'Eğitim' Arşivi

Ben demiyorum

FST 13 Ocak 2008

YÖK Başkanı bir laf etti ortalık eğitimin metalaşması, sömürü düzeni, vahşi kapitalizm türü zırvalarla doldu. Tamam, beni iplemiyorsunuz, bakın Murat Belge ne demiş, belki onu dikkate alırsınız. Yok o da dönek ilan edildiyse bilemem, sosyalizmden aforoz edilenlerin listesini yayınlarsanız öğreniriz. Yazı şu::

[…] ‘Etik’ dediğim konu da bu.

Sonuç olarak, sistem böyle işliyor. Üniversiteye girmek, sınavı geçmek, yüksek puan tutturarak iyi yere girmek, ‘ucuz’ bir şey değil. Bunu karşılayabilen ailelerin çocukları o iyi yerlere de giriyor- ve sonra ‘parasız’ okuyor.

Bu koşullarda ‘Eğitim parasız olmalıdır’ demek de muhtemelen herkesin, ama öncelikle ’sol’da olanların sloganı!

YÖK’ün yeni başkanı “Yükseköğrenim paralı olmalı” dedi ve hemen tepki çekti. Ancak, “Parası olmayan da okumayıversin, kardeşim” demedi (Bunu, şu anda yürürlükte olan ‘parasız eğitim’ sistemi fiilen söylüyor), “Bir burs sistemi kuralım” dedi.

Dünyada yapılan da bu. Yapılması gerekiyor, çünkü ‘beyin gücü’ -neyse ki- yalnız ‘paralı seçkinler’in sahip olduğu bir şey değildir. Mümkün olduğu kadar fazla yeteneği işin içine çekmek de iyi çalışan, iyi kurulmuş bir burs sistemiyle sağlanır.

Günün Yorumu

FST 13 Ocak 2008

ege.JPGMalum, öğretmen diye biri 5 kız çocuğunu dövüp ceza olarak bir başka okula daha rahat bir göreve nakledilmişti ya, o haberin yorumlarına baktım. Herkes “yuh, canavar, bu devirde bu barbarlık olur mu, beceremeyeceksen ne diye öğretmen oluyorsun, memurluk sistemi değişmedikçe bu iş sürer” derken bir vatandaş da şu yorumu yapmış:

Metin Turan (’dogruolan’ tüm yorumları) 10.01.2008 15:26:01
Ben okullarda cetvelden tutun,eğeye kadar her nesneyle sopa yiyerek büyüdüm.Ama ne elim eksildi,ne de öğretmenlerime sevgim.Çünkü o sopaları hak ettiğimi düşünüyorum.Bugünkü eğitimde öğretmen eğitecek gücü ne veliden,ne de devletten bulamıyor.Yeni neslimiz şımarık ve terbiyesiz yetişiyor.saygılar.

Metin Turan her nesneden sopa yemiş, eğeyle nasıl dayak yemiş onu bilmiyorum, iş teknik diye bir ders vardı, belki odur. Acaba kimya dersinde hoca yüzüne kezzap da atmış mı? Müzik dersinde kafasına mandolin geçirmiş de olabilirler. Metin Turan, sen bu kafayla asıl şimdi sopayı hak ediyorsun, istersen sevgili öğretmenini bulunduğun şehrin öğretmenevinde bir ziyaret et, kafana okey tahtasını geçirip zevk almanı sağlasın. Hocanın vurduğu yerde gül açar, kafanda saksıyla gezersin. Sonra da elini öpersin. İlle de eğe istiyorsan, alışkanlık yaptıysa bizim sanayide Celil usta var, belki bir hal çaresine bakar. Veya bana gel ingiliz anahtarıyla işini görürüz.

Derinsular.pdf

FST 11 Ocak 2008

derinsular.jpgSerdar beyin sitesine geçen uğradığımda benim de hep hayal ettiğim ama teknik beceri ve zaman eksikliğim sebebiyle başaramadığım, yazıları bütünleştirip e-kitap yapma projesini gerçekleştirdiğini gördüm. Hepsi birer bilgi küpü olan bu yazıları vatandaş gitsin okusun, hem Türkçe hem de bedava, istifade edelim. Üstelik ücretsiz dağıtabilirsiniz de demiş, öğretmen, öğretim üyesi olanlar çocuklara ödev olarak versin, okuma parçası yapsın.

Serdar beyin yakın gelecekte çok önemli eserlere imza atacağını ve ülkemizde etkili olacağını tahmin ediyorum. İnternet sayesinde nice cevherler ortaya çıkıyor, kitap basma derdi de kalmıyor, hatta elektronik okuma cihazları yaygınlaşınca kağıt da alternatifsizlikten çıkacak. İnternet de yaşasın Serdar bey de. Yazılarım böyle bilgilendirici olsa ben de uğraşırım ama benimkiler genelde gündelik zevzeklikler, zamanla güncelliğini yitiriyor.

Darısı diğer sitelerimizin, bilgili arkadaşlarımızın başına.

Demirle Eğitim Daha Sağlam Olur

FST 11 Ocak 2008

4750151.jpgHürriyet gazetesini tebrik ettiğim bir yazım oldu mu önceden? Olmadıysa şimdi buradan bu gazetemizi Eğitim sistemimizin içyüzünü açıklamaya verdiği destekten ötürü huzurunuzda tebrik ediyorum. Beş para etmez yazarları ve aptalca yorumlarını dahi bu sebeple affediyorum. Zira bu gazetenin internet sitesindeki Eğitim bölümü süper. Devlet eliyle verilen zorunlu eğitimin sonuçlarını şeffaf bir şekilde aktaran bu gazetemiz yine bizi aydınlatmış. İşte Türkiye’nin gazetesi, helal olsun. Olay şu:

Devamı »

SAT Komandoları nerede?

FST 8 Ocak 2008

bsrt.jpgHatırlarsınız geçen hafta “Yunan” balıkçılarının Kardak “kayalığı” civarındaki çupra avı girişimleri SAT komandolarımızın müdahalesiyle engelenmiş, Yunan’a Dumlupınar’dan sonra bir şamar da Kardak açıklarında atılmıştı. Haberin detayında avlanan kilolarca çupra, lüfer gibi balığa el konulduğunu okuyamadım ama tek balığımız alçaklarda kaldıysa hakımı helal etmiyorum. Herneyse, Yunan dedik ya, bunlar işi iyice azıtmışlar. Habere bakın:

Devamı »

Başkan Benim Kafadan Anlaşılan

FST 7 Ocak 2008

52330.jpgYÖK başkanı senelerdir şurada türkü ettiğimiz üniversite paralı olsun sözünü tekrarlayarak “beleş üniversite olur mu, bu nasıl iş” demiş. Bravo başkan, ne iş yahu, dün bir bugün iki, fikirlerimiz iktidarda mı ne? Elbette başkanın sözlerine malum güruh sert tepki göstermişler. Önce başkanın sözlerine bakalım:

Devamı »

Öğretmenlerimizin Maaşı Artmalıdır

FST 4 Ocak 2008

n5989752302_1080.jpgTürkiye’de öğretmenler çok mağdurdur. Bunlar haftada 5 gün 8 saat durmadan çalışır, asla öğretmenevine gitmez, öğrencilere birşeyler öğretmek için kendilerini feda ederler. Aldıkları maaşa kanaat eder, ülkede milyonlarca asgari ücretle geçinmeye çalışan olduğu bilinciyle asla maaş artışı talep etmez, ne yapalım, devletin imkanı budur, beğenmezsek gider başka iş yaparız derler. Sürekli kendilerini geliştirir, modern eğitim yöntemlerini uygulamaya çalışırlar. Dolayısıyla bunların maaşı artmalıdır. Ek ders parası da verilmelidir. Hatta öğretmenlere birer ev, araba, yazlık da temin edilmelidir. Şimdi iki haber:

Devamı »

Yasadan Ödün

FST 18 Aralık 2007

7896-sapka-rektor.jpgGeçenlerde iki sebeple Şapka Kanununu daha doğrusu asıl adıyla Şapka İktisası Hakkındaki kanunu hatırladım. Birincisi Vitali Hakko vefat edince arkasından hayırla yad eden kadar “kendisi şapka kanunu sayesinde voleyi vurmuştu” şeklinde şikayetlenenler, konuyu Atatürk-II.Mahmut kıyaslamasına götürenler olmuştu. İkinci hatırlama sebebim de rektörlerin YÖK başkanına tepki olarak “olamaz, nasıl olur da bir kanun uygulanamaz denebilir, asla ve kat’a türban takılamaz, YÖK başkanı olmak yasa tanımazlık değildir” şeklinde ettikleri feryat ve figan oldu. ODTÜ rektörü şunu söylemiş:

Devamı »

Bu Eziyet Ne Zaman Bitecek?

FST 14 Aralık 2007

okul.JPGEziyet 1Eziyet 2 , Eziyet 3

Derin Düşünce sitesinde Mehmet Yılmaz bey yorumda eklemiş, izlemeye dayanamadım, bu ne faciadır, Mussolini, Hitler dönemi yaşanıyor sanki, Kuzey Kore’de bile kalmadı bunlar, yazıklar olsun. Bir videoda oğlan da sanki asker gibi esas duruşta, parmaklar filan bacağına yapışmış. Öğretmen de tabur komutanı mübarek, pek ciddi, herkes yaptığı ulvi vazifenin farkında. Bir de 23 Nisan, 19 Mayıs etkinlikleri var ki, ne felakettir yarabbi. İstiklal Marşı ile ilgili sözlerim de var ama işim çok. AKP, AAKEEPEEE, bırak anlamsız işleri, el altından şu faciayı CHP’ye kaldırtmazsan gram yol alamaz memleket. Çocuklar elden gidiyor. Kabusa bak be.

Balatayı Sıyırmayın da

FST 28 Ekim 2007

crc-fren-02.jpgÖğretmenler günü yaklaşıyor, önümüzdeki ay kafamız epey şişecek, bir sürü zırıltı dinleyeceğiz. Ben şimdiden talim yapayım diye gözüme takılan bir haberi aktarayım dedim. Habere göre Bakan Çelik öğretmenlerin eş durumundan tayini ile ilgili bir “frenden” bahsediyormuş. Şöyle deniyor:

Öğretmene Tayin Freni

[…] bundan böyle ‘özür’ (ya da eş) durumundan il ve ilçe milli eğitim emrine öğretmen ataması yapılmayacağı bilgisi de veriliyor. Atamalar norm kadro açığı bulunan kurumlara doğrudan yapılacak, alanında açık bulunmaması veya hizmet puanı yetersizliği nedeniyle ataması yapılamayanların ise aylıksız izinli sayılmaları istenebilecek.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, Danıştay’a iptal davası açılan ‘Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine’ dayanarak yapılan uygulamanın haksız ve adaletsiz olduğunu düşünüyor. Dinçer, eş durumuna dayalı tayinlerin aile birliğinin korunması açısından anayasal hak olduğunu hatırlattı ve şöyle devam etti:

“Kazanılmış haklar ortadan kaldırılıyor. ‘Eşinin görev süresince ücretsiz izinli kal’ demek doğru bir yaklaşım değildir. Evlenmeleri suç mu? Okul havuzunda tutulup, üceretleri verilebilir. Sendika olarak biz bu tutuma direniriz.”

Örneğin Kars’ta görev yapan biyoloji öğretmeni ‘eş durumu’ nedeniyle Ankara’ya atamasını istedi. Mevcut sistemde bu öğretmen il ya da ilçe milli eğitimin emrine veriliyordu. Milli Eğitim Müdürlüğü de biyoloji öğretmen açığı bulunan bir okula atamasını yapıyordu. Biyolojide açık yoksa Milli Eğitim Müdürlüğü’nde oluşturulan havuzda ataması yapılana kadar bekliyor, bu sürede de maaşını alabiliyordu. Yeni sisteme göre, Kars’taki biyoloji öğretmeni Ankara’da bu alanda açığı olan okula hizmet puanı dikkate alınarak doğrudan atanacak.

Eğer istediği yerde biyoloji öğretmen açığı yoksa, hizmet puanı tutmuyorsa, ya da ataması yapılan okula gitmek istemiyorsa Bakanlıkca ücretsiz izinli sayılabilecek.

Şimdi doğru mu anladım ben? Yani bir öğretmen sırf eşi bir yere tayin olunca yanında gidiyor ve orada branşı yoksa “havuz” denen bir yerde bedava yatıp aylık mı alıyor? Yahu biz de şurada boşa blogculuk yapıyoruz, kadrosuz cami imamı gibi izleyicilerin bağışıyla kıt kanaat geçiniyoruz, bir öğretmene yamanmak varmış zamanında. Yalnız sendika temsilcisini de takdir etmek lazım. Ne efelenmiş be, direniriz, mireniriz. “Evlenmeleri suç mu”ymuş. Lafa bak, Fatih Terim’in aklına gelmez şu mantık. Bedavacının mazereti de hazır “aile saadeti bozulmasın”. Memleketin yarısı fukaralık sebebiyle insanlıktan çıkmış, ballı börek memuru biyoloji, din kültürü vs. öğretmeni havuz sefası sürsün diye edebiyat yapıyor. Aile kurumunu o kadar düşünüyorsa sendika topladığı parayla ücretsiz izinli öğretmene versin. Yok, onunla makam arabası, eğitim tatili sefası sürülecek. Kadro yoksa yapmayacak efendim, maaşını da almayacak, bu ne be. Bunların bir de sürekli rapor alıp işe gitmemeleri vardır ki, Köroğlu Destanı olur yazsam.

Telekom sendikacısıyla öğretmen sendikacısını fiber optik kabloyla Kuzey Irak’a kadar kovalamak lazım, PKK kesildiler başımıza. Nedir bu tuzu kuruların şımarıklığından çektiğimiz? Edepli memura ses eden var mı, adam gibi yap öğretmenliğini, 3 kuruşunu al sesini çıkarma, elini öpeyim. Heriflerin, kadınların ek ders, derece, kademe, torpil, tayin, eş durumu, aş durumu, havuz problemi dışında dertleri yok. Ha, bir de sıkılınca öğrenciye terör uygularlar. Neyse ağzımı açtırmasınlar, daha Kasım ayı var önümüzde, barutu bitirmeyelim.

Öte yandan, Milli Eğitim bakanı bence boşa şov yapıyor. Devlet memuruna cenabı Allah dışında kimse söz geçiremez, o da ancak canını alabilir. Hele öğretmen dedin mi biraz daha düşüneceksin. Bunlara sırf resmi ideoloji memurluğu sebebiyle para verildiğinden bir tür asker, polis de sayılırlar. Dua edin çift kat maaş istemediklerine. Ne Mili Eğitim bakanı ne başbakan bunlara diş geçiremez. Öyle “tayin freni” filan laflarını boş verelim. İsterse bassın frene, görelim bakalım ortada balata filan kalacak mı? Bakan boş atıyor, keşke haksız çıksam da ücretsiz izin işi gerçekleşse ama ülkeyi AKP değil her görüşten, dincisinden komünistine memur dayanışması yönetiyor. Bunlarda gram insaf olmaz, menfaat şebekesidir.

Habere gelen yorumlarda makul bir iki öğretmene de rastladım, aferin, her kurumda akıllı adam çıkıyor ama sayıca azlar. Bir de bu durum sadece öğretmene değil, polis, asker vs. için de geçerli olmalı, onların eşleri de öğretmen ise ücretsiz izne ayrılmalıdır. Gerçi ben ne diyorum, sanki olacakmış gibi.

Öğretmenler filan demişken, geçenlerde blog açtı dediğim bir akademisyen arkadaş tutup kariyer yazısı yazmış, gelen bir yorumu görünce “iki dakikada ortalığı karıştırmışsın, ne beceriksiz adamlar var, gel biraz ders al, Fatih Terim değilsin ya” diye düşündüm. Bizim hoca tutup kariyer yazısında öğretmenlikle ilgili iki laf etmiş, bu yazıyı da Balıkesir’de bir öğretmen beğenip okulun panosuna asmış. Bunun üzerine öğretmenler odasında “vay, bize hakaret eden yazıyı nasıl asarsın” diye kavga çıkmış. Hatta yorumda “isyan” filan deniyor. Bir iki öğretmen de “helal olsun, adam doğruyu görmüş, hiç debelenmeyin, içyüzünüz açığa çıkmış bozuluyorsunuz” diye keyfolup sigara tüttürmüşler. Şu linkte var. Yahu hocam seni bıraksak ikinci bir yazıyla memleketi birbirine katarsın, her doğru heryerde söylenir mi? Esselamü aleyküm kör kadı misali. Bak biz burada başımızı belaya sokmayalım diye usturuplu laf çevirmenin cambazı olduk, yakında Fatih Terim ile Medrano sirkine çıkacağım. Neyse, Balıkesirli öğretmenin yorumunu da vereyim:

 

Sayın hocam

ben balıkesirde bir anadolu lisesinde psikolojik danışman olarak çalışıyorum.

yazınızı hürfikirler sitesinde okudum çok beğendim öğrencilerine meslek, kariyer seçiminde yardımcı olan birisi olarak yazıyı okul müdürünün de sözlü onayı ile son sınıf öğrencilerinin sınıf panolarına yapıştırdım.Aradan 2-3 gün geçmişti ki bir öğretmen arkadaşım bir hışımla büroma daldı.”benim liberal düşünclere sahip biri olduğunu bildiğini ancak böyle bir makaleyi sınıfa asamayacağımı izin alıp almadığımı sordu.Yazıda öğretmenlik mesleğini küçültücü ifadelerin yer aldığı ısrarla vurguladı” Ayrıca öğretmenler odasında büyük bir isyan çıkmak üzere imiş.Ben yazının ana fikrinin ne olduğunun açık olduğunu anlatmaya çalıştım.yaklaşık 1-2 gündür sanırım herkes bu yazıyı arıyor beni eleştirmek fırsat kolluyorlar.

Ancak bazı öğretmen arkadaşlarım diğerlerine katılmayarak yazıda yanlış bir şey olmadığını belirtmişler.

ben olanlardan sonra üç nokta ilgimi çekti

1-Maalesef eğitimcilerin önemli bir kısmı öyle sabit fikirlerle dolularki değişen dünyayı anlamaları yıllar alacak.
2-meslek ve kariyer seçimi ile eğitim arasındaki ilişki hala devlet merkezli olduğu inancı kesin kabul ediliyor.
3-muhtemelen bazı öğretmenler “canım öğretmen olun devlet iş vermek zorunda” gibi mesajlar veriyor günün birinde bunun böyle olmayacağı söylenirse aşırı bir direnç gösteriliyor. bir nokda devlet memurluğunun zor iş olduğu palavrası var…

bu tür yazılarınza devam etmenizi dilerim

saygılarımla..

Güncelleme, 29 Ekim, Milli Eğitim “yok öyle şey ne demek, siz yanlış anlamışsınız” diyerek haberi yalanlamış, beni de doğrulamış. Malımı bilmez miyim. FST.

« Geri - İleri »

Kapat
E-posta ile paylaş