Partideki Görev

FST Eylül 3rd, 2008

disli.jpgŞaban Dişli diye bir AKP  milletvekili içeriğini anlamadığım imar, belediye işlerinden para almış, makamını kötüye kullanmış deniyor. Olabilir, daha deşilse ne cevherler çıkar, nitekim bir tane de Antep’te varmış, aslı nedir bilmem. Buraya kadar normal, normali şu, 2-3 senedir AKP mensuplarının ‘canım hep onlar mı yiyecek’ mantığıyla ihale kapma, imar bilgisi sızdırma, türlü yöntemlerle bu işlere hücum ettiği malum. Herneyse işte bu Şaban Dişli için gazetelerde’istifa etti’ deniyor. Ben bunu okuyunca ‘hayret, milletvekilliğinden istifa etmek kolay bir şey değil, nasıl etmiş’ derken Dişlinin sadece AK’deki idari bazı işlerinden istifa ettiğini öğrendim. Haberde şöyle deniyor:

‘İmar değişikliği karşılığında 1 milyon dolar rüşvet almak’la suçlanan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya milletvekili Şaban Dişli, partideki bütün görevlerinden istifa etti.

Dişli’nin istifası önceki gün Başbakan Tayyip Erdoğan’la yaptığı baş başa görüşmeden sonra kesinleşti.

Kararda, parti yöneticilerinin, “Yapılan etik değil, halka anlatamıyoruz. Aklanıp da gelsin.” eleştirisinin etkili olduğu öğrenildi.

Yahu adam milletvekilliğinden istifa etmemiş ki, partideki kıl, tüy işlerinden istifa etmiş. Ha, bu görevler insanların suistimalde ilaveten işine yarıyordur ama sonuçta anlamsız şeyler. Parti yönetimi nedir ki, başbakan iki fırça attı mı hepsi kuzu kesilir. Duyan da önemli birşey zannedecek. Önemi ancak rant işlerinde saman altından daha fazla su yürütmeye imkan tanımasından gelir.

Bu istifa bizim üniversite profesörlerinin cübbeyi çekip bir Atatürk heykelinin altında ‘topluca istifa ediyoruz’ ucuzluğuna benzemiş. Hatırlarsanız beğenmedikleri biri rektör olduğunda istifa ediyoruz diyen bu akademisyenler aslında maaş aldıkları üniversite öğretim üyeliğinden değil, bölüm başkanlığı, senato gibi anlamsız yerlerden istifa ediyor ve ‘tepki gösterdik, istifa ettik’ diye hava basıyorlardı. Ortalama vatandaş da ‘aaa, ne büyük tepki, işte üniversite hocasına bu yakışır’ filan zannediyordu. Halbuki ortada istifa değil bir ortaoyunu olduğunu o zaman ispatlayıvermiştim. Sıkıyorsa, gerçek tepki göstermek istiyorlarsa memurluktan ayrılsınlar bakalım. Boş laf.

İşte AKP milletvekili de aynı pozisyonda, istifa etmişmiş, bırakın bu ayakları, milletvekilliğinden istifa dilekçesi verilip meclisin yeterli çoğunluğu bunu onaylamadıkça istifa lafları anlamsızdır. Delikanlı adam dilekçeyi verir, Tayyip Erdoğan da gerçekten ‘aklanıp gelsin’ demişse, milletvekilleri de derhal dokunulmazlığını kaldırır, ondan sonra görürüz işin devamını.

Parti yöneticileri de etik lafını ağızlarına almasalar iyi ederler, fazla sırıtıyor.

11 Responses to “Partideki Görev”

  1. Simdi Obli Bey’in gelip “bu yazi istifa makamina yapilmis bir saldiridir…” baslikli bir yorum kaleme almasini bekliyorum.
    Ama bekledigim ile kalacagim gibi sanki :p

  2. FST 03 Eyl 2008 - 18:46:31

    Fatih bey,

    Siz sağ mısınız? Biz burada sizin fırtınada kaybolduğunuza hükmedip helva, şerbet, mevlüt organizasyonuna başlıyorduk.

    Bu arada Obli Beye kaldıramayacağı yükler yüklemeyin, hatır denen birşey var.

  3. FST 03 Eyl 2008 - 18:55:23

    Bu arada başbakanın mesajı da evlere şenlik:

    Şaban Dişli’nin partideki görevinden istifa etmesi ile ilgili sorulara da muhatap olan Erdoğan, “Bu süreç bir yargısız infaz olarak başlamış bir süreç. Bu arkadaşımız benim üzerimden partime ve Genel Başkanıma yapılan bu ahlaksızca saldırılara tahammül etmem mümkün değil diyerek istifa kararını tarafımıza bildirdi. Arkadaşımız önemli bir özveride bulundu. Hatta partiden ve milletvekilliğinden bile istifa etmeyi bile teklif etti. Ancak biz kabul etmedik.” cevabını verdi.

    Yahu bırak istifa etsin aklanırsa ne güzel, şaibeli adamı ne savunuyorsun?

  4. Fethi Bey,
    Cok sukur sagim. (Tasinma isleri vakit aliyor, bir de icerde bir arkadas var onun icin de disarda ben yasayinca iki uc kisilik yasamis oluyorsunuz, vakit kalmiyor gelip Obli Bey’le ugrasmaya :P) Firtina yukardan basti getti. Ama Hanna, IKE(bu baya korkutucu duruyor) ve Josephine yoldalar… Bakalim…
    Helvami yediginiz iyi olmus da keske bana da ayirsaydiniz. Bayilirim walla… (Sultanahmette sahte Tarihi Sultanahmet Koftecisinin arka sokagindaki gercek koftecide super yaparlar…)

    Obli Bey’in kaldiramayacagi bir yuk olduguna inanmamakla beraber ne haddime. Ben ancak arada “uyuyan aslani uyandirdik” tarzi hayiflanislara neden olacak igne-cuvaldiz islerine bakiyorum :p

  5. Saibeli adami savunsun savunmasina da istifasina engel olmasin, hatta tesvik etsin.

    Bu arada baksaniza nasil inci gibi dizilmisler pespese…

  6. Bulent Murtezaoglu 03 Eyl 2008 - 19:21:28

    Islerin ne kadar sirazesinden ciktigina bir ornek vereyim. Bir milletvekili yargilanabilmek icin AIHM’e gitmisti, cunku dokunulmazligini kaldirtamamisti. AIHM milletvekilinin lehinde karar verdi. Bakin o kararin ne mahzuru varmis:

    İsteyen milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasının, ‘uygulamada dokunulmazlığın çalışmasının imkânsız hale getireceğini’ savunan Burhan Kuzu, “Milletvekili üzerinde kamuoyu ve basının baskısı olur. Dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyenler kahraman, istemeyenler ise yargıdan korkan durumuna düşer. Dehşet, tehlikeli bir yol” diye konuştu.

    Kaldi ki bu durumda zaten bir dava acilmis degil. Acilmis olsa belediyeye de ellemeleri gerekecek ki herhalde onlar da dokunulmazdir. Ne bileyim.

    Farkindaysaniz kiymetli basinimiz bu isin dogru durust ustune gidip, ne bileyim hatirali maritali, cevredeki diger imar degisiklerini de gosteren bir seyler yapmadi. Buyuk ihtimalle hepsinin boyle isleri vardir, rant makinesiye papaz olmak istemiyorlardir. Iste boyle arada sirada bu isleri protokole baglamis olanlar cikar da lutfen uc gun yayin yaparlar. Duzenin temelden degismesi, duzgun temele oturmasi filan gerceklesse basin gucu ne ise yarayacak? Degil mi, efendim? El alemin milyon dolar verdigi imar degisikligini iki tane hirsizlik haberini basmayiverip yaptirtmak da vardir herhalde. Iyice azdim burada.

    Bu arada son secimlerden evvel Istanbul’da buyuk bir arazi ihalesi alip da sonra parayi vermeyen bir yabanci vardi. Ne oldu o is? Yakti mi teminatini adam? Bilen ver mi?

  7. FST 03 Eyl 2008 - 19:39:47

    Fatih bey,

    Bu arada baksaniza nasil inci gibi dizilmisler pespese…

    Vay vay, bizim birader de tam yol üstünde. Neyse bodruma kaçıp pencereleri çivilesin artık. Tabii size de onu tavsiye ederim.

  8. Fethi Bey,

    Neyse bodruma kaçıp pencereleri çivilesin artık. Tabii size de onu tavsiye ederim

    Niye? Bogulmamizi mi istiyorsunuz?

  9. FST 03 Eyl 2008 - 19:59:32

    Canım rüzgardan kurtulursunuz diye söyledim, iyilik de yaramıyor.

  10. Fethi Bey,

    Canım rüzgardan kurtulursunuz diye söyledim, iyilik de yaramıyor.

    Bu Hurricane denen seyler cok yagmur getiriyorlar, millet ya selden su baskinindan bogularak oluyor ya da kafasina agac, direk, inek falan dusmesinden oluyor…
    Ruzgardan kacarken sele yakalanmayalim diye dedim ben de. Kizmayin hemen canim…

  11. Mister No 06 Eyl 2008 - 20:25:52

    Fethi Bey,
    Olmadı şimdi, AKP liler yemesin de darbe mi olsun istiyorsunuz? AKP’iye çok yüklendiğinizi görüyorum,darbeci
    misiniz? Demokrasi var bu ülkede,tabii ki yiyecekler.

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş