“Bu tür işlere aç olan…”
FST Ağustos 22nd, 2008
Açlık, sefalet önemli bir problem ve insanlık bunların çözümü için çalışıp gayret gösteriyor. Bugün bir konu için internette gezinirken “cumhuriyet kadınları yola çıktı” başlıklı bir haberde de açlık konusunun işlendiği dikkatimi çekti. Hayırdır diyerek baktığımda bir iki aydır kulağıma çalınan ama pek de ilgilenmediğim bir konuyla karşılaştım. Son zamanlarda ikide bir magazin haberlerine yansıyan, Tansu Çiller’e benzemek için suratını değiştirmeye çalışıp ucubeye dönen kız da bu projeyle ilgiliymiş meğer. Nereden bileyim, ben hep ciddi işlerin peşinde olduğumdan projeyi gözden kaçırmışım. Neyse, projenin mimarı Nurseli İdiz ve Sisi lakabıyla meşhur Seyhan Soylu imiş, Sisi hanım projenin menejerliğini de üstlenmiş. Konuyla ilgili bir mülakatta şöyle yerler var:
*Nereden aklınıza geldi böyle bir proje yaratmak?
N.İ.: Seyhan’ın bazı işleri vardı Trakya’da. Beraber gittik. Orada çeşitli yerlerde Atatürk’ten izlere rastladık. Sonra ben, onun ayak izlerini takip edip etmediğimizi sorguladım ve bu projeyi hayata geçirmeye karar verdim. Amacımız; mesleklerinde ilk olan Cumhuriyet kadınlarına şapka çıkarmak. Halide Edip Adıvar veya Sabiha Gökçen gibi birkaç ismin dışında bu kadınların çoğunu tanımıyoruz. İlk kadın büyükelçi, ilk alfabenin yazarı, ilk kadın savcı, ilk kadın doktor gibi kişilerin hayatlarından kesitler taşıyor bu proje. 1923-1940 arasında yaşamış bu kadınları, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde düzenleyeceğimiz defilelerde birbirinden ünlü mankenler temsil edecek. Dönemin kostümlerini ise ünlü modacılar hazırlıyor. Bir saatlik gösterilerde, barkovizyonda bu kadınların hayat hikayeleri anlatılacak. Ayrıca Atatürk’ün onlar için söylemiş olduğu sözlere de yer vereceğiz. Kadınların herbiri mankenlerden biri tarafından canlandırılacak.
* Nasıl bir ön çalışma yaptınız?
N.İ.: Nutuk’u tekrar okudum. Atatürk’ün kendi cümlelerini okuduğunuz zaman, ne kadar derin bir felsefesi olduğunu görüyorsunuz. Kaç kişi Nutuk’u okumuştur merak ediyorum.
Seyhan Soylu: Nurseli Hanım çok güzel metinler hazırladı. Biz, herhangi bir parti veya siyasi görüş gözetmeden bu toprakların içinde yaşamış her kadını önemsiyoruz. Laiklik propagandası da yapmıyoruz. Bu; sanatsal bir proje.
* Siz herhangi bir kadını temsil edecek misiniz defilelerde?
N.İ.: Afife Jale’yi temsil edeceğim. Gösteri, Atatürk’ün temsil edileceği bir mizansenle bitecek. Her gösteride bir başka ünlünün Atatürk’ü canlandırmasını istiyorum. Benim Atatürk kılığındaki fotoğraflarımdan davetiye yaparak, aktörlere yolladık.
* Benzediniz mi sizce Atatürk’e?
N.İ.: Gözüm, bakışım belki benzemiştir. Onun dışında benzemek gibi bir şey düşünülmedi, haşa! Erkek oyuncuların bile ona benzemesi, o karizmayı yaşatması güçken; bir kadının benzemesi beklenemez! Benim amacım Atatürk’e fizik olarak benzemek değil, Atatürkçülüğün altını çizmekti. Atatürkçülüğün de kadını, erkeği olmaz zaten!
En çok Haluk Bilginer’in canlandırdığı Atatürk’ü beğenmişsiniz. Geçenlerde ‘Dur Yolcu’ dizisinde, Arda Kural da Atatürk oldu…
N.İ.: Atatürk enflasyonu yaşanıyor bu aralar. Ben çok beğenmedim Arda Kural’ı. Olay makyaj değil. Önce, o kişi olabilmek lazım.
* “Filmi çekilse Atatürk’ü çok iyi oynarım” demişsiniz. Bir aktris, Atatürk’ü oynayabilir mi?N.İ.: Erkekler varken benim oynamam ne derece tercih edilir ki? Kimse kalmazsa, oynarım.
*Atatürk’le fotomontaj tekniğiyle poz verdiğiniz fotoğraflarda Sabiha Gökçen’i çıkarıp, yerine kendinizi koyduğunuz yönünde de bir haber çıktı gazetelerde…
N.İ.: Ne münasebet? Çıkarmak mümkün olabilir mi? Tarihi değiştiremezsiniz. “Biz de birer Sabiha Gökçen’iz, birer Bedia Muhavvit’iz” demek için yaptık onu! O kadar dangalak değilim ben! Bu kadar aptal olmamı da beklemesinler.
Gazeteciler projeyi bilmeden eleştirdi!
Gazetecilerin eleştirisi aslında farklı bir işe ama Nurseli hanım onu es geçmiş. Şu linkteki manzara kabak gibi ortada. Öte yandan, arada dikkat ettiniz mi, “erkekler bile” denmiş. Bariz bir şekilde erkeklerin kadınlardan üstün olduğuna vurgu yapılıyor. Olmadı Nurseli hanım, hem Atatürk’ten söz ediyorsunuz hem de kadınları “bile” diye aşağılıyorsunuz. Ayıptır. Atatürkçülüğün kadını erkeği olmaz diye lafı çevirmeye kalkmayın. Hiç erkek kalmazsa ben oynarım demişsiniz ki, bakın o noktada haklısınız. Malum, siteyi izleyenler bu şerefli göreve benim de talip olduğumu hemen hatırlayacaktır. Yani size sıra gelmesi zor. Hele de şu verdiğiniz pozla bırakın Atatürk’ü rahmetli sihirbaz Mandrake’yi bile canlandırmanız sürpriz olur. Dangalak olmadığınızı belirtmeniz de iyi olmuş, söylediklerinize bakan biri tersini düşünebilirdi. Tabii Atatürk’e benzeme işi Türkiye’de çok dikkatli olunması gereken bir nokta, adamın başı belaya girebilir.
Peki projede kimler ne rol üstlenmiş? Bir sürü isim sayılıyor. Sonra mülakatta 1930 ve 1940′lar deniliyor, hakem Lale Orta ile başbakan Tansu Çiller’in burada işi ne? O da meçhul. Tutarsız bir alay laf. Detaylara inildiğinde, projenin fiilen başladığını görüyoruz. Misal, Tekirdağ Saray ilçesinde ilk etkinlik yapılmış, canlandırma Sabiha Gökçen ile de kalmamış, Gökçen’in uçağı da canlandırılmış. Uçağın yanında okunan 10. Yıl marşı herhalde büyük coşkuya sebep olmuştur. Tabii kimsenin aklına benim gibi ‘bu uçak kaça patladı, projeyi kim finanse ediyor, bizim kasabaya hangi mankenler gelecek’ soruları üşüşmemiş olacak ki haberin detaylarında bunlara yer verilmemiş.
Sadece belediye başkanı Tansu Çiller taklidi yapan mankenin elini sıkarken “ilk ve son kez bir başbakanın elini sıktım. Sayın Çiller görev yaptığı dönemde Saray’a hiç gelmemişti” demiş, bu tuhafıma gitti. Bir defa elini sıktığı kişi başbakan değil bir manken. İkincisi niye son kez olsun, belki yarın Tayyip Erdoğan Saray’a çıkar gelir elini sıkar, neden olmasın? Başkan mankenleri görünce ne diyeceğini şaşırmış anlaşılan. Bir de haberleri karıştırırken (o kadar çokmuş ki) ilginç bir yer daha gördüm. Nurseli İdiz yine bir mülakatta şöyle diyor:
Peki, projenize dönersek…
Şöyle bir şey yaptık; Mesleklerinin ilki Cumhuriyet kadınları! İlk Türkiye Güzeli, İlk Dünya Güzeli, İlk Kadın Pilot, İlk Mimar, İlk Sendikacı… Bunları biliyor muyuz? Hayır, bilmiyoruz. Birkaç tanesinin ismini sayamıyoruz bile. Ve Atatürk bütün bu dünyanın oluşması için ilk ilk adım atan kişi. Bütün sözlerini topladık. Nasıl bunlara zaman buldu? Bu sözleri nasıl söyledi? Belli ki aynı zamanda çok önemli bir edebiyatçı Atatürk.* Son Büyük Taarruz’un Atatürk kitap okuduğu için geciktiğini dinlemiştim Sunay Akın’dan.
Türkçe-Fransızca çeviri yapanların hatalarını düzeltiyormuş kitaplarda. Tüm bunları bilmiyoruz. Atatürk kadınlara dünyadan çok önce haklar vermiş. Bugün ben oyuncuysam onun sayesinde, onun anlayışı doğrultusunda kadın olarak varlığımı ortaya koyuyorum…
Atatürk’ün çok kitap okuduğu, bunların kenarlarına notlar aldığını biliyoruz. Gerçi konuyla ilgili Namık Kemal Zeybek’in soru işaretleriyle dolu bir konuşmasını zamanında burada ele almıştım ama Atatürk’ün tercüme editörlüğü yaptığını ilk kez işittim. Büyük bir hatip olduğunu kabul etmek lazım ama büyük bir edebiyatçı mıdır, onu ehline sormak lazım. Bir panelde “en büyük iktisatçı da Atatürk’tür” sözünü işitmiştim ama edebiyat konusunu Nurseli hanım ilk kez gündeme getiriyor.
İyice uzattım, kapatırken yazının başında bir açlık lafı edilmişti, ona değineyim. Nurseli İdiz bir başka mülakatında da işin açlık kısmına şöyle değinmiş:
`Cumhuriyet Kadınları` projesi kapsamında toplam 50 gösteri yapmayı planladıklarını söyleyen İdiz, Türkiye`yi dolaşacaklarını ve özellikle bu tür işlere aç olan Anadolu izleyicisine ulaşacaklarını belirtti.
Anadolu insanı hangi tür işlere açmış anlamadım. Bugün artık en ücra kasabamıza kadar dükkan açan esnafımız derhal 3-5 manken getirip sokakta kısa bir iç çamaşırı defilesi düzenlemiyor mu? Anadolu delikanlısı, orta yaşlısı, boşta gezeni, yankesicisi, avare emeklisi vs. sokak defilesi etkinliğine hücum edip sanat ihtiyaçlarını kah birbirlerini itekleyerek, kah cep telefonuyla bu tarihi anı ölümsüzleştirerek gidermiyorlar mı? Bunun açlıkla ne ilgisi var?
Ha, sanata her zaman gereken önemin verilmesini savunmuş, çağdaşlık yolundan ödünü olmayan bilinçli bir yurttaş olarak fikrimi soruyorsanız, ben bu projeye varım arkadaş. Anadolu insanı sanata, defileye, Nutuktan orijinal parçalara açtır, 20 civarında mankenle (ki resme bakılırsa Anadolu insanının en azından delikanlı kesiminin bu etkinliğe büyük ilgi göstereceğini şimdiden söyleyebilirim) çıkılacak sefer büyük bir projedir. Acaba 50 ilçe arasında bizim ilçe var mı, şu listeyi bir elde etmeye çalışayım.
Bu arada az evvel biraz kestirmiştim, rüyamda Aksak Timur’u gördüm, kabrinde dört dönüp “yarabbi fırsat ver şu Anadoluya bir daha gideyim, bu işlenen zulümler yanında benimki komedi kalacak, madara olacağım” diyordu, heyecanla uyanmışım. Hayra yormak lazım.
- Güncel , Medya , Toplum , Yakın Tarih
- Comments(6)

Su son iki Atatürk yazisini okudum da güleyim mi aglayayim mi bilmiyorum. Tek hissettigim bu gerzeklerin memleketin kacta kacini olusturduklarina dair bir merak ve dise dokunur bir cogunlugu olusturuyorlar korkusuyla karisik hissettigim caresizlik.
Cuneyt bey,
Tek hissettigim bu gerzeklerin memleketin kacta kacini olusturduklarina dair bir merak ve dise dokunur bir cogunlugu olusturuyorlar korkusuyla karisik hissettigim caresizlik.
Icine Ataturk karistirilmamis, yani o kilikta tezahur etmeyen ama temelde benzeyen egilimleri de hesaba katarsaniz sonucun sayica icinizi rahatlatacak kadar az veya etki olarak zayif cikacagini zannetmiyorum. Benim aklima yerli Thor geldi simdi mesela.
Cüneyt bey,
Gülünecek hale ağlanabileceği gibi ağlanacak halimize gülebiliriz de. Ve maalesef Bülent beyin işaret ettiğini de dikkate alırsak ciddi bir kabusun içinde olduğumuzu düşünebiliriz.
Bülent Bey,
Merak ettim baktım, balyozu kutsal emanete alan yerli Thor Berdibek’in bu girişimi kendisinin 27 temmuzda milletvekili seçilmesine yetmemiş.
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=283420
Kendisinin başka maceraları için
http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2006/Agustos/05/Haber_156594.aspx
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?exec=haberdetay&tarih=22.10.2006&Newsid=90888&Categoryid=1
Balyoz da sahteymiş
http://img149.imagevenue.com/img.php?image=80663_Untitled_1_122_382lo.jpg
Ataturk’e pek benzetemedim ama biraz daha cene alti dolgusuyla Fehmi Koru’ya baya benzeyecek gibi geldi bana.
[…] Nurseli İdiz ve diğer Türk kadınlarına alkış tutmuş, bu hareketin tüm Türk gençliğinin açlığına çözüm olacağını ifade etmiştim. Ancak bugün medyaya göre Cumhuriyet kadınları Nurseli İdiz ve Seyhan Soylu Ergenekon […]
bence bu şiir hiç yoruma yer bırakmıyor ..biz kaç kişiyiz sitesinde gördüğüm bir şiir …
Ergenekon Balonu
Ergenekon Balonu, şişti dev gibi oldu.
Her boydan ve her soydan, kirli nefesle doldu.
Kimsenin görmediği, uzun ince bir yoldu.
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Ergenekon ismini özellikle verdiniz.
Tarihi değerleri, mahkemeye serdiniz.
Bu nefret, bu kin niye, nedir sizin derdiniz?
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Siz yuttunuz zokayı, ama millet yutmadı.
Şemdinli tertibini bu millet unutmadı.
Ergenekon masalı, kesinlikle tutmadı.
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Hedef tahtanız mıdır şerefli Türk Ordusu?
Kimlerin dümeninde kuruldu kahpe pusu?
Akıl mantık yok zaten, peki Allah korkusu?
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Bütün bu tertibiniz, Danıştay’a çıkıyor
Kinciler mahkemeye, kulağını tıkıyor
Senaryonuz hep aynı izleyenler bıkıyor
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Ulema ne der bilmem böylesi yalanlara
Saklanma gayretiyle açıkta kalanlara
Bırakın artık bizi bakın şu talanlara
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Türkiye kuşatılmış, satılmış tüm limanlar
Ahlak esir edilmiş teslim olmuş imanlar
Humeyni hayranları, Atatürk’ten ne anlar?
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Bazı mantığı körler bağımsızlığa düşman
İngiliz mandasında, olmadığına pişman
Akılda sıfır beden, pervasızlıkta şişman
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
ATATÜRK yaşasaydı, hiç böyle yapar mıydı?
Mazluma sırt çevirip, güçlüye tapar mıydı?
Zehirlenmiş zokayı, havada kapar mıydı?
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Müslüman’dı ve Türk’tü, bunu övünç sayardı,
At üstünde cepheden cephelere kayardı,
Şimdikiler ‘Bir’ ise O ‘Yirmi dört’ ayardı.
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Milli duruş mu battı görmeyen gözünüze?
Artık kimse inanmaz ‘Milli’ sözünüze
Maskeniz çabuk düştü, döndünüz özünüze
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Ecnebiye Mevlana, Müslüman’a Saddamsın,
Yabancıya eğlence, Türk Milletine gamsın,
Bilmem ki soyun nedir sen ne biçim adamsın?
Tarihe tanıklık et, ey mahkeme salonu
Patladı, patlayacak Ergenekon Balonu
Vatansever atakan