Gidişat İyi Değil

FST Eylül 1st, 2008

bkni.jpgİçki konusundaki hassasiyetlerine değindiğim çağdaş kesimlerimizin diğer bir önem verdikleri konu kadınların kazanımlarıdır. Bu kazanım aslında kabaca kadının örtünmemesi ve erkeksiz havuz ve plajlara gitmemesi şeklinde özetlenebilir. Malum Türkiye’de bir girişimci olarak “hmm, kadınlar isteyebilir, şöyle çevreyi kapatıp sadece kadınların alınacağı bir plaj oluşturayım, talep var, iki senede köşeyi dönerim” fizibilitesine çökseniz hemen ‘demek kadın erkek ayrı plaj ha, biz daha ölmedik, laik cumhuriyet kazanımlarından ödün verdirmeyiz’ şeklinde tepkiler alırsınız. Bu kesimlere göre kadınlar dinle ilgili ya da ilgisiz bir sebeple erkeklerden ayrı yerlerde toplansa mutlaka irtica hortluyor demektir. Mesela okullarda kız, erkek ayrı sınıf açılmasına dair teklifte bulunamazsınız. Otobüslerde, tramvaylarda, şurada burada “yahu kadınları rahatsız etmesinler” diyerek kadınlara ayrı bölüm, ayrı otobüs filan deseniz, ateist bile olsanız dediğinizin pratik sonucuna bakılmaz. Hasılı Türkiye’de çağdaşlığın ilk ayağı kayıtsız şartsız, yaş, yer, zaman sınırı olmadan alabildiğine içki içebilmek iken diğeri de erkeklerle birlikte denize girme, erkeklerle aynı yerde oturma, erkeklerle yanyana otobüse binme vs. türü kazanımlardır.Daha da garibi, kadının biri gerek edep duygusu gerekse dini sebeple vücudunu kapatan bir kıyafetle suya girmeye kalksaona da bir araba laf söyleniyor. İlle de çıplak olunacak anlayacağınız.

Bu arada haydi erkeklerin kadınlarla bir arada bulunma konusundaki çabalarını anlamak mümkün ama kadınların ‘ille de etrafta erkek olsun’ demesinin mantığı nedir? Acaba ‘Plajda erkek olmazsa kendimizi kime gösteririz’ mi deniyor? Yoksa erkeklerin sırf kendi keyifleri için kadınlara kurdukları ve çağdaşlık kılıfıyla kapattıkları bir tuzakla mı karşı karşıyayız? Kadınlar, uyanın. Yalnız, Türkiye’de çağdaş kadınlar ve adamlarca hararetle desteklenen bu eğilim dünyada o kadar da çağdaşlık göstergesi olarak kabul edilmiyor. Geçmiş zamanda İtalya’da filan sırf kadınlara açık plajlar olduğunu duymuştum. Neyse, lafı dağıtmazsak, İngiltere’de bir yarışma yapılmış ve maalesef bu yarışma çağdaşlık adına İngiltere için endişeli sinyaller vermiştir. Haber şu:

İngiltere’de yüzlerce genç kız ve kadın, Southend-On-Sea’de biraraya geldi. Hepsi de bikinili. Aralarına hiç erkek almadılar. Amaçları yüzmek ya da güneşin tadını çıkarmak da değildi.

Amaçları “Aynı anda, aynı yerde bikinili fotoğraf çektiren en kalabalık kadın grubu” olmaktı. Ama amaçlarına ulaşamadılar. Çünkü daha önce kırılan rekorda 1010 kadın yer aldı. Bu sefer ise bu sayıya bile ulaşılamadı.

Evet, işte korkunç gerçek.  Erkeklerden uzak bir plajla başlayan bu süreç yarın tüm kadınların çarşafa sokulması, İngiltere’nin satılması ve Londra’da içki satışına darbe şeklinde genişleyecektir. Çağdaş insanımızın eline ilk geçen bira tenekesi, gitar, bikini vs. ile yola düşmesi, çağdaşlık zinciri oluşturması, İngiltere’den Türkiye’ye sıçrayabilecek bu tehlikeye bir an önce engel olması gerekiyor.

Bu gidiş iyi değil, şeriatın eli kulağında.

48 Responses to “Gidişat İyi Değil”

  1. Turkiye’de “cagdas” oldugunu, oyle yasadigini dusunen bircok insanin aslinda ne kadar cagdas oldugu tartisilir.

    Peki ama kadinlar rahatsiz edilmesin diye onlari ayri bolume, otobuse koymak cagdas bir yaklasim midir?

    Mesela “iyi niyetli” Amerikalilar “yahu zencileri rahatsiz etmesinler” diyere zencilere ayri ayrı otobus saglasalardi bu cagdas bir yaklasim mi olurdu?

    Zenciler belki kisa vadede rahat ederlerdi. Daha cok zenci, daha rahat yolculuk ederdi. Ama uzun vadede beyaz zenci ayrimi daha da derinlesirdi. Bunun cagdaslik olmadigi aciktir.

    Turkiye, ulke kadinin konumunu guclendirmek icin kisa vadede cozum ama uzun vadede yikim olan uygulamalardan kacinmalidir.

  2. davar 01 Eyl 2008 - 22:32:54

    şuna bir bakın, aynı şeyi söylüyor:

    http://www.derinsular.com/kitap/2008/05/cumhuriyetin-ilk-yillarinda-kadinlar-gole.php

  3. FST 01 Eyl 2008 - 23:03:01

    Davar,

    Koca profesörle aynı şeyi yazmışım, demek ki aklın yolu bir. Üstelik o kadın solcu değil mi, dinci diye damgalamak da mümkün değil.

  4. FST 01 Eyl 2008 - 23:05:40

    Mantıklı,

    Peki ama kadinlar rahatsiz edilmesin diye onlari ayri bolume, otobuse koymak cagdas bir yaklasim midir?

    Kadınları bir yere koymaktan söz etmiyorum, bu tür talepler genelde kadınlardan gelir.

    Zenciler beyazlarla aynı yerde olmak istemiyorsa neden onlara ayrı vasıta sağlanmasın, kaldı ki ben zenci olsam beyazların yanına oturmak istemezdim. Kadın olsam da itiş tıkış bir otobüste bir sürü manyak adamın içinde olacağıma ayrı otobüsü seçerdim.

  5. dubliner 01 Eyl 2008 - 23:47:23

    Zurih’te gol kiyisinda kadinlar plaji gormustum. Gol kiyisi dedigim de bogazin Beylerbeyi mevkii gibi bir yer. Yogunca gelen gecenin oldugu bir yer. Asagi bakiyorsunuz kadinlar kadinlar kendi plajlarinda gunesleniyor, suya atliyor. Ama kadinlar hasemali falan degil. Hatta iclerinde cok sayida ustsuz var. Maksat tesettur degil yani. Ama kendi baslarina daha rahat ediyorlar demek.

  6. knz 02 Eyl 2008 - 00:13:51

    kötü niyet fethi bey, kötü niyet.

    çekirdek aile anne, baba ve çocuktur. Bu ailenin birlikte eğlenebileceği ortamları hapisane duvarları gibi ayırdığınız anda sizin medeniyetiniz yok demektir.

    iranda kadınların parkı ayrı. suddi arabistan da üniversitede kütüphanelerin kullanım saatleri ayrı. hatta iranda devrim olduğunda yeni doğan bebek odasında kızlar ve erkekler ayrı.

    fethi bey siz iyi değilsiniz.. sonunuz takıntılı dindarlığa gidecek gibi geliyor bana.
    yakında yeni doğan bebek odaları ile yazınızı görürsem hiç şaşırmayacağım.

    dubinler siz kadın değilsiniz anladığım kadarıyla ama zurihte kadınların nasıl denize girdiğini biliyorsunuz. bu yerler dikizlenmeye daha açıktır çünkü böyle yerlerde kadına bakış ,insani olmamaz. insanda kümes duygusunu körükler.

    inatla insani yerleri oluşturmaya mecburuz. yoksa evlerimizin yedi kat dibinde dahi rahat edemeyeceğimiz ortadadır.

  7. FST 02 Eyl 2008 - 14:28:40

    Knz,

    çekirdek aile anne, baba ve çocuktur. Bu ailenin birlikte eğlenebileceği ortamları hapisane duvarları gibi ayırdığınız anda sizin medeniyetiniz yok demektir.

    Ben birşeyi ayırmaktan bahsetmiyorum. Kadın erkek ayrı yerler olsun denilince buna laiklik adına kızanlardan bahsediyorum.

    Kadınlar niye ayrı plaj, otobüs ‘talep edemesin’, problem orada.

    dubinler siz kadın değilsiniz anladığım kadarıyla

    Dubliner kadındır.

    bu yerler dikizlenmeye daha açıktır çünkü böyle yerlerde kadına bakış ,insani olmamaz.

    Kadınlar plajını erkek nereden dikizleyecekmiş laf mı şu? Bilakis karşık plajlarda olur o işler.

    Kadına insani bakış filan nedir, hayret. İyice takıntılı dindar olduğum yetmez gibi kafam da basmamaya başladı.

  8. FST 02 Eyl 2008 - 14:32:59

    Knz,

    Serdar beyin link verdiği yazıyı buraya alayım, yoksa okuyacağınız yok:

    Cumhuriyetin İlk Yıllarında Kadınlar

    Modern Mahrem: Medeniyet ve Örtünme, Nilüfer Göle:

    Kadınların kentsel mekanlarda görünmeleri ve “tecrit” sınırlarını aşıp erkeklerle bir arada toplumsal yaşama katılmaları; karı koca beraber gezmelere gitmeler, baloların tertip edilmesi, akşamüstü gidilen pasta salonları, ata binme, vb. “ecnebi” adetler itibar görmekte, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki yenilik cereyanlarını oluşturmaktaydı. “Medeni-iptidai”, “ilerici-gerici” davranış biçimlerinin sürekli tasnifleri yapılmaya çalışılıyordu. Alaturka, yani Türkvari alışkanlıklar “iptidai”, “gerici” tasnifine girmekte; toplumsal statü, ayrıcalık sahibi olabilmek için ise “medeni yaşam tarzına” uygun yaşamak gerekmekteydi. Örneğin ailelerin kadın erkek birlikte, zamanın moda tabirlerinden olan “en famille” görüşmesi “medeni”, bunu uygulamayanlar “geri” bulunuyordu. Cumhuriyet döneminin ilk sosyologlarından Muhaddere Taşçıoğlu’nun gözlemlediğine göre, o zamana kadar sadece kadınların katıldığı kabul günlerine dahi “geri” sayılmaktan çekinerek karısı ile beraber giden erkekler oluyor ve kadın kabul gününde tek bir erkek bulunması gibi garip vaziyetler ortaya çıkıyordu. … “Gene farkına varmaksızın harem-selamlık olduk,” gibi sıkça kullanılan ve günümüze değin gelen tümceler, artık Türkler’in kendilerini gözaltında tuttuklarını ve davranışlarını kontrol altına almaya çalıştıklarını ifade etmektedir.

    Medeni-gayri medeni ayrımları estetik değerleri de biçimlendiriyor, güzel-çirkin tanımı yerel topoğrafyadan Avrupa kıtasına doğru kayıyordu. … “Ecnebiye benziyorsun,” bir kadına yapılan en büyük iltifatlar arasına girmişti.

  9. FST 02 Eyl 2008 - 14:40:40

    Şu da dikizlenmenin az olduğu karışık plaj:
    http://www.komikturk.com/plaj-manzaralari.jpg

    Yatana dikkat:
    http://img444.imageshack.us/img444/3190/30260539xr2.png

  10. ses(s)iz 02 Eyl 2008 - 14:53:01

    Ama bu resimlerdeki yerler amele plajı :) oralara gidilmez zaten..

  11. FST 02 Eyl 2008 - 15:33:28

    Ben plajdan anlamam amele plajı nasıl oluyor, işçiler mi gidiyor?

  12. ses(s)iz 02 Eyl 2008 - 15:43:25

    Ilk resimdeki tiplerin gittigi plajlar genellikle amele plajı tabir edilir. :)

    genellikle kıyafetleriyle otururlar resimdeki gibi, biraz cesaretliliri iç çamaşırlarıyla denize de girebilir..etrafta dişi bi cins görürlerse çeşitli atraksiyonlarla dikkat çekmeye çalışırlar..
    siyah çoraplarıyla denizde amuda kalkan bi modelini görmüştüm bi zamanlar :)

  13. FST 02 Eyl 2008 - 15:49:21

    Bir de kamyon lastiğine bineni var galiba bunların denizde.

    Neyse beni ilgilendirmez, ben ciddi sosyolojik, psikolojik analizler yapıyorum.

  14. Obli Vious 02 Eyl 2008 - 22:35:38

    Fethi bey,

    Neyse beni ilgilendirmez, ben ciddi sosyolojik, psikolojik analizler yapıyorum.

    Cok sukur dualarim kabul ediliyor demek ki.

    Peki de, bu ciddi analizleri ne zaman yayinlayacaksiniz?

  15. FST 02 Eyl 2008 - 23:09:54

    Obli bey,

    Cok sukur dualarim kabul ediliyor demek ki.

    Dua mı? Çağdaş bir insana yakıştıramadım bu lafı.

    bu ciddi analizleri ne zaman yayinlayacaksiniz?

    Ben kamyon lastiğine göre daha ciddi demiştim, ana sayfadaki yazılar bu kabildendir.

  16. Obli Vious 02 Eyl 2008 - 23:26:04

    Dua mı?

    Fakat, ote yandan, ‘dua’ dedigimiz sey dinlerden eskidir; dinin tekelinde oldugunun zannedilmesi ise –dolayisi ile– yakin zamanda ortaya cikan bir yanilsamadir.

    Çağdaş bir insana yakıştıramadım bu lafı.

    Cagdaslik kim ben kim..

    Boyle iddiam olmadigindan olsa gerektir yakismayisi.

  17. Bulent Murtezaoglu 02 Eyl 2008 - 23:39:51

    Obli bey,

    Cok sukur dualarim kabul ediliyor demek ki.

    Peki de, bu ciddi analizleri ne zaman yayinlayacaksiniz?

    FST’yi calistirma STK’si kurup ust kurul maasina denk bir sey vermek bu sureci hizlandirmak icin iyi bir fikir olabilir. Kaynak olarak AB fonu dusunulebilir.

    Yukarida dua lafi etmissiniz, gerceklesince ‘dua ile oldu’ diye siz de Zaman’a cikarsiniz. Ankara’da bir yere bol maasli, kiyak emeklilikli, ozel saglik hizmetli parmak gorevlisi atayan zatin degirmenine su tasiyan bir rapor serisi cikarsa belki Fethi beyin hanimi icin de ikbal kapisi aralanmis olur. Nasil deniyor simdi? Vim-vim-vim miydi?

  18. FST 02 Eyl 2008 - 23:40:53

    Obli bey,

    Cagdaslik kim ben kim..

    İçki içiyor ve plajda müslümanlığa yorulabilecek bir kıyafetten uzak duruyorsanız, dört dörtlük çağdaş bir insan sertifikasını hak ettiniz demektir.

    Hatta size kolaylık yapayım, alkollü içki yerine bir hamlede bir damacana su içerseniz o da kafidir :)

  19. FST 02 Eyl 2008 - 23:43:38

    Bülent bey,

    FST’yi calistirma STK’si kurup ust kurul maasina denk bir sey vermek bu sureci hizlandirmak icin iyi bir fikir olabilir. Kaynak olarak AB fonu dusunulebilir.

    Hay Allah razı olsun, ben ayıp olur diye söyleyemiyordum, yalnız lojmanı unutmuşsunuz.

    Yukarida dua lafi etmissiniz, gerceklesince ‘dua ile oldu’ diye siz de Zaman’a cikarsiniz.

    Obli bey makbul dua üzerine biraz da gözyaşı dökerse henüz ABD’den dönemeyen hocamızın yerine posta aday da olabilir.

  20. Bulent Murtezaoglu 02 Eyl 2008 - 23:50:34

    Obli bey makbul dua üzerine biraz da gözyaşı dökerse henüz ABD’den dönemeyen hocamızın yerine posta aday da olabilir.

    Ofli Viyus hocaefendi. Kulaga fena galmiyor.

  21. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 00:22:32

    Bulent bey,

    FST’yi calistirma STK’si kurup ust kurul maasina denk bir sey vermek bu sureci hizlandirmak icin iyi bir fikir olabilir. Kaynak olarak AB fonu dusunulebilir.

    Hic fena olmazdi aslinda. Ustelik, icazeti de var(mis).

    Yukarida dua lafi etmissiniz, gerceklesince ‘dua ile oldu’ diye siz de Zaman’a cikarsiniz.

    Brrr.. Tamam, vazgectim. Tovbe.

    Ankara’da bir yere bol maasli, kiyak emeklilikli, ozel saglik hizmetli parmak gorevlisi atayan zatin degirmenine su tasiyan bir rapor serisi cikarsa belki Fethi beyin hanimi icin de ikbal kapisi aralanmis olur. Nasil deniyor simdi? Vim-vim-vim miydi?

    Pril pril degil miydi o?

  22. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 00:27:40

    Fethi bey,

    İçki içiyor ve plajda müslümanlığa yorulabilecek bir kıyafetten uzak duruyorsanız, dört dörtlük çağdaş bir insan sertifikasını hak ettiniz demektir.

    Icki icmisligim vardir, ama uzun zamandir tad alamadigim icin pek icmiyorum. Fakat, zorunlu ise, neden olmasin?

    Ote yandan, plajda muslumanliga yorulacak kiyafetlerin ne oldugundan da emin degilim uzun zamandir? jet-ski’ler bile mubarek musluman taifenin altinda goruleli beri, isin suyu cikti; kimin neden sakinmasi gerektigi konusunda sizden bir fetva gerekiyor galiba.

    Hatta size kolaylık yapayım, alkollü içki yerine bir hamlede bir damacana su içerseniz o da kafidir

    Denerim denemesine de.. ya bir sey olmazsa.. Uzuntunuze dayanamam; kalpten giderim diye korktum simdi.

  23. Bulent Murtezaoglu 03 Eyl 2008 - 09:37:39

    Fethi bey,

    O alintiyi okudum. Cok duz geldi bana. Bu pozitif anlamda ‘ecnebiye benzemek’ lafi, negatif ‘alaturka’ lafi filan benim de kucukken duydugum laflar (belki simdi de duyardim da edecekler rahmetli oldu). Siyasetle ilgili lakirdilardan ornek verirsek, nasil ‘demokrat’ ‘iyi’ ile esanlamli kullanilabiliyor, yahut bir takim insanlar ona buna ‘fasist’ diyorlar onlar da oyleydi. ‘Ecnebi’ kadar ‘Avrupai’ de kullanilirdi ki o hangi yabanci tarzin makbul goruldugunu iyice belli ederdi.

    Yalniz bunlar lafta kalan seyler cogunlukla (’demokrat’ gibi). O alaturka diyen aslinda kendisini Turk’ten farkli gormuyor veya o lafin anlamini dusunmuyor, sadece eski ve kendisine tanidik tavirlardan hoslanmadiklarina bir isim veriyor. ‘Alaturka’yi oyle kullananlar, bazen ‘fesmekan iyice gavur olmus’ da derlerdi bu sefer kendilerinin begendikleri ‘alaturkalik’tan vaz gecmis insanlar icin. Yani, yanlis hatirmiyorsam, ‘iyi’ algilanan icin Avrupai, yerli kotu icin alaturka, yabanci kotu icin gavur veya gavur isi ayni insanlardan duyulabilirdi. Oradaki gavur bizim yerli gayri Muslim degil, pek bilinemeyen ama ne oldugu tasavvur edilen encebi gavur tabii.

    Simdi durum daha vahim bence. Pek alaturka denmiyor ama ozellikle disarida biraz zaman gecirmis insanlarda benim gordugum yererken “Turkler” diye bahsetme huyu cikmis. Aslinda ’siz Turkler’ denmek isteniyor olabilir farkinda olunmadan.

    TV, seyahat, ticaret, goc vs. sebeplerle yabanci kulturlerle temas oldugu gibi, acik/serbest ekonominin (ve kriz sonrasi duzende bir kesim icin hizli zenginlesmenin) etkileri var simdi. Yani o zaman belki heves mertebesinde, bilmeden taklit seklinde sathi kalan seyler simdi gercek bir donusum icinde oluyor.

  24. FST 03 Eyl 2008 - 11:57:47

    Bülent bey,

    Cok duz geldi bana.

    Burada yazılanlarla çok ilgili birşey. Aslında bu işler ‘gavura gavur da mı denmeyecek’ yıllarına, tanzimata kadar da iner. Hüseyin Rahmi’nin filan romanları vardır alafranga tipleri tasvir eden.

    Bu tipler Cumhuriyetle Osmanlıdaki zoraki müslüman görünme yükünden kurtulmuş oldular gibime geliyor. Yani gavur olunmuş ama bu bir türlü kabul de edilememiş yahut bundan mahcubiyet duyulmuş gibi görünüyor. Düşündüğümü tam söyleyememiş olabilirm.

    negatif ‘alaturka’ lafi filan benim de kucukken duydugum laflar

    Şimdi tuvaletler için kullanılıyor. Alaturka kısmen negatif. Anadoluda alaturka malum hala yaygındır.

  25. Bulent Murtezaoglu 03 Eyl 2008 - 12:24:19

    Fethi bey,

    O ‘alaturka’ biraz ‘alafortanfoni’ gibi, kullanir da tam manasinin ne oldugu dusunulerek hatta bilinerek kullanilmaz bence. Ben isitip dururdum da bayagi ileri yasa kadar tam ne demektir bilmezdim. (Alafranga da oyle). Onun icin zaten acik acik ‘Turkler’ denmesi ile ‘alaturka’ denmesinin farkli oldugunu dusunuyorum.

    Tuvalet isi icin de soyle bir sey hatirliyorum, bizimkiler durumlarini duzeltip ev sahibi olacak hale geldiklerinde bir takim akrabalar ‘evde alaturka tuvalet olmazsa size misafirlige gelmeyiz’ diye ultimatom vermisler. Vakit 60larin basi olsa gerek. Ben o ultimatomu verenler iyice yaslanip bu sefer alaturka tuvalete gidemez hale geldiklerinde rahmetli annemin ‘bunu yaptirttirdilar bize simdi otekine gidiyorlar’ demesinden hatirliyorum. Bu belki o zaman bir tur muhafazkarlik refleksi haline gelmis.

    Ev bakinirken Istanbul’da 50-60li senelerde yapilmis bir suru evde, 80-100m2 olsa dahi iki tane tuvalet oldugunu ve birinin alaturka oldugunu cok gordum. Belki o vakitler hakikaten boyle bir hal vardi. Kocaman cok odali evlerde iki tuvalet olmasi belki normal de, iki-uc cocuklu bir ailenin cok da rahat edemeyecegi bri evde iki tuvalete yer harcamak garip biraz.

    Bu tipler Cumhuriyetle Osmanlıdaki zoraki müslüman görünme yükünden kurtulmuş oldular gibime geliyor. Yani gavur olunmuş ama bu bir türlü kabul de edilememiş yahut bundan mahcubiyet duyulmuş gibi görünüyor. Düşündüğümü tam söyleyememiş olabilirm.

    Ben ne anladigimi soyleyeyim.

