş