'Blog' Arşivi

Derinsular.pdf

FST 11 Ocak 2008

derinsular.jpgSerdar beyin sitesine geçen uğradığımda benim de hep hayal ettiğim ama teknik beceri ve zaman eksikliğim sebebiyle başaramadığım, yazıları bütünleştirip e-kitap yapma projesini gerçekleştirdiğini gördüm. Hepsi birer bilgi küpü olan bu yazıları vatandaş gitsin okusun, hem Türkçe hem de bedava, istifade edelim. Üstelik ücretsiz dağıtabilirsiniz de demiş, öğretmen, öğretim üyesi olanlar çocuklara ödev olarak versin, okuma parçası yapsın.

Serdar beyin yakın gelecekte çok önemli eserlere imza atacağını ve ülkemizde etkili olacağını tahmin ediyorum. İnternet sayesinde nice cevherler ortaya çıkıyor, kitap basma derdi de kalmıyor, hatta elektronik okuma cihazları yaygınlaşınca kağıt da alternatifsizlikten çıkacak. İnternet de yaşasın Serdar bey de. Yazılarım böyle bilgilendirici olsa ben de uğraşırım ama benimkiler genelde gündelik zevzeklikler, zamanla güncelliğini yitiriyor.

Darısı diğer sitelerimizin, bilgili arkadaşlarımızın başına.

Popularity: 18% [?]

Kitaplar

FST 19 Aralık 2007

suskun.jpgBir süre bayram, yılbaşı vesilesiyle ara vereceğim, bir iki kitap önereyim. Meraklısı İhsan Oktay Anar’ın Suskunlar adlı kitabını zaten okumuştur, ben yine de iki kelam edeyim kitapla ilgili. İşin aslı kitap güzel, tipik ama sanki Amat kalitesinde değil gibi. Biraz da konuların çok bölük pörçük ele alınması bu etkiyi yapmış olabilir bende. Bazı gereksiz itici yerler de var, biraz da aceleye gelen yerler olmuş. Amat’i çok beğenmiştim, genelde beğendiğim kitabı bir hamlede okurum, Suskunlar’ı birkaç gün unuttuğum bile oldu. Demek ki bir sıkıntı var kitapta. Uzun İhsan Efendiyi uyarmış olalım.

Bazı heyecanlı okurlar İhsan Oktay Anar’ı bu üslupta tek zannediyorlar, halbuki Evliya Çelebi Seyahatnamesini yahut Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’nin Amak-ı Hayal’ini bilenler için İhsan Oktay Anar çok da orijinal değildir. (Hatta Orhan Pamuk’un Beyaz Kale’si de sayılabilir). Yine de özellikle Amat ve Kitab-ül Hiyel başta olmak üzere tüm kitaplarında bu üstadların izinde başarılı iş yaptığını kabul edip kendisini takdirle karşılamak gerekiyor.

Suskunlarda yine birçok gönderme var. Benim aklımda kalanlardan biri Hz. İsa’ya yapılan son yemek göndermesinde Zahir’in ekmek ve şarap yerine kavun ve rakı için “Alın! Bu kavunu yiyin’ O benim etimdir! Rakıyı da için! O benim kanımdır” demesi oldu. Sırtında bir tomrukla idama giden Zahir efendiye din gayretiyle hücum edenler için “bunları ona yapanlar, teke tek kavga emekten kaçan ama savunmasız bir adamı dövmeye bayılan insanlardı” ifadesini de aktarmak isterim. Hasılı, yine İstanbul içre semtten semte dolaşmak, Osmanlı günlük hayatına aykırı bakmak, musiki üzerine ilginç bilgiler öğrenmek ve Habil ileKabil’den, Şeytana, İsa’dan Havarilere sayısız gönderme ile zihninizi çalıştırmak isterseniz Suskunlar hoşunuza gidecektir.

Bir de Robert Ludlum, toprağı bol olsun, ölmezden evvel Jason Bourne’un son kitabını yazmıştı, ben çok eskiden yabancı dilden okuduğumu hatırlıyorum, filmi popüler olunca Türkçesini de gördüm, Son Ültimatom demişler, ilk Bourne kitabı olan Ürperti’ye göre çok basit ama okunabilir. Bu arada ehli bilir ama bilmeyen için söyleyeyim, Bourne Identity ve devam filmleri ile filmlerin ilham alındığı kitaplar arasında neredeyse hiç alaka yok, dolayısıyla kitaplar ayrı bir tat verecektir. Filmler de kötü değil, onu da belirtmek lazım.

Şöyle bakınıyorum çevrede ne var, Clive Cussler Cengiz Han’ın Hazinesi, Umberto Eco Gülün Adı ve Kadro Dergilerinin 3 cildi var. Bir de Üçdal Neşriyattan Evliya Çelebi Seyahatnamesi, 10 Cilt. Evliya Çelebi mutlaka okunmalı, bu kadar mı akıcı, nükteli yazı yazılır, helal olsun. Kabalcı Yayınları yeniden basmış diye işittim, tek ciltte toplamışlar.

Evet, bayram arasını boş geçirmeyelim, acıktıkça kavurma, şiş, haşlama, külbastı, köfte atıştırılsın, aralarda da kitaplara bakılsın. Bu arada epey bir süre güncelleme yapmayabilirim, yorumlara moderasyon koyuyorum, yorumunuz bir süre görünmezse endişe etmeyin.

Popularity: 37% [?]

Olsa Ne Olur

FST 12 Aralık 2007

Atilla Yayla ile yazıma gelen bir yorumda savcının beni de hocayı desteklemekten suçlayabileceği söylenince bunun üzerinde düşündüm. “Burası Türkiye” kavli gereğince suç ve suçluyu övenler de içeri gireceğinden bu mümkün olabilir. Sonra bu konuda bir senaryo geliştirdim yoruma cevap olarak yazdım. Daha sonra bu uzun senaryonun bir yazı olarak yayınlanmasının da uygun olacağı kanaatine ulaştım. Tabii burada şunu söylemiyorum: İzlenimler çok önemli bir yer, bir sürü insan burayı izliyor da devlet burayı ciddiye alıp izleyecek, bunlar masal. Bu sitenin 50 kadar izleyicisi var, 700 kadar da googledan 3-5 saniyeliğine gelip gideni. Üstüne üstlük bu sitede Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı tek yazı yoktur. Yani hem kemiyet, hem de keyfiyet gereği bu site Türk adaleti tarafından izlenmeye layık bir yer değildir. Bazı dostlarımızın “aman dikkat et” türü önerilerini tebessümle karşılıyorum. Keşke o kadar önemli bir yer olsa. Neyse, bunu da yeri gelmişken belirtmiş olayım. İşte dün aklıma gelen tutuklanma senaryosu:

hbr_1653_d.jpgBlogcuya Tutuklama

İnternette gün geçtikçe sayısı artan bloglar içinde büyük kısmı “sabah kalktım reçel yedim, köpeğim tobi çok mutsuzdu” türü web günlükleri iken bazı blogcuların ülkedeki güncel konulara yorumlar getirmesi uzmanların dikkatinden kaçmıyor. Geçtiğimiz günlerde açılan Bilgi İhbar Merkezine yağan şikayetlerin büyük kısmı beklendiği gibi çocuk pornosu ile ilgili değil ülkenin ali menfaatlerine dönük zararlı yayın yapan sitelerle ilgili. Bunlardan birinin savcılık takibiyle çökertilip site editörünün Türk adaletine temsil edilmesi ilgi çekti. Yıllardır başıboş internet ortamından yararlanıp ülkenin ilerici ve çağdaş güçlerine çamur atan İzlenimler sitesi sahibi Fethi S. Tan dün sabah polisin “Sanal Şafak” kodlu ani baskınıyla ele geçirildi.

AB’den Besleniyorlar

Ataya adam diyerek hakaret eden hain liboş profa yaltaklık yapan satılık sinsi blogcu FST tutuklanarak AB uşağı küresel Sorospu çocukları için hazırlanan özel X tipi hapishaneye kondu. FST’ın tutuklandıktan sonra kameralar önünde medya mensuplarına “adam olun adam” diyerek küstahlık yapması dikkat çekti. Sitenin yorumcularının da tek tek tutuklanmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Bu arada isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklar bu tür blogculara AB ve ABD’nin yüklü miktarlarda ödeme yaptıklarını ileri sürdüler. Konuyla ilgili soru soran gazeteciye “AB’den de para aldım ABD’den de, tümünü pavyonda yedim, oh afiyet, bal olsun, sen git aç karnını doyur, köpek” diyerek saldıran haine diğer medya mensupları da “biz onurlu medya mensuplarıyız, sizin gibi AB beslemesi değiliz, emekçiyiz” şeklinde tepki gösterdi. Blogcunun “Hastirin kemik yalayıcıları” diyerek saldırısına jandarma engel oldu, FST güçlükle arabaya bindirildi.

Vatandaş ve Siyasiler Tepki Gösterdi

Mahkeme önünde toplanan bir grup duyarlı vatandaş da “İnternet laiktir laik kalacak” şeklinde slogan atarak topluca Anıtkabir istikametine yürüdüler. Konuyla ilgili açıklama yapan RTÜK ve İnternet Kurulu Atatürk Aleyhine işlenen suçların çocuk pornosuna göre çok daha tehlikeli hale geldiğini belirterek bu tür bloglara göz açtırılmayacağını bir kere daha ifade ettiler. AKP hükümeti de ülkenin çıkarını ilgilendiren konularda bu tür başıboşluklara izin verilemeyeceğini, Adalet bakanlığının ülkedeki özgürlükleri geliştirmek için çalışırken bundan istifade etmeye kalkanlara göz açtırmasının beklenemeyeceğini belirtti. CHP milletvekili Çağdaş Devrimsel de olaya sert tepki göstererek “bugün bu insanlar interneti kullanabiliyorlarsa bunu Cumhuriyetin kazanımlarına borçludur, Osmanlı devam etse dumanla haberleşiyor olurduk, tüm halkımızı kınama için Tandoğan’a çağırıyorım” dedi.

Gül Sessiz Kaldı

Konuyla ilgili fikri sorulan Süleyman Demirel “Binaenaleyh serbestlik eyidir, internet yazmakla aşınmaz. Fakat ne yazdığına bakmak lazım. Blogcu ne demiştir? Ona bakmak lazım, devlet raydan çıkmamalı” derken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve yeni YÖK başkanının konuyla ilgili açıklama yapmak istememesi dikkat çekti.

Falih Kemirgen, Kanal Z Haber, Oha-yo, Dandikistan”

Popularity: 35% [?]

Künye

FST 4 Aralık 2007

serdar_kunye.jpgHer siteye bir künye şartı olacakmış, olmayan 2.000 YTL’den başlayan para ödeyecekmiş. Ben de bir künye hazırlayayım dedim, param yok malum. Gerçi 6 ay yatar çıkarım parayı ödemesem ya. Bu arada senaryoya bakın, hakim beni çağırmış “Fethi Bey, hem künyeniz yok hem de yazılarınızın birinde Bekir Coşkun’un DÖTÜ’nden bahsetmişsiniz, hakkınızda şikayet var” diyor. Katip, mübaşir şu, bu, blogcuları toplamışlar Bayrampaşa “blogcular” koğuşunda volta atıyoruz. Ben koğuş ağasıyım, dışarıdan ıspanak böreği içinde bıçak, şiş geliyor vs.

Neyse işi abartmazsak, Serdar Kuzuloğlu şurada konuyu ele alıyor, konuşmanın ikinci kısmında izleyebilirsiniz.

Popularity: 25% [?]

“Çok Sayıda Şikayet”

FST 27 Kasım 2007

net.jpgZaman gazetesindeki habere göre “İnternet Güvenliği Başkanlığı” diye bir yer açılmış ve bir senedir gündemde olan Türkiye’de internetin resmen takip ve sansürü süreci Cuma günü resmen başlamış. Tüm blogcu, forumcu, yorumcu ekibine hayırlı olsun. “Ne var bunda, herhalde zararlı siteler denetlenecektir, bakalım buna ne kabahat bulacaksın” diyen olabilir. Habere kısaca bakarsak işin farklı yönleri olduğunu da görebiliriz:

Çocuk istismarı ve Atatürk aleyhine işlenen suçlarla mücadele için oluşturulan İnternet Güvenliği Başkanlığı (İGB)’na ihbar yağmaya başladı.

Cuma günü resmen faaliyete geçen İnternet Güvenliği Başkanlığı’na, aynı gün biri savcılıktan, diğeri vatandaştan gelen ihbar üzerine cinsel yayın içerikli iki siteye müdahale ederek, yayını engellendi. İnternette özellikle porno ve çocuk istismarına yönelik yayınların artması üzerine, bu tür yayınlarla mücadele için Telekomünikasyon Kurumu’na bağlı olarak oluşturulan İnternet Güvenliği Başkanlığı, zararlı yayınlara karşı sanal ortamı sürekli mercek altında tutacak. Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, gazetemize yaptığı açıklamada, İnternet Güvenliği Başkanlığı’nın başta cinsel içerikli yayınlar olmak üzere, kumara özendiren, Atatürk aleyhine suç işleyen, çocukları istismar eden sitelerle mücadele edeceğini belirterek, “Bu mücadele başladı. Cuma gününden itibaren bazı sitelerin yayınlarını durdurduk.” açıklamasını yaptı.

Acarer, ihbarların daha çok cinsel siteler üzerinde yoğunlaştığını söylüyor. Faaliyete başladığı daha ilk gün, biri savcılıktan, diğeri vatandaşlardan olmak üzere 2 siteye müdahale etmek durumunda kaldıklarını vurgulayan Acarer, vatandaşın rahatsızlık duyduğu yayınlarla ilgili olarak Telekomünikasyon Kurumu’na başvurabileceğini belirtti. Kurum, yasa kapsamında sayılan konular kapsamında internet ortamındaki yayınlarla ilgili vatandaşların ihbar yapmaları için bir internet adresi ile telefon numaralarını duyuracak. Vatandaşlar, istenmeyen siteleri bu numara ve internet sitesi sayesinde daha kolay ihbar edebilecek. Kurum yetkilileri, bu konuda çalışmaların sürdüğünü belirterek, “Site adresi ve telefon numarasını birkaç güne kadar duyuracağız.” dedi.

Şu size garip gelmiyorsa, ben de yarın blog işini bırakıyorum. “Çocuk istismarı ve Atatürk aleyhine işlenen suçlarla mücadele için oluşturulan İnternet Güvenliği Başkanlığı”. Eğer bu memlekette Atatürk İstismarı ile Çocuk İstismarı, pornografi aynı kefede gözetime tabi tutuluyorsa ve bu konu gözetimin kendisinden bağımsız olarak, ayrıca ve de bizzat CHP, Kemalistler, ulusalcılar vs. takımınca “böyle ayıp olmaz, derhal Atatürk bu yasadan çıkarılsın, tez elden koruma kanunu da kalksın, rezaletin neresinden dönsek kardır” denerek kınanmıyorsa, Atatürk’ün sırtından geçinenler hariç samimi Atatürkçü olduğunu zannedenlere yazıklar olsun.

Muhbir vatandaşa da tavsiyem pornografik site ihbar edeyim derken fazla gezmemeleri, aptalıklarından bilgisayarlarını virüse boğar bunlar. Hele iyice öküzü gider kredi kartı numarasını da kaptırır. Savcılar da belayı buldu, Hürriyet gazetesi için yarın telefon açıp “siteleri açık kadın resmi dolu, kapatın pornocuların sitesini” diyeni mi ararsınız, Vakit için “Atatürk düşmanı gazetenin sitesi daha açık mı duracak” diye sızlananı mı sorarsınız. Oh olsun, alın denetleyin bakalım. Ondan sonra savcının, hakimin iş yükü fazla dersiniz. Ota taşa yasa uydurursanız olacağı budur.

Bu arada İzlenimler ne olacak derseniz, çiğ yemedim ki karnım ağrısın, alnım açık, başım dik. Tam da bu işler olup biteken Atatürk üzerine bir yazı yazıyordum, yarım kaldı, aaaz sonraa diyeyim, yarın mı olur, öbür hafta mı, Allah bilir. Siz şimdilik kitapçı vali ile idare edin.

Popularity: 45% [?]

Blogculara Tavsiyeler

FST 13 Kasım 2007

Altı Üstü Tasarım sitesi artık güncellenmeyecekmiş, Mehmet Bey bir yabancı blogcunun tavsiyelerini okuduğunda artık blogu bırakma vaktinin geldiğini anladığını söylüyor. Kendisine blogsuz hayatında başarılar dilerim. Bu arada bahsi geçen yazıya ben de baktım, hakikaten blog işine giren herkese lazım şeyler söylüyor. Mutlaka okumak lazım, yazılalı da epey olmuş. Belki biryerlerde Türkçeye de çevrilmiştir, bilmiyorum.

Gerçi bunlara bakarsak benim çoktan blogculuğu bırakıp bilgisayarımı da çöpe atmam gerekiyor ama şimdilik bunu yapmıyorum. İyi bir teklif gelirse siteyi satar veya kapatırım, o zaman kadar devam edeceğim. Teklifler şu şekilde olabilir “aman paranı verelim de yazma, yeter ettiğin” veya “kaç para istersin, sat site benim olsun”.

Her teklife açığım.

Popularity: 42% [?]

Bilgi Notu

FST 11 Kasım 2007

“İzlenimler nedir” içerikli bölümü güncelledim ama nedense yorumlara açılmıyor. Kısaca siteyi merak edenler bakabilir. Gerçi sürekli takipçilerin meçhulü değil ya, usulen bulunsun.

Popularity: 33% [?]

Blogcu ve Maddiyat

FST 28 Ekim 2007

lsm500dj.jpgBugün Derinsular sitesinde bir yazı gördüm. Serdar Bey kendisini “yazacağım dediğin yazı nerde kaldı” şeklinde azarlayan bir okurundan söz ederek, parasını mı verdin de yazının hesabını soruyorsun diye şaka yollu düşündüğünü ifade ediyor. Kendisi daha sonra Amazon.com’dan bir istek listesi oluşturduğunu, istekte bulunacaklara ancak bu listeden kendisine bir hediye yahut hediyeler göndermiş olmanıza göre cevap vereceğini söylüyor.

Ben bunu görünce biraz düşündüm. 3 senedir burada yazıyorum, birkaç defa tamamen yazmayı bırakma noktasına geldim, sağolsun epey dostumuz ısrar etti, vazgeçip yola devam ettim. Bazen google reklamı al, hosting paran olsun çıkar diyen oluyor. Sitenin ziyaretçi sayısı buna uygun değil, bir de başka sebeplerle düşünmüyorum. Serdar beyin yazısını görünce bunları düşündüm. Acaba böyle bir uygulamaya ben de gitsem ne olur?

Misal az önce kıdemli ve söylediğine önem verdiğim yorumcularımızdan biri son yazıların ton olarak itici hale geldiğinden bahisle “Biraz dinlenmek gerekiyor mu acaba” demiş. Muhtemelen haklı olabilir. Serdar beyin yazısı ile bu ikisi üstüste çakışınca ben de bir liste oluşturayım, bu listeden küçük bir hediyeyi tarafıma yollayan bazı konularda öncelik kazansın diye düşündüm.

(Gerçi kimsenin bir şey alacağı var mı ayrı da) navlun zorluğundan dolayı listeyi Amazon.com’dan oluşturmak istemiyorum, ama Türkiye içinde böyle bir yer var mı onu da bilmiyorum. Son zamanlarda bazı kitaplara bakıp ancak iç çekebiliyorum. Daha geleneksel bir yolla kitap listesi hazırlasam acaba “şu adama istediğimiz konuda yazı yazdıralım” yahut “yetti artık, paranı verelim de sus” diyecek babayiğitler çıkar mı?

Ben listeyi hazırlayayım, gönül listenin başına bir LCD TV (inanın ne olduğunu bilmiyorum, millet geçenlerde bir market açılışında bu şey için birbirini çiğnemiş), bir laptop, bir profesyonel fotoğraf makinesi, bir tost makinesi, su ısıtıcı da koymak ister ama gerçekçi olmak lazım. Yoksa şansımı denesem mi? Neyse, bakalım ve görelim.

Bu konu dışında ise, ben anlamsız hediyeler yerine nakit parayı tercih eden biriyim. Misal bir eviniz oldu, evlendiniz diyelim ne kadar çanak, çömlek, saat, borcam tepsi, vazo şu bu eve dolar kalır. Halbuki 3-5 YTL de olsa nakit parayı verin canım ne istiyorsa onu alayım, değil mi? Kendim de hediye yerine nakit para vermek isterim ama çevreden “a-aa, olur mu hiç, ayıp, ne görgüsüz adamsın, şurada hediyelik eşya var” diye kınarlar gider bir leğen, garip bir biblo yahut hediye alacak kişinin işine muhtemelen yaramayacak, yarasa da onun sevmediği bir renk olabilecek birşey alırım ister istemez. Buradan nakit para konusunda açık ya da örtük bir mesaj vermiyorum, aklınıza birşey gelmesin. Sadece hediye konusunda eskiden beri düşündüğüm bir konuyu gündeme getiriyorum.

Kısaca, bana listedeki ürünlerden en az birini hediye edenlerin sitede söz hakkı da artacaktır. Fukara olanlar özel mesajla bildirsin, onlara çaktırmadan kıyak geçerim.

Popularity: 47% [?]

Gelsin Puanlar

FST 22 Ekim 2007

Yazılara puan verilebiliyor, hayırlı olsun. Herhangi bir yazıya 5 puandan aşağı verenlerin IP takibi yoluyla tespitinin yapılıp bir daha siteye sokulmayacağını söylememe dahi gerek yok. Dolayısıyla tüm yazılar eşit puanlı olacak ama ne yapalım, maksat müşteriye hizmet.

Popularity: 28% [?]

Üniversite Yazıları ve Açıklama

FST 19 Ekim 2007

Siteyi oraya buraya taşırken epey yazı kaybolmuş, ilk anlarda 5-10 zannettiğim kayıp sayısının giderek artacağından endişe ediyorum. Herhalde 100 veya daha fazla olan bu yazıları fırsat oldukça siteye ekliyorum. Önemsiz bazılarını da sileceğim. Ekleme yaparken eski yazıların yorumlarını da tümüyle alıp tek bir yorum olarak ilave ediyorum, o sebeple yan sütundaki yorumlar bölümünde garip hareketlenmeler görüyor olabilirsiniz, sebebi budur.
Öte yandan üniversitelerle ilgili medyaya yansıyan iki yazı ve bazı yorumcuların konuyu gündeme getirmesiyle izlenimlerdeki üniversite yazılarını yeniden toparladım, ve şuraya ekledim. İsteyenler bakabilir.

Popularity: 16% [?]

« Geri - İleri »

Kapat
E-posta ile paylaş