    Bir sekilde sec-begen-al haline gelebiliyor dinler eger din adamlarinin yaptirici etkileri kirilirsa. ABD’de buna ’salad bar religion’ filan dendigini de duydum, orada da rahatsizlik veriyor bu hal dindarlarin ve papaz milletinin bir kismina. Bunu bizim imamlar da bilirlerdi ve soylerlerdi ben camiye giderken. O zaman Istanbul’da bayram namazlarinda bile dolmazdi camiler vektinde gidince bile iceride kilinirdi (simdi Ramazan haricinde cumada dahi avluya tasiyro cemaat). Neyse, baska zamanlarda kilmayanlar dahi Ramazan’da cumalara ve bayram namazina giderlerdi. Giderlerdi ama laf isitirlerdi, ‘Ramazan Mulsumanlari camimizi tesrif etmis’ ‘Bayram Muslumani olmayin muhterem cemaat’ filan gibi laflar hatirliyorum ben.

    Dinden tamamen vazgecmeyip, tedricen ibadetleri boslamak denebilir ama bunun gavurluk oldugunu soylemek de mumkun. Dediginiz gibi Cumhuriyet’le beraber devlet bu konuda taraf olmaktan cikinca, hatta belki taraf degistirince zaten bu hale meyyal olanlar yuz bulmuslar.

  26. FST 03 Eyl 2008 - 12:57:57

    Bülent bey,

    Ev bakinirken Istanbul’da 50-60li senelerde yapilmis bir suru evde, 80-100m2 olsa dahi iki tane tuvalet oldugunu ve birinin alaturka oldugunu cok gordum. Belki o vakitler hakikaten boyle bir hal vardi. Kocaman cok odali evlerde iki tuvalet olmasi belki normal de, iki-uc cocuklu bir ailenin cok da rahat edemeyecegi bri evde iki tuvalete yer harcamak garip biraz.

    Alaturka tuvalet bizim buralarda yeni evlerde dahi mutlaka oluyor. İnsanlar hala diğerini kullanmıyor, bir tür aksesuar gibi görülüyor. Ben alaturka tuvaleti kullanmam, adamın dizini mahveder. Söylemesi ayıp geçen seneki malum evimi sattım, borçları kapattım, sizin tavsiyenizin tersine bir araba aldım, kalan paraya bu defa şehir içinden (eskisi kadar büyük olmasa da son kat dubleks) bir ev aldım ve içinde bir parça tadilat yaptım (ve hala biraz para arttı, artık bir arsa mı alırım, Türkiye Finanstan faizini mi yerim bilmem). Neyse, tadilatta alt katta eskiden duş ve lavabo olan bir yer vardı, orayı hızla klozet ve lavaboya dönüştürdüm, duvara bir raf çaktırdım üzerine kitap koyuyorum, tuvalette vakit geçirirken iyi oluyor. Üst kattaki banyoda da klozet var, orada kitapları hiltonun yan yarafındaki çıkıntıya koyuyorum.

    Eve taşınalı 3 ay olacak alaturka tuvalete ne ben ne de aşile efradı girmiş değil. Misafirler nedense orayı tercih ediyorlar, hayret. Yaşlıların çektiği diz ağrılarının bir kısmının bu tuvaletlerde oturmak olduğunu zannederim. Bir de pistir.

  27. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 13:22:27

    tadilatta alt katta eskiden duş ve lavabo olan bir yer vardı, orayı hızla klozet ve lavaboya dönüştürdüm, duvara bir raf çaktırdım üzerine kitap koyuyorum, tuvalette vakit geçirirken iyi oluyor.

    Nacizane, bir iki onerim olacak:

    Bide ve pisuar da ekletin.

    Bide cok yerde var da, evlerde pisuar pek nadir bulunur. Halbuki bence gereklidir. Ben benim eve yaptiriyorum.

    Not: Pisarin tepesine, kitabi acik koyup okuyabilmek icin, bir dikey rahle yerlestirmek konusunda kararsizim.

  28. Bulent Murtezaoglu 03 Eyl 2008 - 13:33:29

    Obli bey,

    Bide cok yerde var da, evlerde pisuar pek nadir bulunur. Halbuki bence gereklidir. Ben benim eve yaptiriyorum.

    Pisuar evet, bide hayir. Bide icin yeni cozumler var. Icinden fiskiyeli kol cikan taslar oldugu gibi, boyle klozet kapaklari da var. Ben ikincisinden aldim (oyle alengirli olanindan elli turlu sey puskurteninden degil su basinciyla calisanindan[1]) memnunum. Pisuar icin ‘evi satamazsin sonra’ seklinde korkuttular beni arkadaslarimin hanimlari, manasiz yere korktum yaptirmadim. Aslina pisuar yerine iki kademeli (yani su israf etmeyen) sifon da olabilir ama ben yaptirirken yoktu ortada oyle seyler.

    [1] Soyle seyler var: http://www.biobidet.com/BB-i3000_Premium_bidet.htm

  29. FST 03 Eyl 2008 - 13:36:10

    Tadilat bitti. Pisuarda kitap yerine karşıya bir televizyon da düşünülebilir.

