Business Class

FST Ağustos 25th, 2008

business.jpgBugün bir ahbabım haberdar etti, bir iç hat seferinde buiness class denen yerde tartışma yaşanmış, Milliyete göre haber şöyle:

Ilımlı İslam ve mahalle baskısı uçakta da kendini gösterdi. Türk Hava Yolları’nın TK 0685 sefer sayılı Gaziantep-İstanbul uçağında Business Class’ta seyahat eden iki yolcu, şarap yüzünden birbirine girdi.

14.45’te kalkması gereken Gaziantep-İstanbul uçağında Business Class’ta yolculuk eden konuklara ikram edilen bir kadeh şarap ortalığı karıştırdı. Dua ettiğini ve şarap kokusundan rahatsız olduğunu söyleyen bir yolcu, daha önce uyardığını ifade ettiği bir gazeteciye bağırmaya başladı.

Olaya tanık olanlar tartışmanın neden çıktığını anlayamadan bağırışmalar küfüre dönüştü. Kabin ekibinin müdahalesine karşın sakinleşmeyen sinirli yolcu, “Şarabı içme dedik, leş gibi kokuyor. Git bir saat sonra evinde iç, rahatsız oluyorum” şeklinde konuşunca ön kısımdaki birçok yolcu kendisine tepki gösterdi.

Aralarında eski Fenerbahçeli futbolculardan Engin Verel ve Ogün Altıparmak’ın da bulunduğu yolcuların tepkisi üzerine ifadelerini daha da sertleştiren şahıs, ağıza alınmayacak küfürler etmeye başlayınca olay büyüdü. Engin Verel’in, “Burası Atatürk’ün cumhuriyeti” sözleriyle daha da alevlenen tartışma, kabin amirinin arka bölümden yolcuları Busines Class’a alıp sorun çıkartan şahsı başka koltuğa oturtarak çözmesiyle yatıştı. Siniri dinmeyen yolcu, “Bu gazeteciler kendilerini bir şey zannediyorlar” diye söylenmeye devam etti.

Ilımlı İslam ve mahalle baskısı mı? Burada ılımlı olan nedir, duacı herif alenen cıngar çıkarmış. Mahalle baskısı da yanlış, bakın cazgırlık yapan dinciye derhal ‘Atatürk’ baskısı uygulanıvermiş. Zira business class denen yerin mahalle sakinleri şarapçı çağdaşlardır, dua gibi bir yenilik getirmek isteyene baskıyı uygulayıvermişler. Diğer taraftan bir kadeh şarabın ettiğine bakın. Şişede durduğu gibi durmaz derler ya, kerata koca uçağı karıştırmış.

Dua ettiği iddia edilen şahıs (uçak korkusuyla mı ediyordu acaba, durduk yerde dua edecek hali yok ya) şarap için kokuyor demiş. Benim bildiğim şarap pis kokan birşey değildir, koksa koksa onu içen adam kokar. Kola, meyve suyu içen de zamanında yıkanmazsa leş gibi kokar neticede. Bu arada rakı fena kokmaz, bak onu bilirim. İçtiğimden değil, yanlış anlamayın, ama kokusu iyidir. Kokoreç kokusunu da severim. Şarap içilen yerlerde ben koku filan almıyorum, demek ki uçaktaki vatandaşımızı rahatsız eden koku adı verilmeyen gazeteciye ait. O da muhtemelen yarın bir köşe yazısıyla durumu açıklar. Duacı yolcu herhalde şarap içmek dinen yasak, öyleyse mutlaka kötü kokuyordur diye düşünmüş olsa gerek.

Engin Verel diye eski bir futbolcu da konuya farklı bir açıdan yaklaşarak “burası Atatürk cumhuriyeti” demiş. Yani şunu mu kastediyor, Atatürk Cumhuriyeti bir tür meyhane midir, ayırt edici özelliği şarap içmek midir? “Beyefendi, burasi içki içilmesi serbest olan bir bölge, arzu ediyorsanız başka yere geçin, ayıp oluyor” türü bir cümle kurmak yerine ülkenin ilk cumhurbaşkanı ve yönetim şekline atıf yapması garip kaçmış. Kaldı ki Atatürk cumhuriyetinde esas olan Rakı ve leblebidir, daha birkaç gün evvel Yalova’daki törenlerde bunu bir kere daha gördük. Şarap da nereden çıkıyor? Şarap asla çağdaş Cumhuriyetin içeceği olamaz. Durduk yerde icat çıkarmayalım.

Son olarak bir “business” lafı var, demek ki burada iş adamları yolculuk ediyor, gazetecinin, emekli futbolcunun işi ne ola ki? Bunların gazete patronları eşşek mi, bir saatlik yola adam gibi ekonomik bilet alsalar gitmeyecekler mi? Türk patronu da çok savurgan canım. Görgüsüzlüğün manası yok. Yalnız konuyla ilgili ben Ertuğrul Özkök’ten bir yazı bekliyorum, malum Ramazan geliyor, kendisi iftarı ‘iyi bir şarapla’ açmanın uzmanıdır. Şu aralara başbakana da ne olur bir meyhanede kadeh kaldırsa türü akıllar veriyor, onunla da birleştirir konuyu.

Bir de şunlar vardı, bir eylem daha patlatsalar da gülsek. Zamanında teklif de etmişim. Misal Gaziantep’e gidip yolcuları birer şişe şarabı kafaya dikerek karşılayabilirler. Artan şarapları da fukara Antepli akşamcılara bırakırlarsa işe sosyal boyut da karıştırılır.

9 Responses to “Business Class”

  1. Mister No 25 Ağu 2008 - 22:31:32

    Burada dikkat edilmesi gereken nokta dua edenin şarap edene müdahalesinin olayı başlataması, şarap içenin dua etmek isteyene müdahalesi değil. Şarap kokusunun dua edene ne sakıncası var ki? Hadi namaz kılıyor olsa neyse. Business class mahallesinin profili değişiyor demek ki.

  2. Maymun 25 Ağu 2008 - 22:37:48

    Fethi, rakı içmedim diyorsun. Bir bakan da şarabın tadından başka herbişeyini bilirim demişti. Şaraptan anlar mısın, içmişliğin var mı?

  3. Fethi, rakı içmedim diyorsun. Bir bakan da şarabın tadından başka herbişeyini bilirim demişti. Şaraptan anlar mısın, içmişliğin var mı?

    İlk defa karşılaşıyorum.

  4. FST 25 Ağu 2008 - 22:53:23

    Mr No,

    Şarap kokusunun dua edene ne sakıncası var ki?

    Konsantrasyonu bozabilir. Namaz da farklı değil.

  5. FST 25 Ağu 2008 - 22:54:56

    Maymun,

    Şaraptan anlar mısın, içmişliğin var mı?

    Yok, anlamam. Bir arkadaş kokteylde içerken “yahu bundan ne anlıyorlar bilmem, gazyağı gibi birşey” demişti.

    Ben soda içerim.

  6. Obli Vious 25 Ağu 2008 - 23:31:47

    Fethi bey,

    Ben soda içerim.

    Sek mi?

  7. FST 25 Ağu 2008 - 23:34:46

    Mümkün olursa limonlu.

  8. hayyam 26 Ağu 2008 - 00:23:55

    Şarap küpü önüne serdik seccademizi;
    Şarap yakutuyla adam ettik kendimizi;
    Umudumuz, meyhanede yeniden bulmak
    Camide, medresede yiten günlerimizi.

  9. Evvela nefisten başla ıslaha
    Varmaya yüzün olsun Felah’a
    Belki de çıkmayız yarın sabaha
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Takvalı insana sözüm yok elbet
    Muhataplarına asıl bu davet
    Şeytanın sözüne etme icabet
    Gelin kendimizi değiştirelim

    Yalanı, gıybeti bırak kardeşim
    Ölü eti ile yok senin işin
    Musalla taşına varmadan başın
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Gizli şirk pusuda bizi bekliyor
    Cahilleri listesine ekliyor
    Alimi görünce hemen tekliyor
    Gelin kendimizi değiştirelim
    İlk önce kendinde ara kusuru
    İnsan bu nefsinin olur esiri
    Olsun istiyorsan sözün tesiri
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Hasedi kalbinden söküp atmalı
    Gece Namaz’ından sonra yatmalı
    Yatmadan önce de tövbe etmeli
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Nimetin şükrü’nü bırakmayalım
    Emanet edilen sır saklayalım
    Haramla, zina’ya hiç bakmayalım
    Gelin kendimizi değiştirelim
    İçimizde kin ve nefret kalmasın
    Bölgemizde bizden takva olmasın
    Şeytan bizi kendine dost bilmesin
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Mümin çevresine ilim yaymalı
    Ehlibeyt bizimle gurur duymalı
    Yaşantımız Peygambere uymalı
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Evimizde helal lokma yenmeli
    Bizim için emin insan denmeli
    Öksüz’ ün, yetimin yaşı dinmeli
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Benim bu sözlerim dostlarım size
    Söz geçirmek için biz nefsimize
    Ölüm anı henüz gelmeden bize
    Gelin kendimizi değiştirelim
    Aşık Mehmet diyor lafta kalmasın
    İcraat olsun ki boş söz olmasın
    Allah bilsin bilmeyenler bilmesin
    Gelin kendimizi değiştirelim
    MEHMET DEMiR
    http://spaces.msn.com/members/mehmetdemirankara/
    http://www.blogcu.com/mehmetdemir/
    http://www.1a-flashgaestebuch.de/cgi-bin/gb.pl?id=a48967


    www.blogcu.com/mehmetdemir/

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş