Sakınca Nerede?
FST 23 Temmuz 2006
Emekli generallerin en popülerlerinden biri olan Osman Özbek OYAK Bank’ın Fransızlara satışının gündemde olduğu şu günlerde “şerefli bir Türk subayı olarak Oyakbank’ın yabancılara satılmasını kabul edemiyorum” demiş. İlk anda kulağa hoş gelen, alkışlama isteği uyandıran bu cümle, üzerinde biraz düşünülüp haberin detaylarına inildiğinde akla bazı sorular getiriyor. Mesela ben OYAK’ın ihale ile kazanıp “yabancılara peşkeş çektirmedik, bizde kaldı” şeklinde özelleştirmeye karşı çıkan sendika tarafından dahi kınanmayan ERDEMİR’in Fransızlara devri söz konusu olduğunda paşadan benzer bir tepki duyduğumu hatırlamıyorum. Oyakbank ile ilgili gelişmeler haberde şöyle özetleniyor:
[…] Son yıllarda Oyakbank’ın askerî birliklerin büyük bölümünde etkinliğini artırdığını ve askerî personelin büyük bir bölümünün bu bankayla çalışmaya başladığını hatırlatan Özbek, “Bu güveni sarsacak kararlardan sakınılması gerekir.” diye konuştu. Özbek, bankanın yabancılara satılmasının askerî açıdan da bazı sakıncalar doğurabileceği uyarısında bulundu.
[…] Milliyet Gazetesi yazarı Metin Münir’in iddialarına göre Oyak, bankanın tamamının satışı için uluslararası yatırım bankası Morgan Stanley’e tam yetki verdi. Yaşanan bu strateji değişikliğinin temelinde Oyak’ın finanstan çekilerek yatırımlarını demir-çelik sektörüne kaydırmasının yattığı öne sürülüyor. Basında çıkan haberleri yalanlamayan Oyak’ın, satış için çeşitli gruplarla temasta bulunduğu ifade ediliyor.
Osman Özbek’in “milli hassasiyet” ile ilgili sözlerine bir diyeceğim yok ama acaba paşa öncelikle bir ülkenin ordusunun o ükedeki en güçlü bankalardan birine sahip olmasında bir anormallik aramak durumunda değil midir? Bu bankada sadece askerlerin değil, bir darbe durumunda parasını güvenceye alma düşüncesindeki garantici sivillerin de parası mevcut. Haliyle ortada diğer bankalara göre “silahlı” bir banka olmaktan kaynaklanan haksız rekabet durumu var. Nitekim OYAK’ın “sivil” yöneticilerinin bazı eski beyanatlarında aba altından sopa gösterdiklerini de hepimiz hatırlarız. Şu halde Oyakbank’ın satılması ülke için fevkalade hayırlı bir iş olmakla kalmaz, Türk ordusunu da böyle saçma polemiklerin dışında tutarak kendi işine yoğunlaştırır. Dünyanın neresinde “askerlerin banka açtığı ve bu bankanın yabancıya satılmasıyla sakınca oluştuğu” gibi absürd gündemler oluşur?
Başka haberlerde OYAK’ın Erdemir borcu sebebiyle bu satışı yapmak zorunda kaldığı da söyleniyor. Sebep ne olursa olsun, OYAK ya tamamen ortadan kalkmadıkça, ya da olması gerektiği gibi biryardımlaşma kurumuna dönüşmedikçe bu anormal konular hep gündemde kalır. Osman Paşa artık emekli olmuş durumda, daha ziyade ulusalcı stratejilerle uğraşıyor ama muvazzaf komutanlara tavsiyem YAŞ sonrası ilk olarak OYAK’ı ticaret ve sanayi alanından çekerek bu sıkıntıdan kurtulmalarıdır. Yoksa ülke olarak daha çok başımız ağrır.

Geçen gün Milliyet gazetesinde Fransa olaylarına “öncülük yapan