  30. FST 03 Eyl 2008 - 13:40:50

    Bu arada bide yerine Türk usulü taharet musluğu daha makul gibime geliyor. Diğerinin kullanılmasında problemler olabilir. Yer varsa olur tabii.

  31. Bulent Murtezaoglu 03 Eyl 2008 - 13:45:25

    Fethi bey, o fisfisli kapaklar cok iyi bence. Bide de fena degil ama bu sefer temizlenecek sey sayisi ikiye cikiyor. Malum, bos gecen her saniyemizi nette laklak gibi faydali islere harcadigimiz icin ne kadar bos zaman yaratsak kar.

  32. FST 03 Eyl 2008 - 13:48:47

    Bunları nereden bulabiliyoruz? Özel bir adı var mı, inşaat malzemesi satana gitsek ne diyeceğiz?

  33. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 13:55:25

    Bulent bey,

    Pisuar evet, bide hayir. Bide icin yeni cozumler var. Icinden fiskiyeli kol cikan taslar oldugu gibi, boyle klozet kapaklari da var. Ben ikincisinden aldim (oyle alengirli olanindan elli turlu sey puskurteninden degil su basinciyla calisanindan[1]) memnunum.

    Bidenin ne amacla kullanildigina bagli.. Siz, ‘abdest alirken ayak yikamak’ amaciyla da kullanildigini hic dusundunuz mu?

    Evet. Sirf bu amacla, bana eve bide taktirtiyorlar –ayda yilda bir de olsa gelince rahat ederiz diyerek..

    O yuzden, fiskiyeli kol cikan klozetler ayri; onlardan alacagim ama abdest isini gormuyorlar.

    Pisuar icin ‘evi satamazsin sonra’ seklinde korkuttular beni arkadaslarimin hanimlari, manasiz yere korktum yaptirmadim.

    Ben hanimlari anlamiyorum valla… Saga sola sicrayan idrari engelleyecek en iyi cozum pisuardir ama sirf onyargilari yuzunden karsi dururlar.

    Bana da itiraz edenler oldu, ama, dinlemedim.

    Evin satilabilirligini azaltmaz, bence, bilakis, artirir.

    Aslina pisuar yerine iki kademeli (yani su israf etmeyen) sifon da olabilir ama ben yaptirirken yoktu ortada oyle seyler.

    Bunlar simdi cok yaygin. Duvara gomme de yapacagim, ve klozet de duvara ankastre olacak. Yere degmeyecek. Yere degdigi yerdeki pislige de gicigim cunku.

    [1] Soyle seyler var […]

    Bunlardan TC’de var mi bilmiyorum. Ithal etmekle ugrasmak bir yana, aldiktan sonra bozulunca basima bela olabilir.

    Buna en yakin yerli urun su olabilir:

    http://www.vitra.com.tr/vitrakatalog/tamamlayici_urunler.aspx?sapCode=350-1203&categoryCode=VCT01_0201001005

  34. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 13:58:19

    Bunları nereden bulabiliyoruz? Özel bir adı var mı, inşaat malzemesi satana gitsek ne diyeceğiz?

    Benim yukarida verdigim link isinize yarayabilir.

    Fakat, hangi tip klozetle uyumlu olduguna dikkat edin.

  35. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 14:08:58

    Bide de fena degil ama bu sefer temizlenecek sey sayisi ikiye cikiyor. Malum, bos gecen her saniyemizi nette laklak gibi faydali islere harcadigimiz icin ne kadar bos zaman yaratsak kar.

    Hah.. ben buna da cozum buldum –saniyorum.

    100-120 bar civarinda basincli su ile calisan ev tipi (kucuk) aletler var; deterjan hazneleri filan da var tabii ki. Bunun ucunu musluga bagliyorsunuz ve banyodaki herseyi, araba yikar gibi, yikiyorsunuz.

    Benim begendigim en iyi orneklerinden birisi:

    http://www.karcher.com.tr/tr/Products/Ev_Tipi_Ueruenler/Ev_Tipi_Di_Alan_Ueruenleri/K5_Konfor_Sinifi_Ev_Tipi_Basinli_Su_ile_Yikama_Makineleri/16301600.htm

    Piril piril oluyor.

    Hanimlar da hala daha wimlemekle ugrassin dursun :P

  36. Bulent Murtezaoglu 03 Eyl 2008 - 14:09:04

    Valla Fethi bey, tasin icinde tazyikle cikanlarini Eczacibasi yapiyor. Kapak da yapmaya baslamislar. Su mesela:

    http://www.vitra.com.tr/vitrakatalog/tamamlayici_urunler.aspx?sapCode=350-1103&categoryCode=VCT01_0201001005

    Geberit de yapiyor bunlardan, insafli bayi ve teshir fiyati filana bulursaniz o da makul olabilir (ben Geberit almistim). Geberitciler ben bu isleri yaparken zottirik insanlara alisiktilar, sacma sapan fiyatlar istiyorlardi.

  37. Bulent Murtezaoglu 03 Eyl 2008 - 14:13:21

    Hah, Obli bey benden evvel halletmis isi.

  38. selami 03 Eyl 2008 - 16:14:20

    “Eve taşınalı 3 ay olacak alaturka tuvalete ne ben ne de aşile efradı girmiş değil. Misafirler nedense orayı tercih ediyorlar, hayret. Yaşlıların çektiği diz ağrılarının bir kısmının bu tuvaletlerde oturmak olduğunu zannederim. Bir de pistir.”

    ne diye pis diyorsun kardeşim? asıl şimdikileri kullannlar pis. afedersin taharet nedir bilmiyorlar pis pis kaşına kaşına geziyorlar.

  39. selami 03 Eyl 2008 - 16:17:15

    “Bide cok yerde var da, evlerde pisuar pek nadir bulunur. Halbuki bence gereklidir. Ben benim eve yaptiriyorum.”

    ayakta anca köpekler bevleder ama adam tutmuş evime yaptırıcam diyor. sağa sola da sıçrasın sidikli sidikli oturursun evde. tövbe ya.

  40. FST 03 Eyl 2008 - 17:04:46

    Selami,

    Alaturka tuvalette asıl sağa sola pislik sıçrar.

  41. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 17:05:33

    Selami bey,

    Aradabir sizin gibilerin katilimi da olmasa, burasi gercekten cok yavan olacak.

    Uzaktan gelmissiniz, belli. Hosgeldiniz.

    Cekin bir silte de oturun dinlenin biraz, soluklanin ve anlatin bize..

    Birinci milleniumdan baska ne var ne yok?

  42. FST 03 Eyl 2008 - 17:09:33

    Selami, bir şey daha. Sen hiç köpeği bevlederken gördün mü? Arka ayağını kaldırı bir ağaç dibine filan edebiyle işini görür. Ayakta ancak insanlar bevleder ve ne kolayı, sağlıklısı da budur.

    İstersen köpek gibi bir dene, zorluğu fark edersin.

  43. FST 03 Eyl 2008 - 17:11:21

    Selami,

    İnsanların çoğunun tuvalet kültürü köpeklere göre eksiktir. İstersen git bir şehirlerarası otogarda, okul tuvaletinde filan gözlem yap.

    Saçma sapan işlerle uğraştırıyorsun beni.

  44. selami 03 Eyl 2008 - 17:18:46

    FST, adam kendi ağzıyla dedi ayakta işiyorum sağa sola sıçrıyor pisuar yaptırcam sıçratmıcam diye. böyle evde temizlik olur mu? acırım ben o eve misafir diye giden adama. hem madem zaten o kadar pisse gitsin bu adam kapıya da umumi hela yazsın gelen gidende otogar helasına işer gibi işesin hiç olmazsa üçbeş kuruş para kapar.

  45. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 17:44:40

    Seviyorum ben bu dunyayi.. Her turlu mahlukat var..

    Bir yanda, kadinlara benzemeyin diye erkeklere sakal birakin diyen din adamlari (ki, peygamberlerinin uzun saci oldugu soylenir); diger taraftan da kadinlar gibi comelerek isemegi oneren muminleri..

    Eee.. Selami bey,

    Sizde ne ilginc cevherler varmis boyle?

    Daha daha?

    Masada yemek de gercekten haram midir; yer sofrasinda yemek caiz midir?

    Pet siseleri kulliyyen yasak, onu anladik da; acaba cam bardaktan su icmege izin var midir? Yoksa, hepimiz yanimizda kosele torbalar mi tasimaliyiz matara yerine?

  46. FST 03 Eyl 2008 - 17:53:11

    Selami,

    böyle evde temizlik olur mu?

    Niye olmasın, sizin evde nasıl temizlik oluyorsa öyle olur. Yoksa sen alaturka diye evi temizlemiyor musun?

    otogar helasına işer gibi işesin hiç olmazsa üçbeş kuruş para kapar.

    Obli beyi bilmem ama benim aklıma yattı bu iş.

  47. Obli Vious 03 Eyl 2008 - 18:04:34

    Ya Hu.. bu konu cok derin..

    Insanin aklina soru uzerine soru geliyor:

    Ham sabun bulmak kolay degil; bulabildigimiz deterjanlar filan da asr-i saadette olmayan seyler hep.

    Bunlari kullanarak gunaha mi giriyoruz acep?

  48. selami 03 Eyl 2008 - 18:17:37

    ben illede alaturkaya işesin demedim. sağa sola sıçratıcağına otursun edebinde etsin çişini dedim. çarpıtmayın.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş