İzlenimler Test-1
FST Eylül 1st, 2008
Malum arasıra testlerle gündeme ilişkin ilgiyi ölçemeye çalışıyorum, hem de OKS, ÖSS, KPSS gibi sınavlara hazırlanan vatandaşa bedava bir hizmetim oluyor. Bugünkü testimiz Denizli’deki 30 Ağustos törenleriyle ilgili. Haberde ” Denizli’de Valilik önünde düzenlenen töreni protokol tribününden elinde Türk bayrağıyla izleyen türbanlı bir kadın, görevli askerler tarafından uyarıldı. Daha sonra türbanlı kadın, elinde bayrağı ve küçük çocuğuyla tribünden çıkartıldı.” deniyor. Bu bilgi ve aşağıdaki resme göre verilen soruları cevaplayınız:
1. Elinde Türk bayrağı tutan çocuk;
a. Annesine şaşkınlıkla bakmaktadır
b. Bugün diğer miniklerle birlikte ilkokula başlamıştır
c. 15 sene sonra vatani hizmetini yapacaktır
d. Çağdaşlık için tehlike arzetmektedir
2. Başı örtülü hanımın arkasındaki gözlüklü hanım;
a. Vakarlı bir cumhuriyet kadınıdır
b. Gericiye haddinin bildirilmesi onu memnun etmiştir
c. Çağdaş Denizlinin simgesidir
d. Belki de olaydan muzdarip ama sesini çıkaramamaktadır
3. Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
a. Başörtülü kadınla konuşan havacı bir astsubaydır
b. Başörtülü kadınla konuşan kıdemli başçavuştur
c. Başçavuş emir kuludur
d. Başçavuş garnizon komutanının kuludur
4. Başörtülü ile astsubay arasında nasıl bir konuşma geçmiştir?
a. Hanfendi rica etsem burayı terk eder misiniz, burası kamusal alan
b. Hanfendi başınız açsanız ne güzel olur, hem de sıcak havada rahat edersiniz
c. Ben kurana baktım başörtüsü yazmıyor, sizi kandırmışlar
d. Burada başçavuşun beygiri mi ossuruyor
5. Bu duruma gösterilecek makul tepki aşağıdakilerden hangisidir?
a. Başörtüsü buraya kadar girdi, yakında hepimizi çarşafa sokacaklar
b. AKP ülkeyi satmaktadır
c. Halk protokole çıktı, vatandaş gösteriyi izleyemiyor
d. Türkiye laiktir laik kalacak
6. İlin en üst amiri vali;
a. Korkak bir hödüktür
b. Çağdaş cumhuriyetin bekçisidir
c. Olayın derhal soruşturulması için gereken talimatı vermiştir
d. En az 4 makam arabasına sahiptir, 10 milyar maaş almaktadır
7. Aşağıdakilerden hangisi absürttür?
a. Olay yanlış anlaşılmıştır, o kadın çocuğunu çişe götürmektedir
b. Ordumuz iç tehditlere karşı sürekli görev başında olduğunu göstermiştir
c. Başı örtülü olanlar cahil, açık olanlar bilgilidir
d. Astsubayların özlük hakları düzeltilmelidir

8. Kalan seyirciler ne yapmistir?
a. Oh oldu demislerdir.
b. Devletle zitlasma olmaz demislerdir.
c. Ne yapsak acaba diye icten mirildanip bir sey yapmamislardir.
d. Onlar da kalkip gitmistir.
e. Gitsin İran’da izlesin töreni demişlerdir
9. Bu haberi okuyanlar ne yapmıştır?
a. ‘S.kayım böyle zihniyete’ demişlerdir
b. Yeni GKB’nı tam aradığımız gibi. ‘godum mu oturtan’ cinsten diye düşünüp sevinmişlerdir.
c. ‘Elhamdulillah, Allah laik ordumuza zeval vermesin’ diye dua etmişler, ardından iki rekat namaz kılmışlardır.
d. hiçbiri..
“c. ‘Elhamdulillah, Allah laik ordumuza zeval vermesin’ diye dua etmişler, ardından iki rekat namaz kılmışlardır.”
ilahi uykusuz arkadaş bu çok iyiydi
Uykusuz,
tam adın nedir?
Recep, hayrola arkadaşın adını ne yapacaksın? Ergenekon fişlemesi filan olmasın da.
valla ben o hanımla terkederdim orayı.
o kadın kendini temsil ediyor. kamu görevi de yok.
Yok Fethi Bey,
aynı mahlası kullanan başka bir tanıdık var da. O sandım…
Bu arada, ben de terkederdim orayı. Üstüne üstlük maraza çıkarırdım… Tersim pistir…
hah, rahatladım. fişleme falan olmasında. Allah muhafaza
Eee… Asıl isminiz nedir, Uykusuz?
peki camide beni çıkartııklarında bunu yaparmıydınız peki ?
netice de bazı kurallara toplumsal kibarlıktan uyuyoruz ve ben uyumu savunurum.
Öncelikle konuyu çerçevesinden çıkarmayalım. Burada alenen bir kadın zorbalığa maruz bırakılmış ve siz de orada olmadığınızdan kimse ses etmemiş.
Öte yandan benzetmeniz güzel, Kemalizm dininin ibadet mahalli olan protokol bölümünden uygun kıyafetleri giymeyen biri çıkarılmış, siz de bunu muhalif İslam dininin ibadethanesi ile kıyaslıyorsunuz.
Şimdi cevabı vereyim, evet, sizi camiden çıkarmaya kalksalar engel olurdum.
Hatta geçenlerde tanıdığım bir hanım babasının cenazesinde namaza en önde durdu, imam mırın kırın edeceğinde başta o hanım hepimiz “dön işine bak kardeşim kadının nerede duracağından sana ne” dedik, namazı da o hanım benim hemen önümde, yanında bir sürü erkekle kıldık.
Fethi bey,
Bu Ramazan’da İstanbul’a geliyor musunuz? Şöyle iftarı Boğaz’a karşı rakı-balık ikilisiyle birlikte açardık diyorum.
Bliyaal,
Çocukları kandırabilsem bayramda orada olayım diyorum. Keratalar İstanbul’a gidersek harçlık alamayız diye taş koyuyorlar. Ama sen bir güzellik yapıp ufaklıkların cebine 5-10 akraba miktarınca harçlığı sıkıştırırsan iş kolaylaşır.
İftarı boğazda yapmak tuzlu kaçmaz mı? Yoksa iyi bir işe girdin de haberimiz mi yok?
Hay Tengri..
Daha gecenlerde memlekete bir kralice geldi.
Karsilayanlar arasinda da bir dindar cumhurbaskanimiz ve sayin esleri de vardi.
Uyulmasi gereken kurallar hakkinda da tum basinimiz –bu iki kiymetli insanimiz dahil– hepimizi egitmek icin seferber olmustu.
O kurallara ‘din’ filan demek aklimiza gelmedi.
Eee.. Anglikan adetleri onemlidir.
Baskalarinin kurallarina uyduk ama, olsun; cok sukur ki, kurallar basortusunu yasaklamiyordu.
O yuzden rahat ettik.
Ve, butun mesele de halloldu.
Obli bey,
Kemalizmi müstakil bir din olarak görmek istemesiniz dahi sadık müminleri herhalde sizin gibi muhalif aydınları pek ciddiye almayacaktır.
İslamın sadık müminleri nasıl sorgulayan aydınlardan hoşlanmayıp bunları sapık, kafir ilan ediyorsa, sizin durumunuzda odur.
Fethi bey,
Beni dusunup dert edisiniz fevkalade memnuniyet verici; fakat, emin olun benim o tur endiselerim yok.
O yuzden, benim hakkimda kimin ne dusunecegini gecelim isterseniz.
Kemalizm mustakil bir din midir?
Bence, pekala oyle olabilir. Butun emmareler mevcut cunku.
Fakat, Kemalizmin mustakil bir din oldugunu musluman oldugunu soyleyenler soylediginde durum pek de bir eglenceli oluyor..
Namazinda niyazindaki insanlarin Islamin son din olmadigini kendi agizlariyla ikrar edislerinden bahsediyorum tabii ki.
Obli bey,
Ne yapalım zavallılar Kemalistler dine uyuz olduklarından adını koyamıyorlar yaptıkları işlerin, ben de ıkınmayın alın size gerici olmayan bir din, Kabe Arabın olsun Çankaya size yeter diyerek yardımcı oluyorum. Gerçi Kabe Arapta kaldı, Çankaya da yalan oldu ya, herhalde “İzmir bize yeter” diyorlardır.
Yan fayda olarak bakın siz de eğleniyorsunuz, bir taşla iki kuş.
Fethi bey,
Bereket ihtimali olmayan gayretleri gorunce uzuluyorum.
Kemalistler ‘din’e giciksa, din olmagi reddederler.
Dinciler de baska ve daha yeni bir ‘din’ olabilecegini reddediyorlar zaten.
Bu durumda sizi hangi peygamberin ummetten sayacagi ulkenin bu bolgelerinde ciddi merak konusu olmaga basladi.
Gecen gun bindigim bir otobuste yolcularin neredeyse tamami bunu konusuyordu.
Dertleri zevk edindim, bende nese ne arar..
Yine de tesekkur ederim.
Obli bey,
Problem orada zaten, dini reddeder gibi yapıp ritüelleriyle tam bir din kurmaya çalışıyorlar. Yani ‘şu yobazların kitaplı, kurallı dini var, bizim neyimiz eksik’ der gibiler.
Herkesin konuştuğu bir otobüste epey kafanız şişmiş olsa gerek.
Fethi bey,
Yobazlara ozendiklerini mi soyluyorsunuz?
Eger oyleyse, tabii ki yanlis yapiyorlardir.
Cok kalmadim. Yanlis otobus oldugu belliydi. Iniverdim hemen.
anlamadığım bir soru şu; yani ingliz kraliyet kurallarına din demiyor muyuz şimdi ?
diğer nokta şuydu;
saolun fethi bey, ama camide bir fethi bey geksin beni kurtarsın havasında hiç olmam.
hem de babamın cenazesinde.. bu konuda erkeklerin özgürlüğüne sahibim. alt tarafı bir başörtüsüdür, çantama koyarım yani. namaz kılmak konusunda da didişmeye girmem.
hani bir ara , kısa bir süre de olsa sakallı erkek öğrencileri ünviersiteye almamışlardı,
tv de bir roportajta bir gence sorular şimdi ne yapacaksın diye. gayet kayıtsız bir şeklildeü gibip sakalımı keseceğim dedi, sonra da ilave etti, ben bile önem vermiyorum onların benim sakalıma önem verdiği kadar dedi. yönetimlerde erkeklerle oyun olmayacağını anlamış olmalı, sakal yasağı kalmadı sonra.
cami desteğiniz yine de önemli benim için.. tribündeki kadın camideki durumdan farkı şu, o tibünde yasak olacağını düşünemezdi.. onun için ben de onunla birlikte çıkardım sessizce dedim zaten.
Knz,
İyi de ben siz sordunuz diye söyledim.
Protokoldeki kadın da kimse gelsin beni kurtarsın havasında değil zaten.
O zaman benim cenazede gördüğüm hanım sizden daha dişliymiş, o en ön safta paşa paşa namazını kıldı, aynı sizin gibi çantadan başörtüsü de çıkardı.
Sakalla ilgili ayet olsa kesemezlerdi. Bu noktayı anlamamanız ilginç.
Sizin de tribün desteğiniz önemli, sizin gibiler çoğalsa iyi olur. Ben hem tribüne hem camiye destek olunması gerektiğini düşünüyorum. Sayımız arttıkça bu işler kolaylaşacaktır.
Fethi bey,
Anlamamak biz faniler icin siradan bir sey..
Bizler ancak siz din alimlerinin aralarindaki ihtilaflardan cikan hakikat simsekleriyle (kisa lahzalar suresince) aydinlanabiliyoruz…
Sunu demek istiyorum:
Dunyanin futuhatinda kendisine Avusturalya cikmis ve orada Hakkin rahmetine kavusarak gida zincirine eklenmis olan cennet mekan Prof. Dr. Mahmud Esad Cosan Hocaefendimiz (bunu deyince ardindan ‘Rh A’ da diyorlar ama kan grubunun konuyla ne alakasi oldugunu ben bilmiyorum), sizinle pek de hemfikir gibi gorunmuyor:
Buyrunuz.. Demek ki ayet de varmis Hadis de..
Simdi sizin goruslerinizi merak ediyorum; lutfedip anlamamiza yardimci olmak isterseniz eger…
Obli bey,
Ben daha önceki nice yazımda sakal kesmeyi mahzurlu gören imam-ı falan, müctehid-i feşmekandan söz ettim. Ama ne olursa olsun bu iş ‘başınızdaki örtüyü düzgün örtün’ mealli ayetin gücüne erişemiyor.
Sakalı kesmek için gerekçe bulmak kolay, Esat Coşan RH (+) filan ne derse desin bir başka İmam farklı kulvarda coşabilir.
Başörtüsünde ise oyun alanı çok dar, hele hele şimdi iş iyice inada bindikten sonra ‘aha şurada bir ayet buldum, baş açılabilirmiş’ deseniz de 10 senedir baskıdan bunalmış nisa taifesi ‘ulan ayet de inse açmayacağım başımı’ noktasında gibi görünüyor. Yani bu iş dini geçmiş dinden daha güçlü olan bir geleneğe dönüşmüşe benziyor.
Onun için size naçizane tavsiyem bu konuda bir daha düşünüp ‘tamam, salın bildikleri gibi yapsınlar, isteyen okusun, isteyen sınavını geçerse nüfus dairesine memur olsun’ noktasına yaklaşmanızdır.
İşin ayet, hadis, imam, hoca noktasında farklı düşündüğümüzü zannetmiyorum.
Fethi bey,
Bence hava hos da, anladigim kadariyla, basortusu uzerinden yapilan engellemeler aslinda yine Islam’a hizmet ediyor.
Malum, blug cagina ermis erkek ve disinin yanyana, ru be ru, dizdize oturmak ihtimalleri var. Bunun da haram oldugunu soyluyorlar.
Basini ortecek kadar takva sahibi olan hanimlarin bu tur okullara alinmamasinin seriatin emri oldugu, devletin de bu hassasiyeti dikkate aldigi –fakat, Islam’i hedef gostermek istemedigi icin baska bir gerekce ile bunu engelledigi iddialarina ne diyorsunuz?
O yok diyor, siz var diyorsunuz.
Buna ragmen farkiniz yoksa, bu, yeni bir mantik platformu olsa gerektir.
Obli bey
Ben farkımız yok derken sizi kastetmiştim.
Ben de çevremdekilere, ‘iyi ama minibüse filan da binmeyin orada erkekler yok mu, yanyana da oturabilirsiniz’ dediğimde makul cevap alamıyorum.
Hasılı başörtüsü din bağlamından kopmuş kendi başına bir gerçeğe dönüşmüş, o sebeple çözümü zor, en iyisi başörtülüyü baskıdan kurtarabilecek başka yollara odaklanalım. ‘Açın başınızı hem çağdaşlığa aykırı hem de kuranda yok’ sözünü dikkate alan yok.
Fethi bey,
Yani bu iş dini geçmiş dinden daha güçlü olan bir geleneğe dönüşmüşe benziyor.
Bence dogru soyluyorsunuz. Simdi olan turde bir dindarlik bu kadar yaygin hic olmadi burada deniyor ya bazen, onun denme sebebi farkli da olsa icinde dogruluk payi olabilir. Muhafazakarlik da degil bu, ‘turban’ denen baglama sekli yeni ve onu kullananlar ananevi olaniyla ‘tavsan’ filan diye alay ediyorlar mesela.
Evet onların bilinçsiz olduğunu düşünen çok. Bilinç nasıl oluyorsa artık. Tabii yarın “başınızı babaanneniz gibi örterseniz okula alırız” denirse herkes ona döner, ben okullarda kafasına şapka takıp yandan atkı indirip yasağı delmeye çalışanını çok gördüm.
Fethi bey,
Baska bir deyisle, rasyonel herhangi bir gerekcesi olmayan bir talepten bahsediyoruz. [Dini taleplerin rasyonel oldugunu soyluyor degilim tabii ki, ama en azindan dayanak sayilabilecek bir evraga isaret edebiliyorlar].
Bu durumda, rasyonel olmayan taleplerin kabulunun saglikli olacagini mi dusunuyorsunuz?
Bu, sanki, tedavi edilmesi gereken bir hale benziyor giderek…
Obli bey,
Aslında bir mantığı var ama işin bugün geldiği noktada dini amilin etkisini başka faktörler geçmiş görünüyor.
Hayır ama tedavi yöntemi konusunda emin değilim. Tedavide bu işe sebep olan din ve devlet kaynaklı amillerin sadece din tarafına ağırlık verilmesini eksik görüyorum.
Mesela başı örtmek yahut açmak ile ilgili ne okullarda ne de devlet kurumlarında okuyan ve çalışanlar için yasak olmasa rutin sohbet, yazıp çizme ile varsa hatalı şeylerin önüne geçmek daha kolay olur. Yasaklamayla ne kazanıldığı konusunda Knz birşey söylese ben de öğrenirim.
Gerçi yalan olmasın, başı örtülülerin en cazip işveren olan devlette işe girme şansı bulamaması başı açık olan hanımlara devlet memurluğu, öğretmenlik gibi alanlarda ekstra bir şans tanımış oluyor.
Ama ya başı açık dinci erkekler, bunların gizli şeriat emellerinden devletimizi nasıl koruyacağız?
Fethi bey,
Iyi. Dogal mecraina akmaga basladigini soyleyebiliriz o zaman.
Devlet, biraz daha bekler, bu zaman boyunca basortululer biraz daha irrasyonel inatci militanlar haline gelirler –ama, sayilari da azalir–; ardindan da tamamen marjinalize olurlar ve sorun essentially cozulmus olur.
Sabir da bir fazilettir…
Bu nesil acisindan/kapsaminda bakacak olursak, sorunun kaynaginin din oldugunu soyleyebiliriz zannedersem.
Sanmiyorum. Insanlar tartisarak karsidakileri degil, kendilerini ikna ediyorlar..
Aksi olsaydi, sizin coktan liberallikten vazgecmis olmaniz gerekirdi.
En basta, daha dunku veletlerin oyle her istediklerini dayatamayacaklarini ogrenmelerini sayabiliriz.
Bu da bir terbiye unsurudur, yoksa ortalik simarik basortululerden gecilmezdi.
Burada da yaniliyorsunuz. Peygamber kimseye cikip devlet memuru olun demedi. Ticaretle ugrasmagi salik verdi; yani ozel sektorde mutesebbis olmagi..
Oradan hareket edersek, muslumanlarin devlet memuru olmasinin mekruh oldugunu da soyleyebiliriz.
Bu bakimdan, basortulu kizlarimiza ayrica bir iyilik yapilmaktadir.
Bu bence son derece yersiz bir endisedir. Ulkemizde yeteri sayida basi ortulu erkek vardir (kep, kasket vb); kimseye goz actirmayacaklarina eminim.
Obli bey,
Sayılarının azalacağını beklemeyin. İlk serbestlikte büyük bir artış yaşanır. Boşa beklersiniz.
Sorun başörtüsü takmak değil ki kaynağı din olsun. Sorun başörtüsü takana zorbalık yapmak, haklardan gerekçesiz olarak mahrum bırakmak. Dine bakarsanız ortada tabii ki meşru bir baş kapatma gerekçesi var, ha bu bir mecburiyet midir, değil midir, orası ihtilaflı.
Ben bu siteye gelen yorumlardan liberallikten vazgeçmemi sağlayacak tek bir argüman görmedim. Gülünç devletçi ve ulusalcı iddiaları hergün duyuyorum, farklı birşey işitirsem doğruya dönerim.
Her istedikleri mi? Ben istedikleri birşey duymadım başındaki örtüyle okula girme, işe girme dışında ne istemişler?
Yalnız üslubunuzdan agresif hale geldiğiniz anlaşılıyor. Hayrola, bam teli gibi bir yere mi dokundum?
Atatürk de köylü milletin efendisi demiş ama Knz ve sizin en yakın tarlada çalıştığınızı, ekmeği oradan kazandığınızı zannetmiyorum.
Anladım, başı açık olanlar müslüman olmadığına göre mi demeye getiriyorsunuz?
Menfaatlerini var güçleriyle koruyacaklarına eminim ama dönemleri bitiyor. Ha, yeni genelkurmay başkanı Ergenekonu hapisten alıp CHP güdümlü bir cunta oluşturur diyorsanız ona birşey diyemem, mümkündür.
Fethi bey,
Neler gordu bu topraklar.. “Daglar bizimdir”leri mi, “Isciyiz gucluyuz, soke soke aliriz”lar mi, “Devrimciler Olmez!” diye yeri gogu inletenleri mi ararsiniz, “Kani yerde kalmayacak!”lari mi, “Ya Allah Bismillah Allahu Ekber!” deyip meydanlara savulanlari mi?..
Sonra?
Hic.
Tisss.
Kimseyi haklarindan mahrum eden yok ki.
Hak olsaydi, girebilirlerdi.
Girmelerine izin vermiyorlar; demek ki hak filan degil.
Cok mu zor bunu anlamak?
O da bir seydir. Adam Smith’den bir adim berisiniz.. O, ortada hic bir sey yokken daha beterini yapardi garibim.
Eh, muhtelif ayricaliklar istediklerini siz yaziyorsunuz.
Yoo.
Siz beni baska birisi ile karistiriyor olmayasiniz?
Ben sakalli degilim; bam telim de o yuzden yok.
Ataturk, o lafi Kanuni’den tercume etmisti sadece: http://www.samanyoluhaber.com/haber-114878.html
Ustelik, efendi efendi otursunlar, seslerini cikarmasinlar anlaminda soylemisti –derler.
Baskalarini bilemem, ama ben koylu degilim. Fakat, tarlada calismisligim yok degil. Gecenlerde damlama sulama uygulamasi yaptirttim hatta. Fakat, ziraatcilikte ekmek yok pek –ben bir donum misir ektim, ama misir ekmegi de yemem..
Ne olacak simdi?
Gozunuzde canlandirmak icin onca ugrastiginizi dusundugum Ataturkculugum heba mi oldu?
Bilmem. Bunu kendilerine, veya ‘Rh A’lilara sormak lazim. Mekruh olan seyleri yapanlar muslumanliktan cikiyor mu gercekten?
Biliyorum: Onlar menfaatlerinin pesindeler de, digerleri herseyi Allah rizasi icin yapiyor; degil mi?
Deniz Feneri Dernegi AG de bunlara iyi bir ornek zaten.
Ne uzun erimli ve muphem senaryolariniz var sizin boyle.. Fevzi Cakmak’a bile rahmet okutacak korkular..
Halbuki, daha farkli seyler okusaniz belki farkli dusunmek ihtimaliniz olabilirdi:
http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=12589&y=IbrahimKaragul
Obli bey,
Biliyorum: Onlar menfaatlerinin pesindeler de, digerleri herseyi Allah rizasi icin yapiyor; degil mi? Deniz Feneri Dernegi AG de bunlara iyi bir ornek zaten.
Almanlarin bunun ustune gitmelerini bir seye yormali mi acaba diye dusunuyorum. Burada bunlari daha iyi bilen insanlar vardir herhalde ama oradaki Turklerin soyulmalari da, bur tur dini motifli para hareketi ceteleri de yeni seyler degil gibime geliyor. (Saglam kaynagim yok, Almancilar ile askerlik yapigim sirada onlardan duyduklarim var sadece.) Niye simdi nereye sicrayacagi asikar olan bir iste titizleniyorlar?
Siz seversiniz boyle seyleri, bir hikaye cikartabilir misiniz bunan?
Obli bey,
Okudum, kaçınılmaz bir 3. dünya savaşı olacağını gördüm ve yapacak birşeyim yok. Analizciler iyidir ama yapılabilecekler sınırlı, bu iş için para alan hükümet ve devlet adamları da şimdilik işi fena yürütmüyorlar.
Bunları okuyorum da, ‘uzayda bir karadelik bizi yutacakmış’ dendiğindeki ne yaparsam onu yapabiliyorum.
Bulent bey,
Tabii ki yorabilirsiniz.
Tipki, burada, bu konularin uzerine neden gidilmedigini –hic bahsinin dahi gecmedigini– yormanin da mumkun oldugu uzere.
Deniz Feneri Derneginin bir siyasi sermaye olarak kullanildigindam kimin suphesi olabilir? “Bana XXXXX yapiyor dedirtemezsiniz” turunden takim tutanlar haric, pek az kimsenin.
Simdi, ben bu konuda Fethi beye kanaatini sorsam, eminim, “bagisi yapanlar bireyler, alan da bir dernek. isin icinde devlet yok, dolayisi ile bana ne” mealinde bir cevap alirim. Ve, zerre kadar da sasirmam. Cunku, yakisiyor haspaya demenin cok hos bir yoludur o. Ta ki, ayni kisinin, sendikalar konusunda pek de paralel bakmadigini gorecegimiz ana kadar.
Ama, olsun; o kadar kusur kadi kerimesinde de oluyor –malesef.
Almanlarin bunu neden simdi destikleri hakkinda, herkes gibi, ben de bir seyler yazabilirim. Ama, insider bir bilgim yok. Milli Gorus (Almanya) icinde tanidiklarim var, ama bu konuyu konusmuslugum yok.
Fakat, alenilestiridigine gore, Alman hukugu acisindan ortada ciddi derecede suc olduguna eminim; aksi halde Alman devleti madara olur –bunu riske etmek istemezler.
Tabii ki yeni degil. Elli yildir bu soygun devam ediyor. Ilginc bir sekilde, soygunda ‘laikci’lerin izi yok denecek kadar azdir da. Ve, soygunun toplam boyutunun TC’nin milli gelirinden cok oldugunu dusunuyorum.
Fakat, dedigim gibi, bu konuya kimse dokunmaz. Allah adina aldatmak da bu olsa gerek.
Tahmin etmek zor degil.
Ama, bu tipki eskiden bir MHP’li vekilin uyusturucu ile yakalanmasi kadar pis bir skandal.
RTUK’un basina getirdiginiz eski Kanal7′li adamin kuryelik yapmasi ne demektir?
Bana gerek kalacagini sanmiyorum.
Fethi bey,
Linki tikladiginiza emin misiniz?
Obli bey,
Ayni insanin mi netteki goruntusune bakip bu farkli seyleri goruyoruz? Fethi beyin hirsizliga, insan kandirmaya filan ima ettiginiz gibi yaklastigini hic gormedim ben. Hatta burada bazen ‘hep bizim tarafa vuruyorsun’ gibi laflara muhatap olup hirsizi kendi tarafi kabul eden insanlarin ortaya cikmalarina sebep olmustur.
Bülent bey,
Bu biraz da görmek istediğinizle ilgili olabilir.
Bakalım Obli bey sizi benim aslında ne kadar sinsi olduğuma nasıl ikna edecek.
Bulent Bey,
AKP kapatma davasindan sonra bu seslerin azalmasi kuvvetle muteberdir.
Ben mesela son zamanlarda Fethi Bey’in yazdigi yazilarda “az bile demis” tarzi duygular besliyorum…
Fethi Bey meselesinde ise Obli Bey’e kulak verin derim :p
Bulent bey,
Kategorik olarak hirsizliga, insan kandirmaya goz yumdugunu soylemedim –hasa; bu cok genis kapsamli bir iddia olurdu.
Ben, sadece, zaman icinde okuduklarim arasindan edidigim intiba ile, kanaatimi yazdim.
O intiba da sudur: ‘Sivil toplum kuruluslari’ elestiriden munezzeh ve/ya muaftir.
Bir STKnin STK sayilabilmesi icin, onde gelenlerinin uniforma giymemis olmasi sarttir –yani, emeklilik oncesi de (zannedersem zorunlu askerlik haric) uniforma giymemis olmalari gerekiyor. TCnin olmasin da, baska devletlerin ya da devlet cesametindeki sirketlerin/cemaatlerin filan emir kulu olmasi edilmez –bu onlarin sorunudur.
Fakat, bu da yeterli degildir. Bu STKlarin, finansman kaynaklarinin arasinda devletin olmamasi sarttir –baska devletler olabilir; fakat, TCnin destegi, parasi zinhar kabul degildir.
Devami da var: STK sayilabilmesi icin, ilgili STKnin faaliyetlerinin belli bir cercevede olmasi gerekiyor. Liberal musluman muhafazakar olmasi gerekiyor yani.
Ancak ve anca bu sartlari saglayanlar, bu tanimlarara uyanlar STK sayilir, digerleri degildir.
STK ise, elestiriden munezzeh ve/ya muaftir; degilse is degisir.
Mesela, THK bir STK degildi. O yuzden, THK’nin topladigi kurban derileri ve paralarla neler yaptigini her firsatta esmek desmek normaldir; ama, ayni derileri ve diger yardimlari din adina toplayanlarin bunlari ne yaptiklari sorulmaz genelde; cunku bunlar STKdirlar.
Cemaatler ve baslari istedikleri kadar ve alabildigince genis imkanlar kullanir sorun degildir –cunku bunlar STK sayilir–; ama, sendikalar oyle degildir.
Bu ornekleri daha artirabiliriz, STK’daki ‘K’yi ‘kisi’ olarak da yazabiliriz, ama gerek yoktur.
Dolayisi ile, goruldugu uzere, ben, kategorik olarak hirsizliga, insan kandirmaya goz yumuldugunu soyluyor degilim.
Bakmayinca gorememek de mumkun; ya da ahir karanlik olunca disarida aramak tercihe sayan olabiliyor..
Fatih Terim taraftarlarindan mi bahsediyorsunuz, Haydar Bas’i sevenlerden mi?
Obli bey,
Hakikaten bu ikisi ne durumda, ihmal ettik. İyi hatırlattınız.
Obli bey,
Haklısınız, linki tıklayınca çalışmadı galiba ve ne hikmetse gidip o adamın bir sonraki yazısını okumuşum.
Şimdi okudum ve tuhaf buldum. Bunlar ölçüye tartıya gelecek şeyler değil, ama adamın işi bu ekmek parası için orada bu tür yazılar yazıyor. Sebepler, sonuçlar belirsiz, bağlantılar kopuk, ne demek istediği meçhul. Eziyet gibi birşey.
Ben Bekir Coşkun’a döneyim daha iyi. Ya da zaten doğru yoldaymışım.
manzara pekte öyle değil. sorun kendine eziyet etme noktasına gelişnce bir çok kız, yani nerdeyse hepsi , erkeklerin ya ben de giderim keserim sakalımı noktasına geldiler ve başörtlerini çıkartılar.
bu işin serbetliği gerçekten hukuki gerekçlere, uygulamadaki sorunlara karşı akli yanıtlar bulmakta gizli.
ben bu yanıtları keşfetmiş değilim. uygulamadaki sorunlar başörtüsü uygulamasıyla hangi koşullarda olmaz, sorusunun cevabını bilmemekten dolayı suçlanamam. artık düşünce tembelliğinden vazgeçip cevaplarını kendileri arasınlar. kamu uzlaşma alanı olmak zorunda. daha önce yazmıştım. endişleri yok varsayamazsınız.
düşüncelerim zaten bildiği için yeniden yazmayacağım.
o zaman üniversitede serbest olmaması için nedenler ortadan kalkabilir.
ama tribünler için hiçbir zaman hukuki gerekçelerle olmadı, orda bir haksız bir keyfiyet oluyor.
Bu basortusu konusu –gercekten– neresinden bakarsaniz bakin, rasyonel degil; elle tutulur tarafi yok.
Israrin da yok, karsi gelisin de..
Ilk bakista demek istiyorum.
Fakat, derinlerde olabilir..
{Dikkat komplo teorisi}
Bilindigi uzere, cevremizde hayli sayida rengarenk devrimler tezgahlandi. Her biri de ‘ozgurlukler’ pankartlariyla oldu. Her biri, ait oldugu ulkedeki ozgurluk taleplerinin patlatilmasi sonucunda milletin sokaklara dokulmesi ile oldu –ardindan da, amac icin hazir tutulan (uniformasiz ve uniformali) zinde kuvvetler yetti ve devrimleri tamamladi.
Bizdeki de, sanki, o tur bir rengarenk seyi genclik teskilati gibi bir goruntu veriyor.
Yani, kizlarimizi basortusu ile okula sokmamak, onlari militanize etmek ve ardindan da ahalinin yagin destegi ile ozgurlukler konusunda ‘yetti artik, inin oradan asagi’ hareketleri ile nihai sonuca varmak..
Eger bu teori dogru ise, hayli iyi secilmis bir hedef kitlesi oldugunu kabul etmek zorundayim. Halkin cok derinden gelen hissiyatini kasiyan, cok da kolay herkesi militanize edebilecek bir secim.
Basarili olmayisinin sebebpleri ne olabilir?
Aslinda, basarili olmadigina hic de emin degilim.
Basortululerin emellerine kavusamayisini saymazsak, bence basarili olmustur –yani, biz de caktirmadan renkli bir devrim yedik. Bir partiye sezeryan uygulandi, siirler okundu, hapse atildi birileri, ve ardindan hoop iktidara..
Basarili olundu, ama –mesela Ukrayna’da oldugu uzere– davullu zurnali olamadigi icin, mesruiyeti pek de saglam tescil edilemedi. bir miktar muallakta kaldi.
Bu muallak, mesruiyetini tescil edemeyis, iceride hayli guclu bir direncin/muhalefetin varligina isaret ediyor –edegeldi.
Bizdekinin rengini, mesela, fistiki dersek; bu ic muhalefet yuzunden/sayesinde, bizdeki soluk/ucuk fistiki olmak zorunda oldu..
Azicik soluk da olsa, hepten solmus degildi tabii ki. ABD’nin dunya uzerinde tek tabanca oldugu bir donemde, bizimkiler kahramanca direndiler ABD’ye. Arkamizda, babalar gibi, global sermaye vardi cunku.
ABD’nin “bu sefer sizi yedi sente muhtac edecegiz” tehditleri de para etmedi; cunku biz para ile ittifak halindeydik; ekonomizin kilina zarar veremedi ABD ulus devleti.
Simdi?…
Simdi ise, ABD ulus devleti hayli iyi manevralar ile global sermayeyi torpuledi ve ikinci kutup olarak Rusya’yi tayin etti –o surecteyiz.
Neo-SogukSavas donemi de diyebiliriz ama muhakkak farkli olacak –ayni irmaktan iki defa yikanilmaz cunku.
Iyi de, neo-SogukSavas doneminde bize dusen rol ne olacak?
Global Sermaye ile baglarimizi hemen koparacak miyiz? Iyi de, bu adamlara onca borcumuz ne olacak?
Hem sonra, kendi icimizde birbirimizi nasil yiyecegiz? Musluman-laikci catismasi hem eskidi, hem de zaten o kadar da tutmamisti; ustelik, o, bir onceki doneme ait..
Hangi fay hatlarimiz kullanilacak acaba?
Her neyse, hangisi olursa olsun, basortusu meselesi, tipki parka giyen gencler misali, bence herhangi bior sonuca baglanmadan mazide kalacak –bir sonuc almak icin ortaya atilmis degildi cunku.
{komplo teorisi bitti}
Aslinda tam olarak bitmedi.. Olmaya ki, basortusu meselesini tam olarak cozmeyisin ardinda, onu hala daha kullanmak amaciyla yedekte tutmak arzusu olsun?..
{simdi komplo teorisi walla billa bitti}
Yazdiklarimi okudum da.. Agir yedikten sonra sekerleme yapmanin hic de akillica olmadigina karar verdim: Insan, gercekle karmabulasik ruyalar goruyor.. bu da ister istemez yaziya yansiyor.