'Medya' Arşivi

Bu haber sadece İzlenimlerde

FST 29 Şubat 2008

yalnizlik.jpgHürriyette dün akşam bir haber gördüm, tuhaf şey alt tarafta koca bir yazıyla Haberin izinsiz kullanılması halinde yasal işlem yapılacaktır filan deniyor. Baktım cenaze töreninden canlı yayınmış. İyi, aferin dedim ama dakika dakika ilerleyen haberlerde bir gariplik dikkatimi çekti. Metehan Demir diye bir muhabir cenaze töreninde YÖK başkanı ile ilgili ilginç şeyler söylemeye başlamış, ben de baktım ama onun gördüğünü göremedim. Bu habere göre YÖK başkanı cenaze töreninde yalnız bırakılmış, kimse onunla konuşmamış falan. Yalnız haberde öyle bir resim ve 3-4 cümle var ki Hürriyetin çivisinin artık geri girmeyecek şekilde çıktığını gösteriyor. Güya flaş haber. Her ihtimale karşı diye sayfayı bilgisayarıma kaydettim, hakikaten bugün baktım sayfanın yerinde yeller esiyor, Hürriyet haberi izinsiz kullanmayın demiş ama kendisi siteden kaldırmış, önemine binaen ben koyuyorum, Hürriyete bir hizmetim olsun. Siz yine de Hürriyetten izinsiz kullanmayın. Bugün aynı haberin yerinde boş bir iki resim var o kadar. Ben vatandaşa hizmet için haberi olduğu gibi koydum, eğer Hürriyetteki yerini bulursanız buradan kaldırayım, haber flaş, hak geçmesin, izinsiz kullanılmış olmasın.

Devamı »

Popularity: 35% [?]

Kardan Adamın Beyazlığı

FST 19 Şubat 2008

5011404.jpgFatih Çekirge bugün Anadolu Ajansınca gönderilen bir resmi görünce dostane tavsiyelerde bulunmuş. Ben de baktım, artık Türkiye’de birilerinin duruma müdahil olması gerekiyor. Yeter artık, dün mini etekliye kezzap at, bugün Akmerkez’de namaza dur, yarın kardan adama sakal yap, öbürgün sıra başı açık birini motorlu testereyle doğranmasına gelmeyecek mi? Ayıptır yahu. Bunu Fatih bey de söylüyor. Başka şeyler de demiş:

Bu fotoğrafa iyi bakalım… Çocukluğumuzun uzak hafızasına yerleşmiş bir kardan adam…

Okul yollarında kartopu oynamaktan kızarmış yanaklarımız, pantolonomuzdan dışarı taşmış gömleklerimizle çığlık çığlıga yaşadığımız kartopu ve kardan adam hatıraları…

Bütün bunları düşündükten sonra bu fotoğrafa iyi bakalım… Bakın o kardan adamı ne hale getirdik.

Sivas’ta birileri kardan adama takke takıp, sakal kondurmuşHemen yanındakine de türban takmış. Eline de Türk bayrağı vermiş

Kim yapar bunu ? Çocukluğumuzdaki o kardan adam beyazlığını böylesine bir tahrikle kim eritir.

Belli ki birileri bu milleti “türban” diyerek “Türk-Kürt” diyerek, bir çarpışmanın, bir firtınanın, bir uçurumun eşiğine getirmek istiyor

Şu son olaylara bir bakın…

Adam Akmerkez’in ortasında namaz kılıyor

Diğeri mini etekli kızların bacaklarına asit atıyor

Bir İmam Hatip Lisesi müdürü okulda boş bira şişesi buldu diye öğrencileri sürgün ediyor…

Bazı mahallelerde başı açık kızlara karşı tepki gösterildiği haberleri yayılıyor…

Ve son olarak sıra kardan adama geliyor…

Bu açık bir tahriktir…

[…] Bari bırakın çocukluğumuz, çocuklarımız ve onların kardan adamları özgür kalsın. 

snowman9kz.jpg“Kardan adamın beyazlığı tahrikle eriyor”muş, yahu bilir bilmez önüne gelen edebiyat parçalamaz mı ona yanarım. Adam sanki ilkokul kompozisyonu yazıyor. Kardanadam nasıl olacak, elli tür kardanadam olur, hiç de öyle Fatih Çekirge’nin saçmaladığı gibi değildir kardanadamlar, yaratıcılık eseridir, sağda solda ne bulursanız ağız, burun, şapka icat edersiniz. Çocukluğunun beyazlığıymış. Bak ne kardan adamlar var, onları görse ne yumurtlayacak Allah bilir.

Lafı uzatmazsak, ben Fatih Çekirge’ye katılıyorum, tabii gülmekten. Kardan adam ve hanımı da süper olmuş, ikisi de hayatlarından pek memnun. Belki de Fatih Çekirge’yi çıldırtan da bu, nasıl olur da sakallı bir adamla başı örtülü biri hayatından memnun olabilir, bunların hayatı cehenneme dönmeli değil mi? Konuyu Hürriyetten bir iki okur yorumuyla bitirelim:

fikret durak (’vaaaaaav’ tüm yorumları)    18.02.2008 17:22:45
EN ÖNEMLİSİ DE BAYRAĞI, ULU ORTA HER VESİLEYLE BİRİLERİNİN BİR YERLERE TUTUŞTURMASI.bAYRAK KUTSAL BİR SİMGEDİR. NE ZAMAN VE NERELERE ASILACAĞI BAYRAK KANUNUYLA GÖSTERİLMİŞTİR.ARABALARIN PLAKALARINA, ARKA CAMLARINA , BALKONDA ÇAMAŞIRLARIN YANINA ,KARDAN ADAMA BAYRAK ASILMAZ!

zeynep sevindik (’zeynep_25′ tüm yorumları)    18.02.2008 18:09:52
lütfen dinle devleti birbirine karıştırmayalım , laik bir türkiyede ve atatürkün izinde yaşamak istiyoruz.o tertemiz saf kardan adama leke getirenleri kınıyorum.

MEHMET ALİ KILINÇ (’yazabildiklerim’ tüm yorumları)    18.02.2008 18:48:50
ANLADIK. BİRİLERİ TÜRKİYEYİ ARAPLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR, HATTA KARDAN ADAMLARIMIZIBİLE. AMA BİLMEDEİKLERİ BİR ŞEY VAR. BAŞARILI OLAMAYACAKLAR. ARAP ÇÖLLERİNE KAR YAĞMAZ Kİ.

YILMAZ AYLANC (’ykaylanc’ tüm yorumları)    18.02.2008 17:02:33
Nerde baskı var diyen başbakana ithaf olunur.Bu cesaret nereden alınıyor.Kardan adam bile bu konuya alet edilebiliyor,kızların bacaklarına kezzap,akmerkezde namaz, imam hatip lisesi boş bira sürgünü gibi şimdilik olanlar. Yarın neler olacak bilmiyoruz,ancak dinle oynandığında olacaklar tarihte yazar

Popularity: 73% [?]

Kimya Dersi-II: Hürriyete Saplanan Şırınga

FST 16 Şubat 2008

sring.jpgEfendim halk arasında “kezzap atma” denen konunun laiklikle ilgili kısmına kısa bir giriş yapmıştık. Peki bu konu neden gündemimde, Mersin’de biri şırıngayla vatandaşa kezzap fışkırtıyormuş. Lise talebeleri dizüstü etek giyiyormuş da ondan olmuş filan deniyor. Sonra 3 kişiye daha “saldırı” olmuş, ancak bu şahıslar pantolonlu imiş. Hürriyet olayın laikliğe saldırı olmasını temenni eder şekilde “Kısa etekli öğrencilere kezzap paniği” diye olayı veriyor. Yani, “keşke kısa eteklilere kezzap atılsa da biz de buradan bakın AKP döneminde kısa eteklilere kezzap atılıyor, asker darbe yapsın, CHP işbaşına gelsin desek” durumu. Yalnız bu kezzap işi yeni değil, 3-4 sene evvel de Konya mı ne bir yerde delinin teki bisikletle elinde bir şırınga sağa sola saldırıyordu. O zaman kimsenin aklına laiklik, çağdaş, sosyal hukuk devleti konusu gelmemişti herhalde. Neyse, olaya dönersek, son gün iki kot pantolonluyu portföyüne ekleyen ilgili şahıs yakalanmış, olayın mini etekliye kezzap yönü biraz problemli hale gelmiş, Hürriyet de lafı çevirmiş. Önce “Kısa etekli öğrencilere kezzap paniği” ve “Kezzap Paniği Sürüyor” deniyorken, son haberde “Kezzapçı Yakalandı” denmiş:

Saldırganın bu seferki kurbanları kot pantalonlu. Atatürk Bulvarı’nda bu sabah 09.30′da meydana gelen olayda, 17 yaşındaki İ.K. ve yaşıtı E.Ş. şırıngalı saldırıya uğradı. Şırıngayla sıkılan sıvı İ.K.’nın montuna, E.Ş.’nin ise pantalonuna isabet etti. Saldırıya uğrayan 2 kız, Tarsus Devlet Hastanesi’ne götürüldü. […]Tarsus’ta pazartesi gününden bu yana 7 kişiye şırıngalı saldırıda bulunan 28 yaşındaki D.K., MOBESE kamerasıyla yapılan takiple yakalandı. […] 28 yaşındaki 1.90 metre boyundaki D.K., ifadesi için Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Bereli ve sakalsız olan ve daha önce saldırıya uğrayan kızların verdiği eşkale de uyan D.K.’ın, saldırıları neden gerçekleştirdiği araştırılıyor. […] Zanlının babasından boşandıktan sonra İbrahim H. ile evlenen annesi 56 yaşındaki Hatice H., oğlunun şırıngalı saldırıları gerçekleştiren kişi olarak yakalandığını duyunca sinir krizi geçirdi. Evinde bulunan Kuran-ı Kerim’e el basarak oğlunun böyle bir şey yapmayacağına dair yemin eden iki çocuk annesi Hatice H., “Benim oğlum böyle şey yapmaz. İşinde gücünde olan bir kişidir. Eğer böyle bir yapmışsa da arkadaş kurbanı olmuştur” dedi.

[…] İlk belirlemelere göre olayın ideolojik yönü olmadığını, ancak yine de araştırıldığını kaydeden Erguvan, zanlının Tarsus nüfusuna kayıtlı olduğunu, şırınga ile atılan sıvının akülerde kullanılan sülfürik asit olduğunu söyledi. Kaymakam Erguvan, olayın türbanla ilgisi olup olmadığının araştırıldığını belirtirken de “Ailesinde şu ana kadar kapalı bir kimse saptanmadı. Dengesiz davranışları var. Saldırıları neden yaptığı konusunda da çelişkili ifadeler veriyor. Bu da gösteriyor ki psikolojik sorunları var” dedi. Erguvan, zanlının saldırıları kendisinin yaptığını itiraf ettiğini söyleyen Kaymakam Erguvan, ancak neden yaptığına ilişkin tutarsız cevaplar verdiğini anlattı. […] Mersin Valisi Hüseyin Aksoy “Bugün sabah itibariyle 2 kıza daha saldırı yapıldığı tespit edildi. Güvenlik güçleri yaptıkları çalışma neticesinde bu saldırıyı gerçekleştiren kişiyi suç aletiyle yakaladı. Şu anda sorgulaması devam ediyor. Şu anda yapabileceğimiz açıklama bu kadar” dedi.

Hürriyetin daha önceki haberlerine göre olayın bu şekilde sonuçlanması epey moral bozucu olmalı. (Fehmi Koru ağzını bırakayım). Hürriyet alenen çuvallayınca İnternethaber şu güzel başlığı atmış, “Şırınga Hürriyete saplandı“. Halbuki saldırganın ailesinde bir iki başörtülü olsa, filanca şeyhe bağlı olsa, imam hatip mezunu olsa (ki orasını bilemiyorum) tadından yenmezdi. Gerçi laf arasında kadın evinde bulunan Kurana el bastı derken hinlik yapıp “bak, kurana el basıyor, evinde bulunduruyor, kesin dinci” diye düşünmüş müdür bilemem. Ben olsam düşünürdüm. Bu arada valinin “suç aletiyle yakalandı” lafı da güzel. Bırakın bu resmi dilekçe ağzını kardeşim. Bir de şırıngadaki kezzap değil sülfirik asitmiş, biraz kızarıklık yaparmış o kadar. Onu öğrenmemiz de iyi oldu.

Bu durum neyi göstermektedir? Ne kadar zorlanılsa da ne başı açığa, ne mini etekliye dönük bir saldırı potansiyel olarak dahi söz konusu değildir. Türkiye (gerçekten) laiktir ve laik kalacaktır. Ancak bu zamana kadar merkezde yer alan despot memur takımı ve burjuva işbirlikçileri artık iktidarı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Laik ve çağdaş olduğunu zanneden kesim aptallığı bırakıp tez elden kendisine başka bir argüman bulsun. Yoksa halk vatandaşın elinden malı kapacak.

Bunlar polisiye vakalardır, biri birine asit sıkmışsa polis tutuklar götürür. İşin dinle, laiklikle ilgisi yoktur. Kaldı ki bir adam “ahlaksız dinsizlere asit sıkayım” dese dahi konunun polisiye vaka ötesinde bir durumu söz konusu değildir. Nasıl ki laik biri Bursa Nutku gereğince başı örtülü yahut namaz kılan birine saldırsa bu sadece polisi ve adliyeyi ilgilendiriyorsa, yobaz birinin mini etekli birine saldırısı da polisiye vakadır. Tutunacak başka dal arayın.

Hürriyet ve Milliyet bundan ders alır mı bilmem, aslında bilirim almazlar da, şırınga demişken benim aklıma başka birşey geldi. Bu kesimin durumunu şırınga değil, şemsiye açıklayabilir. Hürriyet, Milliyet ve tabii ki yorumcuları başörtüsü karşıtı delil bulalım derken saçmaladılar ve yanlışlıkla şemsiyenin üstüne oturmuş oldular, şemsiye de içeride açılıverdi. Bakalım nasıl çıkaracaklar, fazla debelenmezlerse bir ihtimal olabilir, yoksa durumları daha da kötüye gider. Mesela şu işleri bıraksınlar.

Bir de nereden aklıma geldiyse, ne yersen ye asit yapar ağzında denirdi eskiden, çıkıp biri Ertuğrul Özkök’e tükürse “bana asit saldırısı yaptılar” diyebilir ve bunda haklı da olur. Aman dikkat.

Bu arada bazı yorumcuların ilk haberlere tepkilerini de verelim, ibret olsun. Kezzapçı yakalandı haberine doğal olarak bu tür yorumlar gelmemiş:

mehmet özcuhacioglu     15/02/2008 - 0:31
Bu cesareti malesef bu Hükümet verdi, Ve bundan sonrasi yasanacaklardanda bu Hükümet sorumludur.

atacans asdasd     15/02/2008 - 0:27
iran gibi aynı hatta.. ordada insanları kapanmaları için kezzaplıyolardı burdada yakında öyle olur.

kemal özlü     15/02/2008 - 15:34
Acaba sayın başbakanımız bu olaydan sonra bacaklarına kezzap atılan kızımıza telefon açıp ben senin arkandayım demiş midir? Ne dersiniz?

kenan yücel     15/02/2008 - 15:34
Bunlar daha iyi günlerimiz,kadrolaşma tamamıyla bitince göreceksiniz asıl olacakları.Sokağa bile çıkamayacak bayanlar.

HAKAN TALAY     15/02/2008 - 15:32
akpye oy verenlere sesleniyorum. hiçmi içiniz sızlamıyor. bu ülkeyi bu hale sokmaya hakkınız varmı?

Popularity: 48% [?]

Tavşan Kulak, Eşşek Kafa

FST 14 Şubat 2008

bugs1.gifSon haftadakli olayları izliyor musunuz? Hürriyet, Milliyet türü yalan makinelerinin gazıyla hareket eden ve kendilerinin çağdaş, başkalarının yobaz olduğunu zanneden taife iyice azıttı. Başörtüsü konusunda ifrite dönüp kuduranı mı ararsın, “başını örten kızın abisi okul kapısında kızın saçlarını makineyle kazıdı” diye artık dengeyi iyice şaşırmış çağdaş kadın derneği yöneticisini, “Kuranda bu yoktur, caizdir, değildir” diye fetva veren ateist köşe yazarını, sürüler halinde meydanlara dolup Atatük-Lenin pankartlarıyla sağa sola islam karşıtı çığlık atanı mı sorarsın. Bu çığrından çıkma hali hiç normal değil, onu söyleyeyim. Hele Milliyet’in yediği son bir nane var ki, artık eşşeğin bir tarafına su kaçmış vaziyette.

Ben başı açıklara baskı olabilir, bunun ciddiye alınması lazım filan derken tabii bu tür şeyleri normal gördüğüm zannedilmesin. Bunlar zıvanadan çıkmış, akılları başlarına nasıl geri döner bilemem. İyi bir sopa dışında aklıma birşey gelmiyor. Biz burada “yahu başı açığı da dinleyelim, evet, intikam hırsıyla yarın gemi azıya alan olur” diyoruz, karşıdakinin umurunda bile değil.

Başbakan Erdoğan’ın dediklerini pek dikkate almam normalde ama Hürriyet’e söylediği laflar gayet yerindeydi. Yalnız yetersiz gördüm kendisini. Boşa mı burada bu pespayelerle ilgili bir sürü malzeme veriyoruz? Alın kullanın kardeşim, bedava danışmanlık yapıyoruz. Açıklayın kamuoyuna, bunları ciddiye alan  filan yok, Hürriyeti, yazarlarını, yorumcularını, çağdaş dernek üyelerini vs. daha sert eleştirecek, yerine göre aşağılayacaksın. Deri değil, kösele yüzleri, normal laflar işlemez. Çıplak kadın resmini de iyi oldu söylediği başbakanın, aferin. Edepsizliklerini ifşa etti. Hiç öyle “ama efendim çıplak olma özgürlüğü çağdaşlık gereğidir” filan demeyin. Herifin gazetesi “porno site” diye işyerlerinde filtrelere takılıyor, daha sonra “bundan sonra ahlaklı olacağız, çıplak kadın resmi basmayacağız, internet sitemiz temiz olacak” diyor, baktı gazeteye uğrayan yok, verdiği sözden dönüp gene çıplak kadın işine giriyor.

Çağdaş kadını bilmem ne etme derneği, CUMOK vs. türü yerlerdekiler de Hürriyet, Milliyet gibi gazetelere “kadınları istismar etmeyin” diyeceğine “heryer çarşaflıyla doldu, şeriat geldi” diye zırvalayıp duruyorlar. Hürriyet gazetesi alenen çıplak kadın teşhirciliği yapıyor, işin estetikle filan bir ilişkisi yok. Ha, yapsa ne olur, bana göre mahzuru yok. Yalnız o zaman kadınların giyinmesine dair ahkam keserse aşağılanmayı hak eder. Eğer çok istiyorsa gazetesindeki resimlerden ayrı bir dergi çıkarsın, şu haliyle kimseye ders vermeye kalkmasın.

Bu arada arada bazı hödükler de “efendim babaannemizin, anamızın başörtüsü, tavşan kulak” filan diye saçmalıyorlar. Tuhaf şey, babaanneyin başörtüsüyle üniversiteye girmek, devlete memur olmak serbest mi sanki? Yahu kafasına atkı saran öğrenci bile “ola ki başörtülüdür” diye eziyet görüyor, geçtik tavşanı, kulağını filan. Bir de konuşanlar öyle edalar içinde ki, kimi kravat takmış, kimi perma yaptırmış, şık tayyör etek giymiş vs. Duyan da bunları birşeyden anlar zannedecek. Necabet mi verir üniforma diyelim. Sonra adam, kadın zır cahil, üstüne bunun farkında değil ve üstelik kötü niyetli. Bu kadar cehalet de ancak okumayla olur kavli gereğince çoğu öğretmen, emekli ve muvazzaf memur, akademisyen, solcu eskisi vs.

Tavşan  kulak olsa ne olacak, eşşek kafalılığı bırakmak lazım.

Popularity: 46% [?]

Takke-II: Sakıncalı Dizi

FST 23 Ocak 2008

takke11.jpgEfendim, Mersin’deki takke vakasının ardından öğreniyoruz ki, işin bir de dizi boyutu varmış. ATV için çekilen Sinekli Bakkal dizisinde, eski yardımcı komedyen, son zamanların kötü Üvey Babası Şemsi İnkaya rol icabı kafasına bir takke giyecekmiş ama bakın olaylar nasıl gelişmiş:

Önce “Bu devirde kızını okula göndermeyen baba yok” dendi, ardından ana karakterin takke takması sakıncalı bulundu. Sonuçta Halide Edip Adıvar’ın eserinden uyarlanan “Sinekli Bakkal”, atv’de 5. bölümde yayından kaldırıldı

Devamı »

Popularity: 34% [?]

Takke-I: Sağdan Sola

FST 23 Ocak 2008

logotakke.jpgDün bir link yolladılar, Nahnu’da da gördüm tuhafıma gitti. Resimsiz olan haberde bir milli eğitim müdürlüğü sitesindeki logoda takkeli bir erkeğin bir kıza okuma öğretirken yaptığı hareketler bahane edilmiş. Hürriyette logoyu da gördüm. Sonra Nahnu.org’da Takke-II olayı da duyurulmuş. Bir TV dizisinde oyunculardan birinin başında takke olması ve dahası adamın Fethullah Gülen’e benzetilmesi ATV’de krize yol açmış. Olaya geçmeden konuyu biraz inceleyelim. Bu takke denen şey genelde bazı müslüman erkeklerin namaz kılarken kullandığı, Yahudilerin kippasına benzeyen, Özbekistan taraflarında filan yaygın olan, benim logoda Örümcek Adam’ın kafasında bir örneği görülebilecek bir giysidir. Geleneksel olarak kullanılır, muhtemelen tarihin bir döneminde icat edilmiş, “namaz kılarken başa bir şey koyalım, ne olsun, hah tamam şu olabilir, hem Yahudilerde de var” arayışının tecellisi olduğunu zannederim.

Bu takke ilk bakışta önemsiz gibidir ama Türkiye’de takke Cumhuriyet tarihi boyunca rejimi yıkarak padişahlığı geri getirmesi kesin görülen ve bu sebeple sürekli kontrol altına alınıp icabında sopa zoruyla dönüştürülmesi gerektiğine inanılan standart namaz kılan müslümanın bir simgesi haline gelmiştir. Nitekim Türkiye’de azınlık ve çoğunluk mağdurlara hürriyet talep edenlere liberalden mülhem liboş denirken, bu şahıs bir de müslüman hele de dindar ise kendisine Takkeli Liboş denir. Bu grup karşıya Faşos, Milloş, Devletços, Laiş, ulusçoş gibi ifadeler kullanmasa da, günümüz Türkiye’sinde her tür ideolojiye ait adlandırma zaten küfür manasında kullanıldığı için buna gerek de yoktur. Gerçi son zamanlarda Erbakan ve ulusalcı ittifakına bakarak Takkeli ulusalcı tabirinin kulanılabileceğini de hatırlatırım. Uzun lafın kısası takke halk arasında bir erkeğin müslümanlığına zahiren şehadet eder. Velev ki o şahıs hilekar bir tacir, komşularına zarar veren bir habis olsun, kafasında takke varsa hacı amca, dini bütün şahıs konumuna çıkar.

Diğer taraftan takkenin bazı zararları da vardır. Cumhuriyetin takkeliler tarafından yıkılıp içkinin yasaklanacağı endişesi taşıyan ve kendilerine çağdaş, laik adı veren kesimler duyargaları açık radarlarıyla çevreyi kontrole başladıklarında ağa ilk takılanlar da bu takkeliler olur. Misal eskiden bir şehirde -nedense- Atatürk büstü mü boyandı, kimse gidip fötr şapkalı birini derdest etmez, çarşıda pazarda ne kadar takkeli adam varsa karakollarda sabahlar, lüzumsuz eziyet görürdü. Bugün ortalıkta takke ile dolaşma çok yaygın bir özellik değil, buna ancak Türk dizilerinde -genel olarak- kötü müslüman tipi çizen şahısların başında rastlanıyor. Bir de bazı sünni tarikatler filan takkenin çok önemli birşey olduğunu düşünüyorlar. Genelde gömlek yaka cebi yahut pantolon arka cebinde muhtemelen bir tarakla beraber takke bulunduranlar genelde ortodoks bazı nakşi tarikatlerinin mensubu olabilir. Alevilerde ise takke yerine fötr şapka dini bir simge gibi kullanılır, gerçi artık onlar da bozuldu, ortalık kravatlı, entel gözlüklü Alevi dedesiyle doldu.

Bu genel girişten sonra gelelim cumhuriyeti korumak adına sürekli duyargaları açık gezen çağdaş, laik (demokrat diyen de var) yurttaşlarımızın son iki avına. Buna göre Mersin il milli eğitim müdürlüğü web sitesinde yanda gördüğünüz logo varmış. Haberde şunlar yazıyor:

Takkeli logoya soruşturma

Ali Ekber ŞEN/MERSİN, (DHA)

MERSİN Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi internet sitesi olan ‘http://mersin.meb.gov.tr’ adresli sitenin Hizmet İçi Eğitim bölümünde yer alan hareketli logoda, kravatlı, başında takke bulunan öğretmenin, küçük kız çocuğuna okumayı öğretirken elinin Arapça kitap okur gibi sağdan sola doğru hareket ettirmesi dikkat çekince, geceyarısı kaldırıldı.

Siteye ne zaman eklendiği bilinmeyen hareketli logonun bulunduğu sol bölüme üzerinde Atatürk’ün silueti bulunan Türk bayrağı yerleştirildi. Gelen bir ihbar üzerine gece telefonla ulaşılan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gül, bunun sorumlusu olarak, Tarsus İlçe Milli Eğitim Müdürü Ethem Sarı’yı gösterdi.

Bazıları çıkıp bana “canım sen de fazla yükleniyorsun, tamam müslümanlardan hiç hoşlanmıyorlar, ama zekaları konusunda düşündüklerinde haksızsın” diyor. Ben de kendimi yokluyorum, acaba nasıl isimlendirebileceğimi bilemediğim, belki ortodoks CHP zihniyeti, kısaca çağdaş denebilecek insanlar acaba ahmak denmesini hak etmiyorlar da ben mi önyargılı davranıyorum diye ama gelin de şu örneğe bakın. Bir defa ortada bir takke yok. Gayet şirin bir (hem de başı açık) küçük çocuk ile kısa kol gömlek giymiş, mütebessim, saçı düz kesilmiş ve de mavi kravat takmış genç bir öğretmen yok mu bu resimde? Yazıda “bir ihbar üzerine” denmiş. Peki ihbarı yapan diyelim beynindeki arıza sebebiyle görme yeteneğini kaybetmiş, Milli Eğitim yetkilileri ve DHA muhabiri Ali Ekber’in amirleri neden “saçmalamayın, bu resimde takke filan yok, adı açıklanmayan muhbirinizi de adam gibi seçin, elini sağdan sola hareket ettirmek de neymiş” dememiş?

Tabii bunun cevabını hepimiz biliyoruz, Milli Eğitim yetkilileri kulak asmasa “bak AKP’li memurlar kuran okutan takkeli adamı milli eğitim sitesine koymuş, laik rejim tehlikededir” diyerek hücuma geçen kesim tarafından sıkboğaz edilirlerdi. O sebeple hemen Atatürk silüetli bayrak biryerlerden bulunmuş ve müdürlüğün namusu kurtarılmış. Artık herkes derin nefes almış “oh, İran olmayacağız” diyerek geri salmış olsa gerek. Doğan Medya açısından baktığımızda ise bu zırvayı reddedip muhabiri azarlasalar kendilerini inkar etmiş olacakları için ulusalcı cephede ciddi bir çatlak ortaya çıkmış olurdu. Zira müslümanlarla ilgili bu tür haberlerin zaten büyük kısmının yalan ya da çarpıtma olduğunu başta Doğan medya mensupları olmak üzere herkes biliyor. O sebeple bu grup için haberin doğru ya da yanlış olması değil “amaca hizmet etmesi” önemlidir. O sebeple bu logodaki insanın saçı kolaylıkla siyah bir takke olarak düşünülebilir.

Peki Arapça kitap okuma konusuna ne diyelim? Logoyu hazırlayan nasıl bir şeytan olmalı ki Arapçanın sağdan başlanarak yazılıp okunduğunu bilmiş olsun? Bu yorumu yapmak da ancak DHA, Hürriyet ve Milliyet gibi çağdaşlık dostlarına mahsus bir yetenek olsa gerek. Madem Arapça kitap (herhalde Kuran kastediyorlar) okunuyor, bakın kızın başı açık, erkek de ayakta duruyor. Sağdan solayı akıl eden logo tasarımcısı kızın başına bir şey örtüp adamı da yan tarafa oturtamaz mı?

İlginç değil mi, 80 senedir çiğnenen bu sakıza rağmen vatandaş da geri adım atmıyor, tersi yönde gidiyor. Din duygusunun ne kadar güçlü olduğunu, din ile gelenek, töre vesilesiyle sokuşturulan abuk subuk hurafelerin farklı olduğunu dünyada tek anlayamayan Türkiye’deki “çağdaş” kafa kaldı herhalde. Atesitliğin de bir usul ve adabı vardır, bunlar tam hödük. Bir milim kafasına birşey girmeyen okumuş cahil sürüsünün, sabah programlarındaki bağırıp çağıran mahalle karılarından daha akılsız olması şayanı hayret bir durum. AKP türü partiler de “kah kah, bu budalalar sayesinde kılımızı kıpırdatmadan yüzde 70 alacağız, yaşa Hürriyet, durmak yola devam” diye prim yaparak rehavetle ekonomik politikalardan sapıyor, azınlık ve çoğunluk özgürlüklerini umursamıyorlar.

Neyse, daha takke işi bitmedi, bir dizi ayağı var konunun, o halde “Takke-II: Dizideki Sakınca” az Sonra…

Popularity: 30% [?]

Ben desem kabahat

FST 17 Ocak 2008

kundak.jpgZaman gazetesinin yuh artık dedirtecek bir falsosunu Derin Düşünce sitesinde Mehmet Yılmaz bey ele almış. Bu gazetenin editörü filan yok mu demeyeceğim, kabak gibi ortada ki bunlara göz yumuluyor, bilinçli yapılıyor. Zaman; Cumhuriyet, Hürriyete cevap yetiştirmeye kalkacağına önce kendini bir adam etsin. Bir kısmını alıntılıyorum:

Devamı »

Popularity: 20% [?]

Picasso-III

FST 16 Ocak 2008

gp_138625.jpgHatırlarsanız Bülent Arınç Meclis başkanı iken bir AKP milletvekili yaptığı amatör resimleri Meclis lokantasına parayla satarken bana yakalanmış, burada biraz gürültü çıkarmıştım. Tabii seçim ortamına yakın ve AKP’nin gümbürtüsü içinde benim laflar davulcu yellenmesi misali işitilmedi bile. Daha sonra çeşitli vesilelerle kamu imkanlarını ellerinde tutanların bunları yandaşlara, ahbaplara nasıl yedirdikleri konusunda da birşeyler konuşulduğunu hatırlıyorum. AKP bu konuda en az heykel, bayrak rantıyla malul CHP kadar acımasız olabileceğini göstermiştir.

Devamı »

Popularity: 27% [?]

Nasıl Yani

FST 13 Ocak 2008

polat.jpgPolat Alemdar’a komedi dizisinde oynar mısınız demişler. O da bir sürü şey söylemiş. Yahu Kurtlar Vadisinde Polat’ın rolünden iyi komedi mi olur? Liseli avanak oğlan görüntüsünde Türkiye’yi kurtaran kabadayı olur mu? Ben bir defa rastladım diziye, epey güldüm, çevremdekiler ters ters bakınca çenemi kapatıp oradan kayboldum. Polat komedinin kralını oynar, sormaya gerek yok, adam bu dizide işi kıvırıyor, ortalama bir dizide Kemal Sunal’ı geçer. Yahu şu resimdeki tiplere bakın, adamın gülmekten karnı yarılır, bu tavır ne tavrı bre. Türkiye gerçeği diyorlar bazıları, evet aynen Türkiye kadar gülünç bir yere tam da bu komedyenler uyar. Hele bakışlara hele, yahu siz bakışla Türkiye’yi değil Galaksiyi kurtarırsınız. Hey yarabbim. Kırmızı gömlekli de üç silahşörlerden Portos gibiymiş. Ha, bir de kravat takın, nedir o yaka bağır açık. Bu ciddi bakışmaya kravat yakışır.

Popularity: 25% [?]

Bir Yorumcumuz Hürriyeti Yakalamış

FST 4 Ocak 2008

wwwrandomhousecom.gifKıdemli bir yorumcumuz Hürriyet gazetesinin lüzumsuz bir haberi kaynak göstermeden nasıl çaldığını fark etmiş, ben de burada dünya aleme ilan ediyorum. İşte yorumcumuzun yazısı:

Gazetelerimizin ozellikle kadin sayfalarinda hemen hemen her gun eften puften haberler cikmasi gayet alisilmis birsey. Ama tuhaf olan bu tur sacmaliklari bile bizim gazetelerimizin kendilerinin yazamamasi ve sagdan soldan bazi yazilari asirip kaynak gostermeksizin Turkce’ye cevirmeleri. Gecenlerde Hurriyet gazetesinin internet sayfasinda 30 yasin uzerindeki kadinlara koca bulma yontemlerini ogreten bir yaziyi
okurke, yazidaki bazi ifadelerin tam da Ingilizce’den ceviri gibi durdugunu fark ettim. Hemen yazidaki birkac ana kelimeyi kullanarak google’da bir arama yaptim. Sonuca ulasmam 3 dakikadan kisa surdu. Gercekten de yazida gecen cumlelerin birebir aynisini iceren bir kitap alintisi vardi. Hurriyet’teki yazi su. Orijinali ise su sayfada.

Devamı »

Popularity: 23% [?]

« Geri - İleri »

Kapat
E-posta ile paylaş